AVM yönetiminin koridora, otoparka veya ortak alana yerleştirdiği ATM ya da otomat makinelerinden elde ettiği gelirin, kiracıların ödediği ortak gider avansından düşülmesi hukuken mümkündür ve pek çok durumda zorunludur. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ortak gider paylaşımına ilişkin temel ilkeleri, ortak alanlardan elde edilen gelirlerin tüm kat maliklerine veya bağımsız bölüm kiracılarına orantılı biçimde yansıtılmasını öngörür. Ancak bu mahsubun otomatik gerçekleşmediğini, hakkınızı bilmez ve talep etmezseniz ödemeniz gereken avansın yıllarca olduğundan yüksek kalabileceğini hatırlatalım. Bu rehberde konuyu sıfırdan ele alıyoruz.
Ortak Alan Geliri Nedir ve Kiracıyı Nasıl İlgilendirir?

Bir AVM'de bağımsız bölüm kiracısıysanız her ay ödediğiniz ortak gider avansı aslında şu kalemlerin finansmanı için toplanır: temizlik, güvenlik, ortak alan elektriği, asansör bakımı, otopark işletmesi ve benzeri masraflar. Yönetim bu giderleri karşılamak için tüm kiracılardan arsa payı veya sözleşmede belirlenen başka bir oran üzerinden pay toplar. Bu noktada kritik soru şudur: yönetim aynı ortak alanı bir bankaya veya otomat işletmecisine kiraya verip gelir elde ediyorsa bu gelir nereye gidiyor?
Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre ortak yerlerin kullanımından elde edilen gelirler, ortak gider hesabına dahil edilmek zorundadır. ATM dolabının AVM koridoruna yerleştirilmesi, o koridorun bir bölümünün ticarileştirilmesi anlamına gelir. Banka veya otomat şirketinin yönetime ödediği yer kirası, lisans bedeli ya da ciro payı, teoride tüm kat maliklerinin veya sözleşmesel payı bulunan kiracıların ortak gider yükünü azaltır. Ancak pratikte bu gelirin yönetim şirketinin ayrı bir hesabında kaldığı, yıllık bütçe tablolarına tam olarak yansıtılmadığı veya "yönetim hizmet geliri" başlığı altında toplanarak kiracılardan gizlendiği durumlar yaygındır.
Kiracı olarak sizi ilgilendiren nokta şudur: eğer yönetim bu gelirleri ortak gider bütçesinden bağımsız tutuyorsa, siz fiilen hak ettiğinizden daha fazla avans ödüyorsunuz demektir. Yıl içinde birikmiş fazla ödeme, mahkeme veya arabuluculuk yoluyla iade talep edilebilir; ilerleyen dönemde ise avans miktarının bu gelirleri hesaba katarak yeniden belirlenmesini isteyebilirsiniz.
Mağazanız veya ofisiniz büyük bir AVM'deyse ATM gelirleri yılda yüz binlerce liraya ulaşabilir. Bu rakamın yalnızca birkaç bağımsız bölüm arasında paylaşıldığını düşündüğünüzde, kişi başına düşen mahsup tutarı aylık aidat faturanızda ciddi bir fark yaratabilir. Konuyu ciddiye almanın pratik değeri tam da buradadır.
Hukuki Çerçeve: Hangi Kurallar Geçerli?

Ticari binalarda ortak gider ilişkisi iki temel kaynaktan beslenir: Kat Mülkiyeti Kanunu ve taraflar arasındaki kira sözleşmesi. Kat Mülkiyeti Kanunu, ortak yerlerin tüm kat maliklerine ait olduğunu ve bu yerlerin kullanımından doğan gelirlerin de ortaklık payına göre dağıtılması gerektiğini öngörür. AVM'nin kat mülkiyeti veya kat irtifakı tesis edilmiş bir yapı olması durumunda bu hükümler doğrudan uygulanır.
Kira sözleşmesi ise Kat Mülkiyeti Kanunu'nun belirlediği çerçeveyi detaylandırır veya kimi zaman değiştirir. Bazı AVM kira sözleşmeleri ortak gider avansını sabit bir rakam olarak belirler ve bu rakamın yıl içinde fiili giderlere göre güncelleneceğini hüküm altına alır. Yıl sonunda yapılan kesin hesapta gelirler düşülmezse kiracının fark avansını iade talep etme hakkı doğar. Bazı sözleşmeler ise "işletme giderleri" başlığını tanımlayan geniş maddeler içerir; bu maddelerin yorumu, ATM gelirinin mahsuba konu olup olmadığını belirlemede belirleyici rol oynar.
Türk hukukunda ortak yerlerin kiralanması veya ticarileştirilmesine ilişkin içtihat, bu tür gelirlerin kat maliklerine ve hissedarlarına orantılı şekilde aktarılması gerektiği yönünde genel olarak şekillenmiştir. Bununla birlikte her dava kendi özgün koşullarında değerlendirilir; dolayısıyla hukuki süreç başlatmadan önce bir gayrimenkul veya ticaret hukuku avukatından görüş almanızı önemle tavsiye ederiz. Bu rehber hukuki tavsiye yerine geçmez; size konuyu anlamanız ve doğru soruları sormanız için gerekli çerçeveyi sunar.
Öte yandan AVM yönetim şirketleriyle imzalanan sözleşmelerin çoğu, yönetim şirketine ortak alanları kiralama veya lisanslama yetkisi tanıyan ve elde edilen gelirlerin "ortak gider dengesinde kullanılacağı" ifadesini içeren bir hüküm barındırır. Bu hükmün varlığı, sizin mahsup talebinizi güçlendiren en sağlam argümanlardan biridir. Sözleşmenizi bu açıdan dikkatle incelemenizi öneririz.
ATM ve Otomat Gelirinin Hangi Biçimde Oluştuğunu Anlamak

AVM yönetiminin ATM veya otomat yerleşiminden para kazanmasının üç temel yolu vardır. Birincisi sabit yer kirası modelidir: banka veya otomat işletmecisi, yönetimle belirlenen metrekare veya konum bedeli üzerinden aylık sabit bir kira öder. Bu model hem yönetim hem de işletmeci açısından öngörülebilir olduğundan ticari binalarda yaygın biçimde tercih edilir.
İkincisi ciro paylaşımı modelidir: ATM'nin aylık işlem hacmine veya otomat makinesinin satış gelirine göre yönetim belirli bir yüzde alır. Bu modelde düşük kullanım dönemlerinde gelir azalır, yüksek trafik dönemlerinde ise ciddi rakamlara ulaşabilir. AVM gibi yoğun trafikli yapılarda ciro payı modeli zaman zaman sabit kiradan daha kârlı olabilir.
Üçüncüsü ise lisans veya yerleşim bedeli şeklinde yapılan tek seferlik veya dönemsel ödemelerdir. Banka şubesi açılışlarında, ATM dolaplarının kurulumunda veya promosyon otomat yerleşimlerinde bu yöntem kullanılabilir. Her üç modelde de önemli olan şudur: yönetimin elde ettiği bu gelir, "ortak gider havuzu" dışında tutulmamalı ve yıllık kesin hesapta kiracılara açıklanmalıdır.
Eğer yönetim bu gelirleri ayrı bir "yönetim geliri" veya "kira geliri" hesabında tutup ortak gider avansından bağımsız işliyorsa, hukuki açıdan tartışmalı bir konumdadır. Siz de kiracı olarak bu ayrıştırmaya itiraz etme ve gelirlerin ortak gider hesabına dahil edilmesini talep etme hakkına sahipsiniz.
Mahsup Talebini Nasıl Yaparsınız? Adım Adım Süreç

İlk adım belge toplamaktır. Kira sözleşmenizin ortak gider ve işletme giderleri maddelerini çıkarın. Geçmiş dönemlere ait ortak gider hesap özetlerini, varsa yıllık kesin hesap raporlarını ve yönetim kurulu kararlarını isteyin. AVM yönetimi bu belgeleri vermekten kaçınıyorsa, noter aracılığıyla ihtarname çekerek teslim için makul bir süre tanıyabilirsiniz.
İkinci adım talebin yazılı olarak yönetimine iletilmesidir. Sözlü görüşmeler ispat açısından değersizdir; her talebinizi e-posta, noter ihtarnamesi veya elden imzalı dilekçe yoluyla iletin. Aşağıdaki örnek metni kendi durumunuza göre uyarlayabilirsiniz:
Yönetimine,
[Tarih]
AVM bünyesinde ortak alanlara yerleştirilen ATM ve otomat makinelerinden elde edilen yer kirası, lisans bedeli ve/veya ciro payı gelirlerinin son üç hesap dönemine ait kesin hesap tablolarında ayrıntılı olarak gösterilmesini ve bu gelirlerin ortak gider avansı hesaplarına dahil edilip edilmediğinin tarafımıza yazılı olarak bildirilmesini talep ederiz. Söz konusu gelirlerin ortak gider hesabına yansıtılmadığının tespiti hâlinde fazla ödenen avans bedelinin iadesi veya gelecek dönem avanslarımızdan mahsubu konusunda yasal yollara başvurma hakkımızı saklı tutarız.
Üçüncü adım yönetimin yanıtını değerlendirmektir. Eğer yönetim gelirlerin ortak gider hesabına dahil edildiğini ve size düşen mahsup payının hesaplanarak uygulandığını belgeleriyle kanıtlarsa süreç tamamlanmış demektir. Ancak yönetim bilgi vermekten kaçınıyor, gelirlerin ortak gider hesabıyla ilgisi olmadığını savunuyor ya da mahsubu reddediyorsa artık hukuki seçeneklerinizi değerlendirme zamanıdır.
Dördüncü adımda arabuluculuk veya ticaret mahkemesi yoluna başvurabilirsiniz. Ticari uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu tutulabilir; bu nedenle doğrudan mahkemeye gitmeden önce arabuluculuk sürecini tamamlamanız gerekebilir. Uzman bir avukat bu aşamada vazgeçilmezdir; çünkü dava dilekçesinin doğru talepleri içermesi, delillerin usulüne uygun sunulması ve karşı tarafın savunmalarına hazırlıklı olunması belirleyicidir.
Hangi Belgeler Güçlü Delil Sayılır?

Talebinizi güçlendiren en temel belge, yönetimin ortak alanı bankaya veya otomat firmasına kiraladığını kanıtlayan kira sözleşmesi veya yerleşim sözleşmesidir. Bu belgeye doğrudan ulaşamasanız bile yönetim kurulu kararlarında bu anlaşmaya atıf yapılıyor olabilir; toplantı tutanaklarını isteyin. ATM'nin koridora yerleştirildiğini gösteren fotoğraflar da yardımcı olur; tarih bilgisiyle birlikte saklayın.
Yönetimin size gönderdiği yıllık kesin hesap tabloları kritik öneme sahiptir. Bu tablolarda "gelirler" sütununda ATM yer kirası, otomat lisansı veya benzeri bir kalem yoksa bu durum başlı başına önemli bir delildir. Yönetimin kendi mali tablolarında bu geliri göstermemesi veya başka bir kalem altında gizlemesi, mahkemede lehine delil olarak kullanılabilir.
Ödediğiniz avansların banka dekontları veya makbuzları da süreçte gerekli olacaktır. Kaç dönem boyunca, ne miktarda ortak gider avansı ödediğinizi belgeleyemezseniz iade talebi miktarını kanıtlamanız güçleşir. Bu nedenle tüm ödemelerinizin belgelerini düzenli şekilde arşivlemenizi öneririz.
Son olarak, benzer konumda olan diğer kiracılarla ortak hareket etmek hem pratik hem de hukuki açıdan avantajlı olabilir. Birden fazla kiracının aynı talebi yükseltmesi, yönetim üzerinde ciddi bir baskı oluşturur ve olası bir davada delil gücünü artırır. AVM'de bir kiracılar derneği veya kiracı temsilcisi varsa önce bu yapıyı harekete geçirmeyi düşünebilirsiniz.
Yönetim Geliri Paylaşmak İstemezse Ne Olur?

Yönetimin talebe yanıt vermemesi veya reddetmesi en sık karşılaşılan senaryodur. Bu durumda önce yukarıda anlattığımız şekilde noter ihtarnamesiyle resmi talepte bulunun; ihtarname hem hukuki sürecin başlangıcını belgelemek hem de zamanaşımı süresini kesmek açısından önemlidir. Yanıtsızlık veya ret, arabuluculuk başvurusu için yeterli zemin oluşturur.
Arabuluculuk sürecinde yönetim ile tarafsız bir arabulucu eşliğinde müzakere yürütülür. Bu yol hem zaman hem de maliyet açısından yargıya kıyasla daha avantajlıdır. Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculukta anlaşma oranının görece yüksek olduğu bilinmektedir; çünkü yönetim de uzun ve pahalı bir dava sürecinden kaçınmayı tercih edebilir.
Arabuluculukta çözüm sağlanamazsa ticaret mahkemesine başvurabilirsiniz. Dava dilekçesinde geriye dönük iade talebi, ilerleyen dönem avanslarının bu gelirler mahsup edilerek belirlenmesi ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraftan alınması gibi talepleri açıkça belirtmeniz gerekir. Mahkeme süreci aylarca, kimi zaman daha uzun sürebileceğinden hukuki danışmanlık almanız sürecin en kritik adımlarından biridir.
Burada vurgulamak istediğimiz önemli bir nokta var: talep hakkınızı bilmek ile bu hakkı başarıyla kullanmak farklı şeylerdir. Belgelerinizin tam ve sıralı olması, taleplerini yazılı iletişimle takip etmeniz ve bir avukattan destek almanız bu süreçte başarı şansınızı belirleyen üç temel unsurdur.
AVM Dışındaki Ticari Binalarda Durum Farklı Mı?

Plaza, iş merkezi veya karma kullanımlı yapılarda da benzer bir tablo geçerlidir. Plazalarda genellikle birden fazla kiracının ortak alan giderlerini paylaştığı "service charge" (hizmet bedeli) veya "işletme gideri katılım payı" düzenlemeleri yapılır. Giriş katındaki ATM, otomat, reklam panosu veya kiosktan elde edilen kira geliri de aynı mantıkla ortak gider havuzuna dahil edilmeli veya en azından kiracılara açıklanmalıdır.
Plazalarda yönetim genellikle profesyonel bir yönetim şirketi tarafından yürütülür ve bu şirketin kendisi de ticari yapı içinde kiosk veya ATM yerleşimlerinden komisyon geliri elde edebilir. Kiracıların bu gelirden haberdar olmaması nadir değildir. Sözleşmenizde "işletme giderleri" başlığının net tanımlanmamış olması, yönetim şirketinin bu gelirleri ayrı tutmasına zemin hazırlar. Dolayısıyla kira sözleşmesini imzalamadan önce bu kalemlerin açıkça düzenlenmesini istemek, ileride doğacak uyuşmazlıkların önüne geçer.
Rezidans veya karma konut-ticaret projelerinde ise tablo daha da karmaşık bir hal alabilir. Ticari bağımsız bölümler ile konut bağımsız bölümlerinin ortak gider paylaşımı aynı esaslara tabi olmayabilir. Bu nedenle ticari binalarda ortak alan reklam ve kira gelirlerinin dağıtımına ilişkin genel çerçeveyi kavramak, kendi yapınızdaki özgün durumu değerlendirmenize yardımcı olacaktır.
Sonuç olarak kural şudur: hangi yapı türünde olursa olsun, ortak alanı kiraya veya lisansa konu eden her türlü düzenlemenin geliri ortak gider havuzunu ilgilendirir. Bu gelirin nereye gittiğini sormak hem hakkınız hem de finansal yönetiminizin gereğidir.
Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Nasıl Kaçınılır?

Kiracıların en çok düştüğü hata, yıllık kesin hesap raporunu yalnızca toplam rakama bakarak onaylamaktır. "Gider 500.000 TL, ödedim 500.000 TL, tamam" diye düşünmek yerine gelir kalemlerinin de tabloda yer alıp almadığını sorgulamanız gerekir. Gelir yoksa ya gerçekten hiç gelir elde edilmemiştir ya da gelirler tabloya yansıtılmamıştır; ikincisi çok daha olası ve sorunlu bir durumdur.
Bir diğer yaygın hata, sözleşmedeki "yönetim hizmet bedeli" ile "ortak gider avansı" kavramlarını birbiriyle karıştırmaktır. Yönetim şirketi kendi hizmet bedelini ayrıca talep edebilir; bu ücret ortak gider avansından farklı bir kalemdir. ATM gelirlerinin mahsubundan bahsettiğinizde bu ayrımı net tutun; aksi hâlde yönetim şirketi sizi yönetim hizmet bedeline itiraz ediyormuş gibi yanlış konumlandırabilir.
Talepleri sözlü iletmek de büyük bir hatadır. "Toplantıda sordum, söylediler" ifadesi hukuki süreçte hiçbir ispat değeri taşımaz. Her talebi yazılı yapın, teslim tarihini ve muhatabı belgelendirin. Yöneticinin e-postanızı okuduğuna dair sistem bildirimi bile ileride işe yarayabilir.
Son bir hata daha: zamanaşımı süresine dikkat etmemek. Fazla ödenmiş ortak gider avansının iadesi için Türk hukukunda genel zamanaşımı süreleri geçerlidir; ancak başlangıç tarihinin tespiti özel durumlarda tartışmalı olabilir. Bu nedenle bir uyuşmazlık fark ettiğinizde vakit kaybetmeden hem belgeleri toplamaya hem de hukuki danışmanlık almaya başlayın.
Site Yönetimi Platformu Bu Süreci Nasıl Kolaylaştırır?

Bu makalede aktardığımız sorunların büyük bölümü, yönetim ile kiracı arasındaki bilgi asimetrisinden kaynaklanır: yönetim ne kazandığını bilir, kiracı bilmez. Site Yönetimi platformu, AVM ve ticari yapı yönetiminde bu asimetriyi ortadan kaldıracak şekilde tasarlanmıştır.
Platformun bütçe ve gelir-gider modülü, ortak alanlardan elde edilen tüm gelirleri ayrı kalemler hâlinde kayıt altına alır. ATM yer kirası, otomat lisansı, reklam panosu geliri gibi kalemlerin her biri ayrı bir satırda görünür ve yıl sonunda kesin hesap raporuna otomatik olarak dahil edilir. Yönetici bu gelirleri silebilir veya gizleyemez; rapor oluşturulduğunda tüm kalemler şeffaf biçimde kiracılara sunulur.
Kiracı portöyünden her bağımsız bölüm sahibi veya yetkilendirdiği kişi, kendi bölümüne düşen ortak gider payını, ödeme geçmişini ve varsa fazla/eksik ödeme bakiyesini gerçek zamanlı görebilir. Bu şeffaflık, "siz ne kadar gelir elde ettiniz, bana ne kadar mahsup ettiniz?" sorusunun yanıtını noter ihtarnamesi gerekmeden, anlık olarak yanıtlar.
Arıza ve bakım talepleri için de aynı şeffaflık geçerlidir: ortak alan bakım bütçesiyle gelir dengesinin nasıl kurulduğunu görmek isteyen kiracılar, platform üzerinden talepler oluşturabilir ve bu taleplerin maliyet kayıtlarını takip edebilir. Her kaydın tarih damgası vardır; bu da olası bir uyuşmazlıkta delil niteliği taşıyan bir iz zinciri oluşturur. Yapının yönetimde Site Yönetimi kullanıp kullanmadığını öğrenmek veya yöneticileri bu platformla tanıştırmak istiyorsanız, mevcut kiracı durumunuzu ve beklentilerinizi birlikte değerlendirebiliriz.
Sık Sorulan Sorular
ATM gelirleri sadece büyük AVM'lerde mi gündeme gelir?
Hayır. ATM ve otomat yerleşimi orta ölçekli ticaret merkezlerinde, plaza giriş katlarında ve karma kullanımlı binalarda da görülür. Yapının büyüklüğünden bağımsız olarak ortak alana yerleştirilen her gelir kaynağı aynı hukuki ilkelere tabidir. Küçük bir iş merkezinde tek bir ATM'den elde edilen yıllık yer kirası bile, sınırlı sayıdaki kiracı arasında paylaşıldığında kişi başına düşen miktarın fark edilir olduğu seviyelere ulaşabilir.
Yönetim bu gelirleri "yönetim geliri" olarak sınıflandırıyorsa ne yapabilirim?
Yönetim şirketinin ortak alandan elde ettiği geliri kendi geliri olarak kaydetmesi, hukuki açıdan doğrudan itiraz edilebilir bir durumdur. Kira sözleşmenizde ortak alan gelirlerinin ortak gider havuzuna dahil edileceğine dair bir hüküm varsa bu sınıflandırma sözleşme ihlali anlamına gelir. Böyle bir hüküm yoksa bile Kat Mülkiyeti Kanunu'nun genel ilkeleri geçerlidir. Yazılı itirazınızı yapın, belge toplayın ve bir gayrimenkul avukatıyla görüşün.
Geçmiş dönemlere ait fazla ödediğim avansı geri alabilir miyim?
Zamanaşımı süresi içinde kalmak koşuluyla geçmiş dönem fazla ödemelerini iade talep etmek mümkündür. Ancak bu talebin hukuki süreçte karşılık bulabilmesi için o dönemlere ait ödeme belgelerinizin, kesin hesap tablolarınızın ve yönetimin bu geliri ortak gidere dahil etmediğine dair kanıtların elinizde olması gerekir. Mümkün olan en kısa sürede belgeleri toplamaya başlamanızı öneririz.
Birden fazla kiracı olarak ortak hareket etmek avantajlı mı?
Kesinlikle evet. Birden fazla kiracının ortak talepte bulunması hem müzakere gücünü artırır hem de olası bir arabuluculuk veya yargı sürecinde delil havuzunu genişletir. Aynı yapıdaki kiracılarla iletişime geçin; ortak bir talepname oluşturun ve süreci birlikte takip edin. AVM'de kiracı derneği veya temsilci seçme mekanizması varsa bu yapıyı aktif kullanmanızı öneririz.
Yönetim bana belge vermekten kaçınıyor; ne yapabilirim?
Yönetimin ortak gider hesaplarını, kesin hesap tablolarını ve gelir kalemlerini kat maliklerine veya sözleşmede bu hakkı olan kiracılara sunması hukuken zorunludur. Belge vermekten kaçınılması durumunda noter aracılığıyla ihtarname çekerek belirli bir süre içinde teslim talep edebilirsiniz. Yanıtsızlık, hem arabuluculuk başvurusu hem de ileride açılacak davada yönetim aleyhine değerlendirilebilecek önemli bir unsur oluşturur.
Kira sözleşmemi yenilerken bu konuyu nasıl güvence altına alırım?
Kira yenileme veya ilk sözleşme müzakerelerinde "ortak alan gelirlerinin tanımı ve dağıtımı" konusunu ayrı bir madde olarak ele almanızı öneririz. Sözleşmeye; yönetimin ortak alandan elde ettiği tüm gelirleri (ATM, otomat, reklam, kiosk vb.) yıllık kesin hesap tablosunda ayrı kalemler hâlinde açıklayacağı, bu gelirlerin ortak gider avansını hesaplamada dikkate alınacağı ve yıl sonu fark hesaplamasında mahsup edileceğine dair açık hükümler eklenmesini isteyin. Bu adım, ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkların önüne geçmenin en pratik ve etkili yoludur.