Komşunuzun kombi bacasının doğrudan pencerenize yönlendirilmesi, hem sağlığınızı tehdit eden hem de hukuki dayanağı olan ciddi bir sorundur. Türkiye'de yürürlükteki mevzuat, kombi bacalarının belirli mesafe ve yönlendirme kurallarına uymasını zorunlu kılar; bu kurallara aykırı kurulum, yetkili mercilere şikayet yoluyla düzelttirilebilir. İlk adımda yöneticiye yazılı bildirim yapmak, ardından belediye yapı kontrol veya çevre birimine başvurmak en etkili yoldur. Sorununuzu doğru sırayla takip ettiğinizde hem idari hem de yasal yollarla çözüm almak mümkündür.
Sorun Neden Ciddiye Alınmalı?

Kombi bacaları, ısınma sisteminin yanma sonucu ortaya çıkan karbonmonoksit (CO) ve diğer yanma gazlarını dışarıya tahliye eder. Bu gazlar renksiz ve kokusuzdur; algılanmaları güçtür, birikmesi ise hayati tehlike yaratabilir. Bacasının yönü hatalı olan bir kombi, kısa sürede komşunun yaşam alanına veya uyku odasına doğrudan egzoz gazı pompalayabilir; bu durum baş dönmesi, baş ağrısı ve ileri vakalarda CO zehirlenmesine kadar uzanan sonuçlar doğurur.
Sağlık boyutunun ötesinde, mesele bir hukuki hak ihlalidir. Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde her kat maliki ve kiracı, komşu bağımsız bölümlerden gelen zararlı etkilerden korunma hakkına sahiptir. Komşunuzun tesisatından kaynaklanan duman, koku veya gaz doğrudan sizin kullanım alanınıza yönlendiriliyorsa bu durum, komşunun yasal sınırlarını aştığı anlamına gelir. Hukuki süreç başlatmadan önce idari kanalları tüketmek hem daha hızlı hem de daha az maliyetli sonuç verir.
Mevsimsel faktör de önemlidir: soğuk havalarda kombi gün içinde defalarca devreye girer ve çıkış süresi uzar. Kışın kapalı tuttuğunuz pencere yaz aylarında açıldığında sorun farklı bir boyut kazanabilir; yaz sabahları egzoz kokusuyla uyanmak rahatsızlığın boyutunu gösterir. Bu yüzden sorunu ilk fark ettiğiniz anda kayıt altına almak, mevsimden bağımsız olarak hızlı harekete geçmenizi sağlar.
Son olarak şunu belirtmek gerekir: komşunuz bu kurulumu bilerek kötü niyetle yapmış olmayabilir. Teknik bilgisi olmayan biri, ustanın konuşlandırmayı doğru bulduğunu varsayarak bacayı oraya yerleştirmiş olabilir. Bu nedenle ilk adım her zaman "kayıt altına al ve yöneticiye ilet" şeklinde olmalı; doğrudan çatışma yerine belgelenmiş bir süreç izlenmelidir.
Yasal Çerçeve: Hangi Kurallar Geçerli?

Kombi bacaları ile ilgili temel teknik kurallar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı standartlar ve ilgili Türk Standartları Enstitüsü (TSE) normları çerçevesinde belirlenir. Bu standartlar; baca çıkışının belirli bir mesafeyi aşmadan pencerelere, hava giriş deliklerine veya komşu açıklıklarına yönlendirilemeyeceğini düzenler. Uygulama detayları değişkenlik gösterse de temel ilke ortaktır: egzoz gazları, başka kişilerin kullanım alanlarını etkileyecek şekilde yönlendirilemez.
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun komşuluk hakları düzenlemelerine ilişkin hükümleri de bu konuda devreye girer. Kanun, bağımsız bölüm maliklerinin ve kiracıların, komşu bölümlerden kaynaklanan rahatsız edici etki ve müdahalelerden korunmasını güvence altına alır. Kombi bacası duman ve gaz çıkışı bu "müdahale" kapsamında değerlendirilebilir; zira meseleyi salt teknik bir kural ihlali değil, hak ihlali olarak ele almak mümkündür.
Belediyeler, yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde baca konumlandırmasını denetlemekle yükümlüdür. Kombinin sonradan (ruhsat sonrası) takıldığı durumlarda ise belediyenin yapı kontrol veya çevre birimi, teknik inceleme yaparak aykırı kurulumu kayıt altına alabilir. Bu inceleme, hem idari yaptırım hem de sonraki olası hukuki süreçler için önemli bir belge işlevi görür.
Kiracı olduğunuzda da haklarınız aynı kapsamdadır; kiracı olmanız komşu müdahalesine katlanma yükümlülüğü doğurmaz. Dilediğiniz zaman belediyeye başvurabilir, yöneticiden yazılı talepte bulunabilir ve gerektiğinde sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz. Ev sahibinize bildirmek de iyi bir adım olabilir; zira ev sahibi binayı veya daireyi sizin için düzenleme sorumluluğu taşıyabilir.
İlk Adım: Durumu Belgeleyin

Herhangi bir merciye başvurmadan önce elinizdeki somut kanıtı oluşturmanız, sürecin tüm aşamalarını kolaylaştırır. Kanıt olmadan yapılan bir şikayet, ilgili birimin sizi yerinde ziyaret etmeden önceki adımda takılıp kalmasına yol açabilir. Belgeleme basit ama sistematik olmalıdır.
İlk olarak fotoğraflayın: baca çıkışının konumunu, pencerenizle olan mesafesini ve mümkünse her ikisini aynı karede gösterecek açılardan çekimler yapın. Tarih ve saat damgası otomatik olarak dosyaya eklenmiyorsa çekim sırasında not alın. Koku veya duman hissedebileceğiniz zamanlarda video kaydı da alabilirsiniz; dumanın hareket yönü görsel olarak ne kadar etkili olduğunu gösterir.
İkinci olarak günlük tutun: hangi saatlerde rahatsızlık yaşadığınızı, ne tür belirti hissettiğinizi (koku, baş ağrısı, gözlerde yanma vb.) kısa notlarla kaydedin. Bu günlük, ileride yöneticiye veya belediyeye aktaracağınız şikayetin somut bir zaman çizelgesi oluşturmasına yardımcı olur. Tek bir olay için yapılan şikayet ile "son 15 gündür her sabah 07:00-09:00 arasında" şeklinde somutlaştırılmış bir şikayet arasında bürokratik ilgi açısından büyük fark vardır.
Üçüncü olarak komşunuzla diyaloğu belgelemeye çalışın. Doğrudan konuşma yapıyorsanız ardından kısa bir mesaj atın ("Az önce konuştuk, kombi bacası meselesiyle ilgili...") ki bu da yazılı iz bıraksın. Komşunuz sorumluluk kabul edip düzeltmeyi vaadettiyse bunu da not alın; yerine getirmemesi halinde bu bilgi önemli bir referans noktası olur.
Yöneticiye Yazılı Bildirim: Nasıl Yapılır?

Apartman veya site yöneticisi, binadaki teknik ve hukuki uyumsuzlukları tespit etmek ve gerekli adımları atmak konusunda birincil sorumlu kişidir. Bu nedenle şikayetinizi ilk olarak yöneticiye — ve mutlaka yazılı olarak — iletmeniz gerekir. Sözlü bildirimler kayıt altına alınamaz; hukuki süreç açısından varlığı ispat edilemez.
Yazılı bildirimin içeriği şu unsurları kapsamalıdır: baca çıkışının konumu, pencerenize olan tahmini mesafesi, yaşadığınız rahatsızlıkların tarihleri ve içeriği, talebiniz (bacayı teknik standartlara uygun hale getirmesi için komşuya yazılı uyarı yapılması ve gerekirse yetkili birime bildirim), son olarak belirlediğiniz makul bir yanıt süresi. Makul süre genellikle 7-15 gün arasında tutulur.
Örnek dilekçe taslağı (yöneticiye):
Sayın Yönetici,
[Tarih] itibarıyla [dairenizin adresi] no'lu dairemden gözlemlediğim kadarıyla, [komşu daire numarası]'nde konuşlandırılmış olan kombi bacası çıkışı doğrudan [pencere/balkon] açıklığıma yönlendirilmiş durumdadır. Bu durum yanma gazlarının yaşam alanıma girmesine yol açmakta; sağlık ve konfor açısından ciddi rahatsızlık oluşturmaktadır. Söz konusu kurulumun geçerli teknik standartlara ve Kat Mülkiyeti Kanunu'nun komşuluk hükümlerine aykırı olduğu değerlendirilmektedir. [İlgili komşunun adı/daire no]'ye yazılı uyarı yapılmasını ve gerektiğinde yetkili birimlerle koordinasyon sağlanmasını talep ediyorum. Yanıtınızı [tarih] tarihine kadar yazılı olarak bekliyorum. Saygılarımla, [Adınız, daire numaranız, tarih]
Bildirimi teslim ederken imzalı iki nüsha hazırlayın; bir nüshayı yöneticiye verin, diğerini "alındı" notu ve imzasıyla geri alın. Eğer yönetici imzalamaktan kaçınıyorsa, bildirimi iadeli taahhütlü posta ile gönderin — posta alındısı yasal süreçlerde tebliğ belgesi işlevi görür. E-posta da geçerli bir yol olmakla birlikte, ileride "görmedim" savunmasını engellemek için okundu bildirimini veya yanıtı kayıt altında tutun.
Belediye ve Yetkili Birimlere Başvuru
Yönetici makul süre içinde yanıt vermez ya da sorunu çözmek için herhangi bir adım atmaz ise sıradaki adım belediyedir. Türkiye'de büyükşehirlerde ilçe belediyeleri, diğer illerde il veya ilçe belediyeleri yapı ve çevre denetiminden sorumludur. Belediyenin yapı kontrol müdürlüğü veya çevre koruma birimi, teknik inceleme talep edebileceğiniz yerdir.
Başvurunuzda sunmanız gereken belgeler şunlardır: fotoğraf ve video belgeleriniz, yöneticiye yaptığınız yazılı bildirimin fotokopisi ve yöneticinin yanıtı (ya da yanıtsızlığını gösteren posta alındısı), kimlik fotokopiniz ve taşınmazın adresi ile daire bilgileri. Bazı belediyelerde e-Devlet veya belediyenin kendi dijital şikayet portalı üzerinden başvuru yapılabilmektedir; bu yol hem hız hem de kayıt kolaylığı açısından tercih edilebilir.
Belediye müfettişi yerinde inceleme yaptığında, mevzuata aykırı kurulumu tespit ederse komşuya düzeltme için resmi uyarı ve süre verebilir. Bu idari yaptırım çoğu zaman sorunu çözer; çünkü komşu hem teknik hem de mali açıdan bacayı taşımak durumunda kalmaktadır. Teknik inceleme belgesi aynı zamanda ileride açılabilecek hukuki davalar için güçlü bir kanıt niteliği taşır.
Bunun yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne de başvurabilirsiniz; özellikle sağlık ve hava kalitesi boyutunda ek bir denetim mercii olarak devreye girer. ALO 181 hattı (Çevre ve Şehircilik İhbar Hattı) kısa yol olarak kullanılabilir; ihbarı kayıt altına alarak ilgili birime yönlendirirler.
Komşuyla Doğrudan Görüşme: Fayda mı, Risk mi?
Komşunuzla doğrudan görüşmek zaman zaman en hızlı çözümü getirebilir; ancak bu yolun bazı riskleri de vardır. Her şeyden önce doğrudan görüşmeyi belgelemek güçtür. Komşunuz sorunu kabul edip "hallederim" diyebilir; aylar sonra hiçbir şey yapılmamış olabilir ve elinizde bu diyaloğa dair somut bir kayıt bulunmayabilir. Bu yüzden sözlü görüşme yapacaksanız bile ardından yazılı bir mesaj veya not bırakın.
Görüşme sırasında suçlayıcı bir dil kullanmaktan kaçının. "Baca yanlış kurulmuş, yetkililere gittiğimde sorun daha büyük olabilir; birlikte çözüm bulalım" yaklaşımı, "Şikayet edeceğim" tehdidine kıyasla çok daha yapıcı sonuçlar doğurur. Komşunuz teknik konularda bilgisiz olabilir; bir uzman görüşü almak ya da bacayı taşıtmak için yardım teklif etmek diyaloğu kolaylaştırabilir.
Öte yandan bazı durumlarda komşuyla doğrudan görüşmek uygun olmayabilir: önceden gergin bir komşuluk ilişkisi varsa, komşu agressif tepkiler verdiyse veya sağlık sorununuz (CO zehirlenmesi belirtileri vb.) ivedi müdahale gerektiriyorsa önce yönetici ve gerekirse sağlık birimine başvurmanız daha güvenlidir. İvedi sağlık durumlarında 112'yi aramaktan çekinmeyin; belgelenmiş bir tıbbi kayıt, ilerleyen süreçte güçlü bir kanıt oluşturur.
Komşuyla görüşmenin bir avantajı da kat malikleri kurulunda oy dengesini korumaktır. Apartman toplantısında karşınıza geçecek bir komşuyla sağlıklı bir iletişim kanalı oluşturmuş olmak, ortak kararların daha kolay alınmasını sağlar. Uzlaşma yolu açık kaldığı sürece hukuki süreç her zaman geriye kalan bir seçenek olarak durur.
Kat Malikleri Kurulu ve Yönetim Toplantısı

Yöneticinin tek başına çözüm üretemediği ya da üretmek istemediği durumlarda meseleyi kat malikleri kuruluna taşımak hukuki açıdan sağlam bir yoldur. Kat malikleri kurulu, apartmanla ilgili ortak kararlar alabilir; alınan karar tüm malikleri ve kiracıları bağlar. Gündem maddesini toplantıya taşımak için yöneticiden yazılı talep edebilir ya da gerekli çoğunluğu sağlayarak olağanüstü toplantı çağrısı yapabilirsiniz.
Toplantıda sunacağınız belgeleri önceden düzenleyin: fotoğraflar, teknik açıklama (baca mesafe kuralları hakkında kısa bir özet), yazdığınız dilekçenin kopyası ve yöneticinin yanıtı. Teknik konuları basit ve anlaşılır dille aktarın; diğer kat maliklerinin teknik detaylardan çok "bu sorun benim daireme de etki edebilir mi?" sorusuna yanıt arayan insanlar olduğunu unutmayın.
Kurulun alabileceği karar şu biçimlerde somutlaşabilir: ilgili komşuya resmi uyarı yazısı yazılması, yetkili belediyeye bildirim yapılmasının yöneticiye yetki verilmesi veya bacayı taşıma maliyetinin komşuya ait olduğunun tescil edilmesi. Bu kararlar toplantı tutanağına geçirildiğinde hukuki ağırlık kazanır; ileride açılan davada delil niteliği taşır.
Kiracıysanız kat malikleri kurulunda oy hakkınız bulunmaz; ancak ev sahibinizi bilgilendirip onun adına hareket etmesini talep edebilirsiniz. Ev sahibi, kiracısının maruz kaldığı aykırı durumu gidermekle mülkiyet hukuku çerçevesinde zımni bir yükümlülük taşır; bu ilişkiyi kullanmak süreci hızlandırabilir.
Hukuki Yol: Sulh Hukuk Mahkemesi

İdari kanallar tüketildiği halde sorun çözüme kavuşmazsa sulh hukuk mahkemesi son çaredir. Sulh hukuk mahkemeleri, kat mülkiyetinden kaynaklanan anlaşmazlıklar için yetkili mahkemedir. Taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesine dava açabilirsiniz; avukat tutmak zorunlu değildir, ancak belgelerinizin sağlam olması kritik önem taşır.
Davada talep edebilecekleriniz şunlardır: aykırı kurulumun giderilmesi (bacayı taşıma veya teknik standarda uygun hale getirme) ve uğradığınız zarar varsa tazminat. Mahkeme sürecinde belediye inceleme raporunuz, bildirim dilekçeleriniz, fotoğraflarınız ve yönetim toplantısı tutanakları delil olarak sunulabilir. Uzman bilirkişi incelemesi de mahkeme tarafından talep edilebilir.
Hukuki süreç zaman alabilir; bu nedenle ihtiyati tedbir talebiyle birlikte başvurmak mümkündür. Sağlığınızı ciddi biçimde tehdit eden ve acil müdahale gerektiren bir durumda mahkeme, dava sonuçlanmadan bacayı geçici olarak kapatma veya değiştirme yönünde ihtiyati tedbir kararı verebilir. Bu yol sıra dışı görünse de CO gibi hayati tehlike yaratan durumlarda gerçekten gündeme gelebilir.
Dava açmadan önce hukuki danışmanlık almanız, hem talebinizin gerçekçi olup olmadığını hem de elinizde hangi delillerin eksik olduğunu netleştirir. Bazı barolar ücretsiz hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır; ilk görüşmede avukata götüreceğiniz dosyanın ne kadar sağlam olduğunu anlamanıza yardımcı olur.
Site Yönetimi Platformunu Kullanan Apartmanlarda Süreç Nasıl İşler?

Apartmanınız veya siteniz bir dijital yönetim platformu kullanıyorsa şikayet sürecini çok daha sağlıklı yürütebilirsiniz. Site Yönetimi platformu kullanan binalarda sakinler, kombi bacası gibi teknik şikayetlerini uygulama üzerinden yazılı ve tarih damgalı biçimde yöneticiye iletebilir. Bu özelliğin pratik değeri şudur: "dilekçemi verdim ama yönetici görmedi" gibi belirsizlikler ortadan kalkar, iletim kaydı sistemde sabit kalır.
Platform üzerinden yapılan şikayet bildirimleri yöneticiye anlık olarak ulaşır. Yöneticinin bu bildirimi ne zaman gördüğü, hangi adımı hangi tarihte attığı sistem üzerinde kayıt altına alınır. Sakin olarak siz de şikayetinizin durumunu, yöneticinin notunu ve yapılan işlemleri takip edebilirsiniz; telefon veya kapı önü görüşmesiyle takip etmek zorunda kalmazsınız. Bu şeffaflık, yöneticinin harekete geçmesi için de dolaylı bir teşvik oluşturur.
Aidat borcu veya ödeme durumunuz da platformda görünür olduğundan, şikayet süreciniz ile ödeme durumunuz arasında açık bir bağlantı kurulur; yönetici size "aidat borcunuz var" gibi konu dışı savunmalar yapamaz. Şeffaf bir kayıt sistemi, her iki taraf için de süreci sağlıklı tutar.
Platformun bir diğer faydası kat malikleri kurulu toplantı çağrısı ve tutanaklarının dijital ortamda saklanmasıdır. Konuyu kat malikleri kuruluna taşımak istediğinizde önceki şikayet kaydınız toplantı gündem materyali olarak doğrudan kullanılabilir. Bütün bu özellikler, normalde "kağıt üzerinde haklıyım ama ispatlayamıyorum" sorununu büyük ölçüde ortadan kaldırır.
Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınılması Gerekenler

En yaygın hata, sorunu yazılı kayıt olmadan yalnızca sözlü bildirmektir. "Yöneticiye söyledim, komşuyla konuştum" ifadesi idari veya hukuki süreçte hiçbir delil değeri taşımaz. Yapılan her bildirimin yazılı bir izi bulunmalı; bu iz bir mesaj, e-posta, iadeli posta alındısı veya platform kaydı olabilir.
İkinci yaygın hata belgeleme yapmadan şikayet dilekçesi yazmaktır. Fotoğraf, video ve tarihli günlük olmadan yapılan şikayet, yetkili birimin yerinde inceleme yapmasını beklerken kayıt altında kaybolabilir. Belgeler şikayeti somutlaştırır; mevzuata aykırılığı hızlıca tespit etmeyi kolaylaştırır.
- Tehditle başlamak: "Sizi mahkemeye vereceğim" ile açılan bir görüşme uzlaşı kapısını kapatır, süreci uzatır.
- Süreci takip etmemek: Başvuru yaptıktan sonra sessiz kalmak, ilgili birimin dosyayı rafa kaldırmasına zemin hazırlar; belirlenen süre geçtiğinde aktif biçimde takip edin.
- Makul olmayan beklenti kurmak: Bir dilekçenin ertesi gün sonuç verdiğini beklemek hayal kırıklığı yaratır; idari süreçler haftalarca sürebilir, sabırlı ve sistematik olmak gerekir.
Üçüncü yaygın hata, belediyeye başvurmadan doğrudan mahkemeye gitmektir. Sulh hukuk mahkemesi süreçleri hem zaman hem de para gerektirir; idari yolun tüketilmesi zaten mahkeme aşamasında da güçlü bir zemin oluşturur. Belediyelerin idari baskısı çoğu zaman dava açmadan çözüm sağlar.
Son olarak sağlık belirtilerini görmezden gelmek ciddi bir hata olabilir. Baş dönmesi, süregelen baş ağrısı, mide bulantısı veya nefes darlığı yaşıyorsanız bunları "ruh hali" veya "hava durumu" ile açıklamaya çalışmayın. Bu belirtiler CO birikiminin habercisi olabilir; en kısa sürede pencereyi açın, ortamı havalandırın ve gerekirse 112'yi arayın. Sonrasında doktora gitmek ve bunu belgelendirmek, hem sağlığınız hem de hukuki süreç açısından kritik öneme sahiptir.
Sık Sorulan Sorular
Komşunun kombi bacası pencereme bakıyorsa bunu yasal olarak durdurabilir miyim?
Evet, teknik standartlara aykırı konumlandırılmış bir kombi bacasının düzeltilmesini talep etme hakkınız vardır. Yöneticiye yazılı bildirim, ardından belediyeye şikayet yoluyla idari yaptırım sağlanabilir. Sorun çözülmezse sulh hukuk mahkemesinde dava açmak da mümkündür. Belgeleme ve yazılı bildirimi atlamamanız sürecin temel koşuludur.
Kiracıysam şikayet hakkım var mı?
Evet, kiracı da komşu kaynaklı aykırı durumlara karşı şikayet hakkına sahiptir. Belediyeye ve yöneticiye doğrudan başvurabilirsiniz. Bunun yanı sıra ev sahibinizi bilgilendirip onun da sürece dahil olmasını sağlamanız faydalı olur; ev sahibi kiracısının huzurlu kullanımını güvence altına almakla yükümlüdür.
Komşuya seslenip sormak mı, yöneticiye dilekçe vermek mi daha iyi?
İkisi birbirini dışlamaz; ancak sıralamanız önemlidir. Komşuyla dostane bir görüşme yapabilirsiniz; bu en hızlı çözümü getirebilir. Ancak bu görüşmeyi de yazılı olarak takip edin (mesaj veya not). Komşu çözüm üretmezse veya sizi dinlemezse yöneticiye dilekçe verin. Her adımın yazılı izi olduğu sürece sonraki aşamaya geçmek daha kolay olur.
Belediyeye şikayet nasıl yapılır?
İlçe belediyesinin yapı kontrol müdürlüğüne veya çevre birmine şahsen, e-Devlet üzerinden ya da belediyenin dijital şikayet portalı aracılığıyla başvurabilirsiniz. Başvurunuza fotoğraf ve yöneticiye yaptığınız yazılı bildirimin kopyasını ekleyin. ALO 181 Çevre ve Şehircilik İhbar Hattı'nı da kullanabilirsiniz; ihbarınız kayıt altına alınarak ilgili birime yönlendirilir.
Kombi bacasının pencereme kaç metre mesafede olması gerekiyor?
Kesin mesafe değerleri uygulanan standarda ve kuruluma göre değişkenlik gösterdiğinden bu yazıda belirli bir rakam belirtmekten kaçınıyoruz. Geçerli Türk Standartları ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tebliğleri baca çıkışının hava giriş açıklıklarına ve pencerelere olan mesafesini düzenler; belediye teknik incelemesi bu kurallara göre yapılır. Uzman bir tesisat mühendisi veya belediye müfettişi, kurulumun mevzuata uygun olup olmadığını yerinde değerlendirebilir.
Yönetici şikayetimi dikkate almazsa ne yapabilirim?
Yöneticinin hareketsiz kaldığı durumlarda iki paralel yol mevcuttur: birincisi belediyeye doğrudan şikayet; ikincisi konuyu kat malikleri kuruluna taşıyarak toplantıda gündeme aldırmak. Her iki yol da yöneticiyi devre dışı bırakarak çözüm üretmenize imkan tanır. Bu yollar da sonuç vermezse sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz. Tüm süreçte yazılı kayıt tutmaya özen gösterin.