Site Yönetimi

Boş Daire Güvenlik Riski Oluşturuyor, Sahibine Ulaşılamıyorsa Ne Yapılır?

Uzun süredir boş kalan bir daire yangın, su baskını veya hırsızlık gibi ciddi riskler yaratıyorsa ve sahibine ulaşılamıyorsa, bina yöneticisinin ve diğer kat maliklerinin harekete geçme hakkı vardır. Bu rehber, hukuki dayanak ve pratik adımlar dahil süreci adım adım açıklıyor.

Boş Daire Güvenlik Riski Oluşturuyor, Sahibine Ulaşılamıyorsa Ne Yapılır?

Apartmanınızda uzun süredir boş kalan, kapısı kilitsiz ya da hasarlı olan, su kaçıran, yangın riski taşıyan veya dışarıdan kolayca girilip çıkılabilen bir daire varsa ve o dairenin sahibine telefon, ziyaret ya da noter yoluyla bir türlü ulaşamıyorsanız, hukuki olarak çaresiz değilsiniz. Kat Mülkiyeti Kanunu, yöneticiye ve kat maliklerine bu tür acil durumlarda müdahale yetkisi tanımaktadır. Doğru adımları sırayla atmak şartıyla hem binayı koruyabilir hem de haklarınızı yasal zemine oturtabilirsiniz.

Boş Daire Neden Bu Kadar Ciddi Bir Sorun Olabilir?

Boş ve bakımsız kalan, su hasarı bulunan bir daire iç mekanı illüstrasyonu

Boş bir daire ilk bakışta kimseyi rahatsız etmez gibi görünebilir. Ama aylarca hatta yıllarca sahipsiz kalan bir konut, hem fiziksel hem de sosyal anlamda ciddi sorunların kaynağı haline gelebilir. Tesisatın bozulması, çatı veya teras sularının düzgün tahliye edilememesi, kış aylarında donma nedeniyle patlamalar yaşanması; bunların hepsi yalnızca boş daireyi değil, komşu daireleri ve tüm binanın ortak alanlarını da doğrudan etkiler.

Elektrik tesisatının bakımsız kalması yangın riskini artırır. Kapı veya pencerelerin hasarlı olması binaya yetkisiz girişi kolaylaştırır. Özellikle bodrum katlara yakın daireler veya zemin kattaki boş birimler, güvenlik açısından tüm apartman sakinlerini tehdit eder hale gelebilir. Kötü koku, haşere veya nem kaynaklı küf ise komşu dairelere yayılarak hem sağlık hem de yapısal hasar sorunu doğurabilir.

Pek çok sakin bu noktada "daire o kişinin mülkü, biz ne yapabiliriz ki?" diye düşünür. Bu düşünce kısmen doğrudur; ancak mülkiyet hakkı sınırsız değildir. Özellikle kat mülkiyetine tabi binalarda her malik, hem kendi bağımsız bölümünü hem de ortak alanları belirli standartlarda tutmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirmemek, diğer maliklere dava açma hakkı doğuran bir ihmal sayılır.

Sorunun kaynağının "ulaşılamayan" bir malik olması ise işi daha da karmaşık kılar. Bu durumda sakinlerin önünde birkaç farklı yol bulunmaktadır ve bu yolların hangisini önce denemek gerektiği büyük ölçüde riskin aciliyetine bağlıdır.

Sahibine Ulaşılamıyorsa İlk Yapılacaklar

Yöneticinin noter veya taahhütlü mektupla malik iletişimi başlattığı ofis ortamı illüstrasyonu

Önce bütün pratik iletişim kanallarını denediğinizden emin olun. Telefon, e-posta, Whatsapp gibi anlık mesajlaşma araçları yeterli değildir; çünkü bunların tebliğ değeri yoktur. Asıl gerekli olan şey, hukuki açıdan "bildirimde bulunuldu" kaydının oluşturulmasıdır. Bunun için en güvenilir yöntem taahhütlü posta ile yapılacak yazılı ihtardır.

Yönetici, sorunu tespit ettiğinde veya bir sakin kendisine bildirdiğinde öncelikle boş dairenin adresine taahhütlü mektup göndererek malik veya yasal temsilcisine ulaşmayı denemekle yükümlüdür. Eğer adres bilinmiyorsa, tapu sicil müdürlüğünden dairenin kayıtlı maliki ve adres bilgisi talep edilebilir. Bu başvuru ücretsiz değildir ve belirli yasal prosedürlere tabidir; ancak kamuya açık tapu bilgileri çoğu durumda kolayca ulaşılabilir durumdadır.

Mektup iade dönüyorsa ya da hiçbir yanıt alınamıyorsa bir sonraki adım noterdir. Noter aracılığıyla yapılan ihtarname, "tebligat yapılamadı" kaydıyla birlikte dosyaya girebilir ve bu sonraki hukuki adımlar için kritik bir belge oluşturur. Tüm bu yazışmaları eksiksiz saklamanız, ilerleyen süreçlerde hem yönetici hem de diğer kat malikleri açısından büyük önem taşır.

Bu süreçte sakinlerin yapabileceği en somut katkı, sorunu bizzat belgelemek ve yöneticiye yazılı olarak bildirmektir. Fotoğraf, video, tarih damgası; bunlar hem yöneticinin harekete geçmesini kolaylaştırır hem de olası bir kat malikleri kurulu toplantısında veya mahkeme sürecinde delil niteliği taşır.

Yöneticinin Yasal Yetkileri ve Sorumlulukları

Kat malikleri kurulu toplantısını gösteren yönetim ofisi illüstrasyonu

Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde yönetici, bina yönetimini koordine etmekle görevli olduğu kadar, ortak alanlarda ve bağımsız bölümlerden kaynaklanan sorunlara müdahale etmek için de belirli yetkilerle donatılmıştır. Bu yetki, mutlak anlamda her duruma uygulanamaz; ancak aciliyet taşıyan ve diğer sakinlerin güvenliğini tehdit eden durumlarda yöneticinin harekete geçmesi hem hakkı hem de yükümlülüğüdür.

Özellikle su kaçağı, yangın riski veya bina yapısını tehdit eden çatlak/çöküş gibi ivedilik gerektiren durumlarda yönetici, malikin onayını beklemeksizin ilgili acil önlemleri alabilir. Ancak bu müdahale belgelenmelidir: yapılan işlemlerin hangi tarihte, kim tarafından, hangi nedenle gerçekleştirildiği kayıt altına alınmalı; faturalar ve tutanaklar muhafaza edilmelidir. Bu belgelerin ilerleyen süreçte hem malikten ücret talep etmekte hem de yöneticinin hukuki korunması açısından değeri büyüktür.

Yöneticinin bireysel yetkisinin sınırında kaldığı durumlarda ise en doğru adım kat malikleri kurulunu toplantıya çağırmaktır. Kurulda alınan kararlar, bireysel yönetici kararlarından çok daha güçlü bir hukuki zemine oturur. Özellikle "bağımsız bölüme müdahale" veya "dava açma" gibi hassas konularda kurul kararı olması hem usul bakımından doğru hem de pratik açıdan daha savunulabilir bir yoldur.

Sakinler açısından şunu bilmek önemlidir: yönetici eylemsiz kalıyorsa, kat malikleri olarak bir araya gelip yazılı talep iletebilir ve gerekirse kat malikleri kurulunu olağanüstü toplantıya davet edebilirsiniz. Toplantı çağrısı için kanunda öngörülen nisap sağlandığında yönetici bu toplantıyı yapmakla yükümlüdür.

Kat Malikleri Kurulu Neler Yapabilir?

Kat malikleri kurulunun oy kullandığı toplantı illüstrasyonu

Kat malikleri kurulu, apartmandaki tüm maliklerin oy hakkıyla katıldığı en üst karar organıdır. Bu kurulun alabileceği kararlar arasında yöneticiye müdahale yetkisi vermek, dava açılmasına karar vermek ve acil masrafların karşılanması için avans oluşturmak yer alır. Tüm bu kararlar, toplantı tutanağına geçirildiğinde bağlayıcı nitelik kazanır.

Boş daire söz konusu olduğunda kurulun en etkin kararlarından biri, yöneticiye hukuki yollara başvurma yetkisi verilmesidir. Bu yetki çerçevesinde yönetici, malike dava açabilir veya malikin yasal temsilcisine ulaşmak için gerekli adımları atabilir. Özellikle ulaşılamayan malik durumlarında mahkeme yoluyla kayyum atanması talep edilmesi de bu yetki kapsamında değerlendirilebilir.

Kurul ayrıca bağımsız bölümde acil müdahale yapılmasına karar verebilir. Örneğin su kaçağının tüm binayı etkilediği bir durumda, malikin onayı alınamasa dahi kurulun kararıyla ve belgelenerek dairenin ilgili bölümüne (boru, priz, tesisat gibi teknik unsurlar açısından) müdahale edilmesi hukuki açıdan savunulabilir bir zemine oturabilir. Ancak bu adım öncesinde mutlaka bir hukukçuyla görüşmeniz önerilir; çünkü her somut durumun koşulları farklıdır.

Kurula katılmak için mutlaka fiziksel olarak orada bulunmak da gerekmez; pek çok bina yönetmeliği temsil yoluyla oy kullanılmasına olanak tanır. Komşularınızla koordineli hareket etmek, önergelerin kabul görmesi açısından kritik önem taşır. Toplantıya katılan malik sayısının ve temsil edilen arsa payının yeterli olması kararların geçerliliği için zorunludur.

Hukuki Süreç: Dava ve Kayyum Talebi

Hukuki süreç ve mahkeme talebini simgeleyen evrak ve gavel illüstrasyonu

Tüm iletişim girişimleri başarısız olmuşsa ve güvenlik riski devam ediyorsa, hukuki yol açık kalmaya devam eder. Bu noktada iki temel seçenek öne çıkar: birincisi, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun sunduğu dava hakkını kullanmak; ikincisi ise kayıp ya da ulaşılamaz durumdaki bir malik için mahkemeden kayyum atanmasını talep etmektir.

Kayyum talebi, malikin fiilen bulunamaması, uzun süreli bilinmezliği ya da hukuki ehliyetinin belirsizliği gibi durumlarda gündeme gelir. Bu başvuru sulh hukuk mahkemesine yapılır ve mahkeme uygun gördüğü takdirde ilgili mülkü temsil edecek bir kayyum atar. Bu kayyum; dairenin bakımını, aidat ödemelerini ve gerekli onarımları üstlenebilir. Süreç zaman alıcı olabilir; ancak uzun vadede hem mülkü hem de diğer sakinleri koruma altına alır.

Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında kat maliklerinden herhangi biri, bağımsız bölüm kullanımından doğan zararlar nedeniyle diğer maliklere karşı dava açma hakkına sahiptir. Boş daireden kaynaklanan su baskını, yangın gibi somut bir zarar oluştuysa tazminat davası açılabilir. Bu davalarda kilit unsur yine belgedir: hasar fotoğrafları, onarım faturaları, ihtarname örnekleri ve yazışma kayıtları.

Dava sürecine geçmeden önce bir avukattan danışmanlık almak hem pratik hem de maliyetleri kontrol altında tutmak açısından önemlidir. Sulh hukuk mahkemelerinin iş yoğunluğu göz önünde bulundurulduğunda, önceki tüm iletişim girişimlerini ve belgeleri düzenli tutmak davanın seyrini doğrudan etkiler.

Acil Müdahale Gerektiren Durumlar: İtfaiye, Belediye ve 112

Acil müdahale ekiplerinin boş daireden duman çıkan apartmana yaklaştığı illüstrasyon

Güvenlik riski anlık bir tehlike oluşturuyorsa; örneğin daireden duman, gaz kokusu veya akut su baskını geliyorsa, uzun hukuki süreçleri beklemek lüksünüz yoktur. Bu durumda doğrudan 112'yi aramak hem hakkınız hem de sorumluluğunuzdur. İtfaiye ve acil birimler, hayati tehlike durumunda kapı kırarak müdahale yetkisine sahiptir ve bu müdahale için malikin onayına ihtiyaç duymazlar.

Belediye zabıtası da belirli durumlarda devreye alınabilir. Özellikle sağlık ve çevre açısından tehdit oluşturan durumlar (haşere üremesi, ciddi koku sorunu, metruk bina niteliği kazanma gibi) belediyenin denetim yetkisi kapsamına girebilir. Bu başvurular genellikle ilçe belediyesinin zabıta müdürlüğüne yapılır; dilekçeyle veya doğrudan ihbar yoluyla süreci başlatmak mümkündür.

Müdahalenin ardından mutlaka tutanak tutturun. İtfaiyenin veya zabıtanın hazırladığı resmi tutanaklar, malikin sorumluluğunu ortaya koyan kritik belgelerdir. Bu tutanakları sonraki hukuki süreçler için saklayın. Komşu olarak bu belgelerin birer kopyasını talep etmek de hakkınızdadır.

Anlık tehlike geçtikten sonra süreci yöneticiye bildirin ve gerekiyorsa kat malikleri kuruluna taşıyın. Acil müdahalenin ürettiği belgeler, kalıcı çözüme ulaşmak için başvurabileceğiniz en güçlü kanıtlardır. Tek seferlik bir müdahale yeterli olmaz; riskin yeniden oluşmaması için yapısal bir çözüm gerekir.

Sakin Olarak Yapabileceğiniz Şikayetler ve Dilekçe Yolu

Sakin olarak resmi şikayet dilekçesi hazırlayan bir kişinin masa üstü illüstrasyonu

Yöneticiye sözlü şikayette bulunmak başlangıç için gerekli olsa da tek başına yeterli değildir. Sözlü ifadeler belgelenmez ve sonraki süreçlerde "dile getirdim ama dinlenemedim" demeniz hukuki açıdan hiçbir değer taşımaz. Bu nedenle şikayetinizi her zaman yazılı olarak ve mümkünse birden fazla kişinin imzasıyla iletmeniz önerilir.

Yöneticiye yazılı şikayetin bir örneğini saklayın. E-posta ile gönderdiyseniz gönderim kanıtını, fiziksel teslim ettiyseniz imzalı alındı belgesini muhafaza edin. Şikayet içeriğinde güvenlik riskini somut biçimde tanımlayın: "kapı kilitli değil", "su kaçırıyor, tavan boyası döküldü", "bodrum katta giriş-çıkış oluyor" gibi açıklamalar belirsiz ifadelerden çok daha etkilidir.

Yönetici şikayeti dikkate almaz ya da eylemsiz kalırsa, doğrudan kat malikleri kuruluna yazılı talep sunabilirsiniz. Kanunda öngörülen sayıda malik bir araya gelirse olağanüstü toplantı talebinde de bulunulabilir. Bu yola başvurmadan önce tapu kayıtlarından binanın tüm maliklerini tespit etmek ve çevrenizde destek arayışına girmek süreci hızlandırır.

Aşağıda, yöneticiye iletebileceğiniz örnek bir yazılı bildirim kalıbı bulunmaktadır:

Konu: [Bina adresi] — [Daire No] Numaralı Bağımsız Bölüm Kaynaklı Güvenlik Riski Bildirimi

Sayın Yönetici,

Yukarıda belirtilen adresteki binamızda yer alan [Daire No] numaralı bağımsız bölümün uzun süredir boş ve bakımsız olduğunu, [belirtilen tarih] itibarıyla [su kaçağı / kapı hasarı / kötü koku / yetkisiz giriş riski vb.] nedeniyle tüm bina sakinleri için güvenlik riski oluşturduğunu tarafınıza bildirmek isterim. Söz konusu sorunun ivediyle ele alınmasını, daire sahibiyle iletişime geçilmesini ve gerekli önlemlerin alınmasını talep ederim. Gereğini saygıyla arz ederim.

[Adınız Soyadınız — Daire No — Tarih]

Bu tür bir yazılı bildirim, hem yöneticinin harekete geçmesi için resmi bir zemin oluşturur hem de müdahale gecikirse sorumluluğu açıkça ortaya koyar.

Boş Dairenin Aidat ve Ortak Gider Yükümlülükleri

Boş daire aidat borçlarını ve ödenmemiş giderleri gösteren muhasebe defteri illüstrasyonu

Güvenlik riskinin yanı sıra boş dairelerle ilgili en sık karşılaşılan hukuki soru, aidat ve ortak gider yükümlülüklerinin nasıl işlediğidir. Daire boş olsa dahi malik, binanın ortak giderlerine katılmak zorundadır. "Kimse oturmuyor, neden ödeyelim?" mantığı hukuken geçerli değildir; aidat yükümlülüğü, kullanım değil mülkiyet esasına dayanır.

Boş dairelerde aidatın kimin tarafından ödeneceği, aynı zamanda potansiyel kiracı ve malik ilişkisini de kapsar. Eğer dairede kiracı yoksa tüm aidat yükümlülüğü malike aittir. Bu konuyu daha ayrıntılı ele almak isteyenler için boş dairenin aidatını kimin ödediği ve yasal durumu başlıklı yazımızda kapsamlı bir açıklama bulabilirsiniz.

Aidat ödenmemesi durumunda yönetici icra yoluna başvurabilir. Bu süreç hem malik hem de bina için gereksiz bir yük oluşturabilir. Dolayısıyla güvenlik sorununun çözümüyle birlikte aidat birikimlerinin de takibe alınması, sorunun birden fazla boyutunun aynı anda ele alınması anlamına gelir.

Boş dairenin ortak giderlere katkısı konusunda ayrıca boş dairenin ortak gider sorumluluğu başlıklı yazımız da konuyu farklı açılardan ele almaktadır. Hem aidat hem güvenlik sorununu aynı anda çözmek isteyen kat malikleri için bu iki yazıyı birlikte okumaları önerilir.

Site Yönetimi Platformu Kullanılıyorsa Süreç Nasıl İşler?

Dijital apartman yönetim platformu paneli gösteren tablet illüstrasyonu

Apartmanınız veya siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa, boş daireden kaynaklanan güvenlik sorununu bildirmek ve takip etmek çok daha kolay hale gelir. Platform üzerinden gönderdiğiniz şikayet veya talep, otomatik olarak tarih damgası alır ve yöneticinin panelinde kayıt olarak görünür. Bu, "bildirdim ama dikkate alınmadı" durumlarında en güçlü yazılı kanıtı oluşturur.

Yöneticinin soruna ne zaman baktığı, hangi adımları attığı ve ne yanıt verdiği de sistem üzerinden izlenebilir. Bu şeffaflık, hem sakinlerin süreci takip etmesini kolaylaştırır hem de yöneticinin eylemsizliği söz konusu olduğunda somut bir hesap verebilirlik zemini oluşturur. Sözlü iletişimde çoğu zaman kaybolan "kim ne söyledi, ne zaman söyledi" belirsizliği bu sayede ortadan kalkar.

Aidat ve borç durumunun platform üzerinden şeffaf biçimde görünmesi, boş dairenin birikmiş gider sorunlarını takip etmeyi de kolaylaştırır. Hangi dairenin ne kadar borcunun olduğunu gerçek zamanlı görmek, yöneticinin tahsilat sürecini zamanında başlatmasına olanak tanır. Hem güvenlik bildirimlerini hem de mali takibi tek bir platformda yürütmek, binanın genel yönetim kalitesini artırır.

Platform kullanımı, olağanüstü kat malikleri kurulu toplantılarının organize edilmesini ve toplantı davetlerinin sakine iletilmesini de kolaylaştırır. Özellikle birden fazla sakinin ortak şikayet bildirmesi gerektiğinde toplu bildirim özelliği süreci hızlandırır. Boş daire sorunu gibi kolektif aksiyon gerektiren durumlarda dijital koordinasyon, eski usul kapı kapı dolaşmaktan çok daha verimlidir.

Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınılması Gerekenler

Yapılmaması gereken hataları gösteren uyarı listesi ve bina illüstrasyonu

Boş daire sorununda en sık yapılan hata, uzun süre beklemektir. "Belki bir gün sahip çıkar" veya "yönetici halleder" düşüncesiyle aylarca hareketsiz kalmak, hem riski büyütür hem de hukuki süreçte kullanabileceğiniz zaman aşımı sınırlarını daraltabilir. Sorun fark edildiği anda yazılı bildirim yapılmalı ve belgeleme başlatılmalıdır.

İkinci yaygın hata, malikin dairesine izinsiz girmek veya kendiniz onarım yapmaya çalışmaktır. Bu eylem, olağan koşullarda hukuki sorumluluk doğurabilir. Acil bir durum dışında (örneğin yangın, su baskını gibi anlık tehlike) dairenin kapısını açmak veya içeri girmek doğru değildir. Bu tür durumlar için yetkili merciler — itfaiye, zabıta — devreye alınmalıdır.

Üçüncü hata, şikayeti yalnızca sözlü yapmak ve belgelememektir. Telefon görüşmeleri, kapı önü konuşmaları, asansörde geçen sohbetler hukuken hiçbir anlam taşımaz. Yazılı, tarihli ve alındısı olan her bildirim; sözlü on bildirimin yerini tutar. Bu nedenle dijital veya fiziksel formatta şikayetlerinizi sistematik biçimde kayıt altına almanız şarttır.

  • Sözlü şikayet yeterlidir diye düşünmek — her bildirim yazılı ve tarihli olmalı.
  • Malikin iznini beklemeden dairesine girmek — acil olmayan durumlarda bu yetkiyi bireysel olarak kullanmak hukuki risk doğurur.
  • Yalnızca yöneticiye güvenmek — yönetici eylemsiz kalıyorsa kat malikleri kuruluna taşıyın.

Sık Sorulan Sorular

Boş daireden su kaçıyorsa ve sahibine ulaşılamıyorsa ne yapabilirim?

İlk adım yöneticiye yazılı bildirim yapmak ve hasar fotoğraflarını eklemektir. Yönetici malikin adresine taahhütlü mektupla ulaşmayı denemelidir. Acil tehlike varsa (örneğin evinize su akmaktaysa) itfaiye veya belediye zabıtasına bildirin; yetkililerin müdahalesi belgeye dönüşür ve sonraki tazminat taleplerinde kullanılabilir. Kat malikleri kurulu da gerekli müdahaleye karar verebilir.

Boş dairenin kapısı kırık, dışarıdan girilip çıkılıyor. Bu bir güvenlik ihlali midir?

Evet, bu durum bina genelinde ciddi bir güvenlik riski oluşturur ve yöneticinin ivediyle harekete geçmesini gerektirir. Yazılı bildirim yapın, yönetici eylemsiz kalırsa belediye zabıtasına başvurun. Kat malikleri kurulu, malikin onayı alınamasa dahi acil güvenlik önlemi alınmasına karar verebilir; ancak bu kararın uygulanma biçimi hukuki danışmanlık gerektiren bir konudur.

Sahip yıllardır kayıp ya da ulaşılamaz durumda. Ne yapılabilir?

Uzun süreli ulaşılamazlık durumlarında sulh hukuk mahkemesine başvurarak mülk için kayyum atanması talep edilebilir. Kayyum, malikin hukuki temsilcisi sıfatıyla daireyle ilgili kararlarda yetkili olur; aidat ödemeleri, acil onarımlar ve güvenlik önlemleri kayyum aracılığıyla halledilebilir. Bu süreç kat malikleri kurulunun kararı ve hukuki danışmanlıkla başlatılmalıdır.

Boş daireden kaynaklanan zarar nedeniyle tazminat isteyebilir miyim?

Evet, boş daireden kaynaklanan su baskını, yangın veya yapısal hasar nedeniyle uğradığınız zararlar için malik aleyhine tazminat davası açabilirsiniz. Bu süreçte hasarın belgelenmiş olması, onarım faturalarının saklanmış olması ve malikin önceden uyarıldığına dair kanıtların bulunması davanızı güçlendirir. Bir avukata danışarak hak kaybı yaşamamanız önemlidir.

Yönetici harekete geçmiyorsa ne yapabilirim?

Kat malikleri kurulunu olağanüstü toplantıya davet edebilirsiniz. Kanunda öngörülen sayıda malik imzasıyla bu talebi yöneticiye yazılı olarak iletebilirsiniz; yönetici bu toplantıyı yapmakla yükümlüdür. Toplantıda yöneticinin yetersizliği gündeme taşınabilir, yeni kararlar alınabilir veya gerekirse yönetici değişikliği oylanabilir.

Boş dairenin aidatını kim ödemek zorunda?

Daire boş olsa bile aidat ve ortak gider yükümlülüğü malike aittir. Kullanım yokluğu bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. Aidat ödenmiyorsa yönetici yasal yollarla (icra takibi dahil) bu alacağı tahsil edebilir. Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi için sitemizin ilgili yazılarını inceleyebilirsiniz.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön