Site Yönetimi

DASK Ortak Alanları Kapsar mı? Sigorta Kapsamı Rehberi

DASK bireysel bağımsız bölümleri güvence altına alır; merdiven, otopark ve teras gibi ortak alanlar kapsam dışıdır. Apartman yöneticilerinin bu boşluğu nasıl kapatacağını adım adım açıklıyoruz.

DASK Ortak Alanları Kapsar mı? Sigorta Kapsamı Rehberi

Zorunlu deprem sigortası (DASK), bağımsız bölümlerinizi — yani dairelerinizi — güvence altına alır; ancak merdiven, otopark, teras ve çatı gibi ortak alanlar DASK kapsamının dışında kalır. Bu kritik ayrımı bilmek, hem bireysel kat maliklerini hem de apartman yöneticilerini büyük mali sürprizlerden korur.

DASK Nedir ve Yasal Zorunluluk Nereden Geliyor?

DASK zorunlu deprem sigortası yasal dayanağını temsil eden resmi belge ve apartman illüstrasyonu

Doğal Afet Sigortaları Kurumu, kısaca DASK, 1999 Marmara depremi sonrasında çıkarılan 587 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile hayata geçirilmiştir. Bu düzenleme, tapu kütüğüne kayıtlı konutların depreme karşı asgari düzeyde güvence altına alınmasını zorunlu kılmaktadır. 2012 yılında çıkarılan 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu ise bu sistemi kalıcı bir yasal zemine oturtmuş ve kurumun işleyişini ayrıntılı biçimde düzenlemiştir.

Kanuna göre zorunlu deprem sigortası yaptırmayan konut sahipleri; tapu işlemi, doğalgaz, su ve elektrik aboneliği gibi hizmetlerden yararlanamaz. Bu yaptırım mekanizması, sigortanın yaygınlaşmasını büyük ölçüde sağlamıştır. Ancak sistemin tasarımı bireysel mülkiyet odaklı olduğundan, binalar bir bütün olarak değil bağımsız bölüm bazında sigortalanmaktadır.

DASK'ın teminat sağladığı hasarlar arasında deprem nedeniyle oluşan yapısal hasar, yangın, patlama, tsunami ve yer kayması yer almaktadır. Poliçe, yapı teminatiyla sınırlıdır; mobilya, beyaz eşya veya kişisel eşyalar güvence dışındadır. Sigorta bedeli, binanın inşaat tarzına ve yüzölçümüne göre hesaplanan metrekare birim fiyatları üzerinden belirlenir.

Pratik bir örnek vermek gerekirse: İstanbul'da 120 metrekarelik bir dairede oturan kat maliki, yapı teminatını yalnızca kendi bağımsız bölümü için satın almış olur. Binanın giriş holü, asansör boşluğu veya bodrum otoparkı bu poliçenin hiçbir maddesinde yer almaz. Peki bu alanlar hasar gördüğünde masrafı kim üstlenir?

Ortak Alan Kavramı: Kat Mülkiyeti Kanunu Ne Diyor?

Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde apartman ortak alanlarını gösteren hukuki belge ve plan illüstrasyonu

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, ortak yerleri açıkça tanımlamıştır. Buna göre ana taşınmazın bütününe hizmet eden ve özel mülkiyet kapsamına girmeyen tüm bölümler ortak alan sayılmaktadır. Kanunun 4. maddesi bu yerleri kapsamlı biçimde listelemektedir: ana yapının temel ve duvarları, bahçeler, avlular, genel giriş kapıları, antreler, koridorlar, merdivenler, asansörler, çatılar ve sığınaklar bunların başında gelmektedir.

Ortak alanlar üzerindeki kullanım hakkı tüm kat maliklerine aittir; bu hak bağımsız bölümden ayrı olarak devredilemez. Mülkiyet hissesi açısından ise her kat maliki, bağımsız bölümünün arsa payı oranında ortak alanlarda pay sahibidir. Bu yapısal birliktelik, ortak alanların bakım, onarım ve sigorta masraflarının da arsa payları oranında paylaşılması anlamına gelir.

Kanunun 20. maddesi uyarınca kat malikleri, ortak giderlere arsa payları oranında katılmak zorundadır. Ortak alan hasarının onarım masrafları da bu kapsamda değerlendirilir. Dolayısıyla deprem sonrasında merdivenlerin, giriş holünün veya bodrum katının hasar görmesi halinde ortaya çıkan mali yük, tüm kat maliklerine dağıtılır. DASK poliçesi bu masrafları karşılamayacağından, söz konusu gider doğrudan apartman bütçesine yansır.

Bu noktada yönetim planının önemi ortaya çıkmaktadır. Ayrıntılı ve güncel bir yönetim planı; hangi alanların ortak sayıldığını, bakım sorumluluklarının nasıl dağıtıldığını ve olağanüstü gider kararlarının hangi çoğunlukla alınacağını belirlemelidir. Yönetim planı yoksa veya eski ise, deprem gibi büyük bir olayın ardından kat malikleri arasında ciddi hukuki anlaşmazlıklar çıkabilir.

DASK Hangi Ortak Alanları Kesinlikle Kapsamaz?

DASK kapsamı dışındaki ortak alanlar: merdiven, otopark, teras ve giriş holü illüstrasyonu

DASK poliçelerinin kapsam dışı bıraktığı ortak alanlar yalnızca birkaç örnekle sınırlı değildir; liste oldukça kapsamlıdır. Her apartman yöneticisinin ve kat malikinin bu ayrımı net biçimde kavraması, sigorta planlamasının temel adımıdır.

  • Merdivenler ve koridorlar: Binanın tüm katlarını birbirine bağlayan merdiven boşlukları, sahanlıklar ve genel koridorlar DASK kapsamı dışındadır.
  • Giriş holü ve antre: Binanın ana girişi, isimlik panoları ve posta kutusu alanları ortak alan sayılır ve ayrı sigorta gerektirir.
  • Asansör boşluğu ve makine dairesi: Asansör kuyusu yapısal açıdan bağımsız bölüm değildir; DASK yalnızca bağımsız bölümleri kapsar.
  • Çatı ve teras: Tüm malikler adına kullanılan teras ve çatı katmanları, deprem hasarında DASK tazminatının dışında kalır.
  • Bodrum kat ve sığınak: Genellikle ortak depo veya sığınak olarak kullanılan bodrum bölümleri özel mülkiyet niteliği taşımadığından DASK poliçesine dahil edilmez.
  • Otopark alanları: Açık veya kapalı ortak otoparklar, teknik açıdan bağımsız bölüm olmadığı sürece kapsam dışıdır. (Ayrı tapulu garaj ise bağımsız bölüm sayılır ve DASK yaptırılabilir.)
  • Bahçe ve dış cephe: Apartmanın çevresindeki bahçe, duvar ve dış cephe elemanları yapısal hasar durumunda DASK tazminatı kapsamına girmez.
  • Teknik hacimler: Isı merkezi, jeneratör odası, su deposu ve benzeri teknik alanlar ortak mülkiyetin parçasıdır.

Bu tablonun pratikte ne anlama geldiğini düşündüğünüzde, ortalama bir apartmanda ortak alanların inşaat maliyetinin yüzde otuz ila kırk beş arasında bir payı temsil ettiğini görebilirsiniz. Ciddi bir depremde bu alanların hasar görmesi halinde ortaya çıkan onarım bedeli, hiçbir bireysel DASK poliçesi tarafından karşılanmayacaktır. Yönetim bu farkında olmadan sadece bireysel poliçe sahipliğine güvenirse, bina toplamda güvencesiz kalır.

Ortak Alanlar İçin Hangi Sigorta Çözümleri Mevcut?

Apartman ortak alanları için bina sigortası ve isteğe bağlı sigorta poliçe seçenekleri illüstrasyonu

Ortak alanların DASK kapsamı dışında kalması, bu alanların tamamen güvencesiz bırakılması gerektiği anlamına gelmez. Aksine piyasada bu boşluğu doldurmaya yönelik birkaç farklı sigorta ürünü bulunmaktadır. Apartman yöneticisinin görevi, bu seçenekleri değerlendirerek binaya en uygun güvence paketini oluşturmaktır.

En yaygın çözüm, apartman bütünü için düzenlenen isteğe bağlı bina sigortasıdır. Bu poliçeler, tüm yapıyı — hem bağımsız bölümleri hem de ortak alanları — tek bir çatı altında sigortalayabilir. Deprem teminatı ayrı bir ek kapsam olarak eklenebilmektedir. Prim, bağımsız bölüm sayısına, binanın inşaat yılına, taşıyıcı sistem türüne ve bulunduğu deprem bölgesine göre hesaplanır.

İkinci seçenek, yalnızca ortak alanları kapsayan apartman ortak alan sigortasıdır. Bu ürünler yangın, su baskını, hırsızlık ve deprem gibi risklere karşı ortak mekânları güvence altına alır. Bazı sigorta şirketleri bunu asansör sigortası, sorumluluk sigortası ve ekipman kırılması teminatıyla bir arada paket olarak sunmaktadır.

Üçüncü önemli bileşen, apartman yönetici sorumluluk sigortasıdır. Deprem sonrasında ortak alanların zamanında onarılmaması nedeniyle kat maliklerinden dava açılması durumunda, yöneticinin kişisel varlıklarını koruyan bu poliçe hayati önem taşır. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 38. maddesi, yöneticinin görevini özenle yerine getirmekle yükümlü olduğunu açıkça belirtmektedir; ihmal halinde kişisel sorumluluk doğabilir.

Sonuç olarak ideal güvence paketi; her daire için bireysel DASK, bina geneli için isteğe bağlı bina sigortası ve yönetici için sorumluluk sigortasından oluşan üç katmanlı bir yapıdır. Bu yapının kurulması ve sürdürülmesi, apartman yönetiminin sigorta konusundaki temel sorumluluğudur.

Kat Malikleri Kurulu'nun Ortak Alan Sigortasındaki Rolü

Kat malikleri kurulu toplantısında ortak alan sigortası kararı alınmasını gösteren izometrik illüstrasyon

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre ortak alanların sigortalanması kararı, kat malikleri kurulunun görev alanına girmektedir. Bu karar yönetici tek başına alamaz; genel kurulda çoğunluk kararıyla alınması gerekir. Olağan karar nisabı, toplantıya katılan kat maliklerinin arsa payı itibarıyla çoğunluğudur; ancak yönetim planında farklı bir nisap belirlenmişse o esas alınır.

Pratikte pek çok apartmanda ortak alan sigortası gündeme bile getirilmemektedir. Yöneticiler ve kat malikleri, her dairenin kendi DASK poliçesine sahip olmasını yeterli güvence olarak algılamaktadır. Oysa bu algı, büyük bir yanılgıyı barındırır. Depremde yıkılan bir merdiven veya çöken bir çatı, bireysel DASK poliçelerinden hiçbiri tarafından karşılanamaz ve tüm malikler onarım masrafını kendi ceplerinden ödemek zorunda kalır.

Yöneticinin bu konudaki sorumluluğu, yalnızca teknik kararları uygulamakla sınırlı değildir. Kat maliklerini bilgilendirmek, konuyu yıllık olağan genel kurul gündemine taşımak ve alternatifleri karşılaştırmalı olarak sunmak da yöneticinin ödevleri arasındadır. Genel kurul kararı olmaksızın ortak alan sigortası yaptırılırsa, prim masrafı onaylanmamış gider niteliği taşır ve tartışmalı hale gelebilir.

Toplantı hazırlığında yöneticinin yapması gerekenler şunlardır: birden fazla sigorta şirketinden teklif almak, teklifleri teminat içeriği ve prim tutarı açısından karşılaştırmak, bu karşılaştırmalı tabloyu toplantıdan en az yedi gün önce kat maliklerine iletmek ve toplantıda önerilen seçeneğin gerekçesini açıklamak. Karar tutanağa geçirilmeli ve imzalatılmalıdır.

Deprem Sonrasında Ortak Alan Hasarında İzlenecek Adımlar

Deprem sonrası apartman ortak alan hasarında sigorta başvurusu ve hasar tespiti sürecini gösteren illüstrasyon

Deprem gerçekleştiğinde, bireysel kat malikleri kendi bağımsız bölümleri için DASK'a başvurabilir. Ancak ortak alanlarda hasar tespit edildiğinde süreç farklı işler ve yönetici kritik bir koordinasyon rolü üstlenmek zorundadır.

İlk adım, mümkün olan en kısa sürede yapısal bir ön değerlendirme yaptırmaktır. Bunun için yetkili bir inşaat mühendisinden veya yapı denetim şirketinden rapor alınmalıdır. Bu rapor hem hasarın kapsamını ortaya koyar hem de sigorta başvurusu için belge altyapısını oluşturur. Resmi kurumlar tarafından yapılan hasar tespit çalışmaları da önemlidir; ancak sigortacı kendi eksperini görevlendirecektir.

İkinci adım, bina sigortası varsa derhal sigortacıya ihbarda bulunmaktır. Poliçe şartları genellikle belirli bir süre içinde (çoğunlukla 5 ila 15 iş günü) ihbar yükümlülüğü öngörmektedir; bu süre kaçırılırsa tazminat hakkı sınırlanabilir veya tamamen ortadan kalkabilir. İhbar sırasında hasar fotoğrafları, mühendis raporu ve yönetim kurulu kararını temin etmek süreci hızlandırır.

Bina sigortası yoksa üçüncü yol, acil onarım kararı için olağanüstü kat malikleri kurulu toplamaktır. Kanun, kat maliklerinden en az üçte birinin çağrısıyla olağanüstü toplantı yapılabileceğini öngörmektedir. Olağanüstü bir durumda onarım kararı ve bunun finansmanı için kat maliklerine ek aidat yükümlülüğü getirilebilir. Bu sürecin hukuki hataya yer bırakmayacak şekilde yürütülmesi, sonradan çıkabilecek anlaşmazlıkları önler.

Ortak alan onarımlarında devlet destek mekanizmalarına da başvurulabilir. Büyük depremlerin ardından afet konutları kredisi, hibe veya geçici iskan desteği gibi kamusal yardımlar devreye girebilmektedir; ancak bu destekler hak temelli değil takdire bağlıdır ve her zaman yeterli olmayabilir. Bu nedenle önceden sigorta yaptırılmış olması her zaman en güvenli yoldur.

Sigorta Primlerini ve Teminatları Karşılaştırma Tablosu

DASK ve isteğe bağlı bina sigortası teminat karşılaştırmasını gösteren tablolu illüstrasyon

Bireysel kat maliklerinin ve apartman yöneticilerinin hangi sigorta ürününün hangi riski karşıladığını net biçimde görmesi, doğru kararlar alabilmeleri için zorunludur. Aşağıdaki tablo bu karşılaştırmayı basit ve anlaşılır biçimde özetlemektedir.

Sigorta Türü Kapsadığı Alan Deprem Teminatı Zorunluluk Kararı Kim Alır?
DASK (Zorunlu Deprem Sigortası) Yalnızca bağımsız bölüm Evet (yapı) Zorunlu Her kat maliki ayrı ayrı
İsteğe Bağlı Bina Sigortası Tüm yapı (ortak alanlar dahil) Ek kapsam ile mümkün İsteğe bağlı Kat malikleri kurulu kararı
Ortak Alan Sigortası Yalnızca ortak mekânlar Poliçeye göre değişir İsteğe bağlı Kat malikleri kurulu kararı
Yönetici Sorumluluk Sigortası Üçüncü kişilere ve maliklere karşı sorumluluk İlgili değil İsteğe bağlı Yönetici veya kurul kararı
Konut Sigortası (Bireysel) Bağımsız bölüm içi eşya ve sorumluluk Poliçeye göre değişir İsteğe bağlı Her kat maliki ayrı ayrı

Bu tablo, DASK'ın tek başına yeterli olmadığını ve özellikle ortak alanlar açısından kapsamlı bir bina sigortasının neden değerlendirilmesi gerektiğini somut biçimde ortaya koymaktadır. Yöneticiler bu tabloyu genel kurul toplantılarında sunum materyali olarak kullanabilir.

Prim karşılaştırması yaparken yalnızca yıllık maliyete odaklanmak yanıltıcı olabilir. Teminat limiti, muafiyet tutarı, hasar ihbar süreleri ve hariç tutulan riskler de değerlendirmeye dahil edilmelidir. Deprem bölgesine ve binanın yaşına göre primler önemli ölçüde değişebilmektedir; bu nedenle en az üç farklı teklifin karşılaştırılması önerilir.

Eski Binalarda DASK ve Ortak Alan Sigortası Riskleri

Eski binalarda deprem sigortası ve güçlendirme gereksinimi ile modern bina karşılaştırmasını gösteren illüstrasyon

Türkiye'deki konut stoğunun önemli bir bölümü, modern deprem yönetmeliklerinin hayata geçirilmesinden önce inşa edilmiştir. 1975 öncesi, hatta bazı bölgelerde 1999 öncesi inşaat standartlarıyla yapılmış binalar, günümüz deprem yönetmeliğine göre yetersiz taşıyıcı sisteme sahip olabilir. Bu durum hem DASK hem de isteğe bağlı sigorta ürünleri açısından özel riskler doğurur.

DASK poliçelerinde sigorta bedeli, yapının m² birim değeri üzerinden hesaplanır ve her yıl güncellenir. Eski binalar için bu hesaplama bazen gerçek yeniden yapım maliyetinin oldukça altında kalabilmektedir. Eksik sigorta durumu olarak adlandırılan bu tablo, tazminat aşamasında hayal kırıklığına yol açar. Bu nedenle kat maliklerinin DASK bedel listesini her yenileme döneminde incelemesi ve gerekiyorsa ek teminat seçeneklerini değerlendirmesi önerilir.

Ortak alanlar söz konusu olduğunda eski binaların riski daha da belirginleşir. Niteliksiz malzeme ile yapılmış merdivenler, korozyona uğramış çelik, çatlak temel ya da eski su yalıtımı — bunların tümü depremde ağır hasara davetiye çıkarır. Üstelik sigorta şirketleri bazen belirli yaş üzerindeki binalara için deprem teminatı sunmaktan kaçınabilir ya da standart dışı koşullar ileri sürebilir.

Kentsel dönüşüm kapsamında değerlendirilen binaların ayrı bir dinamiği vardır. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, riskli yapı tespiti yapılan binaların yıkılıp yeniden inşa edilmesine olanak tanır. Bu süreçte hem DASK hem de isteğe bağlı sigorta poliçelerinin devamı, riskli yapı tespiti sonrası nasıl şekilleneceği ve hasar tazminatlarının yeni yapıya olan etkisi gibi konular profesyonel hukuki ve sigorta danışmanlığı gerektirmektedir.

Apartman Yöneticisinin Sigorta Sürecindeki Sorumlulukları

Apartman yöneticisinin sigorta belgelerini inceleyip yönetim sorumluluklarını yerine getirmesini gösteren illüstrasyon

Apartman yöneticisi, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca binanın genel yönetiminden, ortak alanların korunmasından ve bakımından sorumludur. Sigorta konusu bu sorumluluğun ayrılmaz bir parçasıdır. Kanunun 38. maddesi, yöneticinin görevini ihmal etmesi durumunda kat maliklerine karşı şahsen sorumlu tutulabileceğini belirtmektedir.

Pratikte yöneticinin sigorta alanındaki temel görevleri şunlardır: bina için yaptırılan isteğe bağlı sigortaların poliçe yenileme tarihlerini takip etmek, vadesi gelen poliçeleri zamanında yenilemek, hasar durumunda sigortacıya zamanında ihbarda bulunmak ve tazminat sürecini yönetmek. Bu takibin elle veya kağıt dosyayla yapılması güçleştiğinde, dijital apartman yönetim araçları işleri kolaylaştırabilir.

Yöneticinin sık karşılaştığı zorluklardan biri, kat maliklerinin sigorta masraflarına itiraz etmesidir. Özellikle genellikle görülmeyen bir riske — depreme — karşı sigorta primini ortak gider olarak paylaştırmak, zaman zaman anlaşmazlık konusu olabilir. Bu gibi durumlarda kararın genel kurulda alınmış ve tutanağa geçirilmiş olması, yöneticinin hukuki güvencesini sağlar.

Bir diğer kritik nokta, poliçe içeriğinin her yıl gözden geçirilmesidir. Bina değeri değiştikçe, yeni bir ekipman eklenince veya mevcut sigorta teminatları yetersiz kalınca poliçenin güncellenmesi gerekir. Sigorta eksperi veya broker ile yıllık görüşme yapmak, olası eksik sigorta durumunun önüne geçer. Apartman yönetim programı kullanan yöneticiler, bu döngüsel görevleri hatırlatma ve takvim özellikleriyle daha kolay takip edebilmektedir.

Önemli Uyarı: DASK zorunlu olsa da tek başına yeterli değildir. Ortak alanların — merdiven, otopark, teras, çatı — hiçbiri DASK kapsamına girmez. Bu alanlar için kat malikleri kurulunun kararıyla ayrıca isteğe bağlı bina sigortası yaptırılması, hem malikler hem de yönetici açısından en güvenli yoldur. Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgi niteliğindedir; somut durumunuz için bir sigorta uzmanına veya avukata danışmanızı öneririz.

Dijital Yönetim Araçlarıyla Sigorta Takibini Kolaylaştırma

Apartman yönetim yazılımında sigorta takibi ve ortak alan yönetimi dijital kontrol paneli illüstrasyonu

Apartman yönetiminde belge takibi, dönem takibi ve masraf yönetimi her zaman zorlu olmuştur. Birden fazla sigorta poliçesi — her daire için ayrı DASK, bina geneli için isteğe bağlı sigorta, asansör için teknik muayene, yangın tüpü için bakım sözleşmesi — ayrı ayrı takip edilmek zorundadır. Bu karmaşıklığı yönetmek için dijital araçlara başvurmak artık bir tercih değil, pratik bir zorunluluk haline gelmiştir.

Modern site yönetim yazılımları, poliçe bitiş tarihlerini sistem takviminde saklayabiliyor, yenileme zamanı yaklaştığında yöneticiye otomatik bildirim gönderebiliyor ve poliçe belgelerini dijital arşivde güvenle depolayabiliyor. Bu özellikler sayesinde "poliçe bitmişti, unutmuştum" gibi açıklamaların önüne geçmek mümkün olmaktadır.

Hasar yönetimi sürecinde de dijital araçlar değer yaratmaktadır. Deprem sonrasında hangi bağımsız bölümde hangi hasarın oluştuğunu, hangi kat malikinin hangi sigorta başvurusunu yaptığını ve ortak alanlardaki onarım süreçlerinin hangi aşamada olduğunu takip etmek; kağıt tabanlı bir yönetimde son derece güçtür. Bunu sayısal ortamda yürütmek ise hem şeffaflığı artırır hem de kat malikleriyle iletişimi kolaylaştırır.

Genel kurul hazırlığında da yazılımın katkısı önemlidir. Sigorta masraflarının geçmiş dönemlerle karşılaştırmalı olarak sunulması, tekliflerin tablolar halinde paylaşılması ve toplantı gündeminin kat maliklerine dijital olarak iletilmesi; kararların daha sağlıklı alınmasına zemin hazırlar. Apartman muhasebe programı entegrasyonuyla sigorta primlerinin bütçe içindeki yeri net biçimde görülebilir ve öngörülemeyen harcamaların önüne geçilebilir.

Sık Sorulan Sorular

DASK ve ortak alan sigortası hakkında sık sorulan sorular için soru işareti ve belge illüstrasyonu
DASK poliçesi olmayan bir apartmanda ortak alanlara ne olur?
DASK bireysel bağımsız bölümlere ilişkin bir poliçedir; ortak alanları zaten kapsamaz. Dolayısıyla ortak alanlara yönelik sigorta, DASK'tan bağımsız olarak isteğe bağlı bina sigortasıyla sağlanmak zorundadır. Herhangi bir kat malikinin DASK yaptırmamış olması bu durumu değiştirmez; ancak DASK yaptırmayan maliklerin kendi bağımsız bölümlerinde oluşan hasar için tazminat talep etme hakkı bulunmaz.
Tapulu garaj bağımsız bölüm sayılır mı ve DASK yaptırılabilir mi?
Evet. Ayrı tapu kaydına sahip olan garajlar bağımsız bölüm niteliği taşır ve bu garajlar için de DASK yaptırılabilir. Ancak tüm kat maliklerinin ortaklaşa kullandığı, ayrı tapusu bulunmayan ortak otopark alanları bağımsız bölüm sayılmaz ve DASK kapsamına alınamaz; bu alanlar için bina sigortası yolu izlenmelidir.
Yönetici ortak alan sigortasını kendi kararıyla yaptırabilir mi?
Hayır, tek başına yapılan bir sigorta sözleşmesi hukuki açıdan tartışmalı olabilir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde ortak alan sigortası yaptırılması, kat malikleri kurulunun kararını gerektirmektedir. Yönetici bu kararı gündem maddesi olarak genel kurula taşımalı, teklifleri karşılaştırmalı olarak sunmalı ve kurul onayı aldıktan sonra sözleşmeyi imzalamalıdır. Aksi halde sigorta primini ortak gider olarak yansıtmak tartışma konusu olabilir.
Depremde ortak alanlar hasar gördüğünde devlet yardımı alınabilir mi?
Büyük afetlerin ardından devlet hibe, kredi veya geçici barınma desteği sunabilmektedir; ancak bu yardımlar hak temelli değil takdiri niteliktedir ve her depremde otomatik olarak devreye girmez. Kapsamı, miktarı ve başvuru koşulları afetten afete farklılık gösterir. Bu nedenle kamusal desteğe güvenmek yerine önceden sigorta yaptırmak çok daha güvenilir bir güvence sağlar. Riskli yapı kapsamında kentsel dönüşüm sürecine giren binalarda ise 6306 sayılı Kanun çerçevesinde ayrı destek mekanizmaları işleyebilir.

Apartmanınızın sigorta süreçlerini, ortak gider takibini ve genel kurul kararlarını tek bir platformdan yönetmek istiyorsanız apartman yönetim programımızı inceleyebilirsiniz. Poliçe bitiş tarihleri, belge arşivi ve muhasebe entegrasyonu ile hem yönetici sorumluluğunuzu yerine getirin hem de kat malikleriyle şeffaf bir iletişim kurun.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

SiteYönetim ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön