Site Yönetimi

Deprem Sonrası AVM Kapalı Kaldı: Kira ve Ortak Gider Ödenir mi?

AVM veya plaza depremi nedeniyle kapandığında kiracının kira ve ortak gider yükümlülükleri otomatik olarak sona ermez; ancak hukuki süreçler doğru yönetilirse güçlü koruma hakları devreye girer.

Deprem Sonrası AVM Kapalı Kaldı: Kira ve Ortak Gider Ödenir mi?

Deprem sonrası AVM veya plaza binası yetkililerce kapatıldığında kiracının ilk sorusu şudur: "Ben burada ticaret yapamıyorum; yine de kira ödemek zorunda mıyım?" Kısa cevap şudur: otomatik olarak sıfırlanmaz, ama hukuki araçlar doğru kullanıldığında kira askıya alınabilir ya da sözleşme feshedilebilir. Ortak gider ise daha nüanslıdır; binanın hangi hizmetlerinin sürdüğüne ve kat mülkiyeti ya da kira sözleşmesinin ne dediğine göre değişir. Bu yazıda hem mağaza kiracısı hem plaza ofisi kiracısı açısından pratik yol haritasını, yasal dayanağı ve sık yapılan hataları ele alıyoruz.

Mücbir Sebep Nedir ve Deprem Bu Kapsamda Mı?

Deprem ve hukuki denge sembolü

Mücbir sebep; tarafların iradesi dışında gerçekleşen, öngörülemeyen ve sonuçları önlenemeyen olayları tanımlar. Türk hukukunda bu kavram Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde değerlendirilir ve tarafları sözleşmeden doğan edimleri yerine getirme yükümlülüğünden geçici ya da kalıcı olarak kurtarabilir. Deprem, hukuki literatürde "doğal afet" kategorisinde değerlendirilir ve çoğu yargı kararında mücbir sebep sayılır; ancak bunun otomatik bir sonuç doğurmadığını baştan belirtmek gerekir.

Kiracı açısından kritik olan, depremin kira sözleşmesini doğrudan değil dolaylı olarak etkilemesidir. Yani depremin yaşanmış olması tek başına kira borcunu ortadan kaldırmaz. Belirleyici olan, kiralanan taşınmazın fiilen kullanılamaz hâle gelmesidir. Bina ruhsatsız hâle geldiyse, yapı kontrol ekibince "hasar görmüş" etiketlendiyse ya da idari makamlar kullanımı yasakladıysa, işte o zaman mücbir sebep argümanı somut zemin kazanır.

Pratikte mahkemeler şu soruyu sormaktadır: Kiracı, sözleşmenin amacına uygun biçimde kullanım sağlayabiliyor mu? Mağaza deprem nedeniyle fiilen kapalıysa, müşteri girişi yoksa, ticari faaliyet sürdürülemiyorsa cevap açıkça "hayır" olacaktır. Bu durumda kiracının güçlü bir hukuki pozisyonu vardır; ama bu pozisyonu belgeleyerek ve zamanında bildirerek kullanması şarttır.

Öte yandan "hasar var ama bina kullanılabilir" durumlarında tablo daha karmaşıktır. Kısmi hasar varsa, bina kısmen hizmet veriyorsa ya da AVM'nin bazı bölümleri açıksa, kira indirimi talep etmek daha gerçekçi bir yol olabilir. Bu gibi gri alanlarda hukuki danışman almak, belirsizliği azaltır.

Kapalılık Süresinde Kira Yükümlülüğü: Temel Çerçeve

Kira sözleşmesinin askıya alınması konsepti

Kira sözleşmesi yürürlükteyken kiralanan taşınmaz kullanılamaz hâle gelirse, Türk Borçlar Kanunu'nun kiracıya tanıdığı imkânlar devreye girebilir. Kiralananın ayıplı teslimi ya da sonradan ortaya çıkan ayıp hükümleri, depremin ardından kullanılamaz duruma gelen mülkler için uygulanabilir. Bu çerçevede kiracı; onarım talep etme, kira bedelinin indirilmesini isteme veya sözleşmeyi feshetme haklarından birine başvurabilir.

Sözleşme feshi ise en güçlü hakkı temsil eder; ancak en dikkatli kullanılması gereken seçenektir. Sözleşme feshinde kiracı, deprem nedeniyle kiralananın sözleşmenin amacına uygun biçimde kullanılamaz hâle geldiğini ispat etmek zorundadır. Resmi hasar tespit belgesi, belediye veya AFAD kararı, yapı denetim raporu ve kapalılık süresi buna kanıt oluşturur.

Kira indirimi talebi ise daha yaygın ve pratikte daha hızlı sonuçlanan bir yoldur. Bina kısmen hasar gördüyse, bazı alanlar kullanılamıyorsa ya da müşteri trafiği ciddi biçimde azaldıysa (örneğin AVM'nin ortak alanları hasar görse de mağaza açık kalabiliyorsa) oransal bir kira indirimi hukuki açıdan savunulabilirdir. Bu durumda arabuluculuk ya da dava yoluna gidilmeden önce kiraya verenle yazılı müzakere yapılması tavsiye edilir.

Son olarak, kira sözleşmesinde "mücbir sebep" veya "olağanüstü hal" maddesi bulunuyorsa bu madde her şeyin önüne geçer. Kurumsal AVM kira sözleşmeleri çoğunlukla bu hükümleri içerir. Sözleşmenizi gözden geçirmeniz ve varsa bu maddeyi hemen uygulamaya koymanız, en hızlı koruma yoludur.

Ortak Gider: Binanın Kapalı Olması Ödemeyi Sıfırlar mı?

Ortak gider hesaplama ve bina servisleri

Ortak gider konusu, kiranın çok daha önüne geçen ve pratikte en fazla çatışmaya yol açan alandır. AVM veya plaza bağlamında "ortak gider" birçok farklı kalemi içerebilir: güvenlik, temizlik, asansör bakımı, jeneratör, ısıtma-soğutma sistemi, çevre aydınlatması, yangın sistemleri bakımı ve yönetim ücreti bunların başında gelir. Bu hizmetlerin bir kısmı bina kapalıyken de devam edebilir; bir kısmı ise hiç kullanılmaz.

Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde yönetilen binalarda ortak giderler, bağımsız bölüm sahiplerine arsa payı veya eşit pay esasına göre yansıtılır. Ancak kiracı ile mal sahibi arasındaki sözleşmede "ortak gider kiracıya aittir" hükmü varsa ve bina kapalıysa, bu yükümlülüğün kapsamı sözleşmeye ve sunulan hizmetin devam edip etmediğine göre değişir. Eğer bina tamamen kapalıysa ve hiçbir ortak hizmet sunulmuyorsa, kiracının kapalılık süresine ait ortak gider ödemesini reddetmesi hukuken savunulabilir bir tutum olabilir.

Uygulamada AVM yönetimleri çoğunlukla "zorunlu bakım ve güvenlik" gerekçesiyle minimum ortak gider talep etmeye devam eder. Bu talep, bina süresince bakım yapılıyorsa tamamen haksız sayılmaz. Asıl önemli olan nokta şudur: Hangi hizmetler sürdürüldüğü şeffaf biçimde belgelenebilmeli ve kiracıya kalem kalem sunulabilmelidir. Belgelenemeyen, hizmet karşılığı olmayan bir ortak gider talebi, arabuluculuk veya uyuşmazlık süreçlerinde güçlükle savunulur.

Kiracı olarak yapmanız gereken şey, kapalılık süresinde hangi hizmetlerin fiilen devam ettiğini yazılı olarak sormak ve yanıtı kayıt altına almaktır. Eğer güvenlik devam ediyorsa bunu belgeleyin; devam etmiyorsa bunu da belgeleyin. Bu kayıtlar, ilerideki müzakere ya da hukuki süreçlerde belirleyici rol oynar. Ödeme yapmadan önce hesap dökümünü talep etmek hem yasal hakkınız hem de pratik bir savunma aracıdır.

İlk 48 Saat: Kiracı Olarak Hangi Adımları Atmalısınız?

Deprem sonrası kiracı acil adımlar listesi

Deprem sonrasında ilk 48 saat, kiracı olarak atacağınız adımların hukuki sonuçlar üzerindeki etkisi en yüksek olduğu dönemdir. Bu süreçte yapılacak ilk şey, kapalılık kararının yazılı ve resmi dayanağını tespit etmektir. Belediye, AFAD ya da yapı denetim kurumunun çıkardığı kapalılık kararını veya hasar tespit raporunu edinin; bu belge olmadan mücbir sebep argümanınız havada kalır.

İkinci adım, kira sözleşmenizde mücbir sebep veya olağanüstü hal maddesinin bulunup bulunmadığını kontrol etmektir. Eğer varsa, bu maddenin öngördüğü bildirim süresine ve yöntemine uyun. Pek çok sözleşme "makul sürede yazılı bildirim" şartı içerir. Bu bildirimi noter kanalıyla ya da iadeli taahhütlü posta ile yapmak, ileride belge sorunu yaşamanızı önler.

Üçüncü adım, kendi iş zararınızı ve mülkünüzdeki hasarı belgelendirmektir. Mağaza ya da ofis içindeki eşyaların, stoğun, teçhizatın durumunu fotoğraf ve video ile kayıt altına alın; tarih damgası gösteren çekimler yapın. Bu belgeler hem sigorta talebi hem de olası hukuki süreç için kritiktir. Hasar tespitini yalnızca yapı bazında değil kiracı alanı bazında da yaptırmaya çalışın.

Dördüncü adım ise kiraya verenle yazılı iletişime geçmektir. Sözlü görüşme değil, e-posta ya da noter ihtarnamesi gibi iz bırakacak kanallar kullanın. Mektubunuzda kapalılık durumunu, bu sürede kira ve ortak gider ödemelerini askıya almayı düşündüğünüzü ve resmi hasar belgesinin kopyasını paylaştığınızı belirtin. Nazik ama net bir ton, müzakereye kapı açarken hukuki pozisyonunuzu da korur.

Kiraya Veren Ne Yapabilir, Ne Yapamaz?

Kiracı ve kiraya veren müzakeresi

Deprem sonrası bazı kiraya verenler, kiracı ödemelerini durdurunca tahliye tehdidinde bulunabilir. Bu tehdidin fiilen uygulanıp uygulanamayacağı, büyük ölçüde kapalılık gerekçesine bağlıdır. Eğer idari makamlar binayı resmi olarak kapattıysa ya da bina kullanılamaz hâlde ise kiraya verenin tahliye talebi hukuken son derece zayıf bir zemine dayanır. Tahliye davası için geçerli bir gerekçe sunmak zorunda olan kiraya veren, bu süreçte güçlü bir pozisyonda değildir.

Öte yandan kiraya verenin de meşru hakları vardır. Bina tamir edilerek açılabilecek durumdaysa, kiracıdan makul bir süre beklemesi istenebilir. Depremin ardından bina onarılıp yeniden açıldığında kira yükümlülüğünün devam edip etmeyeceği, kapalılık süresinin nasıl değerlendirileceği ve varsa birikmiş borçların akıbeti müzakere konusu olabilir. Bu noktada iyi niyetle yürütülen müzakereler çoğunlukla yargı süreçlerinden daha hızlı ve daha az maliyetli çözümler üretir.

Kiraya verenin yapamayacakları listesinde şunlar yer alır: kapalılık süresinde kilitleri değiştirmek, kiracının eşyalarını çıkarmak veya kiracının binaya erişimini yasal prosedür olmaksızın engellemek. Bu tür uygulamalar, kiraya veren açısından tazminat sorumluluğu doğurabilir. Kiracı olarak bu tür bir baskıyla karşılaşırsanız, avukat aracılığıyla ihtarname göndermek ve gerekirse sulh hukuk mahkemesine başvurmak hakkınızdır.

Uzlaşma yolunda yapılabilecek en pratik yaklaşım, tarafların birlikte bir "kapalılık protokolü" oluşturmasıdır: Kapalılık süresinin başlangıç ve bitiş tarihleri, bu süredeki kira muafiyeti ya da indirimi, ortak gider için ödenecek minimum tutar ve birikmiş borçların nasıl ele alınacağı gibi başlıklar bu protokolde netleştirilebilir. Yazılı, imzalı ve tarihli bir uzlaşma metni her iki taraf için de güvencedir.

Hukuki Başvuru Yolları: Arabuluculuktan Davaya

Arabuluculuk ve mahkeme süreci

Kiraya veren ile uzlaşma sağlanamadığında hukuki yollar devreye girer. Türkiye'de ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk, dava öncesi zorunlu adım olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle kira ve ortak gider konusundaki bir uyuşmazlıkta önce arabulucuya başvurmak gerekmektedir. Arabuluculuk süreci genellikle birkaç haftada tamamlanır ve taraflar arasında bağlayıcı bir uzlaşma tutanağı üretilebilir.

Arabuluculuktan sonuç alınamazsa ticaret mahkemesi devreye girer. Davada kiracının ispat yükü şudur: Kiralanan taşınmazın deprem nedeniyle sözleşmenin amacına uygun biçimde kullanılamaz hâle geldiğini, bu durumun kiraya verenden kaynaklanmadığını ve hukuki yolları zamanında kullandığını göstermek. İşte bu noktada ilk 48 saatte topladığınız belgeler belirleyici olur.

Kira uyuşmazlıklarında ihtiyati tedbir kararı da gündeme gelebilir. Özellikle tahliye tehdidi söz konusuysa, kiracı mahkemeden mülkten çıkarılmaması için ihtiyati tedbir talep edebilir. Bu karar, dava sonuçlanana kadar statükoyu korumaya hizmet eder. Aynı zamanda kiraya veren de ödenmemiş kira alacağı için icra yoluna başvurabilir; bu yüzden ödeme askıya alındığında hukuki danışman almadan hareket edilmemesi önemlidir.

Deprem dönemlerinde zaman zaman çıkartılan olağanüstü hal kararnameleri ya da afet kanunlarının getirdiği geçici düzenlemeler de göz önünde bulundurulmalıdır. Yürürlükteki mevzuatta özel bir düzenleme varsa bu düzenleme genel hükümler üzerinde öncelik taşıyabilir. Dolayısıyla yaşanan depremin ardından afet bölgesiyle ilgili çıkarılan özel düzenlemeleri takip etmek ve avukatınızı bu konuda bilgilendirmeniz kritik önem taşır.

Sigorta: Kiracı Ne Talep Edebilir?

Kiracı deprem sigortası ve hasar talebi

Kiracı olarak taşıdığınız sigorta poliçesi, deprem hasarını nasıl tanımladığına bağlı olarak birçok farklı tazminat kapısı açabilir. İş yeri sigortası kapsamındaki "iş kesintisi" teminatı, depremin ardından ticareti yürütememeniz durumunda gelir kaybınızı karşılayabilir. Bu teminat, doğrudan fiziksel hasar olmaksızın salt kapalılık nedeniyle de tetiklenebilir; ancak bu poliçenin detaylarına sözleşmenize bakarak karar vermeniz gerekir.

Zorunlu deprem sigortası (DASK) binanın yapısal hasarını kapsar ve genellikle mülk sahibinin yükümlülüğündedir. Kiracı olarak DASK'a doğrudan başvurma hakkınız yoktur; ancak mülk sahibinin aldığı DASK tazminatının onarım için kullanılıp kullanılmadığını takip etmek hakkınızdır. Bina onarılmadan açılmayı geciktiriyorsa ya da tazminat alındığı hâlde onarım yapılmıyorsa bu durum sözleşmesel yükümlülüklerin ihlali sayılabilir.

Kiracının kendi mülkü olan demirbaş, stok, teçhizat gibi varlıklar içinse ayrı bir iş yeri "all-risk" veya deprem teminatı taşımanız gerekir. Bu poliçenin mevcut olup olmadığını ve hasarın kapsama girip girmediğini acil olarak kontrol etmeniz önerilir. Sigorta şirketine yapılacak hasarı belgeleyerek en kısa sürede bildirim yapmak, tazminat sürecini hızlandırır.

Sigorta talep sürecinde dikkat edilmesi gereken kritik nokta zamanlamadır. Pek çok poliçe, hasar bildiriminin belirli bir süre içinde yapılmasını şart koşar. Bu süreyi kaçırmak tazminat hakkını tamamen ortadan kaldırabilir. Deprem sonrasında kaotik ortamda sigorta bildirimini ertelemek sık yapılan ve telafisi güç olan bir hatadır.

AVM ile Plaza Arasındaki Farklar

AVM ve plaza binaları karşılaştırması

AVM kiracısı ile plaza ofisi kiracısının hukuki pozisyonu birbirinden farklı noktalarda ayrışabilir. AVM'lerde kira sözleşmeleri çoğunlukla çok daha ayrıntılı ve kurumsal kiracı lehine hükümler içeren belgelerdir. Büyük zincirlerin imzaladığı AVM kira sözleşmelerinde mücbir sebep maddeleri, ortak alan kesintisi senaryoları ve kapanma protokolleri baştan düşünülmüş olabilir. Küçük mağaza kiracıları ise bu tür hükümleri çoğunlukla daha kısıtlı biçimde içeren standart sözleşmelerle imzalar.

Plaza ofis kiracıları açısından "kullanılamaz hâl" kıstasını ispat etmek zaman zaman daha güç olabilir; zira ofis alanı müşteri kalabalığına değil çalışma kapasitesine dayanır ve kısmi hasar durumunda ofis çalışanları uzaktan çalışmaya yönlendirilebilir. Bu durumda kiraya veren, "bina tamamen kullanılamaz değil, sadece hasar gördü" argümanını öne sürebilir. Kiracının bu savunmaya karşı güçlü durmak için yapı denetim belgesi, AFAD raporları ve resmi kapalılık kararı gibi idari belgelerden yararlanması gerekir.

Ortak gider açısından da AVM ile plaza arasında yapısal bir fark söz konusudur. AVM'lerde ortak gider çoğunlukla sözleşmeyle kiracıya yansıtılır ve kalemler nettir: güvenlik, temizlik, pazarlama fonu, servis alanı yönetimi. Plaza ofislerinde ise ortak gider bazen kiraya dahil, bazen ayrı belirlenir. Deprem sonrasında hangi hizmetlerin devam ettiğini sorgulamak ve hesap dökümünü almak her iki durumda da eşit derecede önemlidir. Daha fazla ayrıntı için plaza aidatı ile ortak gider arasındaki farkı açıklayan içeriğimize başvurabilirsiniz.

Kiracı yoğunluğu açısından AVM'ler daha karmaşık bir ortam sunar; yüzlerce kiracının eş zamanlı uyuşmazlığı söz konusu olabilir ve AVM yönetimi bu süreçte "toplu çözüm" bulmaya çalışabilir. Bireysel kiracılar olarak bu toplu müzakerelerde sesini çıkarmak ve bireysel haklarınızı takip etmek önem taşır. Diğer kiracılarla ortak bir tutum belirlemek, müzakere gücünüzü artırabilir.

Site Yönetimi ile Şeffaf Süreç Yönetimi

AVM ya da plaza gibi büyük yapıların yönetimi karmaşık bir koordinasyon işidir. Deprem sonrası kaotik dönemde kiraya veren tarafında bilgi akışı bozulur; ortak gider kalemleri belirsizleşir, duyurular geç gelir, arıza ve onarım talepleri kaybolur. Tam da bu noktada yapısal bir yönetim platformunun varlığı hem kiracı hem kiraya veren açısından kritik avantajlar sunar.

Site Yönetimi platformu üzerinden yönetilen binalarda kiracılar, ortak gider dökümleri ve ödeme geçmişini şeffaf biçimde görebilir; kapalılık süresi boyunca hangi kalemlerin tahakkuk ettiğini hesap tablosundan takip edebilir. Bu şeffaflık, "ne kadar ödeyeceğimi bilmiyorum" belirsizliğini ortadan kaldırır ve müzakereyi somut rakamlara dayandırır.

Arıza ve talep kaydı modülü sayesinde kiracılar, bina hasarına ilişkin talepler ve bildirimleri tarih damgalı biçimde sisteme girebilir. Bu kayıtlar, ilerideki hukuki süreçler için güvenilir bir iz bırakır. Yönetici ise tüm talepleri merkezi olarak görür ve önceliklendirme yapabilir; hasar tespiti ile onarım süreci yönetilebilir bir akışa kavuşur.

Duyuru ve raporlar modülü, kapalılık sürecinde kiraya verenin kiracılara ulaşabileceği tek bir merkezi kanal oluşturur. "Bina ne zaman açılacak?", "onarım ne aşamada?", "sigorta süreci nasıl ilerliyor?" gibi soruların yanıtları zaman kayıpsız ulaştırılabilir. Hem kiracıların hem yöneticilerin belirsizlik içinde bocaladığı dönemde bu iletişim kanalı güven inşa eder. Ortak giderlerin nasıl paylaştırıldığını görmek isteyenler için ortak giderlerin adil paylaşımında yapılan yaygın hatalara da bakmanızı öneririz.

Sık Yapılan Hatalar ve Nasıl Önlenir

Deprem sonrası kiracıların yaptığı hatalar

Deprem sonrası süreçte kiracıların en sık düştüğü tuzakların başında belgesiz iletişim gelir. Sözlü anlaşmalar ya da mesajlaşma uygulamalarında alınan gayri resmi onaylar, hukuki süreçlerde çoğunlukla delil olarak kabul edilmez. Yazılı, tarihli ve imzalı iletişim; noter ihtarnamesi veya iadeli taahhütlü posta gibi kanallar kullanılmalıdır. Hatta e-postalar dahi delil değeri açısından zayıf kalabilir; bu nedenle kritik bildirimleri noter aracılığıyla yapmak çok daha güvenlidir.

İkinci yaygın hata, kira ödemelerini sessizce kesmektir. Kiraya verene herhangi bir bildirim yapmadan ödemeleri durdurmak, sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle tahliye davasına kapı açabilir. Oysa ödemeler askıya alınmadan önce resmi bir ihtarname gönderilmeli, mücbir sebep gerekçesi açıklanmalı ve kiraya verene yanıt süresi tanınmalıdır. Bu prosedür izlendiğinde kiracının hukuki pozisyonu çok daha sağlam olur.

Üçüncü hata, hasar tespitini yalnızca görsel olarak yapmak ve resmi belge almamaktır. "Bina hasar gördü, zaten belli" gibi bir varsayımla hareket etmek, resmi hasar tespit raporu olmadığında hukuki süreçlerde çok ciddi bir eksiklik yaratır. AFAD, belediye veya yetkili yapı denetim kuruluşlarından alınacak resmi belgeler, tüm hukuki argümanların temelini oluşturur. Bu belge olmadan mücbir sebep iddiası ispat edilemez.

Dördüncü hata ise kendi sigorta poliçesini gözden kaçırmaktır. Pek çok kiracı, iş yeri sigortasının iş kesintisi teminatı içerip içermediğini ancak kriz anında öğrenir. Bu teminatın varlığını ve kapsamını önceden bilmek, kriz anında çok daha hızlı hareket etmenizi sağlar. Sigorta poliçenizi bugünden gözden geçirmenizi, boşluk varsa güncellemenizi öneririz.

Sık Sorulan Sorular

Bina resmi olarak kapatıldı, kira ödemesem tahliye edilebilir miyim?

Resmi idari kapatma kararı varsa kiraya verenin tahliye talebi son derece güç bir hukuki zeminde durur. Ancak ödemeleri durdurmadan önce mutlaka yazılı bildirim yapın ve hukuki danışman alın; prosedürel hatalar pozisyonunuzu zayıflatabilir.

Bina açık ama müşteri gitmiyor, kira indirimi talep edebilir miyim?

Binanın fiziksel olarak açık olduğu ama deprem paniği nedeniyle müşteri trafiğinin durduğu durumlarda kira indirimi talebi daha güçtür; çünkü taşınmaz kullanılabilir hâldedir. Ancak kira sözleşmesinde ciro bazlı kira veya olağanüstü hal maddesi varsa bu durum farklı sonuçlar doğurabilir.

Ortak gider ödemelerini tamamen durdurmak hukuki açıdan güvenli mi?

Tamamen durdurmak risklidir. Bina kapalıyken süren hizmetler (güvenlik, asgari bakım) için makul bir ortak gider talep edilebilir. Hesap dökümünü talep edin; hizmet karşılığı olmayan kalemlere itiraz edin, ancak tamamını kesmek yerine tutarda anlaşmayı tercih edin.

Kiraya verenimi bildirim yapmadan ödemeyi kesmem ne kadar sürede sorun yaratır?

Bu büyük ölçüde sözleşmenizin temerrüt ve ihtar hükümlerine bağlıdır. Pek çok kira sözleşmesi belirli bir süre ödememe hâlinde kiraya verene fesih hakkı tanır. Bu nedenle ödemeyi kesmeden önce mutlaka yazılı bildirim yapın ve sözleşmenizin ilgili maddelerini inceleyin.

Deprem döneminde arabuluculuk süreci ne kadar sürer?

Arabuluculuk süreci genellikle birkaç toplantı ve birkaç hafta içinde tamamlanabilir. Tarafların iyi niyetle katıldığı durumlarda 2-4 haftada uzlaşma sağlanması mümkündür. Uzlaşma sağlanamazsa dava yoluna geçilebilir; ticaret mahkemelerinde ise süre çok daha uzundur.

Kapalılık süresinde depoya koyduğum stoklarım için kiraya veren sorumluluk taşır mı?

Kiraya veren, kiralananın güvenliğini sağlamakla yükümlüdür; ancak kiracının kişisel mülklerine verilen hasardan sorumluluk genellikle kiracının kendi sigortasına düşer. Bu konuyu iş yeri sigortanızla ve gerekirse avukatınızla netleştirmeniz önerilir.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön