Yıldırım nedeniyle yanan elektronik eşyalarınızın bedelini öncelikle konut sigortanızdan talep etmeniz gerekir; poliçenizde "yıldırım" ya da "doğal afet" güvencesi varsa hasar sigorta kapsamına girer. Eğer hasar, binanın paratoner eksikliği veya bakımsız elektrik tesisatından kaynaklandıysa site yönetimi ya da kat malikleri kurulu da sorumlu tutulabilir. EDAŞ/BEDAŞ gibi dağıtım şirketlerine başvurma seçeneği ise ancak arızanın şebekeden kaynaklandığı ispat edildiğinde geçerlidir. Kısacası "kiminle konuşacağınız" büyük ölçüde hasarın tam nedenine bağlıdır.
Yıldırım Hasarında Temel Sorumluluk Çerçevesi

Yıldırım hasarı söz konusu olduğunda ilk yapılması gereken şey, hasarın tam olarak nereden geldiğini tespit etmektir. Üç farklı senaryo birbirinden önemli ölçüde ayrışır ve her biri farklı bir muhatabı işaret eder. Hasarın doğrudan yıldırımın bağımsız bölümünüze çarpmasından mı, yoksa bina tesisatından gelen aşırı gerilimden mi, yoksa şebeke kaynaklı bir elektrik dalgalanmasından mı geldiği sorusu, sürecin tamamını şekillendirir.
Birinci senaryo: Yıldırım doğrudan çatıya ya da binaya düşmüş, paratoner sistemi yoksa veya bakımsızsa bina toprak hattı üzerinden yüksek gerilim dairelere ulaşmıştır. Bu durumda binanın ortak alanları ve teknik tesisatından sorumlu olan yönetim kurulu ya da kat malikleri kurulunun sorumluluğu gündeme gelir. İkinci senaryo: Yıldırım bölgenizde düşmüş, dağıtım şirketinin hattında aşırı gerilim oluşmuş ve bu gerilim evinize kadar gelmiştir. Bu hâlde dağıtım şirketine başvurulur. Üçüncü ve en yaygın senaryo ise konut sigortanızın devreye girdiği durumdur; poliçe kapsamına göre hasar tazmin edilir ve sigorta şirketi gerekirse rücu eder.
Uygulamada bu üç senaryonun iç içe geçtiği durumlar çok sık yaşanır. Yıldırım hem binayı hem de şebekeyi etkileyebilir; tespit yapılmadan kime başvuracağınızı bilemezsiniz. Bu nedenle hasarı belgeleyen fotoğraf ve teknik raporu en kısa sürede almanız, sonraki tüm adımları kolaylaştıracaktır.
Hukuki açıdan değerlendirildiğinde, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil ve kusur sorumluluğuna ilişkin hükümleri ile Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ortak alanlar ve yönetim sorumluluğuna dair düzenlemeleri devreye girer. Hangi hükmün uygulanacağı yine hasarın kaynağına göre belirlenir; bu nedenle acele karar vermek yerine önce belgeleme yapmanız kritik önemdedir.
Konut Sigortası: İlk ve En Hızlı Yol

Konut sigortası, yıldırım hasarında sizin için en hızlı ve en pratik güvencedir. Türkiye'de satılan standart konut sigortası poliçelerinin büyük çoğunluğu "yangın ve doğal afetler" teminatı altında yıldırım çarpmasını kapsar. Ancak her poliçe aynı değildir; bazı giriş seviyesi poliçeler yalnızca yangın ve hırsızlığı kapsarken daha kapsamlı paketler sel, deprem ve yıldırım gibi riskleri de güvence altına alır.
Hasar sonrası ilk 24-48 saat içinde sigorta şirketinizi aramanız ve hasar ihbarı açtırmanız şarttır. Çoğu sigorta sözleşmesinde geç bildirim hakkı kaybettirici bir unsur olarak yer alır; bu nedenle vakit kaybetmemelisiniz. İhbar sonrasında sigorta eksperi dairenizi ziyaret ederek hasarı yerinde tespit edecektir. Bu ziyaret öncesinde yanan cihazları atmayın; eksper incelemek isteyecektir.
Sigorta şirketine sunarken şu belgeleri hazır bulundurun: hasar gören eşyaların fotoğrafları (hasarlı prizler ve kablolar dahil), varsa cihaz fatura veya garanti belgeleri, teknik servisten alınacak "yıldırım hasarı" tespitine dair servis raporu ve bölgede o gün yıldırım düştüğünü gösteren meteoroloji ya da AKOM verileri. Son iki belge özellikle sigorta şirketinin itiraz etmesi hâlinde büyük önem taşır.
Tazminat miktarı, poliçenizin "yeni değer" mi yoksa "piyasa değeri" esasına mı göre düzenlendiğine bağlı olarak değişir. Yeni değer poliçesi size aynı cihazın güncel fiyatını öderken piyasa değeri poliçesi eskime payı düşülerek hesaplanmış tutarı öder. Poliçenizin hangi esasa dayandığını şimdiden öğrenmeniz, hasar anındaki sürprizleri önler.
Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) Yıldırımı Kapsıyor mu?

DASK (Zorunlu Deprem Sigortası) yalnızca deprem riskini kapsar; yıldırım, sel, yangın veya diğer doğal afetler DASK güvencesinin dışında kalır. Bu konuda çok yaygın bir yanlış anlaşılma mevcuttur ve pek çok daire sahibi yıldırım hasarında DASK'a başvurarak zaman kaybetmektedir. DASK'ın zorunlu olması, konut sigortasına gerek kalmadığı anlamına gelmez; ikisi farklı riskleri karşılayan ayrı poliçelerdir.
Eğer yalnızca DASK poliçeniz varsa ve ayrı bir konut sigortanız yoksa, yıldırım hasarından kaynaklanan kayıplarınız için sigorta güvenceniz bulunmuyor demektir. Bu durumda sorumluluk tespitine odaklanmak ve aşağıda anlatılan yolları takip etmek gerekir. Bununla birlikte geleceğe yönelik bir önlem olarak kapsamlı bir konut sigortası yaptırmanızı kesinlikle tavsiye ederiz; yıldırım hasarı sıkça yaşanan ve maliyeti yüksek bir risktir.
DASK poliçesi yalnızca binanın taşıyıcı yapısını kapsar; içerideki eşyalar zaten DASK güvencesinin hiçbir aşamasında yer almaz. Dolayısıyla elektronik eşya hasarı için DASK'ı arayıp vakit harcamak gereksizdir. Konut sigortanız varsa ona, yoksa aşağıda anlatılan diğer kanallara başvurun.
Elektrik Dağıtım Şirketine Başvuru: Ne Zaman Mümkün?

Hasarın yıldırımın şebekede oluşturduğu aşırı gerilimden kaynaklandığını ispatlayabilirseniz bölgenizdeki elektrik dağıtım şirketine (EDAŞ, BEDAŞ, ÇEDAŞ vb.) başvurma hakkınız doğar. Dağıtım şirketleri, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) mevzuatı çerçevesinde gerilim dalgalanması kaynaklı hasarlarda tüketicilere tazminat ödemekle yükümlüdür. Ancak bu yükümlülük otomatik işlemez; önce hasarın şebeke kaynaklı olduğunu ispat etmeniz gerekir.
İspat için elektrik dağıtım şirketine yazılı başvuru yaparak o gün bölgedeki kesinti ve arıza kayıtlarını talep edebilirsiniz. Şebeke kayıtları, o noktada aşırı gerilim oluştuğunu doğruluyorsa tazminat süreci başlar. Teknik servis raporunda "aşırı gerilim" ya da "yıldırım kökenli gerilim dalgalanması" ibaresinin yer alması bu süreçte kritik bir belge işlevi görür. Şebeke kayıtlarının olumsuz ya da belirsiz çıkması hâlinde bağımsız bir elektrik mühendisine rapor hazırlatmak seçeneğinizi değerlendirin.
Dağıtım şirketine başvuru süreçleri genellikle 30-60 güne uzayabilir ve şirketler zaman zaman olumsuz yanıt verebilir. Ret hâlinde Tüketici Hakem Heyeti'ne ya da EPDK'ya şikâyet başvurusu yapabilirsiniz. Konu mahkemeye taşınacaksa bilirkişi raporu belirleyici olacaktır; bu nedenle hasar anından itibaren tüm teknik belgeleri titizlikle saklamanız büyük önem taşır.
Pratik açıdan değerlendirildiğinde bu yol, konut sigortası yoluyla tazminat almaktan çok daha uzun ve meşakkatli bir süreçtir. Ancak hasarınız büyükse ve şebeke kusuru açıksa takip etmeye değer bir haktır. Aynı apartmanda birden fazla daire etkilenmişse komşularınızla ortak başvuru yapmak sürecin seyrini olumlu etkileyebilir.
Site veya Apartman Yönetiminin Sorumluluğu

Kat Mülkiyeti Kanunu, binanın ortak alanlarının bakımını ve güvenliğini kat malikleri kuruluna ve onun adına hareket eden yöneticiye yükler. Paratoner (yıldırım paydemi) sistemi binanın ortak tesisatının bir parçasıdır. Bina için zorunlu teknik standartlara göre belirli yükseklik ve yapı özelliklerindeki binalarda paratoner bulunması zorunlu olup periyodik bakımı ve toprak direnci ölçümü yapılmak durumundadır.
Binanızda paratoner yoksa ya da mevcutsa ancak bakımsız ve arızalıysa ve yıldırım hasarı bu eksiklikle nedensellik bağı kurulabilecek şekilde oluşmuşsa yönetim kurulunun kusur sorumluluğu gündeme gelir. Bu durumda apartman yönetimine yazılı olarak başvurmanız, kopyasını tutmanız ve gerekirse noter kanalıyla bildirim yapmanız önerilir. Yönetim yanıt vermez ya da reddederse sulh hukuk mahkemesi veya tüketici mahkemesi yolu açıktır.
Uygulamada site yönetiminden tazminat almanın kolay olmadığını belirtmek gerekir. Nedensellik bağını ispat etmek teknik bilgi gerektirir; paratoner eksikliğinin hasara doğrudan yol açtığını bağımsız bir elektrik mühendisi raporuyla ortaya koymanız gerekecektir. Bununla birlikte sigorta şirketiniz hasarı ödedikten sonra sigorta şirketi rücu hakkı çerçevesinde yönetime başvurabilir; bu durumda sizi o süreci ayrıca takip etmek durumunda bırakmaz.
Yönetiminizle yazışırken somut ve sakin bir dil kullanmanız ilişkiyi korurken hakkınızı da korumanıza yardımcı olur. Aşağıda bir örnek başvuru şablonu bulabilirsiniz:
Yıldırım Hasarı Bildirimi ve Talep Dilekçesi — Örnek Şablon
Apartman/Site Yönetimine,
[Tarih] tarihinde bölgemizde yaşanan yıldırım/fırtına olayı nedeniyle [daire no] numaralı bağımsız bölümümde bulunan [cihaz adları] hasar görmüştür. Söz konusu hasarın binanın ortak elektrik tesisatı ve/veya paratoner sistemindeki eksiklikten kaynaklanabileceği değerlendirilmektedir. Konuya ilişkin teknik inceleme yapılmasını ve varsa yönetim sigortası kapsamında tarafımızın zararının karşılanmasını talep ederim. Hasar fotoğrafları ve teknik servis raporunu ekte sunuyorum.
[Ad Soyad] — [Daire No] — [Tarih]
Sigorta Şirketi Ödemeyi Reddederse Ne Yapılır?

Sigorta şirketi hasarınızı reddedebilir ya da tazminat miktarını çok düşük tutabilir. Bu durum hem rahatsız edici hem de beklenmedik bir hissiyat yaratır. Ancak ret ya da eksik ödeme kesinlikle son söz değildir; itiraz ve şikâyet mekanizmaları mevcuttur. İlk adım, sigorta şirketinden ret gerekçesini yazılı olarak talep etmektir; yazılı ret belgesi olmadan itiraz süreci zorlaşır.
Ret gerekçesini öğrendikten sonra şirketin iç itiraz mekanizmasına başvurabilirsiniz. Şirketin iç itirazı da olumsuz sonuçlanırsa Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na (SEDDK) bağlı Sigorta Tahkim Komisyonu devreye girer. Sigorta Tahkim Komisyonu, belirli tutar sınırlarına kadar bağlayıcı karar verme yetkisine sahip, mahkemeden daha hızlı işleyen bir uyuşmazlık çözüm mekanizmasıdır.
Alternatif olarak Tüketici Hakem Heyeti'ne de başvurabilirsiniz; bu yol ücretsizdir ve basit uyuşmazlıklar için oldukça pratiktir. Tutarın yüksek olduğu ve tarafların uzlaşamadığı durumlarda tüketici mahkemesi ya da asliye hukuk mahkemesi yolu açıktır. Mahkeme sürecinde bilirkişi tayin edilmesi hâlinde teknik belgeleriniz belirleyici rol oynayacaktır; bu nedenle hasar anından itibaren hiçbir belgeyi atmayın.
Aynı apartmanda birden fazla komşunuzun aynı olaydan hasar görmüş olması, kolektif başvuru yapma imkânı yaratır. Ortak başvurular hem sigorta şirketini hem de dağıtım şirketini daha hızlı harekete geçirebilir. Komşularınızla koordineli bir şekilde hareket etmek, bağımsız başvurulara kıyasla daha etkili sonuç verebilir.
Yıldırım Hasarını Belgelemenin Doğru Yolu

Hasar belgeleme, tüm sürecin en kritik adımıdır. Yanlış ya da eksik belgeleme, haklı olduğunuz bir davada bile tazminat almanızı zorlaştırabilir. Hasar fark edilir edilmez, cihazlara dokunmadan önce her açıdan fotoğraf çekin. Yalnızca kırık ekranı değil, yanmış prizdeki iz, sigorta kutusundaki yanık ve bilgisayar arka panelindeki deformasyonu da kayıt altına alın.
Teknik servis raporu, süreçteki en güçlü belgelerden biridir. Yetkili servise gittiğinizde tamirciye "yıldırım veya aşırı gerilim hasarı olduğunu düşünüyorum, raporda bu tespiti belirtmenizi rica ediyorum" deyin. İyi bir teknik servis raporu "devre kartı aşırı gerilim nedeniyle yanmış" gibi spesifik ifadeler içerir; "arıza tespit edildi" gibi muğlak ifadeler sigorta sürecinde yeterli olmayabilir.
O günün meteoroloji verisi de belge niteliği taşır. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü (MGM) verilerinden ya da AKOM açıklamalarından o gün bölgenizde yıldırım düştüğüne dair bir kayıt edinebilirsiniz. Bu veriyi dijital olarak kaydedin; bazı sigorta şirketleri bunu talep eder.
Tüm belgeleri tarih sıralamasıyla bir klasörde toplayın: olayın fotoğrafları, teknik servis raporu, meteoroloji verisi, sigorta ihbar kaydının teyit numarası ve varsa elektrik dağıtım şirketine başvuru yazışmaları. Bu klasör ileride tahkim ya da mahkeme sürecine gidilmesi hâlinde sizin en güçlü silahınız olacaktır.
Kiracıysanız Durum Nasıl Değişir?

Kiracıysanız durum daha katmanlı bir hal alır. Konut sigortası kural olarak mülk sahibi tarafından yaptırılır; ancak mülk sahibinin poliçesi eşyalarınızı —kiracıya ait mobilya, elektronik cihaz gibi taşınabilir eşyaları— kapsamaz. Bu boşluğu doldurmak için "kiracı sigortası" ya da daha kapsamlı bir eşya sigortası yaptırmanız önerilir. Eğer böyle bir poliçeniz yoksa yıldırım nedeniyle yanan eşyalarınız için sigorta güvenceniz bulunmuyor demektir.
Bununla birlikte hasar bina tesisatındaki veya paratonerdeki bir eksiklikten kaynaklandıysa kiracı olarak siz de mülk sahibine ya da site yönetimine başvurabilirsiniz. Kiracının bu talep hakkı doğrudan Türk Borçlar Kanunu'ndan doğar; kiralanan mülkün güvenli ve kullanılabilir halde tutulması mal sahibinin yükümlülüğüdür. Mal sahibi bu yükümlülüğü yerine getirmediyse ve hasar bu eksiklikle ilişkilendirilebiliyorsa sorumluluk mal sahibine yönelir.
Kiracı olarak yapmanız gereken: önce hasarı fotoğraflayın, ardından mal sahibini yazılı olarak bilgilendirin ve bina sigortasının kapsamını öğrenmesini isteyin. Aynı anda elektrik dağıtım şirketine de şikâyet açabilirsiniz. Süreç hukuki boyut kazanırsa kiracı haklarınızı koruyan tüketici mahkemesi ya da sulh hukuk mahkemesi yolu kullanılabilir.
İleriye yönelik pratik önerimiz: kiracı sigortası, düşük primli olmasına rağmen eşya hasarı ve hırsızlık gibi riskleri kapsar. Yıldırım hasarı bu sigortaların çoğunda güvence altındadır. Aylık küçük bir prim ödemesiyle büyük bir mali riskten korunmuş olursunuz.
Site Yönetimi Platformunu Kullanan Apartmanlarda Süreç Nasıl İşler?

Eğer apartmanınız veya siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa, yıldırım hasarı gibi ortak alan kaynaklı bir sorunu yönetime iletmek çok daha kolay ve izlenebilir bir hale gelir. Platform üzerinden bir talep veya şikâyet oluştururken sistem otomatik olarak tarih damgası atar; bu kayıt, ileride "yönetime bildirdim" demeniz gerektiğinde elle tutulur bir kanıt işlevi görür.
Yönetimin talebi ne zaman gördüğü, ne zaman yanıt verdiği ve hangi önlemi aldığı platform üzerinden takip edilebilir. Bu şeffaf kayıt sistemi özellikle "bize bildirmediniz, bilmiyorduk" gibi savunmaları ortadan kaldırdığı için hak arama süreçlerinde sakin üyelerin elini güçlendiren bir özelliktir. Hasar ya da teknik arıza taleplerinizi sözlü iletmek yerine platform kaydı oluşturmanız, yazışmaların e-posta geçmişiyle kanıtlanmasından çok daha düzenli ve güvenilir bir yol sunar.
Aidat ve ortak gider ödemelerinin şeffaf tutulması da dolaylı bir fayda sağlar. Paratoner bakım masraflarının aidat bütçesine dahil edilip edilmediğini ya da bu masraf için ayrı bir karar alınıp alınmadığını platform üzerinden görmek mümkündür. Yönetim toplantı kararlarının dijital ortamda saklanması, ilerideki ihtilafların önüne geçer. Binanızda böyle bir sistem kullanılıyorsa hakkınızı aramak için en etkili kanalı aktif olarak kullanmanızı tavsiye ederiz.
Platformun sunduğu iletişim geçmişi, bir uyuşmazlık çıkması durumunda hem sizin hem de yönetimin elinde somut belgeler olduğu anlamına gelir. Türkiye'de apartman uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü "kim ne zaman söyledi" sorununa takılır; dijital kayıt bu sorunu kökten çözer ve tüm tarafları korur.
Sık Yapılan Hatalar ve Önlenebilir Kayıplar

Yıldırım hasarı sonrasında yapılan en yaygın ve maliyetli hata, yanan cihazları anında çöpe atmaktır. Sigorta eksperi ve bilirkişi incelemeleri için fiziksel delil şarttır; hasarlı cihaz olmadan "yandı" iddiasını ispat etmek son derece güçleşir. Kesinlikle gerekmedikçe cihazlara dokunmayın ve eksper incelemesinden önce hiçbirini elden çıkarmayın.
İkinci yaygın hata, sigorta şirketini geç aramaktır. "Önce bir baksın, belki düzelebilir" düşüncesiyle bekleme, poliçe koşullarındaki bildirim sürelerini aşmanıza yol açabilir ve şirket bu gerekçeyle tazminatı reddedebilir. Hasar fark edilir edilmez —cihazı ya da elektrikçiyi aramadan önce— sigorta şirketini arayın.
Üçüncü hata, tüm beklentileri yalnızca bir kanala yığmaktır. Sigorta, dağıtım şirketi ve site yönetimi birbirini dışlamayan kanallardır; teorik olarak hepsine paralel ya da sıralı başvuru yapılabilir. Bununla birlikte uygulamada sigorta şirketi en hızlı ve en güvenilir yoldur; diğer yolları zamanlama açısından doğru planlayarak takip edin.
- Yanan cihazları belgeleme yapmadan atmayın; eksper görmeden cihaza teknik müdahalede bulunmayın.
- Sigorta ihbarını mümkün olan en kısa sürede yapın; poliçe bildirim sürelerini kontrol edin.
- Teknik servisten "aşırı gerilim" tespitini açıkça içeren rapor alın; muğlak ifadeler kabul etmeyin.
Dördüncü hata, komşularla koordinasyonu ihmal etmektir. Aynı binada birden fazla kişi etkilendiyse ortak başvuru çok daha güçlü bir pozisyon sunar. Hem sigorta şirketine (her birinin kendi poliçesiyle) hem de elektrik dağıtım şirketine ortak dilekçeyle başvurmak, taleplerini görmezden gelmeyi zorlaştırır.
Sık Sorulan Sorular
Yıldırım hasarı konut sigortasından tazminat alabilir miyim?
Evet, konut sigortanızın poliçesinde "yıldırım" veya "doğal afet" güvencesi bulunuyorsa yıldırım nedeniyle yanan elektronik eşyalar tazminat kapsamına girer. Hasarı sigorta şirketinize mümkün olan en kısa sürede bildirmeniz ve teknik servis raporu ile fotoğraf gibi belgeleri hazırlamanız gerekir. Poliçenizde bu güvencenin olup olmadığını kontrol etmek için poliçe belgenizin "teminatlar" bölümüne bakın.
DASK sigortası yıldırım hasarını karşılar mı?
Hayır, DASK (Zorunlu Deprem Sigortası) yalnızca deprem hasarını kapsar. Yıldırım, sel, yangın ve diğer doğal afetler DASK güvencesinin dışında kalır. Yıldırım hasarı için ayrı bir konut sigortası veya eşya sigortası poliçesine ihtiyacınız vardır. DASK'ın zorunlu olması konut sigortasının gereksiz olduğu anlamına gelmez; iki sigorta farklı riskleri karşılar.
Kiracı olarak yıldırım nedeniyle yanan eşyalarımı kimden talep edebilirim?
Kiracı olarak eşya sigortanız varsa öncelikle sigorta şirketinize başvurun; kiracı eşyaları genellikle mal sahibinin konut sigortası kapsamı dışındadır. Hasar bina tesisatındaki bir eksiklikten kaynaklandıysa mal sahibine veya site yönetimine yazılı başvuru yapabilirsiniz. Elektrik dağıtım şirketinin şebeke arızasından kaynaklandığını ispatlarsanız dağıtım şirketine de başvurma hakkınız doğar. Uyuşmazlık hâlinde tüketici mahkemesi ya da sulh hukuk mahkemesi yolunu kullanabilirsiniz.
Apartmanda paratoner olmaması yönetimi sorumlu kılar mı?
Belirli yükseklik ve özelliklerdeki binalar için paratoner bulundurma zorunluluğu teknik standartlarda yer alır. Eğer binanızda paratoner yoksa ya da bakımsız ve arızalıysa ve hasar bu eksiklikle nedensellik bağı kurulabilecek biçimde oluşmuşsa site yönetiminin kusur sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu iddiayı ispat etmek için bağımsız bir elektrik mühendisinin teknik raporuna ve hasarın tesisat kaynaklı olduğunu gösteren belgelere ihtiyaç duyulur.
Elektrik dağıtım şirketine nasıl başvurabilirim?
Bölgenizdeki elektrik dağıtım şirketinin (EDAŞ, BEDAŞ, ÇEDAŞ vb.) çağrı merkezini arayarak ya da yazılı dilekçeyle başvurabilirsiniz. Başvurunuzda olayın tarihi ve saatini, hasar gören cihazları, teknik servis raporunu ve mümkünse meteoroloji verilerini belirtin. Şirket, o günkü şebeke kayıtlarını inceleyerek aşırı gerilim olup olmadığını değerlendirir. Ret hâlinde Tüketici Hakem Heyeti veya EPDK'ya şikâyet başvurusu yapabilirsiniz.
Sigorta şirketi hasarı reddederse ne yapabilirim?
Ret kararına karşı sigorta şirketinin iç itiraz mekanizmasına başvurun ve ret gerekçesini yazılı olarak talep edin. İç itiraz olumsuz sonuçlanırsa SEDDK bünyesindeki Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurabilirsiniz; bu kurum belirli tutara kadar bağlayıcı karar verir ve mahkemeden daha hızlı işler. Ayrıca Tüketici Hakem Heyeti veya tüketici mahkemesi yolunu da tercih edebilirsiniz. Belgeleriniz ne kadar güçlüyse itiraz süreciniz o kadar etkili olur.