Komşu dairede kiracıların sık değişmesi ve her yeni kiracının farklı bir sorun getirmesi, apartman yaşamını ciddi biçimde zorlaştırır. Kısa cevap şu: evet, önlem alınabilir. Hem mevcut sorun için yöneticiye yazılı başvuru yapabilir, hem de kat malikinin kiracı seçiminden kaynaklanan sorumluluğunu Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde ileri sürebilirsiniz. Süreç sabır ister, ama sessiz kalmak sorunu büyütür; doğru adımlarla hem kısa vadede rahatlayabilir hem de uzun vadede kalıcı çözüme ulaşabilirsiniz.
Sorunun Kökü: Neden Bazı Dairelerde Kiracılar Sık Sık Değişir?

Kiracı sirkülasyonunun yüksek olduğu dairelerin arkasında çoğu zaman birkaç temel neden yatar. En yaygını, malikinin daire kira geliri dışında apartman hayatıyla ilgilenmemesi ve yeni kiracıyı tanıtmadan, bina kurallarını aktarmadan yerleştirmesidir. İkinci sık neden ise dairenin kısa dönemli kiralık (günlük, haftalık veya aylık) olarak işletilmesidir; bu durum sizi hukuken farklı bir zemine taşır.
Bir diğer etken, malikinin ekonomik baskı altında olması ve "iyi kiracı bulana kadar bekleyemiyorum" tutumudur. Bu durum dairenin sürekli değişen, birbiriyle çelişen kişilerle dolmasına yol açar. Her gelen kiracı apartmanın kültürünü sıfırdan öğrenmek zorunda kalır; aidatı kim toplar, hangi saatler sessizlik saatidir, çöp gün mü çıkarılır gibi basit sorular bile çatışmaya dönüşebilir.
Sizi etkileyen şey genellikle kiracının kendisinden çok bu bilgi boşluğudur. Aynı daireye gelen her yeni kişi, aynı hataları tekrar eder. Malikinin kiracı seçimindeki özensizlik veya ön bilgilendirme eksikliği bu döngüyü besler. Bunu anlamak önemlidir; çünkü çözüm stratejiniz buna göre şekillenecektir.
Son olarak, çok sayıda kiracının kısa sürede değişmesi bazen fiziksel bir işaret de verir: dairede ciddi bir teknik sorun (nem, ısı yalıtım eksikliği, gürültü) vardır ve kiracılar bu nedenle çıkmaktadır. Bu ihtimali göz ardı etmemelisiniz; zira o durumda talebinizin niteliği de değişir.
Sizi En Çok Ne Etkiliyor? Sorunu Doğru Tanımlamak

Şikayet sürecine girmeden önce yaşadığınız sorunu net biçimde tanımlamanız gerekir. "Her seferinde sorun çıkıyor" cümlesi hukuki bir talep değildir; ancak "her yeni kiracı taşınma sırasında ortak alanları günlerce meşgul ediyor ve temizlemiyor" ya da "geçen üç kiracıdan ikisi geceleri yüksek sesle müzik çaldı, yöneticiye sözlü bildirdim ama kayıt tutulmadı" somut taleplerdir.
Sorunun türünü belirlemek hem doğru makama başvurmanıza hem de delil toplamanıza yardımcı olur. Gürültü şikayetleri polis/jandarma kaydıyla güçlenir. Ortak alan ihlalleri fotoğraf ve tarih damgasıyla belgelenir. Aidat ödenmemesi yöneticinin tuttuğu borç kaydıyla sabitlenir; burada sizi doğrudan ilgilendiren husus ortak giderlerin aksamamasıdır. Aidat borcunun kiracıya yansıyıp yansımadığı ayrı bir meseledir; o borcun asıl muhatabı Kat Mülkiyeti Kanunu gereğince maliktir.
Sorun birden fazla boyutu kapsıyorsa önceliklendirme yapın: acil güvenlik tehdidi (kapıyı açık bırakmak, yangın çıkışını kilitlemek) mi, yoksa yaşam kalitesi sorunu (gürültü, koku, karanlık merdiven) mi? Güvenlik tehditleri anlık bildirim ve kayıt gerektirirken, yaşam kalitesi sorunları yazılı şikayet ve süreç yönetimi gerektirir. Her iki kategoride de sessiz kalmak en kötü seçenektir.
İlk Adım: Yöneticiye Yazılı Başvuru

Sözlü uyarı genellikle yeterli olmaz; ne söylendiği tartışılır hale gelir, üstelik hukuki süreçte hiçbir değeri yoktur. Bu yüzden ilk adımınız yazılı başvuru olmalıdır. Başvuruyu yöneticiye elden, WhatsApp üzerinden veya e-postayla iletebilirsiniz; önemli olan tarihin ve içeriğin kayıt altında kalmasıdır.
Yazılı başvurunuzda şunlar bulunmalıdır: sorunu yaşadığınız tarihler, somut gözlemler (gürültü saatleri, ortak alan kullanımı, taşıma araçlarının otopark bloğu vb.), önceki sözlü bildirimleriniz varsa tarihleri, ve yöneticiden beklentiniz (kat malikini uyarması, sözlü veya yazılı ihtarname kesmesi, kat kurulu gündemine alması). Kısa ve özlü bir örnek:
Yöneticiye / Apartman Yönetimine
Konu: [Daire No] nolu bağımsız bölüm sakinlerine ilişkin şikayet
[Tarih] tarihinden bu yana söz konusu dairede ikamet eden sakinlerin [saat aralığı] saatlerinde yüksek sesle müzik çaldığını, bu durumun uyku düzenimi ve günlük yaşamı olumsuz etkilediğini bildiririm. Konunun ilgili malike iletilerek gerekli uyarının yapılmasını talep eder, sonuç hakkında bilgilendirilmeyi rica ederim.
Yöneticinin bu başvuruya yanıt verme yükümlülüğü vardır. Makul süre içinde yanıt gelmezse veya sorun sürmesine rağmen işlem yapılmazsa bir sonraki adım kat malikleri kurulu toplantısı talebidir. Kat Mülkiyeti Kanunu, yeterli sayıda kat malikinin talebiyle olağanüstü toplantı yapılabilmesine olanak tanır; bu toplantıda sorunu gündemine alabilir, tutanağa geçirilmesini sağlayabilirsiniz.
Kat Malikinin Sorumluluğu: Kiracı Davranışından Malik Sorumlu Tutulabilir mi?

Bu sorunun kısa cevabı "evet"tir. Kat Mülkiyeti Kanunu, bağımsız bölümü kiracıya veren malikin, kiracının apartman kurallarına ve ortak alan kullanım esaslarına uymasını sağlamakla yükümlü olduğunu düzenler. Kiracının yol açtığı ihlaller nedeniyle önce yönetim kiracıya, ardından uyarıya rağmen sorun devam ederse malike başvurabilir.
Pratikte bu şu anlama gelir: yönetici malike yazılı ihtarname keser. İhtar edilen malike rağmen sorun sürmesi halinde yönetim veya kat malikleri, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde sulh hukuk mahkemesine başvurabilir. Mahkeme ciddi vakalarda malikin dairesini satışa zorlanması dahil çeşitli yaptırımlar uygulayabilir; ancak bu aşama uzun ve son derece ciddi bir süreçtir. Siz bir komşu olarak bu dava sürecinin tarafı değilsinizdir, ancak tanık sıfatıyla beyanınız delil niteliği taşıyabilir.
Sık kiracı değişikliği de başlı başına bir dayanak oluşturabilir; özellikle apartmanın günlük kiralık olarak işletildiğine dair şüphe varsa. Günlük kiralama, konut amaçlı kullanım esasını bozduğu gerekçesiyle hem yönetim kararıyla hem de mahkeme yoluyla kısıtlanabilir. Bu yönü şikayet mektubunuzda özellikle vurgulamanız sürecinizi güçlendirir.
Öte yandan, malikle doğrudan iletişime geçmek de bir seçenektir. Bazı malikler kiracısının sorun çıkardığından gerçekten habersizdir ve yönetici kanalı yerine başka bir malik olarak doğrudan bildirim yapıldığında daha hızlı tepki verebilir. Bu yolu denemek, yönetim sürecini başlatmadan önce sorunu çözebilir; ancak belgeleme alışkanlığınızı bu kanalda da sürdürün.
Delil Toplama ve Kayıt Tutma Pratiği

Yazılı şikayet hazırlarken elinizdeki en güçlü koz, tutarlı ve tarihli kayıtlardır. Tekil bir olayı anlatmak yerine "15 Mayıs'tan bu yana şu tarihlerde şu saatlerde şu yaşandı" diyebilmek, hem yöneticiyi harekete geçirir hem de gerekirse hukuki süreci destekler. Bu yüzden bir "olay günlüğü" tutmanızı önemle öneririm.
Olay günlüğünüz son derece basit olabilir: telefonunuzda bir not dosyası açın, her olayı tarih-saat-kısa açıklama formatında girin. Mümkünse ortak alana ilişkin sorunları (kirli merdiven, bırakılan eşya, zarar gören panel) fotoğraflayın; fotoğraf metadata'sı zaten tarih-saat bilgisini içerir. Gürültü için ses düzeyi ölçüm uygulamaları ekran görüntüsü almanıza olanak tanır; kesin hukuki delil olmasa da dosyanızı güçlendirir.
Polis veya jandarma müdahalesi gerektirecek kadar ciddi gürültü olaylarında mutlaka tutanak düzenlettirin. Bu tutanak numarası, ileride yönetime ya da avukata sunacağınız belgelerin en güçlüsüdür. Komşulardan birkaçı da aynı sorunu yaşıyorsa ortak şikayet dilekçesi çok daha etkili olur; birbirinden bağımsız ifadeler, sorunun sistematik olduğunu kanıtlar.
Son olarak, yöneticiyle yazışmalarınızı silmeyin. WhatsApp mesajları bile tarih damgasıyla birlikte delil değeri taşır. Yöneticinin "bildirmediniz" ya da "habersizim" diyememesi için tüm kanalları kayıt altında tutun. Bu alışkanlık sizi yalnızca bu sorun için değil, ileride yaşayabileceğiniz her türlü apartman uyuşmazlığında da korur.
Kısa Dönemli (Günlük/Haftalık) Kiralama Şüphesi Varsa

Komşu dairede kiracıların çok kısa aralıklarla değişmesi, dairenin kısa dönemli (tatil, iş seyahati vb.) amaçla kiralandığına işaret edebilir. Bu durum birçok açıdan diğer komşuları doğrudan etkiler: güvenlik (bilinmeyen kişilerin bina güvenliğinden geçmesi), ortak alan aşınması ve apartman kültürünün bozulması bunların başında gelir.
Türkiye'deki yasal çerçeve bu konuda net değildir; ancak çok sayıda mahkeme kararı, konut sitesi veya apartmanda apartman yönetiminin ya da kat malikleri kurulunun günlük kiralamayı yasaklayan iç yönetmelik düzenleyebileceğine hükmetmiştir. Dolayısıyla ilk adımınız apartman yönetmeliğini incelemektir; bu tür bir yasak zaten varsa yönetici doğrudan uygulamak zorundadır. Yoksa kat malikleri kuruluna bu yönde bir karar aldırmak için diğer maliklerle ortak hareket edebilirsiniz.
Şüphenizi belgelemenin en iyi yolu tutarlı gözlemdir: aynı dairede farklı bagajlı, yüz tanımadığınız kişilerin düzenli olarak gelip gitmesi, dairenin online platformlarda kiralanıp kiralanmadığının kontrol edilmesi (bu bilgiyi yöneticiye iletebilirsiniz) ve diğer komşuların tanıklığı. Resmi platform ilanı tespit edilebilirse yönetici ve avukat için doğrudan kanıt oluşturur.
Bu konuyla bağlantılı olarak, kiracısız boş kalan dairelerin ortak gider sorumluluğu da sık karşılaşılan ayrı bir sorudur; özellikle kiracılar arası geçiş dönemlerinde o daireye ilişkin aidatın kimin ödeyeceği tartışmalı hale gelebilir.
Kat Kurulu Toplantısına Taşıma: Ne Zaman, Nasıl?

Yöneticiye yaptığınız yazılı başvuru sonuç vermezse veya yönetici "elimden geleni yaptım" deyip süreci kapatmaya çalışırsa, sorunu kat malikleri kurulunun gündemine taşımanın zamanı gelmiştir. Kurulun olağan toplantısına kadar beklemek yerine, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun öngördüğü usule göre olağanüstü toplantı talep etme hakkınız bulunmaktadır.
Toplantı gündemine aldıracağınız madde, yalnızca şikayetinizi değil, somut bir karar teklifini de içermelidir. Örneğin: "X dairesindeki sık kiracı değişikliği ve buna bağlı sorunlar nedeniyle yöneticinin malike yazılı ihtarname kesmesine ve sorunun tekrarı halinde hukuki yola başvurulmasına karar verilmesi." Toplantı tutanağına geçen kararlar yönetici için bağlayıcı nitelik taşır.
Toplantıya katılmadan önce diğer kat maliklerini (ya da onların kiracılarını değil, doğrudan malikleri) arayıp durumu kısaca anlatmak faydalıdır. Başkalarının da rahatsız olduğunu görürseniz ortak tutum sergileyebilirsiniz. Toplantıda söz alın, somut tarih ve olayları paylaşın, çözüm önerinizi net ifade edin. Duygusal bir suçlama yerine maddi gözlemlere dayalı konuşma her zaman daha ikna edicidir.
Toplantı sonrasında alınan kararı ve tutanağı bir kopyasını talep edin; bu sizin için önemli bir belgedir. Karar alınmasına rağmen uygulanmaz ve sorun sürmesine rağmen yönetici hareketsiz kalırsa, bu tutanak elinizde bir baskı aracı olur.
Sizi Zorlayan Ama Görmezden Gelebileceğiniz Şeyler: Sınırları Bilmek

Her şikayetin bir çözümle sonuçlanacağını beklemek, sizi gereksiz yere yıpratır. Bazı durumlar hukuki açıdan şikayet konusu edilebilir bile olsa pratik çözüm üretmez ya da çok uzun zaman alır. Kiracı taşınırken kapıyı çarpmak, arada bir geç saate kadar müzik açmak gibi izole olaylar kümülatif sorun oluşturmadıkça hukuki yolda güçlükle ilerlenir.
Öte yandan, her gelen kiracıyla "yeni sorun" beklentisiyle yaklaşmak sizi de gergin bir konuma sokar. Yeni bir kiracı kapıya düzgünce selamlama almadan, bina kurallarını bilmeden gelirse sorun yaratabilir; bu öğrenme sürecine biraz alan tanımak sizi korumaz ama süreci yumuşatır. Bir hafta içinde kiracıyla olumlu bir iletişim kurabilirseniz çoğu sorun daha başlamadan sönebilir.
Haklarınızı korumak ile komşuluk ilişkisini en kötüye götürmemek arasındaki dengeyi siz kuruyorsunuz. Bazı insanlar doğrudan konuşmayı tercih eder, bazıları tamamen resmi kanaldan gider. Her iki yaklaşım da geçerlidir; ancak resmi kanalı seçerken sürecin uzayabileceğini ve stres yaratabileceğini göz önüne alın. Mümkünse her iki yolu paralel yürütün: yöneticiye bildirim yapın ve kiracıyla da bireysel düzeyde iletişim kapısını açık tutun.
Site Yönetimi Platformu Kullanan Apartmanlarda Süreç Nasıl İşler?

Apartmanınız ya da siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa şikayet ve talep süreciniz çok daha izlenebilir bir yapıya kavuşur. Sakin olarak uygulamadan doğrudan yazılı şikayet iletebilirsiniz; bu bildirimin üzerinde tarih ve saat damgası otomatik olarak oluşturulur. "Sözlü söyledim ama yönetici duymadı" sorunu bu sayede ortadan kalkar.
Platform üzerinden ilettiğiniz şikayete yöneticinin verdiği yanıt da kayıt altına alınır. Yönetici uyarı gönderdi mi, malike iletildi mi, kapatıldı mı — tüm bu adımlar izlenebilir. Bu şeffaflık hem sizi hem de yöneticiyi korur; kimin ne zaman ne yaptığı tartışma konusu olmaktan çıkar.
Aidat borcu durumunu görebilmek de önemli bir özellik sunar. Sık kiracı değişen dairenin aidat borcunu gerçek zamanlı izleyebilmek, yöneticinin "takip ediyorum" söyleminin ötesinde nesnel bir tablo ortaya koyar. Borcun birikip birikmediğini bilmek, kurula taşıyacağınız gündem için somut veri sağlar.
Bunların yanı sıra platform, apartman duyurularını ve toplantı gündemlerini tüm sakinlere düzenli biçimde iletir. "Toplantıdan haberim yoktu" ya da "gündem bana ulaşmadı" gibi durumların önüne geçer; bu da kat kurulu süreçlerini daha sağlıklı işletir. Komşu sorunu gibi kronik meselelerde sürecin şeffaf yönetilmesi, uzun vadeli çözümün temel koşuludur.
Eğer apartmanınız henüz böyle bir sistem kullanmıyorsa ve tekrarlayan sorunlarla uğraşıyorsanız, bunu kat kuruluna önerebilirsiniz. Yönetim yükünü azaltan ve sakin şikayetlerini kayıt altına alan bir sistem, tüm kat maliklerinin yararınadır; önerinin kabul görmesi çok zor değildir.
Komşuyla Doğrudan Konuşmak: Risk mi, Fırsat mı?

Doğrudan konuşma, çoğu zaman en hızlı çözümü sağlar. Yeni taşınan bir kiracı, bina kurallarını bilmiyordur; gürültüden ya da ortak alanı işgal etmekten kasıtlı biçimde rahatsızlık vermiyordur. Sakin ve bilgilendirici bir iletişim, sorunu hem taraflar hem de apartman için en az enerji harcayarak sonlandırabilir. "Çarşamba geceleri erken kalkıyorum, o saatlerde müzik sesi beni çok etkiliyor" demek, çoğu insan için rahatsızlık olmaya devam etmekten daha değerlidir.
Doğrudan konuşmayı seçerken dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var. Konuşmayı kapı önünde anlık yapmak yerine sakin bir ortamda, hazırlanmış olarak gerçekleştirin. Suçlayıcı değil, açıklayıcı bir dil kullanın. Sorunun çözülmesini istediğinizi, bunun için işbirliğine açık olduğunuzu hissettirin. "Her gece bu saatte ses geliyor, sizi rahatsız etmek istemem ama benim de yapamayacağım şeyler var" gibi bir açılış çoğu insanı savunmaya geçirmez.
Konuşma işe yaramazsa ya da kiracı tepkisiz veya düşmanca davranırsa, bu yolu bırakın ve tamamen resmi kanala geçin. Doğrudan iletişim bir zorunluluk değil, hızlandırıcı bir seçenektir. Sonuç vermezse, en azından "denedim" kaydını tutmanız yöneticiye başvururken sürecinizi güçlendirir.
Kiracının sorunu kabul etmemesi veya davranışı sürdürmesi durumunda ise yöneticiye yaptığınız yazılı başvuru daha da kritik hale gelir. Kiracı komşuları rahatsız ederse yönetim ne yapabilir konusunu inceleyen ayrıntılı rehberimiz de bu süreçte size yol gösterir.
Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınmanız Gerekenler

Bu tür süreçlerde en sık yapılan hata, uzun süre sessiz kaldıktan sonra birden "her şeyi" şikayet etmeye çalışmaktır. Birkaç aydır biriken öfkeyle yapılan kapsamlı bir şikayet, yönetici nezdinde güvenilir bir belge değil, kişisel bir yük gibi algılanabilir. Sorunları oluştukları anda kısaca da olsa kayıt altına almak, ilerideki büyük şikayetinizin zeminini çok daha sağlam kılar.
İkinci yaygın hata, sosyal medyada ya da apartman WhatsApp grubunda şikayet yazmaktır. Bu platformlar hem yönetim hem de hukuk açısından son derece risklidir; hem kişisel bilgileriniz hem de mahkemede aleyhinize kullanılabilecek ifadeler içerebilir. Gruplarda konuyu gündeme getirmek ile resmi yazılı bildirim arasındaki fark büyüktür. Resmi şikayetlerinizi her zaman ayrı bir kanal üzerinden yapın.
Bir diğer hata, yalnızca kiracıyı hedef alıp malikin sorumluluğunu göz ardı etmektir. Kiracı değişse de sorun değişmiyorsa, asıl sorun malikten kaynaklanıyordur. Şikayetinizi kiracının kişisel davranışına değil, malikinin bu konudaki tutumuna ve yönetim anlayışına yöneltmek çok daha kalıcı bir sonuç üretir.
- Sözlü bildirimi yeterli saymak ve yazılı belge bırakmamak
- Yöneticinin "hallederim" güvencesini takip etmeden kabul etmek
- Diğer komşularla ortak hareket etme fırsatını kaçırmak
Son bir hata: sabırsızlanarak kendiniz doğrudan yöneticiye baskı yapmak yerine malikle çatışmaya girmek. Maliki defalarca arayıp tartışmak hem ilişkiyi zehirler hem de "taciz" olarak çevrilme riski taşır. Süreci yöneticinin üstlenmesini isteyin; sizin rolünüz şikayetçi, yöneticinin rolü çözüm üretmektir.
Sık Sorulan Sorular
Yönetici şikayetimi dikkate almıyorsa ne yapabilirim?
Yöneticiye yaptığınız yazılı bildirimi belgelemiş olmak, sonraki adım için zemin hazırlar. Yeterli sayıda kat maliki ile birlikte olağanüstü kat malikleri kurulu toplantısı talep edebilirsiniz; bu toplantıda yöneticinin tutumunu gündeme taşıyabilirsiniz. Kurulun da hareketsiz kalması durumunda sulh hukuk mahkemesine başvurmak mümkündür. Bu aşamada hukuki danışmanlık almanızı öneririz.
Kat maliki kiracısından haberdar olmadığını söylüyor, sorumluluğu gerçekten yok mu?
Kat Mülkiyeti Kanunu malikin kiracısının apartman kurallarına uymasını sağlamakla yükümlü olduğunu düzenler; malikin habersiz olması bu yükümlülüğü kaldırmaz. Yönetici malike resmi bildirim yaparak durumu ihtar ettiğinde malik artık "bilmiyordum" diyemez. Yazılı ihtardan sonra da sorun sürerse malik açıkça sorumlu konuma gelir.
Komşu dairesi günlük kiralık olarak kullanılıyor olabilir, bunu nasıl ispatlayabilirim?
Kısa aralıklarla farklı kişilerin gelip gitmesini tarih ve saat belirterek günlük kayıt altına alın. Dairenin online kiralama platformlarında listelenip listelenmediğini kontrol edin; tespit ettiğiniz ilan linkini yöneticiye iletin. Komşulardan birkaçının da aynı gözlemi paylaştığına dair ortak beyan güçlü kanıt oluşturur. Yönetici bu bilgileri malike iletmekle yükümlüdür.
Şikayet sürecinde kiracıyla doğrudan çatışmaya girersem bu beni etkiler mi?
Evet, olumsuz etkileyebilir. Kapı önü tartışmaları, yükselen sesler veya sosyal medya paylaşımları zaman zaman şikayetçinin aleyhine dönebilir. Kiracıyla konuşmayı tercih ederseniz sakin, bilgilendirici ve belgelenebilir bir dil kullanın. Şikayetlerinizi bireysel çatışma üzerinden değil, resmi kanallar üzerinden ilerletin; bu hem sizi korur hem de sürecin daha hızlı sonuçlanmasını sağlar.
Sorun çözülmeden kiracı yine değişirse süreci sıfırdan başlatmak zorunda mıyım?
Hayır. Önceki şikayetleriniz ve belgeleriniz dosyanızda kalmaya devam eder. Yeni kiracı geldiğinde "aynı daireden tekrar sorun yaşıyorum" vurgusunu yaparak birikimli kaydı yöneticiye sunabilirsiniz. Bu, sorunun kiracı kaynaklı değil, o dairenin yapısal yönetim sorunundan kaynaklandığını gösterir ve malikin tutumuna yönelik daha kapsamlı bir talep geliştirmenize olanak tanır.
Sık kiracı değişikliğinden dolayı apartman ortak alanları zarar görürse bu masrafı kim öder?
Ortak alan hasarı, zararı yaratan tarafın (kiracı veya malik) sorumluluğundadır. Hasarın kimin tarafından oluşturulduğu belgelenemiyorsa masraf ortak gider havuzuna düşer ve tüm malikler paylaşır; bu durumda yöneticinin zararı belgeleyen bir tutanak tutması ve sorumludan tahsilat sürecini başlatması gerekir. Belgelenmemiş hasarlar çoğunlukla genel gider havuzuna aktar; bu yüzden her hasarı anında kayıt altına alın.