Aynı metrekarede, aynı binada oturmanıza rağmen komşunuzun yakıt faturası sizinkinden belirgin biçimde farklı çıkıyorsa bunun birden fazla meşru nedeni var. Dairenin binada bulunduğu konum, ısı yalıtım kalitesi, kullanım alışkanlıkları ve uygulanan paylaştırma sistemi hepsi bir arada devreye girer. Bu nedenlerin hangisinin sizin durumunuzda ağır bastığını anlamak, hem itirazınızı doğru zeminde kurmanızı hem de gerçekten tasarruf sağlamanızı kolaylaştırır.
Isı Kayıpları: Faturayı En Çok Etkileyen Fiziksel Etken

Bir dairenin dış ortamla temas eden yüzeyi ne kadar fazlaysa, ısı kaybı da o kadar yüksek olur. Köşe daireler iki veya üç cepheden soğuğa açıkken orta kattaki daireler komşu dairelerin ısısından pasif olarak yararlanır. Bu fark, aynı metrekare ve aynı ısınma alışkanlığına sahip iki daire arasında bile faturaların önemli ölçüde ayrışmasına neden olabilir.
Buna ek olarak, dairenin çatı altında mı yoksa bodrum üzerinde mi olduğu da belirleyicidir. Çatı katı daireler, özellikle yeterli çatı yalıtımı yoksa kış aylarında çok daha fazla ısı kaybeder. Zemin kat daireler ise soğuk zemin üzerinden büyük miktarda enerji yitirabilir. Bu durum yasal bir sorun değil, binanın fiziksel gerçeğidir; ancak paylaştırma sistemi bu gerçeği hesaba katmıyorsa faturada haksız bir yük ortaya çıkabilir.
Pencere ve kapı yalıtımındaki farklılıklar da önemlidir. Aynı binada bazı daireler çift cam, bazıları tek cam kullanıyor olabilir. Dairelerin yaşı, tadilat geçmişi ve sakinlerin uyguladığı ek yalıtım önlemleri de ısı tüketimini birbirinden koparır. Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde, "aynı metrekare eşit fatura" beklentisi çoğu zaman gerçeklikten uzak kalır.
Binanın genel yalıtım kalitesi de durumu büyük ölçüde şekillendirir. 1990 öncesi yapılar çoğunlukla TS 825 standardının öngördüğü yalıtım kalınlıklarını karşılamaz. Bu binaların ortak duvarlarından geçen ısı akışı hem komşu dairelere hem de dışarıya sızmaya devam eder. Böyle bir binada kalorimetre gibi bireysel tüketim ölçüm sistemleri kurulmadan yapılan eşit paylaştırma, doğal olarak haksız sonuçlar doğurur.
Dairenin Konum ve Cephesi: Güneş, Rüzgar ve Kat Faktörü

Güney cepheli daireler gün boyunca güneş ışığından pasif ısı kazanırken kuzey cepheli daireler bu avantajdan tamamen yoksundur. Yalnızca bu fark bile günlük ısınma ihtiyacını birkaç saat kısaltabilir; yıllık yakıt tüketimine yansıması ise önemsenmeyecek kadar küçük değildir. Saatler bazında toplandığında kuzeye bakan bir dairenin yıllık ısınma yüküne belirgin bir ek biner.
Rüzgar etkisi de cephe bazlı tüketimi açıklar. Binanın hakim rüzgar yönüne bakan daireleri, sızdırmazlık kusurları da varsa hem duvar üzerinden hem de doğrama boşluklarından ciddi soğutma etkisine maruz kalır. Rüzgar yönü sakinlerin çoğu tarafından fatura farklılığına neden olarak düşünülmez; oysa kış aylarında etkisi son derece belirgindir.
Kat yüksekliği de göz ardı edilmemesi gereken bir etkendir. Yüksek katlarda rüzgar hızı artar ve bu durum cephe üzerindeki ısı transferini hızlandırır. Öte yandan yüksek katlarda zemin kaynaklı soğuma etkisi ortadan kalkar. Her dairenin içinde bulunduğu kat, cephe yönü ve komşu dairelerle paylaştığı duvar sayısı birleşince aynı metrekarede çok farklı ısınma ihtiyaçları ortaya çıkar.
Merkezi Isıtma Sistemlerinde Paylaştırma Yöntemi

Türkiye'deki apartmanlarda merkezi ısıtma sistemi kullanıldığında yakıt bedelinin nasıl dağıtılacağı kritik bir soru haline gelir. En yaygın yöntem, toplam yakıt giderini daire başına metrekare veya bağımsız bölüm sayısına göre eşit bölmektir. Bu yöntem basit ve idare açısından kolaydır; ancak yukarıda sayılan fiziksel farklılıkları hiç dikkate almaz. Köşe daire sahibi ile orta kat sakini aynı tutarı öder, oysa biri çok daha fazla ısı kullanmak zorundadır.
Kalorimetre (ısı payölçer) sistemi bu soruna daha adil bir çözüm sunar. Her radyatöre takılan bir ölçüm cihazı, o dairenin gerçek ısı tüketimini kayıt altına alır; dönem sonunda toplam fatura bireysel tüketimlere orantılı biçimde bölüştürülür. Bu sistem doğru monte edilip doğru okuturulursa konum dezavantajlı dairelerin aşırı ödeme yaptığını somut verilerle ortaya koyar. Ancak kalorimetre okumalarının manipüle edilmesi veya hatalı yapılması da itirazlara konu olabilir.
Bir diğer seçenek daire girişine takılan kalorimetre yerine daire girişinde ısı sayacı kullanmaktır. Bu yöntemde her dairenin bağlantı borusuna yerleştirilen sayaç, giriş ile çıkış suyu arasındaki sıcaklık farkı ve debi üzerinden gerçek enerji tüketimini hesaplar. Hem daha kesin hem de daha az manipülasyon riski taşıdığı için yaygınlaşmaktadır. Ancak kurulum maliyeti kalorimetre sistemine kıyasla daha yüksektir ve eski sistemlerde uygulanması her zaman mümkün olmayabilir.
Sıfır tüketim veya aşırı düşük tüketim bildiren bir dairenin komşularına ortak ısı bedeli nasıl yansıtılacağı da önemli bir meseledir. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun genel ilkeleri çerçevesinde ortak giderlerden hiçbir bağımsız bölüm tam olarak muaf tutulamaz; ancak hangi oranın "ortak" sayılıp paylaştırılacağı, hangi oranın bireysel tüketim üzerinden hesaplanacağı yönetim planına ve kat malikleri kuruluna bırakılmıştır. Bu konuda standart bir uygulama olmaması, binalarda süregelen anlaşmazlıkların temel kaynağıdır.
Kullanım Alışkanlıkları ve Tercihleri

Teknik ve fiziksel etkenler bir yana, bireysel kullanım alışkanlıkları da fatura farklılığının önemli bir bölümünü açıklar. Evde geçirilen süre, tercih edilen iç sıcaklık ve ısıtma sisteminin kullanım biçimi daireden daireye büyük değişkenlik gösterir. Sabahtan akşama dek evde olan bir sakin, gün içinde dışarıda olan birine kıyasla çok daha uzun süre ısıtma sisteminden yararlanır.
Radyatör vanalarının konumu da belirleyicidir. Vanayı tam açık tutmak ile termostatik vana kullanmak arasındaki fark, yıllık tüketimde ciddi sapmalara yol açar. Termostatik vana takılı bir daire belirli bir sıcaklık hedefine ulaştığında otomatik olarak ısıyı kısar; manuel vana kullanan bir daire ise sürekli tam kapasite çalışır. Bu farkı binanın fiziksel özelliklerine bağlamak doğru değildir; saf bir kullanım tercihidir.
Açık bırakılan pencereler, balkon kapıları ve havalandırma alışkanlıkları da ısı tüketimini doğrudan etkiler. Bazı sakinler kış ortasında bile düzenli havalandırma yapar ve bu pratiğin enerji maliyeti vardır. Bu alışkanlık yanlış değildir, hatta sağlıklı bir iç hava kalitesi için gereklidir; ancak daire tüketimini artıracağını bilmek önemlidir. Bireysel sayaç kullanan sistemlerde bu maliyet tamamen kişiye yansır; eşit paylaşım yapılan sistemlerde ise tüm kat maliklerine dağılır.
Boru Tesisatı ve Teknik Dengesizlikler

Merkezi ısıtma sistemlerinde tesisat dengesizliği sıkça karşılaşılan teknik bir sorundur. Kazana yakın kolonlarda basınç yüksek olduğundan o hattı besleyen dairelere çok daha sıcak su gelir. Uzak dairelere ulaşan su ise kazandakinden önemli ölçüde soğumuş olabilir. Bu fiziksel gerçek, yakın dairelerin çok daha kısa sürede yeterli sıcaklığa ulaşmasını sağlarken uzak dairelerin sistemi sürekli açık tutmasına neden olur.
Radyatörlerin içinde biriken hava cebi de ısı transferini ciddi biçimde düşürür. Hava dolu bir radyatör, ısı enerjisini suyla taşıyamaz; metal gövde ılık kalır. Bu durumun farkında olmayan sakin ısıtmayı daha uzun süre açık tutar, tüketimi artar ama yeterince ısınamaz. Basit bir hava alma işlemi bu sorunu çözer; ancak çoğu sakin bu işlemin gerektiğini fark etmez.
Tesisat üzerindeki dengeleme vanalarının yanlış ayarlanmış olması da tutarsız ısı dağılımına yol açar. Bu vanalar sistem devreye alındığında bir tesisatçı tarafından ayarlanır; yıllar içinde yapılan değişiklikler veya müdahaleler sonucunda denge bozulabilir. Sonuçta bazı daireler gereğinden fazla, bazıları gereğinden az ısı alır. Bu durum teknik bir arıza sayılır ve yönetim tarafından yetkili bir tesisatçıya düzettirme yükümlülüğü doğar.
Faturanıza İtiraz Etmek: Doğru Adımlar

Faturanızın hatalı veya haksız olduğuna inanıyorsanız önce belgelerinizi toplamanız gerekir. Kaç dönemdir fatura aldığınızı, her dönemde ne kadar ödendiğini ve komşu dairelerin ne ödediğini kıyaslamalı olarak bir araya getirin. Kalorimetre sistemi varsa kendi sayaç okumalarınızı talep edin; bu okumalar yönetimin tuttuğu kayıtlarla örtüşmeli ve size yazılı olarak verilmelidir.
İlk başvuru noktası her zaman yöneticidir ya da apartman yönetim kurulunun üyeleridir. Yöneticiye yazılı bir itiraz dilekçesi verin, tarih damgalı bir kopya alın. Sözlü taleplerin iz bırakmadığını ve ilerleyen aşamalarda elinizi zayıflattığını unutmayın.
Örnek dilekçe başlangıcı:
"Sayın Yönetici, [Adresiniz] numaralı dairede ikamet etmekte olup [dönem] yakıt faturasına itiraz etmekteyim. Tarafıma yansıtılan [tutar] lira tutarının hesaplama dayanağını ve kalorimetre/ısı sayacı okuma belgelerini yazılı olarak talep ediyorum. Gerekli bilgi ve belgeler tarafıma iletilmediği takdirde yasal yollara başvurma hakkımı saklı tutuyorum."
Yöneticiden yanıt gelmezse ya da yanıt tatmin edici değilse bir sonraki adım kat malikleri kuruludur. Olağan veya olağanüstü toplantıya gündem maddesi olarak eklenmesini talep edin. Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde kat malikleri kurulu kararları gider paylaşımı üzerinde belirleyicidir; bu nedenle itirazınızın en yetkili uzlaşı mercii kuruldur.
Uzlaşı sağlanamazsa sulh hukuk mahkemesine başvurma hakkınız doğar. Bu aşamada bir avukattan hukuki danışmanlık almanız, dava açıp açmamaya karar vermenizde büyük kolaylık sağlar. Gider paylaşımı anlaşmazlıklarında emsal kararlar mevcuttur ve mahkemeler genellikle belgesel delile büyük önem atfeder. Bu nedenle itiraz sürecinde her yazışmanın kaydını tutmak kritik öneme sahiptir.
Hukuki Çerçeve: Kat Mülkiyeti Kanunu Ne Diyor?

Kat Mülkiyeti Kanunu, ortak giderlerin nasıl paylaştırılacağına ilişkin temel ilkeleri ortaya koyar. Kanun, ısıtma giderlerinin bağımsız bölümlere yansıtılmasında arsa payı veya eşit pay esasını mümkün kılmakla birlikte kat malikleri kuruluna farklı bir paylaştırma yöntemi belirleme yetkisi de tanır. Bu esneklik, kalorimetre gibi bireysel ölçüm sistemlerine olanak sağlar; ancak hangi sistemin kullanılacağını kurul oylamasıyla belirlemek gerekir.
Yönetim planı da gider paylaşımında belirleyici bir belgedir. Tapu siciline şerh edildiğinden tüm kat maliklerini ve kiracıları bağlar. Mevcut yönetim planında ısıtma bedelinin nasıl hesaplandığına dair açık bir hüküm varsa buna itiraz etmek yalnızca planın değiştirilmesiyle mümkün olur; bunun için de kat malikleri kurulunda belirli bir çoğunluk şartı aranır.
Kiracılar açısından mesele biraz farklı işler. Kiracı, ısıtma giderlerine katkı payı ödemekle birlikte bu giderlerin nasıl paylaştırıldığına itiraz hakkını doğrudan kullanamaz; taraf yalnızca malik olabilir. Bu durumda kiracının başvuracağı yol, kiraya vereni bilgilendirerek malik sıfatıyla itiraz sürecini başlatmasını istemektir. Kira sözleşmesinde ısıtma giderlerine ilişkin özel bir düzenleme varsa bu düzenlemenin genel hükümlere göre önceliği olacağından sözleşmenizi dikkatle incelemeniz yerinde olur.
Kiracı mı, Malik mi? Fatura Anlaşmazlığında Kimin Hakları Var?

Kiracı ile malik arasındaki yakıt faturası anlaşmazlıkları kira ilişkisinin doğasından kaynaklanan özel bir boyut taşır. Kiracı apartman yönetimiyle doğrudan sözleşme ilişkisi içinde değildir; bu nedenle yönetimle muhatap olma hakkı pratikte sınırlıdır. Kiracı, kendisine yansıtılan gideri hatalı buluyor olsa bile itirazını çoğunlukla kiraya veren üzerinden iletmek zorunda kalır.
Ancak kiracının tamamen çaresiz olduğu düşünülmemelidir. Tüketici hakları mevzuatı, doğalgaz veya merkezi ısıtma hizmetinin bir abonelik kapsamında sunulduğu hallerde belirli korumalar öngörür. Doğalgaz aboneliği doğrudan kiracı üzerindeyse fatura itirazı için ilgili doğalgaz dağıtım şirketine başvurulabilir. Merkezi sistem söz konusuysa bu yol doğrudan işlemez; buna karşın Tüketici Hakem Heyetleri bazı davalarda kiracının taraf olarak bulunmasını kabul etmektedir.
Kiracı açısından pratik olan yol, kiraya verenin dikkatini çekerek onun harekete geçmesini sağlamaktır. Kiralık dairenin ısıtma giderleri nedeniyle kullanılabilirliğinin kısıtlandığı ya da anlaşmalı miktarın çok üzerine çıktığı durumlarda kira uyarlaması talep etme hakkı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde gündemdeki hukuki seçeneklerden biridir. Bu noktada bir avukattan görüş almak, doğru adımı belirlemenin en güvenilir yoludur.
Tasarruf için Pratik Adımlar

İtiraz hakkınızı kullanmanın yanı sıra kendi dairenizde alabileceğiniz önlemler de faturanızı somut biçimde düşürebilir. Termostatik radyatör vanası, mevcut sisteme uyumlu ise büyük bir yatırım gerektirmeksizin takılabilir. Sıcaklık hedefine ulaşıldığında otomatik kısma yaparak gereksiz tüketimi önler; özellikle uzun süre dışarıda kalındığında tasarrufu belirginleşir.
Pencere ve kapı contalama bantları düşük maliyetiyle yüksek getiri sunan bir yalıtım önlemidir. Doğramalar eskimişse erime noktasındaki conta, kış aylarında sürekli soğuk hava girişine neden olur. Birkaç liralık bant uygulamasıyla kapı ve pencere çerçevelerinin etrafını sızdırmaz hale getirmek, hissedilir biçimde daha az ısı kaybı anlamına gelir.
Radyatörlerinizi dönem başında ve dönem ortasında hava almanız da önerilen rutin bakımın parçasıdır. Hava dolu radyatör ısıtma verimini düşürür; aletin kendisinde bir sorun olmasa bile performansı yarı yarıya gerileyebilir. Hava alma vanasından küçük bir anahtar yardımıyla suyu akıtmak bu sorunu kısa sürede çözer. Bunu yaparken bir bez veya kap tutmayı unutmayın ve su düzenli akana kadar vana açık bırakın.
- Termostatik radyatör vanası takın ve gece ile dışarıda kalınan saatler için sıcaklığı otomatik olarak kısmaya ayarlayın.
- Pencere ve kapı contalama bantlarını yılda bir kontrol edin; ışık sızmaya başladıysa yenileyin.
- Dönem başında tüm radyatörlerinizin havasını alın ve vana hareketliliğini kontrol edin.
Site Yönetimi Platformu Bu Süreçte Size Nasıl Yardımcı Olur?
Apartman sakinlerinin yakıt faturası anlaşmazlıklarında en sık karşılaştığı sorunlardan biri iletişimin belgelenmemesidir. Sözlü olarak iletilen şikayet ya da talepte bulunulduğunu kanıtlamak sonradan güçleşebilir. Yöneticinin cevap verip vermediğini, verildiyse ne denildiğini hatırlamak da zamanla zorlaşır.
Site Yönetimi platformu bu sorunu dijital kayıt altyapısıyla çözer. Sakin, yakıt faturasına itirazını ya da hesaplama belgesi talebini uygulama üzerinden yazılı olarak iletir; bu mesaj otomatik tarih ve saat damgasıyla kayıt altına alınır. Yönetimin verdiği yanıt da aynı kayıt sisteminde saklanır. İlerde kat malikleri kuruluna ya da yargıya başvurulduğunda tüm yazışma geçmişi kolayca erişilebilir biçimde mevcuttur.
Platform üzerinden aidat ve ortak gider dökümleri şeffaf biçimde görüntülenebilir. Hangi kalem ne kadar tutuyorsa sakin bunu dönemler bazında takip edebilir. Beklenmedik bir artışı fark ettiğinizde hangi kalemde ne kadar değiştiğini hemen görmek, itirazınızı daha güçlü temellere oturtmanızı sağlar.
Tesis arızaları, bakım talepleri ve ortak alan sorunları da aynı platform üzerinden yönetilebilir. Bu entegrasyon, sakinlerin ayrı ayrı uygulama veya yöntem aramak yerine tek bir kanalda tüm yönetim iletişimini yürütmesine olanak tanır. Anlaşmazlık konularında da aynı kanal kullanıldığından kayıtlar dağılmaz ve yönetici değişikliklerinden etkilenmez.
Sık Yapılan Hatalar ve Yanlış Anlamalar

En yaygın yanlış anlamalardan biri, metrekare eşitliğinin fatura eşitliği anlamına geldiğini düşünmektir. Sakinler zaman zaman "komşumla aynı büyüklükte eve sahibiz, nasıl onun faturası benden az?" diye itiraz eder. Oysa bu yazıda açıklanan onlarca etken, meşru sebepler çerçevesinde büyük fatura farklılıklarına yol açabilir. Her itirazın önce teknik ve fiziksel açıklamalar aranarak başlatılması önerilir.
Bir diğer yaygın hata, kalorimetre okumalarına körce güvenmek ya da tam tersine hiç güvenmemektir. Kalorimetre okuma dönemleri, cihazın kalibrasyon durumu ve tesisatın montaj kalitesi okumaların doğruluğunu doğrudan etkiler. Sisteme itiraz edecekseniz cihazın son kalibrasyon tarihini ve montaj belgesini talep etmek yerinde bir adımdır.
Sözlü itiraz yapmak ama yazıya dökmemek de sık yapılan hatalar arasındadır. "Yöneticiye söyledim ama bir şey olmadı" ifadesi hukuki süreçte hiçbir anlam taşımaz. Yazılı başvuru, tarih damgalı teslim ve bir kopyasını kendinizde bulundurma ise her aşamada elinizi güçlendirir. Bu alışkanlığı edinmek uzun vadede hem sizin hem de diğer kat maliklerinin haklarını korur.
Son olarak, anlaşmazlık sürecini kişisel bir çatışmaya dönüştürmek apartman yaşamını zehirleyebilir. İtirazınızı her zaman belgeler ve teknik gerekçeler üzerine kurun; kişisel suçlama veya duygusal argümanlardan uzak durun. Yöneticinin ya da diğer kat maliklerinin niyetini değil, sistemin ya da hesaplamanın hatalı olduğunu ortaya koyduğunuzda hem daha hızlı sonuç alırsınız hem de ilişkiler zarar görmez.
Sık Sorulan Sorular
Kalorimetre sistemi olmayan bir binada fatura paylaşımına nasıl itiraz edebilirim?
Kalorimetre yoksa yönetim genellikle metrekare veya eşit pay yöntemini kullanır. Bu yönteme itiraz etmek için kat malikleri kuruluna yazılı başvurarak daha adil bir paylaşım yöntemi (kalorimetre kurulumu gibi) gündeme alınmasını talep edebilirsiniz. Kurulun bu değişikliği onaylaması için gereken çoğunluğu ve olası maliyetleri önceden araştırmanız sürecin daha verimli ilerlemesini sağlar.
Kendi radyatörümü kapatırsam yakıt faturamdan muaf tutulur muyum?
Hayır, tam muafiyet genellikle mümkün değildir. Merkezi sistemde boruların bina içinden geçişi nedeniyle radyatörünüzü kapatmış olsanız dahi komşu dairelerden ve borulardan pasif ısı kazanırsınız. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun genel ilkeleri ve yönetim planı çerçevesinde her bağımsız bölüm ortak giderlere belirli oranda katkı sağlamak zorundadır. Kalorimetre sistemi olan binalarda sıfıra yakın tüketim bildirseniz bile ortak ısı bedelinin bir bölümü size yansıtılabilir.
Komşum radyatörünü sonuna kadar açık tutuyor, bu benim faturama yansıyabilir mi?
Eşit pay veya metrekare bazlı paylaşım yapan sistemlerde evet, yüksek tüketen bir komşunuzun tüketimi toplam yakıt maliyetini artırarak faturanıza yansır. Kalorimetre sisteminde ise her daire kendi ölçüm değeriyle hesaplanır; komşunun aşırı tüketimi size doğrudan yansımaz. Bu nedenle kalorimetre gibi bireysel ölçüm sistemleri adil paylaşımın ön koşulu olarak kabul edilir. Sistemi değiştirmek için kat malikleri kurulunda gündeme taşımak en etkili yoldur.
Yönetici kalorimetre okuma belgelerini bana vermek zorunda mı?
Evet, kat maliklerinin ve genellikle kiracıların kendi bağımsız bölümlerine ait okuma belgelerini talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu talep önce yöneticiye yazılı olarak iletilmeli, makul bir süre içinde yanıt gelmezse kat malikleri kuruluna taşınmalıdır. Belgeler hâlâ verilmezse sulh hukuk mahkemesine başvurulabilir. Yazılı talep izinin her aşamada tutulması bu süreçte belirleyici önem taşır.
Köşe daire olduğum için faturamın yüksek çıkması normal mi, bir hakkım var mı?
Köşe dairelerin daha fazla ısı kaybetmesi fiziksel bir gerçektir ve bu durum kalorimetre sisteminde bireysel tüketiminize yansır. Eğer eşit pay sistemi uygulanıyorsa köşe daire ile orta kat arasındaki gerçek tüketim farkı sizi dezavantajlı kılabilir. Bu durumda yapabileceğiniz en etkili şey, kat malikleri kuruluna daha adil bir yöntem önerisini gündeme getirmektir. Kalorimetre kurulumunu savunmak ya da konum faktörünü dikkate alan bir katsayı sistemini tartışmak bu süreçte başvurulabilecek yöntemler arasındadır.
Isıtma faturası anlaşmazlığında kiracının mı, malikin mi daha fazla hakkı var?
Kat malikleri kurulunda oy kullanma, yöneticiye doğrudan itiraz etme ve hukuki süreç başlatma gibi haklar öncelikle maliklere aittir. Kiracılar bu süreçlere doğrudan taraf olamaz; ancak kiraya vereni harekete geçirme, tüketici hakem heyetine başvurma ve kira uyarlaması talep etme gibi araçlara başvurabilir. Kiracının en pratik yolu, kiraya verene durumu yazılı olarak bildirip onun aracılığıyla yönetimle muhatap olmaktır. Kira sözleşmesindeki ısıtma giderine ilişkin hükümler bu süreçte belirleyici olduğundan sözleşmenizi dikkatle incelemeniz önerilir.