Koridora açılan bir kiosk, mağazanızın vitrinini ve giriş kapısını görünmez kılıyorsa yapmanız gereken ilk şey paniklemek değil, belgelemek ve doğru muhataba iletmek. Kiosk yerleşimi, AVM veya plazanın ortak alanını ilgilendirdiğinden yönetimin onay ve denetim yükümlülüğü altındadır. Yazılı bir talep ve gerektiğinde hukuki baskıyla bu sorunu büyük ölçüde çözebilirsiniz. Bu yazıda adım adım ne yapmanız, kime nasıl başvurmanız gerektiğini bulacaksınız.
Sorunun Tam Olarak Ne Olduğunu Anlayın: Hukuki Çerçeve

Bir AVM veya çok katlı iş merkezinde ortak koridorlar, merdiven boşlukları, bekleme alanları ve giriş holleri "ortak alan" statüsündedir. Bu alanlar, tüm kiracıların orantılı biçimde faydalandığı, hiçbir kiracının tek başına ya da yönetimin izni olmaksızın kullanamayacağı mekânlardır. Bir kiosk standı, bu ortak alanın içine veya tam önünüze konumlanarak mağazanızın görünürlüğünü engelliyorsa, bu durum yalnızca estetik bir şikâyet değil, kiralık alanınızın sözleşmesel kullanımını kısıtlayan somut bir ihlaldir.
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri, bağımsız bölüm maliklerini ve kiracıları ortak alanda yapılacak değişiklikler konusunda koruma altına alır. AVM'ler açısından bu ilkeler, kiracılarla imzalanan kira sözleşmesinin "ortak alan kullanımı", "mağaza görünürlüğü" veya "kiracı hakları" gibi maddeleriyle de desteklenir. Kira sözleşmenizde "görünürlük garantisi" ya da "önüne engel konulamaz" gibi açık bir hüküm varsa bu daha da güçlü bir zemin sağlar.
Kiosk yerleşiminin kural dışı olup olmadığını anlamak için şu iki soruyu sorun: Birincisi, kiosk yönetimin onaylı kira planında gösterilen bölgede mi duruyor? İkincisi, bu konumlanma sizin kiraladığınız bölümün erişilebilirliğini veya görünürlüğünü fiilen azaltıyor mu? Her iki soruya da verilen yanıt netleştikçe ne talep edeceğiniz de netleşir.
Plazalar ve iş merkezleri söz konusu olduğunda durum biraz farklıdır. Burada kiosk yerine geçici sergi standı, reklam panosu veya inşaat bölmesi olabilir. Prensipler aynıdır: Ortak alan yönetimin sorumluluğunda olduğundan, sizin ofisinizin önünü kapatan herhangi bir nesneyi kaldırtma ya da yeniden konumlandırtma hakkınız vardır.
Durumu Belgeleyin: Kanıt Olmadan Şikâyet Zayıf Kalır

Herhangi bir adım atmadan önce durumu kapsamlı biçimde belgeleyin. Bu belgeleme, hem yönetime ilettiğiniz talep mektubunun ağırlığını artırır hem de ileride hukuki yola başvurmanız gerekirse elinizde somut kanıt olmasını sağlar. Belgeleme; fotoğraf, video, tarih-saat damgası ve mümkünse kioskun konumlandığı noktayla mağaza girişiniz arasındaki mesafenin metre cinsinden notu ile yapılmalıdır.
Fotoğraf çekerken tek bir açıyla yetinmeyin. Koridorun her iki yönünden, mağazanızın tam önünden ve mümkünse üst kattan ya da geniş bir perspektiften çekimler yapın. Müşterilerin mağazanızı göremediğini gösteren bir açı varsa özellikle bunu kaydedin. Videonuzda kiosk ile mağazanızın girişi arasındaki ilişkiyi net biçimde ortaya koyun.
Aynı zamanda kioskun orada ne zaman kurulduğunu, kim tarafından kurulduğunu (mümkünse kiosk çalışanlarına sorarak öğrenin) ve sizinle aynı koridorda başka hangi mağazaların da bu durumdan etkilendiğini not edin. Eğer birden fazla mağaza etkileniyorsa ortak hareket etmek hem yönetim nezdinde çok daha güçlü bir baskı oluşturur hem de olası bir hukuki süreçte toplu başvuru avantajı sağlar.
İlk Adım: Yönetimle Yazılı İletişime Geçin

Durumu belgeledikten sonra yönetimle yazılı olarak iletişime geçin. Sözlü şikâyet her zaman ilk deneme için geçerlidir; ama herhangi bir sonuç alınamazsa tutanaksız kalan sözlü görüşmeler ileride işinize yaramaz. Bu nedenle ilk adım bile yazılı olursa güçlü bir başlangıç yapmış olursunuz. E-posta veya AVM/plaza yönetim ofisine elden teslim edilen bir dilekçe, her iki durumda da iletim kanıtı sağlar.
Dilekçenizde şu bilgiler yer almalıdır: Mağazanızın konumu ve kira sözleşme numarası, kioskun tam konumu ve kurulma tarihi, bu konumlanmanın mağazanızın görünürlüğüne ve müşteri akışına etkisi, belgelerinize (fotoğraf ve video) atıf, talep ettiğiniz düzeltme (kioskun kaldırılması veya yeniden konumlandırılması) ve bu talebin karşılanması için makul bir süre (genellikle 5-10 iş günü yeterlidir). Nazik ama kararlı bir ton kullanın; tehdit içermemeli, ancak kararlılığınızı açıkça ortaya koymalıdır.
Aşağıda temel bir dilekçe iskeletini bulabilirsiniz:
Konu: Ortak Alanda Kiosk Konumlanması — Mağaza Görünürlüğü Engeli Hakkında
Sayın [AVM/Bina Adı] Yönetimi,
[Tarih] itibarıyla [konum bilgisi] numaralı mağazamın önüne yerleştirilen kiosk standının, mağazamın koridordan görünürlüğünü ve müşteri erişimini engellediğini tarafınıza bildirmek isterim. Ekte yer alan fotoğraf ve video belgeleri durumu açıkça ortaya koymaktadır. Söz konusu kiosk yerleşiminin Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri ve kira sözleşmemizin [ilgili madde] maddesi çerçevesinde incelenerek [süre] içinde kaldırılmasını veya yeniden konumlandırılmasını talep ediyorum.
Saygılarımla,
[Ad Soyad / Mağaza Adı / İletişim]
Bu dilekçeyi e-posta ile gönderdiyseniz okundu bildirimini isteyin. Elden verdiyseniz bir kopyasını alın ve teslim tutanağı düzenlenip düzenlenmediğini sorun. Yanıt gelmezse belirlediğiniz sürenin dolmasının ardından bir hatırlatma yapın ve konuyu bir üst yöneticiye taşıyın.
Yönetim Yanıt Vermezse: Kimlere Başvurabilirsiniz?

Yazılı talebinize yönetimden makul sürede yanıt gelmez ya da gelen yanıt tatmin edici olmazsa başvuru seçenekleriniz genişler. Bu aşamada aceleci olmamak ama kararlı da kalmak önemlidir. Her başvuru basamağını atlamamak, hem zaman hem de hukuki süreç bakımından avantajlıdır.
İlk olarak AVM veya yapı sahibini (mülk sahibi şirketi) doğrudan devreye alabilirsiniz. AVM yönetimi ile mülk sahibi çoğu zaman farklı tüzel kişiliklerdir. Mülk sahibi, kiracılarla imzaladığı sözleşmelerin ihlali söz konusu olduğunda devreye girmek zorundadır; bu nedenle şikâyetinizi mülk sahibinin iletişim kanallarına da iletmek işe yarayabilir. Büyük AVM zincirlerinde bu genellikle kiracı ilişkileri departmanıdır.
Eğer yönetim ya da mülk sahibi yanıt vermezse bir sonraki adım Tüketici Hakem Heyeti veya genel mahkemeler değil, önce arabuluculuktur. 2018 yılından itibaren ticari uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiştir. Arabuluculuk hem daha hızlı hem de daha az maliyetlidir; tarafları anlaşmaya zorlamasa da ciddi bir baskı aracıdır.
Durum hâlâ çözülmezse, kira sözleşmenizde "sözleşmeye aykırılık halinde fesih hakkı" veya "kira bedelinde indirim talep hakkı" gibi hükümler varsa bunları avukatınızla birlikte değerlendirin. Özellikle müşteri akışınızda somut bir azalma yaşandıysa bunu satış verisiyle belgelemiş olmak olası bir tazminat talebinde güçlü bir dayanak sağlar.
Kiosk Yasal mı, Yasadışı mı? Bunu Nasıl Anlarsınız?

Her kiosk yasadışı değildir. AVM veya plaza yönetimi, kiracı talebi doğrultusunda ya da kendi gelir modelinin parçası olarak koridorlara kiosk yerleştirebilir. Ancak bu yerleşimin belirli kurallara uyması gerekir: Yangın tahliye yollarını kapatmamalı, engelli erişim güzergâhlarını daraltmamalı ve en önemlisi halihazırdaki kiracıların kiraladıkları bölümden makul biçimde yararlanmalarını engellememeli.
Kioskun yasal statüsünü sorgulamak için yönetimden şu bilgileri talep edebilirsiniz: Kioskun AVM kira planında onaylı bir konumda olup olmadığı, ilgili belediye veya yapı denetim birimi tarafından ruhsatlandırılıp ruhsatlandırılmadığı ve yangın yönetmeliği gerekliliklerini karşılayıp karşılamadığı. Bu bilgilere doğrudan erişemiyorsanız yerel belediyenin imar veya ruhsat birimine danışabilirsiniz; yapı ruhsatları kamuya açık bilgilerdir.
Kiosk ruhsatsızsa durumu bizzat ilgili belediye birimine bildirmeniz mümkündür. Bu yol hem daha hızlı hem de idari bir baskı aracı olarak işlev görür. Öte yandan kiosk ruhsatlıysa ama sizin görünürlüğünüzü engelliyorsa hukuki argümanınız "ruhsatsızlık" değil "sözleşme ihlali" üzerine kurulmalıdır.
Kira Sözleşmenizi Silah Olarak Kullanın

Kira sözleşmeniz bu süreçteki en güçlü araçlarından biridir. Sözleşmeyi baştan sona okuyun ve aşağıdaki maddelere odaklanın: Ortak alan kullanımını düzenleyen maddeler, mağaza önündeki geçiş alanına ilişkin hükümler, kiracının işletme faaliyetlerini engelleme yasağına dair ifadeler ve yönetimin yükümlülüklerini tanımlayan hükümler.
Birçok profesyonel AVM kira sözleşmesinde "kiracı görünürlük sahası" veya "önde geçiş mesafesi" gibi teknik terimler yer alır. Bu ifadeler, kiosk gibi geçici yapıların ne kadar mesafeye yerleştirilebileceğini de düzenler. Eğer bu mesafe ihlal edilmişse yönetim açıkça sözleşmeye aykırı davranmış demektir ve bu durumu doğrudan şikâyet mektubunuzda belirtebilirsiniz.
Kira sözleşmenizde bu kadar açık bir düzenleme yoksa "sessiz kullanım güvencesi" ilkesine başvurabilirsiniz. Bu ilke, kiracının kiraladığı bölümü müdahalesiz ve etkin biçimde kullanma hakkını korur. Önünüzü kapatan bir kiosk, bu güvenceyi fiilen ihlal eden bir engeldir ve Türk Borçlar Kanunu'nun kira hükümlerine göre kiraya verenin sorumluluğu doğabilir.
Sözleşmenizi kendiniz okumakta güçlük çekiyorsanız bir gayrimenkul avukatından 1-2 saatlik bir ücretli danışmanlık almanız son derece değerlidir. Bu küçük yatırım, yanlış argümanla zaman kaybetmenizi önler ve en güçlü hukuki zemine oturmanızı sağlar.
Komşu Mağazalarla Ortak Hareket Etmek

Koridorda yalnızca sizin mağazanız etkilenmiyorsa komşu kiracılarla ortak hareket etmek stratejik olarak çok daha etkilidir. Yönetimler, tek bir şikâyeti kolayca erteleyebilir ya da görmezden gelebilir; ancak beş veya on kiracının imzaladığı ortak bir dilekçe, yönetim kuruluna taşınabilecek bir sorun olarak algılanır.
Komşularınıza ulaşırken durumu nötr bir dille aktarın: "Bence de sorundur, ne düşünüyorsunuz?" yaklaşımı, "kiosk kiracısına karşı birleşelim" havasından çok daha yapıcıdır. Amaç kiosk kiracısını hedef almak değil, yerleşim kararını yeniden değerlendirtmektir. Kiosk sahibi de bir kiracıdır ve konu mülk sahibi ile yönetim arasındaki planlama sorunuyla ilgilidir.
Ortak dilekçe hazırlarken her imzacı kendi mağaza adını, kira sözleşme numarasını ve etkilenme biçimini ayrı ayrı belirtmelidir. Bu, hem yönetimin sorunu somut olarak kavramasını sağlar hem de herkesin talebini kendi adına yapmış olduğunu netleştirir. Ortak dilekçenin bir avantajı da yönetim yanıt vermezse toplu arabuluculuk veya toplu dava yolunu açık tutmasıdır.
Sık Yapılan Hatalar ve Nasıl Kaçınırsınız

Bu tür sorunlarda kiracıların en sık yaptığı hata, yalnızca sözlü şikâyette bulunup beklemektir. Yönetimle sözlü konuşmak ilk adım için uygun olabilir; ancak sözlü şikâyet kayıt altına alınmadığı için ileride "bize bildirilmedi" argümanına karşı savunmasız kalırsınız. İlk şikâyetten itibaren bir iletişim izi oluşturmak zaman kaybettirmez, tam tersine ileride zaman kazandırır.
Bir diğer yaygın hata, kiosk çalışanlarına ya da kiosk kiracısına doğrudan baskı uygulamaya çalışmaktır. Kiosk çalışanları genellikle bu kararın parçası değildir ve onlara baskı yapmak hem sonuçsuz kalır hem de gereksiz bir çatışma ortamı yaratır. Muhatabınız her zaman AVM veya plaza yönetimidir.
Üçüncü bir hata da aceleci tepkilerdir: Kiosk kurulur kurulmaz sosyal medyaya şikâyet yazmak, yönetimi kamuoyu önünde itibarsızlaştırmaya çalışmak veya hemen avukata koşmak. Bu adımlar bazen işe yarasa da çoğu zaman müzakere sürecini zehirler ve basit bir uzlaşıyla çözülecek konuyu anlaşmazlığa dönüştürür. Önce resmi kanalları tükettikten sonra bu seçeneklere başvurun.
Son olarak, belgelemenizi yalnızca başlangıçta yapıp bırakmayın. Yönetimle yazışmalarınız sürdükçe durumu periyodik olarak yeniden fotoğraflayın ve tarih damgalı bir kayıt tutun. Kioskun yerinin değişip değişmediğini, yeni bir engel eklenip eklenmediğini veya durumun iyileşip iyileşmediğini bu şekilde takip edebilirsiniz.
Site Yönetimi Platformu Bu Süreçte Size Nasıl Yardımcı Olur?

Eğer bulunduğunuz AVM veya plaza, Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa bu süreç sizin için çok daha şeffaf ve takip edilebilir hale gelir. Platform üzerinden kiracılar, ortak alan kullanımına ilişkin arıza ve talep kayıtlarını tarih damgalı biçimde açabilir; yönetim bu talepleri dijital ortamda görür, yanıtlar ve kapanış durumunu günceller. Bu sayede "bildirilmedi" veya "kaydımız yok" gibi argümanlar ortadan kalkar.
Kiosk yerleşimi gibi fiziksel ihlallere ilişkin talepler, platformda bir arıza/talep kaydı olarak açıldığında tarih, konum ve açıklama bilgileriyle otomatik olarak arşivlenir. Yönetim bu kayda yanıt veremezse gecikme süresi görünür olur ve kiracı ne zaman üst mercie taşıması gerektiğini net biçimde bilir. Yazışmalara ek olarak fotoğraf ve belge yüklemek de mümkündür.
Bunun yanı sıra platform, kiracılara yönetim tarafından yapılan duyuruları merkezi olarak iletir. Kiosk yerleşimine ilişkin önceden bir planlama veya onay süreci yapılmışsa bu duyurular kayıt altındadır ve gerektiğinde referans gösterilebilir. Ortak gider paylaşımı ve diğer finansal konulardaki şeffaflık da kiracının haklarını bilgi temelli biçimde savunmasını kolaylaştırır. Site Yönetimi platformunun kiracı hakları ve yönetim süreçleri hakkında daha fazla bilgiye web sitesinden ulaşabilirsiniz.
Doğru bir yönetim altyapısı, sadece yöneticilerin değil kiracıların da kazandığı bir ortam yaratır. Şikâyetler kayıt altındayken hem taraflar daha dikkatli davranır hem de sorunlar büyümeden çözülür. Bu tür altyapıların yaygınlaşması, uzun vadede AVM ve plaza ekosisteminin tümü için olumlu bir etki yaratır.
Sık Sorulan Sorular
Kiosk yasal olarak oraya konulabilir mi?
Evet, yönetimin onayı ve gerekli ruhsatlar mevcut olduğu sürece kiosk koridora yerleştirilebilir. Ancak bu yerleşimin yangın tahliye yollarını kapatmaması, engelli erişimini daraltmaması ve mevcut kiracıların kira sözleşmelerinden doğan haklarını ihlal etmemesi gerekir. Kiosk yasal olsa bile mağazanızın görünürlüğünü fiilen engelliyorsa sözleşme temelli itiraz hakkınız devam eder.
Yönetim yanıt vermezse ne kadar beklemeliyim?
Yazılı talebinizde belirlediğiniz süre (genellikle 5-10 iş günü) dolduktan sonra yönetimi yazılı olarak hatırlatın. Hatırlatmadan sonra da yanıt gelmezse mülk sahibine, varsa kiracı derneğine ya da arabuluculuğa başvurun. Toplam bekleme süresini 3-4 haftayı aşmayacak şekilde sınırlı tutmak pratik bir yaklaşımdır; bunun ötesinde uzayan süreç, eyleme geçme zamanınızı geciktirir.
Kiosk sahibini şikâyet edebilir miyim?
Kiosk sahibi, yerleşim kararını tek başına almış değildir; bu kararı yönetim vermiştir. Bu nedenle şikâyetinizi kiosk sahibine değil, yönetimine yöneltmek hem daha etkili hem de daha doğrudur. Kiosk sahibini muhatap almak gereksiz bir çatışma ortamı yaratabilir ve çözümü geciktirebilir. İstisna olarak, kiosk sahibi yönetimin izni dışında kendiliğinden genişlemiş veya ek engel koymuşsa bu durumu yönetime bildirmek yeterlidir.
Kira sözleşmemi feshedebilir miyim?
Fesih, çözüm yollarının tüketilmesinden sonra başvurulabilecek son seçeneklerden biridir ve koşullara bağlıdır. Yönetimin sözleşmede taahhüt ettiği şartları yerine getirmediği somut olarak belgelenmişse Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre sözleşmenin feshi veya kira bedelinde indirim talep edilmesi mümkün olabilir. Bu konuda bir gayrimenkul avukatından görüş almak hem doğru yolu belirler hem de gereksiz hukuki risk almanızı önler.
Kiosk geçici mi kalıcı mı olduğu önemli mi?
Evet, önemlidir. Geçici kiosklarda (örneğin sezonluk satış standları) süre kısıtlaması genellikle yerleşim onayının bir parçasıdır. Eğer kiosk geçici olduğu söylendiği halde uzun süredir yerinde duruyorsa bu, yönetimle görüşmenizde güçlü bir argüman olur. Kalıcı kiosklarda ise planlama ve ruhsatlama süreci çok daha katı olmak zorundadır; dolayısıyla yerleşim belgelerini talep etmek daha da anlamlı hale gelir.
Satışlarım düştüyse tazminat talep edebilir miyim?
Teorik olarak mümkündür; ancak pratikte kanıtlanması güçtür. Satış düşüşü ile kioskun varlığı arasındaki nedensellik bağını açıkça ortaya koymak gerekir. Kioskun kurulduğu tarihle satış verilerinizi karşılaştırarak bu etkiyi somutlaştırmaya çalışabilirsiniz. Tazminat talebi için mutlaka uzman bir avukattan destek almanızı ve yönetimin ihlalini yazılı olarak belgelenmiş olmanızı öneririz; belgesi olmayan bir talep mahkemede tutunmaz.