Site Yönetimi

Kiraya Verdiğim Daireye Komşulardan Şikayet Geliyor — Sorumluluğum Ne?

Kiraya verdiğiniz dairenin kiracısı komşuları rahatsız ediyorsa malik olarak bazı yükümlülükleriniz devreye giriyor. Bu rehberde ne yapmanız gerektiğini adım adım açıklıyoruz.

Kiraya Verdiğim Daireye Komşulardan Şikayet Geliyor — Sorumluluğum Ne?

Kiraya verdiğiniz dairenin kiracısından ötürü komşular kapınıza dayanıyor ya da yönetici size şikayet iletiyorsa, merak ettiğiniz ilk soru genellikle şudur: "Ben orada oturmuyorum, bu benim sorunum mu?" Türk hukukunda malik olarak belirli bir sorumluluğunuz var; ancak bu sorumluluk sınırsız değil. Kiracı kendi eylemlerinden birincil olarak kendisi sorumludur; bununla birlikte siz de apartman düzenini koruyan mevzuat çerçevesinde hareketsiz kalamazsınız. Ne yapmanız gerektiğini ve ne zaman topu kiracınıza atmanız gerektiğini aşağıda adım adım bulacaksınız.

Malik Olarak Hukuki Durumunuz Nedir?

Malik olarak hukuki sorumluluk dengesi illüstrasyonu

Kat Mülkiyeti Kanunu, bağımsız bölüm maliklerine apartman veya sitedeki ortak yaşam kurallarına uyma ve uyulmasını sağlama yükümlülüğü getirir. Bu hüküm yalnızca binada oturanlara değil, dairesini kiraya veren mülk sahiplerine de uygulanır. Yasa koyucunun mantığı şudur: mülkü kiraya veren siz olduğunuz için, kiracınızın seçiminden ve denetiminden kaynaklanan sorunlardan tamamen el çekemezsiniz.

Ancak bu sorumluluk, kiracının her hatasında size doğrudan yaptırım uygulanacağı anlamına gelmez. Hukuki açıdan değerlendirildiğinde, malikin yükümlülüğü aktif bir müdahaleyi —yani kiracıyı uyarma, gerekirse ihtar gönderme ve son çare olarak sözleşmeyi feshetme— kapsar. Kiracının eylemlerine zemin hazırlamadıysanız ya da bu eylemlerden haberdar olduğunuzda makul sürede müdahale ettiyseniz, sorumluluktan büyük ölçüde kurtulursunuz.

Öte yandan şikayet yönetimine pasif yaklaşmak, yani "Ben evde değilim, bana ne" demek, sizi hem yönetim kurulu hem de diğer kat malikleri nezdinde hukuki riske sokar. Diğer malikler, zarar gören taraf sıfatıyla size karşı dava açma hakkına sahiptir. Bu nedenle şikayet ilk geldiği anda harekete geçmek, hem ilişkileri hem de hukuki riskleri yönetmenin en akıllıca yoludur.

Kiracının apartman yönetmeliğine ya da site kurallarına aykırı davranması, aynı zamanda kira sözleşmesinin ihlali anlamına da gelebilir. Sözleşmenize "kiracı, apartman yönetmeliğine uymakla yükümlüdür" gibi bir madde koyduysanız, bu ihlalin kanıtlanması halinde yasal fesih yolunu açık tutmuş olursunuz. Böyle bir madde yoksa dahi borçlar hukuku genel hükümleri, süregelen ihlallerde fesih imkânı tanır.

Şikayet Türleri: Gürültü, Aidat Borcu ve Daha Fazlası

Farklı komşu şikayeti türlerini gösteren apartman illüstrasyonu

Komşu şikayetleri tek tip değildir; her birinin hem hukuki niteliği hem de çözüm yolu farklıdır. En sık karşılaşılan şikayet türlerini ve malik açısından ne anlama geldiğini anlamak, doğru adımı atmayı kolaylaştırır.

Gürültü şikayetleri listede ilk sıradadır. Gece geç saatlerde müzik, sürekli kapı çarpma, yüksek sesli tartışma ya da evcil hayvandan kaynaklanan sesler bu kategoriye girer. Gürültü kirliliği, hem apartman iç yönetmelikleriyle hem de belediye gürültü yönetmelikleriyle düzenlenir. Kiracınız tutarlı biçimde bu sınırları aşıyorsa, yönetim kurulunun tutanak tutarak size bildirimi ve ardından sizin kiracıyı yazılı uyarmanız beklenir.

Ortak alan kullanımına ilişkin şikayetler de sık görülür. Kiracının merdiven boşluğuna eşya bırakması, ortak bahçeyi ya da spor alanını kurallara aykırı kullanması, apartman girişini bloke etmesi bu gruba dahildir. Bu tür şikayetlerde hem yönetim kurulunun hem de sizin devreye girmeniz gerekir; çünkü ortak alanlar tüm maliklerin müşterek sorumluluğundadır.

Aidat ve gider borçları ise önemli bir istisna oluşturur. Sözleşmede aidatı kiracının ödeyeceğini kararlaştırmış olsanız bile, kat mülkiyeti hukuku açısından aidatın birincil sorumlusu maliktir. Kiracı ödemezse yönetim kurulu önce size döner. Bu nedenle aidat borçlarını kira sözleşmesine bağlı bir iç düzenleme olarak değil, ayrıca takip etmeniz gereken bir kalem olarak görün. Kiracı ödemezse hem yönetime karşı siz muhatap olur hem de onu rücu yoluyla takip etmek zorunda kalırsınız.

Fiziksel hasar ve tadilat şikayetleri de zaman zaman gündeme gelir. Kiracının izinsiz yapı değişikliği yapması, komşu daireye su kaçırması ya da ortak tesisata zarar vermesi halinde yönetim yine önce size ulaşır. Hasar tespit tutanağı tutturmanız, sigortanızı devreye sokmanız ve kiracıyla yazışmanız önem taşır.

İlk Adım: Şikayeti Doğrulayın ve Belgeleyin

Şikayet doğrulama ve belgeleme süreci illüstrasyonu

Şikayet size ulaştığında refleks olarak kiracınızı aramadan önce, şikayeti doğrulamanız gerekir. Komşular her zaman haklı olmayabilir; uzun süreli komşuluk gerginlikleri zaman zaman abartılı ya da temelsiz şikayetlere zemin hazırlar. Yönetim kurulundan yazılı bildirim isteyin; tutanak varsa kopyasını alın.

Şikayet gerçekçi görünüyorsa bir sonraki adım belgeleme başlatmaktır. Yönetimden aldığınız bildirimi, tarih ve içeriğiyle birlikte saklayın. Komşular doğrudan size ulaşmışsa onlardan da yazılı (mesaj ya da e-posta) iletişim isteyin. Bu belgeler, ileride kiracıya ihtar göndermeniz ya da sözleşmeyi feshetmeniz gerektiğinde hukuki dayanağınızı oluşturur.

Belgelemenin ötesinde, kiracının bakış açısını da dinlemek akıllıca bir yaklaşımdır. Zaman zaman şikayetler iki taraflı bir anlaşmazlıktan kaynaklanır; kiracınızın durumu farklı aktardığı olabilir. Her iki tarafın anlatısını not alın; olayın kronolojisini netleştirmek, kimin ne zaman ne yaptığını belirlemenizi sağlar.

Belgeleme aşamasında asıl amacınız gerçeği bulmak değil, "malik olarak haberdar olduğumda makul adımları attım" savunmasını hayata geçirmektir. Hukuki süreçlerde malike yönelik en büyük eleştiri, şikayetten haberi olmasına rağmen hareketsiz kalmasıdır. Belgelenmiş müdahale girişimi, bu eleştiriyi büyük ölçüde karşılar.

Kiracıya Nasıl ve Ne Zaman Müdahale Edilir?

Kiracıya yazılı ihtar gönderme süreci illüstrasyonu

Şikayet doğrulandıktan sonra kiracıyla iletişim kurmanın en doğru yolu yazılı kanalları kullanmaktır. Telefon görüşmesi insani açıdan daha kolay görünse de hukuki kanıt değeri taşımaz. Kısa ve belirgin bir mesaj; WhatsApp, e-posta ya da kargo ile gönderilen kısa bir mektup bile sonraki adımlar için belge niteliği taşır.

İlk iletişimde öfke ya da tehdit içeren bir dil kullanmaktan kaçının. "Komşulardan şikayet aldım, lütfen durumu düzeltelim" çerçevesinde kibar ama net bir uyarı, çoğu durumda yeterli olur. Kiracının çoğu zaman yönetimin ne düşündüğünden haberi yoktur; sizi aracı olarak görmek onları zaten baskı altına alır.

Şikayet ilk uyarıya rağmen tekrarlanıyorsa resmi ihtar gönderme vakti gelmiş demektir. Noter kanalıyla gönderilen ihtarname hem yasal süreyi başlatır hem de ciddiyet mesajı verir. İhtar metninde şikayetin niteliğini, önceki uyarıya rağmen devam ettiğini ve belirli bir süre içinde düzeltilmezse sözleşmenin feshi dahil yasal yollara başvurulacağını belirtin.

Örnek ihtar metni (taslak):
"Sayın [Kiracı Adı Soyadı], [Adres] adresindeki taşınmazımda kiracı olduğunuzu ve [tarih] itibarıyla apartman yönetiminden ve komşulardan gürültü/[şikayet türü] konusunda yazılı şikayet aldığımı tarafınıza bildiririm. Bu konuda sizi [tarih]'te uyarmış olmama karşın sorunun devam ettiği görülmektedir. [Süre] içinde söz konusu davranışın sona erdirilmemesi halinde kira sözleşmesinin feshi dahil yasal haklarımı kullanacağımı ihtar ederim."

İhtar gönderdikten sonra kiracıyla kişisel görüşme yaparak çözüme alan açmak genellikle işe yarar. Yazılı ihtar "resmi sürecin başladığını" hissettirir; bu his kiracıların büyük çoğunluğunda davranış değişikliğine yol açar. Bununla birlikte ihtar tek başına çözüm üretmezse, sözleşme feshi sürecine hazırlanmak gerekir.

Sözleşme Feshi: Ne Zaman ve Nasıl?

Kira sözleşmesi feshi sürecini gösteren illüstrasyon

Kiracının uyarılara rağmen komşu şikayetlerine konu davranışlarını sürdürmesi, Borçlar Kanunu kapsamında sözleşmeyi feshetmeniz için hukuki zemin oluşturur. Kira sözleşmeleri, kiracıya binanın kullanım kurallarına uyma ve diğer sakinleri rahatsız etmeme yükümlülüğü yükler; bu yükümlülüğün ihlali haklı fesih sebebidir. Ancak fesih yoluna gitmeden önce somut ihlal belgelerinizin ve en az bir yazılı uyarınızın olması gerekir.

Fesih sürecinin iki temel kolu vardır. Birincisi anlaşmalı çıkıştır: Kiracıyla görüşerek belirli bir süre içinde taşınması karşılığında tazminat ya da güvence iadesi gibi kolaylaştırıcı teklifler yapabilirsiniz. Anlaşmalı çıkış hem daha hızlıdır hem de dava masraflarından sizi kurtarır. İkincisi, kiracının taşınmayı kabul etmemesi halinde mahkeme yoluyla tahliye davası açmaktır. Bu yol daha uzun ve maliyetlidir; dolayısıyla belgeleme ne kadar sağlamsa dava süreci o kadar kısa sürer.

Tahliye davasında temel delilleriniz şunlar olacaktır: yönetim kurulunun tutanakları, komşuların yazılı beyanları, gönderdiğiniz ihtarname ve varsa polis ya da zabıta tutanakları. Mahkemeler bu tür davalarda genellikle ısrarcı bir ihlalin varlığını arar; tek seferlik bir şikayet çoğunlukla yeterli görülmez. Bu nedenle şikayet döngüsünün her aşamasını kayıt altına almak, dava açmanız gerektiğinde hem süreyi hem de masrafı azaltır.

Fesih sürecine girmeden önce bir avukata danışmak hem riski azaltır hem de kiracıya karşı en doğru hukuki dili kullanmanızı sağlar. Tahliye davaları teknik detaylara duyarlıdır; yanlış kurulan bir fesih bildirimi süreci uzatabilir ya da hak kaybına neden olabilir.

Yönetim Kuruluyla İlişkinizi Doğru Kurun

Apartman yönetim kurulu ve malik iletişimini gösteren illüstrasyon

Yönetim kurulu, apartman veya sitenin işleyişinden sorumlu icra organıdır. Şikayet sürecinde yönetimle kurduğunuz ilişki, hem hukuki sorumluluğunuzu yerine getirmeniz hem de pratikte çözüm üretmeniz açısından belirleyicidir. Yönetim kurulunu bilgilendirmeden kendi başınıza kiracıyla çözüm aramak, kimi zaman kurul ile gereksiz gerilime yol açar.

Şikayeti aldığınızda yönetime kısa bir geri bildirim verin: "Durumu öğrendim, kiracıyı uyardım, takip ediyorum." Bu basit mesaj, yönetimin sizi pasif ya da işbirliği yapmayan bir malik olarak görmesini önler. Yönetim kurulunun zaman zaman direkt olarak kiracıyla görüştüğünü ve yazılı ihtar gönderdiğini de bilmelisiniz; bu durum sizin müdahalenizi ortadan kaldırmaz, aksine destekler.

Siteye ya da apartmana ait bir iç yönetmelik varsa, bu yönetmeliğin bir kopyasını kiracınıza kira sözleşmesiyle birlikte teslim etmek iyi bir uygulamadır. Bu sayede kiracı "bilmiyordum" savunmasını yapamaz ve siz de "sözleşme ile yönetmeliği teslim ettim, yazılı uyarı yaptım" belgesine sahip olursunuz. Çoğu kira uyuşmazlığında bu ön hazırlık belirleyici rol oynar.

Yönetim kurulunun sizi sürekli şikayet yağmuruna tutması, ancak tutanak ya da yazılı bildirim göndermemesi de bir sorundur. Söz ile yapılan şikayetler hukuken kanıt değeri taşımaz. Her şikayeti "bana yazılı bildirin" diyerek belgeye bağlayın; bu hem sizi korur hem de gereksiz gerginlikleri süzer.

Kiracı Sözleşmesine Eklenebilecek Koruyucu Maddeler

Kira sözleşmesinde koruyucu maddeler illüstrasyonu

Bu sorunları yaşadıktan sonra en değerli ders, ilerideki sözleşmeleri daha iyi kurmaktır. Standart kira sözleşmelerine eklenen birkaç madde, ileride yaşanabilecek benzer sorunlarda hem hukuki yolunuzu açar hem de kiracıya net bir çerçeve sunar.

Sözleşmeye eklenecek ilk temel madde, kiracının apartman ya da site iç yönetmeliğine uymakla yükümlü olduğunu ve yönetmeliğin sözleşmenin eki sayıldığını belirtmelidir. İkinci önemli madde, kiracının komşularla yaşanan uyuşmazlıkta kendisine yapılan yazılı uyarıya rağmen davranışını sürdürmesinin haklı fesih sebebi oluşturduğunu düzenlemelidir. Bu iki madde, tahliye süreçlerinde avukatınıza büyük kolaylık sağlar.

Aidat konusunda da sözleşmeye net bir hüküm koymak işinizi kolaylaştırır. Örneğin, "aylık ortak gider avansını kiracı öder; kiracının ödememesi halinde malik önce ödeyip kiracıya rücu eder" gibi bir madde, mali akışı netleştirir ve ileride anlaşmazlık çıkmasını önler.

Güvence bedelini iade koşullarını da ayrıntılı düzenleyin. Komşu şikayetlerine yol açan hasar ya da yönetim kurulu giderleri söz konusu olduğunda güvenceden kesinti yapılabileceğini belirtmek, kiracıya somut bir finansal caydırıcı sağlar. Güvence bedelini yasal sınırlar içinde tutmak kaydıyla bu madde, hem sizi hem de kiracıyı şeffaf bir çerçeveye sokar.

Kiracı Değil Komşu Haksızsa: Tersten Senaryo

Kiracı ve komşu arasındaki adalet dengesini gösteren illüstrasyon

Şikayet her zaman tek taraflı değildir. Zaman zaman kiracınız aslında kurallar çerçevesinde yaşıyorken komşular haksız ya da abartılı şikayet yapıyor olabilir. Bu durumda malik olarak kiracınızı korumak hem hukuki hem de etik sorumluluğunuzdur. Haksız şikayetin süregelmesi, kiracının yaşam kalitesini bozar ve sözleşmenin erken bitmesine zemin hazırlar; bu sizin için de kayıptır.

Bu senaryoda ilk adım, şikayetin gerçekten temelsiz olup olmadığını nesnel biçimde değerlendirmektir. Kiracınızdan olayın kendi bakış açısını yazılı aktarmasını isteyin. Ardından yönetime "şikayetin somut bir dayanağı var mı, tutanak var mı?" diye sorun. Somut kanıt yoksa yönetime "kiracım kurallara uyuyor, haksız şikayeti değerlendiriyorum" şeklinde yazılı bir yanıt verin.

Komşuların şikayeti gerçekten temelsiz ve kötü niyetliyse, kiracınız da bu durumu yönetim kuruluna yazılı bildirerek mobbing ya da haksız taciz gerekçesiyle yasal yollara başvurabilir. Malik olarak bu süreçte kiracınıza destek olmak, ilişkinizi güçlendirir ve kiracı devir hızını düşürür.

Uzun süren komşu gerginliklerinde arabuluculuk seçeneğini de göz ardı etmeyin. Bazı apartmanlar veya siteler, yönetim koordinasyonuyla komşular arasında oturumlar düzenler. Resmi yargı sürecine girmeden çözüm sağlayan bu yöntem hem zaman hem de maliyet açısından avantajlıdır.

Site Yönetimi Platformu Bu Süreci Nasıl Kolaylaştırır?

Apartman yönetim platformu özelliklerini gösteren dijital panel illüstrasyonu

Kiracınızdan ötürü şikayet aldığınızda en can sıkıcı sorunlardan biri, sürecin belgesiz yürümesidir. Telefon konuşmaları, kapıya gelinen anlık şikayetler, ajandaya not alınan ihtarlar; bunların hiçbiri ileride hukuki kanıt olarak kullanılamaz. Site Yönetimi platformu bu boşluğu kapatmak için tasarlanmıştır.

Platform üzerinden sakinler ve yönetim, şikayet ve talepleri tarih damgalı yazılı kayıt olarak sisteme girer. Komşunun ne zaman ne tür bir şikayet ilettiği, yönetimin bu şikayete ne zaman yanıt verdiği ve sizin malik olarak süreci ne zaman takip ettiğiniz kayıt altına alınır. Bu kayıtlar, ileride kiracıya ihtar göndermeniz ya da tahliye süreci başlatmanız gerektiğinde hukuki zaman çizelgesi işlevi görür.

Aidat ve ortak gider takibi açısından da platform, malik-kiracı-yönetim üçgenini şeffaflaştırır. Kim ne kadar borçlu, hangi dönem ödenmemiş, gecikme faizi nasıl işliyor — bunların hepsi anlık görülebilir. Bu şeffaflık, aidat kaynaklı şikayetleri ve "ben ödedim, yönetim kayıt etmemiş" türü anlaşmazlıkları büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Yönetim kurulunun tutanakları da aynı sistem üzerinde tutulduğunda, kiracı şikayetine bağlı kararların belgesel izi kaybolmaz. Malik olarak siz de daireyle ilgili gelişmeleri uzaktan, gerçek zamanlı izleyebilirsiniz. Bu görünürlük, sorun büyümeden müdahale imkânı tanır ve "haberdar olmadım" riskini ortadan kaldırır.

Sık Yapılan Hatalar ve Nasıl Önlenir?

Sık yapılan hatalar ve doğru yaklaşım karşılaştırması illüstrasyonu

Bu tür süreçlerde malikler benzer hatalara düşer. Bunları baştan bilmek, hem süreci hızlandırır hem de gereksiz maliyetlerden korur. En yaygın hatalardan birincisi, şikayeti sözlü kanalda bırakmaktır. Telefonda ya da kapıda konuşulan her şey kaybolur. Kiracıyla kurulan tüm iletişimi yazıya dökün; mesaj ekran görüntüsü bile somut kanıt değeri taşır.

İkinci yaygın hata, ilk şikayette hemen tahliye davası tehdidinde bulunmaktır. Bu yaklaşım hem hukuki açıdan erken hem de ilişkiyi gereksiz yere geriyor. Mahkemeler genellikle önce uyarı yapılıp yapılmadığına bakar; ilk şikayette dava yoluna gidilmesi hem başarı ihtimalini düşürür hem de kiracıyı savunmacı konuma iter. Aşamalı müdahale — sözlü bildirim, yazılı uyarı, noter ihtarnamesi, dava — hem daha etkili hem de hukuken daha sağlam bir yoldur.

Üçüncü hata, yönetim kuruluyla iletişimi tek yönlü bırakmaktır. Yönetimden şikayet alıp kiracıyla görüştükten sonra yöneme "durumu çözdüm" ya da "gelişmeyi takip ediyorum" diye dönmemek, yönetimi pasif bırakır. Yönetim bilgi boşluğunu kendinizin problemi olarak değerlendirirse ek baskı uygulamaya başlar. Kısa geri bildirimler hem güven inşa eder hem de yönetimin gereksiz müdahalesini önler.

Dördüncü hata, kiracıya ortak gider borcunun sorumluluğunu tamamen yükleyip aidatı takip etmemektir. Daha önce vurgulandığı gibi, yönetim borç için önce size gelir. Kiracıyla yapılan iç düzenleme üçüncü tarafları (yönetimi) bağlamaz. Aylık ya da üç aylık periyotlarda aidat ödeme durumunu kontrol etmek, mali sürprizleri önlemenin en kolay yoludur.

Sık Sorulan Sorular

Kiracım gürültü yapıyor ama yönetimden resmi şikayet gelmiyor. Yine de malik olarak harekete geçmem gerekir mi?

Resmi şikayet gelmese bile, komşulardan doğrudan duyduğunuz ya da kiracıdan sonradan öğrendiğiniz bir sorun varsa proaktif müdahale yapmanız uzun vadede daha koruyucudur. Şikayet resmileştiğinde "daha önce haberi vardı ama müdahale etmedi" iddiasıyla karşılaşmamak için erken aşamada kiracıyla iletişime geçin ve bu iletişimi yazılı tutun. Yönetimden tutanak beklemeye gerek yoktur; siz de süreci başlatabilirsiniz.

Kiracım aidatı ödemiyor ve yönetim bana baskı yapıyor. Kiracıya rücu edebilir miyim?

Evet. Aidatı sizin ödemeniz ve ardından kiracıya rücu etmeniz hem hukuken hem de pratikte mümkündür. Bunun için kira sözleşmenizde aidat yükümlülüğünü kiracıya yüklediğinize dair bir madde olması süreci kolaylaştırır. Ödeme dekontlarını ve kiracıya gönderdiğiniz talep yazılarını saklayın; rücu davasında temel belgeleriniz bunlar olacaktır. Kiracısız boş daire dönemindeki aidat sorumluluğu için ayrıca bu yazıyı incelemenizi öneririz.

Komşu şikayetini yalnızca sözlü olarak iletti, yazılı kanıtım yok. Yine de işlem yapabilir miyim?

Sözlü şikayet hukuki süreçte tek başına yeterli kanıt değildir; ancak bu sizi hareketsiz bırakmaz. Şikayeti aktaran komşudan yazılı (mesaj, e-posta) bir beyan isteyin. Aynı zamanda yönetim kuruluna şikayeti yazılı bildirerek tutanak tutulmasını talep edin. Bu adımları attıktan sonra kiracınıza da yazılı uyarı gönderin. Böylece sözlü bir kaynaktan başlayan süreç, hukuki geçerliliği olan belgesel bir ize dönüşmüş olur.

Kiracımı çıkarmak istiyorum ama sözleşme süresi dolmadı. Ne yapabilirim?

Sözleşme süresi dolmadan tahliye yoluna gidebilmek için haklı fesih gerekçenizin belgelenmiş olması gerekir. Komşu şikayetlerine ilişkin tutanaklar, gönderdiğiniz ihtarname ve kiracının bu uyarılara rağmen davranışını sürdürdüğüne dair belgeler bu gerekçeyi oluşturur. Hazırladığınız dosyayı bir avukata götürüp değerlendirmesini istemeniz, hem dava açıp açmama kararını hem de süreç yönetimini kolaylaştıracaktır. Anlaşmalı çıkış seçeneğini de değerlendirin; uzlaşmayla gerçekleşen tahliye çoğunlukla daha hızlı ve masrafsız olur.

Kiracımın neden olduğu hasar için komşular benden tazminat talep edebilir mi?

Kiracınızın eylemlerinden kaynaklanan bir hasar söz konusuysa (örneğin su kaçırma, ortak alana zarar verme) komşular öncelikle kiracıya yönelir; ancak kiracıdan tazminat alınamaması ya da kiracının tespit edilmesi güçse malik olarak siz de sorumluluk zincirinde yer alabilirsiniz. Bu nedenle hasarı öğrenir öğrenmez kiracıyla yazışarak tamir sorumluluğunu netleştirin, sigorta poliçenizi kontrol edin ve hasar tespiti yapılmak üzere yönetimi durumdan haberdar edin.

Şikayet sürecinde kiracımla iletişim kurmak yerine yönetimi muhatap gösterebilir miyim?

Yönetim kurulunu kiracıyla doğrudan muhatap kılmak mümkündür; hatta bazı durumlarda yönetim bu rolü zaten üstlenir. Ancak malik olarak sizi tamamen devre dışı bırakmak hukuki açıdan sorunlu olabilir; zira nihai sözleşmesel ilişki sizinle kiracı arasındadır. En sağlıklı yaklaşım, yönetimin yaptığı girişimlerden haberdar olmak, bunları teyit etmek ve gerektiğinde kendi yazışmalarınızla desteklemektir. Yönetimle iş birliği yapın; ama süreci tamamen yönetime bırakmak yerine bilgi sahibi ve aktif kalın.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön