Site Yönetimi

Kapıcının Sigorta Primleri Yatırılmamışsa Sorumluluk Kimde?

Kapıcının sigorta primleri yatırılmamışsa asıl sorumluluk apartman yöneticisindedir; ancak kat malikleri de bu yükümlülükten doğrudan etkilenebilir. Sakin olarak haklarınızı ve izleyeceğiniz yolu öğrenin.

Kapıcının Sigorta Primleri Yatırılmamışsa Sorumluluk Kimde?

Apartman kapıcısının SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) primleri ödenmemişse birincil hukuki sorumluluk, kapıcıyı işe alan taraf olan apartman yöneticisine aittir. Yönetici bu yükümlülüğü yerine getirmezse yönetim kurulu olarak tüm kat malikleri idari yaptırımlara, prim borçlarına ve gecikme faizlerine ortak muhatap olabilir. Sakin ya da malik olarak bu durumu öğrendiğinizde yapabileceğiniz somut adımlar mevcuttur ve bunlar için avukat tutmanız şart değildir.

Kapıcı Kimin İşçisidir? İşveren Kim?

Apartman kapıcısının işveren ilişkisini gösteren kavramsal illüstrasyon

Hukuken apartman kapıcısı, apartmanın tüzel kişiliğini temsil eden yönetici tarafından istihdam edilmiş bir işçidir. Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında apartman, ortak giderleri paylaşan kat maliklerinin oluşturduğu bir organizasyondur; bu organizasyonun dış dünyayla ilişkilerini yürüten kişi ise seçilmiş yöneticidir. Dolayısıyla kapıcı ile işverenlik ilişkisi kuran, sözleşmeyi imzalayan ve çalışma koşullarını belirleyen taraf yöneticidir.

Peki bu durum kat maliklerini tamamen serbest bırakır mı? Hayır. Yönetici apartman adına hareket ettiği için kapıcının sigorta prim borçları, biriktiğinde tüm kat maliklerinin ortak sorumluluğuna girebilir. SGK, prim borcunu apartmanın ortak giderlerinden talep edebilir; bu da her malikten hissesi oranında tahsilat yapılması anlamına gelir. Kısaca "yönetici borcunu ödemiyor ama ben ne yapayım" mantığı, hukuki gerçeklikle örtüşmüyor.

Kiracı olarak siz de bu süreçten etkilenebilirsiniz. Kapıcının primleri ödenmediği için SGK haciz işlemi başlatırsa, apartmanın ortak hesabına ya da kapıcı dairesine ilişkin bir uyuşmazlık çıkabilir. Bu durum doğrudan kiracılık hakkınızı tehdit etmese de içinde yaşadığınız yönetim ortamının sağlığını bozar ve zamanla sizin de çıkarlarınızı etkiler.

Sonuç olarak işveren sıfatını taşıyan yönetici, SGK mevzuatının öngördüğü tüm yükümlülükleri —sigortalılık bildirimi, aylık prim ve hizmet belgesi, prim ödemesi— yerine getirmek zorundadır. Bu yükümlülüklerin ihmal edilmesi yöneticinin kişisel sorumluluğunu doğurmakla birlikte, kat malikleri de pratik sonuçlardan muaf kalamaz.

SGK Primlerini Kim Ödemek Zorunda? Yasal Çerçeve

SGK prim ödeme zorunluluğunu temsil eden yasal belgeler illüstrasyonu

Sosyal Güvenlik mevzuatına göre bir işçiyi çalıştıran işveren, işçiyi işe başladığı gün SGK'ya bildirmek ve her ay belirlenen tarihe kadar prim ödemekle yükümlüdür. Bu yükümlülük apartman yöneticisi için de tam anlamıyla geçerlidir; "küçük işletme" ya da "kişisel istihdam" gibi bir muafiyet söz konusu değildir. İşçi yani kapıcı, ücretinden kesilen prim payı ile birlikte işverenin katkısını da karşıladığını varsayarak çalışır; primler yatırılmadığında sigortalılık süreleri eksik görünür ve ileride emeklilik veya sağlık haklarında ciddi kayıplar yaşanır.

Prim borçlarının birikmesi durumunda SGK, önce idari yollarla tahsilat girişiminde bulunur. Borcun ödenmemesi halinde icra takibi başlatılabilir, apartmanın ortak hesapları ya da ortak alanları hakkında işlem yapılabilir. Bu noktada kat maliklerinin toplu borçluluk durumuna düşmesi mümkündür. Yönetici kişisel mal varlığıyla da sorumlu tutulabilir; ancak bu bireysel bir dava sürecini gerektirir.

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir senaryo şudur: Eski yönetici döneminde birikmiş primler, yeni yönetici seçildikten sonra gün yüzüne çıkar. Yeni yönetici bu borcu devralmak zorunda olmadığını düşünse de SGK'nın apartman tüzel kişiliğine yönelik takibi, mevcut kat maliklerini etkiler. Bu nedenle yönetim değişikliklerinde kapıcının SGK borç durumunu sorgulamak, yeni yöneticinin yapması gereken ilk işlerden biridir.

Kısaca söylemek gerekirse: yasal çerçevede prim ödeme yükümlülüğü yöneticiye aittir, ancak yaptırımların pratik sonuçları tüm kat maliklerini çeşitli biçimlerde etkileyebilir. Sakin veya malik olarak bu konuyu "yöneticinin meselesi" diye bir kenara bırakmak, ileride sizi de zora sokabilir.

Sakin veya Malik Olarak Durumu Nasıl Anlarsınız?

Apartman mali durumunu inceleme sürecini gösteren illüstrasyon

Kapıcının primlerinin yatırılıp yatırılmadığını anlamanın en doğrudan yolu, yöneticiden aylık SGK prim makbuzlarını talep etmektir. Kat maliklerinin bu bilgiye erişim hakkı vardır; yönetici apartman adına yaptığı tüm ödemeleri belgelendirmek ve kat maliklerine hesap vermek zorundadır. Yöneticinin bu talebi reddetmesi ya da sürekli ertelemesi, başlı başına ciddi bir alarm işaretidir.

Bir diğer yol, doğrudan SGK'dan sorgulamak istemesidir. Kapıcı kendi e-Devlet hesabı üzerinden sigortalılık ve prim ödeme durumunu görebilir. Eğer kapıcıyla güvene dayalı bir iletişiminiz varsa, ondan e-Devlet çıktısını sizinle paylaşmasını talep edebilirsiniz. Böylece yöneticinin beyanına ihtiyaç duymadan gerçek durumu öğrenebilirsiniz.

Kat maliki olarak apartman genel kurulunda da bu meseleyi gündeme taşıyabilirsiniz. Genel kurulda denetçi atanması ya da bağımsız bir mali denetim yapılması oylanabilir. Yeterli çoğunluğu sağlayamazsanız, tek başınıza da sulh hukuk mahkemesine başvurarak yöneticinin hesaplarını inceleme talep edebilirsiniz. Bu oldukça güçlü bir araçtır ve yöneticinin şeffaflıktan kaçındığı durumlarda devreye girer.

Kiracıysanız bu süreçte maliklerle aynı hukuki konumda değilsinizdir; ancak edindiğiniz bilgiyi oturduğunuz dairenin malikine aktarabilir, malikten harekete geçmesini talep edebilirsiniz. Kiracı olarak taşınma kararı vermeniz de hakkınızdır; özellikle yönetim bozukluğunun çeşitli hizmetleri etkilediği durumlarda bu seçenek değerlendirilebilir.

Yöneticiye Karşı Hangi Adımları Atabilirsiniz?

Yöneticiye karşı resmi şikayet sürecini gösteren illüstrasyon

İlk adım her zaman yazılı uyarıdır. Yöneticiye noter kanalıyla ya da iadeli taahhütlü posta ile yazılı bir bildirim gönderin. Bu bildirimde kapıcının SGK primlerinin ödenmediğini öğrendiğinizi, belirli bir süre içinde (örneğin 15-30 gün) prim borçlarının kapatılmasını ve size ödeme makbuzlarının iletilmesini talep ettiğinizi belirtin. Yazılı bildirim hem yasal süreçlerde kritik bir belge haline gelir hem de yöneticiye konunun ciddiye alındığı mesajını verir.

Yazılı uyarıya yanıt alınamazsa ya da sorun devam ederse bir sonraki adım sulh hukuk mahkemesine başvurmaktır. Kat malikleri, yöneticinin görevden alınması ve yeni bir yönetici atanması talebiyle sulh hukuk mahkemesine bireysel olarak başvurabilir. Bu yol özellikle genel kurulda çoğunluk sağlayamayan ancak yöneticinin açık ihmali karşısında harekete geçmek isteyen malikler için işlevseldir.

Bunun yanı sıra, kapıcının bizzat şikayetçi olmak istemesi halinde, SGK'ya ya da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın denetimine başvurması mümkündür. Kapıcının kendi haklarını araması, apartmanı dışarıdan denetim altına alır ve yönetici üzerinde bağımsız bir baskı oluşturur. Sakin olarak kapıcıyı bu hakkından haberdar etmeniz, meseleyi çözmeye en hızlı katkıda bulunabilecek adımlardan biridir.

Toplu harekete geçmek her zaman daha etkilidir. Birden fazla kat malikini aynı endişe etrafında bir araya getirerek ortak imzalı bir dilekçe oluşturabilirsiniz. Aşağıda basit bir örnek yer almaktadır:

Sayın Yönetici,
Apartmanımızda çalışmakta olan kapıcının SGK prim ödemelerinin [AY/YIL itibarıyla] düzenli yapılmadığına dair ciddi endişelerimiz bulunmaktadır. Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesindeki yöneticilik yükümlülükleriniz kapsamında, [tarih]'e kadar prim ödeme makbuzlarını bize iletmenizi ve varsa birikmiş borçların ödeneceğine ilişkin yazılı taahhüdünüzü bizimle paylaşmanızı talep ediyoruz. Bu talep karşılıksız kalırsa yasal haklarımızı kullanacağımızı bildiririz.
İmzalar / Tarih

Yöneticinin cezai sorumluluğu da söz konusu olabilir. Kasıtlı prim ödememek ya da işçiyi kayıt dışı çalıştırmak, sadece idari para cezalarıyla değil, daha ağır durumlarda savcılık süreçleriyle de sonuçlanabilir. Ancak bu yola başvurmadan önce idari ve hukuki yolları tüketmek hem daha hızlı hem de daha pratik sonuç verir.

Prim Borcu Birikince Ne Olur? Pratik Sonuçlar

Birikmiş prim borçlarının sonuçlarını gösteren kavramsal illüstrasyon

SGK prim borçları zaman içinde gecikme zammıyla birlikte büyür. Aylarca ödeme yapılmadığında birikmiş borç, apartmanın aylık işletme giderlerinin birkaç katına ulaşabilir. Bu borç, apartmanın özellikle büyük onarım ya da yatırım yapması gereken dönemlerde nakit akışını tamamen tıkayabilir. Kat malikleri bu noktada ya ceplerinden ek ödeme yapmak ya da uzun soluklu bir ödeme planına girmek zorunda kalır.

SGK'nın icra takibi başlatması halinde apartmanın ortak hesabındaki paralara haciz uygulanabilir. Bu, aidat hesabında biriken paraların dondurulması anlamına gelir; otomatik ödemeler aksayabilir, kapıcı maaşı dışındaki ödemeler (temizlik, asansör bakımı, elektrik) de sekteye uğrayabilir. Kısaca prim borcu apartmanın tüm işleyişini felç edecek bir kriz haline dönüşebilir.

Kapıcı açısından da sonuçlar ağırdır. Primleri yatırılmayan kapıcının o dönemlere ait sağlık sigortası aktif görünmeyebilir; reçete, hastane ya da ilaç giderleri için SGK güvencesinden yararlanamayabilir. Emeklilik hesabında eksik gün oluşur; bu, ileride emekli olabilmek için beklenmesi gereken sürenin uzaması demektir. Yani kapıcı düzenli çalışmasına rağmen sanki hiç çalışmamış gibi kayıplara uğrayabilir. Bu somut bir hak ihlalidir.

Uzun vadede apartmanın değeri de etkilenebilir. Dava süreçleri, SGK takipleri ya da kapıcı tarafından açılmış iş mahkemesi davaları, apartmanın tapu sicilinde ya da kat irtifakı üzerinde şerh olarak görünebilir. Bu durum, apartmandaki bir dairenin satış ya da devir süreçlerini karmaşıklaştırabilir. Alıcı avukatları bu şerhleri fark ederek fiyat indirimi talep eder ya da satıştan vazgeçebilir.

İlgili Kurumlar ve Başvuru Noktaları

Başvurulabilecek resmi kurumları ve kanalları gösteren illüstrasyon

Bu tür bir sorunla karşılaştığınızda başvurabileceğiniz birden fazla kurum bulunmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), işverenin prim ödeme durumunu teyit eder ve gerektiğinde resen denetim başlatır. SGK'nın ilgili il müdürlüğüne ya da e-Devlet üzerinden doğrudan başvurabilirsiniz. Kapıcı şikayetçi olmak istediğinde SGK'ya başvurması hem hızlı hem etkilidir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı İş Teftiş Kurulu da devreye alınabilir. İş müfettişleri, işyeri denetimi yaparak prim ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğini yerinde kontrol eder. Bu kanal özellikle kapıcının kayıt dışı çalıştırıldığından şüphelenildiği durumlarda işlevseldir.

Sulh hukuk mahkemesi, kat malikleri açısından en önemli hukuki mecradir. Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca yöneticinin görevini kötüye kullandığı ya da ihmal ettiği iddiasıyla sulh hukuk mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Mahkeme yöneticiyi hesap vermeye zorlayabilir, gerektiğinde görevden alarak yerine kayyum ya da yeni yönetici atayabilir.

Hukuki yardım için ise baro üzerinden avukat talep edebilir ya da Adalet Bakanlığı'nın hukuki yardım bürosuna başvurabilirsiniz. Dava masrafları konusunda endişeleriniz varsa, harç ve avukatlık ücretleri için adli yardım talep etme imkanı da mevcuttur. Bu adım sizi hem yöneticinin baskısından koruyan bir avukata kavuşturur hem de sürecin yasal sınırlar içinde ilerlediğini garantiler.

Tüm bu kurumlarla yazışmalarınızı kayıt altına alın; tarih, konu ve teslim yöntemini not edin. Bu belgeler hem olası bir davada kanıt niteliği taşır hem de yönetici üzerinde ciddi bir caydırıcı etki yaratır. Resmi kanalları kullandığınızı ve izleme yaptığınızı bilen bir yönetici, konuyu daha çabuk çözüme kavuşturmaya meyillidir.

Yöneticinin Öne Sürebileceği Bahaneler ve Gerçek Yanıtları

Yönetici mazeretlerini hukuki gerçeklerle karşılaştıran denge illüstrasyonu

"Aidat toplanamadığı için ödeme yapamadım" en yaygın bahanedir. Ancak hukuki gerçek şudur: yönetici aidat tahsilat sürecini doğru yönetmekle ve yetersiz kaldığında genel kurula bildirmekle yükümlüdür. Aidat toplanamazsa bu durum resmi bir toplantıda karara bağlanmalı, gerekirse ek aidat ya da avans kararı alınmalıdır. Keyfi olarak "para yoktu" demek, sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

"Kapıcı zaten kayıt dışı çalışmayı kabul etti" bahanesi ise hem yöneticiyi hem de kapıcıyı yanlış bir pozisyona sokar. Kapıcının rızası olsa dahi işvereni sigortalılık yükümlülüğünden muaf tutmaz. İşverenin prim ödeme zorunluluğu emredici bir hukuki normdur; tarafların anlaşmasıyla ortadan kaldırılamaz. Böyle bir iddia, yöneticinin bilerek kayıt dışı istihdam ettiğini itiraf etmesi anlamına gelir; bu da yaptırımları ağırlaştırır.

"Ben yönetici seçildiğimde borcun farkında değildim" savunması ise eski yöneticiye yönelik bir tazminat talebini gündeme getirir; ancak mevcut kat maliklerini SGK takibinden korumaz. Apartmanın tüzel kişiliği sürekliliğini korur; borç, mevcut yapıya yansır. Bu durumda yeni yöneticinin yapması gereken SGK'ya bildirimde bulunmak, eski borçları çözüme kavuşturmak için bir yol haritası çizmek ve eski yöneticiye karşı rücu davası açmaktır.

"Mahkemeye gitmenize gerek yok, hallederim" söylemi de dikkatli değerlendirilmelidir. Bu cümleyi duyduğunuzda somut bir taahhüt, yazılı ödeme planı ve belirli tarihler isteyin. Sözlü vaatler yasal süreçte hiçbir değer taşımaz. Yönetici gerçekten çözüme niyetliyse bunu yazıya dökmekten kaçınmaz.

Apartmanınız Site Yönetimi Platformunu Kullanıyorsa

Yönetim süreçlerinin dijital olarak yürütüldüğü apartmanlarda bu tür sorunlar çok daha erken fark edilir ve izlenir. Site Yönetimi platformu kullanan apartmanlarda sakinler, taleplerinizi ve şikayetlerinizi uygulama üzerinden yazılı olarak iletebilir; bu iletişim otomatik tarih damgasıyla kayıt altına alınır. Yöneticinin yanıt verip vermediği, ne zaman yanıt verdiği sistemde görünür hale gelir. "İletimedim", "bilmiyordum" gibi gerekçeler ortadan kalkar.

Aidat ve ortak gider ödemeleri de platform üzerinden şeffaf bir biçimde takip edilebilir. Ödeme geçmişi, borç durumu ve tahsilat oranları hem yöneticiye hem de kat maliklerine anlık raporlanır. Bu şeffaflık, "prim ödeyecek param yoktu" bahanesinin daha kolay sorgulanmasını sağlar; çünkü aidat tahsilatındaki gerçek tablo herkesin gözü önündedir.

Bölümümüzde ele aldığımız kapıcı sigorta primleri meselesi, aslında daha geniş bir yönetim hesap verebilirliği sorunudur. Platform, sakin olarak size yalnızca şikayet kanalı sunmakla kalmaz; yöneticinin performansını izlemenizi de sağlar. Personel yönetimi, bakım takibi ve gider raporlaması gibi modüller bir arada çalışarak apartmanınızın tüm operasyonel durumunu tek ekrandan görünür kılar. Sakinlerinizin şikayet ya da talebinin kayıt altına alınması, ileride hukuki süreçlerde ciddi bir kanıt değeri taşır.

Ayrıca yönetici sorumluluk sigortası ve ortak alan kaza sigortası konularını da araştırmak isteyebilirsiniz; bu sigortalar yöneticinin ihmalinden kaynaklanabilecek zararlara karşı ek güvence sağlar ve apartman yönetiminde olgunlaşmış bir risk yönetiminin parçasıdır.

Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınmanız Gerekenler

Apartman yönetiminde yaygın hatalar ve önleme yollarını gösteren illüstrasyon

En yaygın hata, sorunu öğrenince yöneticiyle yüz yüze ya da telefonda konuşup oradan "hallederiz" sözü alarak geçiştirmektir. Sözlü iletişim zaman kaybettirdiği gibi hukuki bir iz de bırakmaz. Konuyu yazıya dökmeden bırakmak, yöneticinin konuyu ertelemesine ve sizin kendinizi tekrar tekrar aynı noktada bulmanıza yol açar.

Bir diğer hata, sorunu sadece kapıcının meselesi olarak görmektir. Kapıcı bu konuda yüksek ses çıkaramayabilir; çalışmaya devam etme kaygısı, işini kaybetme korkusu ya da yöneticiyle doğrudan çatışmaya girmek istememe bu sessizliğin ardındaki nedenlerdir. Sakin olarak sizin öne çıkmanız, kapıcının haklarının korunmasına dolaylı ama önemli bir katkı sağlar.

Genel kurula katılmamak da kritik bir hatadır. Apartmanlarda çoğu sorun aslında genel kurulda dile getirilirse çözülebilir ya da en azından resmi kayıt altına alınabilir. Yönetici her yıl toplantı yapmak zorundadır; bu toplantılara katılmak ve gündem maddesi talep etmek kat maliklerinin temel hakkıdır. Katılmayan malik, oylamalarda azınlıkta kalır ve daha sonra "bilmiyordum" diyemez.

  • Yöneticiden yalnızca sözlü taahhüt almak — yazılı belgede ısrar edin.
  • SGK sorgusunu bizzat yapmadan yöneticinin beyanına güvenmek — kapıcının e-Devlet çıktısını isteyin.
  • Şikayetinizi soyut bırakmak — tarih, tutar, hangi aylara ait primler gibi somut verilerle destekleyin.

Son olarak, panik yaparak hemen dava açmak da zaman ve para kaybettirebilir. Genellikle önce yazılı uyarı, ardından genel kurul baskısı, son olarak mahkeme yolu izlenir. Bu adımları atlayarak doğrudan yargıya gitmek, hâkimin ön çözüm seçeneklerini tüketmediğinizi belirterek davayı erkenden reddedebileceği anlamına gelebilir. Süreci sabırla ve belgeleyerek ilerletmek en güçlü konumu size verir.

Sık Sorulan Sorular

Kapıcının SGK primlerini ödememek suç mudur?

İşçiyi kayıt dışı çalıştırmak ya da bildirilen primleri kasıtlı olarak yatırmamak, idari para cezasının ötesinde çeşitli yaptırımlara konu olabilir. Özellikle uzun süreli ve kasıtlı bir ihlal söz konusuysa ilgili mevzuat kapsamında savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir. Ancak bu yola gitmeden önce SGK ve iş müfettişliği başvurularını tamamlamak, hem daha hızlı sonuç verir hem de dava dosyasını güçlendirir.

Kiracıysam bu sorunla ilgili bir şey yapabilir miyim?

Kiracı olarak apartman yönetiminde oy hakkınız yoktur; ancak dairenizin malikini bilgilendirme ve harekete geçmesini talep etme hakkınız her zaman mevcuttur. Malik ilgisiz kalıyorsa kiracılık sözleşmeniz kapsamında kira ve oturma koşullarınızı değerlendirmeniz, gerekirse taşınma seçeneğini gündeme almanız tamamen yasal bir tercihtir. Kapıcıyı da SGK'ya başvurma hakkından doğrudan haberdar edebilirsiniz.

Yönetici değişince eski prim borçları silinir mi?

Hayır, silinmez. Apartmanın tüzel kişiliği yönetici değişiminden bağımsız olarak süreklilik taşır. Eski dönemlere ait prim borçları apartmanın borcudur ve mevcut kat maliklerini etkiler. Yeni yönetici, eski dönem borçları için eski yöneticiye rücu davası açabilir; ancak bu ayrı bir süreçtir ve SGK'nın apartmana yönelik takibini durdurmaz.

Apartman genel kurulu bu borcu reddetme kararı alabilir mi?

Hayır. SGK'ya olan prim borcu yasal bir yükümlülükten kaynaklandığı için kat maliklerinin toplu kararıyla reddedilemez. Genel kurul yöneticiyi görevden alabilir, yeni bir yönetici seçebilir ya da borç ödeme planı için yetki verebilir; ancak borcun kendisi ortadan kalkmaz. Bu tür bir karar almak hukuki geçerlilik taşımaz ve SGK'nın takip işlemlerini durdurmaz.

Kapıcı dava açarsa ben de sorumlu tutulur muyum?

Kapıcı iş mahkemesinde işverenlik sıfatıyla apartmanı ya da yöneticiyi dava edebilir. Bu davada doğrudan muhatap yöneticidir; ancak mahkeme kararı tazminat ya da geri prim ödenmesi içeriyorsa bu tutar apartman ortak giderlerinden karşılanabilir. Bu da dolaylı olarak her kat malikini etkiler. Söz konusu davadan haberdar olduysanız süreci takip etmek ve gerekirse kendi hukuki danışmanınıza başvurmak en sağlıklı yoldur.

Yöneticiden prim makbuzlarını nasıl talep ederim?

Aidatlarınızı ödediğiniz ve kat maliki ya da kiracı sıfatıyla apartmanda ikamet ettiğiniz için yöneticiden yazılı bilgi talep edebilirsiniz. Talebi noter ya da iadeli taahhütlü posta ile iletin; e-posta da ileride işe yarayabilecek bir iz bırakır. Talebinizde belirli bir süre (örneğin 15 gün) verin ve bu sürede yanıt alınmazsa yasal haklarınızı kullanacağınızı belirtin. Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca yöneticinin hesapları kat maliklerine açık tutması zorunludur.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön