Taşınan bir kiracının apartman merdivenini, asansör kapısını ya da giriş holünü hasara uğratması durumunda önce yapılması gereken şey, hasarı fotoğraf ve tutanakla belgelemektir. Belgeler hazır olduğunda talep doğrudan kiracıya yöneltilir; kiracıya ulaşılamıyor ya da ödemeyi reddediyorsa ev sahibinin sorumluluğu gündemine gelir ve kiracıdan alınan depozito bu noktada bir güvence işlevi görür. Hukuki süreç gerekirse ihtar, sulh hukuk davası ve icra takibi sırasıyla devreye girer — ancak kağıda dökülmemiş hiçbir hak mahkemede savunulamaz.
Hasarı Tespit Etmek ve Tutanak Tutmak

Taşınma günü kapı çerçevelerinde çizik, merdiven korkuluğunda kırık veya asansörde göçük fark ettiğinizde yapmanız gereken ilk şey hasar alanını fotoğraflamaktır. Fotoğraf çekilirken meta verisinde tarih ve saat bilgisi kalsın diye telefonun tarih damgası özelliğini açık tutmak ileride mahkemede ya da sigorta sürecinde büyük kolaylık sağlar. Tek bir fotoğrafla yetinmeyin; hasarlı yüzeyi birden fazla açıdan, hem yakın hem uzak plan olarak belgeleyin. Fotoğrafların orijinal dosya olarak saklanması, "sonradan düzenlendi" itirazını da engeller.
Fotoğrafın yanı sıra yazılı bir tutanak hazırlamak zorunludur. Tutanakta hasarın yeri, niteliği (kırık, çizik, boyalı yüzeyde soyulma vb.), tespit tarihi ve bunu gören kişilerin isimleri yer almalıdır. Komşulardan ya da apartman görevlisinden tutanağı imzalamasını istemek, belgenin ileride tek taraflı olduğu itirazıyla karşılaşmamasını sağlar. Eğer apartmanda yönetim kurulu varsa bu kişileri de sürece dahil etmek yerinde olur; yönetim imzasının bulunduğu bir tutanak çok daha ağırlık taşır.
Tutanağın en geç taşınmanın tamamlandığı gün hazırlanması kritik önem taşır. Ertesi gün veya birkaç gün sonra düzenlenen bir tutanakta kiracı, "hasarı ben yapmadım, taşınma sürecinden önce vardı" savunmasını kolaylıkla öne sürebilir. Eğer bina yönetimi taşınmadan önce ortak alanları kayıt altına almışsa, bu öncesi-sonrası karşılaştırması güçlü bir delil oluşturur. Bu nedenle bazı binalar taşınma teslim protokolü uygulamaya başlamıştır: kiracı taşınmadan önce ve sonra ortak alanlardaki durumu birlikte kayıt altına alıp imzalamak bu uyuşmazlıkları baştan önler.
Taşınma öncesinde bu tür bir protokol oluşturmayı binanızda yerleştirmeyi önermek, ileride yaşanabilecek benzer anlaşmazlıkları köklü biçimde önler. Asansör, merdiven, giriş holü ve kapı çerçevelerinin sistematik olarak fotoğraflanıp dosyalanması, kiracının taşınma gününde ne durumda teslim aldığını ve ne durumda teslim ettiğini belgeli olarak ortaya koyar. Bu yaklaşım kiracı için de adil bir süreç oluşturur; önceden var olan hasarlar yeni kiracıya yüklenmez.
Tanık ve Kamera Delili Nasıl Kullanılır?

Güvenlik kamerası kayıtları, hasar anlaşmazlıklarında en güçlü delil türlerinden biridir. Eğer binanızda kamera sistemi varsa taşınma gününün kayıtlarını mümkün olan en kısa sürede güvence altına alın; çoğu sistem 7 ila 30 gün arasında otomatik olarak üzerine yazar, bu nedenle vakit kaybetmemek gerekir. Yöneticiden ya da bina sahibinden kayıtların saklanmasını ve gerektiğinde mahkemeye ya da hakeme sunulmak üzere kopyalanmasını talep edin. Bu talebi de yazılı yapın ki yöneticinin görüntüyü sildiğini ya da üzerine yazdırdığını iddia etme durumunda kalacak olursanız elinizde belge olsun.
Tanık ifadesi de kayıt kadar önemlidir. Taşınma sırasında orada bulunan komşular, kapıcı ya da apartman görevlisi bizzat gördüklerini beyan edebilir. Bu tanıkların isimlerini, iletişim bilgilerini ve kısaca ne gözlemlediklerini yazılı olarak alın. "O sırada oradaydım, büyük mobilyayı çıkarırlarken merdiven küpeştesi kırıldı" gibi somut bir beyan, soyut bir tutanaktan çok daha ikna edicidir. Tanıkların ilerleyen aşamada mahkemede ya da arabuluculukta ifade vermesini istemek zorunda kalırsanız iletişim bilgilerini güncel tutun.
Kamera kaydı mevcut değilse ve tutanağı kimse imzalamak istemiyorsa notere giderek hasar tespiti yaptırabilirsiniz. Noter tespit tutanağı resmi bir belge niteliği taşır ve hem idari hem de yargısal süreçlerde güvenilir delil sayılır. Maliyeti nispeten düşük olmasına karşın sağladığı hukuki güvence yüksektir; özellikle kiracının itirazının kuvvetli olacağını öngördüğünüzde bu yola başvurmak yerinde olur.
Sosyal medya veya mesajlaşma uygulamalarındaki yazışmalar da delil olabilir. Kiracıyla taşınma öncesinde veya taşınma günü asansör, merdiven kullanımı ya da ağır mobilya taşıma saatleri gibi konularda yazışmışsanız bu mesajları ekran görüntüsüyle saklayın. Karşı tarafın "o zaman orada değildim" ya da "o alanda iş yapmadım" demesini güçleştirir; zira mesaj tarih ve saati üçüncü taraf platform sunucusunda kayıtlıdır.
Kiracıya Ulaşmak ve Talepte Bulunmak

Hasarı belgeledikten sonra ilk adım, kiracıyla doğrudan iletişime geçmektir. Telefon veya mesajla bilgilendirmek makul bir başlangıçtır; ancak bu aşamada verilen yanıtları ya da verilmeyen yanıtları da kayıt altına alın. Kiracı "tamam, ödeyeceğim" diyorsa bu kabulü yazılı hale getirmeye çalışın; kısa bir mesaj bile ileride işinize yarar. Ödeme için net bir süre belirleyin; "bir ara öderim" gibi belirsiz yanıtlar tahsilatı uzatır.
Kiracı ödemeyi kabul etmiyorsa ya da ulaşılamıyorsa noter aracılığıyla ihtarname göndermek hem hukuki hem psikolojik açıdan etkili bir adımdır. İhtarnamede hasarın tarihi, niteliği, tahmini onarım bedeli ve ödeme için tanınan süre açıkça belirtilmelidir. Aşağıdaki gibi kısa ama net bir metin yeterlidir:
"[Tarih] tarihinde [adres] adresindeki dairenizden taşınmanız sırasında binanın ortak kullanım alanı olan merdiven boşluğundaki [hasarın tanımı] hasara uğramıştır. Tarafınızdan bu hasarın [tahmini tutar] TL bedeli ile [süre] gün içinde ödenmesini, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını ihtaren bildiririm."
Bu aşamada tahmini onarım bedelini belgelemek de önemlidir. Mahalledeki bir tamirci ya da bina yönetiminin anlaşmalı olduğu bir firma üzerinden alınacak yazılı fiyat teklifi, talep ettiğiniz miktarın keyfi olmadığını kanıtlar. İki veya üç farklı firmadan teklif almak hem gerçek bedeli ortaya koyar hem de müzakerede size zemin sağlar. Kiracı "bu çok pahalı" diyorsa birden fazla teklife dayanan bir ortalama rakamı savunmak çok daha kolaydır.
Kiracı ihtarnameye rağmen ödeme yapmazsa iki yol açılır: ya ev sahibiyle birlikte hareket ederek hukuki süreci başlatmak ya da yönetim kurulunun arabulucu rolü oynamasını istemek. Apartman sakinleri olarak ortak alanlar üzerinde doğrudan alacak hakkınız olduğunu hatırlatmak gerekir; bu ortak bir mülkiyet meselesidir ve yönetim kurulu sizin adınıza talepte bulunabilir. Yönetimin devreye girmesi süreci resmileştirir ve kiracı üzerindeki baskıyı artırır.
Ev Sahibinin Sorumluluğu: KMK Çerçevesi ve Kusur

Türk hukukunda kiracının neden olduğu zarardan asıl sorumlu olan kiracının kendisidir; ancak ev sahibinin sorumluluğu bazı koşullarda gündeme gelir. Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde ortak alanlar tüm kat maliklerinin ortak mülkiyetindedir ve bu alanlara verilen zarar kat maliki sıfatıyla ev sahibini de doğrudan ilgilendirmektedir. Zarara ev sahibinin kiracısı neden olduysa, diğer kat malikleri zararı önce kiracıdan, sonra gerekirse ev sahibinden talep edebilir; bu sorumluluk zinciri sürpriz değil, kanunun öngördüğü bir düzenlemedir.
Ev sahibinin doğrudan sorumluluğu ise şu koşullarda artabilir: Kiracının davranışı hakkında önceden uyarı yapılmış ve ev sahibi müdahale etmemişse, ya da ev sahibi taşınma sırasında aşırı kalabalık eşya ya da tehlikeli uygulamalara göz yummuşsa, kusur kısmen ev sahibine de yüklenebilir. Öte yandan tamamen öngörülemeyen ve önlenemeyen bir kaza söz konusuysa ev sahibinin sorumluluğunu sınırlamak mümkündür; ancak bunu kanıtlamak ev sahibine düşer.
Kiracının taşınmadan sonra bulunamadığı ve hiçbir şekilde ulaşılamadığı durumlarda apartman sakinleri zararı ev sahibinden talep edebilir. Bu aşamada ev sahibi kiracısından rücu hakkını kullanabilir; yani önce komşulara ödeme yapar, ardından kiracıya dava açarak bedelini geri almaya çalışır. Bu süreç hem ev sahibi hem de kiracıyı kapsayan bir zincirleme sorumluluk mekanizması oluşturur ve taraflardan biri kaçsa bile zincir kopmaz.
Bazı apartmanlarda yönetim içtüzüğü veya kat malikleri kurulunun kararıyla taşınma gün ve saatlerine kısıtlama getirilmektedir. Kiracı bu kurallara uymadan taşınmış ve zarar vermiş ise hem kiracının hem de ev sahibinin sorumluluğunu artıran ek bir faktör ortaya çıkar. Kuralın yazılı olarak tebliğ edilmiş ve kurulda karara bağlanmış olması bu açıdan büyük önem taşır; kuralı bilmiyordum savunması kabul görmez.
Depozito İlişkisi: Güvence mi, Tazminat mı?

Kira depozitosu, kiracının kira dönemi boyunca veya taşınma sırasında neden olabileceği zararlara karşı ev sahibinin elinde tuttuğu güvence bedelidir. Türk Borçlar Kanunu kapsamında depozito tutarı üç aylık kira bedelini aşamaz ve genellikle banka hesabında bloke tutulur. Kiracı taşındıktan sonra ev sahibi, varsa zararları depozitodan mahsup ederek kalanını iade etmekle yükümlüdür; iade için makul bir süre tanınır ve bu süre aşılırsa kiracı gecikme faizi talep edebilir.
Ortak alan hasarı söz konusu olduğunda depozito doğrudan sizin yani komşu ya da sakin olarak değil, ev sahibinin elindedir. Yani zarar depozitodan karşılanacaksa ev sahibinin önce sizi tazmin etmesi, ardından bu bedeli depozitodan düşmesi gerekir. Bu zincir çalışabilmek için hasarın tutanakla belgelenmiş ve ev sahibine yazılı olarak bildirilmiş olması şarttır; aksi takdirde ev sahibi "haberdar olmadım" savunmasına sığınabilir ve depozito tazminat sürecinin dışında kalabilir.
Depozito hasarı karşılamaya yetmiyorsa aradaki fark için ayrıca talep açılması gerekir. Örneğin asansör kapısının yenilenmesi depozito bedelini aşıyorsa fazlası için kiracıya ya da ev sahibine dava yoluna gidilebilir. Bu nedenle taşınma hasarlarında onarım maliyetini erken aşamada yazılı olarak tespit etmek, neyi depozitodan karşılayabileceğinizi ve nerede ek talep açmanız gerektiğini netleştirir. Fatura ve iş emirlerini dosyada saklamak bu hesabı yaparken temel belgeleriniz olur.
Ev sahibi depozitoyu iade etmek istiyorsa ve ortak alanda belgelenmiş bir hasar varsa kat malikleri ya da apartman yönetimi, ev sahibini hasar bedelini depozitodan aktarması konusunda yazılı olarak uyarabilir. Bu konuda apartman yönetimi veya kat malikleri kurulunun alacağı yazılı karar, süreci hızlandırır ve ev sahibinin sorumluluğunu net biçimde hatırlatır. Ev sahibi buna rağmen depozitoyu kiracıya tam iade ederse yönetim ayrı bir talep yoluyla ev sahibinden tahsilata gidebilir.
Yönetimin Rolü ve Masrafın Geçici Karşılanması

Apartman yönetimi, ortak alandaki hasarı kayıt altına almak ve çözüm sürecini koordine etmek için en yetkili yapıdır. Yönetim kurulu, hasarı tutanakla tespit ederek hem kiracıya hem ev sahibine yazılı bildirimde bulunabilir; gerekirse noter aracılığıyla ihtarname gönderebilir. Bu süreçte yönetim, sakinlerin haklarını korumak için aktif rol oynamakla yükümlüdür; pasif kalmak yöneticinin kendi sorumluluğunu da doğurabilir.
Asıl soru şudur: Tahsilat yapılamazken onarım bekletilebilir mi? Cevap genellikle hayırdır. Hasarlı asansör kapısı, kırık küpeşte ya da çökmüş merdiven basamağı bina güvenliğini tehdit ediyorsa onarımın ertelenmesi kabul edilemez. Bu durumda yönetim, onarımı işletme gideri olarak karşılar ve bedeli kiracı ya da ev sahibinden sonradan tahsil etmek üzere kayıt altına alır. Bu "geçici karşılama" yaklaşımı binadaki güvenliği korurken hukuki süreci engellemez.
Onarım masrafı işletme giderlerinden karşılandıysa bu bedel kat malikleri arasında paylaştırılmaz; sorumlu taraf tespit edilene kadar ya yönetim avansından ya da geçici bir fondan ödenir. Sonradan tahsilat yapıldığında bu para fona iade edilir ya da aidatlara yansıtılmaz. Apartman yönetiminin bu konuda şeffaf bir kayıt tutması, hem sakinlerin güvenini kazandırır hem de olası itirazları önler; "param nereye gitti?" sorusu belgeyle yanıtlanabilir olmalıdır.
Küçük çaplı hasarlarda yönetim kendi inisiyatifiyle arabuluculuk yapabilir: kiracıyla ev sahibini bir araya getirir, tahmini onarım bedelini paylaşır ve ödeme planı önerir. Bu yaklaşım uzun ve pahalı bir hukuki sürecin önüne geçer. Yönetimin belgelediği arabuluculuk girişimleri, ileride dava açılırsa iyi niyet kanıtı olarak da işe yarar ve mahkemenin tarafları değerlendirişini olumlu etkiler.
Hukuki Yol: İhtar, Dava ve İcra

İhtar aşamasına rağmen ödeme gelmiyorsa sulh hukuk mahkemesine başvurmak seçenekler arasındadır. Dava açmadan önce belirsiz bir tutar üzerinden değil, belgeli ve hesaplanmış bir onarım bedeli üzerinden talepte bulunmak gerekir. Bu nedenle dava öncesinde aldığınız yazılı fiyat teklifleri ve harcanan onarım faturaları dosyaya eklenmelidir; mahkeme gerçek zararın ispatını sizden bekler, tahmin değil kanıt sunar.
İcra takibi, mahkeme kararını beklemenin uzun süreceği durumlarda alternatif bir yol olabilir. İlamlı ya da ilamsız icra takibi için avukat desteği almak süreci hem hızlandırır hem de usul hatalarından korur. Kiracı takibe itiraz ederse alacak davasına dönüşür; ancak elinizde belge ve tanık varsa bu itirazı aşmak mümkündür. İcra sürecinde masraflar karşı taraftan da talep edilebilir, bu da hukuki yolu daha cazip kılar.
Tüketici hakem heyetleri veya arabuluculuk yolu da değerlendirilebilir. Özellikle taraflar arasında görece yakın ilişki varsa ve miktarlar düşükse yargı dışı çözüm hem zaman hem maliyet açısından avantajlıdır. Arabulucuya başvurma, sulh davalarında artık zorunlu dava şartı haline getirilmiştir; bu aşamayı atlamak davanın usulden reddiyle sonuçlanmasına yol açabilir ve sizi başa döndürür.
Dava sürecinde zamanaşımı önemli bir kısıttır. Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde genel kural öğrenme tarihinden itibaren iki yıl, her halde on yıldır. Taşınma günü olan hasarı uzun süre takip etmeden beklemek bu sürenin geçmesine neden olabilir. Bu nedenle ihtar ve dava hazırlığını geciktirmemek, haklarınızın korunması açısından kritiktir; hak aramak konfor meselesi değil, zamana karşı yarış meselesidir.
Site Yönetimi ile Hasar ve Tahsilat Takibi
Apartman ya da siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa taşınma kayıtları ve hasar tutanakları sistem üzerinden zaman damgalı biçimde oluşturulur. Bu, "hasar ne zaman tespit edildi?" sorusuna anında yanıt verebildiği anlamına gelir; çünkü kayıt otomatik olarak tarih ve kullanıcı bilgisiyle işaretlenir. Kağıt tutanakların kaybolması ya da tarihin sonradan sorgulanması gibi sorunlar ortadan kalkar ve tüm sürecin dijital izi korunur.
Platform, güvenlik kamerası olay kayıtlarıyla eşleşen bir not sistemi sunar. Yönetici, taşınma gününün saat aralığında kamera çıktısını olaya ekleyebilir; böylece tutanak ile görüntü birlikte arşivlenir. Bu bütünleşik kayıt yapısı, ileride bir anlaşmazlıkta sunulacak delil dosyasını çok daha güçlü ve güvenilir kılar; kiracının "ben yapmadım" demesi belge ve görüntü karşısında karşılık bulamaz.
Tahsilat sürecinde de platform şeffaflık sağlar. Kiracıdan veya ev sahibinden beklenen ödeme, bakiye takip ekranında görünür; ödeme yapıldığında ya da geciktiğinde yönetici ve ilgili kat maliki bildirim alır. Bu sayede "ödendi mi ödenemedi mi?" belirsizliği yaşanmaz ve izleme süreci manuel hatalardan arındırılır. Geçmişe dönük sorgu da mümkündür; aylarca önceki bir talebin durumu tek tıkla görülür.
Tek binanızda değil, birden fazla blok veya sitede yönetim sorumluluğunuz varsa platformun çok kiracılı yapısı tüm birimlerdeki açık hasarları ve bekleyen tahsilatları tek ekrandan görmenize olanak tanır. Küçük bir kooperatiften büyük bir rezidans kompleksine kadar ölçeklenebilen bu altyapı, taşınma hasarları gibi geçici ve acil durumları kayıt dışı bırakmadan yönetmenizi sağlar.
Sık Yapılan Hatalar

En sık yapılan hata, hasarın "söylesem de anlaşırız" umuduyla belgelenmeden bırakılmasıdır. Kiracı iyi niyetle "ödeyeceğim" demiş olsa bile bu söz yazılı olmadığında hukuki değer taşımaz. Taşınma gününün yorgunluğu içinde fotoğraf ve tutanağı ertelemek, ileride çok daha büyük bir çaba ve belirsizlikle uğraşmak anlamına gelir; zira kiracı çekip gittikten sonra "bu hasar benden önce vardı" demesinin önüne geçmek zorlaşır.
İkinci yaygın hata, talebin yalnızca ev sahibine yöneltilmesidir. Ev sahibi zararı fark etmemiş ya da önemsememişse ve kiracı çoktan gitmiş, ileride bulunamıyorsa tahsilat güçleşir. Hasar tespit edilir edilmez hem ev sahibine hem kiracıya aynı anda yazılı bildirim yapmak, sorumluluğun nerede olduğunu baştan netleştirir ve hiçbir tarafın "bilmiyordum" demesine fırsat tanımaz.
- Tutanağı komşuya veya görevliye imzalatmayı unutmak
- Kamera kayıtlarını zamanında güvence altına almamak
- İhtarı sözlü bırakmak, noter veya taahhütlü posta kullanmamak
- Dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk adımını atlamak
Onarımı çok erken ve delil olmadan yaptırmak da bir tuzaktır. Hasar fotoğraflanmadan ve bedellendirilmeden tamir edilirse "ne kadar zarardı ki?" sorusuna verilecek somut yanıt kalmaz. Onarım mutlaka belgelendirildikten sonra başlamalı; fatura ve iş emri de dosyada saklı tutulmalıdır. Son olarak zaman baskısının getirdiği aceleci anlaşmalar risklidir: kiracı "şimdi şu kadar vereyim, serbest bırakın" dediğinde gerçek bedelin çok altında bir teklif kabul etmeden önce mutlaka yazılı belge ve ibra metni talep edin.
Sık Sorulan Sorular
Kiracı taşındıktan sonra kayboldu, kimden tahsil edeceğim?
Kiracıya ulaşamıyorsanız önce bilinen son adresine taahhütlü posta veya noter ihtarnamesi gönderin. Kiracı adres değiştirmişse nüfus müdürlüğü üzerinden adres tespiti yapılabilir. Sonuçsuz kalırsa ev sahibine yazılı talepte bulunun; ev sahibi kiracısından rücu etme hakkına sahiptir. Son aşamada icra takibi veya sulh hukuk davası yoluyla alacağınızı arayabilirsiniz.
Asansör büyük eşyaların taşınması sırasında arızalandı, bu da hasar sayılır mı?
Eğer asansörün arızası ya da hasarı taşınan yük ya da dikkatsiz kullanım nedeniyle oluştuysa evet, hasar tazminatı kapsamına girer. Ancak asansörün zaten eski ve bakımsız olduğu durumlarda kusur paylaşımlı olabilir. Teknik servisin yazılı raporu ve onarım faturası, hasarın nedenini ve bedelini netleştirmek için önemlidir; onarımdan önce teknik tespit yaptırmak bu nedenle isabetlidir.
Hasar küçük miktarda, dava açmaya değer mi?
Küçük miktarlarda sulh hukuk mahkemesi yerine önce arabuluculuk yolunu deneyin; hem zorunlu ön koşul olabilir hem de çok daha hızlı ve ucuzdur. Gider ve zaman açısından dava açmak tahsil edilecek bedelden pahalıya gelebilir. Ancak yönetim tutanağınız ve belgeleriniz güçlüyse icra takibi ilamsız yöntemle daha hızlı ve düşük maliyetli bir seçenek olabilir. Avukata danışarak kendi durumunuza en uygun yolu belirleyin.
Ev sahibi "bilmiyordum" diyorsa sorumluluk kalmaz mı?
Ev sahibinin bilgisizliği sorumluluğu tamamen ortadan kaldırmaz. KMK çerçevesinde ortak alanlar kat maliklerinin ortak mülkiyetidir; kiracının verdiği zarar kat maliki sıfatıyla ev sahibiyle ilişkilendirilebilir. Ayrıca hasarı yazılı olarak bildirdiğiniz andan itibaren "bilmiyordum" savunması geçersiz hale gelir. Bu nedenle bildirimi her zaman belgeleyerek yapın; sözlü bildirim ispat açısından değersizdir.
Hasar tutanağında kiracı imzalamayı reddederse ne olur?
Kiracı imzalamayı reddederse tutanağa "kiracı imzalamayı reddetmiştir" şerhi düşün ve bu bölümü en az iki tanığa imzalatın. Reddeden tarafın itirazı, tutanağın hukuki geçerliliğini tek başına ortadan kaldırmaz. Ayrıca noter aracılığıyla hasar tespiti yaptırmak, kiracının itirazını güçleştirecek bağımsız ve resmi bir belge oluşturur.
Ortak alan hasarı apartman sigortasından karşılanabilir mi?
Eğer apartmanın geçerli bir bina sigortası varsa ve poliçe kapsamı bu tür taşıma kaynaklı hasarları içeriyorsa sigortadan yararlanmak mümkün olabilir. Sigortacıya hemen bildirimde bulunun ve fotoğraf ile tutanakları iletin. Ancak sigortanın hasarı karşılaması kiracının ya da ev sahibinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; sigorta şirketi rücu hakkını kullanabilir. Poliçenizin özel şartlarını mutlaka kontrol edin.