Komşunun ya da yabancı birinin aracı garaj girişinizi kapatıyorsa evet, polisi arayabilirsiniz — ama koşullar önemli. Eğer araç ortak alana park edilerek sizin mülkiyet hakkınızı engelliyorsa bu durum hem trafik mevzuatı hem de Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında işlem yapılmasını mümkün kılar. Karakoldan memur gelmesi, araca Trafik İdari Para Cezası tutanağı kesilmesi ve hatta çekici çağrılması bu süreçte gerçekleşebilir. Ancak "polisten önce ne yapmalı, nasıl konuşmalı, belge tutmalı mıyım?" sorularına da net cevap bulmanız gerekiyor; bu makale tam olarak bunu anlatıyor.
Bu Durum Tam Olarak Ne Anlama Geliyor?

Garaj girişinin kapatılması deyince akla iki farklı senaryo gelir. Birincisi, bir başka kat maliki ya da kiracının kendi aracını size ait olan ya da size tahsis edilmiş park alanının önüne bırakmasıdır. İkincisi ise tamamen dışarıdan gelen birisinin, misafirin ya da o sokağa yanlışlıkla park eden bir yabancının garajın rampa ağzını ya da demir kapının önünü kapatmasıdır. Her iki durumda da yaşanan şey aynı: evinize ya da işyerinize girip çıkma hakkınız fiilen engellenmiştir ve bu durum hukuki anlamda bir hasar ya da ihlal yaratır.
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun öngördüğü düzende garaj ve otopark, bağımsız bölüm olabileceği gibi ortak alan da olabilir. Eğer garaj sizin tapunuzda kayıtlı bağımsız bölümünüzün eklentisiyse, orada başkasının araç bırakması doğrudan mülkiyet hakkı ihlaline girer. Ortak alanda tahsisli park yeriniz varsa ve sözleşme ya da yönetim planıyla bu yer size bırakılmışsa da durum farklı değildir: o tahsis, kullanım hakkı doğurur ve başkasınca engellenmesi hukuka aykırıdır. Bu nedenle "ortak alan, herkesin" gibi bir mantık burada geçerli değildir.
Türkiye'de pek çok apartman sakininin bilmediği bir nokta şudur: salt "arabam çekici çekti ya da komşu şikayet etti" diye yönetici değil, aslında siz doğrudan yetkili mercilere başvurabilirsiniz. Yöneticinin aracıya başvurması gerekmez; trafik polisi bireysel başvurularda da işlem yapabilir. Yani bu meselede tek adres yönetici değildir; siz de doğrudan taraf olarak hareket edebilirsiniz.
Bir de psikolojik boyut var: kapınızda araç bulmak, özellikle sabahın erken saatinde ya da acil bir durum anında, insanı hem sinirlendirir hem de çaresizlik hissettirir. Bu makale tam olarak o anlarda panik yapmadan, durumu tırmandırmadan ve hakkınızı yitirmeden ne yapmanız gerektiğini adım adım gösteriyor.
Hemen Yapmanız Gereken İlk Adımlar

Paniklemeden önce aracın plakasına bakın ve fotoğraf çekin. Bu fotoğraf, hem saate hem tarihe hem de konum bilgisine sahip olacaktır; ileride polis tutanağına ya da yönetici şikayetine delil olarak ekleyebilirsiniz. Telefon kameranız genellikle bu bilgileri meta veri olarak saklar, ama ayrıca ekran görüntüsü alıp saati kaydetmeniz daha güvenli olur. Araçta "kapıyı kapatacağım" gibi bir not yoksa, kasıtlı mı değil mi bunu anlayamazsınız; o yüzden varsayımla değil belgeyle hareket edin.
Ardından binanızda kapıcı ya da yönetici varsa onlara haber verin. Yönetici aracın sahibini tespit edebilir, apartman içinden bağlantı kurabilir ya da doğrudan sizi yetkili mercilere yönlendirebilir. Özellikle araç yeni park edilmişse ve sahibi binada bir daireyeyse, zil çalmak en hızlı çözümü verir. Bu noktada ses tonuna dikkat etmek önemlidir: "Bu araç benim girişimi kapatıyor, lütfen şimdi alın" demek yeterlidir. Gereksiz tartışmaya girmeyin çünkü hukuki süreç başladığında sakinlik sizin lehinize çalışır.
Sahibini bulamıyorsanız ya da araç tanıdık değilse bir sonraki adım trafik polisini aramaktır. Şehir içinde 155 (Polis İmdat) ya da doğrudan trafik denetleme bürosu numarasını arayabilirsiniz. Adresinizi, plakayı ve durumu açıklayın; genellikle görev yapan ekip gelerek tutanak tutar. Bu tutanak önemlidir çünkü hem araç sahibi için resmi uyarı işlevi görür hem de tekrar yaşanırsa kayda geçmiş olur.
Polis Gerçekten Gelir mi, Ne Yapar?

Teorik olarak evet, trafik polisi bu tür şikayetlerde görev bölgesine bağlı olarak gelmekle yükümlüdür. Ancak pratikte yoğunluğa ve şikayet öncelik sırasına göre bekleme süresi değişir. İstanbul ya da Ankara gibi büyük şehirlerde bekleme bir saati aşabilir; daha küçük yerleşimlerde çok daha hızlı dönüş alınabilir. Sizi en çok ilgilendiren şudur: yaptığınız aramanın kendisi kaydedilir ve referans numarası verilir. Bu kayıt sayesinde "neden gelmedi" şikayetini de resmi kanallardan takip edebilirsiniz.
Polis ekibi geldiğinde araç sahibini tespit etmeye çalışır; adreste bulamazsa plakadan kaydına bakar ve tebliğ süreci başlar. Uygulamada çoğu zaman komşuyu çağırıp durumu çözdürürler; çözülmezse idari para cezası kesilebilir. Araç çekiciye bağlanabilir mi? Bu yetki ilçeye ve uygulamaya göre değişir; özellikle özel mülk sınırları söz konusuysa çekiciyi direkt çağırmanız bürokratik açıdan daha karmaşık bir süreçtir. Ama engel gerçekten devam ediyorsa ve trafik akışını bozuyorsa ya da yangın tahliyesini engelliyorsa çekici talep etme hakkınız doğabilir.
Polis gelmeden önce araç çekilirse ne olur? Bu durum maalesef sık yaşanır. Sahibi sizi fark etmiş ya da biri haber vermiş olabilir. Bu olursa belinizi doğrultun, fotoğraflarınızı saklayın ve yöneticiye yazılı bildirim yapın. Bir sonraki adımı yönetim planı çerçevesinde yürütmek daha anlamlı olur. Kayıt altına almanın önemi burada ortaya çıkar: tek seferlik eylemde polisle uzun süre uğraşmak yerine tekrar yaşandığında güçlü belge sunmak çok daha etkilidir.
Yönetici ve Kat Malikleri Kurulunun Rolü

Apartmanda yaşıyorsanız ve sorun tekrar ediyor ya da belirli bir komşudan kaynaklanıyorsa, yöneticiye resmi yazılı başvuru yapmanız sizin için hem pratik hem de hukuki açıdan doğrudur. Yazılı başvuru, tarihi ve içeriği kayıt altına alır; yönetici harekete geçmezse bu kayıt ileride kat malikleri kuruluna taşımanızın ya da daha ileri yollara gitmenizin delili olur. E-posta, SMS ya da apartmanın ortak iletişim grubundaki mesaj da yazılı delil sayılabilir; ama imzalı dilekçe her zaman daha sağlamdır.
Yönetici, Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde ortak alanların düzenini korumakla yükümlüdür. Eğer otopark ya da garaj girişi ortak alandaysa ve bir malik ya da kiracı bu alanı tekrar tekrar işgal ediyorsa, yöneticinin hem uyarı göndermesi hem gerekirse noter ihtarı çekmesi hem de durumu kat malikleri kuruluna taşıması yetki ve sorumluluk alanı içindedir. Sizi ilgilendiren şu: bu süreci başlatmak için kat malikleri kurulu toplantısı beklemenize gerek yok. Yöneticiye yazılı başvurunuz bu mekanizmayı başlatır.
Öte yandan, bazı apartmanlarda otopark yönetim planında net biçimde düzenlenmemiştir ya da tahsisler sözlü mutabakata dayanmaktadır. Bu durumlarda yöneticinin elini güçlendirecek olan şey bir kat malikleri kurulu kararıdır. "X numaralı park yeri Y daireyeye tahsis edilmiştir ve buraya başka araç park edilemez" gibi bir karar protokole geçirildiğinde artık hem yönetici hem de gerekirse mahkeme bu karara dayanabilir. Siz de bu kararın alınmasını talep etmek için yöneticiye ya da diğer kat maliklerine başvurabilirsiniz.
Yönetici harekete geçmiyorsa ne olur? Bu durumda kat malikleri kurulunu bizzat toplantıya çağırma hakkınız bulunur; Kat Mülkiyeti Kanunu bu hakkı tanımaktadır. Toplantı nisabı ve usulüne uymak gerekir; ancak bu yolu denemeniz hem yöneticiyi harekete geçirir hem de eylemsizliğin kayda geçmesini sağlar.
Hukuki Dayanak: Haklarınızı Neye Göre Kullanıyorsunuz?

Türk hukukunda garaj ya da otoparka ilişkin haklar birkaç farklı mevzuat katmanına dayanır. Kat Mülkiyeti Kanunu, bağımsız bölümlerin eklentilerini ve ortak yerlerin kullanım kurallarını belirler. Bağımsız bölümünüze ait bir garaj ya da tahsisli park yeri söz konusuysa bu kanun doğrudan devreye girer. Komşunun buraya park etmesi mülkiyet hakkı ihlaline girer ve bu hakkın korunması için sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz.
Trafik mevzuatı açısından ise "garaj çıkışını kapatma" ya da "yol üzerinde başkasının girişini engelleme" çeşitli idari yaptırımlara tabidir. Trafik İdari Para Cezası kesilmesi ve araçla ilgili tutanak düzenlenmesi bu kapsamda değerlendirilir. Özellikle araç kamuya açık yolda ya da ortak kullanım alanında park edilmişse trafik denetim görevlilerinin yetkisi tartışmasızdır. Ancak araç tamamen özel mülk sınırları içindeyse yetki karmaşıklığı ortaya çıkabilir; bu yüzden alanın niteliğini bilmek önemlidir.
Haksız eylem ve tazminat boyutuna geçmek gerekirse: Eğer garaj girişinin kapatılması yüzünden somut bir zarar yaşadıysanız — örneğin işe geç kaldınız ve işvereniniz bunu tutanakla belgeledi ya da acil bir ulaşım ihtiyacı nedeniyle taksi-ambulans masrafı yaptınız — bu zararları tazminat davası kapsamında talep etmek teorik olarak mümkündür. Pratikte bu yola gidilmesi nadirdir; ancak tekrar eden, kasıtlı ve belgelenmiş engellemeler söz konusuysa hukuki danışmanla görüşmeye değer.
Kiracıysanız durumunuz biraz daha katmanlı olabilir. Kiralık dairenizin sözleşmesinde garaj kullanım hakkı varsa, bu hakkın engellenmesi kiraya verenle de ilgilidir. Kiraya vereninizi bilgilendirmek ve ondan hareket etmesini talep etmek hem sözleşmenin gereği hem de çözüm için en hızlı yollardan biridir. Ev sahibiniz harekete geçmiyorsa bu, kiralanan taşınmazın tam kullanımını engelleyen bir eksikliğe dönüşür ve farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Komşuyla Konuşmak: Ne Zaman, Nasıl?

Pek çok garaj girişi kapatma vakası, kasıtlı eylem değil, bilgisizlik ya da dikkatsizlik sonucunda yaşanır. Komşunuz yeni taşınmış olabilir ve hangi yerin kime ait olduğunu henüz bilmiyor olabilir. Misafiri yanlış park etmiş olabilir. Bu yüzden doğrudan komşuyla konuşmak, sakin bir tonla ve net bir taleple, çoğu zaman en hızlı çözümü sağlar. "Arabanız garaj girişimi kapatıyor, alır mısınız?" cümlesi yeterlidir; suçlamaya ya da geçmişe giden tartışmaya gerek yoktur.
Ancak daha önce uyardığınız halde tekrar yaşandıysa, konuşma tonu değişmeden belge yaklaşımı değişmelidir. Bir sonraki konuşmayı mesajla ya da yazılı olarak yapın; "Dün sabah saat 08.15'te arabanız garaj girişimi kapattığı için çıkamadım, fotoğrafları ekteyim, tekrarlanmaması için rica ederim" gibi bir mesaj hem kibarca bildirir hem de yazılı kayıt oluşturur. Bu mesajı silmeyin; ekran görüntüsünü saklayın.
Konuşma ya da mesaj işe yaramıyorsa, komşuya yönelmek yerine kurumsal kanalları devreye alın. Yönetici ya da polis muhatap olduğunda siz değil, resmi bir merci konuşuyor olur; bu da komşuluk ilişkisine zarar vermeden sorunun çözülme ihtimalini artırır. Özellikle uzun vadeli komşulukta kişisel çatışma yerine sistemin işlemesini sağlamak daha sağlıklı sonuçlar üretir.
Garaj Girişine Yönelik Özel Durumlar
Misafir aracı söz konusuysa durum biraz farklı değerlendirilir. Komşunuza misafir gelen birinin arabasını garaj girişine park etmesi, sahibinin habersizce yapılmış bir eylem olabilir. Ama hukuki açıdan araç sahibi ya da davet eden kişi (yani komşunuz) bu durumdan sorumludur. Misafir aracını yerleştirmek misafir araç yönetimi açısından da ayrıca ele alınması gereken bir apartman kuralı konusudur.
Kargo ya da servis araçları girişi kısa süreliğine kapatıyorsa bu durum genellikle "anlık geçiş engeli" kapsamında değerlendirilir ve hukuki işlem başlatılmaz. Ama bu araçlar uzun süre bırakılıyorsa yöneticiye bildirmek ve eğer gerekliyse trafik polisini aramak yine geçerlidir. Özellikle büyük teslimat araçlarının saatlerce bırakılması, bazı sitelerde yönetim planında yasaklanmış olabilir.
Gecelik ya da hafta sonu park etme alışkanlığı haline gelmiş vakalar, en ciddi ve sinir bozucu durumlardır. "Sadece bu gece" diyerek tekrar eden bir durum bir süre sonra "her gece" halini alabilir. Bu noktada belge tutmak kritik önem kazanır: tarih, saat, fotoğraf ve mümkünse mesaj kaydı. Yöneticiye yapacağınız yazılı başvuru bu belgelere dayanmalı; "bence hep yapıyor" değil "şu tarihlerde şu saatlerde belgelendi" şeklinde olmalıdır.
Engelli erişim rampaları ya da yangın çıkışı önü gibi kritik bölgelerin kapatılması çok daha acil ve ağır sonuçlara yol açar. Bu tür engellemelerde hem idari hem de cezai yaptırım söz konusu olabilir; ilgili belediye birimini ve yangın yönetmeliği açısından itfaiye müdürlüğünü de sürece dahil edebilirsiniz.
Site Yönetimi Platformu Bu Süreci Nasıl Kolaylaştırır?

Eğer apartmanınız ya da siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa, garaj girişi kapatma gibi komşuluk sorunlarını çözmek için yöneticinin kapısını çalmanıza ya da mesaj grubunda tartışma başlatmanıza gerek kalmaz. Sakin olarak uygulamadan doğrudan bir şikayet ya da talep kaydı oluşturabilirsiniz; bu kaydın üzerinde zaman damgası bulunur ve yönetici tarafından görüntülendiğinde size bildirim gelir. Bu, "söyledim ama yapmadı" tartışmasını ortadan kaldırır.
Yöneticinin yanıt verip vermediğini, ne zaman yanıt verdiğini ve hangi aksiyonu aldığını sistematik biçimde takip edebilirsiniz. Şikayetinizin "okundu" görünmesi ama hiçbir işlem yapılmaması durumunda bu kayıt, kat malikleri kuruluna taşımak için elinizde hazır bir belge zinciri oluşturur. Üstelik tüm iletişim platforma kayıtlı olduğundan sonradan "ne söyledin ne dedin" tartışması yaşanmaz.
Platform aynı zamanda otopark ve ortak alan tahsislerini dijital olarak yönetme imkânı sunar. Hangi park yerinin kime ait olduğu, misafir park alanlarının nerede ve ne zaman kullanılabileceği gibi bilgiler sisteme işlendiğinde hem sakinler hem yöneticiler için şeffaf bir referans noktası oluşur. Birisi "ben bilmiyordum" diyemez; kurallar herkesin görebileceği bir yerde kayıtlıdır. Aidat ve ortak gider takibi de aynı platform üzerinden yapılabildiğinden finansal şeffaflık sağlanır ve "zaten borcum var, şikayet etsem ne olacak" gibi sağlıksız düşünce döngüleri de ortadan kalkar.
Özellikle büyük sitelerde ya da rezidanslarda onlarca ya da yüzlerce bağımsız bölümün olduğu ortamlarda, otopark anlaşmazlıkları yüz yüze ya da telefon mesajlarıyla yönetmek neredeyse imkânsızlaşır. Dijital kayıt ve bildirim sistemi bu tür sürtüşmeleri hem daha hızlı hem de daha düşük gerilimle çözmeye imkân tanır. Sakin olarak siz de bu sistemin sunduğu hakları eksiksiz kullanabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Nasıl Kaçınırsınız

En yaygın hatalardan biri, aracı bizzat hareket ettirmeye çalışmaktır. Açık bırakılmış bir arabayı itmek ya da vitesi değiştirmek hem hukuki sorumluluk doğurur hem de komşuyla yaşanacak tartışmanın fitilini ateşler. Araç size ait değilse dokunmamanız en doğru tutum; eylemin kaydını yapıp yetkili mercilere bırakın.
Bir diğer hata, belge tutmadan üzeri kapatmak ve "artık olmaz" diye geçiştirmektir. İlk seferinde belge tutmak zahmetli görünebilir ama ikincisinde, üçüncüsünde bu kayıtlar elinizdeki en değerli araç olur. Fotoğraf, tarih, saat, plaka; bunları bir klasörde ya da bulut belleğinde saklamak maliyeti sıfır olan ama değeri yüksek bir adımdır.
Komşuya sinirle yaklaşmak da süreci kötüleştirir. Tartışma yüksek sesle ya da hakaret içerecek biçimde gerçekleşirse siz savunma pozisyonuna düşebilirsiniz; "o sinirlenip bağırdı" anlatısı ile "ben düzgünce uyardım" anlatısı arasındaki fark, yazılı iletişimle netleştirilir. Sakin kalmak hem etik hem de stratejik açıdan doğrudur.
- Araca dokunmayın, itmek ya da kapıyı açmak yerine fotoğraf çekin.
- Sözlü uyarıyı mutlaka yazılı olarak da yapın; mesaj kaydı tutun.
- Yöneticiye sözlü değil, yazılı başvuru yapın; tarih önemlidir.
Ortak mesajlaşma gruplarında "herkes görsün diye" paylaşım yapmak da çoğu zaman sonuç vermez, tam tersine gerginliği artırır. Bu tür gruplarda "araç sahibi lütfen aracını alsın" gibi anonimleştirilmiş bir mesaj işe yarasa da araç sahibini doğrudan teşhir etmek hukuki açıdan sorun yaratabilir. Doğrudan muhatap olun, kamusal teşhirden kaçının.
Son olarak: "Bu sefer geçtim" diyerek sorunun kapandığını sanmak, ileride aynı sorunla karşılaştığınızda elini boş bırakır. Belgeleyin, yöneticiye bildirin, ardından unutun ama dosyanızı kaybetmeyin. Tekrar yaşanmaz ise ne ala; yaşanırsa hazırsınızdır.
Dilekçe / Yönetici Bildirimi Nasıl Yazılmalı?
Yöneticiye yazılı bildirim yaparken teknik hukuki dil kullanmanıza gerek yoktur. Net, sade ve tarihli bir metin yeterlidir. Örnek bir şablon:
Konu: Garaj Girişinin Kapatılmasına İlişkin Bildirim
[Tarih]
Sayın Yönetici,
[Bağımsız bölüm numarası] nolu dairede ikamet etmekteyim. [Tarih ve saat] itibarıyla [Plaka] plakalı araç, apartmanımızın garaj girişini kapatmış ve araç girişi-çıkışını engellemiştir. Durumu fotoğraflayarak kayıt altına almış bulunmaktayım. Söz konusu sorunun giderilmesini ve gerekli uyarının yapılmasını saygıyla talep ederim.
İletişim: [Telefon / e-posta]
Bu metin hem yöneticiye hem gerekirse noter aracılığıyla araç sahibine iletilmek üzere kullanılabilir. Kısa, net ve tarih-plaka-fotoğraf içermesi yeterlidir; resmi bir dil zorunlu değildir.
Yöneticiye ulaşamıyorsanız ya da binanızda resmi yönetici yoksa, kat malikleri arasında en çok oy alan ya da fiilen yöneticilik yapan kişiye bu bildirimi yapabilirsiniz. Hukuki süreçte "yetkili kişiye bildirim yapıldı" kaydı önemlidir; o yüzden teslim şeklini de belgelemek (fotoğrafını çekmek, okundu bildirimli mesaj atmak) işe yarar. Ortak alanlardaki ortak alanı kapatan komşuya karşı hukuki süreç hakkında daha kapsamlı bilgi için ilgili içeriğimize de bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Komşunun aracı garaj girişini kapatıyorsa direkt polisi mi ararım?
Polisi aramak yasal bir haktır; önce yöneticiyi ya da araç sahibini uyarmak zorunlu değildir. Ancak uyarı yapılmışsa ve tekrar yaşanıyorsa hem polis başvurusu daha güçlü zemine oturur hem de hukuki süreçte "makul uyarı yapıldı" kaydı bulunur. Acil bir durumda (işe yetişemiyorsunuz, hasta var vb.) zaman kaybetmeden polisi arayabilirsiniz; ardından yöneticiye yazılı bildirim yapabilirsiniz.
Polis tutanak yazmak için ne kadar beklemem gerekir?
Polise şikayet ettiğinizde size bir referans numarası verilir ve ekip müsaite göre gelir. Süre ilçe ve saat dilimine göre değişir; büyük şehirlerde 1-3 saat beklemek olağandır. Beklerken aracı hareket ettirmeye çalışmayın ve belgelemeye devam edin. Gelemeyen ekip için ertesi gün karakola giderek tutanak istemeniz de mümkündür.
Kiracıysam yöneticiye başvurabilir miyim?
Evet. Kiracı olmanız kat malikleri kurulundaki oy hakkınızı kısıtlasa da ortak alanların düzgün kullanımını talep etme hakkınızı ortadan kaldırmaz. Yöneticiye yazılı başvuru yapabilirsiniz; ayrıca sözleşmenizde garaj kullanımı hakkı tanınmışsa kiraya vereninizi de bilgilendirmeniz gerekir. Kiraya vereninizin harekete geçmemesi durumunda bu, kiralananın eksiksiz kullanımını engelleyen bir sorun haline gelebilir.
Yönetici hiçbir şey yapmıyorsa ne yapabilirim?
Önce yazılı başvurunuzu belgeleyin. Yönetici eylemsiz kalıyorsa Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde kat malikleri kurulunu toplantıya çağırabilirsiniz. Kuruldan ilgili karar alınmasını talep edebilirsiniz. Süreç işlemiyorsa ve mülkiyet hakkınız süregelen biçimde ihlal ediliyorsa sulh hukuk mahkemesine başvurma hakkınız da bulunmaktadır. Bir hukuk danışmanıyla görüşmek bu noktada faydalı olacaktır.
Araç terk edilmiş gibi görünüyorsa ne yapmalıyım?
Uzun süre hareketsiz kalan, plakası olmayan ya da hasarlı görünen araçlar "terk edilmiş araç" kapsamında değerlendirilebilir. Bu tür durumlarda trafik polisine ya da ilgili belediyenin zabıta birimine bildirim yapılması gerekir. Araç yönetimi bu yolla ilgili birim tarafından gerçekleştirilir; siz kendiniz harekete geçmeyin. Bildirimin yazılı ya da kayıtlı kanallarla yapılması süreci hızlandırır.
Garaj girişinin kapatılması nedeniyle zarar gördüm, tazminat isteyebilir miyim?
Teorik olarak evet; haksız eylem nedeniyle somut zarar gördüyseniz tazminat talep etme hakkı doğabilir. Bunu kanıtlamak için zararın belgeli olması gerekir: geç kalınan iş, yapılan ek masraf, sağlık acili vb. Pratikte bu yola gidilmesi azdır çünkü ispat yükü ağırdır. Ancak ısrarcı ve kasıtlı engelleme durumlarında bir avukatla görüşmek değerlidir.