Apartmanınızda çalışan kapıcının sigortasız olduğunu öğrendiğinizde ilk sorunuz haklı olarak şu olur: "Bu beni etkiler mi?" Kısa yanıt: Evet, etkiler. Sigortasız kapıcı çalıştırmanın hukuki ve mali sonuçları doğrudan yöneticiye düşse de kat malikleri kurulu olarak bina tüm yükümlülüklerin nihai sahibidir; bu nedenle SGK cezaları ve olası iş kazası tazminatları kat maliklerine de yansıyabilir. Kiracıların ise birincil hukuki sorumluluğu olmamakla birlikte dolaylı etkileri görmezden gelmek mümkün değildir.
Sigortasız Kapıcı Neden Bu Kadar Kritik Bir Konu?

Kapıcı, apartmanın ortak hizmetlerini yürüten bir çalışandır ve işvereni fiilen tüm kat malikleridir. Bireysel bir girişimci veya esnaf olmadığı sürece bu kişinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) bildirilmesi yasal bir zorunluluktur. İşçiyi fiilen çalıştırmaya başladığı anda sigorta kaydının da başlaması gerekir; "deneme süresi", "yarı zamanlı" veya "anlaşmalı" gibi gerekçeler bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.
Türkiye'de kayıt dışı istihdamla mücadele son yıllarda belirgin biçimde yoğunlaştı. SGK müfettişleri, ihbar bildirimleri ve komşu apartmanlardaki denetimler sırasında kapıcı çalıştıran binaları da tarıyor. Bu nedenle "yıllardır böyle çalışıyoruz, kimse bir şey demedi" mantığı artık geçerli bir savunma zemini değil. Bir müfettiş tespiti, bir iş kazası başvurusu ya da eski kapıcının dava açması gibi tetikleyiciler her an bu tabloyu gün yüzüne çıkarabilir.
Üstelik sigortasız çalışan bir kapıcı, iş kazası geçirdiğinde SGK'nın devreye girmesi için gereken ön koşul yerine gelmediğinden sağlık ve tazminat masrafları bütünüyle işverene, yani kat maliklerine kalır. Oysa düzenli sigortalı bir işçinin iş kazasında SGK sürecin büyük bölümünü üstlenir; işverenin ihmal payı ayrıca değerlendirilir. Sigortasız durumda bu güvence tamamen yoktur.
Konunun bir de insani boyutu var: Sigortsız çalışan kapıcı emeklilik hakkı kazanamaz, hastalık ödeneğinden yararlanamaz ve işsizlik sigortasına erişemez. Bu durum sadece çalışanın değil, onun ailesinin de geleceğini doğrudan etkiler. Kat maliki olarak bu tabloya ortak olmak hem hukuki hem de ahlaki açıdan ağır bir yük anlamına gelir.
Kat Maliklerine Doğrudan Yansıyan Yaptırımlar

SGK tespiti yapıldığında uygulanan idari para cezaları, işverenin ödeme gücüne bakılmaksızın tahsil edilmek üzere tescil edilir. Apartmanın tüzel kişiliği olmadığı durumlarda kat malikleri kurulu adına tescil edilmiş yönetici bu cezanın muhatabi olur; ancak yönetici cezayı kendi cebinden ödemek zorunda değildir, bu gider apartmanın ortak gideri sayılır ve kat maliklerine arsa payları oranında dağıtılabilir. Yani sigortasız kapıcı çalıştırmanın SGK cezası faturası sonunda kapınıza gelebilir.
Bu cezaların boyutu, sigortasız çalıştırılan süreye ve işçi sayısına göre hesaplanır. Birden fazla dönem tespit edilmişse cezalar katlanarak büyür ve ciddi miktarlara ulaşabilir. Denetim sırasında geriye dönük prim borçları da çıkarılabilir; bu borçlar gecikme zammıyla birleşince başlangıçta küçük görünen bir tablonun nasıl kabarık bir yüke dönüştüğünü yaşayanlar iyi bilir.
Bunun yanı sıra, yöneticinin bu konuda açık bir ihmali, hilesi veya bilgi saklama girişimi söz konusuysa kat malikleri kurulunun yönetime karşı tazminat davası açması gündeme gelebilir. Ancak bu dava için önce kurulun oy çokluğuyla karar alması, ardından mahkeme sürecini yürütmesi gerekir; pratik olarak kolay bir yol değildir. Bu nedenle sorun ortaya çıkmadan önce farkında olup yöneticiden hesap sormak çok daha etkilidir.
Yöneticinin Sorumluluğu Nerede Başlar, Nerede Biter?

Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde apartman yöneticisi, kat maliklerinin temsilcisi ve ortak işlerin yürütücüsü konumundadır. Kapıcının işe alınması, sözleşmesinin yapılması ve sigorta kaydının bildirilmesi bu temsil yetkisinin doğal bir parçasıdır. Yönetici "beni kim seçtiyse o sorumlu" diyemez; bizzat kendi kararlarından doğan idari yükümlülükleri taşır.
Ancak yöneticinin cezai ya da hukuki sorumluluğu sınırsız değildir. Kat malikleri kurulu, kapıcının sigortasız çalıştırılmasına açıkça karar vermişse ya da yöneticinin bu konudaki uyarılarını dikkate almamışsa sorumluluk daha çok kurula yüklenebilir. Bu nedenle yöneticilerin her türlü önemli kararı kat malikleri kurulu toplantısında tutanağa geçirmesi, yazılı onay alması kritik önem taşır. Tutanaklar olmadan "ben bildirdim, onlar istemedi" savunması kanıtlanabilir değildir.
Uygulamada en sık karşılaşılan senaryo şudur: Yönetici masrafları kısmak amacıyla ya da kapıcının kendi isteğiyle sigortasız çalışmaya razı olması üzerine kaydı hiç yapmaz. Kat malikleri çoğunluğu bunu bilmez ya da görmezden gelir. Sonra bir iş kazası veya ihbar yaşanır ve herkes topu birbirine atar. Bu noktada sorumluluğun kime yükleneceğini mahkeme belirler ama süreç tüm taraflar için yorucu ve maliyetlidir.
Yöneticinin hesabını sormak için Kat Mülkiyeti Kanunu, kat maliklerine yöneticiden bilgi ve belge talep etme hakkı tanır. Yönetici bu belgeleri sunmakla yükümlüdür. Konuya ilişkin detayları yönetici kat maliklerine belgeleri sunmak zorunda başlıklı yazımızda bulabilirsiniz.
Sakin (Kiracı) Olarak Riskiniz Nedir?

Kiracının sigortasız kapıcı meselesindeki birincil hukuki sorumluluğu yoktur. İşveren sıfatı kat maliklerine aittir; kiracı sadece kiralık taşınmazı kullanan kişidir. Ancak bu durum kiracıyı tamamen dokunulmaz yapmaz. Özellikle konutun sahibi adına hareket eden ya da kapıcıya talimat veren bir kiracı bazı hukuki süreçlerde tanık veya ilgili taraf olarak muhatap alınabilir.
Kiracı açısından en somut dolaylı risk şudur: Sigortasız kapıcı yüzünden apartmana büyük bir SGK borcu ya da tazminat yükü binerse bu maliyet ortak gider artışı olarak aidata yansıyabilir. Kiracı aidat borçlarından doğrudan sorumlu olmasa da kiracısı olduğu malik, artan aidatı kiracıyla paylaşabilir ya da kira kontratına ek madde koymak isteyebilir. Pratik hayatta maliyet bir şekilde kiracıya da ulaşır.
Bir diğer önemli nokta şudur: Eğer ikamet ettiğiniz apartmanda kapıcı iş kazası geçirirse ve hastaneye kaldırılması gerekirse, kapıcının sizi veya binadaki kişileri tanık göstermesi, ifade vermeniz istenmesi mümkündür. Bu sadece bir prosedürel yük olmakla kalmaz, zaman ve enerji kaybı da doğurur. Doğrudan hukuki sorumluluğunuz olmasa da bu sürecin içinde olmak pek de hoş bir durum değildir.
Sakin olarak yapabileceğiniz en sağlıklı şey, durumu fark ettiğinizde yöneticiye yazılı olarak bildirmek ve tutanağa geçmesini istemektir. Bu adımı atmak hem sizi hem de diğer kat maliklerini korur. Yönetici ilgilenmiyor ya da aynı şikayeti defalarca yinelemek zorunda kalıyorsanız kat malikleri kurulunu toplantıya çağırma yoluna gidebilirsiniz.
İş Kazası Gerçekleşirse Tablo Nasıl Değişir?

İş kazası, sigortasız çalışan durumundaki kapıcılar açısından en ağır hukuki sonuçları doğuran senaryodur. Sigortalı bir işçinin kaza geçirmesi durumunda SGK devreye girer, sağlık masraflarını karşılar, geçici iş göremezlik ödeneği öder ve kalıcı hasar varsa maluliyet geliri bağlar. Bu süreçte işverenin ihmali ayrıca incelenir ve gerekirse rücu davası açılır. Sigortasız durumda ise bu mekanizmanın tamamı devre dışı kalır.
Sigortasız kapıcı kaza geçirdiğinde tüm tedavi masrafları, iş göremezlik zararı ve varsa kalıcı hasar tazminatı doğrudan işverene yani kat maliklerine yüklenir. İş Kanunu ve Borçlar Kanunu'nun işçiyi koruyucu hükümleri varlığını sürdürür; işçinin uğradığı zarar tam olarak karşılanmak zorundadır. Bu tazminat miktarları kimi zaman yıllarca süren iş mahkemesi davalarında on binlerce liraya, hatta daha ağır durumlarda çok daha yüksek rakamlara ulaşabilir.
Bir de manevi tazminat boyutu vardır. Ağır bir kaza ya da ölüm söz konusu olduğunda çalışanın ailesinin açacağı dava kapsamında hem maddi hem manevi tazminat talepleri gündeme gelir. Mahkemeler bu tür davalarda genellikle çalışanı koruyucu yönde karar verir ve işverenin kusur oranı yüksek tutulur çünkü sigorta yaptırmamak başlı başına ağır bir ihmal sayılır. Tüm bu yüklerin sonunda kat maliklerine dağıtılması, binayı ciddi bir mali krizin içine sürükleyebilir.
Pratik bir öneri: Eğer çalışan kapıcının sigortalı olup olmadığından emin değilseniz, SGK'nın e-Devlet üzerinden sunduğu "Hizmet Dökümü" sorgulama ekranından kapıcıyla birlikte kontrol edebilir ya da yöneticiden SGK işe giriş bildirgesinin bir kopyasını talep edebilirsiniz. Bu belge yasal bir hak olup yönetici sunmakla yükümlüdür.
Hukuki Dayanak: Hangi Kanunlar Devreye Girer?

Bu konuyu düzenleyen mevzuat birkaç farklı kanunun kesişiminden oluşur ve bu çoklu yapı konuyu aynı zamanda karmaşık hale getirir. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (5510 sayılı), işe başlama bildirimini, prim ödeme yükümlülüğünü ve bu yükümlülüklere uyulmaması halinde uygulanacak idari yaptırımları düzenler. Sigortalı işçi çalıştırma zorunluluğu bu kanunun çerçevesini oluşturur.
İş Kanunu (4857 sayılı) işçi-işveren ilişkisinin temel kurallarını belirler. Kapıcının hizmet sözleşmesi, çalışma koşulları, kıdem ve ihbar tazminatı gibi konular bu kanun kapsamında ele alınır. Sigortasız çalıştırma, ayrıca 4857 sayılı Kanun'un kayıt dışı istihdamla ilgili hükümlerini de tetikler. Bunlara ek olarak, Kat Mülkiyeti Kanunu (634 sayılı) yöneticinin sorumluluklarını ve kat maliklerinin haklarını belirler; apartmanın ortak giderleri kapsamında kapıcı maaşı ve sigorta primlerinin arsa payı oranında paylaşıldığı da bu kanunda düzenlenir.
Borçlar Kanunu ise işçinin kaza ya da hastalık durumunda işverene karşı açacağı tazminat davasının hukuki zeminini oluşturur. Özellikle kusur tazminatı, manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı gibi taleplerde Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanır. Bu kanunların iç içe geçmesi, sigortasız işçi meselesinin salt bir "SGK cezası" sorunundan ibaret olmadığını, çok katmanlı bir hukuki risk alanı olduğunu ortaya koyar.
Uygulamada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta: Yönetici cezaya itiraz etmek istediğinde veya dava açmak gerektiğinde tüm bu kanunların birlikte değerlendirilmesi gerekir ve bu iş bir iş hukuku avukatı gerektiren bir alandır. Kat malikleri kurulunun bu konuda profesyonel hukuki destek alması, uzun vadede çok daha az maliyetli olur.
Sigortasız Durumu Fark Ettiğinizde Adım Adım Ne Yapmalısınız?

Önce sakin olun ve durumu doğrulayın. Duyuma ya da dedikodaya dayanarak hareket etmek bazen yanlış anlamalara yol açabilir. Kapıcıyla nezaket çerçevesinde konuşabilirsiniz ya da SGK e-Devlet sorgulamasından teyit edebilirsiniz. Emin olduğunuzda sözlü değil, yazılı hareket etmek hem sizi korur hem de süreci hızlandırır.
Yazılı başvurunuzu yöneticiye yapın. Taahhütlü mektup, WhatsApp yazışması (ekran görüntüsüyle belgelenerek) ya da e-posta kabul edilebilir formatlardır. Yönetici size sözlü yanıt verirse bunu da yazıya döküp onaylatmaya çalışın. Eğer yönetici yanıt vermez ya da durumu görmezden gelirse bir sonraki adıma geçin. Yöneticinin belge sunma yükümlülüğüne dair daha fazla bilgiye bu yazıda ulaşabilirsiniz.
Kat malikleri kurulunu toplantıya çağırın. Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre belirli bir oranda kat maliki imzasıyla olağanüstü toplantı talep edilebilir. Toplantıda konuyu gündemin ilk maddesine alın ve alınan kararların tutanağa geçmesini sağlayın. Kurulun "sigorta yaptırılacak" şeklinde karar alması hem yöneticiyi bağlar hem de olası sonraki davalar için koruyucu bir belge işlevi görür.
Eğer yönetici direnç gösteriyorsa ya da süreç tıkanıyorsa son seçenek olarak SGK'ya ihbarda bulunabilirsiniz. SGK ihbarları anonim olarak da yapılabilir. İhbar sonrası denetim gerçekleşirse tespit edilen sigortasız çalışma işverene bildirilir ve yasal süreç başlar. Bu adımı atmak kolay bir karar değildir ancak hukuki açıdan hem sizi hem de diğer sakinleri korur.
Yöneticiye Yazılı Başvuru Örneği:
"[Tarih] tarihinde tarafınıza ilettiğim bu başvuruyla, apartmanımızda çalışmakta olan kapıcının SGK'ya bildirilip bildirilmediğini öğrenmek istiyorum. Yasal yükümlülük gereği kapıcının sigorta kaydının yapılmış olması gerektiğini hatırlatır, konuya ilişkin SGK işe giriş bildirgesinin bir suretinin tarafıma sunulmasını talep ederim."
Özel Durumlar: Yarı Zamanlı, Taşeron ve Gönüllü Kapıcı

Bazı apartmanlar maliyeti düşürmek amacıyla kapıcıyı "yarı zamanlı" çalıştırır ya da sadece temizlik günleri için çağırır. Hukuki açıdan bu durum sigorta yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; tam tersine part-time da olsa düzenli hizmet alınan kişi sigortalı işçi statüsündedir ve bildirimi yapılmak zorundadır. "Haftada iki gün geliyor, aramızda anlaştık" gibi gerekçeler SGK müfettişi karşısında geçerli savunma sayılmaz.
Taşeron aracılığıyla hizmet alınan durumlarda ise tablo biraz farklılaşır. Eğer temizlik veya güvenlik şirketiyle resmi bir hizmet sözleşmesi yapılmışsa ve gelen personel o şirketin bordrosunda sigortalıysa, apartmanın doğrudan bir sigorta yükümlülüğü doğmayabilir. Ancak sözleşmenin gerçek bir hizmet alım ilişkisi mi yoksa muvazaalı bir düzenleme mi olduğu önem taşır. Şirket vergisel açıdan aktif, sigorta primleri ödenmiş ve sözleşme yazılı biçimde kurulmuşsa bu yapı genellikle güvenlidir.
Bir de "gönüllü kapıcı" kavramı zaman zaman ortaya çıkar. Emekli bir sakin ya da bir kat malikinin aile üyesi ücret almaksızın kapıcılık görevlerini üstlenir. Bu durumda sigorta zorunluluğu tartışmalıdır ancak kaza geçirilmesi halinde "ücret almıyordu" savunması bile işvereni tüm sorumluluktan kurtarmayabilir. Düzenli ve sürekli bir hizmet ilişkisi kurulmuşsa ücret şartının olmayışı yasal yükümlülüğü sona erdirmez. Bu tür özel durumlarda mutlaka bir iş hukuku avukatına danışılmasını öneririz.
Yabancı uyruklu kapıcılar da ayrı bir dikkat gerektiren alan oluşturur. Çalışma izni ve oturma izninin yanı sıra SGK kaydının da yapılmış olması zorunludur. Yabancı uyruklu işçi çalıştırmanın kendine özgü ek yükümlülükleri vardır ve bu konuda bir uzmandan destek alınması şiddetle tavsiye edilir.
Sık Yapılan Hatalar ve Tuzaklar

En sık karşılaşılan tuzak, kapıcının "zaten emekli" olduğu için sigorta gerekmediği yanılgısıdır. Emekli bir kişi çalışmaya devam ettiğinde SGDP (Sosyal Güvenlik Destek Primi) kesilmesi zorunludur. Bu prim farklı bir oran ve yapıda olsa da bildirim yükümlülüğü devam eder. Emeklilik durumu işçiyi sigortalı olmaktan çıkarmaz, yalnızca prim türünü değiştirir.
Bir diğer yaygın hata, kapıcının "kendi isteğiyle sigortasız çalışmak istediği" ve bunun kabul edilebilir olduğu düşüncesidir. SGK mevzuatı açısından işçinin sigorta yaptırılmamasına "rıza göstermesi" işvereni yükümlülükten kurtarmaz. Sigorta, işçi ve işveren arasında serbestçe vazgeçilebilecek bir hak değil, kamu hukuku alanına giren zorunlu bir yükümlülüktür. İşçi sonradan fikir değiştirir, SGK'ya ihbarda bulunur ve işveren tüm cezalar artı gecikme zamlarıyla karşılaşır.
- Sözlü anlaşmayla "kapıcı parayı alıyor, her şey halloldu" demek: Yazılı sözleşme ve sigorta olmadan hiçbir şey "hallolmuş" sayılmaz.
- Sigortayı sonradan yapmayı planlamak ama başlamamak: Her geçen ay gecikme faizi ve potansiyel ceza birikir.
- Yöneticiye "o halleder" diyerek konuyu takip etmemek: Kat malikinin pasif kalması hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Ayrıca bazı kat malikleri, sigortasız kapıcıyla sorun çıkmamasının yeterince uzun sürmesinin onları koruyacağını düşünür. Oysa zamanaşımı süreleri, özellikle iş kazası ya da meslek hastalığı davalarında oldukça uzun tutulmuştur. "On yıldır böyle çalışıyoruz ve sorun olmadı" cümlesi ne yazık ki hukuki bir güvence sağlamaz.
Site Yönetimi Platformu Bu Süreci Nasıl Kolaylaştırır?

Sigortasız kapıcı gibi hassas konuların asıl sorunu yönetim süreçlerinin izlenememesi ve belge takibinin yapılamamasıdır. Yönetici kim olursa olsun, kat malikleri kurulunun hangi kararları aldığı, hangi belgelerin talep edildiği ve bunlara ne yanıt verildiği kayıt altına alınmazsa hesap sorma imkânı da zayıflar.
Site Yönetimi platformunu kullanan apartman ve sitelerde sakinler, şikayet ve taleplerini uygulama üzerinden tarih damgalı biçimde iletebilir. "Kapıcının sigorta durumunu öğrenmek istiyorum" gibi bir talep sistem üzerinden kayıt altına alındığında yöneticinin bunu görmezden gelmesi güçleşir; yanıt süresi ve içeriği de izlenebilir olur. Bu şeffaf iletişim kanalı özellikle uzun soluklu ve hassas konularda sakinlerin en önemli korumasını oluşturur.
Aidat ve ortak gider takibi de platformun sunduğu kritik bir işlevdir. Sigortasız kapıcı meselesinden kaynaklanan bir SGK cezası aidat artışına neden olacaksa bu değişiklik platform üzerinden tüm kat maliklerine anında bildirilir ve aidat borç/alacak tablosu şeffaf biçimde görünür. "Ne kadar ödüyorum, nereye gidiyor" sorusunun yanıtı her zaman elinizin altında olur. Uygulamanın kayıt ve şeffaflık altyapısı, yönetim hatalarının geç fark edilmesinin önüne geçer ve kat maliklerini gereksiz hukuki risklerden korur.
Bunların ötesinde, platform üzerinden sakin şikayetleri ve yönetim talepleri anonim olmayan ancak yapılandırılmış bir kanaldan yöneticiye ulaşır. Bu yapı hem yöneticinin sorumluluğunu artırır hem de sakinlerin "bir şey söyledim ama kimse duymadı" hissini ortadan kaldırır. Özellikle büyük sitelerde ve çok sayıda kat malikinin bulunduğu yapılarda bu tür dijital iletişim kanalları kurumsal yönetim kalitesinin temel göstergelerinden biri haline gelmiştir.
Sık Sorulan Sorular
Kapıcı sigortasız çalışıyorsa ben kat maliki olarak ceza alır mıyım?
Doğrudan adınıza kesilen bireysel bir ceza olmaz; ancak apartmanın ortak gideri olarak tescil edilen SGK idari para cezaları kat maliklerine arsa payı oranında yansıtılabilir. Yönetici bu gideri "ortak gider" olarak aidata ekleyebilir. Sonuç olarak parasal yük fiilen size de düşer. Bu nedenle durumu öğrenir öğrenmez yazılı olarak yöneticiye bildirmeniz ve tutanağa geçmesini sağlamanız önemlidir.
Kiracı olarak sigortasız kapıcıdan doğan hukuki sorumluluğum var mı?
Birincil hukuki sorumluluğunuz yoktur; işveren sıfatı kat maliklerine aittir. Ancak yaşanan bir iş kazasında tanık sıfatıyla ifade vermeniz istenebilir ve artan ortak giderler kiralık dairenizin bakım maliyetlerine yansıyabilir. Durumu fark ettiğinizde ev sahibinizi (malik) bilgilendirmeniz ve gerekirse yöneticiye yazılı başvuru yapmanız hem kendinizi korumanın hem de sorunu çözmenin en pratik yoludur.
Kapıcının sigortalı olup olmadığını nasıl öğrenebilirim?
Yöneticiden yazılı olarak SGK işe giriş bildirgesinin bir kopyasını talep edebilirsiniz; yönetici bunu sunmakla yükümlüdür. Alternatif olarak, kapıcı ile birlikte e-Devlet üzerinden "Hizmet Dökümü" sorgusuna bakabilirsiniz. Yönetici belgeyi sunmuyorsa bu durum başlı başına önemli bir uyarı işaretidir ve kat malikleri kurulunu toplantıya çağırmanız gerekebilir.
Sigortasız kapıcı iş kazası geçirirse ne olur, kim öder?
Sigortalı bir işçinin iş kazasında SGK sağlık giderlerini karşılar ve iş göremezlik ödeneği öder; sigortasız durumda bu mekanizma çalışmaz. Tüm tedavi masrafları, iş göremezlik zararı ve kalıcı hasar tazminatı doğrudan işverene yani kat maliklerine yüklenir. Bu tazminatlar iş mahkemesinde yıllarca süren davalarda belirlenir ve ciddi miktarlara ulaşabilir. Sigortasız kapıcı çalıştırmak bu açıdan apartmanı telafi edilmesi güç bir mali riske açık bırakır.
Emekli kapıcı için de sigorta zorunlu mu?
Evet, emekli olan bir kişi çalışmaya devam ettiğinde SGDP (Sosyal Güvenlik Destek Primi) kesilmesi zorunludur. Emeklilik, kişiyi sigortalı olmaktan çıkarmaz; prim türü değişir ancak bildirim yükümlülüğü devam eder. "Zaten emekli, sigorta gerekmez" yaklaşımı yasal açıdan hatalıdır ve SGK denetiminde cezai yaptırıma yol açabilir.
Yönetici sigortayı yapmıyorsa kat malikleri ne yapabilir?
İlk adım, konuyu yazılı olarak yöneticiye bildirmek ve SGK kaydını yapmasını talep etmektir. Yönetici harekete geçmiyorsa kat malikleri kurulunu olağanüstü toplantıya çağırabilirsiniz; toplantıda "sigorta yaptırılacak" kararı alınıp tutanağa geçirilmesi yöneticiyi bağlar. Bu aşamada da sonuç alınamazsa yönetici değişikliğine gidebilir ya da SGK'ya ihbarda bulunabilirsiniz. Yöneticinin kat maliklerine karşı belge sunma yükümlülüğüne ilişkin ayrıntılı bilgiye bu yazıdan ulaşabilirsiniz.