Türkiye'de AVM kiracıları için pazar günü çalışma zorunluluğu doğrudan bir kanun maddesine değil, kira sözleşmesindeki özel hükümlere ve AVM yönetim talimatnamelerine dayanır. Yani yasal olarak "pazar günü mutlaka açık olmalısınız" diyen genel bir mevzuat yok; ancak imzaladığınız kira sözleşmesinde bu yükümlülük açıkça yer alıyorsa, sözleşme hukuken bağlayıcıdır. Öte yandan, sözleşme hükümleri genel iş hukuku ve Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesiyle çeliştiğinde durum karmaşıklaşabilir. Hakkınızı doğru kullanabilmek için hem sözleşme metnini hem de genel hukuki çerçeveyi bir arada okumak gerekiyor.
Pazar Günü Çalışma Meselesinin Özü: Kanun mu, Sözleşme mi?

Türkiye'de haftalık çalışma saatlerini ve tatil günlerini düzenleyen temel kaynak, 4857 sayılı İş Kanunu'dur. Ancak İş Kanunu'nun öngördüğü haftalık 45 saatlik çalışma sınırı ve hafta tatili hakkı, işçi-işveren ilişkisini düzenler; bir AVM kiracısının mağazasını hangi günlerde açık tutacağını doğrudan belirlemez. AVM kiracısı olarak siz, işveren konumundasınızdır; mağazanızın ne zaman açık olacağına ilişkin kural ise öncelikle AVM ile imzaladığınız kira sözleşmesinden kaynaklanır.
Kira sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde serbestçe düzenlenebilir. Taraflar, kanunun emredici kurallarına aykırı olmamak kaydıyla diledikleri özel hükümleri sözleşmeye ekleyebilir. AVM yönetimleri bu esnekliği kullanarak çalışma gün ve saatlerini standartlaştıran maddeler ekler; zira AVM'nin bir bütün olarak işleyebilmesi, tüm mağazaların uyumlu saatlerde faaliyet göstermesine bağlıdır. Bu nedenle imzaladığınız sözleşmede "pazar günleri dahil haftanın yedi günü açık olmak zorundasınız" gibi bir hüküm varsa, bu hüküm hukuken geçerli sayılır.
Önemli bir ayrıntı: Pazar günü devlet kademesinde resmi tatil değildir; 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun kapsamında da yer almaz. Pazar, haftalık dinlenme günü olarak İş Kanunu'nda yer alır ve bu çalışanlarınıza tanınan bir haktır. Mağazanızın pazar günü kapalı olması, çalışanlarınızın hafta tatili hakkı kullanması anlamına gelir; ancak AVM sözleşmesi aksini şart koşuyorsa yönetim bu konuda size yaptırım uygulayabilir. İki boyutu karıştırmamak gerekir: çalışanlarınızın yasal tatil hakkı ayrı, AVM'ye karşı sözleşmesel açık tutma yükümlülüğünüz ayrı bir meseledir.
Uygulamada büyük AVM zincirlerinin büyük çoğunluğu pazar günü de tam kapasitede çalışır. Bu durum sektörde bir teamül haline gelmiştir; dolayısıyla kira sözleşmelerinde bu yükümlülük neredeyse standart bir madde olarak yer almaktadır. Ancak küçük ölçekli alışveriş merkezleri ya da bölgesel AVM'lerde daha esnek uygulamalar görmek mümkündür.
Kira Sözleşmenizde Ne Yazıyor? İncelemeniz Gereken Maddeler

Sözleşmenizi eline aldığınızda önce "çalışma saatleri" veya "faaliyet saatleri" başlıklı maddeyi bulun. Bu madde genellikle AVM'nin resmi açılış kapanış saatlerini belirtir ve "kiracı bu saatlere uymakla yükümlüdür" ibaresini içerir. Söz konusu madde pazar gününü açıkça kapsıyorsa, bu yükümlülükten imzaladıktan sonra tek taraflı çıkmak güçtür.
İkinci incelemeniz gereken madde "talimatname" veya "yönetmelik" atıflarıdır. Birçok AVM kira sözleşmesi, "AVM İşletme Yönetmeliği'ne uyulması zorunludur" şeklinde bir hüküm içerir ve bu yönetmeliği sözleşmenin eki olarak sunar. Eğer çalışma takvimi bu ekte düzenlenmişse, sözleşme metni kadar bağlayıcıdır. Eki imzaladınız mı, imzaladıysanız içeriğini okuduğunuz teyit edildi mi; bu soruları yanıtlamak önemlidir.
Üçüncü kontrol noktası ceza/yaptırım hükümleridir. Sözleşme, açık tutma yükümlülüğüne uyulmaması halinde cezai şart öngörüyor mu? Bazı sözleşmelerde belirli bir süre üst üste kapalı kalmak, sözleşme fesih gerekçesi sayılır. Bu tür hükümlerin ayrıntısını bilmek, pazar günü kapalı kalmanın pratik riskini değerlendirmenize yardımcı olur.
Son olarak, sözleşmenizde "mücbir sebep" veya "beklenmedik hal" maddesi var mı, buna bakın. Hastalık, personel yetersizliği ya da zorunlu tadilat gibi durumların bu madde kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, hak arayışınızda belirleyici olabilir. Tüm bu maddeleri bir araya getirip değerlendirdiğinizde, pazar günü kapalı kalmanın hukuki sonuçları çok daha net görünecektir.
AVM Yönetiminin Talimatname Yetkisi: Ne Kadar Geniş?

AVM yöneticisi ya da işletmeci şirket, kendi talimatnamesiyle kiracıların faaliyet saatlerini belirleyebilir. Bu yetki, kira sözleşmesinde talimatnameye uyum yükümlülüğü açıkça yazıldığında hukuken güçlü bir zemine oturur. Yönetim, AVM'nin ortak alanlarını, güvenliğini ve teknik altyapısını işletirken bütünlüklü bir çalışma takvimi oluşturmak zorundadır; bu nedenle talimatname yetki alanı oldukça geniş tutulur.
Ancak bu yetkinin sınırları da vardır. Talimatname hükümleri, Türk Borçlar Kanunu'nun dürüstlük ilkesine, sözleşme özgürlüğü sınırlarına ve genel emredici hükümlere aykırı olamaz. Örneğin yönetim, kiracıyı fiilen zarara uğratacak, ticari faaliyetini sürdürülemez kılacak ya da açıkça orantısız yaptırımlar öngörecek talimatlar çıkaramaz. Bu tür durumlarda kiracının itiraz hakkı doğar ve yargı yoluna başvurulabilir.
Uygulamada AVM yönetimleri pazar günü çalışma saatlerini kimi zaman sezona göre değiştirir; yaz döneminde gece geç saate kadar açık olan bir AVM, kış aylarında daha erken kapatabilir. Yönetim bu değişikliği kiracılara bildirmekle yükümlüdür. Eğer yönetim önceden haber vermeden çalışma takvimini değiştiriyorsa, sözleşmedeki bildirim yükümlülüğü maddesi devreye girer; bu durumda hukuki itiraz zemini daha güçlü olabilir.
Talimatname değişikliklerini takip etmek için AVM yönetimiyle düzenli yazışma yapmak ve değişiklikleri e-posta ya da noter marifetiyle teyit ettirmek önemlidir. Sözlü bildirimler ispat açısından sorun yaratır. Özellikle yeni bir çalışma takvimi uygulanmadan önce size yazılı bildirim yapılıp yapılmadığı, hak arayışında belirleyici delil niteliği taşır.
Çalışmak İstemeyen Kiracının Seçenekleri

Sözleşmeniz pazar günü çalışmayı zorunlu kılıyorsa ve siz buna uymak istemiyorsanız, ilk adım yönetimle müzakeredir. Büyük AVM'lerde bile küçük ölçekli ya da niş mağazalara zaman zaman çalışma saati muafiyeti tanındığı görülmektedir. Özellikle aynı alanda birden fazla benzer mağaza varsa ve sizin kapamaız müşteri deneyimini ciddi biçimde etkilemiyorsa, bireysel bir mutabakat sağlanabilir. Bu müzakereyi yazılı olarak yürütmek ve varılan uzlaşıyı sözleşme eki olarak imzalatmak kritik önem taşır.
İkinci seçenek, mevcut sözleşme hükmüne itiraz etmektir. Bunun için bir avukattan görüş almak gerekir. Sözleşme şartının haksız koşul niteliği taşıyıp taşımadığı, tüketici hukuku ya da ticaret hukuku perspektifinden değerlendirilebilir. Ancak B2B kira sözleşmelerinde haksız koşul denetimi tüketici sözleşmelerine kıyasla daha kısıtlıdır; bu nedenle hukuki zemin her zaman güçlü olmayabilir.
Üçüncü ve en somut seçenek, sözleşme yenileme dönemini beklemektir. Uzun vadeli düşünüldüğünde, sözleşme yenileme müzakerelerinde pazar günü çalışma şartını masaya yatırmak ve revize ettirmek, mevcut bir sözleşme hükmüne itiraz etmekten çok daha pratiktir. Sözleşme bitimine 6-12 ay kala bu meseleyi gündeme getirmek, müzakere gücünüzü en yüksek noktada kullanma fırsatı tanır.
Son olarak, bazı esnafın pazar günü kapalı kaldığı halde yönetimle hiç sorun yaşamadığı da gerçektir; özellikle küçük AVM'lerde bu tablo yaygındır. Ancak büyük zincirlerde tolerans çok daha düşüktür ve sistematik kapatma kararları mutlaka resmileştirilmelidir. Yönetimin sizi "geçmişte kapatıyordunuz ve bir şey demedik" şeklindeki örtülü onayına dayanmak, ileride sorun çıktığında sizi korumaz.
Sözleşme Yoksa ya da Belirsizse: Uyuşmazlık Nasıl Çözülür?

Kira sözleşmenizde çalışma saatlerine ilişkin açık bir hüküm yoksa ya da hüküm muğlaksa, yorum sorunu ortaya çıkar. Türk Borçlar Kanunu'na göre sözleşme hükümleri, tarafların ortak iradesine göre yorumlanır; müzakere sürecindeki yazışmalar, teklifler ve karşılıklı beyanlar bu iradenin tespitinde belirleyici rol oynar. Dolayısıyla sözleşme öncesi süreçteki yazışmaları saklamak son derece önemlidir.
Belirsizlik durumunda ilk başvurulacak yol, taraflar arasında arabuluculuktur. 2018 yılından itibaren ticari uyuşmazlıklarda dava açılabilmesi için arabuluculuk zorunlu hale getirilmiştir. AVM yönetimiyle yaşadığınız kira sözleşmesi uyuşmazlığı ticari nitelikte olduğundan, doğrudan mahkemeye gitmeden önce bir arabulucuya başvurmanız gerekir.
Arabuluculuk aşamasında çözüm sağlanamazsa, ticaret mahkemesine başvurulabilir. Mahkeme, sözleşme metnini, tarafların eylemlerini ve sektör teamüllerini bir arada değerlendirerek karar verir. AVM sektöründe pazar günü çalışmanın fiilen yerleşik teamül haline geldiği gözetildiğinde, "sözleşmede yazmamasına rağmen çalışmamak zorunda değilim" argümanı her zaman işe yaramayabilir. Bu nedenle hukuki danışmanlık almadan adım atmamak önerilir.
Pratikte en sağlıklı çözüm, uyuşmazlık doğmadan önce bu meseleyi netleştirmektir. Sözleşme imzalanmadan önce "pazar günü çalışma zorunlu mu?" sorusunu açıkça sorup yanıtı yazılı olarak almak, ileride doğacak tartışmaları büyük ölçüde önler. Sözleşme sürecinde bu titizliği göstermek, mağazacılık deneyiminizin en önemli koruyucu adımlarından biridir.
AVM Pazarlama Fonu ve Pazar Günü Etkinlikleri: Bağlantı Ne?

Pazar günü çalışma meselesi, AVM pazarlama fonu yükümlülükleriyle doğrudan ilişkilidir. Büyük AVM'lerde kiracılar, kira bedeline ek olarak bir pazarlama fonu katkısı ödemekle yükümlü tutulur. Bu fon, AVM'nin hafta sonu etkinliklerini, özel gün kampanyalarını ve çeşitli tanıtım faaliyetlerini finanse eder. AVM pazarlama fonu ve etkinlik yönetimi konusunu daha ayrıntılı ele aldığımız yazımızda bu yükümlülüklerin nasıl işlediğini bulabilirsiniz.
Pazarlama fonu katkısını ödeyen kiracılar, etkinliklerin yoğun olduğu dönemlerde açık olmak için daha güçlü bir teşvike sahiptir. Çünkü AVM'nin düzenlediği etkinlikler ziyaretçi trafiğini artırır ve bu trafikten en çok yararlanan, etkinlik dönemlerinde mağazasını açık tutan kiracılar olur. Pazar günleri özellikle aile etkinliklerinin, kampanya günlerinin yoğunlaştığı günlerdir; dolayısıyla pazar günü açık olmak hem sözleşmesel hem de ticari bir gereklilik olarak öne çıkar.
Öte yandan, pazarlama fonu katkısını ödeyip etkinliklere dahil edilmek istemediğinizi beyan etmek de mümkün değildir; fon genellikle zorunlu bir katkıdır. Bu nedenle "fonu ödüyorum ama pazar kapalıyım" yaklaşımı yönetim tarafından genellikle kabul görmez. İki yükümlülük bir arada değerlendirilir: fona katkı ve çalışma takvimine uyum.
Bu bağlantıyı anlamak, özellikle sözleşme müzakerelerinde işinize yarar. Eğer pazarlama fonu katkısını düşürmek ya da bazı kampanya dönemlerinden muaf olmak istiyorsanız, çalışma takvimi konusundaki esnekliğinizi buna karşı bir müzakere kozu olarak kullanabilirsiniz. AVM yönetimleri zaman zaman bu tür paket anlaşmaları müzakere eder; ancak bunun yazılı olarak resmileştirilmesi şarttır.
Çalışanlarınızın Yasal Hakları: Pazar Günü Mesai

Mağazanız pazar günü açık olsa bile çalışanlarınızın hafta tatili hakkı korunur. İş Kanunu, haftanın en az bir günü tatil yapılmasını zorunlu kılar. Pazar günü çalışan bir işçiye aynı hafta içinde başka bir gün tatil verilmesi gerekir; aksi takdirde bu gün ücretli tatil olarak değerlendirilir ve ek ücret ödenmesi zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmemek hem idari para cezasına hem de işçi alacağı davasına yol açabilir.
AVM kiracısı olarak siz, çalışanlarınıza karşı işveren sıfatı taşırsınız; AVM yönetiminin pazar günü açık tutma zorunluluğu, çalışanlarınızın yasal haklarını ortadan kaldırmaz. Yani "AVM beni açık olmak zorunda bıraktı, sizi de çalıştırmak zorundayım" gerekçesi iş hukuku açısından geçersizdir. İki sorumluluk ayrı ayrı değerlendirilir.
Pazar günleri personel planlaması yaparken rotasyon sistemi kurmak, hem yasal yükümlülüklerinizi karşılamanızı hem de mağazanızın açık kalmasını sağlar. Standart uygulamada her çalışana iki haftada bir pazar tatili düzenlemek, küçük ekipler için sürdürülebilir bir çözüm olarak öne çıkar. Bu planlamayı bordro sistemine yansıtmak ve mesai ücreti hesaplamalarını doğru yapmak, sonradan doğabilecek hukuki sorunları önler.
Bir de uygulamada sık rastlanan hata şudur: Pazar günü çalışan personelin bu günü "normal mesai" kapsamında tutulup ek ücret ödenmemesi. Bu durum, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın rutin denetimlerinde tespit edilebilir. Denetim sonucunda eksik ödeme belirlenmesi halinde geriye dönük tüm çalışanlara ek ücret ödenmesi gerekebilir; bu da ciddi mali külfet yaratabilir.
Sık Yapılan Hatalar ve Tuzaklar

En yaygın hata, sözleşmeyi okumadan imzalamaktır. Birçok esnaf, AVM'ye heyecanla yerleşirken kira sözleşmesinin eklerini atlar. Çalışma takvimi, pazarlama fonu, ortak gider katılımı ve cezai şart maddeleri çoğunlukla eklerde yer alır. İmzalamadan önce bu ekleri mutlaka okuyun ve anlamadığınız maddeleri açıklattırın; gerekirse bir avukattan görüş alın.
İkinci yaygın hata, sözlü mutabakata güvenmektir. "Yönetici pazar günü kapalı kalabileceğinizi söyledi" ifadesi, yazılı bir sözleşme hükmünün ya da ek protokolün önüne geçmez. Yöneticiler değişir, sözlü beyanlar unutulur ya da inkâr edilir. Her mutabakat e-posta ya da noter onaylı ek sözleşme gibi yazılı formatlarda kayıt altına alınmalıdır.
Üçüncü hata, ihtar ve bildirimlere yanıt vermemektir. AVM yönetimi pazar günü kapalı kalmanız nedeniyle sizi yazılı olarak uyarmışsa, bu ihtarı cevapsız bırakmak, ilerleyen süreçte kendinizi savunmanızı güçleştirir. Her ihtara yazılı olarak yanıt verin; sebebinizi, varsa sağlık raporunuzu ya da mücbir sebebinizi açıklayan bir yanıt mektubu gönderin. Bu yazışmalar, olası bir hukuki süreçte dosyanızın en önemli delilleri olacaktır.
Dördüncü hata ise başkalarının deneyimine dayanmaktır. "Komşu mağaza da pazar kapalı, kimse bir şey demedi" gözlemi sizi korumaz. Her kiracının sözleşmesi farklı olabilir; ayrıca yönetim seçici uygulama yapıyor olabilir. Kendi sözleşmenizi okuyun ve kendi sorumluluğunuzu bilin; başkasının deneyimini emsal almak yanıltıcı olabilir.
Site Yönetimi ile AVM Süreçlerinizi Şeffaf Yönetin

AVM'lerin ve büyük yapıların yönetiminde kiracılar ile yönetim arasındaki iletişim kopuklukları, çalışma takvimi ve ortak gider anlaşmazlıklarına zemin hazırlar. Site Yönetimi platformu, AVM'ler de dahil olmak üzere çok kiracılı yapıların yönetimini tek bir dijital ortamda toplar; bu sayede hem yönetici hem de kiracı tarafı için şeffaflık artar.
Kiracılar, ortak gider dökümlerini gerçek zamanlı olarak görebilir. Hangi kalemden ne kadar kesildiğini, pazarlama fonu katkısının nasıl hesaplandığını ve hangi tarihe ait olduğunu sorgulama gereksinimi duymadan doğrudan takip edebilirler. Bu şeffaflık, gereksiz uyuşmazlıkları başlamadan önler; çünkü bilgiye eşit erişim, taraflar arasındaki güvensizliğin en önemli kaynağını ortadan kaldırır.
Arıza ve talep bildirimleri tarih damgasıyla kayıt altına alınır. Mağazanızda bir teknik sorun yaşandığında, bildiriminizin ne zaman yapıldığı ve yönetimin ne zaman müdahale ettiği sistemde kayıtlıdır. Bu kayıt, "bize bildirmediler" ya da "çok geç bildirdiniz" gibi tartışmaları önler. Pazar günü gerçekleşen bir arıza nedeniyle mağazanızı kapatmak zorunda kaldıysanız, bu tarihin belgeli olması özellikle önemlidir.
Duyurular ve yönetim kararları tek bir kanaldan iletilir; "haberi olmadım" mazeret alanı daralır. Talimatname değişikliklerinin ne zaman duyurulduğu, hangi kiracıya hangi tarihte bildirildiği sistem üzerinden izlenebilir. Hem yönetim hem kiracı için bu dijital iz, uyuşmazlık halinde güvenilir bir referans noktası oluşturur.
Sık Sorulan Sorular
Kira sözleşmemde pazar günü çalışma zorunluluğu yazmıyorsa, AVM yönetimi beni zorlayabilir mi?
Sözleşmede açık bir hüküm yoksa ve AVM İşletme Yönetmeliği'ni de ayrıca imzalamadıysanız, yönetimin sizi pazar günü çalışmaya zorlaması güçleşir. Ancak AVM talimatnamesi sözleşmenizin eki sayılıyorsa ve bu ek çalışma saatlerini düzenliyorsa, imzaladığınız ek belge bağlayıcıdır. En güvenli yol, konuyu bir avukata danışarak netleştirmektir.
Pazar günü kapalı kaldım ve AVM yönetimi cezai şart uyguladı; ne yapabilirim?
Önce sözleşmedeki cezai şart hükmünü ve uygulama koşullarını inceleyin. Eğer kapatma gerekçeniz mücbir sebep kapsamına giriyorsa (örneğin personel sağlık sorunu, zorunlu onarım), bunu belgeleyen evraklarla birlikte yönetime yazılı itirazda bulunun. Arabuluculuk veya hukuki yol için bir avukattan destek alın; cezai şartın orantılılık denetimi mahkemece yapılabilir.
Pazar günü mağazamı açık tutmak zorunda olsam bile çalışanlarıma ek ücret ödemek zorunda mıyım?
Evet. İş Kanunu uyarınca hafta tatilinde (pazar dahil) çalıştırılan işçiye tatil ücreti ödenmesi ya da aynı hafta içinde telafi izni verilmesi zorunludur. AVM'nin sizi açık tutma zorunluluğu, çalışanlarınızın yasal haklarını ortadan kaldırmaz. Bu yükümlülüğü yerine getirmemeniz halinde Çalışma Bakanlığı denetimleri sonucunda yaptırımla karşılaşabilirsiniz.
AVM yönetimi pazar günü çalışma saatlerini önceden bildirmeden değiştirdi; ne yapabilirim?
Sözleşmenizde bildirim süresi öngörülüyorsa (genellikle 30 gün), yönetim bu süreye uymakla yükümlüdür. Süreye uyulmadan yapılan değişiklik için önce yazılı itirazda bulunun; yönetimin yanıtını bekleyin. Çözüm sağlanamazsa ticari uyuşmazlıklar için zorunlu arabuluculuk yoluna başvurun. Tüm yazışmaları saklayın.
Büyük AVM zincirleri ile küçük alışveriş merkezleri arasında pazar günü uygulaması fark eder mi?
Evet, pratikte belirgin fark vardır. Büyük zincir AVM'lerde standartlaştırılmış kira sözleşmeleri ve sıkı talimatname uygulaması nedeniyle pazar günü çalışma neredeyse istisnasız şarttır. Küçük ya da bölgesel alışveriş merkezlerinde ise kiracı-yönetim ilişkisi daha bireysel olabilir; ancak bu durum yine de bir sözleşme hükmüne ya da yazılı mutabakate dayandırılmalıdır.
Sözleşme yenileme döneminde pazar günü çalışma şartını kaldırtabilir miyim?
Müzakere etmek her zaman mümkündür. Özellikle yüksek kira ödüyor ya da uzun süredir kesintisiz kiracı iseniz, yenileme döneminde bu maddeyi masaya yatırabilirsiniz. Yönetim talepleri her zaman karşılamak zorunda değildir; ancak sözleşme serbestisi çerçevesinde her iki tarafın mutabık kaldığı koşullar yazılı olarak düzenlenebilir. Müzakereyi profesyonel tutun ve önerinizi AVM'nin çıkarlarını da gözeten bir çerçeveyle sunun.