Kısaca yanıt: evet, ama yalnızca kira sözleşmenizde açıkça düzenlenmiş ve hesaplama yöntemi tanımlanmışsa. Türk hukukunda ciro üzerinden ek ortak gider alınmasını yasaklayan bir norm bulunmuyor; ancak bu yükümlülüğün kaynağı her zaman yazılı sözleşme olmalı. Yönetimin sözlü talebi, geçmiş alışkanlık ya da tek taraflı genelge yasal dayanak oluşturmuyor. Sözleşmenizde ilgili madde yoksa veya muğlaksa itiraz hakkınız güçlü.
Ortak Gider Nedir, Ciro Katkısı Nedir?

Ortak gider, bir alışveriş merkezi ya da plaza bünyesindeki tüm bağımsız bölüm sahipleri ve kiracılarının paylaştığı giderlerin toplamıdır. Bunlar arasında ortak alan elektrik-su tüketimi, temizlik ve güvenlik hizmetleri, asansör bakımı, ısıtma-soğutma sistemi işletimi, otopark yönetimi, reklam panoları, ortak peyzaj ve yangın sistemleri bakımı sayılabilir. Bu giderler genellikle mağaza metrekaresi, mağazanın AVM içindeki konumu veya önceden belirlenmiş sabit katsayılar aracılığıyla bölüştürülür.
Ciro katkısı ise farklı bir kavramdır. Sabit ortak gider payının yanı sıra, bazı AVM'ler mağazanın aylık veya yıllık cirosunun belirli bir yüzdesi oranında ilave ödeme talep eder. Bu uygulama uluslararası AVM operasyon modellerinde yaygın olsa da Türkiye'deki hukuki çerçeve bunu otomatik olarak geçerli kılmaz. Sözleşme serbestisi ilkesi gereği taraflar bu yükümlülüğü yazılı olarak kararlaştırabilir; ancak kararlaştırılmamışsa tek taraflı olarak dayatılamaz.
Pek çok kiracı bu iki kavramı birbirine karıştırıyor ve "zaten ortak gider ödüyorum, neden bir de ciro yüzdesi istiyorlar?" sorusunu haksız bir baskı olarak değerlendiriyor. Oysa soru daha teknik: "Bu talep sözleşmemde var mı ve hesaplama yöntemi açıkça tanımlı mı?" Cevabı ararken önce kira sözleşmenizin ilgili maddelerini dikkatlice okumanız gerekiyor.
Bir diğer önemli ayrım, ciro katkısının ortak gider yerine mi yoksa ortak giderin üzerine mi talep edildiğidir. Sözleşmede "ortak gider payı yerine cirobazlı katkı" yazıyorsa kira yapınız temelden farklı. Eğer "sabit ortak gider payına ek olarak ciro yüzdesi" yazıyorsa her iki yükümlülüğü de birlikte taşıyorsunuz demektir. Her iki durumda da hesaplama dönemleri, ciro bildirim yükümlülüğünüz ve yönetimin denetim hakları sözleşmede açık olmalı.
Hukuki Çerçeve: Hangi Koşullarda Geçerli?

Türkiye'de ticari kira ilişkileri ağırlıklı olarak Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde yürütülür. TBK, kira sözleşmesini iki taraf arasında özgürce müzakere edilip imzalanan bir hukuki belge olarak kabul eder; tarafların üzerinde anlaştığı her türlü ödeme yükümlülüğü — sabit kira, ciro yüzdesi, ortak gider payı veya bunların kombinasyonu — kural olarak geçerlidir. Bu nedenle "ciro üzerinden ek ortak gider alınamaz" şeklinde genel bir hüküm yoktur; mesele tamamen sözleşmenizin metnine bağlıdır.
Öte yandan geçerlilik için bazı koşulların yerine gelmesi gerekir. Öncelikle yükümlülüğün sözleşmede açıkça yazılı olması şarttır; genel "yönetim kararlarına uymak" gibi muğlak maddeler tek başına ciro katkısı talep etmek için yeterli kabul edilmez. İkinci olarak hesaplama yönteminin tanımlı olması gerekir: hangi ciroya göre hesaplanacak (brüt mü, net mi?), hangi dönemleri kapsayacak, beyan nasıl yapılacak, yönetim denetim hakkı var mı? Bu sorular sözleşmede yanıtsız kalmışsa yükümlülüğün kapsamı tartışmaya açık hale gelir.
Üçüncü ve pratikte en önemli konu, sözleşme imzalanırken bu maddenin müzakere edilip edilmediği ve kiracının gerçek anlamda kabulüne dayalı olup olmadığıdır. Standart AVM kira sözleşmeleri çoğunlukla AVM yönetiminin hazırladığı uzun belgelerdir; kiracı bu belgeyi basınç altında imzalamış olabilir. Türk mahkeme içtihatlarında haksız sözleşme şartlarına ilişkin değerlendirmeler bulunmakla birlikte, mahkemenin maddeyi iptal etmesi istisnai bir durumdur; kural olarak imzalanan sözleşme geçerlidir.
Sonuç olarak pratik kuralı şöyle özetleyebiliriz: sözleşmenizde yoksa ödemek zorunda değilsiniz; sözleşmenizde varsa ancak muğlaksa kapsamı müzakere etme ya da hukuki yol açma hakkınız bulunuyor; sözleşmenizde açık ve net biçimde varsa yükümlülük bağlayıcıdır ve buna göre bütçenizi planlamanız gerekir.
Sözleşmenizi Nasıl Okumalısınız?

Kira sözleşmenizi elinize alın ve yalnızca kira bedeline değil, "gider payı", "yönetim giderleri", "ortak alan giderleri", "ciro katkısı", "işletme payı" gibi başlıklara sahip maddeleri arayın. Bu maddeler çoğunlukla sözleşmenin sonlarına doğru, özel koşullar veya ek protokol bölümlerinde yer alır. Bazı AVM'ler ayrıca yönetim planı veya işletme kuralları adıyla ayrı bir belge düzenler ve bu belgeyi kira sözleşmesine ek olarak imzalatır; bu ek belgeler de sözleşmenin parçasıdır.
Ortak gider maddesinde dikkat etmeniz gereken ilk şey hesaplama tabanının ne olduğudur. "Mağaza metrekaresine orantılı" deniyorsa sabit bir yük üstleniyorsunuz demektir. "AVM toplam giderlerine katılım payı" deniyorsa oranın her dönem değişebileceğini ve yönetimin bütçe dökümleri sunma yükümlülüğünü teyit etmeniz gerekir. "Cironuzun belirli bir yüzdesi" deniyorsa bu, cirobazlı katkı mekanizmasıdır; oranı ve hesaplama dönemini not edin.
İkinci olarak yükümlülüğün nasıl belgeleneceğini kontrol edin. Ciro bildirimi yapma zorunluluğunuz var mı? Hangi belgeyi, hangi tarihe kadar sunacaksınız? Yönetimin bağımsız denetçi atama hakkı var mı? Bu sorular yanıtsızsa ileride anlaşmazlık çıktığında "ne kadar ciro beyan ettim" meselesi tartışma konusu olabilir. Sözleşmede açık düzenleme yoksa en sağlıklı adım avukat danışmanlığıyla bir protokol eki hazırlamaktır.
Üçüncü olarak sözleşmenin fesih ve itiraz mekanizmalarına bakın. Ortak gider payı gerçeği yansıtmıyorsa ya da ciro katkısı hesaplamasına itiraz etmek istiyorsanız hangi yolu izleyeceğinizi önceden bilmek zaman kazandırır. Bazı sözleşmeler zorunlu arabuluculuk öngörür, bazıları belirli bir mahkemenin yetkisini tayin eder. Bu bilgiyi anlaşmazlık çıkmadan önce öğrenmek, olası bir süreçte elinizi güçlendirir.
Yönetim Ne Talep Edebilir, Ne Edemez?

Sözleşmeye dayalı taleplerin yanı sıra yönetim zaman zaman sözleşme dışı kanallardan ek ödeme isteyebilmektedir. Bunlar arasında en yaygın olanları şunlardır: tek taraflı alınan yönetim kurulu kararlarıyla belirlenen yeni gider kalemleri, yıl içinde gerçekleştirilen yatırımlar (tadilat, renovasyon) için geriye dönük pay talebi ve marketinig/etkinlik fonu adı altında istenen katkılar. Bu taleplerin her biri için temel soru aynıdır: sözleşmede bu kaleme ilişkin açık bir düzenleme var mı?
Genel kural olarak yönetim, sözleşmede tanımlanmamış yeni gider kalemlerini tek taraflı olarak kiracıya yükleyemez. "Yönetim kararlarına uyulacaktır" ifadesi bazı sözleşmelerde geçer; ancak bu ifadenin kapsamı geniş yorumlanarak her türlü ek mali yükümlülüğe dayanak yapılması hukuki olarak tartışmalıdır. Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde, sözleşme kurulduktan sonra bir tarafın diğerine ek yükümlülük dayatması ancak her iki tarafın rızasıyla mümkündür.
Öte yandan bazı AVM'lerin kira sözleşmelerinde "yıllık ortak gider bütçesi yönetim tarafından belirlenir ve kiracılar buna katılır" gibi geniş kapsamlı maddeler bulunur. Bu tür maddeler, yönetimin her yıl gider kalemlerini yeniden tanımlama ve bunları kiracılara dağıtma konusunda önemli bir hareket alanı sağlar. Eğer sözleşmenizde böyle bir madde varsa ciro dışındaki ortak gider artışlarını da sorgulama hakkınızın sınırlı olduğunu kabul etmek gerekir; ama ciro katkısı için yine de sözleşmede ayrı bir düzenleme aranır.
Plaza ve ofis binalarında ise tablo biraz farklıdır. Kira Kanunu kapsamındaki konut kiraları dışında kalan ticari kiraların büyük çoğunluğunda taraflar serbestçe müzakere edebilir; ancak ofis binalarında ciro katkısı uygulaması AVM'lere kıyasla çok daha nadir görülür. Buraya da not etmek gerekir: plaza aidatı ile ortak gider arasındaki fark konusunda daha kapsamlı bir inceleme yapmak isteyenler için ayrı bir kaynak hazırladık.
İtiraz Süreci: Adım Adım Ne Yapmalısınız?
Haksız ya da sözleşmeye aykırı bir ortak gider veya ciro katkısı talebiyle karşılaştığınızda paniklemeden, sözlü tartışmaya girmeden önce belgeleme sürecine başlamanız kritik önem taşır. İtiraz sonuçlanmadan yapılan ödemeler zaman zaman "zımni kabul" olarak değerlendirildiğinden ödeme yapmak durumunda kalsanız dahi her ödemeyi "ihtirazi kayıtla" — yani haklarınızı saklı tutarak — yaptığınızı yazılı olarak bildirmeniz gerekir.
İlk adım olarak talebin yazılı belgesini isteyin. Sözlü yapılan talepler hukuki süreçte kanıtlanamaz; yönetimden resmi fatura, hesap dökümü veya yazılı bildirim talep edin. Ardından bu talebi kira sözleşmenizin ilgili maddeleriyle karşılaştırın. Eğer sözleşmede karşılık bulamıyorsanız bu tespiti kayıt altına alın.
İkinci adımda yazılı itirazınızı yöneticiye veya mülk sahibine iletin. Bu itirazda şu unsurları açıkça belirtin: talep edilen kalemin sözleşmenizin hangi maddesine dayandığını sormak istediğinizi, talebin dayanağını öğrenene kadar ödeme yapmayacağınızı ya da ihtirazi kayıtla ödeme yaptığınızı ve talebinizin yasal süre içinde yanıtlanmasını beklediğinizi. İtiraz metnini noter kanalıyla ya da kayıtlı e-posta/KEP aracılığıyla göndermek ilerideki olası bir hukuki süreç için değerli kanıt oluşturur.
Örnek itiraz ifadesi (yazışmalarda kullanılabilir):
"[Tarih] tarihli [belge adı] ile tarafımıza iletilen [tutar] TL tutarındaki [kalem adı] talebinin kira sözleşmemizin hangi maddesine dayandığını yazılı olarak bildirmenizi talep ederiz. Talebinizin yasal dayanağı tarafımıza iletilene kadar söz konusu tutarı haklarımızı saklı tutarak ihtirazi kayıtla ödüyor/ödemiyoruz."
Üçüncü adımda uzlaşma yolunu deneyin. Türkiye'de ticari kira uyuşmazlıklarında dava öncesi arabuluculuk çoğu durumda zorunludur; zaten tarafların büyük çoğunluğu arabuluculuk aşamasında anlaşarak süreci kapatır. Avukatınızla birlikte arabuluculuğa başvurmak, hem maliyeti hem de süreyi büyük ölçüde azaltır. Uzlaşma sağlanamazsa ilgili mahkemede dava yoluna gidilebilir; bu süreçte sözleşme metni, yazışmalar ve ödeme kayıtları temel delilleriniz olacaktır.
Ortak Gider Dağılımı Nasıl Denetlenir?

Bir AVM'de onlarca mağaza bulunduğunu düşündüğünüzde, ortak gider havuzunun adil biçimde paylaştırılıp paylaştırılmadığını tek başınıza takip etmek güçtür. Yönetim her yıl bütçe dökümleri sunmakla yükümlü olmalıdır; ancak bu yükümlülüğün yazılı olup olmadığını sözleşmenizdeki yönetim planı maddesinden kontrol etmeniz gerekir. Bütçe şeffaflığı olmadan ortak giderin gerçekten harcandığı kalemlerle kiracılara yansıtılan kalemler arasındaki tutarsızlıkları tespit etmek neredeyse imkansız hale gelir.
Sözleşmeniz size bütçe inceleme hakkı tanıyorsa bu hakkı kullanmaktan çekinmeyin. Yönetimden yıllık gider raporunu, ortak alan faturalarını ve hizmet sözleşmelerini talep edebilirsiniz. Bu belgeler aracılığıyla örneğin güvenlik hizmetine ne kadar ödendiğini, temizlik şirketinin maliyetinin ne olduğunu ve bu tutarların kiracılar arasındaki dağılımını karşılaştırabilirsiniz. Ortak gider paylaşımında sık yapılan hatalar hakkında hazırladığımız kaynakta bu konuyu daha ayrıntılı ele aldık.
Bazı AVM'lerde kiracılar dernek veya platform aracılığıyla organize olarak ortak denetim talep edebilir. Bu yol hem maliyeti paylaştırır hem de yönetim nezdinde daha güçlü bir baskı oluşturur. Eğer AVM'deki birden fazla kiracı benzer şikayetlere sahipse ortak hareket etmek çoğu zaman bireysel itirazdan daha etkili sonuç verir.
Ciro katkısı söz konusu olduğunda denetim meselesi daha da kritikleşir. Yönetim sizin cirobazlı payınızı hesaplamak için beyanınıza güvenir; ancak bazı sözleşmeler yönetimin bağımsız denetçi atayarak ciro beyanınızı doğrulama hakkını saklı tutar. Bu hakkın var olup olmadığını bilmek ve varsa hangi koşullarda kullanılacağını sözleşmeden öğrenmek, ilerideki olası anlaşmazlıklara karşı sizi hazırlıklı kılar.
Özel Durumlar: Yenileme, Genişleme ve Mağaza Devri

Kira süresi devam ederken mağazanızı genişletirseniz ya da yenileme yaparsanız ortak gider hesabınız değişebilir. Metrekareniz artıyorsa metrekare bazlı hesaplamalarda payınız doğal olarak yükselir; bu mantıklı ve meşru bir durumdur. Ancak yönetim renovasyon süresince "kapalı dönem" için de tam ortak gider istiyorsa bu sözleşmenizde düzenlenmiş olmalı; düzenleme yoksa müzakere zeminine sahipsiniz.
Mağaza devirlerinde ise tablonun daha karmaşık olduğunu göreceksiniz. Eski kiracının üstlendiği ciro katkısı yükümlülüğü devir sözleşmesiyle yeni kiracıya geçebilir; ancak bu geçişin yasal çerçevesi, orijinal kira sözleşmesindeki devir ve temlik hükümlerine bağlıdır. Mağaza devrini düşünenler ya da devraldığı bir mağazanın yükümlülüklerini sorgulayan yeni kiracılar, teslim almadan önce avukat incelemesi yaptırmalıdır.
Sözleşme yenileme dönemleri ise en elverişli müzakere anlarıdır. Yönetim yeni dönem için ciro katkısı eklemek istiyorsa siz de karşı tekliflerinizi masaya taşıyabilirsiniz: minimum ciro garantisi yerine sabit tavan, hesaplama tabanının daraltılması (brüt yerine net ciro) veya belirli indirim dönemlerinin kapsam dışı bırakılması gibi. Bu müzakereye hazırlıklı girmek için sektörünüzdeki diğer mağazaların ortalama ciro katkı oranlarını araştırmanız işe yarar.
Son olarak, mevsimsel veya geçici mağazalar (pop-up) için durum farklı olabilir. Bu tür kiracılar genellikle standart kira sözleşmesi yerine kısa süreli alan kullanım anlaşması imzılar; bu anlaşmalarda ortak gider ve ciro katkısı hükümleri çoğunlukla daha basit biçimde düzenlenir ya da paket fiyata dahil edilir. Yine de imzalamadan önce tüm ödeme kalemlerini net olarak sorgulamanızı öneririz.
Sık Yapılan Hatalar ve Nasıl Önlenir?

Kiracıların bu konuda yaptığı en yaygın hata, sözleşmeyi imzalarken ortak gider ve ciro katkısı maddelerini yeterince incelememesidir. Ana kira bedeli ve kira artış oranı üzerine odaklanılırken yan maddeler hızlıca geçiştiriliyor. Oysa bazı AVM sözleşmelerinde ortak gider ve ciro katkısı toplamı, sabit kira bedelinin yüzde otuz ila kırkına ulaşabiliyor. Bu kalemleri baştan anlamak, operasyonel bütçenizi gerçekçi biçimde kurmanızı sağlar.
İkinci yaygın hata, itiraz gerektiği anda sözlü kanalları tercih etmektir. Yöneticiyle yüz yüze ya da telefonda yapılan görüşmeler ilerde kanıtlanamaz; ne söylendiği tartışma konusu haline gelir. Her itirazı, her talebi, her anlaşmayı yazılı olarak teyit edin. E-posta yeterlidir; ancak kritik durumlarda KEP veya noter aracılığıyla yazışmak daha güçlü delil sağlar.
Üçüncü hata, ihtirazi kayıt koymadan ödeme yapmaktır. Bir ödemeyi "olmaz ama ödeyeyim de meseleyi kapatayım" düşüncesiyle yaparsanız mahkemeler bunu zaman zaman yükümlülüğü kabul ettiğinize işaret sayabilir. Sözleşmede dayanağı olmadığını düşündüğünüz bir ödemeyi yapmak zorunda kalıyorsanız ödeme belgesi üzerine ya da ayrı bir yazışmayla "ihtirazi kayıtla ödüyorum, haklarım saklıdır" ibaresini açıkça ekleyin.
- Sözleşmeyi imzalamadan önce ortak gider ve ciro katkısı maddelerini avukata inceletin.
- Her türlü ödeme talebini yazılı olarak isteyin, makbuz ve dökümlerini saklayın.
- Tartışmalı ödemeleri ihtirazi kayıtla yapın ve bunu yazılı olarak bildirin.
Dördüncü hata ise zaman aşımını gözden kaçırmaktır. Haksız ödemeler için iade talebinde zaman çerçevesi vardır; bu çerçeveyi aştıktan sonra hakkınız kullanılmaz hale gelebilir. Anlaşmazlığı ne kadar erken çözüme kavuştururursunuz, o kadar az risk taşırsınız. Sorunu aylarca sürüncemede bırakmak hem mali hem de hukuki açıdan aleyhinizdedir.
Site Yönetimi Platformuyla Süreç Nasıl İşler?

AVM veya plaza yönetimi Site Yönetimi platformu aracılığıyla yürütüldüğünde, kiracıların en çok yakındığı şeffaflık sorunu büyük ölçüde ortadan kalkar. Platform üzerinden oluşturulan ortak gider dökümleri, her kiracıya tahakkuk eden kalemleri kalem kalem gösterir; böylece "benden ne istendiğini anlayamıyorum" şikayetinin önüne geçilir. Kiracı portalından erişilebilen bu dökümlere tarih ve dönem bazında filtreleme yapılabildiğinden geçmiş dönemlerle karşılaştırma yapmak da kolaylaşır.
Platform üzerinde açılan arıza ve bakım talepleri, tarih damgalı kayıtlar halinde saklanır. Bu kayıtlar hem yönetim hem de kiracı tarafından görülebilir; dolayısıyla "o talep hiç iletilmedi" ya da "bu gider zaten yapılmayan iş için çıkarıldı" gibi itirazların önü sözleşme yerine veri ile kapatılmış olur. Gider kaleminin gerçek bir hizmet kaydına dayandığı şeffaf biçimde ortaya konunca hem yönetim hem kiracı için süreç daha sağlıklı yürür.
Duyurular, dönemsel raporlar ve bütçe özetleri de platform üzerinden iletilebildiğinden kiracıların "ben haberdar edilmedim" demesinin önüne geçilir. Özellikle büyük tadilat veya yenileme projelerinde yönetim, gider tahmini ve gerçekleşme karşılaştırmasını platform üzerinden paylaşabilir; bu şeffaflık kiracılarla güven ilişkisini pekiştirir ve anlaşmazlık riskini azaltır.
Ciro katkısı beyanları söz konusu olduğunda platform, beyan takvimine yönelik otomatik bildirimler oluşturabilir ve beyan belgelerinin güvenli biçimde yüklenmesine imkan tanır. Bu sayede "beyanım zamanında ulaşmadı" ya da "teslim ettiğimi kanıtlayamıyorum" gibi teknik anlaşmazlıklar belgeli kayıtlarla önlenir. Her iki taraf için de sürecin denetlenebilir kalması, uzun vadeli iş ilişkisinin sağlığını koruyan en önemli unsurlardan biridir.
Sık Sorulan Sorular
Sözleşmemde ciro katkısı maddesi yok ama yönetim ısrarcı. Ne yapmalıyım?
Sözleşmenizde açık bir dayanak bulunmadığı sürece ödeme yükümlülüğünüz doğmaz. Yönetimin talebini yazılı olarak bildirmesini isteyin; ardından talebin sözleşmenizin hangi maddesine dayandığını soran yazılı bir itiraz gönderin. Gerekirse bir ticaret hukuku avukatına danışarak ihtarname yolunu değerlendirin.
Ciro beyanımı nasıl yapmalıyım, yanlış yaparsam ne olur?
Ciro bildirimi yöntemi sözleşmenizde tanımlı olmalıdır: beyan dönemi, kullanılacak belge türü (mali müşavir onaylı gelir tablosu, fiş toplamı vb.) ve teslim tarihi. Yanlış ya da eksik beyan, bazı sözleşmelerde ceza hükmü tetikleyebilir veya yönetim bağımsız denetim hakkını kullanabilir. Belirsizlik varsa imzalamadan önce sözleşmeye açıklayıcı bir madde eklenmesini talep edin.
Ortak gider faturası her ay farklı geliyor; bu normal mi?
Ortak giderlerin bir kısmı (elektrik, su gibi tüketim kalemleri) aylık değişkenlik gösterebilir; bu durum normaldir. Ancak değişkenlik büyük ve açıklanamaz boyutlardaysa yönetimden dönemlik gider dökümü talep edin. Sözleşmeniz bütçe şeffaflığı öngörüyorsa yıllık bütçeyi ve gerçekleşme tablosunu isteme hakkınız var demektir.
Ödeme yapmadan önce ihtirazi kayıt koyabilir miyim?
Evet. Tartışmalı bir ödemeyi yaparken ödeme dekontu ya da ayrı bir yazışmayla "bu ödemeyi haklarımı saklı tutarak ve talebe itirazım devam etmekle birlikte ihtirazi kayıtla yapıyorum" ifadesini kullanabilirsiniz. Bu beyan, ilerleyen süreçte "zımni kabul" savunmasına karşı sizi korur. İhtirazi kaydı yazılı ve tarihli tutun.
AVM yönetimi yenileme/renovasyon giderlerini kiracılara yansıtabilir mi?
Bu, sözleşmenizin "olağandışı giderler" veya "sermaye harcamaları" maddesine bağlıdır. Rutin bakım ortak giderin doğal parçasıdır; ancak büyük renovasyon projeleri çoğunlukla ayrı bir protokol gerektirir. Sözleşmenizde düzenleme yoksa yönetim bu gideri tek taraflı yansıtamaz; ancak kapsamlı "yönetim kararlarına uyulacaktır" maddesi bulunan sözleşmelerde bu tartışmaya açık hale gelir.
Plaza kiracısıyım; bana da ciro katkısı uygulanabilir mi?
Hukuken mümkündür, ancak pratikte AVM'lere kıyasla çok daha nadir görülür. Plaza kira sözleşmeleri genellikle sabit kira ve sabit ortak gider payı üzerine kuruludur. Eğer plaza yönetiminiz ciro bazlı katkı talep ediyorsa bu mutlaka sözleşmenizde yazılı olmalıdır; sözlü ya da tek taraflı bildirme ile dayatılamaz.