Yönetim şirketinin size haber vermeden ücret artışı yapması, hukuken geçerli bir süreç olmayabilir. Kat Mülkiyeti Kanunu ve imzalanan sözleşme çerçevesinde, yönetim şirketinin ücretini tek taraflı artırma yetkisi oldukça sınırlıdır. Kat malikleri kurulu bu artışı onaylamadıysa ya da sözleşmede açık bir güncelleme maddesi yer almıyorsa, sakinlerin itiraz hakkı bulunmaktadır. Bu rehberde durumu adım adım nasıl ele alabileceğinizi, hangi mercilere başvurabileceğinizi ve haklarınızı nasıl yazılı olarak kayıt altına alabileceğinizi bulacaksınız.
Önce Durumu Doğru Okuyun: Artış Gerçekten "Habersiz" mi?

İtiraz sürecine geçmeden önce yapılması gereken ilk şey, elinizde ne olduğunu netleştirmektir. Yönetim şirketiyle imzalanan sözleşme, ücret güncellemesine ilişkin herhangi bir madde içeriyor mu? Örneğin "TÜFE oranında her yıl güncellenir" ya da "tarafların mutabakatıyla revize edilir" gibi ifadeler sözleşmede yer alıyorsa, artışın bildirim mekanizması farklı işleyebilir. Ama sözleşme bu konuda sessizse ya da güncelleme için kat malikleri kurulu onayı şartı varsa, artış tartışmalı hale gelir.
Bir diğer önemli soru şudur: Bu artış size yazılı olarak bildirildi mi? Kapıdan ilanen duyuru, bina panosuna asılan not ya da yalnızca sözlü bilgilendirme, hukuken yeterli bildirim sayılmayabilir. Yazılı bildirim olmadan gerçekleştirilen bir ücret artışını öğrenmeniz bile gecikmiş olabilir ve bu durum itiraz sürenizi etkileyebilir. Bu nedenle artışın tam tarihini, nasıl öğrendiğinizi ve sözleşmede ne yazıldığını bir kâğıda dökerek başlamak en sağlıklı yoldur.
Son olarak, kat malikleri kurulunun bu artışı onaylayan bir karar alıp almadığını sorgulayın. Yönetici ya da yönetim şirketi atanırken yapılan toplantı kararları, verilmiş bir yetkinin sınırlarını da çizer. Eğer o sınırın dışına çıkılmışsa, artış hukuken dayanaksız olabilir. Karar defterinden ilgili toplantı tutanaklarını isteyebilirsiniz; bu sizin yasal hakkınızdır.
Yönetim Şirketi Ücreti Kim Belirler, Kim Onaylar?

Apartman ya da sitenizde yönetim şirketiyle yapılan sözleşme, kat malikleri kurulunun aldığı bir kararla hayata geçer. Bu kural, yalnızca sözleşmenin ilk imzalanması için değil, ücretin güncellenmesi için de geçerlidir. Yönetim şirketi yöneticisi ya da temsilcisi, kurulun onayı olmadan unilateral bir artış kararı veremez. Bu, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun yöneticiye biçtiği görev tanımının doğal bir sonucudur.
Uygulamada sıkça karşılaşılan durum şudur: Yönetim şirketi, "maliyetler arttı, biz de ücretimizi artırdık" diyerek faturayı ya da aylık hizmet bedelini tek taraflı değiştirir ve bunu sakinlere duyurur gibi yaparak fiilen uygular. Sakinlerin büyük çoğunluğu bu artışı ilk birkaç ay fark etmez ya da fark etse bile nasıl itiraz edeceğini bilmez. Oysa yapılması gereken, bu değişiklik için özellikle toplantı gündemine alınmış, çoğunluk sağlanmış ve karar defterine işlenmiş bir kat malikleri kurulu kararıdır.
Yönetim şirketinin ücretinin nasıl belirleneceğine dair daha kapsamlı bir bakış için yönetim şirketi ücretlerinin nasıl belirlendiği konusunu ayrıca inceleyebilirsiniz. Orada hangi kriterlerin devreye girdiğini ve sakinlerin müzakere sürecinde nasıl söz hakkı kullandığını bulabilirsiniz.
Adım Adım İtiraz Süreci: Ne Zaman, Nasıl?

İtiraz sürecinde en kritik unsur, her adımı yazılı kayıt altına almaktır. Sözlü şikayetler ilerleyen aşamalarda kanıt değeri taşımaz. İlk adım olarak, ücret artışını öğrendiğiniz tarihten itibaren gecikmeden harekete geçin. Artışın uygulandığı tarih ile sizin öğrendiğiniz tarih arasındaki fark, itirazın geç kalıp kalmadığını belirleyebilir.
İkinci adım, yönetim şirketine yazılı bir bilgi talebi iletmektir. Bu talep; artışın dayandığı sözleşme maddesini, kat malikleri kurulu kararının tarihini ve karar numarasını, artış oranını ve gerekçesini içermesini istediğinizi açıkça belirtmelidir. Taahhütlü mektup, noter kanalı ya da okunaklı bir e-posta (okundu bildirimi istenerek) gibi ispat değeri taşıyan yollarla gönderin.
Üçüncü adım, kat maliklerini bilgilendirmek ve bir olağanüstü toplantı talep etmektir. Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre kat maliklerinin belirli bir oranı, olağanüstü toplantı yapılmasını talep edebilir. Bu toplantıda gündem maddesi olarak "yönetim şirketi ücret artışının geçerliliği ve iptali" yazılabilir. Eğer toplantıda çoğunluk bu artışı reddederse, artışın uygulanmaması için hukuki zemin oluşur.
Dördüncü adım ise tüm bu adımları atmış olmanıza karşın sonuç alınamıyorsa, sulh hukuk mahkemesine ya da tüketici hakeme (kiracıysanız farklı değerlendirilebilir) başvurmayı düşünmektir. Bu aşamada topladığınız yazışmalar, ödeme belgeleri ve toplantı talep yazılarının önemi büyüktür.
Yönetim Şirketine Yazılı İtiraz Nasıl Yapılır?

Yazılı itiraz, sizi koruyan en temel araçtır. Yönetim şirketi ileride "sizi bilgilendirdik, itiraz etmediniz" derse, elinizde tarihli yazılı belge bulunması bu savunmayı çürütür. İtiraz yazısı abartılı hukuki bir dille yazılmak zorunda değildir; önemli olan içeriğin açık ve net olmasıdır.
Aşağıdaki dilekçe örneğini kendi durumunuza uyarlayabilirsiniz:
Konu: Yönetim Şirketi Ücreti Artışına İlişkin Bilgi Talebi ve İtirazım
Sayın Yönetim / Yönetim Şirketi Yetkilisi,
Yönettiğiniz [Bina Adı / Site Adı] kapsamında, [tarih] itibarıyla yönetim hizmet ücretine [oran/tutar] oranında artış uygulandığını öğrenmiş bulunmaktayım. Bu artışın dayanağı olan kat malikleri kurulu kararının tarihini, karar numarasını ve artışın gerekçesini yazılı olarak bildirmenizi talep ediyorum. Söz konusu artış, taraflar arasındaki yönetim sözleşmesinin … maddesi ve kat malikleri kurulunun onayı çerçevesinde değerlendirilmek üzere yazılı yanıt bekliyorum. Yanıt verilmemesi halinde yasal yollara başvurma hakkımı saklı tutuyorum.
Saygılarımla,
[Adınız Soyadınız]
[Bağımsız Bölüm No]
[Tarih]
Bu yazıyı göndermeden önce bina yöneticisinin adını, şirketin tescilli adresini ve varsa muhatap yönetici adını ekleyin. Taahhütlü posta ya da noter aracılığıyla göndermek, ilerleyen süreçlerde kanıt değeri açısından en güçlü seçenektir. E-posta ile gönderdiyseniz, "okundu bildirimi" açık bırakın ve cevap gecikmesi durumunda hatırlatma mesajı atın.
Hangi Mercilere Başvurabilirsiniz?

Sorununuzu çözmek için başvurabileceğiniz birden fazla yol bulunmaktadır. Hangi yolu seçeceğiniz, sorunun niteliğine ve ne kadar ilerlemeye hazır olduğunuza bağlıdır. Bunları bir karar ağacı gibi düşünebilirsiniz: önce en az çaba gerektiren ve en hızlı sonuç veren yoldan başlayın.
Bina yöneticisi veya apartman kurulu: Yönetim şirketi bağımsız bir firma ise, binanın resmi yöneticisi (kat maliki olan kişi) bu şirketi denetlemekle yükümlüdür. Yöneticiye yazılı başvurarak, ücret artışına dayanak teşkil eden karar defteri kaydını ve sözleşme maddesini görmek istediğinizi bildirin.
Kat malikleri kurulu: Toplantı gündemine bu meseleyi aldırarak, olağan ya da olağanüstü toplantıda artışı reddeden bir karar çıkartabilirsiniz. Yeterli çoğunluğu sağlayabilirseniz bu yol en pratik ve en kalıcı çözümü verir.
Sulh hukuk mahkemesi: Kat mülkiyetine ilişkin anlaşmazlıklar, apartmanın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinde görülür. Mahkemeye başvurmadan önce bir avukattan ön değerlendirme almanız, sürecin gereksiz uzamasını önler.
Tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi: Kiracılar ya da belirli koşullardaki malik-tüketiciler, özellikle ücret sözleşmesinde haksız şart niteliği taşıyan düzenlemelere karşı tüketici hukuku yoluna başvurabilir. Bu yol daha düşük maliyetli ve görece hızlı sonuç verebilir.
Hukuki Dayanak: Sakinleri Koruyan Ne Var?

Sakinlerin bu süreçte güvenebileceği temel hukuki çerçeve, Kat Mülkiyeti Kanunu'dur. Bu kanun, apartman ve site yönetiminin nasıl işleyeceğini, yöneticinin yetkilerini ve kat maliklerinin haklarını düzenler. Kanun kapsamında, yönetim giderleri ve hizmet bedellerine ilişkin kararlar doğrudan kat malikleri kurulunun yetkisindedir. Yönetici ya da yönetim şirketi, kurulun onayı olmadan bu alanda tek taraflı bir değişiklik yapamaz.
Bunun yanı sıra, yönetim şirketiyle yapılan sözleşme de bir hukuki belgedir. Eğer sözleşmede ücret güncellemesi için açık bir mekanizma (örneğin enflasyon endeksine bağlı yıllık güncelleme, karşılıklı mutabakat zorunluluğu) yer alıyorsa, bu mekanizmanın dışına çıkmak sözleşme ihlali anlamına gelir. Bu durumda talep edebileceğiniz en basit şey, sözleşmeye uygun davranılmasıdır.
Kiracıysanız hukuki tablo biraz daha farklıdır. Kiracılar, yönetim şirketiyle doğrudan sözleşmeli değildir; ancak ödedikleri aidat ya da ortak gider payı üzerinden dolaylı olarak etkilenirler. Bu durumda önce mülk sahibiyle iletişime geçmek, sonra gerekirse tüketici hukuku yollarını değerlendirmek daha doğru bir sıralama olacaktır. Sakinlerin haklarına ilişkin daha ayrıntılı bilgi için yönetim firmasından hesap sorma ve sakinlerin hakları konusunu incelemenizi öneririz.
Dikkat: Bu Durumlarda Artış Geçerli Sayılabilir

Her ücret artışı haksız değildir. Bazı durumlarda artış, yasal çerçevede gerçekleşmiş olabilir ve sakinlerin bunu kabul etmesi gerekebilir. Bu ihtimali göz ardı etmeden değerlendirme yapmak, hem zamandan tasarruf ettirir hem de gereksiz çatışmaların önüne geçer.
Sözleşmede "her yıl TÜFE oranında güncellenir" ya da "Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre yıllık artış uygulanır" gibi net bir madde varsa, yönetim şirketinin ek bir kat malikleri kurulu kararı almaksızın bu güncellemeyi yapması sözleşmeye aykırı sayılmayabilir. Bu durumda yapmanız gereken şey, artışın gerçekten ilgili endekse uygun olup olmadığını hesaplamaktır; yoksa artışın meşru mu olduğunu değil, hesabın doğru mu yapıldığını sorgulamalısınız.
Öte yandan, kat malikleri kurulunun önceki bir toplantısında yönetim şirketine "gerekli ücret güncellemelerini yapma" konusunda geniş bir yetki verilmiş olması da artışı meşrulaştırabilir. Bu yetki verilmişse ve toplantı tutanağında açıkça yer alıyorsa, yönetim şirketi bu yetkiye dayanmış olabilir. Kurula katılmayan ya da karara muhalefet kaydı düşürmeyen malikler bu durumda daha güçsüz bir konumda olabilir.
Son olarak, artış gerçekten de sözleşmede tanımlı hizmet kapsamı genişlediği için yapılmış olabilir. Yeni hizmetler, ek güvenlik personeli, asansör bakım sözleşmesi gibi ek maliyet kalemlerinin gündeme geldiği durumlarda, yönetim şirketi artışın gerekçesini açıklamakla yükümlüdür. Bu gerekçeyi yazılı olarak talep etmek yine de hakkınızdır.
Site Yönetimi Platformu Bu Süreci Nasıl Kolaylaştırıyor?

Bu tür anlaşmazlıkların büyük bölümü, aslında şeffaflık eksikliğinden kaynaklanır. Yönetim şirketi ne yaptığını açıklamaz, sakinler ne ödendiğini bilemez, toplantı kararları kaybolur ve iletişim hep sözlü kalır. İşte tam bu noktada dijital bir yönetim platformu, sakinler için de koruyucu bir altyapı işlevi görür.
Site Yönetimi platformunu kullanan binalarda sakinler, şikayet ve taleplerini uygulama üzerinden yazılı olarak iletebilir. Bu iletişimlerin tamamı tarih damgalıdır ve hem sakin hem yönetim tarafından görülebilir. "Biz haber verdik, siz duyurmadınız" ya da "itirazınız olmadı" gibi tek taraflı savunmaların önüne geçilmiş olur.
Bunun yanı sıra platform, aidat ve borç durumunu şeffaf biçimde gösterir. Sakinler kendi ödemelerini, birikmiş borçlarını ve varsa fazla tahsilatı gerçek zamanlı olarak takip edebilir. Yönetim şirketinin fatura ettiği hizmet bedeli de kayıt altına alındığından, "Bu ay neden farklı çekti?" sorusunun cevabı sistemde görünür hale gelir.
Yönetim şirketinin cevap süresi de izlenebilir olur; aylarca bekletme ya da "o yazıyı almadık" gibi yanıtlar sistemin kayıt altındaki iletişim geçmişiyle çelişir. Bu da sakinlerin bir anlaşmazlıkta elini güçlendirir. Dijital bir iz bırakmak, hak arama sürecinde en sağlam zemin olmaya devam eder.
Sakinlerin Sıkça Yaptığı Hatalar

Hak arama sürecinde en çok karşılaşılan hata, şikayeti sözlü olarak dile getirmek ama hiçbir zaman yazıya dökmemektir. Komşuyla ya da kapıcıyla "şu ücret neden arttı" diye konuşmak, bir itiraz sayılmaz. Yönetim şirketi ileride bu durumu "kimse itiraz etmedi" olarak yorumlayabilir. İlk şikayetten itibaren yazılı bir iz bırakmak, sürecin en temel kuralıdır.
Bir diğer yaygın hata, ödemeyi tamamen kesmektir. Ücret artışını haksız bulan bazı sakinler, protestolarını göstermek amacıyla aidatı ya da yönetim bedelini ödemeyi bırakır. Ancak bu yaklaşım, ileride aleyhte bir karar çıkması durumunda gecikme faizi ve icra riskiyle karşılaşmanıza yol açabilir. Alternatif olarak "ihtirazi kayıtla ödeme" yapabilir, yani ödemeyi yaparken yazılı olarak "bu ödemeyi artışı kabul etmeksizin yapıyorum" ifadesini ekleyebilirsiniz.
- Sözlü şikayeti yeterli saymak ve yazılı kayıt bırakmamak
- Ödemeyi kesmek yerine ihtirazi kayıtla ödeyip itiraz sürecini yürütmek
- Toplantı taleplerini geç, eksik ya da usulsüz yapmak
Üçüncü bir hata, komşuları örgütlemeden tek başına hareket etmeye çalışmaktır. Kat malikleri kurulunda çoğunluk sağlamak gerektiğinde, tek bir sakin ne kadar haklı olursa olsun toplantıda etkisiz kalabilir. Komşularınızı bilgilendirmek, ortak dilekçe hazırlamak ve toplantıya katılımı artırmak, hem hukuki hem pratik açıdan çok daha etkili bir yoldur.
Sık Sorulan Sorular
Yönetim şirketi sözleşmesinde ücret artış maddesi varsa sakinler itiraz edebilir mi?
Sözleşmede açık bir güncelleme maddesi varsa ve bu maddeye uygun biçimde artış yapıldıysa, artışın kendisine itiraz etmek güçtür. Ancak artışın hesap yönteminin doğru uygulanıp uygulanmadığını, ilgili endeks ya da koşulun gerçekten karşılanıp karşılanmadığını sorgulamak hâlâ hakkınızdır. Bunun için artışın gerekçesini ve hesaplama yöntemini yazılı olarak talep edin. Ayrıca maddenin haksız şart niteliği taşıyıp taşımadığı tüketici hukuku kapsamında değerlendirilebilir.
Kat malikleri kurulu toplantısına katılmadıysam itiraz hakkım var mı?
Toplantıya katılmamış olsanız bile kat maliki sıfatıyla bazı itiraz yolları açık kalabilir. Özellikle toplantıya davet usulsüz yapılmış ya da gündem maddesi olarak açıkça belirtilmemişse, alınan kararın geçerliliği sorgulanabilir. Ancak bu tür durumlarda süreler önemlidir. Toplantı kararını öğrendiğiniz tarihten itibaren gecikmeden harekete geçmeniz ve hukuki destek almanız önerilir.
Kiracı olarak yönetim şirketi ücret artışına itiraz edebilir miyim?
Kiracılar, yönetim şirketiyle doğrudan sözleşmeli olmadıkları için ücret artışına doğrudan itiraz edemez. Ancak bu artış size yansıtılıyorsa — örneğin malik tarafından aidatınıza eklenerek — mülk sahibiyle görüşmeniz gerekir. Eğer kira sözleşmenizde bu tür giderlerin nasıl paylaşılacağı belirtilmemişse ya da haksız bir yansıtma söz konusuysa, tüketici hakem heyeti ya da hukuki danışmanlık yoluna başvurabilirsiniz.
Ücret artışını yazılı öğrenemedim, itiraz süresi geçer mi?
Yazılı bildirim yapılmamışsa itiraz süresinin ne zaman başladığı tartışmalı olabilir. Artışı öğrenir öğrenmez harekete geçmek, bu tartışmayı lehine çözmenin en güvenli yoludur. Yönetim şirketine artışı ilk öğrendiğiniz tarihte yazılı bilgi talebi gönderin ve bu talebin tarihini kayıt altına alın. Gecikmeniz durumunda mahkeme ya da hakem aşamasında "bildirim usulsüzdü" argümanını öne sürebilirsiniz.
İtiraz süreci ne kadar sürer, mahkemeye kadar gitmek gerekir mi?
Her anlaşmazlık mahkemeye taşınmak zorunda değildir. Pek çok durumda, yazılı itiraz ve kat malikleri kurulu toplantısı yeterli sonucu verir. Mahkeme süreci ise hem daha uzun hem de daha maliyetlidir. Bu nedenle önce yazılı itiraz, ardından toplantı, daha sonra sulh hukuk mahkemesi ya da tüketici heyeti sıralamasını takip etmek, hem pratik hem de ekonomik açıdan daha uygun bir yaklaşımdır.
Yönetim şirketi artışı geri almayı reddederse ne olur?
Bu durumda hukuki yollar devreye girer. Kat malikleri kurulunda çoğunluk sağlayarak yönetim şirketiyle sözleşmenin yenilenmemesine ya da feshedilmesine karar verilebilir. Ayrıca artışın sözleşmeye aykırı olduğunu ispat etmek için sulh hukuk mahkemesinde dava açılabilir. Bu adımları atmadan önce mutlaka hukuki danışmanlık alın; özellikle sözleşme ve karar defteri kayıtlarını avukatınıza inceletin.