Apartman çatısına veya ortak alanlara kurulan baz istasyonundan elde edilen kira geliri, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri çerçevesinde tüm kat maliklerine dağıtılmak zorundadır. Bu gelir yöneticiye ya da yalnızca birkaç kişiye ait değildir; binanın ortak alanlarından elde edildiği için tüm maliklere arsa payları oranında paylaştırılması yasal zorunluluktur. Yöneticinin bu parayı apartman hesabında tutması ancak kat malikleri kurulu kararıyla mümkündür; tek başına karar alarak geliri dağıtmaması veya kendi kullanımına tahsis etmesi ise açık bir hukuki ihlal oluşturur.
Ortak Alan Kira Geliri Neden Tüm Maliklere Aittir?

Bir apartmanın çatısı, bodrum katı, merdiveni, koridoru ve bahçesi gibi alanlar Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında "ortak yer" olarak tanımlanır. Bu tanım son derece önemlidir çünkü ortak yerler hiçbir kat malikinin münferiden kullanamayacağı, tamamının birlikte sahip olduğu mülkiyet dilimleridir. Ortak yerlerdeki mülkiyet payları ise her bağımsız bölümün arsa payıyla orantılı biçimde belirlenir; büyük dairesi olan malik daha fazla arsa payına, dolayısıyla ortak alana daha fazla hisseye sahip olur.
Telekomünikasyon şirketleri baz istasyonu kurarken bina yönetimiyle bir kira sözleşmesi imzalar. Ancak bu sözleşmenin tarafı olan yönetici, teknik açıdan binanın sahibi değildir; kat maliklerinin temsilcisidir. Dolayısıyla sözleşmeden doğan kira bedeli de yöneticiye değil, temsil ettiği maliklerin tamamına aittir. Yönetici bu parayı toplayabilir, banka hesabında tutabilir; ancak bunu yaparken kat malikleri kurulu kararı almadan ne masraflara mahsup edebilir ne de birinin cebine koyabilir.
Pek çok apartmanda yönetici bu geliri "apartman genel giderleri" başlığı altında harcamakta ya da farkında olmadan kendi takdirine bırakmaktadır. Bu durum, malikler tarafından sorgulanmadığı sürece yıllarca sürebilir. Oysa her kat maliki, ortak alanlardan elde edilen gelirin ne olduğunu ve nereye harcandığını öğrenme hakkına sahiptir. Bu hak soyut bir talep değil; kanunun güvence altına aldığı somut bir mülkiyet hakkıdır.
Sonuç olarak baz istasyonu kira geliri üzerindeki hak, dairenizin büyüklüğüne göre arsa payınızla doğru orantılıdır. Bu pay sizi hem gelirden yararlanma hem de bu gelirin nasıl kullanılacağına karar verme süreçlerine dahil eder.
Kat Malikleri Kurulu Bu Kararı Nasıl Alır?

Baz istasyonu kurulumu için öncelikle kat malikleri kurulunun karar alması gerekir. Kat Mülkiyeti Kanunu, ortak yerlerin kiraya verilmesi gibi önemli tasarruflarda oy çokluğu şartı öngörmektedir. Yani yönetici, maliklerin bilgisi ve onayı olmadan telekomünikasyon şirketiyle bir kira sözleşmesi imzalayamaz; imzalamışsa bile bu sözleşmenin maliklere karşı bağlayıcılığı tartışmalıdır.
Toplantı gündemi usulüne uygun biçimde duyurulmalı, malikler önceden bilgilendirilmeli ve kararın tutanağa geçirilmesi sağlanmalıdır. Karar alındıktan sonra sözleşmenin şartları, kira bedeli ve ödeme takvimi de yine toplantıda görüşülmeli; bu bilgiler maliklerle paylaşılmalıdır. Maliklerin salt çoğunluğu sağlanamıyorsa toplantı ertelenerek ikinci toplantıda hazır bulunanların çoğunluğuyla karar alınabilir.
Kira gelirinin ne yapılacağına dair karar da ayrı bir gündem maddesi olarak ele alınmalıdır. Malikler bu geliri doğrudan birbirlerine dağıtmayı ya da binanın ortak giderlerine (asansör bakımı, temizlik, dış cephe onarımı gibi) aktarmayı kararlaştırabilir. Her iki seçenek de yasal olarak mümkündür; önemli olan kararın kurul tarafından alınması ve kayıt altına alınmasıdır. Yöneticinin tek başına verdiği karar ise mali açıdan bağlayıcı değildir ve daha sonra itiraz konusu yapılabilir.
Gelir Nasıl Hesaplanır ve Kimler Ne Kadar Alır?

Kira gelirinin dağıtımında temel ölçüt arsa payıdır. Tapu senetlerinde ve kat irtifakı belgelerinde her bağımsız bölüme atanmış bir arsa payı bulunur; bu pay, bağımsız bölümün büyüklüğüne ve konumuna göre belirlenir. Örneğin 20 daireli bir binada zemin kattaki küçük bir daire yüzde dört arsa payına sahipken, üst kattaki büyük bir daire yüzde sekiz arsa payına sahip olabilir. Bu durumda baz istasyonu kira gelirine katılım oranları da bu yüzdelerle doğru orantılı olacaktır.
Paylaşım hesabı pratik açıdan oldukça basittir: Yönetici, aylık ya da yıllık brüt kira gelirini toplam arsa payı miktarına böler ve her malikin payıyla çarpar. Türkiye'de kira gelirleri üzerinden gelir vergisi söz konusu olabileceğinden, vergi kesintisi yapılıp yapılmayacağı ve bu kesintinin maliklere nasıl yansıtılacağı da toplantıda netleştirilmelidir. Bir bölümün birden fazla maliki varsa veya bir bölüm miras yoluyla birden fazla kişiye intikal etmişse, gelir o bölümün tüm hissedarlarına kendi iç oranlarında paylaştırılır.
Pratikte karşılaşılan en yaygın sorun, yöneticinin bu geliri "apartman genel giderlerini karşılamak için" kullandığını beyan etmesidir. Eğer kat malikleri kurulu böyle bir karar almamışsa, yöneticinin bu tasarrufu tek başına yapma yetkisi bulunmamaktadır. Kira geliri giderlere mahsup edilecekse bile bu süreç şeffaf bir muhasebe kayıtlarıyla izlenmeli, her malikin payının gidere tekabül ettiği açıkça gösterilmelidir.
Yönetici Geliri Paylaşmıyorsa Ne Yapılabilir?

İlk adım her zaman yazılı bilgi talep etmektir. Apartman yöneticisinden baz istasyonu kira sözleşmesinin bir örneğini ve bu güne kadar tahsil edilen kira bedellerinin dökümlü listesini yazılı olarak talep edin. Kat mülkiyeti hukukunda yönetici, maliklere hesap verme yükümlülüğü altındadır. Yöneticinin hesap vermekten kaçınması veya belgeleri paylaşmayı reddetmesi, zaten başlı başına ciddi bir ihlal niteliği taşır. Bu konuda yöneticinin belge sunma yükümlülüğü hakkındaki içeriğimiz hak ve sorumluluklarınızı ayrıntılı biçimde ele almaktadır.
Yazılı başvuruya yanıt alınamadığında ya da yanıt tatmin edici olmadığında bir sonraki adım olağanüstü toplantı talebinde bulunmaktır. Kat Mülkiyeti Kanunu, belirli bir orandaki malikin talep etmesi hâlinde yöneticinin olağanüstü toplantı düzenlemek zorunda olduğunu öngörür. Toplantıda gelirin hesabı istenebilir, geçmişe dönük dağıtım talep edilebilir ve mevcut yönetici görevden alınabilir. Bu talep de yazılı yapılmalı ve teslim alındısı alınmalıdır.
Hukuki yollar açısından sulh hukuk mahkemeleri, kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevlidir. Mahkemeye başvurmadan önce bir avukattan hukuki değerlendirme almak isabetli olacaktır çünkü dava masrafları ve yargılama süresi, talep edilen tutar ve durumun ağırlığıyla orantılı olarak değerlendirilmelidir. Bazı durumlarda noter aracılığıyla ihtarname göndermek, dava açmadan önce yöneticiyi harekete geçirmeye yetebilir.
Aşağıda örnek bir yazılı talep metni bulunmaktadır:
Yazılı Bilgi Talebi — Baz İstasyonu Kira Geliri
Sayın Yönetici,
[Adres] adresindeki apartmanın çatısına kurulu baz istasyonuna ilişkin kira sözleşmesinin bir örneğini ve [yıl] tarihinden bu yana tahsil edilen kira bedellerinin dökümünü, yasal yükümlülükleriniz kapsamında tarafıma yazılı olarak iletmenizi talep ederim. Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uyarınca ortak alanlardan elde edilen gelirlerin tüm kat maliklerine dağıtılması ya da kurulda alınan kararla kullanılması zorunludur. Belgelerin [tarih] tarihine kadar iletilmesini, aksi takdirde yasal yollara başvuracağımı bildiririm.
Ad Soyad / Daire No / Tarih
Kiracıların Bu Gelirdeki Hakkı Var mı?

Baz istasyonu kira gelirine hak sahibi olanlar yalnızca kat malikleridir; kiracıların bu gelir üzerinde doğrudan bir hakkı bulunmamaktadır. Bunun nedeni, hakkın mülkiyetten kaynaklanmasıdır. Kiracı, bir dairenin kullanım hakkını kira bedeli ödeyerek edinir; ancak binanın ortak alanları üzerinde mülkiyet hakkı sahibi olmadığından, bu alanlardan elde edilen kira gelirine de ortak olamaz.
Bununla birlikte kiracılar dolaylı olarak bu gelirden faydalanabilir. Eğer baz istasyonu kira geliri apartmanın ortak giderlerine aktarılıyorsa, bu durum aidatların düşmesine ya da yönetim bütçesinin güçlenmesine katkı sağlar. Bazı yönetimlerde aidat tutarı bu gelirlerin hesaba katılmasıyla düzenlenebilir; bu da kiracının ödediği ortak gider payını azaltabilir. Ancak bu dolaylı fayda, kanun tarafından güvence altına alınmış bir hak değil; yönetim biçimine göre şekillenen pratik bir sonuçtur.
Kiracı olarak yapabileceğiniz en önemli şey, dairenin malikine baz istasyonu kira gelirinin hesabını sormasını hatırlatmaktır. Malik bu gelirden habersizse veya yöneticiden talep etmemişse, sorunu tespit etmek de gecikebilir. Kiracılar kat malikleri kurulu toplantılarına katılma ve oy kullanma hakkına sahip değildir; ancak yöneticiye yazılı soru yöneltmek ya da maliklerini bilgilendirmek konusunda her zaman serbest hareket edebilirler.
Hukuki Dayanak: Hangi Kanun Ne Diyor?

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, bu meselenin temel yasal çerçevesini çizer. Kanun, ortak yerlerin kat maliklerinin müşterek mülkiyetinde olduğunu açıkça hükme bağlar ve bu mülkiyet arsa paylarına göre paylaştırılır. Ortak alanların kullanımından veya kiraya verilmesinden elde edilen gelirler de aynı paylaşım ilkesine tabidir; yani bu gelirler hukuki olarak tüm maliklere aittir.
Yöneticinin görev ve yetkileri de kanunda düzenlenmiştir. Yönetici, kat malikleri kurulunun aldığı kararları uygulamak ve kurula hesap vermekle yükümlüdür. Ortak giderlere ve gelirlere ilişkin muhasebe kayıtlarını tutmak ve talep hâlinde maliklere sunmak da yöneticinin yasal yükümlülükleri arasında yer alır. Bu yükümlülükleri yerine getirmeyen yönetici, hukuki sorumlulukla karşılaşabilir.
Telekomünikasyon mevzuatı açısından da belirtmek gerekir ki baz istasyonu kurulum izni ilgili devlet kurumlarından alınmaktadır; ancak bu izin, bina sakinlerinin itiraz ve taleplerini ortadan kaldırmaz. Kira sözleşmesi özel hukuk kapsamında değerlendirilir ve Kat Mülkiyeti Kanunu'nun hükümleri bu ilişkiye de uygulanır. Sözleşmenin bina adına değil yönetici adına imzalanmış olması durumunda dahi, sözleşmeden doğan haklar ve yükümlülükler maliklere yansır.
Herhangi bir hukuki süreçte sulh hukuk mahkemeleri birincil başvuru merciidir. Mahkeme, yöneticiden kira sözleşmesinin ibrazını, tahsil edilen gelirlerin dökümünü ve dağıtım yapılmışsa hangi maliklere ne kadar ödendiğini talep edebilir. Bu nedenle yöneticilerin kira gelirlerine ilişkin muhasebe kayıtlarını eksiksiz tutması, hem kendi korunmaları hem de kat malikleriyle ilişkilerinin sağlıklı yürümesi açısından büyük önem taşır.
Özel Durumlar: Eski Kararlar, Mevcut Sözleşmeler, Yönetici Değişikliği

Baz istasyonu sözleşmesi yıllarca önce imzalanmış ve bu süre içinde kira gelirleri hiç dağıtılmamış olabilir. Bu durumda geçmişe dönük talep hakkı saklıdır; ancak zamanaşımı süreleri göz önünde bulundurularak bir hukuki değerlendirme yapılması önerilir. Geçmişe dönük talepler genellikle mevcut yöneticiyle müzakere yoluyla çözülebileceği gibi, anlaşmazlık hâlinde yargı yoluna da taşınabilir.
Yönetici değişikliği yaşandıysa yeni yönetici, önceki dönemin hesaplarını devralmak ve malikler adına takip etmek durumundadır. Eski yönetici dönemi boyunca tahsil edilen ancak dağıtılmayan kira gelirlerinden eski yönetici şahsen sorumlu tutulabilir. Bu nedenle yönetici değişikliklerinde baz istasyonu kira gelirlerinin de hesap tesliminde yer alması kritik öneme sahiptir.
Mevcut sözleşmeler incelendiğinde kimi zaman uzun vadeli (5-10 yıl) kira sözleşmelerinin yapıldığı görülmektedir. Bu sözleşmelerin maliklere bildirilmesi ve onay alınması gerekirken bazı durumlarda bu adım atlanmıştır. Mevcut sözleşmeye itiraz edilmesi ya da feshedilmesi farklı hukuki sonuçlar doğurabileceğinden, bu konuda uzman bir avukattan destek almak isabetli olacaktır.
Bir diğer özel durum, sözleşmenin binanın tamamına değil yalnızca çatı katı dairesinin malikine aitmiş gibi yapılmış olmasıdır. Bu hâlde sözleşmenin gerçekten ortak alana mı yoksa o dairenin özel kullanımına mı ilişkin olduğu dikkatle incelenmelidir. Çatı, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında genellikle ortak alan sayılır; dolayısıyla çatı katı malikinin tek taraflı olarak bu alanı kiraya verme yetkisi bulunmamaktadır.
Site Yönetimi Platformu Bu Süreci Nasıl Kolaylaştırır?

Apartmanınız veya siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa, baz istasyonu kira geliri gibi hassas konularda hak takibinizi çok daha sistematik biçimde yürütebilirsiniz. Platform, sakinlerin yöneticiye yazılı taleplerini dijital ortamda iletmesine olanak tanır; her talep otomatik olarak tarih ve saat damgasıyla kayıt altına alınır. Bu kayıt, ileride hukuki süreç başlatmanız gerekirse güvenilir bir belge niteliği taşır.
Yöneticinin talebe verdiği yanıt da aynı platform üzerinden izlenebilir; yanıtın verilip verilmediği, ne zaman verildiği ve içeriği tüm ilgili taraflarca görülebilir hâlde kalır. Bu şeffaflık, yönetici ile malik arasındaki olası anlaşmazlıkları en aza indirir çünkü her iki taraf da aynı bilgiye eş zamanlı erişebilir. Yazılı taleplerin kaybedilmesi, "bildirim yapmadınız" ya da "böyle bir talep geldi mi?" gibi tartışmalar bu dijital iz sayesinde ortadan kalkar.
Aidat ve borç durumunu şeffaf bir şekilde görmenizi sağlayan finansal modüller, baz istasyonu kira gelirinin giderlere mahsup edilip edilmediğini de izlemenize yardımcı olur. Yönetici bu geliri ortak giderlere aktarıyorsa, platform üzerinden dönemsel hesap özetleri sunulabilir; böylece her malik kendi payının ne kadar olduğunu ve bu payın neye harcandığını somut rakamlarla görebilir. Hesap şeffaflığı, yöneticinin de haksız yere suçlanmasını önleyen bir güvencedir.
Kat malikleri kurulu toplantılarının öncesinde gündem maddelerini dijital bildirimle tüm maliklere duyurmak da platformun sunduğu özellikler arasındadır. Baz istasyonu kira gelirinin dağıtımına ilişkin gündemin tüm maliklere zamanında iletilmesi, katılım oranını artırır ve usul bakımından geçerli bir karar alınmasını kolaylaştırır. Toplantı tutanaklarının platform üzerinden saklanması ise ilerleyen dönemde referans olarak kullanılabilir.
En Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Nasıl Kaçınılır?

En yaygın hata, sözlü güvenceye dayanmaktır. Yöneticinin "bu geliri zaten apartmana harcıyoruz" demesi bir güvence değildir. Sözlü açıklamalar ilerleyen dönemde inkâr edilebilir ya da yönetici değiştiğinde hiçbir anlam ifade etmez. Her talep yazılı yapılmalı, her yanıt yazılı olarak alınmalı ve belgeler saklanmalıdır. Komşularla sözlü konuşmak faydalıdır; ancak asıl adım yöneticiye yazılı başvurudur.
İkinci yaygın hata, yalnızca kendi payınızı talep etmektir. Baz istasyonu kira geliri meselesi tüm kat maliklerini ilgilendirdiğinden, toplu hareket çok daha etkilidir. Birden fazla malikin imzaladığı ortak bir dilekçe ya da olağanüstü toplantı talebi, yönetici üzerinde çok daha belirleyici bir etki yaratır. Komşularınızı bilgilendirmek ve birlikte hareket etmek, hem hukuki süreçlerde hem de pratik çözüm üretmede zaman kazandırır.
- Yöneticiden sözlü güvence almakla yetinmeyin; kira sözleşmesinin yazılı örneğini isteyin.
- Kira bedellerinin hangi hesapta toplandığını ve banka ekstresini talep edin.
- Kat malikleri kurulu kararı olmadan gelirin giderlere mahsup edildiğini öğrenirseniz yazılı itiraz edin.
Üçüncü hata, baz istasyonunun varlığından bile haberdar olmamaktır. Çatıya veya teknik alanlara her gün çıkılmadığından, bu kurulumlar fark edilmeyebilir. Binanızda baz istasyonu olup olmadığını öğrenmek için yöneticiye doğrudan soru sorabilir ya da çatıya çıkarak kontrol edebilirsiniz. Kurulum varsa ve siz bilmiyorsanız, kira sözleşmesinin nasıl imzalandığını sorgulama hakkınız doğrudan doğuya başlar.
Son olarak, yöneticinin yetki sınırları konusunda farkındalık kazanmak, yalnızca baz istasyonu meselesinde değil apartman yaşamının pek çok alanında haklarınızı korumanızı sağlar. Yöneticinin hangi işlemleri kendi başına yapabileceğini, hangilerinde kurulun onayını almak zorunda olduğunu bilmek, olası ihlalleri başından önlemenin en etkili yoludur.
Sık Sorulan Sorular
Yönetici baz istasyonu kira gelirini aidat borçlarına mahsup edebilir mi?
Kat malikleri kurulunun açık kararı olmadan yönetici, baz istasyonu kira gelirini aidat borçlarına veya herhangi bir gidere tek başına mahsup edemez. Bu işlem için kurulun toplantıda karar alması ve bu kararın tutanağa geçirilmesi zorunludur. Kurulsuz gerçekleştirilen mahsup, ilgili malikler tarafından itiraz konusu yapılabilir; yönetici ise farkı tazmin etmek durumunda kalabilir.
Baz istasyonu kurulmadan önce onayım alınmadıysa ne yapabilirim?
Kat malikleri kurulunun onayı alınmadan yapılan baz istasyonu kurulumu hukuki açıdan sorunludur. Bu durumda kurulun toplantıya çağrılmasını talep edebilir, sözleşmenin maliklere sunulmasını isteyebilirsiniz. Toplantıda sözleşmenin iptaline karar verilebilir ya da var olan durumun kabulüyle yeni koşullar belirlenebilir. Hukuki süreç için sulh hukuk mahkemesine başvurma seçeneği de her zaman saklıdır.
Kira geliri ne sıklıkla dağıtılmalıdır?
Kira gelirinin dağıtım sıklığı kanunda belirli bir takvime bağlanmamıştır; bu kararı kat malikleri kurulu verir. Uygulamada yıllık, altı aylık ya da aylık dağıtım yapılabilir. Önemli olan, dağıtım döneminin toplantıda kararlaştırılması ve yöneticinin belirlenen takvime uymasıdır. Süresiz ertelemeler veya dağıtım yapılmaması, malikler tarafından itiraz konusu yapılabilir.
Kiracı olarak baz istasyonu kira gelirine hak kazanabilir miyim?
Hayır, baz istasyonu kira geliri yalnızca kat maliklerine aittir. Kiracılar binanın ortak alanları üzerinde mülkiyet hakkı taşımadığından bu gelire doğrudan ortak olamazlar. Ancak baz istasyonu geliri apartman ortak giderlerine aktarılıyorsa ve bu durum aidatları düşürüyorsa, kiracılar dolaylı olarak fayda sağlayabilir. Bu dolaylı fayda kanundan değil, yönetim tercihinden kaynaklanır.
Birden fazla baz istasyonu varsa gelir nasıl paylaşılır?
Binada birden fazla baz istasyonu bulunuyorsa her sözleşmeden elde edilen gelir ayrı ayrı muhasebeleştirilmeli ve toplamı arsa paylarına göre maliklere dağıtılmalıdır. Hangi alanlara kurulduğu farklı olsa da tüm kurulumlar ortak alanlarda gerçekleştiğinden, gelirler birleştirilerek tek bir paylaşım tablosuyla da sunulabilir. Önemli olan, her sözleşmenin varlığının maliklere açıklanması ve gelir dökümünün şeffaf biçimde sunulmasıdır.
Yönetici gelirleri saklıyorsa şikâyet nereye yapılır?
İlk adım yöneticiye yazılı ihtarname göndermek ve talep edilen bilgi ile belgelerin iletilmesini istemektir. Yanıt alınamıyorsa kat malikleri kurulunu olağanüstü toplantıya çağırmak için yeterli sayıda malikin imzasını toplayabilirsiniz. Hukuki yol olarak sulh hukuk mahkemesine başvurulabilir; mahkeme yöneticiden hesap ibrazı isteyebilir ve gerekirse yöneticiyi görevden alabilir. Avukatlı süreç öncesinde noter ihtarnamesi göndermek çoğu zaman yöneticiyi harekete geçirir.