Site Yönetimi

Apartman Ortak Alan Dezenfeksiyonu Hangi Durumlarda Zorunlu?

Apartman ortak alanlarında dezenfeksiyon; salgın hastalık, parazit vakası veya ciddi hijyen ihlali durumlarında yasal bir zorunluluk hâline gelir. Sakin olarak bu hakkı nasıl talep edeceğinizi, yönetimin ne kadar sürede harekete geçmesi gerektiğini ve süreci nasıl takip edeceğinizi adım adım anlattık.

Apartman Ortak Alan Dezenfeksiyonu Hangi Durumlarda Zorunlu?

Apartman ortak alanlarının dezenfeksiyonu; salgın hastalık, parazit ya da kemirgen tespiti, ciddi bir koku/kirlilik şikayeti veya yetkili makamların yazılı talebi gibi durumlarda yönetim tarafından yerine getirilmesi zorunlu bir görevdir. Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında ortak alanları yaşanabilir ve sağlıklı tutmak yöneticinin/yönetim kurulunun asli sorumluluğu sayılır; bu yükümlülüğü yerine getirmeyen yönetim, kat maliklerince hesap sorulabilir. Sakin olarak sizi rahatsız eden bir durum varsa yazılı şikayetinizle süreci başlatabilir, makul sürede sonuç alamamanızı belgelendirerek yönetim kurulunu ya da gerekirse sulh hukuk mahkemesini devreye sokabilirsiniz.

Dezenfeksiyon Ne Anlama Gelir, Temizlikten Farkı Nedir?

Temizlik malzemeleri ile dezenfeksiyon ekipmanlarının karşılaştırmalı gösterimi

Gündelik konuşmada "temizlik" ve "dezenfeksiyon" çoğu zaman birbirinin yerine kullanılır; oysa ikisi arasında önemli bir fark bulunur. Rutin temizlik; toz alma, süpürme, paspas ve yüzey silme gibi görsel kirliliği gideren işlemleri kapsar. Dezenfeksiyon ise bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi mikroorganizmaları belirli bir oranda etkisiz kılmak amacıyla özel kimyasal veya biyolojik ajanların uygulanmasıdır. İki süreç birbirini tamamlar; dezenfeksiyon öncesinde yüzeyin temizlenmiş olması etkinliği artırır.

Ortak alanlarda dezenfeksiyon ihtiyacı, çoğu zaman sıradan temizliğin yeterli olmadığı anlarda ortaya çıkar. Asansör kabini, merdiven korkulukları, giriş kapı kolları ve posta kutuları gibi yüksek temas noktaları; herkese açık olduğu için mikroorganizma birikimi açısından riskli bölgelerdir. Özellikle kapalı ve az havalandırılan alanlarda — bodrum kat, çamaşır odası, otopark girişi — bu risk daha da artar.

Sakin olarak "temizlik mi, dezenfeksiyon mu gerekiyor?" sorusunu yanıtlamak için şu basit ölçütü kullanabilirsiniz: Rutin temizlik sonrasında sorun yeniden ortaya çıkıyorsa, uzman değerlendirmesi gerektiren bir kirlilik/organizma varlığı söz konusuysa ya da sağlık kuruluşu veya belediye tarafından yazılı bildirim yapıldıysa, dezenfeksiyon artık kaçınılmazdır. Yönetimi bu konuda bilgilendirmek ve talebinizi yazılı olarak iletmek, sürecin takibi açısından kritik öneme sahiptir.

Dezenfeksiyon işleminin kapsamını ve yöntemini belirlemek profesyonel değerlendirme gerektirir. Uygulanan maddenin konsantrasyonu, bekleme süresi ve havalandırma protokolü; yanlış uygulandığında sakinlere zarar verebilir. Bu nedenle yönetimin yetkili, belgeli firmalarla çalışması ve işlem sonrasında güvenlik veri formu (SDS) talep etmesi sakinlerin yararınadır.

Hangi Durumlar Dezenfeksiyonu Fiilen Zorunlu Kılar?

Apartman ortak alanında dezenfeksiyonu zorunlu kılan tehlike göstergeleri

Dezenfeksiyonun "isteğe bağlı konfor tedbiri" olmaktan çıkıp zorunlu bir yükümlülüğe dönüştüğü durumlar bellidir. Bunların başında kayıt altına alınmış salgın ya da bulaşıcı hastalık vakası gelir. Aynı binada birden fazla dairede eş zamanlı gastroenterit, solunum yolu enfeksiyonu veya benzeri bulaşıcı belirtiler raporlanıyorsa, yerel sağlık müdürlüğü müdahale talep edebilir; bu talep yönetime yazılı olarak iletildiğinde artık hukuki bir yükümlülük doğar.

İkinci büyük tetikleyici parazit ve zararlı tespitleridir. Hamamböceği, fare, kene veya tahtakurusu gibi zararlıların ortak alanda görülmesi ya da daireye geçtiğinin anlaşılması, yönetimin ivedilikle ilaçlama ve dezenfeksiyon yaptırması için yeterli gerekçedir. Bu durumlarda sakin, zararlıyı fotoğraflayarak veya video kaydederek belgelemeli ve yöneticiye yazılı bildirimde bulunmalıdır.

Üçüncü önemli durum; kanalizasyon taşması, su baskını veya atık su sızıntısıdır. Bodrum kat, asansör kuyusu ya da merdiven boşluğuna kanalizasyon karışması hâlinde ortam ciddi biyolojik kirlilik barındırır. Bu tür vakalarda hem temizlik hem de profesyonel dezenfeksiyon zorunludur; gecikme, mikrobiyolojik riskin tüm binaya yayılma olasılığını artırır. Benzer biçimde, uzun süreli nem ve küf sorunu da profesyonel mantar dezenfeksiyonu gerektirir.

Son olarak, belediye veya sağlık müdürlüğünce yapılan resmi denetimde "dezenfeksiyon zorunluluğu" yazılan bir tutanağın varlığı, yönetimin harekete geçmesini hukuki anlamda zorunlu kılar. Yönetim bu tutanağı görmezden gelirse kat malikleri kurulu toplantısında azil gündeme getirilebilir ya da mahkemeden tedbir kararı istenebilir.

Sakin Olarak Şikayetinizi Nasıl İletmeli, Süreci Nasıl Başlatmalısınız?

Apartman sakininin yönetime dezenfeksiyon şikayeti iletme süreci

Ortak alanda bir dezenfeksiyon ihtiyacı fark ettiğinizde ilk adım sözlü değil yazılı iletişimdir. Sözlü şikayetler kolayca unutulur, inkâr edilir ve tarih damgası taşımaz. Yazılı şikayetiniz ise hem sizin hem yönetimin hukuki kaydını oluşturur. E-posta, SMS veya apartman WhatsApp grubu üzerinden bile olsa mesajınızı ileterek karşı tarafın okuduğunu ve tarihini belgeleyebilirsiniz; ancak noter kanalı ya da iadeli taahhütlü mektup çok daha güçlü delil niteliği taşır.

Şikayetinizde şunları belirtmeniz süreci hızlandırır: Sorunun ne olduğu (zararlı, koku, kanalizasyon vb.), fark edildiği tarih ve saat, hangi ortak alanı etkilediği, varsa fotoğraf/video ek olduğu bilgisi ve makul beklenti süreniz (örneğin "7 gün içinde bilgilendirme bekliyorum"). Belirsiz bir şikayet yönetimi belirsiz bir yanıta iter; net bir şikayet net bir sorumluluk tanımlar.

Yöneticinin belirlenen sürede yanıt vermemesi ya da işlemi başlatmaması durumunda bir sonraki adım kat malikleri kuruluna yazılı başvurudur. Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında kat malikleri, yöneticiden bilgi talep etme ve gerektiğinde hesap sorma hakkına sahiptir. Kurulun toplanamadığı ya da çoğunluk sağlanamadığı durumlarda sulh hukuk mahkemesine başvurarak yönetimin borcunu yerine getirmesi için karar istenebilir. Bu yol uzun görünse de belgelenmiş yazılı başvuruların varlığı süreci önemli ölçüde kısaltır.

Örnek yazılı şikayet metni:
"Sayın Yönetici / Yönetim Kurulu, [tarih] itibarıyla apartmanımızın [ortak alan belirt] bölümünde [sorun: zararlı/koku/sızıntı vb.] tespit edilmiştir. Ek fotoğraflar dilekçeye eklenmiştir. Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki yükümlülükleriniz çerçevesinde söz konusu alanda dezenfeksiyon uygulamasının [makul süre, örn. 10 iş günü] içinde gerçekleştirilmesini, aksi hâlde gerekli hukuki yollara başvuracağımı saygıyla bildiririm. Ad Soyad, Daire No, Tarih"

Yöneticinin Hukuki Yükümlülükleri: Kat Mülkiyeti Kanunu Ne Diyor?

Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında apartman yöneticisinin hukuki yükümlülükleri

Kat Mülkiyeti Kanunu, apartman yöneticisine ortak alanların bakımı, korunması ve yaşanabilir düzeyde tutulması konusunda kapsamlı görevler yükler. Bu görevlerin içinde temizlik ve hijyen doğrudan yer alır; yasa açıkça yöneticinin "ortak yerlerin bakımını yaptırmak"la yükümlü olduğunu belirtir. Dezenfeksiyon bu yükümlülüğün bir parçasıdır; yönetici, ihtiyaç doğduğu hâlde harekete geçmezse kanuni sorumluluğu doğar.

Yöneticinin göreve seçilmesiyle birlikte kat maliklerinden aldığı vekâlet; rutin temizlik, acil onarım ve sağlığa yönelik tehditlere karşı gerekli tedbirleri almayı kapsar. Salgın, zararlı tespiti veya yetkili makam bildirimi gibi acil durumlarda yöneticinin kat malikleri kurulunu toplamayı beklemeksizin harekete geçme yetkisi ve zorunluluğu vardır; olağanüstü giderler sonradan kurula sunulur ve aidat hesabına yansıtılabilir.

Yöneticinin bu yükümlülüğü yerine getirmemesi, maliklere hem yöneticiyi azletme hem de yönetici aleyhine tazminat davası açma hakkı tanır. Daha pratik bir yol olarak, kat malikleri kurulu toplanarak yöneticiye bu yönde karar alınmasını ve masrafın ortak gider hesabından karşılanmasını talep edebilir. Karar alınıp uygulanmadığı hâlde ise sulh hukuk mahkemesi devreye girer.

Kiracı olarak sizin durumunuz biraz farklıdır: Kiracı kat maliki değildir; ancak Borçlar Kanunu kapsamında kiralanan taşınmazın sağlıklı kullanımını talep etme hakkına sahiptir. Ortak alandaki sağlık sorunu kiralık dairenizi de olumsuz etkiliyorsa, önce yöneticiye yazılı şikayetinizi iletin; yanıt gelmezse malik olan ev sahibinizi sürece dahil edin. Ev sahibi de kat maliki sıfatıyla yöneticiye bu talebi iletmekle yükümlüdür.

Belediye ve Sağlık Müdürlüğünün Rolü: Resmi Makamları Ne Zaman Devreye Sokmalısınız?

Belediye ve sağlık müdürlüğünün apartman dezenfeksiyon denetimindeki rolü

Yönetim harekete geçmediğinde ya da sorunun boyutu tek bir apartmanı aştığında resmi mercilere başvurma zamanı gelmiş demektir. İlçe belediyesinin zabıta müdürlüğü; halk sağlığını tehdit eden zararlı, atık veya hijyen ihlali bildirimlerini alarak denetim başlatabilir. Belediye ekipleri gerektiğinde bizzat ilaçlama yapabilir ve masrafı yönetimden tahsil edebilir.

İl sağlık müdürlüğüne başvuru ise özellikle bulaşıcı hastalık şüphesi, salgın riski veya uzun süreli çözümsüz kalan sağlık tehditleri için etkilidir. Sağlık müdürlüğü denetçi gönderebilir, tespit tutanağı tutabilir ve gerektiğinde yönetime yasal süre tanıyan yazılı bildirim yapabilir. Bu bildirim, sakin olarak elinizi önemli ölçüde güçlendirir.

Resmi makama başvurmadan önce elinizdeki belgeleri bir araya getirmeniz başvurunuzu daha güçlü kılar: Yöneticiye ilettiğiniz yazılı şikayet ve tarih, yönetimin yanıtı ya da yanıtsızlığı, fotoğraf/video belgeler, varsa aynı sorunu yaşayan diğer sakinlerin dilekçeleri. Dilekçeniz ne kadar somut ve belgelenmiş olursa denetim süreci o kadar hızlı ilerler.

Resmi başvuruyu gereksiz yere ertelemek durumu kronikleştirebilir. Zararlı varsa çoğalma riski, salgın şüphesi varsa yayılma riski zaman geçtikçe artar. Yönetime makul bir süre tanıdınız, yanıt gelmediyse resmi mercilere gitmeyi "aşırı tepki" olarak görmemek gerekir — bu bir hak ve gerektiğinde zorunluluktur.

Dezenfeksiyonun Giderleri Nasıl Karşılanır? Kim Öder?

Apartman dezenfeksiyon giderlerinin kim tarafından ödeneceği

Ortak alanların dezenfeksiyon masrafı, esas olarak ortak gider niteliği taşır ve tüm kat maliklerine arsa payları oranında yansıtılır. Bu durum; düzenli periyodik dezenfeksiyon için de, acil durum dezenfeksiyonu için de geçerlidir. Yönetici söz konusu gideri yönetim planında belirtilen usule göre harcama yapar; olağanüstü nitelikteyse kurula bildirir.

Kiracı olarak doğrudan aidat ödemiyorsanız bu masrafın sizinle ilişkisi "haklarınızı etkilemez" anlamına gelmez. Ev sahibi, ortak gideri ödemekle yükümlüdür ve bu yükümlülüğü yerine getirmemesi durumunda yönetim icra yoluna gidebilir. Siz kiracı olarak temizlik/dezenfeksiyon talebini hem yöneticiye hem ev sahibinize iletebilirsiniz.

Dezenfeksiyonun zorunlu hâle gelmesinde belirli bir sakinin kusuru varsa — örneğin kirlilik veya zararlıya neden olma durumu — bu sakinin orantılı payı ya da tamamı üstlenmesi gündeme gelebilir. Ancak bu durum tartışmalı olabilir ve çoğunlukla yargıya taşınır. Pratik açıdan, herhangi bir sakinle sorun yaşamadan önce masrafı ortak gider olarak karşılayıp gerekirse sonradan rücu hakkı aramanız daha akılcıdır.

Dezenfeksiyonun Periyodik Yapılması Gerekir mi?

Apartman ortak alan dezenfeksiyonunun periyodik planlanması

Periyodik dezenfeksiyon; her apartman için tek tip bir zorunluluk değildir; ancak yönetim planı veya kat malikleri kurulu kararı ile belirlenmiş bir temizlik takvimi varsa bu karara uymak yöneticinin görevidir. Büyük rezidans ve site yönetimlerinde yıllık ya da mevsimlik ilaçlama, boru/kanal dezenfeksiyonu ve ortak alanların sistematik hijyen denetimleri, yönetim sözleşmesine madde olarak girer.

Küçük ölçekli apartmanlarda periyodik dezenfeksiyon çoğunlukla ihtiyaç duyulduğunda yapılır. Ancak sakin olarak kat malikleri kurulundan "yılda en az bir kez ortak alan dezenfeksiyonu yaptırılsın" şeklinde bir karar alınmasını talep edebilirsiniz. Bu karar alındıktan sonra yöneticinin bunu uygulaması zorunlu hâle gelir; uygulanmadığı takdirde hesap sorabilirsiniz.

Özellikle sonbahar-kış döneminde solunum yolu enfeksiyonlarının arttığı, ilkbaharda ise zararlı üremesinin hızlandığı göz önüne alındığında yılda iki dönem dezenfeksiyon makul bir standart olarak değerlendirilebilir. Asansör, merdiven, giriş holü ve çöp odası gibi yüksek temas ve kirlilik riski taşıyan alanlar bu takvimde önceliklendirilmelidir.

Bazı belediyelerin ilaçlama ve dezenfeksiyona yönelik sübvansiyonlar ya da ücretsiz hizmetler sunduğunu da hatırlatmak gerekir. Özellikle zararlı mücadelesi alanında yerel sağlık birimi ya da zabıta müdürlüğüyle görüşmek, masrafı azaltabilecek seçenekler sunabilir.

Site Yönetimi Platformu: Sakin Olarak Süreci Nasıl Takip Edebilirsiniz?

Şikayet iletmek, takip etmek ve yönetimin yanıtını belgelemek, kâğıt dilekçe ya da grup mesajına kıyasla çok daha güvenilir ve hızlı bir şekilde dijital platformlar aracılığıyla yapılabilir. Apartmanınız ya da siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa dezenfeksiyon talebinizi doğrudan sistem üzerinden iletebilirsiniz. Talebiniz sistem üzerinde tarih ve saat damgasıyla kayıt altına alınır; ileride "ben bildirmedim" ya da "haberdar olmadım" tartışmasının önüne geçilir.

Platform üzerinden iletilen şikayet ve talepler yöneticiye anlık bildirim olarak düşer; yöneticinin yanıtı da kayıt altında tutulur. Bu şeffaflık hem sakini hem yöneticiyi korur: Sakin isteğinin karşılanıp karşılanmadığını görebilir, yönetici ise aldığı önlemleri ve zamanlamasını belgeleyebilir. Dezenfeksiyon işlemi tamamlandığında yönetici sisteme işlem tarihini, kullanılan firmayı ve varsa belgeleri ekleyebilir; bu bilgiye tüm kat malikleri erişebilir.

Aidat ve borç durumu da platform üzerinde şeffaf biçimde izlenebilir. Dezenfeksiyon masrafı ortak gider olarak kesildiğinde sakin kendi ekstresinde bunu görebilir; yönetim kurulu ise her maliklere ayrı ayrı bildirmek yerine sisteme girilen harcama kaydını paylaşır. Bu yapı hem itirazları azaltır hem de güveni artırır.

Sakinlerin en sık dile getirdiği sorunlardan biri; şikayetin "havaya karışması"dır. Kimi yöneticiler yoğunluktan, kimi organizasyon eksikliğinden, kimi de kasıtlı olarak bildirimleri yanıtsız bırakır. Dijital kayıt bu boşluğu kapatır: Şikayetiniz açık kalırken takip notları ekleyebilir, güncel durumu görebilir ve gerekirse kat malikleri toplantısında somut veriyle gündeme taşıyabilirsiniz. Daha fazla bilgi için SiteYönetimi.org adresine göz atabilirsiniz.

Sakinlerin Sıkça Yaptığı Hatalar

En yaygın hata, sorunu sözlü olarak bildirip süreci takip etmemektir. Apartman koridorunda ya da asansörde yöneticiye "bir bak şu bodrum kata" demek bir şikayet başlatmaz; tarih damgası taşımaz, inkâr edilebilir ve takibi imkânsızdır. Sözlü bildirimi mutlaka yazılı bir kayıtla destekleyin.

İkinci yaygın hata, yeterli süre tanımadan acele çözüm beklemektir. Dezenfeksiyon bir servis sağlayıcı bulunmasını, randevu alınmasını ve tüm sakinlerin bilgilendirilmesini gerektiren bir süreçtir. Şikayetin ertesi günü "neden yapılmadı?" demek yerine makul bir süre (5-10 iş günü gibi) verin; süre geçince takip edin.

  • Fotoğraf ve video belgesi almadan şikayet etmek — görsel kanıt olmadan itiraz yollarında zorlanabilirsiniz.
  • Yalnızca diğer sakinlerle sosyal medyada konuşmak — grup tartışması hukuki delil sayılmaz; resmi yazılı bildirimi atlamayın.
  • Belediyeye başvurmayı son çare saymak — yönetim yanıt vermiyorsa ilçe zabıtası veya sağlık müdürlüğü desteği almanız bir hakkınızdır, kişisel bir çatışma değildir.

Üçüncü ve belki en önemli hata; sorunu küçümseyerek ertelemektir. Özellikle zararlı tespitlerinde "belki gider" beklentisi, üreme döngüsü tamamlandığında çok daha büyük ve maliyetli bir soruna dönüşebilir. Erken bildirimi kaçırmak, hem sağlık riskini hem çözüm süresini hem de masrafı artırır. Ortak alandaki güvenlik konularına ilişkin daha fazla bilgi için apartman ortak alan sigortası hakkındaki yazımıza da göz atabilirsiniz.

Bir diğer sık karşılaşılan durum; kiracıların "ben malik değilim, beni ilgilendirmez" diye sürece hiç dahil olmamasıdır. Oysa kiracı, Borçlar Kanunu çerçevesinde kiraladığı mülkün sağlıklı ve kullanılabilir olmasını talep etme hakkına sahiptir. Ortak alanlardaki sağlık riski dairenizi etkiliyorsa hem yöneticiye hem ev sahibinize yazılı başvuruda bulunabilir, yanıt alamamanızı belgeleyerek kiralama sözleşmesindeki seçeneklerinizi değerlendirebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Yönetici dezenfeksiyon talebimi reddederse ne yapabilirim?

Yöneticinin yazılı talebinizi reddetmesi veya yanıtsız bırakması hâlinde kat malikleri kuruluna yazılı başvuruda bulunabilirsiniz. Kurulun toplanamaması ya da kararın uygulanmaması durumunda ilçe sulh hukuk mahkemesine başvurarak yöneticinin kanuni yükümlülüğünü yerine getirmesi için tedbir kararı talep edebilirsiniz. Aynı zamanda ilçe belediyesi zabıtasına ya da il sağlık müdürlüğüne şikâyette bulunarak resmi denetim başlatılmasını sağlayabilirsiniz. Tüm bu süreçlerde elinizdeki yazılı belgeler, fotoğraflar ve yanıtsız kalan e-postalar en güçlü kanıtlarınızdır.

Kiracı olarak dezenfeksiyon talep etme hakkım var mı?

Evet. Borçlar Kanunu kapsamında kira sözleşmesi, kiracıya mülkün sağlıklı ve kullanılabilir şekilde teslim edilmesini ve bu durumun kira süresi boyunca korunmasını güvence altına alır. Ortak alandaki hijyen sorunu kiraladığınız daireyi olumsuz etkiliyorsa hem yöneticiye hem ev sahibinize yazılı şikâyette bulunabilirsiniz. Ev sahibi, kat maliki sıfatıyla yöneticiye müdahale etme yetkisine sahiptir. Makul sürede çözüm bulunamazsa belediye zabıtası ya da sağlık müdürlüğüne başvurabilirsiniz.

Dezenfeksiyon masrafı aidata yansıtılabilir mi?

Evet. Ortak alanların dezenfeksiyonu, bakım ve onarım kapsamında değerlendirilen ortak giderlerden biridir. Bu masraf, Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde tüm kat maliklerine arsa payları oranında yansıtılır. Olağanüstü nitelikteki büyük masraflar için yöneticinin kat malikleri kurulunu bilgilendirmesi beklenir; ancak acil sağlık tehdidi söz konusuysa yönetici kurulu beklemeksizin harekete geçip masrafı sonradan sunar.

Belediyeyi ne zaman aramam gerekir?

Yöneticiye yazılı şikâyetinizi iletip makul bir süre (genellikle 7-10 iş günü) beklemenize rağmen somut bir adım atılmadıysa, sorunun boyutu tek bir binayı aşıyorsa ya da bulaşıcı hastalık veya ciddi zararlı riski söz konusuysa belediye zabıtasına ya da il sağlık müdürlüğüne başvurma zamanı gelmiştir. Bu başvuruyu "aşırı tepki" olarak algılamamanızı öneririz; halk sağlığını tehdit eden durumlar tam olarak bu mercilerin yetki alanındadır.

Dezenfeksiyon yapılacağında sakinlere önceden haber verilmeli mi?

Evet, bu hem pratik hem de hukuki açıdan önemlidir. Kullanılan ilaçlama maddeleri bazı bireylerde alerjik reaksiyon yaratabilir; evcil hayvanlar ve çocuklar hassas gruplar arasında yer alır. İşlemden önce sakinlerin bilgilendirilmesi, alanda ne kadar süre bulunmamaları gerektiğini bilmelerine ve gerekirse önlem almalarına imkân tanır. Yönetici bu bildirimi yazılı olarak (duyuru panosu, grup mesajı, platform bildirimi vb.) yapmalıdır. Haber verilmeden yapılan ilaçlama şikâyet konusu olabilir.

Ticari binalarda dezenfeksiyon zorunluluğu apartmandan farklı mıdır?

Evet, ticari binalarda iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı ek yükümlülükler getirir. Çalışanların bulunduğu ortamlarda periyodik dezenfeksiyon ve belgelendirme, işverenin yasal sorumluluğu kapsamına girer. AVM gibi çok kullanımlı ticari alanlarda hem Kat Mülkiyeti Kanunu hem sağlık mevzuatı hem de iş yeri güvenliği kuralları bir arada uygulanır. Ticari binaların ortak alanlarından elde edilen gelirler ve yönetim sorumlulukları konusunda daha fazla bilgi için ticari bina ortak alan yönetimi yazımıza başvurabilirsiniz.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön