Site Yönetimi

Kiracı Komşuları Rahatsız Ederse Yönetim Ne Yapabilir?

Kiracı komşuları rahatsız ediyorsa yönetim; ihtar, genel kurul kararı ve kat malikine dava yollarını kullanabilir. 634 sayılı KMK çerçevesinde tüm adımlar bu yazıda.

Kiracı Komşuları Rahatsız Ederse Yönetim Ne Yapabilir?

Kiracı komşuları rahatsız ederse yönetim; yazılı ihtar göndererek, genel kurul kararı alarak ve gerektiğinde kat malikine karşı 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında dava yoluna başvurarak harekete geçebilir. Yöneticinin doğrudan kiracıyı tahliye etme yetkisi olmasa da hukuki baskı mekanizmaları son derece etkilidir.

Kiracı ile Kat Maliki Arasındaki Hukuki Fark: Yöneticinin Muhatabı Kim?

Kiracı ve kat maliki arasındaki hukuki farkı gösteren belge illüstrasyonu

Apartman veya site yöneticileri, site sakinleriyle yaşanan anlaşmazlıklarda sık sık şu soruyla karşılaşır: "Bu kişi kiracı, ne yapabilirim?" Bu sorunun cevabı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun temel ilkelerinde yatmaktadır. Kanuna göre yöneticinin asıl muhatabı kat malikidir; yani dairenin sahibidir. Kiracı ise o bağımsız bölümü kullanma hakkına sahip olan kişidir ve yönetimle doğrudan bir sözleşmesi yoktur.

Bu ayrım son derece önemlidir. Yönetici, kiracıya doğrudan tahliye kararı uygulayamaz, kapısına kilit vuramaz ya da bağlayıcı bir para cezası kesemez. Tüm bu yetki, dairenin sahibi olan kat malikine aittir. Yönetimin gücü ise kat malikini harekete geçirmeye, gerektiğinde onu hukuki sorumluluğuyla yüzleştirmeye dayanır.

Kiracının gürültü çıkarması, ortak alanları kirletmesi, komşulara hakaret etmesi gibi durumlar, kat malikini de doğrudan ilgilendirir. 634 sayılı Kanun'un 18. maddesi, kat maliklerini bağımsız bölümlerini başkasına devrettiklerinde veya kiraya verdiklerinde de yükümlülüklerden muaf tutmaz. Diğer bir deyişle, "Ben sadece mal sahibiyim, kiracı ne yaparsa yapsın" yaklaşımı hukuken geçersizdir.

Yöneticinin pratik rolü şudur: Şikayeti belgelere dökmek, kat malikini yazılı olarak uyarmak ve gerektiğinde genel kurulu devreye sokmak. Bu adımlar atıldığında kat maliki hem hukuki hem de pratik açıdan kiracısını kontrol altına almak zorunda kalır.

Hangi Davranışlar "Komşuları Rahatsız Etme" Kapsamına Girer?

Komşuları rahatsız eden kiracı davranışları kontrol listesi illüstrasyonu

Bir şikayeti değerlendirirken öncelikle hangi davranışın somut olarak gerçekleştiğini belirlemek gerekir. Her rahatsızlık aynı ağırlıkta değildir; bazıları anlık bir uyarıyla çözülürken, bazıları aylarca süren hukuki süreçleri gerektirebilir. Yöneticinin bu ayrımı doğru yapması, hem enerji hem de zaman israfını önler.

Ses ve gürültü şikayetleri en yaygın rahatsızlık türüdür. Gece geç saatlere kadar yüksek sesle müzik çalmak, bağırmak, köpek havlatmak, düz ayakla koşturmak bu kategoriye girer. Türk hukuku açısından gece saat 22:00'den sonra oluşan yoğun gürültü, yönetmelikler ve Kabahatler Kanunu kapsamında da değerlendirilebilir; bu nedenle yöneticinin zabıta veya polis çağrısını teşvik etmesi meşrudur.

Ortak alan ihlalleri bir diğer sık karşılaşılan sorun grubudur. Merdiven boşluğuna çöp bırakmak, asansörde sigara içmek, bisiklet veya motosikletleri koridora sürmek, otoparkı kurallara aykırı kullanmak bunların başında gelir. Bu durumlar hem estetik hem de güvenlik sorunu oluşturur ve yönetici tarafından doğrudan müdahale gerektiren hallerdir.

Komşulara yönelik sözel veya fiziksel taciz ise en ağır kategoriyi oluşturur. Hakaret, tehdit veya fiziksel temas içeren durumlar yöneticinin değil, doğrudan kolluk kuvvetlerinin müdahale alanına girer. Yöneticinin bu durumlarda yapacağı şey, olayı tutanağa bağlamak ve kat malikini derhal haberdar etmektir.

Aşağıdaki tablo, rahatsızlık türlerini ve yöneticinin başvurabileceği ilk adımı özetlemektedir:

Rahatsızlık Türü Örnek Davranışlar İlk Müdahale Adımı
Gürültü / Ses Gece müziği, bağırma, köpek Yazılı ihtar + polis bilgilendirme
Ortak Alan İhlali Çöp bırakma, sigara, işgal Uyarı tutanağı + zabıta
Sözel / Fiziksel Taciz Hakaret, tehdit, fiziksel temas Tutanak + kat malikine acil ihtar
Bina Hasarı Duvara çivi, boru patlatma Hasar tespiti + hukuki bildirim
İdari İhlal Aidat ödememek (kiracı yükümlüyse) Kat malikine ihtar, icra takibi

İlk Adım: Şikayeti Belgelemek ve Tutanak Tutmak

Kiracı şikayeti tutanağı ve belgeleme süreci illüstrasyonu

Herhangi bir hukuki adım atmadan önce yöneticinin yapması gereken en kritik şey, şikayeti somut belgelerle kayıt altına almaktır. Sözlü aktarımlar hukuki süreçte neredeyse hiçbir değer taşımaz; yazılı tutanaklar, tarihli bildirimler ve imzalı belgeler ise mahkeme aşamasında belirleyici rol oynar.

Şikayet tutanağı hazırlanırken tarih, saat, olay yeri, olayın niteliği ve şikayetçi tarafın adı-soyadı mutlaka yer almalıdır. Mümkünse iki ya da daha fazla tanık imzası alınması tutanağın ispat gücünü artırır. Yönetici, bu tutanakları kronolojik sırayla bir dosyada saklamalıdır; çünkü tek bir şikayet basit bir sürtüşme olarak değerlendirilebilirken, tekrar eden şikayetler "sistematik rahatsızlık" iddiasını güçlendirir.

Fotoğraf ve video kayıtları da belgeler arasında yer alabilir. Kiracının ortak alanda bıraktığı çöpler, zarar gören mülkün fotoğrafları ya da tekrarlayan bir gürültü olayında tarih-saat bilgisi içeren ses kaydı hukuki sürecin seyrini etkileyebilir. Ancak ses ve görüntü kaydında kişilik hakları meselesine dikkat edilmelidir; ortak alanları kapsayan güvenlik kamerası görüntüleri bu açıdan daha güvenli bir kaynak oluşturur.

Dijital bir apartman yönetim programı kullanıyorsanız, şikayetleri bu sistem üzerinde kayıt altına almak hem tarihleme açısından hem de ilgili taraflara bildirim gönderme açısından büyük kolaylık sağlar. Tarihli sistem kayıtları, elle yazılan tutanakların yanı sıra ek bir ispat aracı işlevi görür.

Kat Malikine Yazılı İhtar Göndermek: Nasıl, Ne Zaman?

Kat malikine gönderilen resmi ihtar mektubu illüstrasyonu

Şikayet belgelendikten sonra yöneticinin yapması gereken ilk resmi adım, kat malikine yazılı ihtar göndermektir. Bu ihtar, hem kat malikini durumdan haberdar eder hem de ilerleyen süreçte "yönetim gerekli uyarıyı yapmıştır" iddiasını kanıtlar. İhtarın noter aracılığıyla gönderilmesi ispat gücü açısından en sağlam yoldur; ancak iadeli taahhütlü posta ile yapılan bildirim de hukuken geçerlidir.

İhtarda bulunması gereken temel unsurlar şunlardır: kiracının kim olduğu ve hangi bağımsız bölümde ikamet ettiği, yaşanan olayların tarihleri ve niteliği, konunun yasal dayanağı (634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na atıf), kat malikinden beklenen aksiyon (kiracısını uyarması veya gerekirse kirasını feshetmesi) ve belirlenen süre içinde aksiyon alınmadığında uygulanacak hukuki yollar.

Süre belirleme konusunda yöneticiler genellikle 7 ila 15 günlük makul bir süre vermeyi tercih eder. Bu süre içinde kat maliki kiracısını uyarmazsa ve rahatsızlık devam ederse yönetim bir sonraki adıma geçme hakkını kazanır. Sürenin çok kısa tutulması ise kat malikinin "yeterli süre tanınmadı" itirazına zemin hazırlayabilir.

Pratik bir nokta olarak belirtmek gerekir: Bazı kat malikleri bu ihtarı ciddiye alarak kiracılarıyla doğrudan konuşur ve sorun ihtarla çözülür. Bu, en hızlı ve en az maliyetli sonuçtur. Ancak kat maliki kayıtsız kalıyorsa veya kiracıyı koruma altına alıyorsa süreci bir üst aşamaya taşımak gerekir.

Genel Kurul Kararı: Kolektif Baskının Gücü

Apartman genel kurul kararı ve oylaması illüstrasyonu

Bireysel ihtarın sonuç vermediği durumlarda yöneticinin başvurabileceği en güçlü araçlardan biri genel kuruldur. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 33. maddesi çerçevesinde genel kurul, rahatsızlık yaratan bir kiracının bulunduğu bağımsız bölüm için kat malikine yönelik yaptırım kararı alabilir. Bu yaptırım doğrudan kiracıya değil, kat malikine yöneliktir; ancak sonuç olarak kat maliki kiracısı üzerinde çok daha güçlü bir baskı oluşturur.

Genel kurul kararının etkisi, özellikle tekrar eden şikayetlerde belirginleşir. Birden fazla komşunun onayladığı resmi bir karar, kat malikine "tüm site bu durumdan rahatsız" mesajını verir ve onu harekete geçmeye zorlar. Bunun yanı sıra genel kurulda alınan kararlar tutanağa geçer; bu tutanak da ilerleyen davalarda güçlü bir belge olarak kullanılabilir.

Genel kurul toplantısının usule uygun yapılması gerekir. Toplantı daveti belirli süre öncesinde yapılmalı, gündem maddesi açıkça belirtilmeli ve kararlar kanunda öngörülen nisap koşullarına uygun alınmalıdır. Eğer yönetim yazılımı kullanıyorsanız, genel kurul yazılımı aracılığıyla toplantıyı dijital ortamda planlamak hem süreci kolaylaştırır hem de tüm kayıtları sistematik biçimde saklar.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta şudur: Genel kurul kararı kiracının değil kat malikinin hukuki durumunu etkiler. Bu nedenle kat maliki karara rağmen kiracısını çıkartmıyorsa ya da rahatsızlık devam ediyorsa, artık sıra dava sürecine gelmiş demektir.

Önemli Uyarı: Kiracı komşuları rahatsız etse bile yönetici, kiracının kirasını doğrudan feshedemez veya kiracıyı zorla tahliye edemez. Bu yetki yalnızca kat malikine aittir. Kiracının tahliyesi ancak kat malikinin kira sözleşmesini feshederek icra yoluyla tahliye talep etmesiyle mümkün olur. Yönetici bu süreçte kat malikini ikna edici baskı araçlarını kullanabilir; doğrudan tahliye kararı veremez. Bu ayrımı gözden kaçırmak hem hukuki sorun hem de kişisel sorumluluk riski doğurur. Bu metin genel bilgi niteliğinde olup hukuki tavsiye yerine geçmez; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu Kapsamında Dava Yolu

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında kiracı davası illüstrasyonu

Yazılı ihtar ve genel kurul kararına rağmen rahatsızlık devam ediyorsa, en son hukuki çare dava yoludur. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 33. maddesi, yöneticiye ve diğer kat maliklerine Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurma hakkı tanır. Bu dava, sorumlu kat malikine karşı açılır ve mahkemenin belirlediği müdahale biçimine göre sonuçlanır.

Kanun çerçevesinde açılabilecek temel dava türleri arasında en bilineni "dava yoluyla tahliye"dir. Ancak bu yola gidebilmek için bazı ön koşulların yerine getirilmesi gerekir. Öncelikle genel kurulun bu yönde karar almış olması ve bu kararın kat malikine noter aracılığıyla tebliğ edilmesi şarttır. Sonrasında belirli bir süre geçmesine rağmen rahatsızlık sona ermemişse mahkeme yoluna başvurulabilir.

Dava sürecinde yönetici, daha önce tuttuğu tüm belgeleri — şikayet tutanakları, kat malikine gönderilen ihtarlar, genel kurul kararları, noter tebligatları — delil olarak sunar. Bu belgeler ne kadar eksiksiz ve kronolojik sırada düzenlenmişse, mahkeme sürecinin seyri de o kadar olumlu olur.

Pratik açıdan değerlendirildiğinde, dava süreçleri uzun soluklu ve maliyetli olabilir. Bu nedenle pek çok yönetici ihtar ve genel kurul aşamalarında sorunu çözmeye çalışır; dava son çare olarak görülür. Bununla birlikte, ısrarcı ve tekrar eden rahatsızlıklarda bu adımdan kaçınmak, uzun vadede tüm site sakinleri için daha büyük sorunlara yol açabilir.

Kiracı ile Doğrudan İletişim: Ne Söylenir, Ne Söylenmez?

Yönetici ve kiracı arasındaki resmi iletişim diyaloğu illüstrasyonu

Yöneticiler çoğu zaman resmi prosedüre geçmeden önce kiracıyla doğrudan konuşmayı dener. Bu yaklaşım birçok durumda işe yarar; kiracı farkında olmadan rahatsızlık yaratıyor olabilir ve nazik bir hatırlatma sorunu çözebilir. Ancak bu iletişimin nasıl yürütüleceği kritik önem taşır.

Doğrudan iletişimde yönetici tutumunu net, sakin ve profesyonel tutmalıdır. "Birkaç sakin şikayet etti, durumu sizinle paylaşmak istedim" gibi bir açılış, savunmacı bir tepki almak yerine işbirliğine zemin hazırlar. Tehdit veya suçlama içeren bir dil ise hem durumu gerginleştirir hem de ilerleyen süreçte yönetici aleyhine kullanılabilir.

Kiracıyla yapılan bu görüşmenin ardından yöneticinin kısa bir not yazması tavsiye edilir: tarih, kiracının adı, söylenenlerin özeti. Bu not, kiracının "bana hiç bir şey söylemediler" iddiasına karşı bir güvence oluşturur.

Öte yandan yöneticinin kesinlikle söylememesi gereken bazı şeyler vardır. "Sizi çıkartabiliriz" demek — çünkü bu yetki yöneticide değil kat malikindedir. "Eğer durmazsa kapınızı kilitleriz" demek — bu ciddi bir hukuki sorumluluk doğurur. "Diğer sakinler sizin hakkınızda şunu söylüyor" demek — bu hem etik hem hukuki açıdan sorunludur. Yöneticinin rolü arabulucu olmak, tarafları suçlamak değil.

Kiracı Aidat Ödemiyorsa: Farklı Ama Bağlantılı Bir Sorun

Kiracı aidat ödememesi ve gecikme tazminatı illüstrasyonu

Komşuları rahatsız eden kiracıların zaman zaman aidat ödeme yükümlülüğünü de yerine getirmediği görülür. Bu iki sorun farklı hukuki mekanizmalarla ele alınır; ancak aynı kiracıya ilişkin olduklarından pratikte iç içe geçebilir.

Aidat konusunda temel kural şudur: Kiracı, kira sözleşmesinde aidatı ödeyeceğini üstlenmişse yönetimle doğrudan muhatap olur. Ancak çoğu durumda aidat yükümlülüğü kat malikine aittir; kiracı bunu kat malikine öder, kat maliki ise yönetime. Bu nedenle aidat alacağında asıl muhatap çoğunlukla kat malikidir.

Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre aidatı ödemeyen kat malikine aylık yüzde beş gecikme tazminatı uygulanır. Bu tazminat kanunda belirlenmiş olup sözleşmeyle daha yüksek bir oran kararlaştırılmış olsa bile kanundaki oran geçerlidir. Yönetici, bu alacağı icra yoluyla tahsil etme hakkına sahiptir.

Hem aidat borcu hem de komşu rahatsızlığı aynı anda yaşanıyorsa, yönetici kat malikine gönderilecek ihtar mektubunda her iki konuyu da net biçimde belirterek kat malikinin bütün tabloyu görmesini sağlamalıdır. Bu durum, kat malikinin kiracısıyla sözleşme ilişkisini gözden geçirme kararını hızlandırabilir. Aidat takip programı kullanmak, gecikme tarihlerini ve tazminat hesaplamalarını otomatik olarak yönetmenizi kolaylaştırır.

Yöneticinin Adım Adım Eylem Planı

Yöneticinin kiracı rahatsızlığına karşı adım adım eylem planı illüstrasyonu

Tüm bu hukuki bilgileri pratiğe dökmek için yöneticinin izlemesi gereken sıralı bir eylem planı oluşturmak mümkündür. Bu plan, hem süreci hızlandırır hem de olası hukuki itirazlara karşı yöneticiyi güvence altına alır.

  • Şikayeti kayıt altına al: Tarih, saat, olay ve şikayetçi bilgilerini yazılı tutanakla belgele. Mümkünse tanık imzası al.
  • Kiracıyla sözlü iletişim kur (isteğe bağlı, ilk aşama): Nazik ve profesyonel bir dille durumu aktarın; görüşmeyi not edin.
  • Kat malikine yazılı ihtar gönder: İadeli taahhütlü posta veya noter aracılığıyla; 7-15 günlük süre vererek.
  • Süre dolduğunda durumu değerlendir: Rahatsızlık devam ediyorsa genel kurulu gündeme al.
  • Genel kurul kararı al: Usule uygun toplantıyla; kararı tutanağa geçir ve kat malikine tebliğ et.
  • Gerekirse hukuki danışmanlık al: Avukat desteğiyle Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvur.
  • Tüm süreci belgele: Her adımı kronolojik sırada dosyala; dijital sistem kullanıyorsan sistem üzerinde kaydet.

Bu adımların hiçbirini atlamadan uygulamak hem hukuki açıdan doğru hem de pratik açıdan en etkili yoldur. Aceleyle dava aşamasına geçmek gereksiz maliyet yaratırken, ihtarı defalarca tekrarlamak da sorunu çözmez; önemli olan her adımın zamanında ve usulüne uygun yapılmasıdır.

Süreç boyunca diğer kat maliklerini de bilgilendirmek, toplu bir kaygı ortamı oluşmasını engeller ve genel kurulda sağlıklı bir kararın alınmasını kolaylaştırır. Yönetici, bilgilendirmelerini tarafsız ve olgusal tutmalı; dedikodu veya kişisel yorum içeren iletişimlerden kaçınmalıdır.

Önleyici Tedbirler: Sorun Başlamadan Yönetmek

Apartmanda önleyici site yönetimi ve iç yönetmelik illüstrasyonu

En etkili yönetim, sorunu çözmek değil, sorunun oluşmasını engellemektir. Deneyimli site yöneticileri, kiracı kaynaklı rahatsızlıkların büyük bölümünün basit önleyici tedbirlerle en aza indirilebileceğini bilir. Bu tedbirler hem kiracılar hem de kat malikleri için net beklentiler belirler.

İç yönetmelik hazırlamak bu tedbirlerin başında gelir. Apartman veya sitenin kurallarını (sessiz saatler, ortak alan kullanımı, misafir politikası, evcil hayvan kuralları, otopark düzeni vb.) yazılı olarak belirlemek ve tüm sakine teslim etmek, "bilmiyordum" mazeretini ortadan kaldırır. Yeni bir kiracı taşınırken kat malikinin bu yönetmeliği kiracısına imzalatması teşvik edilebilir.

Kiracı değişikliklerini takip etmek de önemli bir önleyici adımdır. Kat malikleri yeni kiracı getirdiklerinde yönetime bildirim yapmaları yönünde teşvik edilebilir. Bu sayede yönetim, yeni sakinlerin kimlik bilgilerini (acil durum iletişimi açısından) ve taşınma tarihini kaydedebilir. Kimlik kayıt zorunluluğu olmasa da iletişim bilgisi almak her iki taraf için kolaylık sağlar.

Düzenli iletişim kanalları oluşturmak da rahatsızlıkları büyümeden yakalamak açısından etkilidir. Aylık veya çeyreklik duyurular, şikayet bildirme sürecini netleştiren bilgilendirmeler ve genel kurul kararlarının düzenli paylaşımı, sakinlerin yönetime güvenini artırır. Güveni yüksek topluluklarda sorunlar genellikle erken aşamada ve daha az çatışmayla çözülür. Modern bir site yönetim yazılımı bu iletişim kanallarını dijitalleştirerek hem zaman kazandırır hem de şeffaflığı artırır.

Sık Sorulan Sorular

Kiracı rahatsızlığı hakkında sık sorulan sorular illüstrasyonu
Yönetici kiracıyı doğrudan tahliye ettirebilir mi?
Hayır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında yöneticinin doğrudan kiracıyı tahliye etme yetkisi bulunmamaktadır. Yönetici, kat malikini yazılı olarak uyarabilir, genel kurul kararı alabilir ve mahkeme yoluna başvurabilir. Tahliye kararı ise ancak kat malikinin kira sözleşmesini feshederek icra kanalıyla talep etmesiyle gerçekleşir. Yöneticinin bu süreci hızlandırabilmek için yapabileceği en önemli şey, belgeleri eksiksiz tutmak ve kat malikine resmi baskı araçlarını zamanında kullanmaktır.
Kiracı rahatsızlık veriyorsa şikayeti kime yapmalıyız?
İlk başvuru noktası site veya apartman yöneticisidir. Gürültü veya taciz söz konusuysa kolluk kuvvetlerine (polis veya zabıta) şikayet de yapılabilir. Yönetici, şikayeti kayıt altına aldıktan sonra kat malikine resmi ihtar gönderir. Sorun devam ederse genel kurul süreci başlatılır. Tüm bu adımlara rağmen çözüm sağlanamazsa Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurulabilir. Komşuların doğrudan kiracıya baskı uygulaması yerine resmi kanalların kullanılması hem hukuki hem de sosyal açıdan daha sağlıklı sonuçlar verir.
Genel kurul kararı alınması için kaç oy yeterlidir?
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre genel kurulda alınan kararlar için aranan nisap, kararın niteliğine göre değişir. Olağan kararlar için kat maliklerinin salt çoğunluğu aranırken, bazı özel kararlar için nitelikli çoğunluk gerekmektedir. Kiracıya ilişkin kat malikine yaptırım uygulanması yönündeki kararlar genellikle salt çoğunlukla alınabilir; ancak spesifik durumlarda bir hukuk danışmanına başvurulması önerilir. Toplantı usulü ve tutanağın düzenli tutulması da kararın ilerleyen süreçte itirazlara karşı geçerliliği açısından kritik öneme sahiptir.
Kiracının kat malikinden habersiz komşulara zarar vermesi halinde ne olur?
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 18. maddesi, kat maliklerini bağımsız bölümlerini başkasına devrettiklerinde de yükümlülüklerden muaf tutmaz. Bu nedenle kiracının davranışları nedeniyle oluşan zararlar, hukuken kat malikinin sorumluluğunda değerlendirilir. Kat maliki bu zararları tazmin etmekle yükümlü olabilir ve ardından kiracısına rücu hakkına sahiptir. Yöneticinin bu durumda yapması gereken; hasarı tespit ettirip belgelemek, kat malikine ihtar göndermek ve gerekirse tazminat davası için hukuki danışmanlık almaktır. Bu metin hukuki tavsiye niteliği taşımaz; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Kiracı kaynaklı rahatsızlıkları belgeli ve hızlı bir şekilde yönetmek, tüm site sakinlerinin yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Şikayet takibinden genel kurul hazırlığına, ihtar süreçlerinden aidat takibine kadar tüm yönetim iş akışlarınızı tek platformda yönetmek için apartman yönetim programımızı inceleyin ve yöneticilik süreçlerinizi profesyonelleştirin.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

SiteYönetim ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön