AVM ya da plazadaki mağazanız veya ofisiniz için ödediğiniz ortak giderler, Türkiye'deki KDV mevzuatı kapsamında vergiye tabi bir hizmettir. Yönetim tarafından size yansıtılan temizlik, güvenlik, enerji ve teknik bakım gibi kalemler için fatura kesilmesi zorunludur; makbuz ya da avans dekontu yeterli değildir. Bu kuralları bilmediğinizde hem vergi avantajlarınızı kaybedebilir hem de olası bir denetimde idari yaptırımlarla karşılaşabilirsiniz.
Ortak Gider Nedir, Kapsamı Nerede Başlar Nerede Biter?

Bir AVM ya da ticari plazada "ortak gider" denince akla gelen şey, yalnızca size ait birim için değil, tüm kiracıların birlikte kullandığı alanlar ve hizmetler için yapılan harcamaların size düşen payıdır. Bu kapsamda giriş holü, koridorlar, asansörler, otopark, teknik odalar, çatı ve dış cephe gibi mimari ortak alanların bakım-onarım maliyetleri; güvenlik personeli, resepsiyoncu ve temizlik ekibi gibi ortak hizmet kadrolarının giderleri; ortak aydınlatma, iklimlendirme, su ve atık su gibi enerji kalemleri; asansör periyodik bakımı, yangın tesisatı testi, jeneratör işletimi gibi teknik hizmetler yer alır.
Kiralanan birimin içinde kullandığınız ve sayaca bağlı olan elektrik ya da su, kural olarak ortak gider değil bireysel tüketimdir. Ancak bazı AVM'lerde ortak sayaç üzerinden yapılan enerji dağılımı, sözleşmeye bağlı olarak ortak gider faturasına dahil edilebilir. Kira sözleşmenizin "ortak gider" ve "işletme gideri" maddelerini dikkatlice okumak, hangi kalemlerin size yansıtılabileceğini en başından netleştirir. Sözleşmede yer almayan bir kalemin sonradan ortak gider adıyla fatura edilmesi, tek taraflı uygulamadır ve itiraz hakkınız doğar.
Ortak gider ile aidat kavramları zaman zaman birbirine karıştırılır. Aidat, Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde kat malikleri veya kiracılara yüklenen sabit periyodik katkıdır; ortak gider ise çoğunlukla gerçekleşen harcamanın fiili paylaşımına dayanır. Ticari yapılarda ikisi iç içe geçebilir, ancak faturalama ve KDV uygulaması bakımından aralarındaki fark önemlidir. Bu konuyu daha ayrıntılı ele alan plaza aidatı ile ortak gider arasındaki fark başlıklı yazımızı da incelemenizi öneririz.
Paylaşım yöntemi de en az kapsam kadar önemlidir. Yönetimler genellikle brüt kiralanabilir alan oranını esas alır; yani toplam maliyeti binadaki toplam kiralanabilir alana bölerek her kiracının payını metrekare bazında hesaplar. Bazı AVM'ler ise katılım payı, ciro oranı ya da hibrit formüller kullanır. Kullandığınız paylaşım formülünün sözleşmenizde yazılı olması ve yönetimin dönemlik gider raporunu şeffaf biçimde paylaşması sizin hakkınızdır.
AVM Ortak Giderinde KDV: Tabi mi, Değil mi?

Kısa cevap: evet, KDV uygulanır. Türk KDV mevzuatına göre bir mal teslimi ya da hizmet ifası söz konusu olduğunda KDV doğar. AVM yönetimi kiracılara sağladığı temizlik, güvenlik, enerji temin ve teknik bakım hizmetleri nedeniyle bir "hizmet ifası" gerçekleştirmektedir. Bu hizmetlerin ücreti olan ortak gider payı, KDV matrahını oluşturur ve genel oran üzerinden katma değer vergisine tabidir. Yönetim bu vergiyi kiracıya yansıtmak ve tahsil ettiği KDV'yi beyan ederek ödemek zorundadır.
Uygulamada en sık karşılaşılan yanlış anlama şudur: Bazı yönetimler ortak giderin "gerçek masrafın aktarımı" olduğunu, dolayısıyla bir hizmet satışı sayılamayacağını ve KDV'den muaf tutulması gerektiğini ileri sürer. Bu görüş vergi hukuku açısından geçersizdir. Vergi idaresinin yaklaşımı, mülk yönetiminin kiracıya hizmet sunduğu yönündedir ve bu hizmet bedelinin KDV'ye tabi olduğu görüşü yerleşik uygulamadır. Tersi iddia yönetimin değil sizin aleyhinize sonuç doğurabilir; zira KDV'siz fatura aldığınızda indirim hakkınızı da kullanamazsınız.
Mülk sahibinin veya yönetim şirketinin KDV mükellefi olup olmaması da önemlidir. Yönetim şirketi ya da mülk sahibi KDV mükellefi ise — ki ticari ölçekte faaliyet gösteren neredeyse tüm AVM yönetim şirketleri bu kapsamdadır — her türlü hizmet bedeli için KDV'li fatura kesmek yasal yükümlülüktür. Mükellef olmayan küçük kooperatif ya da dernek yönetimlerinde durum farklı olabilir, ancak bu AVM gerçeği için oldukça istisnai bir senaryodur.
Peki hangi oran uygulanır? Genel KDV oranı esas alınır; ancak vergi mevzuatı zaman zaman değişebileceğinden fatura kesme tarihindeki güncel oranı teyit etmek en sağlıklı yoldur. Yönetimden aldığınız faturadaki KDV tutarını, kendi KDV beyannamenizde indirim konusu yapabilirsiniz. Bu da ortak giderlerin KDV'li fatura ile belgelenmesini sizin açınızdan da avantajlı kılar.
Fatura Kesilmesi Neden Zorunlu, Makbuz Neden Yetmez?

Vergi Usul Kanunu'nun temel hükümleri çerçevesinde, vergiye tabi bir işlem gerçekleştiğinde satıcı konumundaki taraf fatura düzenlemek zorundadır. Ortak gider yansıtmasında yönetim "satıcı", siz kiracı olarak "alıcı" konumundasınız. Yönetimin size vermesi gereken belge bu nedenle faturadır; makbuz, avans dekontu veya elden yazılmış gider pusulası hizmet bedelinin vergisel kaydını sağlamaz.
Fatura almanın en somut faydası KDV indiriminden yararlanmaktır. Ticari faaliyetiniz nedeniyle KDV mükellefi iseniz, gider faturalarınızdaki KDV'yi beyan ettiğiniz KDV'den indirebilirsiniz. Bu hak, KDV'li ve usulüne uygun düzenlenmiş bir fatura olmadan kullanılamaz. Yani KDV'siz ya da belgesiz ödediğiniz her lira ortak gider, aynı zamanda nakit çıkışına dönüşen, telafi edilemeyen bir maliyet demektir.
Kurumlar vergisi veya gelir vergisi açısından da durum benzerdir. Giderleri ticari kazancınızdan düşebilmek için giderin gerçek, belgeli ve işle ilgili olması gerekir. Faturasız ödenen ortak giderler denetimde kabul görmeyebilir; bu durumda hem kanunen düşülmesi gereken bir gideri kaybeder hem de vergi matrahınız olduğundan yüksek kalır. Uygulamada yönetim fatura kesmek istemediğinde veya geciktirdiğinde pek çok kiracı bunu olağan karşılar; ancak bu alışkanlık sadece size zarar verir.
Yönetim fatura kesmiyorsa yapmanız gereken şey önce yazılı olarak talep etmek, ardından gerekirse yetkili merciilere başvurmaktır. Sözlü talebinizi takip etmek için basit ama etkili bir yol, e-posta ile kayıt altına almaktır. Aşağıda referans olarak kullanabileceğiniz kısa bir talep metni örneği yer almaktadır:
Sayın Yönetim,
[Tarih] — [Dönem] dönemine ait ortak gider payım için tarafıma fatura düzenlenmesini talep ediyorum. Söz konusu bedel için fatura yerine makbuz/dekont tarafıma iletilmiş olup bu belgeler vergisel kayıtlarım açısından yeterli değildir. Yasal yükümlülük çerçevesinde faturanın en kısa sürede tarafıma iletilmesini arz ederim.
Fatura Nasıl Olmalı: İçerik ve Biçim Gereksinimleri
Usulüne uygun bir ortak gider faturasında bulunması gereken temel unsurlar şunlardır: yönetim şirketinin veya mülk sahibinin unvanı, adresi ve vergi kimlik numarası; kiracı olarak sizin unvanınız, adresiniz ve vergi kimlik numaranız; faturanın düzenlenme tarihi ve seri/sıra numarası; hizmetin içeriği (hangi döneme ait hangi kalemler), miktarı ve birim fiyatı; matrah, KDV oranı, KDV tutarı ve genel toplam. Bu unsurlardan birinin eksik olması faturanın geçerliliğini etkileyebilir ve denetimde sorun yaratabilir.
Hizmet içeriği kalemi özellikle önem taşır. "Ortak gider" yazan tek satırlık fatura teknik olarak geçerli olabilir, ancak dönem belirtilmemişse ya da hangi kalemlerden oluştuğu belirsizse muhasebe kaydınızda güçlük yaratır. İdeal olan, faturada dönemin açıkça belirtilmesi (örneğin "Haziran 2026 ortak gider payı") ve mümkünse ana kalem gruplarının (güvenlik, temizlik, enerji, teknik bakım) ayrı satırlar olarak gösterilmesidir. Yönetimden bunu talep etmek, hem sizin hem de yönetimin muhasebe süreçlerini kolaylaştırır.
e-Fatura veya e-Arşiv fatura uygulaması da göz ardı edilmemesi gereken bir konudur. Belirli ciro eşiklerini aşan mükelleflerin e-Fatura sistemine dahil olması zorunludur; bu eşiğin altındakiler ise e-Arşiv fatura düzenleyebilir. Yönetim şirketi bu kapsamdaysa size e-Fatura gönderecektir. Kağıt fatura alıyorsanız ve yönetim e-Fatura mükellefiyse bu durum düzensizliktir. Faturanın hangi formatta gelmesi gerektiğini de sözleşme imzalarken netleştirmek iyi bir alışkanlıktır.
Fatura avans ödemesinden sonra mı, dönem sonunda mı kesilmeli? Uygulamada çoğu AVM yönetimi aylık sabit avans alır ve dönem sonunda fiili harcamaya göre mahsup yapar. Bu modelde avans için ayrı bir fatura, mahsup sonrası fark için de ayrı bir fatura düzenlenmesi gerekir. "Yıl içi avans" şeklinde sürdürülen bir sistem, fatura kesmeden yıl boyu tahsilat yapılmasına zemin hazırlarsa vergisel risk taşır. Bu nedenle her aylık ya da dönemlik ödeme karşılığında fatura almanız önemlidir.
Kiracı Olarak Haklarınız: Dökümü Görme ve İtiraz Etme
Kira sözleşmenizde ortak gidere ilişkin bir hüküm varsa yönetim size dönemlik gider dökümü sunmakla yükümlüdür. Bu döküm; hangi hizmet için ne harcandığını, toplam harcamanın kiracılar arasında nasıl bölündüğünü ve sizin payınıza isabet eden tutarı göstermelidir. Pek çok kiracı bu dökümü talep etmez ve yalnızca toplam tutarı öder; bu alışkanlık zamanla fatura uyumsuzluklarının, hatalı hesaplamaların ve hatta keyfi artışların gözden kaçmasına yol açar.
Ortak gider paylaşımında yapılan en yaygın hatalar arasında boş birimlere düşmesi gereken payın dolu birimlere yüklenmesi, sözleşmede yer almayan kalemlerin (örneğin yönetim şirketinin kar marjının) ortak gidere dahil edilmesi ve yıllık artış hesabında hatalı baz alınması sayılabilir. Bu hataları fark edebilmek için yılda en az bir kez tüm gider raporunu incelemenizi tavsiye ederiz. Gider raporunu inceleme ve şeffaf paylaşım hakkı konusunda daha kapsamlı bir değerlendirme için ortak giderlerin adil paylaşımında en sık yapılan hatalar başlıklı yazımız faydalı olacaktır.
İtiraz hakkınız da vardır. Ortak gider miktarına veya paylaşım yöntemine itiraz etmek istiyorsanız bunu sözleşmedeki prosedüre göre yapmanız gerekir. Çoğu sözleşmede belirli bir itiraz süresi öngörülür; bu süreyi kaçırmak hakkınızı zedeleyebilir. İtirazınızı yönetimle yazışarak kayıt altına alın, gerekirse bağımsız bir denetim ya da uzlaşma talep edin. İtiraz sürecinde fatura belgelerinizin eksiksiz olması belirleyici rol oynar; faturasız yapılan ödemelerde hem tutarı hem tarihini ispat etmek güçleşir.
AVM yönetimleri, ticari kiralamalara ilişkin düzenlemeler ve Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ortak giderlere dair hükümleri çerçevesinde hareket etmek zorundadır. Bağlayıcı kira sözleşmesi koşullarını değiştirme yetkisi tek taraflı olarak yönetimde değildir. Sözleşme dışı uygulamalar söz konusu olduğunda hukuki danışmanlık almak ve Tüketici Hakem Heyeti veya ilgili ticaret mahkemesi gibi mercilere başvurmak seçenekleriniz arasındadır.
Yönetimle İlişki: Şeffaflık Nasıl Sağlanır?

Birçok kiracı, yönetimle olan ilişkiyi kaçınılmaz bir gerilim kaynağı olarak görür. Oysa ortak giderlerde şeffaflık ve düzenli iletişim, hem kiracılar hem yönetim için uzun vadeli çatışmaları önler. Yönetimin yıllık bütçe tahminini paylaşması, fiili giderleri raporlaması ve beklenmedik artışlar için önceden bildirim yapması iyi yönetim pratiğinin parçasıdır; siz kiracı olarak bunu talep etme hakkına sahipsiniz.
Şeffaflık talep ederken yapıcı bir yaklaşım benimsemek genellikle daha hızlı sonuç verir. Yönetimle düzenli iletişim kurmanın pratik yollarından biri, aylık ya da üç aylık periyotlarda gider özetini e-posta ile talep etmektir. Yönetim bu isteğinizi yazılı olarak yanıtlamak zorundadır; yanıtsız bırakması kendi tutarsızlığını belgeler. Bir kiracı derneği veya kiracı temsilciliği varsa bu kanalı kullanmak da daha koordineli bir diyalog zemini sunar.
Yönetim değişikliklerinde özellikle dikkatli olun. Yeni bir yönetim şirketi devreye girdiğinde ortak gider hesaplama yöntemi ya da faturalama düzeni değişebilir. Devir sürecinde önceki döneme ait tüm faturalarınızın elinizde olduğundan ve ödeme belgelerinizin tam olduğundan emin olun. Eski yönetimden yeni yönetime aktarılmayan bilgiler ilerleyen dönemlerde haksız borç talepleri doğurabilir.
Teknik arızalar, ortak alan değişiklikleri ve olağandışı giderler de yazılı olarak bildirilmelidir. Örneğin otopark aydınlatma sisteminin yenilenmesi büyük bir masraf yaratıyorsa yönetim bunu önceden kiracılara duyurmalı, maliyetin nasıl karşılanacağını açıklamalıdır. Sürpriz tek seferlik tahsilatlar yasal dayanağı olmadığında itiraz hakkı doğurur. Yönetim planını ve harcamaları şeffaf paylaşırsa bu tür anlaşmazlıkların önüne büyük ölçüde geçilir.
Hukuki Dayanak: Hangi Mevzuat Geçerli?

AVM ve ticari plaza ortak giderlerinde birkaç farklı mevzuat birlikte işler. Kat Mülkiyeti Kanunu, kat maliklerinin ortak giderlere katılma yükümlülüğünü ve bu yükümlülüğün kiracılara yansıtılma biçimini çerçeveler. Kiracıların sorumluluğu genellikle kira sözleşmesiyle belirlenir; sözleşmede kiracının hangi giderlerden sorumlu olduğu açıkça yazılı olmalıdır. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ortak giderlere ilişkin hükümleri, ticari yapılarda da kısmen uygulanmakla birlikte sözleşme serbestisi çerçevesinde taraflar farklı düzenlemeler yapabilir.
Vergisel boyutta ise Katma Değer Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanunu belirleyicidir. KDV Kanunu'nun hizmet ifasına ilişkin hükümleri, ortak gider yansıtmalarının vergiye tabi bir işlem olduğunu ortaya koyar. VUK'un belge düzenine ilişkin hükümleri ise fatura düzenleme zorunluluğunun temelini oluşturur. Vergi İdaresi'nin yayımladığı özelgeler ve uygulama tebliğleri de sektördeki yerleşik yorumu şekillendirir.
Ticaret hukuku açısından, özellikle franchisör-franchisee ya da büyük marka-AVM ilişkilerinde ortak giderlere dair anlaşmazlıklar ticaret mahkemelerinin gündemine girebilir. Bu davalarda en belirleyici unsur yine sözleşme metnidir; yönetimin gider dökümünü ne zaman ve nasıl sunacağı, kiracının itiraz süreleri ve arabuluculuk yükümlülüğü gibi maddeler sonucu doğrudan etkiler. Bu nedenle kira sözleşmesini imzalamadan önce ortak gider bölümünü bir hukuki danışmanla gözden geçirmek en güvenli yaklaşımdır.
Yargı kararlarında da zaman zaman yönetim aleyhine sonuçlar çıkmaktadır; özellikle döküm sunulmadan yapılan keyfi artışlar veya sözleşme dışı kalemler içeren faturalar mahkemelerde kabul görmeyebilir. Hukuki dayanağın sağlam olması ve belgelerin eksiksiz tutulması, olası bir uyuşmazlıkta sizin en güçlü silahınızdır.
Özel Durumlar: Karma Kullanım, Çoklu Kiracı ve Uzaktan Yönetim

Karma kullanımlı yapılarda, yani hem konut hem ticaret hem de ofis katlarının bir arada bulunduğu yapılarda ortak gider hesaplaması daha karmaşık hale gelir. Bu durumda yönetimin, konut sakinleri ile ticari kiracıların ortak alanlarının ayrışmasına dikkat etmesi beklenir. Ticari kiracılar, kullanmadıkları konut alanlarının giderlerini taşımamalıdır; ancak bu ayrımın yapılması her yönetim tarafından özenle uygulanmıyor. Karma yapılarda sözleşmenizde hangi ortak alanların size tahakkuk edeceğini net biçimde belirtilmesi özellikle önemlidir.
AVM içindeki büyük anchor kiracılar ile küçük kiracılar arasındaki güç dengesi de gider paylaşımını etkileyebilir. Büyük marka mağazaları zaman zaman özel sözleşme koşullarıyla daha düşük ortak gider payı ya da sabit katkı üzerine anlaşabilir; bu durum kalan yükü küçük kiracılara yansıtabilir. Siz küçük ölçekli bir kiracıysanız gider raporunu incelerken bu dengesizliğe dikkat etmeniz gerekir. Herhangi bir kiracıya ayrıcalıklı muamele yapılıyorsa bunu da sorgulamak hakkınızdır.
Uzaktan ya da profesyonel yönetim şirketleri aracılığıyla işletilen yapılarda ise sorun genellikle iletişim kopukluğundan doğar. Mülk sahibi ayrı, yönetim şirketi ayrı, tahsilat yapan firma yine ayrı olabilir. Bu durumda fatura kesilmesinden kimin sorumlu olduğu ve KDV mükellefiyetinin hangi tüzel kişide olduğu belirsizleşebilir. Fatura kesecek tarafın vergi kimlik numarasını teyit etmek ve yönetim sözleşmesinin birer kopyasını talep etmek bu belirsizliği giderir.
Pandemi döneminden bu yana popülerleşen esnek ofis ve coworking yapıları da benzer sorular doğurmaktadır. Bu mekânlarda üyelik ya da kira bedeline dahil edilen ortak alan hizmetleri için ayrı fatura kesilmesi gerekmeyebilir; ancak ayrı olarak tahakkuk ettirilen giderler için KDV'li fatura zorunluluğu yine geçerlidir. Üyelik paketi içinde sunulan ve ayrı satırlanmayan bir hizmet toplu KDV matrahının parçasıdır; bu durumda fatura zaten paketi kapsamaktadır.
Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Nasıl Kaçınılır?

Kiracıların en sık düştüğü hata, fatura yerine makbuz ya da elden yazılmış belgeyle yetinmektir. Makbuz, ödemenin gerçekleştiğini gösterir ancak KDV indirim hakkı sağlamaz ve kurumlar/gelir vergisi indirimi için yeterli dayanak oluşturmaz. Yönetim "fatura kesmiyorum, makbuz veriyorum" dediğinde bunu olağan karşılamak yerine yazılı talep ile fatura isteyin. Talep karşılıksız kalırsa vergi dairesi müdürlüğüne başvurabilirsiniz.
İkinci yaygın hata, ödemeyi yapmak ancak faturayı zamanında almamaktır. Fatura, ödeme tarihine yakın kesilmeli ve muhasebe kaydı aynı dönemde yapılmalıdır. Ocak ayında ödediğiniz bir ortak giderin faturasının Nisan'da gelmesi, muhasebe kaydını ve KDV beyannamesini etkiler. Dönem uyumunu sağlamak için her ödeme karşılığında faturanın aynı dönem içinde elinizde olması gerektiğini yönetimle sözleşme aşamasında netleştirin.
Üçüncü hata, gider raporunu hiç incelememek ve tahakkuk eden her tutarı sorgulamadan kabul etmektir. Ortak gider hesaplamasında hata ya da usulsüzlük varsa bunu ancak raporu okuyan kiracı fark edebilir. En basit kontrol, sizin toplam payınız ile formüle göre beklenen payın örtüşüp örtüşmediğini hesaplamaktır. Metrekare bazlı bir paylaşım varsa binadaki toplam kiralanabilir alanı ve sizin alanınızı bilmek bu hesabı yapmayı kolaylaştırır.
Dördüncü sık karşılaşılan sorun, yıl sonu uzlaşması ya da mahsup faturasının atlanmasıdır. Yıl içi avanslar genellikle tahminlere dayanır; yıl sonunda fiili giderler hesaplandığında fark çıkabilir. Bu fark pozitifse yönetim size iade etmeli ya da sonraki döneme mahsup etmelidir; negatifse ek tahakkuk yapılır. Her iki durumda da fatura/iade belgesi alınması gerekir. Bu uzlaşmayı takip etmeyen kiracılar hem fazla ödeme hem de muhasebe tutarsızlıklarıyla karşılaşabilir.
Site Yönetimi Platformu: Ortak Gider Takibini Nasıl Kolaylaştırır?
Bir AVM ya da ticari yapının yönetimi, onlarca hatta yüzlerce kiracıyla eş zamanlı ortak gider takibi yapmak zorundadır. Bu süreçte belgelerin dağınık olması, gider raporlarının gecikmesi ve faturaların manuel takibi hem yöneticileri hem kiracıları yıpratır. Site Yönetimi platformu bu sorunları merkezi bir sistemle çözmek üzere tasarlanmıştır.
Platform üzerinden yönetim her dönem için gider dökümünü dijital ortamda hazırlar ve kiracılarla paylaşır. Kiracı kendi panelinden hangi kalemler için ne tahakkuk ettiğini, hangi faturanın kesildiğini ve ödeme geçmişini anlık olarak takip edebilir. Şeffaflık hem güven inşa eder hem de gereksiz yazışmaları ortadan kaldırır; "bu ay ortak giderim ne kadar?" sorusu platform açıkken yanıtsız kalmaz.
Arıza bildirimi ve teknik talep modülü, ortak alandaki bir sorunun kaydını tarih ve saat damgasıyla oluşturur. Bu kayıt, ileride o arıza için yapılan harcamanın neden ortak gidere yansıtıldığını belgelemek açısından hem yönetim hem kiracı için değerlidir. Bakım planları ve periyodik servis kayıtları da aynı sistemde tutulduğundan belge bütünlüğü sağlanır.
Duyurular, dönemsel raporlar ve önemli bildirimler tek kanaldan tüm kiracılara ulaşır; e-posta ile bireysel yazışma gereksinimi azalır. Yönetim açısından bu zaman tasarrufu, kiracılar açısından ise bilgiye güvenilir ve düzenli erişim demektir. Ortak gider konusundaki en yaygın gerilimin bilgi asimetrisi olduğu düşünüldüğünde bu özellik son derece değerlidir.
Sık Sorulan Sorular
AVM ortak gideri faturasında KDV oranı ne olmalıdır?
Ortak gider faturasına genel KDV oranı uygulanır. Vergi mevzuatı dönemsel değişikliklere konu olabildiğinden fatura tarihindeki güncel oranı yönetiminizle veya mali müşavirinizle teyit etmenizi öneririz. Faturada belirtilen KDV tutarını, KDV mükellefi iseniz beyannamenizde indirim konusu yapabilirsiniz.
Yönetim fatura kesmek istemiyorsa ne yapmalıyım?
Önce yazılı olarak fatura talep edin; bu talebi e-posta ile kayıt altına alın. Yönetim yanıt vermez ya da reddederse bağlı olduğunuz vergi dairesi müdürlüğüne başvurabilirsiniz. Fatura düzenlememe fiili hem yönetim açısından vergisel yaptırım riskine yol açar hem de sizin için vergi avantajı kaybı demektir; bu nedenle talep etmek hem hakkınız hem de mali çıkarınızdır.
Makbuz veya dekontla ortak gideri gider olarak gösterebilir miyim?
Hayır. Makbuz veya dekont, ödemenin gerçekleştiğini ispat eder ancak KDV indirim hakkı sağlamaz ve vergisel gider kaydı için yeterli belge değildir. Denetimde bu belgelerle desteklenen giderler reddedilebilir. Tutarı vergi matrahınızdan düşmek ve KDV'yi indirim konusu yapmak için usulüne uygun fatura almanız şarttır.
Ortak gider paylaşım yöntemi yönetim tarafından tek taraflı değiştirilebilir mi?
Hayır. Kira sözleşmenizde belirtilen paylaşım yöntemi sözleşme süresi boyunca bağlayıcıdır. Yönetim sözleşmede yazmayan bir formüle geçmek istiyorsa bunu ancak sizin onayınızla yapabilir. Tek taraflı değişiklik girişimlerinde itiraz hakkınız doğar; değişikliği yazılı olarak bildirmedikleri takdirde eski yöntem geçerliliğini korur.
Boş birimlerin ortak gider payı benim hesabıma eklenir mi?
Boş birimlerin gider payı teoride mülk sahibine ait olmalıdır. Ancak bazı yönetimler fiilen bu payı dolu kiracılara dağıtır. Sözleşmenizde "boş birimlerin payının nasıl karşılanacağı" açıkça düzenlenmemişse bu durumu sorgulamak ve gider raporunu kontrol etmek gerekir. Boş birim yükünü sözleşme gereği taşımıyorsanız buna itiraz edebilirsiniz.
Yıl sonunda avans ve fiili gider arasında fark çıkarsa ne olur?
Yönetim yıllık uzlaşma yaparak fiili giderle ödenen avansı karşılaştırmalıdır. Fazla ödeme varsa iade ya da sonraki döneme mahsup yapılır; eksik ödeme varsa fark tahakkuku kesilir. Her iki durumda da belge düzenlenmelidir: iade için alacak dekontu veya mahsup belgesi, ek tahakkuk için ise yeni bir fatura. Bu süreci takip etmemek mükerrer ödeme ya da muhasebe tutarsızlığı riskini beraberinde getirir.