Kısa cevap: hayır, geçerli değildir. Apartman yönetimine dair kararlar — aidat belirleme, tadilat izni, yönetici seçimi gibi konular — Kat Mülkiyeti Kanunu'nun öngördüğü usule göre, yani toplantıda ya da noter onaylı imzalı liste yoluyla alınmak zorundadır. WhatsApp grubunda toplanan "oy"lar, oy sayısı ne olursa olsun hukuki sonuç doğurmaz; hem sizi bağlamaz hem de başkaları için yaptırım niteliği taşımaz.
WhatsApp Oyu Neden Geçerli Sayılmaz?

Kat Mülkiyeti Kanunu, apartman kararlarının belirli bir usule — çağrı, toplantı ya da yazılı oylama — dayandırılmasını zorunlu kılar. Bu usul, sonradan itiraz etmek isteyen birinin "ben orada değildim" ya da "o mesajı görmedim" demesini önlemek, kararın belgelenebilir bir ortamda alındığını kanıtlamak içindir. WhatsApp mesajı ise birinin ekran görüntüsünü silmesi, gruba hiç bakmaması veya "gördüm ama onaylamadım" demesiyle kolayca çürütülebilir; çünkü mesaj göndermek, hukuken geçerli bir oy kullanmak değildir.
Bunun dışında, karar türüne göre gerekli nisap — yani toplantıda bulunması gereken malik sayısı ve oy çoğunluğu — dijital ortamda kontrol edilemez. Bir WhatsApp grubunda kimlerin kat maliki, kimlerin kiracı ya da aile bireyi olduğunu ayırt etmek güçtür; aynı daireden iki kişi mesaj atmış olsa bile bu tek oy sayılır, ama bunu doğrulayan resmi bir kayıt yoktur. Tüm bu belirsizlikler, WhatsApp kanalıyla alınan "kararı" ilerleyen bir anlaşmazlıkta savunulamaz hale getirir.
Üstelik kişisel veri boyutu da göz ardı edilemez. Telefon numaralarının, ev adreslerinin ya da kişisel şikayetlerin herkese açık bir grupta paylaşılması kişisel veri işleme kurallarını ihlal edebilir. Bu konuya daha ayrıntılı bakmak isteyenler WhatsApp grubunda kişisel veri paylaşımının risklerini anlatan makaleyi inceleyebilir. Kısacası, WhatsApp hem hukuki hem de veri güvenliği açısından apartman kararları için uygun bir mecra değildir.
Bir Apartman Kararı Nasıl Alınır?

Apartman kararları iki yoldan alınabilir: birincisi kat malikleri kurulunun fiziksel olarak bir araya geldiği toplantı usulü, ikincisi ise her malikin aynı öneriye yazılı onay verdiği "toplantısız karar" usulüdür. İkinci yolda bütün maliklerin yazılı onayı şarttır; tek kişi bile katılmazsa bu usul işlemez. Bu iki yolun dışında alınan herhangi bir "karar", usule aykırı olduğu için itiraz edilebilir ve iptal ettirilebilir.
Toplantı usulünde önce usulüne uygun bir çağrı yapılır. Yönetici ya da kat maliklerinden belirli bir bölümü, toplantı gündemini ve tarihini maliklerle yazılı olarak paylaşmak zorundadır. Tebligat yöntemi önemlidir; taahhütlü mektup ya da noter kanalıyla yapılan çağrı daha güçlü kanıt oluşturur. Günlük hayatta kapı kapı dolaşarak haber vermek de görülür; fakat ileride itiraz çıkarsa ispat yükü çağrıyı yapan taraftayken sözlü haberdar etmenin ispatı güçtür.
Toplantının birinci oturumu geçerli nisabı yakalayamazsa — tipik kural, tüm arsa payının en az yarısından fazlasının toplantıda temsil edilmesidir — kanunun öngördüğü süre sonunda ikinci toplantı yapılır; bu toplantıda katılan mevcut nisapla karar alınabilir. Her iki toplantıda alınan kararlar tutanağa geçirilmeli ve hazır bulunan maliklerce imzalanmalıdır. Tutanağın yönetici tarafından daireden daireye dağıtılan sureti ya da kapıya asılan ilanı, mazereti olmaksızın katılmayanları da bağlar.
WhatsApp "Oylaması" Nasıl Bir Sorun Yaratır?

WhatsApp oylaması en fazla üç tür soruna zemin hazırlar. Birincisi, usulsüz kararın ilerleyen bir aşamada yargıya taşınması: toplantısız alınan ve tutanağa geçirilmeyen bir karar, şeklen hatalı olduğundan itiraz yoluyla iptal ettirilebilir. Bu aşamada hem davayı açan hem de savunmak zorunda kalan taraf için zaman ve para kaybı kaçınılmazdır. İkincisi, kararın uygulanmaması: "Siz gruba 'evet' yazınca ben 'tamam' dedim değil, yönetici onay alınmış gibi davranıyor" türü çatışmalar sık görülür ve mahalle barışını bozar.
Üçüncüsü belki en sinsi olanıdır: bazı komşular WhatsApp grubunu fiilen karar platformu olarak kullandıkça, katılmak istemeyenler ya da grupta yer almayanlar kendiliğinden dışlanmış hisseder. Evinizde internet erişimi yoksa, yaşlı bir akrabanızsa ya da sağlık sorunu nedeniyle telefona bakamıyorsa, siz de bu sürecin dışında kalırsınız. Oysa resmi toplantı usulünde her malike çağrı gönderilmek zorundadır; bu, temsil hakkını korur.
Pratik sonuç şudur: eğer apartmanınızda WhatsApp üzerinden bir karar alındıysa ve bu karardan zarar gördüğünüzü düşünüyorsanız, önce yöneticiden yazılı tutanak isteyebilirsiniz. Tutanak yoksa ya da toplantı yapılmadıysa, kararın geçerliliğini sulh hukuk mahkemesinde itiraz yoluyla sorgulatabilirsiniz. Bu itiraz hakkının bir süresi vardır; bu nedenle gecikmeden hareket etmek önemlidir.
Kiracılar Bu Süreçte Ne Yapabilir?

Kiracılar kat malikleri kurulunun doğal üyesi değildir; oy hakları yoktur. Ancak bu, alınan kararların kiracıyı etkilemediği anlamına gelmez — aksine, apartman sakinlerine getirilen kurallar, ortak alan kullanımı ya da aidat toplanma biçimi kiracıyı doğrudan ilgilendirir. Bu nedenle kiracının kendi malik sahibiyle iletişimde olması kritiktir: malik, toplantıya katılırken veya yazılı onay verirken kiracının çıkarlarını da gözetmekle fiilen yükümlü hisseder.
Bir WhatsApp grubundan "karar alındı, artık kapıcı dairesi kiralanacak" türü bir mesaj görüyorsanız ve buna karşıysanız, önce mülk sahibinize haber verin; mülk sahibiniz toplantıda itiraz edebilir ya da yazılı onay vermeyebilir. Eğer mülk sahibine ulaşamıyor ya da ilgi göremiyorsanız, Sulh Hukuk Mahkemesi yolunu bizzat kullanmanız güçtür, ama tüketici hakları danışmanlığı, arabuluculuk veya muhtarlık kanalıyla ses duyurabilirsiniz.
Kiracıların zaman zaman gözden kaçırdığı bir nokta şudur: ortak gider katkısı yönetici tarafından kiracıdan istenebilir, ama kiracının ödediği bu tutar yasal dayanağı olmayan bir kararla belirlenmiş olmamalıdır. Kiracı olarak ödeme yapmadan önce "bu kararın usulüne uygun bir toplantıyla alındığını gösterir belge var mı?" diye sorma hakkınız bulunmaktadır.
Yönetici Sizi Görmezden Geliyorsa Ne Yaparsınız?

Sorun, "WhatsApp'ta mesaj attım ama kimse cevap vermedi" düzeyinde kalmıyorsa ve yönetici sizi sistematik biçimde dışlıyor ya da haksız kararlar uyguluyorsa, adım adım daha güçlü araçlara başvurabilirsiniz. İlk adım yazılı talep: şikayetinizi veya itirazınızı elden ya da taahhütlü mektupla yöneticiye iletmek, yasal bir süreç başladığında elinizde kanıt bulunmasını sağlar. Bu aşamada "konuştum ama olmadı" değil, "yazdım, tarih damgası var" demek önemlidir.
Yazılı talebe yanıt gelmezse ya da yanıt tatmin edici değilse bir sonraki adım, kat malikleri kurulunu olağanüstü toplantıya çağırmaktır. Kat Mülkiyeti Kanunu belirli bir oranda arsa payına sahip maliklerin yöneticiden toplantı çağrısı isteyebileceğini düzenler; bu çağrı karşılıksız kalırsa malikin bizzat toplantı yapabileceğine dair yasal bir zemin bulunmaktadır. Toplantı taleplerinin nasıl yapılacağını net öğrenmek için bir avukattan kısa bir danışma almak çoğunlukla zaman ve para tasarrufu sağlar.
Yöneticisiz bir apartmanda ya da işlevsiz bir yönetimle nasıl karar alınacağına dair daha kapsamlı bir rehber için yöneticisiz apartmanda kararların nasıl alınacağını anlatan makaleyi okumanızı öneririm. Sulh hukuk mahkemesi, son çare olarak yönetici atanmasını talep etmek için başvurulabilecek mercilerden biridir; bu yola gitmeden önce diğer adımların tüketilmiş olması hem süreci hızlandırır hem de mahkemede daha güçlü durmanızı sağlar.
Son bir not: bireysel şikayet ile topluluk olarak hareket etmek arasında ciddi fark vardır. Apartmandaki birden fazla komşu aynı sorunda hemfikirse, ortak imzalı bir dilekçe hem yönetici üzerinde daha güçlü etki bırakır hem de itirazı daha meşru kılar. Aşağıdaki şablon bu amaçla kullanılabilir:
Yönetici'ye / Kat Malikleri Kurulu'na
Tarih: …
Konu: [Belirli konuyu yazın]
Apartmanımızda [konu] ile ilgili olarak … tarihinde WhatsApp grubu üzerinden bir karar alınmak istenmiştir. Söz konusu yöntemin Kat Mülkiyeti Kanunu'nun öngördüğü toplantı ve karar usulünü karşılamadığı değerlendirilmektedir. Bu nedenle konunun yasal çerçevede, usulüne uygun biçimde kat malikleri kuruluna taşınmasını talep ederiz.
Adı Soyadı / Daire No / İmza
Hangi Kararlar Daha Yüksek Nisap Gerektirir?

Her apartman kararı aynı çoğunluk eşiğine tabi değildir. Rutin nitelikteki kararlar — kapıcı maaşı, ortak alan bakımı gibi — daha düşük bir nisapla alınabilirken, yapısal değişiklikler, eklentiler ya da önemli ortak alanların kullanım biçimindeki köklü değişiklikler çok daha yüksek çoğunluk gerektirir. Bazı kararlar ise tüm maliklerin oybirliğini arar. Bu nedenle "grubun çoğu tamam dedi" mantığı ile hareket etmek, gerçekte aranan eşiğin çok altında kalabilir.
Pratikte en çok kafa karışıklığı yaratan durumlar şunlardır: yönetici belirlenmesi veya değiştirilmesi, yıllık bütçe ve aidat miktarlarının onaylanması, binanın dış cephesine ya da çatısına yönelik büyük onarımlar ve ortak alanların üçüncü bir kişiye kiralanması. Bu başlıklarda "WhatsApp'ta hızlıca hallettik" demek sonradan ciddi hukuki riskler doğurur. Doğru çoğunluk eşiği her kararın türüne göre belirlenir; emin olmak için Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümlerini incelemeniz ya da bir hukuk danışmanına sormanız güvenli yoldur.
Bir diğer önemli ayrım da arsa payı üzerinden oy kullanılmasıdır: Türk apartman hukukunda oy hakkı kişi başına değil, arsa payı oranına göre hesaplanır. Bu, küçük daireden oturanın büyük daireden oturana göre daha az oy ağırlığına sahip olduğu anlamına gelir. WhatsApp'ta "10 kişi tamam, 3 kişi hayır" şeklinde sayı saymak bu gerçekliği yansıtmaz; çünkü o 10 kişinin toplam arsa payı belirleyicidir, kafa sayısı değil.
Site Yönetimi Platformu Bu Süreci Nasıl Kolaylaştırır?

WhatsApp'ın yarattığı karmaşanın temelinde şu sorun yatar: resmi kanal yoksa insanlar gayriresmi kanallara yönelir. Apartmanınız ya da siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa, bu döngüyü kırmak çok daha kolaydır. Platform, sakinlerin şikayet ve taleplerini yazılı olarak iletmesine — tarih damgalı, yöneticinin görmemezlikten gelemeyeceği şekilde — olanak tanır. Yönetici cevap verince sakin de takip edebilir; "söylemedim", "bilmiyordum" araları kapanır.
Aidat ve borç durumu şeffaf biçimde görüntülenir; "ne kadar ödedim, bakiye ne oldu?" sorusu için WhatsApp'ta sormak ya da kapıya çıkmak gerekmez. Bu şeffaflık, ödeme ihtilaflarının büyük bölümünü henüz tartışma zeminine girmeden çözer. Kiracılar da kendi ilgilendikleri ortak alan bilgilerine erişebildiğinden "ben haberdar edilmedim" türü şikayetlerin önüne geçilir.
Platform; toplantı duyurularını, gündem maddelerini ve alınan kararların özetini sakinlerle paylaşmaya da aracılık eder. Bu, yöneticinin her kişiyle tek tek iletişime geçme yükünü kaldırır ve sakinlerin "toplantıdan haberim yoktu" demesinin önünü tıkar. Uygulama üzerinden gelen bildirim, taahhütlü mektup kadar güçlü yasal kanıt sayılmasa da ihtilafların büyük çoğunluğu mahkemeye gitmeden çözüldüğünden pratik değeri yüksektir. Küçük bir apartmandan yüzlerce daireli bir rezidansa kadar ölçeklenebilen platform, hem sakinlerin hem yöneticilerin WhatsApp'a sığınmasını önleyecek alternatifi sunar.
Sık Yapılan Hatalar ve Nasıl Önlenir?

En yaygın hata, iyi niyetle yapılan ama usulsüz kararların zamanla "fiili uygulama" haline gelmesidir. Birkaç yıl boyunca WhatsApp üzerinden yönetilen bir apartmanda herkes alışır, bütçe kararları grupta alınır, yönetici "zaten hep böyle yaptık" der. Ta ki bir komşu çıkıp itiraz edene ya da bir daire el değiştirip yeni malik mevcut düzeni tanımadığını söyleyene kadar. O noktada geriye dönük tüm kararların geçerliliği tartışmalı hale gelir; bu hem yönetici hem de diğer malikleri güç durumda bırakır.
İkinci yaygın hata, oy çokluğunu nisapla karıştırmaktır. "Grubun yarısından fazlası onayladı" demek, yasal açıdan yeterli arsa payının orada temsil edildiğini kanıtlamaz. Özellikle büyük daireli maliklerin gruba düzenli bakmadığı ya da katılmadığı durumlarda bu hata sık görülür. Benzer biçimde, kiracıların oy kullandığı oylamalar da nisap hesabında yanlışlığa yol açabilir; çünkü kiracılar kat maliki sayılmaz.
- Toplantı çağrısını yazılı yapmak ve tebligat kaydı tutmak
- Her toplantıda katılım listesi ve imza tutanağı hazırlamak
- Alınan kararları toplantıdan sonra tüm maliklere yazılı dağıtmak
Bu üç basit adım, ileride çıkabilecek hukuki anlaşmazlıkların büyük bölümünü baştan engeller. Yönetici değilseniz ve bu adımları yöneticinizin atmadığını fark ediyorsanız, bunu yöneticiye yazılı olarak hatırlatmak hem sizi hem de diğer malikleri korur. Hatırlatma mesajı bile olsa belgelemek — taahhütlü posta, e-posta ya da zaman damgalı bir dijital kayıt — sizi savunmada güçlü kılar.
Sık Sorulan Sorular
Apartman grubunda "tamam" yazan komşular kararı onaylamış sayılır mı?
Hayır. WhatsApp mesajları Kat Mülkiyeti Kanunu'nun öngördüğü oy kullanma biçimini karşılamaz. Hukuki açıdan geçerli bir onay ya toplantıda hazır bulunularak oy kullanılmasını ya da yazılı onay listesine imza atılmasını gerektirir. "Tamam" yazan mesaj, ne kadar çok kişiden gelirse gelsin, bağlayıcı bir oy değildir.
Yönetici WhatsApp kararına dayanarak aidat artırdıysa ne yapabilirim?
Önce yöneticiden toplantı tutanağını yazılı olarak talep edin. Tutanak yoksa, aidat artışının usulüne uygun alınmış bir karar olmadığını gerekçe göstererek yöneticiye yazılı itirazda bulunun. İtirazınız dikkate alınmazsa sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz. Bu süreçte her yazışmayı saklayın; tarih damgalı belgeler güçlü kanıt oluşturur.
Kiracı olarak beni ilgilendiren bir karar WhatsApp'tan alındıysa ne yapabilirim?
Kiracı olarak kat malikleri kurulunda oy hakkınız bulunmamaktadır; ancak mülk sahibinizi bilgilendirerek onun toplantıda itiraz etmesini ya da yazılı onay vermemesini sağlayabilirsiniz. Mülk sahibine ulaşamıyorsanız şikayetinizi muhtarlık veya ilgili belediye birimi aracılığıyla kayıt altına aldırabilirsiniz.
Tüm maliklerin gruba yazılı onay vermesi kararı geçerli kılar mı?
Hayır, bu bile yeterli değildir. Toplantısız karar usulü, tüm maliklerin aynı öneriye aynı kağıt ya da belge üzerinde imzayla onay vermesini gerektirir; WhatsApp mesajları bu şekli karşılamaz. Maliklerin tamamı katılsa bile toplantısız karar için yazılı ve imzalı bir liste oluşturulması zorunludur.
Usulsüz alınan bir karar ne zamana kadar itiraz edilebilir?
Kat Mülkiyeti Kanunu, hak düşürücü süreler öngörmektedir; bu süreler karar türüne ve koşullarına göre değişir. Genel öneri, haksız bir karardan haberdar olduğunuz anda gecikmeden hareket etmektir. Süre hesabı teknik bir hukuki mesele olduğundan bir avukata danışmak, hak kaybı yaşamamanız için en güvenilir yoldur.
Toplantı yapılmadan ortak alanlara ilişkin karar alınabilir mi?
Sadece tüm maliklerin yazılı onayıyla — toplantısız karar usulü — bu mümkündür; ama bu usulde tek bir malikin bile onay vermemesi durumu engeller. Pratikte özellikle çok daireli binalarda bu yolu kullanmak güçtür. Bu nedenle ortak alan değişiklikleri genellikle toplantı kanalından geçirilmesi gereken kararlardır.