Türkiye'de konutlarda uygulanabilecek gürültü sınırı, Çevre Kanunu'na dayanılarak çıkarılan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği ile belirlenmektedir. Bu düzenlemeye göre konut alanlarında gündüz (07:00–19:00) 55 desibel, akşam (19:00–23:00) 50 desibel ve gece (23:00–07:00) ise 45 desibel sınırı öngörülmektedir. Bunun yanı sıra Kat Mülkiyeti Kanunu da apartman sakinlerine komşularını rahatsız etmeme yükümlülüğü yükler. Yani hem çevre mevzuatı hem de kat mülkiyeti hukuku size yasal zemin sağlar; doğru adımları atmak için hepsini birlikte kullanmak gerekir.
Desibel Nedir, 45 dB Pratikte Ne Anlama Gelir?

Desibel (dB), sesin şiddetini logaritmik bir ölçekte ifade eden birimdir. Logaritmik ölçek olması, "10 dB artış" dediğinizde sesin iki katı değil, yaklaşık iki ila üç kat daha güçlü algılandığı anlamına gelir. Bu nedenle küçük desibel farkları kulağa çok büyük gibi hissettirilebilir ve mevzuattaki her bir kademe gerçekte ciddi bir ses yoğunluğu farkına karşılık gelir.
Günlük yaşamdan örneklerle açıklamak gerekirse: Normal konuşma sesi yaklaşık 60 desibel civarındadır. Fısıltı ise 30 desibele kadar iner. Gece için belirlenen 45 desibel sınırı, yüksek sesli fısıltı ile normal konuşma arasında bir düzeye denk gelir. Bunu aşan bir müzik sesi, ayak gürültüsü ya da televizyon sesi gece saatlerinde mevzuat sınırını teknik olarak ihlal ediyor demektir. Tabii ki bu ölçümü yapabilmek için kalibre edilmiş bir ses ölçüm cihazına (sound level meter) ihtiyaç vardır ve şikayet sürecinde ölçüm belgesi büyük avantaj sağlar.
Uygulamada önemli bir nüans vardır: Yönetmelikte bahsedilen değerler belirli bir süre ve konumda alınan ortalama ölçümlere dayalıdır; anlık bir zirve değer tek başına kural ihlali olarak değerlendirilemeyebilir. Bununla birlikte bir toplu şikayet, tanıklık ve tutanak kombinasyonu pratikte mahkemede ya da belediyede oldukça güçlü bir delil zinciri oluşturur. Tek başınıza gitseniz de hakkınızı aramanız mümkündür, ancak komşular arası dayanışma süreci çok hızlandırır.
Desibel ölçümü yapmak isteyenler akıllı telefon uygulamalarından (NIOSH SLM, Decibel X gibi) faydalanabilir. Bu uygulamalar kesin kalibreli sonuçlar vermez ama ne kadar yüksek bir sesle karşı karşıya olduğunuzu anlamak ve belgelemek için başlangıç noktası olarak kullanılabilir. Resmi şikayet sürecinde ise yetkili ölçüm kurumlarının (belediye çevre birimleri veya akredite özel laboratuvarlar) verileri geçerlidir.
Hangi Mevzuat Neyi Düzenliyor?

Apartman gürültüsüne ilişkin iki temel yasal eksen vardır. Birincisi Çevre Kanunu çerçevesinde çıkarılan ve desibel sınırlarını sayısal olarak belirleyen Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği'dir. Bu yönetmelik konut, ticaret, sanayi ve karma kullanım bölgelerine göre farklı sınırlar öngörür; konut alanları için yukarıda belirtilen gündüz/akşam/gece değerleri geçerlidir. Yönetmelik kapsamındaki denetim yetkisi ağırlıklı olarak büyükşehir belediyelerinde ve il/ilçe çevre müdürlüklerindedir.
İkinci eksen Kat Mülkiyeti Kanunu'dur. Bu kanun, apartmanda birlikte yaşamanın temel çerçevesini çizer. Kanunun ilgili hükümleri, kat maliklerinin ve kiracıların diğer bağımsız bölüm kullanıcılarını rahatsız edecek biçimde davranamayacağını açıkça ortaya koyar. Bu hükümlere dayanarak yönetici, ihtar gönderme yetkisine sahiptir; ısrar eden komşu için yönetici veya diğer malikler sulh hukuk mahkemesine başvurabilir. Kira sözleşmesiyle oturan kiracılar için ise ev sahibinin de sorumlulukları söz konusu olabilir.
Bunların dışında Kabahatler Kanunu, polis tarafından tutanak tutulmasına ve idari para cezasına zemin sağlayan bir düzenleme içerir. Özellikle gece saatlerinde yüksek sesli müzik, parti gürültüsü ya da defalarca tekrarlanan rahatsız edici sesler için kolluğu (polis/jandarma) çağırarak tutanak kestirme yolu hem hızlı hem de daha sonra açılabilecek hukuki süreçler için delil niteliği taşır. Gürültünün birkaç farklı kanalda belgelenmesi, ileride ihtiyaç duyduğunuzda çok daha güçlü bir konumda olmanızı sağlar.
Yönetmelikler arasında bir çakışma ya da boşluk oluştuğunda genellikle daha özel hüküm olan Kat Mülkiyeti Kanunu devreye girer. Kısacası apartmanınızda yaşanan bir gürültü sorunu hem ceza hukuku (Kabahatler Kanunu), hem idare hukuku (Çevre mevzuatı) hem de medeni hukuk (Kat Mülkiyeti, komşuluk hukuku) açısından birden fazla şikayet ve dava yolunu aynı anda açık tutar.
Gürültünün Türüne Göre Hukuki Değerlendirme Değişir

Tüm gürültüler hukuki açıdan aynı kapsamda değerlendirilemez. Müzik, televizyon ve sesli konuşma gibi anlık ve durdurulabilir gürültüler için komşunun anında müdahalesi beklenebilir ve şikayet süreci çok daha pratik sonuç verir. Polisin durumu tutanağa geçirmesi veya apartman yöneticisinin yazılı uyarı göndermesi çoğunlukla caydırıcı olur.
Yapısal gürültüler ise daha karmaşık bir tablodur. Döşemeden gelen adım sesleri, su boruları gürültüsü ya da komşunun yaptırdığı tadilat, binanın yalıtım yetersizliğiyle de doğrudan bağlantılıdır. Bu durumlarda hangi sesin kiracı/malik davranışından, hangisinin bina yapısından kaynaklandığını ayırt etmek gerekir. Tadilat gürültüsü için belediyeler tarafından belirlenen mesai saatleri (genellikle hafta içi 08:00–18:00) dışındaki çalışmalar ayrıca yasaklanmış sayılır ve bu saatlerin dışındaki tadilat çalışmaları için doğrudan zabıta şikayeti yapılabilir.
Evcil hayvan sesleri, özellikle köpek havlaması, hem Kabahatler Kanunu hem de yerel belediye yönetmelikleri kapsamında değerlendirilebilir. Komşunun köpeğinin sürekli havlaması durumunda önce yazılı uyarı, ardından belediye zabıtası, son çare olarak sulh hukuk mahkemesi yolu açıktır. Tek bir tutanakla sonuç çıkmayabilir; birkaç farklı tarihte alınmış tutanaklar ve diğer komşuların tanıklığı süreci güçlendirir.
Yüksek sesli partiler veya düzensiz aralıklarla tekrarlayan gürültü için ise kolluk çağrısı en hızlı çözümdür. Polis veya jandarma olay yerine geldiğinde durum tutanağa geçirilir ve bu tutanak hem idari hem de hukuki süreçlerde delil olarak kullanılabilir. Tutanakta tarihin, saatin ve adreslerin net biçimde yer aldığından emin olun.
Şikayet Süreci: Adım Adım Ne Yapmalısınız?

Gürültü sorununda adımlarınızı sıralı atmak hem sürecinizi hızlandırır hem de ileride hukuki yola gitmeniz gerekirse delil zinciri oluşturmanızı sağlar. İlk adım her zaman doğrudan iletişimdir: Komşunuza sakin ve nazik bir şekilde sorunu bildirin. Pek çok gürültü vakası, karşı tarafın farkında bile olmadığı bir durumdan kaynaklanır ve ilk iletişimde çözülür. Ancak bu konuşmanın tarihi ve içeriğini not almanız ya da WhatsApp gibi mesajlaşma üzerinden yapmanız ileride işinize yarar.
İlk iletişim işe yaramazsa ikinci adım apartman yönetimine yazılı bildirimdir. Yönetici Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde rahatsız edici kişiye yazılı ihtar göndermekle yetkilidir. Bu ihtarın noter kanalıyla gönderilmesi zorunlu değildir; yönetici kendi yazısıyla gönderebilir, ancak belgelenmesi önemlidir. Yöneticinin yetki sınırları ve alabileceği kararlar hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Yönetimden sonuç alınamazsa üçüncü adım resmi mercilere başvurudur. Gece gürültüsü için polis/jandarma çağrısı ile olay yeri tutanağı, gündüz vakası için belediye zabıtası şikayeti ve çevre kirliliği boyutunda il/ilçe çevre müdürlüğüne dilekçe en yaygın yollardır. Bu üç merciye aynı anda başvurabilirsiniz; yasak değildir, aksine birden fazla tutanak ve işlem kaydı sürecini güçlendirir.
Son adım hukuki yoldur. Sulh hukuk mahkemesinde açılacak davada Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri ile komşuluk hukuku ilkeleri esas alınır. Mahkeme; rahatsızlığın giderilmesi, gerekirse kiracının tahliyesi veya tazminat gibi kararlar verebilir. Hukuki süreç zaman alır ancak ciddi ve süreklilik gösteren vakalarda en kalıcı çözümü sağlar. Avukat tutmanız zorunlu değildir; basit davalar için adli yardımdan da faydalanabilirsiniz.
Yönetici Ne Yapabilir, Ne Yapamaz?

Apartman yöneticisi gürültü sorununda bir arabulucu ve yetkili temsilci konumundadır. Yöneticinin yapabilecekleri arasında rahatsız edici kişiye yazılı uyarı göndermek, toplantı gündemine konuyu almak, polis veya zabıtaya bilgi vermek ve gerektiğinde kat malikleri adına sulh hukuk mahkemesine başvurmak sayılabilir. Bunlar Kat Mülkiyeti Kanunu'nun yöneticiye verdiği yetkiler dahilindedir.
Öte yandan yöneticinin sınırları da vardır. Yönetici, komşuyu fiziksel olarak durduramaz, gürültü yapan kişinin kirasını tek başına feshedemez (bu ev sahibinin yetkisidir) ve ölçüm yapmadan kesin gürültü tespiti yapamaz. Yönetici aynı zamanda apartman ortak kararlarını genel kurula taşımak durumundadır; bazı yaptırımlar için kat malikleri kurulu kararı gerekebilir. Yöneticisiz bir apartmanda kararların nasıl alındığını merak ediyorsanız bu konuya da göz atabilirsiniz.
Kiracıysanız durumunuz biraz farklıdır. Kiracı olarak komşuya doğrudan Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan yazılı ihtar gönderemezsiniz; bu yetki yöneticide veya kat maliklerindedir. Ancak siz de komşuya yazılı bildirim yapabilir, polisi arayabilir, belediye zabıtasına şikayette bulunabilir ve ayrıca ev sahibinizi durumdan haberdar ederek onun devreye girmesini sağlayabilirsiniz. Ev sahibiniz bu konuda harekete geçmezse bu durum ileride kira sözleşmesine ilişkin başka hukuki süreçlerde de gündeme gelebilir.
Yönetici uyarısına rağmen gürültü sürdürülüyorsa kat malikleri bir genel kurul kararıyla durumu daha güçlü bir zemine taşıyabilir. Genel kurulda alınan kararın noter onaylı olması gerekmez; usulüne uygun tutanakla alınmış kat malikleri kurulu kararı hukuki süreçlerde kullanılabilir. Bu adımı atmak için yeterli kat malikini sürece dahil etmek gerekir; komşularınızı erken bilgilendirmek ve birlikte hareket etmek süreci hızlandırır.
Gece ve Gündüz Farkı: Saate Göre Haklar Değişir

Yönetmelik gece saatlerini (23:00–07:00) gündüze kıyasla çok daha sıkı koruma altına almaktadır; bu saatlerdeki desibel sınırı 45 dB'dir ve gündüzün yaklaşık üçte iki kadar ses yoğunluğuna izin verilir. Bu nedenle gece şikayetleri hem idari hem hukuki süreçlerde pratikte daha kolay sonuç verir. Gece yarısı polis çağrısı çok daha yerinde bir müdahaledir; polislerin tutanak tutma olasılığı gündüz saatlerine kıyasla çok daha yüksektir.
Akşam dilimi (19:00–23:00) ise bir geçiş kuşağıdır ve sınır 50 dB olarak belirlenmiştir. Bu saatlerde yüksek sesli müzik veya parti, teknik olarak yasal sınır içinde kalsa bile Kat Mülkiyeti Kanunu'ndaki "rahatsız etmeme" yükümlülüğü devam etmektedir. Yani desibel sınırını aşmayan bir ses bile diğer sakinleri sürekli ve kasıtlı biçimde rahatsız ediyorsa hukuki yola başvurulabilir; mevzuat yalnızca ölçümle değil makul komşuluk standartlarıyla da değerlendirilir.
Tadilat ve inşaat gürültüsü için yasal çerçeve biraz farklı işler. Türkiye'de çoğu belediye, konut alanlarında tadilat yapılabilecek saatleri kendi yönetmelikleriyle kısıtlamıştır. Yaygın uygulama hafta içi 08:00–18:00 saatleri, cumartesi 09:00–14:00 ve pazar günü hiç tadilat yapılmaması yönündedir; ancak bu saatler belediyeden belediyeye farklılık gösterebilir. Oturduğunuz ilçenin belediyesine sorarak ya da web sitesinden kontrol ederek kendi bölgenizin kurallarını öğrenmeniz çok daha sağlıklı bir bilgi verir.
Yazılı Belgeleme: Şikayetinizi Güçlendirin

Gürültü şikayetlerinde en zayıf halka genellikle belgeleme eksikliğidir. Karşı tarafın "olmadı" dediği, yöneticinin "duyamadım" dediği, polisin "geldiğimizde durmuştu" dediği durumlar oldukça yaygındır. Bu boşluğu kapatmanın en güvenilir yolu sistematik kayıt tutmaktır: tarih, saat, gürültünün türü, süresi ve o sırada çevrenizde bulunan tanıklar. Bir not defteri, dijital not uygulaması veya basit bir tablo yeterlidir.
Ses kaydı yapmak pratikte çok yaygın bir yöntemdir. Ancak şunu bilmeniz gerekir: Ses kaydının hukuki delil olarak kabulü mahkemenin takdirine ve kaydın elde edilme koşullarına bağlıdır. Genel olarak kendi dairenizin içinde aldığınız ve komşu seslerini de yakalayan kayıtlar, özellikle bir tanık eşliğinde yapılmışsa, delil değeri taşıyabilir. Bu konuda bir avukattan görüş almanız önerilir çünkü koşullar vakaya göre değişir.
WhatsApp veya e-posta yoluyla komşuya gönderdiğiniz mesajlar ve aldığınız yanıtlar da önemli belgelerdir. "Saat 02.00'de müziğiniz çok yüksek, lütfen kısın" şeklinde gönderilen bir mesaj ve karşı yanıt veya yanıtsız kalan mesaj, iletişim kurma girişimini belgelemesi açısından değerlidir. Yöneticiye ilettiğiniz şikayetlerin de yazılı izini tutun; sözlü şikayetler sonradan inkâr edilebilir.
Dilekçe yazmak isteyenler için basit bir şablon örneği verilirse:
Örnek Yönetici Dilekçesi:
Sayın Yönetici,
[Tarih] tarihinden bu yana [Daire no] numaralı bağımsız bölümden kaynaklanan yüksek sesli müzik/gürültü nedeniyle [saatler] arasında uyku/dinlenme hakkım sürekli engellenmektedir. Tarafınızdan ilgili kişiye Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde yazılı ihtar gönderilmesini ve gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyorum. Aksi takdirde yasal yollara başvurma hakkımı saklı tutarım.
Ad Soyad — Daire No — Tarih
Apartmanınız Site Yönetimi Kullanıyorsa Süreç Daha Kolay

Apartmanınız veya siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa gürültü ve diğer komşuluk şikayetlerini çok daha düzenli bir biçimde iletebilirsiniz. Platform üzerinden yazılı bir şikayet veya talep gönderdiğinizde bu başvuru otomatik olarak tarih ve saat damgasıyla kayıt altına alınır; "ne zaman şikayet ettiğimi hatırlamıyorum" sorunu ortadan kalkar. Yöneticinin cevabını da aynı platform üzerinden takip edebilir, ne zaman yanıt verildiğini görebilirsiniz.
Aidat borçları, toplantı duyuruları ve apartman kararları gibi bilgilere de aynı platform üzerinden erişebildiğiniz için yöneticiye ulaşmak için biriyle yüz yüze gelmeniz ya da telefon etiminizi denemeniz gerekmez. Bu şeffaflık hem sakinlerin hem de yöneticinin zamanını korur; şikayet geçmişi kaybolmaz, tartışmaya açık kalmaz. Herkesin bilgiye eşit ulaşımı, özellikle çok katlı ve sakin sayısı fazla yapılarda iletişim kalitesini önemli ölçüde artırır.
Şikayet ve talepte yazılı iz bırakmak yalnızca kişisel korunmanız için değil, yöneticinin harekete geçmesi için de bir baskı aracıdır. Sözel şikayetler unutulabilir veya "önem vermedim" denerek geçiştirilebilir. Ancak zaman damgalı dijital kayıt hem yöneticiyi harekete geçmeye yöneltir hem de ileride hukuki süreç açılacak olursa "bildirim yapıldı mı?" sorusunu açık biçimde yanıtlar.
Site Yönetimi platformu aynı zamanda aidat ve ortak gider takibini de yönettiğinden, finansal şeffaflık ile günlük komşuluk süreçleri tek bir çatı altında toplanır. Daha iyi yönetilen bir apartmanda yaşamak çoğu zaman bu tür sorunların daha hızlı çözülmesi anlamına da gelir; kurumsal bir iletişim altyapısına sahip apartmanlarda sorunlar daha az kronikleşir.
Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Nasıl Kaçınılır?

En yaygın hata doğrudan tartışmaya girmektir. Gürültü anında sinirle komşunuzun kapısına gidip yüksek sesle tartışmak, hem ilişkiyi tamir edilemez biçimde bozar hem de sizi haksız konuma düşürür. Komşuluk hukukunda "makul komşuluk davranışı" standardı aranır; siz de bu standardın dışına çıkarsanız haklı davanızı zayıflatırsınız. Mümkün olduğunda sakin, kısa ve nazik bir iletişim her zaman daha iyi başlangıç noktasıdır.
İkinci yaygın hata belgelemeksizin şikayet etmektir. Yöneticiye sözlü söylemek, polise tek seferlik aramak ya da birkaç komşuyla dedikodu düzeyinde konuşmak somut sonuç üretmez. Her adımı yazılı bırakmak, tarih ve saat not etmek, tanıklıkları kayıt altına almak sürecin bel kemiğidir.
Üçüncü hata süreci başlamadan vazgeçmektir. "Bir şey olmaz", "yönetici ilgilenmez", "dava uzar" düşüncesiyle hiçbir adım atmamak sorunu kronikleştirir ve komşunun davranışını pekiştirir. Küçük adımlar bile çoğu zaman sonuç verir; pek çok vaka yöneticinin tek bir yazılı ihtarıyla çözülmüştür. Tam hukuki sürece gerek kalmadan çözüme ulaşmak hem zaman hem de para açısından sizin lehinizedir.
- Kural: Şikayet etmeden önce en az bir kez yazılı bildirim yapın (mesaj, not veya dilekçe).
- Kural: Polis/zabıta çağırdığınızda tutanak talebini unutmayın — tutanak istenmezse genellikle düzenlenmez.
- Kural: Komşuyla tartışırken ses yükseltmeyin; ses yükseltirseniz siz de gürültü kaynağı hâline gelirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Gece komşumun müziği çok yüksek, polisi aramak yasal mı?
Evet, tamamen yasaldır. Gece saatlerinde (23:00–07:00) yüksek sesli müzik Kabahatler Kanunu kapsamında değerlendirilebilir ve polisi aramak temel haklarınızdan biridir. Polis geldiğinde tutanak tutulmasını talep edin; bu tutanak ileriki şikayet ve dava süreçlerinde önemli bir belge niteliği taşır. Polis kapıda durumu tespit ettiğinde çoğunlukla o geceye özgü bir çözüm sağlanır; tekrarlayan vakalar için ise yazılı şikayet sürecini de paralel yürütmek gerekir.
Yönetici şikayetime ilgilenmiyorsa ne yapabilirim?
Yöneticinin şikayetinizi görmezden gelmesi durumunda birkaç yolunuz vardır. Birincisi, şikayetinizi yazılı (e-posta veya dilekçe) olarak yöneticiye iletip teslim aldığına dair kayıt tutun. İkincisi, diğer kat maliklerini bilgilendirerek bir genel kurul toplantısı talep edebilirsiniz; yeterli sayıda malik talep ederse yönetici toplantı düzenlemek zorundadır. Üçüncüsü, yöneticinin görevini ihmal etmesi Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde sulh hukuk mahkemesine şikayet konusu olabilir. Yöneticinin pasifliği sizi mağdur etmez; birden fazla hukuki ve idari yolunuz açıktır.
Kiracıyım, gürültü yapan komşuya doğrudan dava açabilir miyim?
Kiracı olarak komşuya Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan kat maliki sıfatıyla dava açma yetkisine doğrudan sahip değilsiniz; bu yetki kat malikleri ve yöneticiye aittir. Ancak komşuluk hukukundan doğan haklar kapsamında (Medeni Kanun ilgili hükümleri) tazminat davası açma yolunu bir avukata danışarak değerlendirebilirsiniz. Pratikte yapabileceğiniz en etkili şey: ev sahibinizi derhal yazılı olarak bilgilendirmek ve onun Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde harekete geçmesini sağlamaktır. Ev sahibi harekete geçmezse bu durum kira ilişkinizi etkileyen bir sorun hâline gelebilir.
Desibel ölçümü olmadan şikayet kabul edilir mi?
Evet, kabul edilir. Türk hukukunda ve idare pratiğinde gürültü şikayetleri yalnızca teknik ölçüm belgesiyle değil; tanık beyanı, polis tutanağı, yazışma kayıtları ve diğer delillerle de desteklenebilir. Desibel ölçümü en güçlü teknik delil olmakla birlikte zorunlu değildir. Özellikle polis ya da zabıtanın yerinde tutanak tutması, çok sayıda komşunun yazılı tanıklığı ve sistematik şikayet kayıtları kombinasyonu pratikte çok etkili bir delil paketi oluşturur. Mahkemede hâkim, olayın ağırlığını ve tekrar sayısını da değerlendirerek karar verir.
Komşum tadilat yapıyor, hangi saatlerde yapabilir?
Türkiye'de tadilat saatleri belediyenin çevresel gürültü yönetmeliğine tabidir ve şehirden şehre, hatta ilçeden ilçeye farklılık gösterebilir. Genel uygulama hafta içi 08:00–18:00, cumartesi 09:00–14:00'e kadar izinli, pazar günü ise yasak yönündedir. Kesin bilgi için oturduğunuz ilçenin belediyesine sormak ya da belediye web sitesini kontrol etmek gerekir. Bu saatler dışında yapılan tadilat çalışmaları için belediye zabıtasını aramanız durumu en hızlı biçimde durdurmanın yoludur.
Apartman yönetmeliğinde gürültü kuralı varsa ayrıca geçerli mi?
Evet, geçerlidir ve hatta yasal mevzuatı tamamlayıcı nitelik taşır. Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş ve tapu müdürlüğüne tescil edilmiş bir apartman yönetim planı veya içyönetmeliği, yasal düzenlemelere aykırı olmamak şartıyla bağlayıcıdır. Bu yönetmelikte belirlenmiş gürültü kuralları, örneğin belirli saatlerde çalgı aleti çalınmaması ya da saat 22.00'den sonra sessiz olunması gibi hükümler, yasal sınırlardan daha kısıtlayıcı olabilir ve hem malikler hem kiracılar açısından geçerliliğini korur. Yönetim planınızı okumak, hangi ek kuralların sizin için geçerli olduğunu anlamanın en iyi yoludur.