AVM pazarlama fonu, bir alışveriş merkezinde faaliyet gösteren kiracıların belirlenen oranlarda katkıda bulunduğu, merkezi tanıtım faaliyetleri ve etkinlik organizasyonlarının finansmanını sağlayan ortak bir fondur. Bu fon, doğru yönetildiğinde hem kiracı satışlarını artırır hem de AVM'nin bölgesel çekim gücünü kalıcı biçimde yükseltir.
AVM Pazarlama Fonu Nedir ve Neden Gereklidir?

Alışveriş merkezleri, onlarca hatta yüzlerce bağımsız kiracıyı tek çatı altında barındıran karmaşık ticari yapılardır. Her kiracının kendi başına yürüteceği reklam faaliyetleri, potansiyel müşteriyi merkeze çekme konusunda yetersiz kalır; üstelik bireysel harcamalar toplandığında koordinasyonsuz bir gürültüye dönüşür. İşte bu noktada AVM pazarlama fonu devreye girer.
Pazarlama fonu; televizyon reklamları, dijital kampanyalar, açık hava ilanları, sezonluk dekorasyonlar, müşteri sadakat programları ve etkinlik organizasyonları gibi merkezi faaliyetler için ortak bir finansman havuzu oluşturur. Kiracılar bu havuza kira bedeline ek olarak, genellikle kiraladıkları metrekare ya da ciro üzerinden hesaplanan bir pay yatırır. Böylece her kiracı, bireysel bütçesiyle tek başına karşılayamayacağı ölçekli pazarlama gücüne erişmiş olur.
Uygulamada pazarlama fonu olmayan AVM'lerde ciddi sorunlar yaşandığı görülmektedir. Örneğin, büyük anchor kiracılar kendi markalarını öne çıkaran kampanyalar düzenlerken küçük kiracılar görünmez kalabilmektedir. Koordinasyonsuz etkinlikler ise ziyaretçilerin beklentisini karşılamadığında tüm merkeze olan güveni zedeleyebilir. Ortak fon yapısı, bu dengesizliği ortadan kaldırır ve her kiracının katkısını kolektif bir kazanıma dönüştürür.
Türkiye'deki AVM yönetim pratiklerinde pazarlama fonu katkıları genellikle kira sözleşmesinde ayrı bir kalem olarak düzenlenir. Katkı oranları ve harcama esasları yönetim kurulunca belirlenir; kiracı temsilcileri ise çoğunlukla danışma ya da onay komitesi aracılığıyla sürece dahil edilir. Bu yapının şeffaf tutulması, kiracı memnuniyetinin ve uzun vadeli doluluk oranlarının korunması açısından kritik öneme sahiptir.
Pazarlama Fonu Katkı Hesaplama Yöntemleri

Pazarlama fonu katkılarının adil ve öngörülebilir biçimde hesaplanması, kiracı ilişkilerinin sağlıklı yürütülmesinin temel koşuludur. Yanlış hesaplama yöntemleri, büyük ve küçük kiracılar arasında dengesizliğe, itirazlara ve sözleşme anlaşmazlıklarına zemin hazırlar. Bu nedenle yönetim, sözleşme aşamasında katkı modelini açık ve bağlayıcı biçimde tanımlamalıdır.
Piyasada yaygın olarak kullanılan üç temel hesaplama yöntemi mevcuttur. Metrekare bazlı katkı modelinde her kiracı, kiraladığı brüt kiralanabilir alanla (GLA) orantılı bir sabit tutar öder. Bu model basit ve öngörülebilirdir; ancak düşük ciro yapan büyük mağazalara görece ağır bir yük bindirebilir. Ciro bazlı katkı modelinde ise kiracı, aylık cirosunun belirli bir yüzdesini fona aktarır. Bu yaklaşım daha adil görünse de ciro tespiti için güvenilir bir raporlama sistemine ihtiyaç duyar. Karma model, sabit metrekare payı ile ciro eşiği aşıldığında devreye giren değişken bileşeni bir arada kullanır; büyük AVM'lerde en yaygın tercih edilen yapıdır.
Katkı miktarlarının her yıl güncellenmesi gerekip gerekmediği de sözleşmede netleştirilmelidir. Türkiye'deki uygulamalarda kira artış esaslarına (TÜFE/ÜFE ortalaması veya sabit oran) paralel bir güncelleme mekanizması benimsenmesi, taraflar arasında anlaşmazlık riskini minimize eder. Ayrıca AVM yönetiminin, fon bakiyesini ve harcamalarını her dönem sonunda kiracılara yazılı olarak bildirmesi, güven ortamını pekiştirir.
Bunun yanı sıra bazı AVM'ler, anchor kiracılar ile küçük işletmeler için farklılaştırılmış katkı oranları uygulamaktadır. Büyük anchor mağazalar, ziyaretçi trafiğine zaten doğrudan katkıda bulundukları gerekçesiyle daha düşük oranla pazarlama fonuna dahil edilebilir. Bu düzenleme, çekici anchor markaların merkezde tutulmasına ve buna bağlı küçük kiracı ekosistemi üzerindeki olumlu etkinin korunmasına hizmet eder.
Yıllık Pazarlama Bütçesinin Planlanması

Pazarlama fonunun etkin kullanımı, yılın başında hazırlanan kapsamlı bir bütçe planına bağlıdır. Bütçe planı olmadan toplanan katkılar; anlık kararlarla, koordinasyonsuz ve ölçüsüz harcanabilir; bu da hem fon sürekliliğini hem de kiracı güvenini sarsar. Profesyonel AVM yönetiminde yıllık pazarlama bütçesi, en az dört temel bileşeni kapsamalıdır.
İlk bileşen medya ve reklam harcamalarıdır. Televizyon spotları, dijital reklam ağları (Google, Meta, programatik), açık hava billboard'ları, radyo spotu ve basılı materyal maliyetleri bu başlık altında toplanır. İkinci bileşen etkinlik ve organizasyon giderleridir; konser, sergi, çocuk etkinlikleri, moda gösterisi, yılbaşı/bayram kutlamaları gibi kalemler buraya girer. Üçüncü bileşen dekorasyon ve görsel kimlik giderleridir; sezonluk süsleme, tabela güncellemeleri, dijital ekran içerikleri bu kapsamda değerlendirilir. Dördüncü bileşen ise veri ve araştırma giderleridir; ziyaretçi analizi, müşteri memnuniyet araştırmaları ve rakip kıyaslama çalışmaları için ayrılan pay bu bileşeni oluşturur.
İyi tasarlanmış bir bütçe planı, her bileşen için hem tutar hem de hedef kitle ve beklenen çıktıyı belirler. Örneğin Ramazan dönemi kampanyası için ayrılan bütçenin sosyal medya etkileşimini %30 artırması, sepet ortalamasını ise %10 yükseltmesi hedefleniyorsa, dönem sonunda bu metrikler gerçek verilerle karşılaştırılmalı ve sonuçlar bir sonraki bütçe dönemine yansıtılmalıdır.
AVM yönetim yazılımları, pazarlama bütçesinin takibini merkezi bir yapıda sunar. AVM yönetim yazılımı kullanan merkezlerde bütçe kalemleri gerçek zamanlı izlenebilir; harcama sapmaları anında tespit edilerek yöneticilere uyarı gönderilebilir. Bu sistemsiz yapılarda ise ay sonunda elle hazırlanan tablolar, kaçınılmaz olarak hatalara ve gecikmeli kararalara neden olmaktadır.
Etkinlik Planlama ve Organizasyon Süreci

Etkinlik yönetimi, AVM pazarlama fonunun en görünür ve en yüksek etki potansiyeline sahip harcama kalemidir. Doğru planlanan bir etkinlik, ziyaretçi sayısını kısa sürede belirgin biçimde artırabilir; medyada organik yer alabilir ve sosyal medyada yayılan içerikler aracılığıyla ücretli reklam bütçesinin çok üzerinde bir erişim sağlayabilir. Ancak planlama hataları da tam tersi etkiyi yaratabilir: düşük katılım, kiracı şikayetleri ve fon israfı.
Başarılı bir etkinlik yönetimi süreci şu aşamalardan geçer: İlk olarak hedef belirleme aşaması gelir; etkinliğin amacı net tanımlanmalıdır (yeni ziyaretçi kazanma mı, mevcut müşteri bağlılığı mı, belirli bir kiracı kategorisinin satışlarını destekleme mi?). İkinci aşamada konsept ve içerik tasarımı yapılır; ziyaretçi profiliyle örtüşen, markayla tutarlı ve özgün bir etkinlik konsepti oluşturulur. Üçüncü aşamada bütçe ve tedarikçi yönetimi devreye girer; organizasyon firmaları, teknik ekipman, güvenlik ve sigorta kalemlerini içeren kapsamlı bir maliyet analizi hazırlanır.
Dördüncü aşamada izin ve bildirimler tamamlanır. Halka açık etkinlikler için ilgili belediyeden izin alınması, İçişleri Bakanlığı'na bağlı mevzuata uygun güvenlik planının hazırlanması ve gerekiyorsa MÜYAP/MESAM gibi meslek birliklerine telif bildirimi yapılması zorunludur. Beşinci aşamada etkinlik iletişimi ve medya planı yürütülür; sosyal medya, e-posta bülteni, SMS, basın bülteni ve AVM içi dijital ekranlar koordineli biçimde kullanılır. Son aşamada ise etkinlik sonrası değerlendirme gerçekleştirilir: katılımcı sayısı, sosyal medya etkileşimi, kiracı satış verileri ve ziyaretçi geri bildirimleri analiz edilerek rapor hazırlanır.
Bir etkinlik fikrinin kağıt üzerinde harika görünmesi yeterli değildir. AVM yöneticilerinin sıkça gözden kaçırdığı bir husus, etkinlik takvimini kiracı kampanya takvimiyle senkronize etmektir. Örneğin çocuk etkinliği düzenlenirken oyuncak ve kırtasiye kiracılarının o hafta özel indirim uygulaması, hem etkinliğin hem de kiracı satışlarının verimini katlar. Bu senkronizasyon için kiracılarla düzenli iletişim kanalları kurulması şarttır.
Kiracı Komitesi ve Ortak Karar Alma Mekanizması

Pazarlama fonunun meşruiyeti ve sürdürülebilirliği, büyük ölçüde kiracıların karar alma süreçlerine ne ölçüde dahil edilebildiğine bağlıdır. Fona katkı yapan ancak harcamalarda söz hakkı bulunmayan kiracılar, zamanla katkı yükümlülüğüne itiraz etmeye başlar; bu da hem sözleşme anlaşmazlıklarına hem de doluluk oranlarındaki düşüşe zemin hazırlayabilir.
Bu nedenle çoğu profesyonel AVM yönetiminde kiracı pazarlama komitesi kurulur. Bu komite; farklı kategorilerden seçilen kiracı temsilcilerini, AVM yönetimini ve zaman zaman bağımsız bir pazarlama danışmanını bir araya getirir. Komitenin görev alanı genellikle şunları kapsar: yıllık bütçenin onaylanması, büyük etkinlik konseptlerine ilişkin görüş bildirme, çeyrek dönem harcama raporlarını inceleme ve olağanüstü harcama taleplerini değerlendirme.
Komite toplantılarının etkin yürütülmesi için ön koşul, gündemin ve geçmiş dönem mali verilerinin toplantıdan en az beş iş günü önce üyelere iletilmesidir. Toplantı tutanakları ise tüm kiracılarla paylaşılmalı; böylece komite üyesi olmayan kiracılar da süreçten haberdar tutulmalıdır. Bu şeffaflık, "biz ödemiyoruz ama ne harcandığını bilmiyoruz" itirazının önüne geçer.
Komite yapısı, hukuki açıdan da dikkatle kurgulanmalıdır. Kiracı pazarlama katkısı ve komite yapısına ilişkin düzenlemeler, Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde hazırlanan kira sözleşmesine veya ek protokole yazılmalıdır. Komitenin kararlarının bağlayıcılık derecesi, üyelerin temsil yetkisi ve oy çokluğu esasları net biçimde tanımlanmadığında uygulamada ciddi belirsizlikler doğabilir. Bu konuda uzman hukuki desteğin alınması önerilir.
Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya Stratejisi

Geleneksel medya kanallarının gerilemesiyle birlikte AVM pazarlama fonlarının giderek artan bir bölümü dijital kanallara yönelmektedir. Sosyal medya, arama motoru reklamcılığı ve e-posta pazarlaması; televizyon ve açık hava ilanlarına kıyasla çok daha hassas hedefleme, anlık ölçüm ve esnek bütçe yönetimi imkanı sunmaktadır.
Türkiye'deki AVM'lerin büyük çoğunluğu Instagram ve Facebook'ta aktif hesaplar yürütmektedir. Ancak takipçi sayısı yüksek hesapların organik erişimi son yıllarda belirgin biçimde düşmüştür. Bu nedenle sadece organik içerik üretmek değil, stratejik ücretli reklam kampanyalarını da plana dahil etmek gerekmektedir. Ücretli kampanyalarda hedef kitle segmentasyonu, AVM'nin konumuna göre coğrafi sınırlamalar ve belirli davranışsal profiller kullanılarak kurgulanmalıdır.
Arama motoru tarafında ise Google Arama ve Google Display ağında yürütülen kampanyalar, belirli etkinlikleri veya sektörel fırsatları araştıran potansiyel ziyaretçilere ulaşmada güçlü bir araçtır. "İstanbul AVM etkinlikleri", "hafta sonu aile etkinliği" gibi arama sorgularına yönelik hedefleme, doğru kurgulandığında yüksek dönüşüm oranları sağlar.
Dijital pazarlama harcamalarında dikkat edilmesi gereken kritik bir konu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamındaki yükümlülüklerdir. E-posta bülteni ve SMS kampanyaları için abonelerin açık rızasının alınmış olması ve bu rızaların kayıt altında tutulması zorunludur. Müşteri sadakat programları aracılığıyla toplanan veriler ise aydınlatma metinleriyle desteklenmeli, veri işleme faaliyetleri KVKK'ya uygun biçimde yürütülmelidir. Bu konuda ihmal, hem idari yaptırımlara hem de ciddi itibar zararına yol açabilir.
Sezonluk Kampanya ve Etkinlik Takvimi

AVM pazarlama faaliyetlerinin en verimli dönemleri, müşteri hareketliliğinin ve harcama eğiliminin doğal olarak yükseldiği sezonluk dönüm noktalarıdır. Bu dönemleri önceden planlayan ve bütçeyi buna göre dağıtan merkezler, rakiplerine kıyasla belirgin bir avantaj elde eder. Sezonluk takvimi önceden belirlemek, hem daha iyi tedarikçi fiyatları hem de daha etkili iletişim planlaması imkanı sağlar.
Türkiye özelinde AVM pazarlama takviminin en kritik dönemleri şunlardır: Ocak-Şubat kış sonu indirimi, Mart-Nisan Nevruz ve bahar kampanyası, Ramazan (tarih her yıl değişir, ön planlama zorunludur), Kurban Bayramı öncesi ve dönemi, Haziran-Temmuz okul tatili etkinlikleri, Eylül okula dönüş kampanyası, Ekim-Kasım sonbahar/kış geçişi, Kasım Black Friday ve Aralık yılbaşı sezonu.
Her dönem için bütçe dağılımı, bir önceki yılın verilerine dayandırılmalıdır. Ziyaretçi sayısı ve kiracı satış rakamları incelenerek hangi dönemlerin reklam yatırımına en yüksek getiriyi sunduğu belirlenebilir. Örneğin bazı AVM'lerde Ramazan ayı, yılbaşına kıyasla çok daha yüksek ziyaretçi ve ciro getirisi sağlarken bazı merkezlerde bu oran tam tersidir. Bu farklılık, hedef kitle demografisine ve AVM'nin konumuna göre değiştiğinden yerel verilere dayalı analiz vazgeçilmezdir.
Etkinlik takviminin hazırlanmasında kiracıların kendi kampanya dönemlerini de göz önünde bulundurmak gerekir. Kiracıların özel indirim dönemleri ile AVM'nin merkezi kampanya takvimi çakışmadığında sinerji kaçırılır; çakıştığında ise ikisi birbirini güçlendirerek bileşik bir etki yaratır. Bu nedenle yıllık pazarlama takvimi, kiracılara ileri bildirimle paylaşılmalı ve onların geri bildirimleriyle şekillendirilmelidir.
Pazarlama Fonu Harcamalarında Şeffaflık ve Raporlama

Pazarlama fonunun kiracılar nezdinde güvenilirliğini korumanın en önemli aracı şeffaf ve düzenli raporlamadır. Kiracılar katkı yapmaktadır; ödedikleri paranın nereye harcandığını ve bu harcamanın ne tür sonuçlar doğurduğunu bilmek hakları dahilindedir. Bu bilgiyi sağlamayan yönetimler, katkı oranları tartışmaya açıldığında savunmasız konuma düşer.
Temel raporlama döngüsü üç kademeli kurgulanmalıdır. Aylık özet raporlar; toplam fon geliri, gerçekleşen harcamalar ve dönem sonu bakiyesini sunar. Çeyrek dönem analiz raporları; bütçe-gerçekleşme karşılaştırmasını, etkinlik katılım verilerini, ziyaretçi trafik endeksini ve kiracı satış endeksini içerir. Yıllık kapsamlı rapor ise tüm pazarlama faaliyetlerinin toplu değerlendirmesini, bir sonraki yıl bütçe önerisini ve stratejik hedefler için tavsiye kararlarını kapsar.
Raporların yalnızca kiracı komitesiyle paylaşılması yeterli değildir; tüm kiracılara dijital ortamda (e-posta, kiracı portalı) erişilebilir kılınması şarttır. Ayrıca büyük harcama kalemleri için tedarikçi faturalarının özetleri de raporlara eklenmelidir. Bazı AVM yönetimleri, üçüncü bir bağımsız denetçinin yıllık raporu onaylaması yöntemini benimsemektedir; bu uygulama özellikle kiracı güveninin zedelendiği durumlarda ilişkiyi yeniden inşa etmek için güçlü bir araçtır.
Muhasebe açısından pazarlama fonu, AVM'nin genel işletme gelirlerinden ayrı bir fon hesabında takip edilmelidir. Fon gelirlerinin işletme cirolarıyla karışması, hem vergi uyumu hem de kiracı ilişkileri açısından ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle muhasebe programı seçiminde fonların ayrı hesapta izlenmesine imkan veren modüler yapıların tercih edilmesi önerilir.
Önemli Uyarı: Pazarlama fonu katkıları ve harcamalarına ilişkin sözleşme hükümleri, Türk Borçlar Kanunu ve ilgili ticaret mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu içerik genel bilgi amaçlıdır; hukuki bağlayıcılığı olmadığından uygulamaya geçmeden önce konusunda uzman bir avukattan ve mali müşavirden destek almanız tavsiye edilir.
AVM Etkinlik Türleri ve Ziyaretçi Etkisi

Bir alışveriş merkezinin etkinlik repertuarını çeşitlendirmek, farklı demografik segmentlere ulaşmayı ve merkezi yalnızca alışveriş yapılan bir mekan olmaktan çıkarıp bir yaşam alanına dönüştürmeyi mümkün kılar. Etkinlik türleri, hedef kitleye ve sezona göre stratejik biçimde seçilmelidir.
Yaygın AVM etkinlik kategorileri şunlardır:
- Aile ve çocuk etkinlikleri: Oyun alanları, çocuk atölyeleri, animatörlü gösteriler, ebeveyn-çocuk workshopları. Hafta sonu ziyaretçi trafiğini artırmada en etkili kategoridir.
- Kültür-sanat etkinlikleri: Fotoğraf sergileri, heykel enstalasyonları, canlı müzik performansları, tiyatro gösterileri. AVM'nin prestijini ve medyada organik görünürlüğünü yükseltir.
- Moda ve güzellik etkinlikleri: Defile, stil danışmanlığı workshopları, kozmetik markalarının pop-up standları. Giyim ve aksesuar kiracılarının satışlarını doğrudan destekler.
- Gastronomi etkinlikleri: Yemek festivalleri, şef gösterileri, ürün tadım günleri. Food court kiracılarına ve restoranlarına görünürlük sağlar.
- Teknoloji ve gaming etkinlikleri: E-spor turnuvaları, teknoloji markaları deneyim günleri, robot atölyeleri. Genç kitleyi AVM'ye çeken güçlü bir mıknatıstır.
- Spor ve wellness etkinlikleri: Yoga seansları, koşu kulübü buluşmaları, sağlıklı yaşam fuarları. Artan sağlık bilinci trendi ile paralel bir talebi karşılar.
- Kurumsal ve sosyal sorumluluk etkinlikleri: Bağış kampanyaları, farkındalık günleri, kariyer fuarları. AVM'nin toplumla bağını güçlendirir ve medya ilgisi çeker.
Her etkinlik türünün planlama süresi, bütçe büyüklüğü ve beklenen ROI (yatırım getirisi) farklıdır. Küçük ölçekli çocuk workshopları birkaç hafta içinde organize edilebilirken büyük konser ya da fuar organizasyonları altı ay ile bir yıl arasında hazırlık süresi gerektirebilir. Bu farklılık, yıllık etkinlik takviminin oluşturulmasında kritik bir planlama değişkenidir.
Pazarlama Fonu Katkı ve Harcama Tablosu

Aşağıdaki tablo, orta ölçekli bir AVM'de pazarlama fonu katkı yöntemlerini ve tipik harcama dağılımlarını özetlemektedir. Bu oranlar genel bir referans niteliği taşımakta olup her AVM'nin kendi koşullarına ve stratejik önceliklerine göre farklılaşacaktır.
| Harcama Kategorisi | Tipik Pay (%) | Açıklama |
|---|---|---|
| Etkinlik ve organizasyon | 30-35 | Konser, sergi, çocuk etkinlikleri, fuar organizasyonları |
| Dijital pazarlama | 20-25 | Sosyal medya reklamı, Google Ads, e-posta/SMS kampanyaları |
| Geleneksel medya | 15-20 | TV spotu, açık hava ilanı, radyo, basılı materyal |
| Dekorasyon ve görsel kimlik | 10-15 | Sezonluk süsleme, banner, dijital ekran içeriği |
| Araştırma ve veri analitiği | 5-8 | Ziyaretçi araştırması, rakip analizi, müşteri anketi |
| Yönetim ve danışmanlık | 5-10 | Pazarlama yöneticisi, ajans, hukuki danışmanlık giderleri |
| Acil ve esnek rezerv | 5 | Öngörülemeyen fırsatlar ve kriz iletişimi için yedek |
Bu tablo, bütçe planlaması için bir başlangıç çerçevesi sunar. AVM'nin büyüklüğüne, kiracı profiline ve rekabetçi konumuna göre kategoriler arasında önemli kaymalar olabilir. Örneğin yeni açılan bir AVM, marka bilinirliği oluşturmak için geleneksel ve dijital medyaya daha yüksek pay ayırırken yerleşik bir merkezde etkinlik ve müşteri sadakati programları daha ağırlıklı olabilir. Bu kararları verirken AVM yönetim yazılımının sunduğu analitik araçlar büyük kolaylık sağlamaktadır.
Mevzuat Çerçevesi ve Sözleşme Hükümleri

AVM pazarlama fonuna ilişkin hukuki çerçeve, ülkemizde henüz özel bir yasal düzenlemeye kavuşmamıştır. Bu durum, uygulamanın büyük ölçüde taraflar arasındaki kira sözleşmesi hükümleri ve yerleşik ticari örfe göre şekillendiği anlamına gelmektedir. Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri, sözleşmesel yükümlülükler ve borç ilişkisinin yorumlanması bakımından temel referans kaynağı olmaya devam etmektedir.
Sözleşme aşamasında pazarlama fonu ile ilgili mutlaka düzenlenmesi gereken konular şunlardır: katkı hesaplama yöntemi ve oranı, ödeme zamanı ve usulü, fon yönetim organının yapısı ve karar yetkileri, yıllık bütçenin onay süreci, harcama kalemlerine ilişkin sınırlamalar veya öncelikler, raporlama yükümlülükleri ve denetim hakkı, katkı güncelleme mekanizması (artış esası ve sıklığı), tarafların itiraz ve anlaşmazlık çözüm yolları.
Etkinlik organizasyonları söz konusu olduğunda Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamındaki müzik telif hakları önemli bir yükümlülük alanı oluşturur. Kamuya açık alanlarda canlı veya kayıttan müzik kullanımı için MESAM ve MSG gibi meslek birliklerine lisans bedeli ödenmesi zorunludur. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari yaptırım ve tazminat talepleriyle sonuçlanabilir.
Ayrıca halka açık etkinliklerde fiziksel güvenlik önlemlerinin alınması ve gerektiğinde sigorta yaptırılması, hem hukuki yükümlülük hem de risk yönetimi açısından önem taşımaktadır. Etkinlik düzenleme iznini ve güvenlik planını onaylayan belgelerin arşivlenmesi, olası uyuşmazlıklarda yönetimin aleyhine delil oluşmasını önler. Bu alanlarda hukuki destek almak, genel bir tavsiye olarak her zaman yerinde olacaktır.
Sık Sorulan Sorular

AVM pazarlama fonu katkısı kira bedelinden ayrı mı ödenir?
Kiracı pazarlama fonu harcamalarını denetleyebilir mi?
AVM etkinliklerinde müzik çalmak için ayrıca izin gerekiyor mu?
Pazarlama fonu yıl sonunda artarsa kalan para ne olur?
AVM pazarlama fonu ve etkinlik yönetimi süreçlerinizi dijitalleştirmek, bütçe takibini ve kiracı raporlamasını otomatikleştirmek istiyorsanız AVM yönetim yazılımımızı inceleyebilirsiniz. Kiracı katkı takibinden etkinlik bütçesi planlamasına, muhasebe entegrasyonundan raporlama modüllerine kadar tüm ihtiyaçlarınıza tek platformdan yanıt verir.