Apartmanda fare gördüğünüzde ilk soru şu olur: "Bu benim sorunum mu, yoksa yöneticinin mi?" Kısa cevap şudur: farenin nerede ortaya çıktığına bağlı. Bodrum, merdiven boşluğu, çöp odası veya ortak koridorlar gibi ortak alanlarda görülen fareler için sorumluluk yöneticiye ve tüm kat maliklerine aittir. Yalnızca kendi dairenizin içinde fare sorunu yaşıyorsanız durum biraz farklılaşır; ancak bu durumda bile binanın altyapısından kaynaklanan genel bir sorun söz konusuysa yöneticinin devreye girmesi gerekir.
Sorumluluk Kimindir? Temel Karar Çerçevesi

Fare sorununun nerede başladığını ve nerede sürdüğünü anlamak, sorumluluğu doğru tarafa yüklemenin ilk adımıdır. Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde apartmanın ortak yerleri — bodrum katlar, sığınaklar, çöp toplama odaları, merdiven boşlukları, asansör pitleri, su depoları ve bahçeler — kat maliklerinin birlikte sorumlu olduğu alanlardır. Bu alanlarda çıkan haşere sorunu bireysel bir sakin meselesi değil, binanın bütünü adına yönetilmesi gereken kolektif bir sorundur.
Yönetici ya da yönetim kurulu bu ortak alanların temizliğini, bakımını ve gerekli ilaçlamayı organize etmekle yükümlüdür. Buna ilaçlama, fare kapanı yerleştirme, sızdırmazlık önlemleri ve çöp yönetimi dahildir. Yönetici görevi ihmal ederse kat malikleri kurulu kararıyla ondan hesap sorabilir veya gerekli işlemi başlatması için yazılı bildirim yapabilir.
Öte yandan dairenizin içinde, yani size ait bağımsız bölümde fare görüldüğünde durum farklı değerlendirilir. Kiracıysanız kiralayana (mal sahibine) bildirmek ve kira sözleşmenizdeki bakım yükümlülüklerini incelemek gerekir. Mal sahibiyseniz kendi dairenizin bakımından öncelikle siz sorumlusunuzdur; ancak sorunun kaynağının ortak alanlar olduğunu kanıtlayabilirseniz yöneticinin müdahalesini talep etme hakkınız doğar. Çoğu durumda fare sorunu tek bir noktadan değil, binada birden fazla yerden beslenerek yayılır; bu nedenle bütüncül bir yaklaşım zorunludur.
Özet olarak şunu söyleyebiliriz: Fare bodrum ya da çöp odasından giriyorsa yönetici sorumludur. Fare komşunun dairesinin bozuk mutfak dolaplarından geçiyorsa hem komşunun hem yöneticinin müdahale etmesi gerekir. Fare yalnızca sizin dairenizde görünüyor ve binanın geri kalanında sorun yoksa bireysel tedbir almanız beklenir; ancak yine de yöneticiyi bilgilendirmeniz faydalıdır.
Ortak Alanlarda Fare Çıkmasının Sebepleri

Fare sorununun neden ortak alanlarda başladığını anlamak, çözümü hızlandırır. Apartman binalarında farelerin en çok girdiği yerler bodrum katlar, çöp toplama noktaları, atık su boruları çevresindeki boşluklar ve eski binalardaki yıpranmış izolasyon malzemeleridir. Özellikle çöp odalarının kapıları sızdırmıyorsa, çöp düzenli kaldırılmıyorsa ya da organik atıklar uzun süre bekletiliyorsa fareler için ideal bir yaşam alanı oluşur.
Boru geçiş deliklerinin sıvalanmamış bırakılması da yaygın bir giriş noktasıdır. Elektrik ve su tesisatı döşenirken duvarda açılan ancak sonradan kapatılmayan delikler, fareler için binanın bir katından diğerine geçiş koridoru işlevi görür. Bu tür yapısal açıklar bireysel mal sahibinin değil, binanın genel bakımından sorumlu yöneticinin gidermesi gereken eksikliklerdir.
Çevre koşulları da belirleyicidir. Yakın çevrede yıkılan bir bina, boş arsa ya da işletme varsa fare popülasyonu yerinden edilir ve yeni barınak arayışına girer. Bu tür dış etkenler binanızın kontrolünde olmasa da alınacak önleyici tedbirler — giriş noktalarını kapatmak, düzenli ilaçlama yaptırmak — etkiyi ciddi ölçüde azaltır. Yöneticinin bu tür çevresel değişiklikleri takip etmesi ve proaktif davranması beklenir.
Son olarak binadaki komşuların yaşam alışkanlıkları da rol oynar. Merdivene bırakılan besin atıkları, ortak alanda yenilen yiyecek artıkları veya dairesinden çöpünü zamanında çıkarmayan komşular fareyi cesaretlendirir. Bu durum hem birey hem yönetim sorumluluğunu birlikte gündeme getirir; yönetici kat maliklerine ve kiracılara hijyen konusunda uyarı yapabilir, gerektiğinde kat malikleri kuruluna taşıyabilir.
Yöneticiden Ne Talep Edebilirsiniz?

Yöneticiden talep edebileceğiniz ilk ve en temel şey yazılı bildirim hakkınızı kullanmaktır. Sözlü söylemek yeterli değildir; çünkü yönetici üç hafta sonra "haberim yoktu" diyebilir. Şikayetinizi tarih, yer ve gözlemlediğiniz durumu içerecek şekilde yazılı olarak iletin. Posta, e-posta veya WhatsApp ekran görüntüsü bile ispat değeri taşıyabilir; ancak iadeli taahhütlü posta en güçlü yöntemdir.
Yöneticinin haşere kontrolü kapsamında yapması beklenenler arasında profesyonel ilaçlama şirketi kiralama, giriş noktalarının fiziksel olarak kapatılması ve buna ilişkin teklifleri kat malikleri kuruluna sunması yer alır. İlaçlama masrafı aidat havuzundan karşılanır; bu nedenle ek ücret talebinin de toplantıda karara bağlanması gerekir. Acil bir durum söz konusuysa yönetici belirli sınırlar dahilinde toplantı kararı beklemeksizin tedbir alabilir.
Yönetici harekete geçmiyorsa bir sonraki adım kat malikleri kurulu toplantısı talep etmektir. Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre kat maliklerinin belirli bir oranı yazılı olarak talep ederse yönetici toplantı düzenlemek zorundadır. Toplantıda haşere kontrolü gündeme taşınır, karar alınır ve yöneticinin bu karara uyması zorunlu hale gelir. Toplantı tutanağı resmi kayıt niteliği taşır.
Tüm bu adımları uygulamanıza rağmen yönetici hâlâ harekete geçmiyorsa Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurma hakkınız doğar. Bu aşamada bir avukattan destek almanız hem süreci hızlandırır hem de yazışmaların doğru formatta tutulmasını sağlar. Ancak pratikte çoğu sorun, ısrarcı ve belgelenmiş bir yazılı şikayetle daha erken çözüme kavuşur.
Kiracıysanız Durumunuz Farklı Mı?

Kiracı olarak fare sorunuyla karşılaştığınızda önce kira sözleşmenizi ve Türk Borçlar Kanunu'ndaki kiracı-kiraya veren ilişkisini göz önünde bulundurmanız gerekir. Kiraya verenin, kiralanan taşınmazı kullanıma elverişli şekilde teslim etme ve kullanım süresi boyunca bu durumu sürdürme yükümlülüğü vardır. Eğer fare sorunu dairenin yapısal kusurlarından kaynaklanıyorsa (bozuk boru izolasyonu, kapatılmamış delikler, çökük taban gibi) kiraya veren bu kusuru gidermekle yükümlüdür.
Kiracı olarak yapmanız gereken ilk şey sorunu kiraya verene yazılı olarak bildirmek ve makul bir süre içinde giderilmesini talep etmektir. Bildirim tarihten itibaren belgelenmiş olmalıdır. Kiraya veren harekete geçmezse ve sorun kira sözleşmesinin kullanım amacını önemli ölçüde bozuyorsa kira bedelinden indirim ya da sözleşmeyi feshetme gibi yasal yollara başvurabilirsiniz; ancak bu adımları atmadan önce hukuki danışmanlık almanız önemlidir.
Öte yandan kiracının kendi kullanım alışkanlıklarından kaynaklanan bir fare sorunu varsa (örneğin mutfakta uzun süre açık bırakılan besinler, düzensiz çöp yönetimi) bu durum kiracının sorumluluğuna girer. Kira sözleşmeleri genellikle kiracının temizlik ve bakım yükümlülüklerini düzenler; bu yükümlülüklerin ihlali kiraya verene erken fesih hakkı tanıyabilir. Sorunun kaynağını doğru tespit etmek, hem kiracı hem kiraya veren açısından hak kayıplarını önler.
Binadaki diğer kiracılar da aynı sorunu yaşıyorsa bu durum sorunun bireysel kullanım alışkanlıklarından değil, binanın genel durumundan kaynaklandığını güçlü biçimde gösterir. Bu kanıtı kiraya verenle ve gerekirse yöneticiyle paylaşmak, sorumluluğun doğru şekilde atfedilmesini kolaylaştırır.
Adım Adım Çözüm Yolu: Ne Yapmalısınız?

Fare sorunuyla karşılaştığınızda paniklemeden sistematik adımlar atmak süreci kısaltır. Önce farenin nerede göründüğünü belgeleyin: tarih, konum, sıklık. Varsa fotoğraf ya da video kaydı alın. Bu belgeler hem yöneticiye iletişiminizde hem de olası hukuki süreçlerde işe yarar. Kapsamlı bir gözlem yapmadan "fareler her yerde" demek, çözümün doğru noktadan başlamasını geciktirir.
İkinci adım yöneticiye yazılı bildirim yapmaktır. Bildirimi kısa, net ve tarih içerecek şekilde hazırlayın. Ortak alandaki bir sorunu bildiriyorsanız şöyle bir dil kullanabilirsiniz:
"[Tarih] itibarıyla binamızın [konum: bodrum kat / çöp odası / merdiven boşluğu] bölümünde fare görüldüğünü yazılı olarak bildiririm. Ortak alanların bakım ve temizliğinden sorumlu yönetici sıfatıyla gerekli ilaçlama ve fiziksel önlemlerin [makul süre, örn. 15 gün] içinde alınmasını talep ederim. Aksi halde Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesindeki haklarımı kullanmak zorunda kalacağım."
Üçüncü adım bekleme süresini takip etmektir. Yönetici makul bir süre içinde harekete geçmediyse kat malikleri kurulu toplantısı talep edin. Toplantı gündeminize bu konuyu açıkça yazın ve hem ilaçlama kararı hem de maliyetin aidat havuzundan karşılanması için oy kullanın. Çoğunluk kararı alındığında yönetici uymak zorunda kalır.
Dördüncü adım geçici bireysel tedbirler almaktır. Yöneticinin adımı atmasını beklerken kendi dairenizde altta kalan kapı boşluklarını kapatın, mutfak dolapları ve tezgah altındaki delikleri kontrol edin, besinleri kapalı kaplarda saklayın ve çöpleri sık boşaltın. Bu önlemler sorunun kaynağını ortadan kaldırmaz ama sizi ve dairenizi korur. Ayrıca komşularınızla iletişime geçerek aynı sorunu yaşayıp yaşamadıklarını öğrenmek, sorunun boyutunu netleştirir.
Hukuki Dayanak: Kat Mülkiyeti Kanunu Ne Diyor?

Kat Mülkiyeti Kanunu, apartman ve site yönetiminde yöneticinin ve kat maliklerinin görev ve sorumluluklarını genel hatlarıyla belirler. Kanun, ortak yerlerin bakımı, temizliği ve onarımını kat maliklerinin ortak yükümlülüğü olarak tanımlar. Yönetici bu yükümlülükleri yerine getirecek kişi olarak kat malikleri kurulunca seçilir ve onlara hesap verir.
Ortak alanların haşereden arındırılması bu bakım yükümlülüğünün kapsamı içindedir. Kanun, haşere ilaçlamasını doğrudan ve açıkça saymasa da yöneticinin görevleri arasında sayılan "binanın bakımını sağlama" geniş yorumlandığında ilaçlama zorunlu hale gelir. Mahkeme kararları da genellikle bu yönde şekillenmektedir. Yöneticinin bu görevi ihmal etmesi, kat malikleri kurulunun yöneticiyi görevden almasına ya da tazminat talep etmesine zemin hazırlayabilir.
Belirtmek gerekir ki yönetici kat malikleri kurulunun kararlarıyla bağlıdır. İlaçlama gibi bir giderin onaylanması için kural olarak kat malikleri kurulunun kararı aranır. Ancak acil ve zorunlu bakım harcamalarında yönetici belirli sınırlar dahilinde bağımsız hareket edebilir; bu sınırlar yönetim planında veya kanunun öngördüğü genel çerçevede belirlenir. Dolayısıyla yönetici "toplantı olmadan karar veremem" diyerek sonsuz süre erteleyemez; acil durumda harekete geçmek zorundadır.
Kiracı ile kiraya veren arasındaki ilişki ise Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Kiraya verenin taşınmazı kullanıma elverişli halde bulundurma yükümlülüğü, fare gibi haşerelerin dairenin kullanımını olumsuz etkilemesi durumunda devreye girer. Bu iki kanun arasındaki geçişkenliği anlamak, hem kiracının hem mal sahibinin hangi mercie başvuracağını bilmesini sağlar.
Özel Durumlar: Bodrum Kat, Site ve Ticari Alan

Bodrum kat kullanımı özel dikkat gerektirir. Birçok apartmanda bodrum kat birden fazla kat malikine ait depo bölümlerine ayrılmıştır. Bu alanlar hem ortak alan niteliği hem de bağımsız bölüm niteliği taşıyabileceğinden sorumluluk tartışmalı hale gelebilir. Genel kural şudur: Bodrumun ortak geçişleri, koridorları ve teknik hacimleri yöneticinin sorumluluğundadır; bireysel depo bölümleri ise o bölümü kullanan kat malikinin sorumluluğundadır. İki alanın birbirini beslemesi durumunda her iki tarafın da önlem alması gerekir.
Kapalı site ya da rezidanslarda durum daha karmaşık olabilir. Birden fazla bloktan oluşan sitelerde yönetim kurulu bulunur ve ortak alanlar çok daha geniş kapsar (peyzaj, otopark, havuz çevresi, yürüyüş yolları). Bu tür yapılarda haşere kontrolü genellikle site yönetiminin yıllık bütçe planlamasına dahil edilir ve periyodik ilaçlama sözleşmesi yapılır. Sakin olarak yönetim kuruluna yazılı başvuru yapmak ve toplantı gündemine aldırmak aynı şekilde geçerlidir.
Apartmanın zemin katında işyeri bulunuyorsa (restoran, market, büfe gibi) fare sorununun kaynağı bu işyeri olabilir. Ticari alanlar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile belediye sağlık birimlerinin denetimine tabidir. Fare gördüğünüz işyerini belediyenin zabıta ya da sağlık müdürlüğüne şikayet etme hakkınız vardır. Bu şikayetle birlikte yöneticiye de yazılı bildirim yaparak ticari işyeri sahibini uyarmasını talep edebilirsiniz.
Eski ve bakımsız binalarda fare sorunu genellikle kronik hale gelir. Bu durumda tek seferlik ilaçlama yetmez; yalıtım ve yapısal onarım gerekir. Yönetici bu gerçeği kat maliklerine açıkça anlatmalı ve uzun vadeli bir plan sunmalıdır. Kat malikleri ise masrafı paylaşmaktan kaçınarak süreci uzatmamaları gerektiğini bilmelidir; kronik bir haşere sorununun çözümsüz bırakılması binanın değerini düşürür ve tüm kat maliklerini zarara uğratır.
Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Nasıl Kaçınırsınız

En yaygın hata, sorunu sözlü bildirip yazılı kayıt bırakmamaktır. Komşulara ya da kapıcıya söylemek, yöneticiye söylemiş saymak değildir. Sözlü bildirimler inkâr edilebilir; yazılı bildirimler inkâr edilemez. WhatsApp grubu mesajı bile tarih damgası ve okundu bilgisiyle belge değeri taşır; ancak daha resmi kanallar her zaman daha güçlüdür. Bu nedenle önce yazın, sonra konuşun.
İkinci yaygın hata, bireysel ilaçlamayı çözüm zannetmektir. Dairenize haşere ilacı sıkmak geçici rahatlama sağlayabilir, ancak binanın ortak alanlarındaki kaynak temizlenmediği sürece sorun geri gelir. Bireysel ilaçlamayı yaparken paralelde yöneticiye de sorunun ortak alanlara ilişkin boyutunu bildirin. İkisini birlikte yürütmek en akılcı yaklaşımdır.
Üçüncü hata, komşuları suçlayarak doğrudan çatışmaya girmektir. Fare sorununun kaynağı bir komşunun ihmali olsa bile doğrudan kapıya dayanmak çoğunlukla işe yaramaz, ilişkileri bozar ve zaman kaybettirir. Bunun yerine yöneticiyi aracı olarak kullanmak hem daha etkili hem daha huzurludur. Yönetici o komşuya binanın genel kuralları çerçevesinde uyarı yapabilir; bu uyarı sizin yapacağınızdan daha bağlayıcıdır.
Son olarak hukuki yola başvurmayı geciktirmek de sık yapılan bir hatadır. Yönetici aylarca hareketsiz kaldığında "bir şeyler yapar belki" diye beklemeye devam etmek hem sizi hem binadaki diğer sakinleri mağdur eder. Yazılı bildirim yaptıktan sonra makul sürede yanıt gelmezse kat malikleri kurulu toplantısı talep etmekte geç kalmayın. Süre ne kadar uzarsa sorun o kadar derinleşir ve çözüm maliyeti artar. Apartmanda gürültü sorunuyla karşılaştığınızda nasıl sistematik davranılıyorsa, aynı kararlılığı haşere sorununda da göstermek gerekir.
Aidat ve Harcama: Maliyeti Kim Karşılar?

Ortak alan ilaçlama masrafı, apartmanın ortak giderleri kapsamında değerlendirilir ve kat malikleri tarafından arsa payları oranında karşılanır. Bu masraf yöneticinin bütçe planlamasına dahil edilmeli ve yıllık ya da dönemsel olarak öngörülmelidir. Bazı apartmanlarda ilaçlama yönetim planında ayrı bir kalem olarak yer alır; bazılarında ise "bakım ve temizlik" kalemi altında değerlendirilir.
Eğer apartmanınızda aidat toplanmıyor ya da toplanan aidat yetmiyorsa bu sorunun ayrıca çözülmesi gerekir. Kat malikleri kurulu, ek aidat ya da avans toplanması kararı alabilir. Aidat toplayamama sorunu yaşayan apartmanlarda haşere kontrolü de dahil olmak üzere pek çok bakım hizmeti aksıyor; bu kısır döngüyü kırmak için önce aidat sistemini düzene sokmak gerekiyor.
İlaçlama yapılacak firma seçiminde fiyat tek ölçüt olmamalıdır. Lisanslı bir haşere kontrol firmasıyla sözleşme yapılması hem etkinlik hem de yasal uyumluluk açısından önemlidir. Firma, kullandığı kimyasalların etken maddelerini ve uygulama protokolünü belgelemeli; gerektiğinde ikinci bir müdahale garantisi vermelidir. Yönetici bu sözleşmeyi şeffaf şekilde kat maliklerine sunmalı ve fatura ile uygulamaya ilişkin tutanağı arşivde saklamalıdır.
Masrafın paylaşımında anlaşmazlık çıkması durumunda Kat Mülkiyeti Kanunu'nun öngördüğü mecburi aidat hükümleri devreye girer. Aidat borcunu ödemeyen kat maliki aleyhine yasal takip başlatılabilir. Bu bağlamda yöneticinin hem tahsilat hem de harcama konusunda şeffaf kayıt tutması kritik önem taşır; eksik kayıt her iki tarafı da haksız konuma düşürebilir.
Site Yönetimi Platformu Kullananlar İçin: Şikayetinizi Kayıt Altına Alın
Apartmanınız veya siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa fare sorunu gibi acil şikayetlerinizi dijital ortamda yazılı ve tarih damgalı olarak iletebilirsiniz. Bu, el yazısı dilekçe ya da kaybolabilecek WhatsApp mesajından çok daha güvenli bir iz bırakır. Platform üzerinden ilettiğiniz şikayet otomatik olarak kaydedilir, yöneticiye bildirim gider ve süreç takip edilebilir hale gelir.
Yöneticinin verdiği yanıt ve aldığı aksiyonlar da aynı sistem üzerinden görülebilir. Bir hafta içinde "ilaçlama firmasına teklif istendi" notunu ya da "ilaçlama tarihi belirlendi" bildirimini görmek, hem sakinlerin güvenini artırır hem de yöneticinin hesap verebilirliğini destekler. Sözlü vaatler unutulur; platform üzerindeki yazışmalar unutulmaz.
Aidat ve borç durumunuzu da şeffaf biçimde görebilirsiniz. Ortak giderlerin nasıl harcandığını, ilaçlama bedelinin bütçede nerede yer aldığını ve tahsilat oranını izlemek, sakin olarak daha bilinçli kararlar vermenizi sağlar. Bir sonraki kat malikleri kurulu toplantısında "ilaçlama için yeterli bütçe var mı?" sorusunu elinizde somut verilerle sorabilirsiniz. Bu şeffaflık, yöneticinin işini hem kolaylaştırır hem de denetlenebilir kılar.
Birden fazla sakinin aynı şikayeti kayıt altına alması, sorunun bireysel değil sistemik olduğunu kanıtlar. Platformun bu toplu şikayet görünürlüğü, yöneticinin önceliklendirme kararlarını da doğrudan etkiler. Tek bir sakin şikayet ettiğinde "aşırı hassas biri" izlenimi doğabilir; beş sakin aynı sorunu kayıt altına aldığında bu izlenim ortadan kalkar ve yönetici harekete geçmek için somut gerekçeye sahip olur.
Sık Sorulan Sorular
Fare yalnızca benim dairemde görünüyor, yöneticiye şikayet etmeli miyim?
Evet, bildirmeniz faydalıdır. Farenin yalnızca sizin dairenizde görünüyor olması, kaynağın yalnızca dairenizde olduğu anlamına gelmez. Boru geçişleri veya duvar boşlukları üzerinden ortak alandan gelmiş olabilir. Yöneticiye yazılı bildirim yaparak ortak alanlarda kontrol yapılmasını isteyin; bu sizi hem bilgilendirir hem de sorunun kaynağını netleştirir.
Yönetici fare ilaçlaması yaptırmayı reddederse ne yapabilirim?
Öncelikle ret kararını ya da hareketsizliği yazılı olarak belgeleyin. Ardından kat malikleri kurulu toplantısı talep edin; toplantıda gündeme taşıyarak çoğunluk kararı aldırın. Yönetici kurulun aldığı kararı uygulamak zorundadır. Yine de hareketsiz kalırsa Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurabilirsiniz; bu aşamada hukuki danışmanlık almanız süreci hızlandırır.
Kiracıyım, fare sorunu için kiraya verenim mi yoksa yönetici mi sorumlu?
Sorunun kaynağına bağlıdır. Ortak alandan (bodrum, çöp odası) geliyorsa yönetici devreye girmelidir; kiraya verenin de yöneticiyi baskılaması beklenir. Dairenin yapısal bir kusurundan (kapatılmamış delik, bozuk izolasyon) kaynaklanıyorsa kiraya veren Türk Borçlar Kanunu gereği bunu gidermekle yükümlüdür. Her iki durumda da önce yazılı bildirim yapın.
İlaçlama masrafını kimin ödemesi gerekiyor?
Ortak alan ilaçlaması ortak gider sayılır ve kat malikleri arsa payları oranında bu masrafı karşılar. Bu gider aidat havuzundan ödenir; yönetici toplantı kararıyla ya da acil durumlarda belirlenen sınırlar dahilinde bağımsız olarak bu harcamayı gerçekleştirebilir. Dairenizin içi söz konusuysa masraf size ya da kiraya verenin yükümlülük kapsamına girer.
Komşumun dairesinden kaynaklandığını düşünüyorum; ne yapmalıyım?
Doğrudan komşuyla kapı kapıya gitmeyin; bu çoğunlukla çatışmaya dönüşür. Bunun yerine yöneticiye durumu yazılı olarak bildirin ve komşunun dairesindeki olası kaynağı belirterek inceleme yapılmasını isteyin. Yönetici, binanın genel kuralları çerçevesinde ilgili kat malikini uyarabilir ya da genel ilaçlama kararı alınması için kat malikleri kuruluna taşıyabilir.
Belediyeye ya da başka bir kuruma şikayet edebilir miyim?
Evet. Sorun apartmanın çevresindeki işyerlerinden kaynaklanıyorsa belediyenin zabıta veya sağlık müdürlüğüne şikayet hakkınız vardır. Binanın genel sağlık ve hijyen koşullarına ilişkin şikayetler için de belediye sağlık birimine başvurulabilir. Bu başvuru iç çözüm yollarını tükettiğinizde değil, gerektiğinde paralel olarak da yapılabilir; ancak önce yöneticiye yazılı bildirim yapmanız hem hukuki açıdan hem pratik açıdan faydalıdır.