Türkiye'de engelli bireyler için apartmanlarda asansör veya rampa kurulumu belirli koşullar altında yasal bir zorunluluk haline gelebilir. Kat Mülkiyeti Kanunu, engellilerin ya da yaşlıların yaşadığı binalarda gerekli erişilebilirlik düzenlemelerinin yapılması için kat maliklerine yükümlülük getirir. Bu yükümlülüğün nasıl işlediğini, hangi çoğunlukla karar alınacağını ve talebinizi nasıl iletmeniz gerektiğini aşağıda adım adım bulabilirsiniz.
Sorunun Kısa Cevabı: Zorunlu mu, Değil mi?

Kısa cevap: Evet, belirli koşullar altında zorunlu olabilir. Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında, engelli veya yaşlı bir kat malikinin ya da onunla birlikte oturan yakınının bulunduğu apartmanlarda, asansör veya rampa gibi erişilebilirlik düzenlemelerinin yapılması kat malikleri kurulunun gündemine taşınabilir ve belirli bir çoğunlukla alınan kararla uygulamaya konulabilir. Bu sadece bir kolaylık meselesi değil; hukuken tanınmış bir haktır.
Ancak "zorunluluk" kelimesi bazı koşullara bağlıdır. Her apartmanda her talep otomatik olarak karşılık bulmaz. Binanın fiziksel koşulları (yeterli alan, statik uygunluk), kat maliklerinin çoğunluk kararı ve yapılacak değişikliğin ortak yapıyı kalıcı biçimde etkileyip etkilemediği gibi unsurlar belirleyicidir. Bu nedenle süreci doğru yönetmek, hem hakkınızı bilmek hem de doğru adımları atmak büyük önem taşır.
Eğer apartmanınızda ya da binanızda engelli bir aile bireyiniz varsa, bu konuyu yöneticiye sözlü iletmek yeterli değildir. Yazılı başvuru yapmak, toplantı gündemine aldırmak ve kararı tutanakla kayıt altına almak sürecin sağlıklı ilerlemesi için şarttır. Bu rehber, sizi başlangıçtan sonuca kadar adım adım yönlendirecektir.
Son bir not: Yeni yapılan binaların büyük çoğunluğu için ise tablo daha nettir. İlgili yapı mevzuatına göre belirli kat sayısının üzerindeki yeni binalarda asansör zorunludur; engelli erişim rampaları da yapı ruhsatı sürecinde aranır. Yani hukuken bu tartışma esas olarak mevcut eski binaları ilgilendirmektedir.
Hukuki Dayanak: Hangi Kanunlar Geçerli?

Bu alanda başvurulacak temel kaynak 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'dur. Kanunun ilgili hükümleri, ortak alanlar üzerinde yapılacak değişiklikleri, tadilat kararlarının nasıl alınacağını ve hangi koşullarda bu kararların bireysel malike karşı uygulanamaz olduğunu düzenler. Engelli erişilebilirliğine ilişkin düzenlemeler de bu çerçevede değerlendirilmektedir.
Bunun yanı sıra 5378 Sayılı Engelliler Hakkında Kanun ve bu kanuna dayalı olarak çıkarılan yönetmelikler, kamusal alanlarda ve toplu yaşam alanlarında erişilebilirlik standartlarını belirler. Yeni yapı inşasında uyulması gereken Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği de belirli koşullarda engelli erişim düzenlemelerini zorunlu kılar. Bu yönetmelik kapsamında yeterli kat sayısına sahip yeni binalarda asansör ve engelli girişi aranmaktadır.
Mevcut eski binalarda ise kat malikleri kurulunun yetkisi ön plana çıkar. Kat Mülkiyeti Kanunu, ortak yerlerde yapılacak faydalı değişiklikler için belirli bir çoğunluğun oy kullanmasını yeterli görmektedir. Ancak bu değişiklik bütün malikler için mali yük oluşturuyorsa ve bazı malikler bu yükü üstlenmek istemiyorsa, karar alma sürecinin daha dikkatli yönetilmesi gerekir.
Önemli bir nokta: Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri, engelli bireyin fiziksel erişiminin sağlanması amacıyla yapılacak zorunlu değişikliklerde çoğunluk şartını bazı durumlarda kolaylaştırmaktadır. Yani teorik olarak salt çoğunluk yeterli olabilmektedir; ancak projenin mahiyetine göre bu oran değişebilir. Hukuki danışmanlık almadan bu hesabı kendiniz yapmaya çalışmayın.
Kim Talep Edebilir? Kim Muhatap Alınır?

Talep hakkına sahip olan kişiler öncelikle kat malikleridir; yani dairesi kendisine ait olan ve tapuda adı yazan bireylerdir. Ancak kiracılar da bu sürece dahil olabilir; zira kiracı, bina içinde yaşayan bir bireydir ve kat mülkiyeti kanunu çerçevesinde yöneticiye başvurabilir. Kiracının talebi, kat maliklerinin gündemine taşınmak üzere yöneticiye iletilir. Kiracının doğrudan oy hakkı olmasa da yönetim kurulunu ya da kat maliklerini bilgilendirme ve talep yöneltme hakkı bulunmaktadır.
Talep; ya apartmanda oturan engelli bireyin kendisi tarafından ya da onun adına hareket eden aile üyesi, yasal temsilci veya vasi tarafından yapılabilir. Engelli bireyler çocuk ya da yetişkin olabilir; ileri yaş nedeniyle hareket kısıtlılığı da bu kapsamda değerlendirilebilir. Yalnızca tekerlekli sandalye kullanıcıları değil, koltuk değneği kullananlar ya da merdiven inip çıkmakta ciddi güçlük çeken yaşlı sakinler de bu talepleri iletebilir.
Muhatap alınması gereken kişi ise birincil olarak apartman yöneticisidir. Yöneticinin görevi talebi kat malikleri kuruluna iletmek, toplantı gündemine almak ve sonucu tutanakla kayıt altına almaktır. Eğer apartmanda yönetici yoksa ya da yönetici görevi ihmal ediyorsa, herhangi bir kat maliki kurulu olağanüstü toplantıya çağırabilir. Bunun için gereken yeter sayısı Kat Mülkiyeti Kanunu'nda belirtilmiştir.
Yönetici talebe yanıt vermez ya da toplantıyı ertelerse, sulh hukuk mahkemesine başvurarak hâkimden toplantı kararı alınmasını talep etmek mümkündür. Bu yol uzun ve yorucu görünse de hakkınızı korumak açısından meşru ve etkin bir yoldur. Süreci başlatmak için mutlaka bir avukattan destek almanızı öneririz.
Adım Adım Başvuru Süreci

Sürecin başarıyla ilerlemesi için rastgele adımlar atmak yerine sistematik bir yol izlemek gerekir. İlk adım her zaman yazılı başvurudur. Yöneticiye sözlü olarak "rampa lazım" demek hukuki açıdan hiçbir şey sağlamaz. Talebi tarih ve imzalı bir dilekçeyle iletmeniz gerekir; iade alındılı posta, noter ya da e-posta gibi ispat edilebilir yollar kullanın.
İkinci adımda yöneticiden talebi kat malikleri kurulunun gündemine almasını isteyin. Toplantı zamanı geldiğinde ya da olağanüstü toplantı talep ettiğinizde, sesinizi duyurmak için hazırlıklı gidin: teknik bir ön rapor (asansör boşluğu var mı, statik uygun mu, maliyet ne?), varsa engel belgesi veya sağlık raporu, ve komşularla önceden görüşülmüşse destek beyanları kuvvet katacaktır.
Üçüncü adımda toplantıda karar alınmasını sağlamaya çalışın. Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre faydalı değişiklikler için gereken çoğunluğu sağlayın. Eğer oy oranı tutmuyorsa ya da bazı malikler karşı çıkıyorsa, değişikliğin maliyetinin sadece talep eden tarafından karşılanabileceği seçeneğini masaya yatırabilirsiniz; bu, birçok uyuşmazlığı çözüme kavuşturur.
- Dilekçeyi iade alındılı taahhütlü postayla veya noter kanalıyla iletin.
- Toplantı gündemine yazılı olarak alınmasını talep edin; sözlü taahhüt yetmez.
- Toplantı tutanağının imzalanmasını ve size bir kopyasının verilmesini isteyin.
- Karar verilmezse ya da reddedilirse sulh hukuk mahkemesine başvuru hakkınız doğar.
Dördüncü ve son adım ise kararın uygulanmasını takip etmektir. Karar alındıktan sonra yönetici makul süre içinde uygulamaya geçmekle yükümlüdür. Bu süre gecikmeden ilerlemiyor ya da yönetici süreci baltalıyorsa, tekrar yazılı ihtarname gönderin ve gerekirse hukuki yola başvurun.
Maliyet Kimin Omuzunda?
Maliyetin nasıl paylaşılacağı konusu çoğu zaman en büyük anlaşmazlık noktasıdır. Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre, ortak yerlere yapılacak faydalı eklemeler veya değişiklikler için yapılan masraflar, kural olarak kat maliklerinin arsa payı oranında bölüşülür. Bu demektir ki asansör kurulumu için yapılan harcama tüm maliklere dağıtılır; büyük dairesi olan daha fazla öder.
Ancak bazı malikler bu masrafı üstlenmek istemeyebilir ya da maddi durumları buna el vermeyebilir. Bu gibi durumlarda Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri, talep eden kişinin değişikliği kendi masrafıyla yaptırabileceğini ancak bunun için gerekli izni yine kuruldan alması gerektiğini ortaya koyar. Yani yalnızca parayı siz karşılıyor olsanız dahi, kurulun onayı gerekmektedir.
Pratik açıdan bakıldığında: apartman sakinlerine "bu masraf bize ait olmayacak, talep eden üstleniyor" denildiğinde onay alma ihtimali önemli ölçüde artar. Bu, özellikle küçük ve ekonomik açıdan homojen olmayan binalarda işe yarayan bir yaklaşımdır. Bununla birlikte yapılan değişiklik binaya değer kattığı için ileride çoğu malik bundan faydalanacaktır; bu argümanı toplantıda dile getirmek ikna sürecini kolaylaştırabilir.
Devlet destekli finansman seçenekleri de araştırılmalıdır. Belediyeler ve bazı kamu kuruluşları, engelli erişimini sağlamak amacıyla yapılacak tadilatlar için faizsiz kredi ya da hibe desteği sunabilmektedir. Bu imkânların güncel listesi için bağlı olduğunuz belediyenin engelli hizmetleri birimine başvurmanızı öneririz.
Yönetici veya Malikler Reddederse Ne Olur?
Kat malikleri kurulunun talebi reddetmesi, yolun sonu değildir. Türk hukukunda engelli bireyler için erişilebilirlik sağlanması meselesinde mahkemeler zaman zaman talep eden lehine kararlar vermiştir. Özellikle talep edenin engel durumunun belgelendiği, fiziksel uygulamanın mümkün olduğu ve reddin haksız bir çoğunluk baskısına dayandığı durumlarda yargı yolu oldukça etkindir.
Başvuracağınız ilk yargı mercii sulh hukuk mahkemesidir. Kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklarda bu mahkeme yetkilidir. Dilekçenizde engel durumunuzu belgeleyen sağlık raporlarını, yapılan yazılı başvuruları, toplantı tutanaklarını ve teknik fizibiliteye dair belgeleri ekleyin. Mahkeme gerektiğinde yerinde keşif de yapabilir.
Dava açmadan önce arabuluculuk yolunu denemek hem zaman kazandırabilir hem de uzun yargılama süreçlerinin önüne geçebilir. Zorunlu arabuluculuk kapsamı bu tür uyuşmazlıklar için değişkendir; ancak gönüllü arabuluculuk her zaman bir seçenektir. Komşuluk ilişkilerini de gözetmek açısından bu yolu ihmal etmemek gerekir.
Bir diğer pratik seçenek: yerel belediyenin engelli hizmetleri birimi veya İl Müdürlüğü'ne şikâyette bulunmak. Bu kurumlar doğrudan yaptırım uygulayamasa da arabulucu rol üstlenebilir ve yönetici üzerinde toplumsal baskı oluşturabilir. Ayrıca İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'na da başvurabilirsiniz; ancak bu yolun sonuçları genellikle daha uzun vadede alınır.
Yeni Binalarda Durum Ne?
Yeni yapılan binalarda tablo çok daha nettir. İlgili yapı mevzuatı ve imar yönetmelikleri, belirli kat sayısının üzerindeki tüm yeni konut projelerinde asansör kurulumunu zorunlu kılmaktadır. Bu zorunluluk yapı ruhsatı sürecinde denetlenir; ruhsat alınmadan inşaata başlanamaz. Bu nedenle 2010'lu yıllardan itibaren inşa edilen çoğu apartmanda asansör zaten mevcuttur.
Rampa konusunda da benzer bir tablo söz konusudur. Engellilerin Haklarına İlişkin BM Sözleşmesi'ni onaylayan Türkiye, bu sözleşme doğrultusunda iç hukukunu güncellemiş ve yeni kamusal yapılar ile çok katlı konutlarda erişilebilirlik standartlarının sağlanmasını yasal güvence altına almıştır. Bina girişlerinde rampa veya alternatif erişim çözümleri, proje aşamasında zorunlu olarak tasarlanmaktadır.
Yeni bir binaya taşınıyorsanız ya da satın almayı düşünüyorsanız, iskan belgesi öncesinde bu gereksinimlerin karşılanıp karşılanmadığını kontrol edin. Asansörü olmayan ya da erişim rampası bulunmayan yeni binaların iskânı verilmemelidir; aksi durumda müteahhide karşı hukuki yola gidebilirsiniz. Konut projesi hâlâ satış aşamasındaysa, teslim öncesi sözleşmede bu özelliklerin garantilenip garantilenmediğine dikkat edin.
Eğer yeni bir binada bu standartlar eksikse ve iskan alınmışsa, belediye yapı denetim birimine yazılı şikâyette bulunmak en kısa yoldur. Bu birimler yapı güvenliği ve erişilebilirlik konularında denetim ve yaptırım yetkisine sahiptir.
Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Nasıl Kaçınılır?
Bu süreçte sakinlerin en sık düştüğü tuzakların başında sözlü iletişime güvenmek gelir. "Yöneticiye söyledim, tamam dedi" demek hukuken hiçbir şey ifade etmez. Yönetici daha sonra bunu hatırlamadığını ya da başka şekilde anladığını söyleyebilir. Her talep, her yanıt ve her karar yazılı ve tarihli olmalıdır. Whatsapp mesajı bile bir dayanak oluşturabilir; ancak resmi yazışma her zaman daha güçlüdür.
İkinci yaygın hata teknik fizibiliteyi göz ardı etmektir. Asansör kurulumu için binada asansör kuyusu açılabilecek yeterli alan olması, statik açıdan uygunluk ve belediyeden proje onayı gerekmektedir. Bina mimarisi buna izin vermiyorsa, talep teknik gerekçeyle reddedilebilir. Bu durumda alternatif çözümler masaya yatırılmalıdır: platform asansörü, eğimli engelli asansörü (stairlift) veya giriş seviyesinde rampa+geniş koridor düzenlemesi gibi seçenekler değerlendirilebilir.
Üçüncü hata ise aceleyle dava açmaktır. Hukuki süreç uzun ve maliyetlidir. Çoğu zaman komşularla yüz yüze görüşmek, toplantıda birlikte çözüm üretmek ve masrafı paylaşma ya da tek başına üstlenme teklifini sunmak çok daha hızlı sonuç verir. Dava seçeneğini akılda tutun ama ilk adımda kullanmayın.
- Yöneticiye "söyledim" demek yetmez; her şeyi yazılı belgeleyin.
- Teknik rapor almadan toplantıya gitmeyin; "fiziksel olarak mümkün" argümanı güçlüdür.
- Masrafı tek başınıza üstlenme seçeneğini sunmaktan çekinmeyin; bu çoğunlukla çözüm sağlar.
Dördüncü hata ise sadece asansöre odaklanmaktir. Rampa, geniş kapı açıklığı, tutunma barı veya platform lifti gibi alternatif çözümler asansörden çok daha düşük maliyetle hayata geçirilebilir ve kimi zaman daha pratiktir. Talebinizi yalnızca "asansör istiyorum" olarak sınırlamayın; "erişilebilirlik istiyorum" şeklinde çerçevelemek daha fazla seçenek açar.
Site Yönetimi Platformu Bu Süreci Nasıl Kolaylaştırır?
Bir apartman veya site Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa, bu tür talepler çok daha şeffaf ve takip edilebilir bir biçimde yönetilebilir. Platform, sakinlerin yöneticiye yazılı talep iletmesine, bu taleplerinin okunduğunun teyit edilmesine ve sürecin hangi aşamada olduğunun izlenmesine imkân tanır. "Söyledim ama yapmadılar" belirsizliği yerini tarih damgalı kayıtlara bırakır.
Örneğin engelli erişimine ilişkin bir rampa ya da asansör talebini telefon görüşmesi yerine platform üzerinden ilettiğinizde, yönetici bu talebi görmüş ve kayıt altına alınmış olur. Yanıt verme süresi, açık/kapalı durumu ve ilgili notlar sistem üzerinden görülebilir. Bu özellikle birden fazla sakin aynı talebi iletmişse toplu bir baskı oluşturma ve belgeleme açısından son derece değerlidir.
Bunun ötesinde platform; aidat borcu durumunu, ortak karar defterini ve genel duyuruları şeffaf biçimde paylaşır. Kat malikleri toplantısı öncesinde gündem maddelerinin önceden duyurulması, toplantı sonrası kararların tüm maliklere iletilmesi ve belgelerin dijital ortamda saklanması gibi işlevler, uyuşmazlık riskini önemli ölçüde azaltır. Apartmanınızın bu platformu kullanıp kullanmadığını öğrenmek ya da yöneticinize önermek için SiteYönetimi.org adresine göz atabilirsiniz.
Sakin olarak sizi en çok zorlayan şey genellikle "takip edemiyorum, ne olduğunu bilmiyorum" duygusudur. Platform bu boşluğu kapatır: talebinizin açık mı kapalı mı olduğu, ne zaman iletildiği, kimin üzerine atandığı ve ne zaman yanıtlandığı net biçimde görünür. Bu şeffaflık hem sakin hem de yönetici tarafı için süreci çok daha sağlıklı kılar.
Dilekçe Örneği: Yazılı Talep Nasıl Yapılır?

Yazılı başvurunuzun hem resmi görünmesi hem de hukuki geçerliliği olan bilgileri içermesi önemlidir. Aşağıda kullanabileceğiniz temel bir dilekçe şablonu yer almaktadır. Gerçek isim, daire numarası ve tarih bilgilerini mutlaka doldurun; e-posta, noter veya iade alındılı posta ile gönderin.
Konu: Engelli Erişim Düzenlemesi Talebi
[Tarih]
[Apartman / Site Adı] Yöneticisi Sayın [Ad Soyad],
Binamızın [No'lu blok, X. kat, X numaralı bağımsız bölüm] sakiniyim. [Ben / aile üyem], [hareket kısıtlılığı / tekerlekli sandalye / ileri yaş vb.] nedeniyle binanın ortak giriş/çıkış alanlarına erişimde ciddi güçlük yaşamaktadır.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde, [giriş rampası / asansör / platform lifti] kurulumunun kat malikleri kurulunun gündemine alınmasını ve en kısa sürede görüşülmesini talep ediyorum. Teknik fizibilite raporu ve maliyet tahmini hazırlanmasına yardımcı olmaya hazırım.
Talebime en geç 15 gün içinde yazılı yanıt verilmesini bekliyor, ilginize teşekkür ediyorum.
Saygılarımla,
[Ad Soyad]
[İletişim Bilgisi]
Bu dilekçeyi bir noktayı çok açık tutarak hazırlayın: fiziksel erişim ihtiyacını somut biçimde belirtin, belge ekleyin (sağlık raporu, engellilik kartı vb.) ve 15 günlük yanıt süresi tanıyın. Yanıt gelmezse ikinci bir ihtarname gönderin; ardından gerekirse sulh hukuk yoluna başvurun.
Sık Sorulan Sorular
Kiracı olarak ben de rampa ya da asansör talep edebilir miyim?
Evet, kiracı olarak da bu talebi iletme hakkınız vardır. Kiracılar, yöneticiye yazılı başvuruda bulunabilir ve kat malikleri kurulunun gündemine alınmasını isteyebilir. Ancak oy hakkı doğrudan size değil, dairenizin malikine aittir. Bu nedenle malik ile önceden görüşerek desteğini almak ve maliki aracılığıyla da destek sunmasını sağlamak süreci kolaylaştırır.
Kat malikleri kurulu talebi reddederse ne yapabilirim?
Ret kararına karşı sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz. Başvurunuzda engel durumunuzu belgeleyen raporları, yapılan yazılı başvuruları ve toplantı tutanaklarını eklemeniz önemlidir. Mahkeme gerekli gördüğünde yerinde keşif yapabilir ve teknik uzman dinleyebilir. Dava açmadan önce bir avukattan danışmanlık almanızı öneririz.
Asansör kurulumu için tüm kat maliklerinin onayı gerekiyor mu?
Hayır, Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre faydalı değişiklikler ve eklemeler için tüm maliklerin oybirliği gerekmemektedir. Belirli bir çoğunluk yeterli olabilmektedir. Ancak projenin kapsamına göre gereken oy oranı değişebilir; bu konuda hukuki danışmanlık almanız en güvenli yoldur. Tek başınıza masrafı üstlenmek istiyorsanız bile kuruldan onay almanız gerektiğini unutmayın.
Asansör kurulumu fiziksel olarak mümkün değilse ne yapabilirim?
Bazı eski binalarda asansör kuyusu açmak için yeterli alan veya statik uygunluk bulunmayabilir. Bu durumda alternatif erişilebilirlik çözümleri değerlendirilmelidir: giriş rampası, merdiven platformu (stairlift/lifter), genişletilmiş kapı açıklıkları veya zemin katta daire değişimi gibi seçenekler masaya yatırılabilir. Teknik bir mühendis veya mimar görüşü almak, hangi alternatiflerin mümkün olduğunu netleştirecektir.
Asansör masrafı kime ait olur?
Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde ortak alanlara yapılan masraflar kural olarak kat maliklerinin arsa payı oranında paylaşılır. Ancak bazı malikler bu masrafı karşılamak istemiyorsa, talep eden kişinin değişikliği kendi masrafıyla yaptırabileceği seçeneği de söz konusu olabilir. Bu durumda da kurulun onayı gereklidir. Belediyeler veya ilgili kamu kuruluşları aracılığıyla engelli erişimine yönelik hibe veya faizsiz kredi imkânı araştırılabilir.
Yönetici talebe hiç yanıt vermezse ne yapmalıyım?
Yazılı başvurunuza makul süre (örneğin 15 gün) içinde yanıt gelmezse, ikinci bir ihtarname gönderin. Bu da yanıtsız kalırsa, herhangi bir kat maliki olarak kat malikleri kurulunu olağanüstü toplantıya çağırma hakkınızı kullanabilirsiniz. Hâlâ yanıt alınamazsa sulh hukuk mahkemesine başvurarak hâkimden müdahale talep edebilirsiniz. Tüm süreç boyunca yazışmalarınızı saklayın.