Site Yönetimi

Müşteri Mağaza Önündeki Islak Zeminde Kaydı, Tazminatı Kim Öder?

Müşteri mağazanızın önündeki ıslak zeminde kaydıysa sorumluluk çoğu zaman paylaşılır; ancak hangi tarafın kusurlu olduğu, kaza noktasının tam konumu ve alınan önlemler belirleyicidir. Bu yazıda kimlerin ne ölçüde sorumlu tutulabileceğini ve kendinizi nasıl koruyacağınızı açıklıyoruz.

Müşteri Mağaza Önündeki Islak Zeminde Kaydı, Tazminatı Kim Öder?

Müşteri mağazanızın önündeki ıslak zeminde kaydıysa tazminat sorumluluğu; kazanın tam olarak nerede gerçekleştiğine, zemini kimin ıslattığına ve hangi tarafın uyarı tedbiri aldığına göre şekillenir. Kaza mağazanın içinde veya doğrudan girişte ise öncelikle mağaza işletmecisi sorumludur; ortak koridor ya da genel sirkülasyon alanında ise AVM yönetimi ön plana geçer. Sigorta poliçeleri, kira sözleşmesi hükümleri ve belge durumu sorumluluk dağılımını belirleyen diğer kritik unsurlardır.

Sorumluluk Kimin? Karar Çerçevesi

Mağaza kiraci ve AVM yönetimi sorumluluk dengesi temsili görsel

Islak zemin kazalarında sorumluluk belirlenirken hukuken ilk bakılan soru şudur: "Zemin, kimin denetim ve bakım yükümlülüğündeki alanda?" Bu yükümlülük çoğunlukla kira sözleşmesi ve iç yönetmelikle belirlenir. Mağazanın girişini oluşturan eşik hattından itibaren iç mekân tamamen kiracı mağazacının yönetimindeyken, AVM koridorunun ortasındaki bir alan yönetimin bakım sorumluluğu altındadır.

Ancak sınır her zaman bu kadar net değildir. Mağaza girişi önünde AVM'nin bakımını yaptığı genişçe bir holler veya eşiğe yakın bir köşe söz konusuysa, mahkemeler fiziksel mesafe ve kullanım biçimine bakarak sorumluluk payı belirleyebilir. Bu yüzden kaza yeri için mümkün olan en net fotoğrafı ve metraj bilgisini belgelemeniz kritik önem taşır.

Bir diğer belirleyici kriter zeminin neden ıslak olduğudur. Temizlik personelinin yerde bıraktığı su, çatı sızıntısı, klimadan damlayan yoğuşma veya müşterilerin getirdiği yağmur suyu; her birinin kaynağı farklı bir yükümlülüğe işaret edebilir. Eğer AVM'nin ortak temizlik ekibi zemini ıslak bırakmışsa bu durum yönetim lehine değil aleyhine bir kanıt olarak dosyaya girer.

Son olarak alınan önlemler devreye girer. Kapıya "ıslak zemin" uyarı levhası konulmuş mu? Paspas var mıydı? Bu tür basit ama somut tedbirler, hukuki savunmada ağırlık taşır. İhmal iddiasında tam kusur yerine müterafik (paylaşımlı) kusur kararı çıkmasını sağlayabilir.

AVM'de Mağaza Kiracısının Yasal Yükümlülükleri

Mağaza girişinde güvenlik önlemleri kontrol listesi temsili görsel

Türk hukukunda bir iş yerini işleten kişi, o işyerinden kaynaklanan tehlikeler nedeniyle uğranılan zararlardan sorumludur. Borçlar Kanunu'nun işletme tehlikesi ve tehlike sorumluluğuna ilişkin hükümleri kapsamında mağaza sahibi veya kiracı işletmeci, ziyaretçilerinin güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük müşteriyi karşılaması muhtemel fiziksel tehlikeleri makul ölçüde bertaraf etmeyi içerir.

Pratikte bu şu anlama gelir: Mağazanıza gelen veya giriş kapısına yaklaşan müşterilerin kayma riskine karşı sizin aktif tedbir almanız gerekir. Yağmurlu havalarda kapı önüne kaymaz paspas sermek, temizlik sırasında veya sonrasında uyarı levhası koymak, zemin yüzeyinin kendisi kaygan değilse dahi ıslak durumda uyarı vermek bunların başında gelir. Mağaza çalışanlarınızın bu risklerin farkında olmaması sizi hukuki sorumluluktan kurtarmaz; aksine ihmali pekiştirir.

Kira sözleşmesinde bu konuda özel hükümler yer alıyorsa bunlar da belirleyicidir. Pek çok AVM, kiracılarla imzaladığı kira sözleşmesine "kiracı, mağaza girişi ve yakın çevresinin temizlik ve güvenliğinden sorumludur" gibi maddeler koyar. Sözleşmenizde böyle bir hüküm varsa ve müşteri bu alanda kaydıysa savunmanızın daha zor olacağını bilmeniz gerekir.

Çalışan kaynaklı ıslak zemin durumunda (dökülen içecek, taşınan ürün ambalajından sızan su vb.) sorumluluk doğrudan işletmecidir; AVM yönetimine rücu etme imkânınız oldukça sınırlı kalır. Kazanın hemen ardından zemin nasıl ıslandı sorusunu yanıtlayan kamera görüntüsü, personel ifadesi veya iş yeri kayıtları toplamanız hem savunmanızı güçlendirir hem de yükümlülük bölüşümünü netleştirir.

AVM Yönetiminin Sorumluluğu Nerede Başlar?

AVM koridoru bakım ve temizlik güvenlik temsili görsel

AVM yönetimi, binanın ortak kullanım alanlarını — koridorlar, atrium, merdiven boşlukları, yürüyen merdiven üst çıkışları, otopark geçişleri — güvenli ve kullanılabilir hâlde tutmak zorundadır. Bu yükümlülük temizlik, aydınlatma, zemin kaplama bakımı ve ani oluşan tehlikeli durumlara müdahaleyi kapsar. Çatı akıntısı, klima yoğuşması veya ortak havalandırma kaynaklı bir ıslaklıkta AVM yönetimi sorumluluğu tek başına üstlenir.

Ortak alan temizlik ekibinin bıraktığı ıslak zeminde herhangi bir uyarı levhası yoksa ve kaza bu alanda gerçekleşmişse, AVM yönetiminin kusuru mahkemelerce kabul görmektedir. Mağaza kiracısının bu durumda kazadan önceden haberdar olup olmadığı da önem taşır; eğer mağaza personeli durumu görmüş ama yönetimi uyarmamışsa ya da uyarı levhası koyabilecek konumdayken koymamışsa müterafik kusur devreye girebilir.

Yönetim ile kiracı arasında körük sözleşmeler veya ek protokoller bulunuyorsa bunlar da dikkate alınır. Bazı AVM'ler yüksek trafik saatlerinde kiracıların da kendi girişleri önünde güvenlik önlemi almasını şart koşan iç yönetmelikler çıkarır. Bu belgelerin varlığı veya yokluğu, tazminat davasında tarafların savunma stratejisini doğrudan etkiler.

Müşteri, AVM yönetimine karşı dava açtığında yönetim çoğunlukla ilgili kiracıyı da davaya dahil etmeye çalışır ya da rücu hakkını saklı tutar. Dolayısıyla mağaza işletmecisi olarak kendinizi "bu benim sorunum değil" diye hissetseniz dahi hukuki süreçle yüz yüze gelebileceğinizi göz önünde bulundurun.

Kaza Anında ve Hemen Sonrasında Ne Yapmalısınız?

Kaza anında belgeleme ve ilk yardım temsili görsel

Müşteri mağazanız önünde düştüğünde ya da düştüğünü size bildirdiğinde ilk adımınız insani olmak; yani kişinin zarar görüp görmediğini anlamak ve gerekiyorsa ilk yardım veya ambulans çağırmaktır. Sonrasında yapacağınız belgeler, ilerleyen günlerde açılacak olası bir tazminat davasının omurgasını oluşturur.

Kaza anını ve hemen sonrasını kamera kaydıyla belgeleyin. Kendi mağaza kameranızın kaydını saklayın; AVM'nin ortak alan kamerası varsa güvenlik birimine başvurarak kayıt talep edin. Bu talebi yazılı yapın ve tarih damgalı bir kopya edinin. Görüntü ne kadar erken talep edilirse saklanma ihtimali o kadar yüksektir; bazı sistemler kayıtları 24-48 saat sonra üzerine yazar.

Mümkünse zeminin fotoğrafını çekin: ıslak mı, paspas var mı, levha konulmuş mu? Sahne değişmeden önce çekilen bu fotoğraflar hukuki süreçte birincil kanıt niteliği taşır. Kazayı yaşayan müşterinin iletişim bilgisini alın ve orada bulunan tanıkların ad-soyadını not edin. İş yeri kaza defterinize kaydı düşün; sigorta şirketinizi ve varsa hukuk danışmanınızı bilgilendirin.

Müşteriye karşı tavrınız da önem taşır. Empati göstermek suçunuzu kabul etmek anlamına gelmez; ancak açıkça "kusur bizdeydi" ya da "biliyorduk ama önlem almadık" gibi ifadeler kullanmaktan kaçının. Bu tür sözler daha sonra delil olarak karşınıza çıkabilir. Hukuki değerlendirmeyi avukatınıza bırakın; kaza anında savunmacı değil destekleyici bir tutum sergileyin.

Sigorta Süreci: Mesleki Sorumluluk ve İşyeri Sigortası

İşyeri mesleki sorumluluk sigortası temsili görsel

İşyeri mali mesuliyet (mesleki sorumluluk) sigortası, mağaza içinde veya kapı önünde meydana gelen yaralanma ve hasar taleplerinde birincil koruma katmanınızdır. Poliçe, belirlenen teminat limiti çerçevesinde müşteriye ödenmesi gereken tazminatı ve dava masraflarını karşılar. Bu sigortayı yaptırmamış olmak sizi sadece yasal sürece değil, doğrudan cep harcına da maruz bırakır.

AVM'nin de kendi sorumluluk sigortası vardır; ancak bu poliçe kiracı mağazaları kapsamaz — yalnızca yönetimin denetimindeki ortak alanlar için geçerlidir. Dolayısıyla AVM sigortası size güvence sağlamaz; kendinize ayrı bir poliçe yaptırmanız şarttır. Pek çok AVM kira sözleşmesinde de bu şart açıkça yer alır; poliçenizi yenilemediğinizde sözleşme ihlali yaşayabilirsiniz.

Kaza olduktan sonra sigorta şirketinizi en geç 24-48 saat içinde bilgilendirin. Gecikme halinde bazı sigorta şirketleri ihbar yükümlülüğüne uymama gerekçesiyle tazminat teklif etmeyi reddedebilir ya da ödemeyi kısabilir. Bildirimi yaparken kaza anına ait tüm belgeleri — fotoğraflar, ifadeler, kamera kayıtları — ekleyin.

Poliçenizdeki teminat limitini ve muafiyet tutarını iyi bilin. Bazı poliçeler belirli kaza türlerini (örneğin zemin kayma kazaları) dışında tutabilir ya da özel koşula bağlamış olabilir. Sözleşme imzalanmadan önce bu detayları avukat veya sigorta danışmanınızla gözden geçirmek, kaza anında sürprizle karşılaşmamanızı sağlar.

Hukuki Dayanak: Hangi Kanunlar Devreye Girer?

Hukuki dayanak ve kanunlar temsili görsel

Islak zemin kazalarında uygulanabilecek birden fazla hukuki çerçeve mevcuttur. Türk Borçlar Kanunu'nun olağan ve tehlike sorumluluğuna ilişkin hükümleri, işletmecinin denetimi altındaki alanda meydana gelen zararları kapsar. Haksız fiil hükümleri; zarar, kusur ve illiyet bağının ispatlandığı hallerde tazminat yükümlülüğü doğurur.

Müşterinin bedensel zarara uğradığı durumlarda tedavi giderleri, geçici iş göremezlik tazminatı, ağır vakalarda sürekli sakatlık tazminatı ve manevi tazminat talepleri söz konusu olabilir. Türk mahkemeleri bu tür davalarda kusur paylaşımını genellikle hasar fotoğrafları, bilirkişi raporu ve tanık ifadelerine dayanarak tespit eder. Bilirkişi raporu; zeminin teknik koşullarını, alınan önlemlerin yeterliliğini ve kazanın kaçınılabilir olup olmadığını değerlendirir.

Müşteri, tazminat talebini hem hukuk mahkemesinde hem de tüketici tahkim heyetine taşıyabilir. Tüketici heyeti yolunun ön koşullarından biri talep miktarının belirli bir eşiğin altında kalmasıdır; bu eşik her yıl güncellenmektedir. Doğrudan anlaşmazlık çözümü tercih ediliyorsa arabuluculuk aşaması zorunlu tutulmaktadır; mahkeme yolunu açmadan önce bu adımın tamamlanması gerekir.

İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatı, işçilerin korunmasına odaklanır; ancak burada söz konusu olan müşteridir. Bununla birlikte işyerinin tehlikeli zeminden haberdar olmasına rağmen müdahale etmediğine dair iç yazışmalar veya kayıtlar gün yüzüne çıkarsa bu durum kusur tespitinde ağırlaştırıcı bir etken olarak değerlendirilebilir.

Özel Durumlar: Müşteri de Kusurlu Olabilir mi?

Müterafik kusur paylaşımlı sorumluluk temsili görsel

Evet, müşteri de kusurlu sayılabilir. Hukukta "müterafik kusur" olarak adlandırılan bu durum; zarar görenin de kendi güvenliğini korumak için makul özeni göstermediği hallerde tazminatı azaltır ya da tamamen ortadan kaldırır. Mahkemeler, müşterinin uyarı levhasını dikkate almadan hareket etmesi, koşması, dikkatsiz davranması gibi unsurları değerlendirir.

Kapıya levha koyduğunuzu ve zemin girişte açıkça ıslak göründüğünü ispatlayabilirseniz, müşterinin dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle kusur payı artabilir. Bu senaryoda mahkeme; mağaza işletmecisine %30, müşteriye %70 gibi oranlarla kusur payı biçebilir ve tazminatı buna göre hesaplayabilir. Ancak levha yok, zemin ıslak ve müşteri normal adımlarla yürüyordu ise kusur oranı size döner.

Yüksek topuklu ayakkabı giyilmesi, kayganlığı bilinen zeminde koşulması veya telefona bakarak yürünmesi gibi durumlar müşteri kusuruna karine oluşturabilir. Ne var ki bu nüansları avukat desteği olmadan mahkeme sürecine taşımak güçtür; meseleyi sigorta şirketinizin veya hukuk danışmanınızın yönetmesine izin vermek çok daha sağlıklı bir yaklaşımdır.

Kazanın oluşumuna üçüncü bir tarafın (örneğin başka bir müşteri, teslimat kurye çantasından sızan su vb.) katkısı olduğunda sorumluluk zinciri daha da karmaşık hâle gelir. Bu tür durumlarda delil toplamanın önemi daha da artar; zira kamera görüntüsü olmaksızın üçüncü tarafın katkısını ispatlamak pratikte imkânsızdır.

Pratik Önlemler: Hukuki Riski Nasıl Düşürürsünüz?

Islak zemin güvenlik önlemleri kontrol listesi temsili görsel

En etkili hukuki savunma kaza öncesinde kurulur. Mağaza girişine kaymaz özellikli paspas koymak, özellikle yağmurlu ve nemli havalarda bu önlemi almak, müşterinin ilk adımını güvende atmasını sağlar. Paspasın temizliğini ve yerinde kalmasını takip etmek de aynı ölçüde önemlidir; kıvrılmış veya kayık durmuş paspasın kendisi başka bir düşme riskine yol açar.

Mağaza içinde veya girişinde temizlik yapılıyorsa, ıslak zemini kuruyana ya da uyarı levhası konana kadar müşteri girişini nazikçe yönlendirin. Personele bu konuda kısa ve net bir talimat verilmesi yeterlidir. Yazılı bir talimat listesi hazırlamak ve personelin bunu okuduğuna dair imzaladığını arşivlemek, olası bir davada "eğitim verildi" savunmasını güçlendirir.

AVM yönetimiyle iletişimi yazılı tutun. Ortak alanlarda gördüğünüz tehlikeli durumları e-posta veya resmi bildirim kanalıyla bildirin. Bu yazışmalar hem yönetimin ihmalini belgeler hem de sizin dikkatli davrandığınızı kanıtlar. Bildirime rağmen önlem alınmamışsa sorumluluk ağırlıklı olarak yönetime kayar.

Mesleki sorumluluk sigorta poliçenizi her yıl gözden geçirin ve teminat limitlerinin gerçek riske uygun olduğundan emin olun. AVM, kira sözleşmesinde belirli bir limit şart koşuyorsa bu limiti karşılamanız gerektiğini hatırlayın. Sigorta poliçesi yenilendiğinde değişiklik varsa sigorta şirketinizden yazılı teyit alın.

Site Yönetimi Platformuyla Bina Yönetimini Şeffaf Takip Edin

Islak zemin kazasının ardından en çok sürprize yol açan şeylerden biri, ortak alanlara ilişkin bakım taleplerinizin ya da bildirimlerin kayıt dışı kalmasıdır. Yapının kim yönettiğinden bağımsız olarak, kiracı olarak ortak alanlara dair talebinizi kayıt altına almak ve süreci izlemek artık çok daha kolay.

Site Yönetimi platformu; AVM, rezidans ve ticari yapı yöneticileri için tasarlanmış bir SaaS çözümüdür. Kiracı olarak platformda arıza veya talep açtığınızda her kayıt zaman damgalı tutulur, hangi aşamada olduğu izlenebilir ve yönetim tarafından kapatılana kadar aktif kalır. Zemindeki tehlikeli bir durumu talepte bildirip yönetim cevap vermediyse bu kayıt sizin lehinizdedir.

Ortak gider dökümlerini şeffaf bir şekilde görmek, duyuru ve raporları tek yerden takip etmek kiracıların özellikle değer verdiği özellikler arasındadır. Boş mağazalarda ortak giderin kime ait olduğunu inceleyen içeriğimizde de görüldüğü üzere, yönetim süreçlerinin şeffaflığı hem kiracı hem de yönetim açısından anlaşmazlıkları en aza indirir. Talepleriniz karşılıksız kalmaz, süreç takip edilebilir olur ve olası bir hukuki ihtilafta yazılı izin kaydı elinizde bulunur.

Platform, site yöneticisine de gerçek zamanlı bir operasyonel kontrol sağlar: hangi alanda bakım yapıldı, hangi şikayet kapandı, hangi talep beklemede gibi bilgiler anlık izlenebilir. Bu şeffaflık kaza önleyici bir kültür oluşturur; zemin ıslak kalmadan önce müdahale edilmesini kolaylaştırır.

En Çok Yapılan Hatalar

Mağaza önü güvenlik hataları temsili görsel

En yaygın hata, kaza sonrası zemini hemen temizlemektir. Anlık refleksle yapılan bu hareket, ıslaklığın kaynağını ve kapsamını belgeleyen kanıtı yok eder. Müşteri henüz oradayken veya yetkili bir kişi sahnede değilken zemin değiştirilmemelidir. Fotoğraflar çekildikten ve yönetim bilgilendirildikten sonra temizlik yapılabilir.

İkinci hata, sigortacıya geç bildirimdir. Kaza oldu, müşteri ayrıldı, "belki bir şey çıkmaz" diye beklendi ve haftalarca sonra tazminat talebi geldi. Bu noktada sigortacıya bildirmek için çok geç kalınmış olabilir. Her kaza, tazminat talebi gelmese dahi kayıt altına alınmalı ve sigorta şirketine bildirilmelidir.

Üçüncü yaygın hata, AVM yönetiminin sorumlu olduğunu varsayarak kendi payınızı düşünmemektir. "Ortak alan onlara ait" mantığıyla kendi girişinize paspas koymayı, uyarı levhası koymayı ihmal etmek, kaza noktasının tam olarak nerede olduğu tartışmalı hâle geldiğinde sizi zayıf bir konuma düşürür. Her iki taraf da önlem alacak; sonrasında mahkeme payı belirleyecektir.

Son bir hata da müşteriyle kaza anında hemen yazılı belge imzalatmaya çalışmaktır. "Bir şey istemiyorum" gibi sözlü beyanlar hukuki bağlayıcılık taşımaz; dahası, yaralı ve şok hâlindeyken imzalatılan belgeler mahkemede geçersiz sayılabilir. Müşteri ayrılmadan önce iletişim bilgisi alın, empati gösterin; hukuki değerlendirmeyi profesyonellere bırakın.

Sık Sorulan Sorular

Kaza mağaza girişinin hemen önünde koridorda oldu; ben mi, AVM mi sorumlu?

Koridorun bakım yükümlülüğü genellikle AVM yönetimine aittir; ancak kira sözleşmesinde giriş önü güvenliğini kiracıya yükleyen bir madde varsa ya da zemini ıslatan eylem mağaza faaliyetlerinizden kaynaklanıyorsa paylaşımlı sorumluluk gündeme gelir. Kaza yerinin tam konumunu ve zeminin neden ıslandığını belgeleyin; bu iki unsur sorumluluğu büyük ölçüde belirler.

Müşteri tazminat talep etmeden önce ne yapmalıyım?

Kaza anını fotoğraflayın, zemin koşullarını belgeleyin, kamera kaydını muhafaza edin, tanıkların bilgisini alın. Ardından sigorta şirketinizi ve varsa hukuk danışmanınızı haberdar edin. Tazminat talebi gelmeden önce bu adımları atmak, geldiğinde savunmanızı çok daha güçlü kılar.

Islak zemin uyarı levhası koymuştum; yine de sorumlu tutulabilir miyim?

Levhanın varlığı sorumluluğu tamamen ortadan kaldırmaz, ancak azaltır. Mahkeme; levhanın görünür ve uygun konumda olup olmadığını, zemin ıslaklığının makul bir süre içinde giderilip giderilmediğini ve müşterinin uyarıya rağmen devam edip etmediğini değerlendirir. Levha etkili ve yerinde konumlandırılmışsa kusur payınız düşer.

Mağazamda mali mesuliyet sigortası yoksa ne olur?

Sigortasız iseniz müşterinin tazminat talebini doğrudan şahsen ya da şirketiniz üzerinden karşılamak zorunda kalabilirsiniz. AVM kira sözleşmenizde sigorta zorunluysa aynı zamanda sözleşme ihlali yaşarsınız. Bu durumu en kısa sürede bir sigorta danışmanı ve avukatla değerlendirmeniz önerilir.

AVM yönetimi "bu sizin sorununuz" diyorsa ne yapabilirim?

AVM yönetiminin sözlü beyanı hukuki bir sonuç doğurmaz. Kaza yeri ortak alansa ve zemini ıslatan kaynak yönetimin bakım faaliyetiyse ya da bina kaynaklıysa bu meseleyi hukuki yollarla ispatlamanız gerekir. Kira sözleşmesini, kamera kayıtlarını ve bakım taleplerinin yazışma kayıtlarını toplayın; avukatınız rücu hakkınızı değerlendirsin.

Müşteri dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunda mı?

Türk hukukunda ticari nitelik taşıyan uyuşmazlıklarda mahkeme yolunu açmadan önce arabuluculuk başvurusu zorunlu tutulmaktadır. Müşteri bireyde tüketici sıfatıyla hareket ediyorsa tüketici tahkim heyeti yolunu da tercih edebilir. Her iki durumda da süreci bir avukat aracılığıyla yönetmek, hak kayıplarını önler.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön