Apartman merdiveni ve asansörü ortak alan sayıldığından burada sigara içmek hem Kat Mülkiyeti Kanunu hem de tütün kullanımını düzenleyen mevzuat kapsamında yaptırıma bağlanabilir. Kısaca yanıtlamak gerekirse: ortak alanda sigara içen komşunuza önce yönetici aracılığıyla yazılı uyarı yaptırabilir, ardından sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz; ayrıca tütün denetim birimleri de sürece dahil olabilir. Bu makale, hangi adımı ne zaman atacağınızı ve hangi kanıtı nasıl toplayacağınızı açıklıyor.
Ortak Alan Nedir, Merdiven ve Asansör Bu Kapsama Girer mi?

Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre apartmanda ortak alan, bütün kat maliklerinin birlikte kullandığı ve üzerinde bağımsız mülkiyet hakkı kurulamayan bölümlerdir. Merdiven boşluğu, asansör kabini ve asansör kuyusu bu tanımın en tartışmasız örnekleri arasında yer alır. Bodrum, çatı katı, sığınak, kapıcı dairesi gibi alanlar da ortak sayılır; ancak gündelik anlaşmazlıkların büyük çoğunluğu merdiven ve asansör üzerinde yoğunlaşır.
Ortak alanların yönetimi, kat malikleri kurulunun aldığı kararlarla ve yönetim planıyla düzenlenir. Bu kararlar oyçokluğu veya oy birliğiyle alınabilir ve tüm kat maliklerini bağlar; kiracılar ise malik adına hareket ettikleri kabul edilerek bu kurallara tabi tutulur. Dolayısıyla "ben kiracıyım, bana uygulanamaz" gibi bir savunma hukuki dayanaktan yoksundur; kiracı da yönetim planı hükümlerine uymakla yükümlüdür.
Merdiven boşluğunun bir bölümünü "kendi katım" sayan ve orada sigara içilmesinin serbestçe mümkün olduğunu düşünen bazı komşular bulunsa da bu yorum kanuni karşılık bulmaz. Binanın ortak alanları bölünemez; herhangi bir katın önündeki koridor veya merdiven sahanlığı da ortak alana dahildir. Asansör ise daha da belirgin biçimde ortak kullanıma hizmet eden kapalı bir mekandır ve içindeki hava kalitesi yalnızca sigara içen kişiyi değil, tüm sakinleri etkiler.
Yönetim planında sigara yasağı açıkça yazılı olsun ya da olmasın, ortak alanın hukuki niteliği tek başına düzenleyici bir çerçeve oluşturur. Yönetim planında yasak varsa yaptırım yolu daha hızlı işler; plan sessizse tütün mevzuatına ve genel hükümlere başvurulur. Her iki durumda da şikayetçi sakin tamamen haksız bir zeminde değildir.
Hangi Kanunlar ve Düzenlemeler Devreye Girer?

Türkiye'de tütün kullanımını kısıtlayan temel mevzuat, 4207 Sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'dur. Bu kanun kamuya açık kapalı alanları ve ortak kullanım alanlarını yasaklanan bölgeler arasında tanımlar. Apartman merdiveni ve asansörünün bu yasak kapsamına girip girmediği ise uygulamada tartışma konusu olmuştur; çünkü söz konusu kanun ağırlıklı olarak ticari, eğitim ve sağlık tesislerini hedef almaktadır. Bununla birlikte yapılan denetimler ve idari kararlar, kapalı ortak kullanım alanlarının kapsam içinde değerlendirilebileceğini ortaya koymaktadır.
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri, kat maliklerinin ve kiracıların ortak alanlara zarar vermesini, diğer sakinlerin yaşamını olumsuz etkilemesini yasaklar. Sigara dumanı, bu çerçevede "rahatsızlık verme" ve "ortak alanın kullanımını kısıtlama" olarak değerlendirilebilir. Yönetim planında sigara yasağı açıkça düzenlenmişse, kurala uymayan kişi hakkında uyarı ve ardından tazminat davası açılması mümkün hale gelir.
Bunlara ek olarak, Türk Medeni Kanunu'nun komşuluk hukukuna ilişkin hükümleri de devreye girebilir. Bir kimsenin kendi hakını kullanırken başkasına zarar vermemesi esastır; duman, koku ve yangın riski bu bağlamda değerlendirilen unsurlar arasındadır. Mahkemelerin bazı kararlarında merdiven katı sigara içimine dayanılarak hem maddi hem manevi tazminata hükmedildiği görülmüştür; ancak her dava kendi koşullarında değerlendirilir.
İmar ve yapı mevzuatı açısından da not düşmek gerekir: kaçış yolları ve yangın merdivenlerinin temiz hava koşullarını sürdürmesi zorunludur. İtfaiye veya belediyenin yapı denetim birimi, yangın güvenliği gerekçesiyle bu alanlarda sigara içilmemesi yönünde bağlayıcı önlem alabilir. Özellikle büyükşehirlerdeki eski apartman stoklarında bu denetim yolunun işleteceği görülmüştür.
Ceza Ne Kadar, Kim Uygular?

4207 Sayılı Kanun kapsamında yasak alanlarda sigara içilmesi halinde idari para cezası uygulanabilir. Bu cezanın miktarı her yıl yeniden değerleme katsayısına göre güncellenmekte olup kesin rakamı ilgili bakanlığın güncel tebliğinden ya da yetkili denetim biriminden teyit etmeniz gerekir. Güncel tutarı burada yazmak yanıltıcı olabileceğinden yalnızca yöntemi göstermekle yetiniyoruz: Tütün ve Alkol Düzenleme Kurumu (TAPDK, bugünkü adıyla Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu veya sağlık bakanlığı birimleri) ile belediye zabıtası bu cezaları uygulayabilir.
Yönetim planından kaynaklanan yaptırımlar ise farklı bir mekanizmayla işler. Yönetici, yazılı uyarıda bulunabilir; uymayan kişi hakkında sulh hukuk mahkemesine başvurulabilir; ve yönetim planında düzenlenmişse para cezası veya ortak alandan yararlanmanın geçici olarak kısıtlanması da gündeme gelebilir. Bu süreç daha uzun sürer ama mahkemenin ihlali kayıt altına alması açısından önemlidir.
Belediye zabıtası, başvuru üzerine yerinde inceleme yapabilir. Yasak alan tespitinde zabıtanın tutanağı tutması, ileride açılabilecek davalarda güçlü bir delil oluşturur. Zabıtaya başvurmak için yazılı ya da dijital dilekçe yeterlidir; kimi büyükşehir belediyelerinde uygulama üzerinden de şikayet iletilebilmektedir.
Sonuç olarak "tek bir kesin ceza tutarı" vermek güçtür çünkü hangi hukuki yolun işletildiğine ve sigara içilen alanın ne ölçüde "kamusal" sayıldığına göre farklı yaptırımlar devreye girer. Pratik açıdan en hızlı ve iz bırakan yol, önce apartman yöneticisine yazılı şikayet, ardından yönetici hareketsiz kalırsa belediye zabıtası ya da sulh hukuk mahkemesidir.
Kanıt Toplama: Ne Kayıt Altına Alınmalı?

Hukuki süreçlerde en kritik unsur kanıttır. Sigara içildiğine dair tanıklık, fotoğraf, güvenlik kamerası görüntüsü veya yazışma kaydı olmadan hem yöneticinin hem de mahkemenin eyleme geçmesi güçleşir. Bu nedenle şikayet etmeyi düşünen sakinlerin önce sistematik bir kanıt dosyası oluşturması önerilir.
Tarih ve saat damgalı fotoğraf ya da kısa video en güçlü delil niteliğindedir. Akıllı telefon kamerasıyla merdivenin veya asansörün içindeki duman izini, sigara izmaritini ya da aşikar sigara içme sahnesini kayıt altına alabilirsiniz. Güvenlik kamerasına erişiminiz yoksa yöneticiden ilgili tarih aralığındaki görüntüleri talep etme hakkınız vardır; bu talep yazılı yapılmalı ve cevap için makul bir süre tanınmalıdır.
Diğer sakinlerin tanıklığı da delil değeri taşır. Aynı sorunu yaşayan komşularınızın imzaladığı ortak bir dilekçe, yöneticinin ya da mahkemenin durumu ciddiye almasını kolaylaştırır. Tek kişinin sözlü şikayeti çoğunlukla kayıt oluşturmaksızın geçiştirilir; oysa birden fazla imza somut bir toplu şikayet anlamına gelir.
WhatsApp veya diğer mesajlaşma uygulamalarından yapılan uyarılar da delil olarak sunulabilir. Eğer ihlali yapan kişiye bu yolla "lütfen ortak alanda sigara içmeyin" diye mesaj attıysanız ve yanıt almadıysanız ya da olumsuz yanıt geldiyse bu yazışma ekran görüntüsü olarak dosyaya eklenebilir. Önemli olan tarihin ve gönderen bilgisinin açıkça görülmesidir.
Yöneticiye Başvurmak: Adım Adım Süreç

Şikayet sürecinin ilk adımı her zaman apartman yöneticisine yazılı başvurudur. Sözlü yakınma kolayca inkâr edilebilir veya "ciddi bulunamadı" diye geçiştirilebilir; oysa tarih ve imza taşıyan bir dilekçe hem yöneticinin harekete geçmesini tetikler hem de ilerideki aşamalar için iz bırakır. Dilekçeyi elden teslim ederek bir kopyasına "alındı" şerhi düşürttürmek ya da noter kanalıyla göndermek, teslimi belgeler.
Dilekçede şu bilgilerin bulunması yeterlidir: şikayet eden kişinin adı ve dairesi, olayın tarihleri ve yeri (örn. "3. katta merdiven sahanlığı"), varsa tanıklar veya fotoğraf delilleri, talep edilen önlem (yazılı uyarı, yönetim kurulu gündemine alınması veya zabıtaya bildirim). Uzun ve hukuki bir metin gerekmez; açık ve anlaşılır Türkçe yeterlidir.
Örnek dilekçe metni:
Sayın Yönetici,
[Adres] apartmanının [kat/daire] numaralı bağımsız bölümünde oturmaktayım. [Tarih/tarihler]'de apartmanın [merdiven/asansör] ortak alanında sigara içildiğini bizzat gözlemledim; bu durum ailemde bulunan [astım hastası / çocuk / yaşlı vb.] bireyler için ciddi sağlık riski oluşturmakta ve ortak alanın kullanımını güçleştirmektedir. Kat Mülkiyeti Kanunu ve yönetim planı çerçevesinde gerekli uyarının yapılmasını, tekrar etmesi halinde ise yasal işlem başlatılmasını talep ederim.
Saygılarımla,
[Ad Soyad] — [Tarih]
Yönetici bu dilekçeyi aldıktan sonra makul bir süre (genellikle 7-15 gün kabul görür) içinde yanıt vermeli ve önlem almalıdır. Yanıt gelmezse veya "yapacak bir şey yok" denirse, artık bir sonraki aşamaya geçme gerekçeniz belgelenmiş demektir. Bu noktada belediye zabıtası veya sulh hukuk mahkemesi devreye girer.
Yönetici Hareketsiz Kalırsa: Sulh Hukuk Mahkemesi ve Zabıta

Yönetici harekete geçmezse iki paralel yolu aynı anda işletebilirsiniz: belediye zabıtasına şikayet ve sulh hukuk mahkemesine dava açmak. Zabıtaya başvurmak daha hızlı ve masrafsızdır; mahkeme ise daha uzun ama daha bağlayıcı sonuçlar üretir. Pratikte önce zabıtayı denemek, tescil edilmiş bir ihlal oluşturması nedeniyle akıllıca bir sıralama olabilir.
Belediye zabıtasına dilekçe, o ilçenin belediyesine yazılı ya da dijital kanal üzerinden iletilir. Dilekçede adresi, şikayet konusunu ve varsa delilleri belirtin; zabıta yerinde inceleme yaparak tutanak düzenleyebilir. Bu tutanak ileride yargı sürecine taşınırsa güçlü destekleyici belge niteliği taşır.
Sulh hukuk mahkemesinde Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde "ortak alanın kullanımını engelleme" davası açılabilir. Bu davada mahkeme hem ihlali tespit edebilir hem de devam etmesi halinde para cezasına veya tazminata hükmedebilir. Avukat tutmak zorunlu değildir; ancak dilekçenin hukuki unsurları taşıması için avukattan danışmanlık almak süreci hızlandırır.
Dava açmaya karar verdiğinizde topladığınız tüm kanıtları (fotoğraflar, yazışmalar, tanık listesi, yöneticiye iletilen dilekçe ve alındı belgesi) hazır bulundurun. Mahkeme, tarafları dinleyerek karar verecektir; ihlali ispat yükü şikayetçi tarafa aittir, bu yüzden belgeli kanıt dosyası davayı lehte sonuçlandırmada belirleyici rol oynar.
Kiracıysanız Durum Farklı mı?

Kiracı olarak ortak alanda sigara içen komşunuz da yönetim planına ve Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan kurallara tabidir; kira sözleşmesi bu yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. Yönetici hem kiracıya hem de kiralayana (eve sahibi) birlikte uyarı gönderebilir; çünkü malikin kiracısının davranışlarından belirli ölçüde sorumlu tutulduğu görülmektedir.
Kiracıysanız ve komşunuz malik ise bu durum şikayet sürecini zorlaştırmaz; yöneticiye başvuru yolunuz aynıdır. Ancak malikler zaman zaman yönetim kurulunda daha güçlü bir sese sahip olabilir; bu nedenle dilekçenizin yazılı ve belgelenmiş olması daha da önem kazanır. Yöneticinin taraflı davrandığını düşünüyorsanız doğrudan belediye zabıtası ya da mahkeme yolu daha sağlıklı bir seçenektir.
Kira sözleşmenizde ortak alana ilişkin özel bir hüküm varsa (örneğin "ortak alanı yönetim planına uygun kullanma yükümlülüğü") bunu da şikayet dilekçenizde zikredebilirsiniz. Bu, evinizin sahibinin de sürece dahil olmasını ve kiracısına baskı uygulamasını kolaylaştırabilir.
Aynı şekilde siz kiracısınız ve sigara içen kişi başka bir dairenin maliki ise yaklaşım değişmez. Kat Mülkiyeti Kanunu mülkiyet statüsüne bakılmaksızın ortak alanın kullanım kurallarını herkese eşit uygular. "Malik olduğu için daha fazla hakkı var" şeklinde bir anlayış hukuken geçerli değildir.
Sağlık Gerekçesi: Pasif İçicilik ve Kapalı Ortak Alan

Merdiven boşluğu ve asansör, genellikle dar ve yetersiz havalandırılan kapalı alanlardır. Sigara dumanı bu mekanlarda uzun süre askıda kalır ve duman kaynağından uzaklaşıldıktan sonra bile solunum yolu rahatsızlıklarını tetikleyebilecek konsantrasyonlarda bulunabilir. Astım, KOAH veya alerjisi olan sakinler için bu durum doğrudan sağlık riski anlamına gelir.
Hukuki süreçlerde sağlık gerekçesini somutlaştırmak şikayetin güçlenmesine yardımcı olur. Ailenizdeki astım ya da kronik solunum rahatsızlığı tanısını belgeleyen sağlık raporu, duman maruziyetinden kaynaklanan şikayetlerin kayıt altına alındığı doktor notları ya da çocuk doktorunun ifadesi, idari ve yargısal mercilerin olayı ciddiye almasını sağlar. Bu raporları dilekçenize ek olarak sunabilirsiniz.
Türkiye'de tütün dumanından pasif maruziyetle ilgili sağlık mercilerine de şikayet yolu açıktır; İl Sağlık Müdürlükleri tütün denetim birimi bu konuda başvuru kabul etmektedir. Söz konusu birimin yerinde inceleme yapması ve denetim tutanağı düzenlemesi, hem idari yaptırım hem de tazminat davası için destekleyici belge oluşturur.
Küçük çocukları olan aileler için durum özellikle kritiktir: çocuklarda pasif duman maruziyeti üst solunum yolu enfeksiyonlarını ve kulak enfeksiyonlarını artırdığı bilinmektedir. Bu nedenle küçük çocuklu aileler, sağlık gerekçesini ön plana çıkararak yöneticiden ve mercilerden daha hızlı yanıt alabilmektedir.
Site Yönetimi Platformuyla Şikayet Süreci Nasıl İşler?

Apartmanınız veya siteniz Site Yönetimi platformu üzerinden yönetiliyorsa ortak alan sigara şikayetinizi uygulamadan yazılı olarak iletebilirsiniz. Bu yöntemin en büyük avantajı, mesajınızın otomatik tarih ve saat damgasıyla kayıt altına alınması ve yöneticinin "şikayet bana ulaşmadı" demesine yer bırakmamasıdır. Dilekçeyi elden teslim edip imzalatmak zorunda kalmaz, WhatsApp'ta mesajın okunup okunmadığını takip etmezsiniz; şikayet akışı platformda şeffaf biçimde görünür.
Platform üzerinden şikayet oluşturduktan sonra yöneticinin verdiği yanıtı ve aldığı önlemleri de aynı ekranda takip edebilirsiniz. Yanıt süresi, yapılan işlem notu ve şikayetin kapanma durumu kayıt altında tutulduğundan sulh hukuk mahkemesine ya da belediye zabıtasına başvurmanız gerekirse bu veriyi delil olarak sunmanız kolaylaşır.
Aidat borcu ve ödeme durumu da aynı platform üzerinden takip edilebilir. Bu, ortak alan uyuşmazlıklarında sıkça gündeme gelen "senin aidatın ödenmiş mi?" gibi konu dışı saldırılara karşı şeffaflık sağlar; herkes kendi hesabını platform üzerinden görebildiğinden tartışma zemin bulmaz.
Site Yönetimi, yöneticilere de standart bir şikayet akışı sunarak "ne zaman ne yapıldı" sorusuna net yanıt verir. Aksiyon alınmadan kapatılan şikayetler sistemde görünür olmaya devam eder; bu da yönetici hesap verebilirliğini artırır. Küçük veya orta ölçekli konut siteleri için özellikle pratik olan bu özellik, büyük rezidanslarda çok sayıda eş zamanlı şikayetin düzenli biçimde yönetilmesine de imkan tanır.
Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Kaçınma Yolları

En yaygın hata, sorunu yalnızca sözlü olarak dile getirmek ve yazılı iz bırakmamaktır. "Yüzüne söyledim" veya "merdivende uyardım" şeklindeki müdahaleler anlaşmazlık büyüdüğünde hiçbir değer taşımaz; üstelik karşı tarafın inkâr etmesi halinde sizi savunmasız bırakır. Sözlü uyarıyı yaptıktan sonra aynı gün kısa bir mesaj ya da e-posta atmak bile tutarsız bir belge oluşturur.
İkinci yaygın hata, yöneticiye şikayet etmeden doğrudan mahkemeye ya da zabıtaya gitmektir. Bazı mahkemeler uyuşmazlıkta zorunlu ön başvuru aşamasının tüketilmesini ararken, zabıta da çoğu zaman "yöneticiyle çözmeyi denediniz mi?" diye sorar. Yöneticiye yazılı başvuruyu atlamak hem süreci uzatabilir hem de iyi niyetli şikayetçi izlenimini zedeleyebilir.
Üçüncü hata ise duygusal ve tehditkâr bir dil kullanmaktır. Dilekçe veya mesajlarda "seni şikayet edeceğim, pişman olacaksın" gibi ifadeler kullanmak, hem karşı tarafın sizi karşı dava tehdidiyle yanıtlamasına zemin oluşturabilir hem de yönetici ve mercilerin sizi ciddiye almamasına yol açabilir. Sakin, olgusal ve belge odaklı bir dil her zaman daha etkilidir.
- Şikayeti yalnızca sözlü bırakmayın; her zaman yazılı iz bırakın.
- Yöneticiye resmi başvuru yapmadan üst mercilere gitmeyin.
- Dilekçede tarih, yer ve mümkünse delil referansı mutlaka bulunmalı.
Sık Sorulan Sorular
Asansörde sigara içen komşuya direkt ben ceza verebilir miyim?
Hayır, bireysel olarak idari ceza kesme yetkisi yoktur. Ceza yetkisi belediye zabıtası veya yetkili tütün denetim birimlerine aittir. Yapabileceğiniz şey, delillerle birlikte bu mercilere yazılı başvurmak ve yerinde denetim talep etmektir. Yönetici de yönetim planı kapsamında uyarı yapabilir; ancak para cezası kesme yetkisi idari mercilerdedir.
Yönetim planında sigara yasağı yoksa şikayet yolu tamamen kapanır mı?
Hayır, yönetim planında açık yasak olmasa da Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ortak alan kullanımına ilişkin genel hükümleri ve tütün mevzuatı yine uygulanabilir. Plansız durumda yol biraz daha dolaylıdır; ancak "diğer sakinleri rahatsız etme" ilkesini düzenleyen hükümler çerçevesinde yöneticiye başvuru ve ardından zabıta/mahkeme seçenekleri açık kalmaya devam eder.
Apartman güvenlik kamerası görüntüsüne nasıl ulaşabilirim?
Ortak alanlardaki güvenlik kamerası görüntüleri, kat maliklerinin ortak mülkiyetine ait verilerdir. Yöneticiye yazılı olarak ilgili tarih ve saat aralığındaki görüntülerin saklanmasını ve kendinize iletilmesini talep edebilirsiniz. Yönetici bu talebi reddetmez; reddetmesi halinde sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti kararı isteyebilirsiniz. Kamera kayıtlarının genellikle 7-30 gün tutulduğunu göz önünde bulundurarak talebinizi gecikmeden yapın.
Kiracı olan biri şikayet edebilir mi, yoksa yalnızca malikler mi başvurabilir?
Kiracılar da yöneticiye şikayet başvurusu yapabilir; Kat Mülkiyeti Kanunu kiracılara bu hakkı tanımaktadır. Kat malikleri kurulunda oy hakkı yoktur; ancak ortak alan kullanımına ilişkin şikayetlerde yöneticiye ve yetkili mercilere başvurma yetkileri bulunmaktadır. Kiracı olmanız şikayet yolunu kapatmaz.
Şikayet etmeden önce komşuyu doğrudan uyarmalı mıyım?
Zorunlu değil, ancak kısa ve nazik bir doğrudan uyarı çoğu zaman en hızlı çözümü sağlar. Uyarıyı yaparken mesaj veya yazılı not gibi iz bırakan bir yöntem seçin; böylece komşunun bilgilendirildiğini ileride kanıtlayabilirsiniz. Uyarıya rağmen devam ederse yönetici ve mercilere başvurduğunuzda "uyardım, dinlemedi" belgelenmiş hale gelir; bu da şikayetinizin ciddiye alınmasını kolaylaştırır.
Merdivene sigara içme yasak tabelası asmak yeterli midir?
Tabela, uyarıcı nitelik taşır ve ihlali bilgisizlik gerekçesiyle savunmayı güçleştirir; bu anlamda faydalıdır. Ancak tabelanın yasal bağlayıcılık sağlaması için kat malikleri kurulunun bu yasağı resmi kararla tescil etmesi ve yönetim planına işlemesi gerekir. Kararın alınması, ihlalciye daha güçlü bir uyarı yapılmasını ve mahkemede daha sağlam bir dayanak kullanılmasını mümkün kılar. Tek başına asılan tabela yeterli değil, destekleyici bir adım olarak değerlendirilebilir.