Gece 22.00'den sonra elektrikli süpürge kullanmak Türk hukukunda tek başına açıkça yasaklanan bir eylem değildir; ne var ki bu saatlerde süpürge sesi komşuları rahatsız edecek yoğunluğa ulaşıyorsa, gürültü kirliliği mevzuatı ile Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri devreye girer ve ciddi hukuki sonuçlar doğabilir. Kısaca: yasak kesin ve mutlak değil, ama hukuki risk gerçek ve somut. Aşağıda bu sınırın nerede çizildiğini, ne yapabileceğinizi ve haklarınızı adım adım açıklıyoruz.
Hukuki Çerçeve: "Yasak" Nerede Başlıyor?

Türkiye'de gürültüyü düzenleyen birden fazla hukuki katman vardır. Bunların başında Çevre Kanunu'na dayanılarak çıkarılan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği gelir. Bu yönetmelik, yerleşim alanlarında gece saatlerine (genellikle 22.00–07.00 arası) yönelik daha sıkı ses düzeyi sınırları öngörür. Ancak söz konusu sınırlar teknik ölçümle tespit edilir; yani komşunuzun süpürgesinin "yasak" kapsamına girip girmediği, soyut bir kural değil, fiilen ölçülen desibel değeriyle belirlenir.
İkinci katman Kat Mülkiyeti Kanunu'dur. Bu kanun, bağımsız bölüm maliklerine ve kiracılara, diğer sakinlerin huzurunu bozacak eylemlerden kaçınma yükümlülüğü yükler. Kanun, somut gürültü türlerini tek tek saymaz; bunun yerine "komşuluk hakkını ihlal etme" ve "diğer sakinleri rahatsız etme" gibi genel ölçütleri esas alır. Bu geniş çerçeve, gece saatlerinde yüksek sesle çalıştırılan elektrikli süpürgeyi rahatlıkla kapsayabilir.
Üçüncü katman ise apartmanın kendi yönetim planı ve yönetim kurulunun çıkardığı iç yönetmeliklerdir. Pek çok apartman ve site yönetimi, sakinlerden beklentileri belirli saatlere bağlar: çamaşır makinesi, müzik aleti ve ev aletlerinin kullanılabileceği saatler gibi. Bu iç yönetmelikler, genel mevzuatın üzerine ek bir katman oluşturur ve uygulanma güçleri bakımından daha pratik sonuçlar üretebilir.
Sonuç olarak "yasak mı değil mi?" sorusunun yanıtı, tek bir maddeye bakarak verilemiyor. Koşullara, saate, sesin şiddetine ve apartmanın iç düzenlemelerine göre değişen bir tablo söz konusudur. Ama gece 22.00 sonrası yüksek sesle süpürge çalıştırmak, hem gürültü mevzuatı hem de komşuluk hukuku açısından risk taşıyan bir davranıştır.
Gürültü Saatleri: 22.00 Sınırı Nereden Geliyor?

22.00 sınırı, Türk kamuoyunda geniş bir kabul görmüş olsa da aslında tek bir kanun maddesinden değil, birden fazla düzenleyici metnin örtüştüğü bir uygulama geleneğinden doğmaktadır. Çevre mevzuatı "gece saati" için farklı bir başlangıç noktası öngörebilir; belediyelerin imar ve çevre yönetmelikleri de kendi saat aralıklarını tanımlayabilir. Ancak pratikte hem site yöneticileri hem sakinler hem de zabıta görevlileri bu sınırı yerleşik bir başvuru noktası olarak kullanır.
Türkiye'de büyükşehir belediyeleri ve ilçe belediyeleri çoğunlukla gürültü şikayetlerini kendi yönetmelikleri çerçevesinde değerlendirir. Bazı belediyeler inşaat gürültüsü gibi belirli faaliyet türleri için 08.00–18.00 arasıyla sınır çizerken, konut kaynaklı gürültü için gece 22.00 veya 23.00'ü esas alabilir. Bu nedenle yaşadığınız ilçenin belediyesinin kendi yönetmeliğini kontrol etmek, genel bir tablodan daha kesin bilgi sağlar.
Peki 22.00 "sihirli bir çizgi" midir? Hayır. Gündüz vakti, örneğin saat 14.00'te yapılan ve komşuları rahatsız eden yüksek sesli faaliyet de Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında ihlal oluşturabilir. Öte yandan gece 23.00'de bile çok düşük sesle çalışan bir süpürge pratikte hiçbir soruna yol açmaz. Belirleyici olan, sesin diğer bağımsız bölümlere ulaşıp ulaşmadığı ve sakinleri rahatsız edip etmediğidir.
Elektrikli Süpürgenin Sesi Ne Kadar Sorun Yaratır?

Elektrikli süpürge, çamaşır makinesi veya müzik sistemine kıyasla ayrı bir konuma sahiptir. Ses düzeyi model ve markaya göre önemli ölçüde farklılık gösterir; bazı cihazlar oldukça sessiz çalışırken, daha eski veya güçlü modeller yüksek frekanslı titreşim ve motor sesi üretir. Bu sesin komşulara ulaşmasında binanın yapı kalitesi de belirleyici bir rol oynar: ince beton döşemeler ve yetersiz ses yalıtımı, gürültüyü alt-üst katlara taşır.
Pratikte sorun genellikle iki boyutlu olarak ortaya çıkar. Birincisi, gece saatlerinde insanların uyku düzeni bozulur; ikincisi, süpürgenin ürettiği titreşim döşeme aracılığıyla alt kata iletilir ve bu alt komşuyu çok daha fazla etkiler. Bu ikinci durumda ses duvardan değil, döşemeden geçtiği için standart gürültü önlemleri yeterli olmaz.
Hukuki açıdan değerlendirildiğinde, elektrikli süpürgenin gece 22.00 sonrası kullanımından doğan şikayet, "ev temizliği" gibi sıradan ve meşru bir faaliyetin gece geç saate taşınması meselesidir. Bu, sabah 03.00'te müzik çalmak kadar ağır görülmese de mahkeme ya da arabuluculuk süreçlerinde "haklı sebebin olup olmadığı" ve "süreklilik taşıyıp taşımadığı" gözetilir. Tek seferlik, kaçınılmaz bir durumu gerekçe göstererek yapılan kullanım ile her gece tekrarlanan alışkanlık arasında hukuki değerlendirme farklılık yaratır.
Ne Yapabilirsiniz? Adım Adım Çözüm Yolu

Komşunuzun gece geç saatlerde elektrikli süpürge kullandığını fark ettiğinizde ilk adım her zaman iletişimdir. Doğrudan, nazik ve birinci tekil şahıs dilinde ("Ben uyuyamıyorum" gibi) yapılan bir konuşma, çoğu zaman sorunu herhangi bir resmi işlem gerekmeksizin çözer. Komşunuz durumun farkında bile olmayabilir; bazı evlerde ses yalıtımı o kadar zayıftır ki alt katta duyulan gürültü, üst katta neredeyse hiç hissedilmez.
İlk konuşma sonuç vermezse veya yapamayacağınız bir ortam varsa ikinci adım yazılı bildirimdir. Bir kağıda sorunu ve saatleri kısaca not edip imzalayarak komşunuzun kapısı altına bırakabilirsiniz. Bu adım hem sorunu kayıt altına alır hem de karşı tarafın "haberim yoktu" savunmasını ortadan kaldırır. Yazılı bildirim, sonraki aşamalarda belge olarak işe yarayabilir.
Üçüncü adım, apartman veya site yönetimine başvurmaktır. Yönetim kurulu veya yönetici, Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde sorunu muhataba iletmek ve gerekirse yazılı uyarıda bulunmak yetkisine sahiptir. Yöneticinin tarafsız bir arabulucu sıfatıyla devreye girmesi, sorunu resmileştirmeden çözme şansını artırır. Başvurunuzu yazılı yapın ve bir kopyasını saklayın.
Sorun devam ederse ve rahatsızlık ciddi boyuttaysa dördüncü adım olarak ilçe zabıtasına ya da belediyelerin gürültü birimlerine şikayette bulunabilirsiniz. Şikayet sırasında tarih, saat ve rahatsızlığın tanımını içeren notlar tutmuş olmanız süreci hızlandırır. Son aşamada, özellikle süreklilik taşıyan ve ciddi mağduriyet yaratıyorsa, sulh hukuk mahkemesine veya arabuluculuğa başvurma hakkınız saklıdır.
Karşı Taraftaysanız: Gece Süpürge Kullanmak Zorunda Kalıyorsanız

Bazen durumun getirdiği zorunluluklar, temizliği gecenin ilerleyen saatlerine öteleyebilir: vardiya çalışma düzeni, küçük çocuklu günler, ani konuk gelişleri veya sağlık durumunuz bunu gerektirebilir. Bu gibi özel durumlarda yapabileceğiniz bazı pratik şeyler vardır. Öncelikle daha sessiz çalışan, düşük gürültü değerine sahip bir elektrikli süpürge tercih etmek orta vadede kalıcı bir çözüm olabilir; modern sessiz motorlu modeller alışılmış cihazlara kıyasla belirgin biçimde daha az ses üretir.
Geçici çözümler arasında el süpürgesi ya da bez mop kullanmak yer alır. Elektrikli süpürgenin yerine kaba temizlik için bu araçları tercih etmek ve kapsamlı bir vakum temizliğini gündüz saatlerine taşımak, hem komşuluk ilişkilerini korumanın hem de hukuki riskten uzak durmanın en pratik yoludur.
Eğer mecbur kaldığınızı düşünüyorsanız, komşularınızı önceden bilgilendirmek hem sempatik hem de akıllıca bir adımdır. Gece geç saatlerde kısa bir temizlik yapacağınızı, bunun bir kerelik zorunluluktan kaynaklandığını belirtmek, şikayet oluşmadan önce süreci yönetmenizi sağlar. Anlaşmazlıkların büyük çoğunluğu, aslında iletişim eksikliğinden beslenmektedir.
Yönetim Planı ve İç Yönetmelik: Apartmanınızın Kendi Kurallarına Bakın

Türkiye'de kat mülkiyetine tabi binalarda hazırlanan yönetim planı, tapu kütüğüne şerh edilmiş ve tüm kat maliklerini bağlayan bir belgedir. Bu plan içinde gürültü saatlerine ilişkin özel düzenlemeler yer alabilir. Örneğin "22.00–08.00 arasında ses çıkaran ev aletleri kullanılmaz" gibi bir madde, genel mevzuatın ötesinde doğrudan yaptırım gücü taşır.
Yönetim planının yanı sıra apartman yönetim kurulunun çıkardığı iç yönetmelikler de bağlayıcı olabilir. Bu belgeler genellikle olağan kat malikleri kurulu toplantısında kabul edilir ve tüm sakinlere duyurulur. Kiracıysanız, kira sözleşmenizde apartman kurallarına uyacağınıza dair bir madde büyük ihtimalle mevcuttur; bu da söz konusu iç yönetmeliklerin sizi de bağladığı anlamına gelir.
Peki bu belgelere nasıl ulaşırsınız? Kat maliki iseniz tapu müdürlüğünden veya apartman yöneticisinden yönetim planı örneği talep edebilirsiniz. Kiracıysanız mal sahibinizden ya da doğrudan yönetimden yazılı olarak isteyebilirsiniz. Apartmanınızın bu belgelerinin bulunmaması ya da güncellenmemiş olması da ayrı bir sorundur; böyle durumlarda genel mevzuat esas alınır.
Yönetim planı veya iç yönetmelikte açık bir düzenleme yoksa genel hukukun sağladığı çerçeve devreye girer. Bu çerçevede belirleyici olan, süpürgenin gerçekten "rahatsız edici" bir ses düzeyinde kullanılıp kullanılmadığıdır. Komşuluk hukuku, tarafların birbirinin bağımsız bölüm kullanımına makul sınırlar içinde saygı göstermesini zorunlu kılar; bu ilke, mahkemelerin değerlendirmesinde temel ölçüt olarak ortaya çıkar.
Şikayet Süreci: Kiminle, Nasıl Muhatap Olunur?

Gürültü şikayeti için başvurabileceğiniz üç temel kanal vardır. Birincisi apartman ya da site yönetimidir. Yönetici ya da yönetim kurulu, şikayeti alarak komşuya yazılı uyarıda bulunabilir, durumu kat malikleri kurulu gündemine taşıyabilir ve gerekirse idari yaptırım uygulayabilir. Bu kanal en hızlı ve en az resmi olanıdır; çoğu sorun burada çözülür.
İkinci kanal belediye zabıtasıdır. Gürültü şikayetleri Türkiye'de zabıtanın görev alanına girer. Zabıtaya şahsen, telefon ya da e-devlet üzerinden başvurabilirsiniz. Zabıta, gürültü ölçümü yaparak ya da yerinde tespit ederek işlem başlatabilir. Zabıta müdahalesi, uyarı ve idari para cezasına kadar gidebilir; ancak süreç çoğunlukla uyarıyla başlar.
Üçüncü kanal ise hukuki yoldur. Süregelen ve ciddi bir mağduriyet varsa sulh hukuk mahkemesine başvurmak mümkündür. Ancak dava açmak zaman ve maliyet gerektirdiğinden, bu yol genellikle diğer kanallar sonuçsuz kaldıktan sonra tercih edilir. Arabuluculuk, dava öncesi zorunlu bir adım olmamakla birlikte taraflar arasındaki anlaşmazlıkları çabuk ve masrafsız çözebileceğinden değerlendirilmeye değer bir seçenektir.
Şikayet sürecinde en büyük hatalardan biri, olayları kayıt altına almadan sadece sözlü şikayette bulunmaktır. Şikayet tarihi, saati ve rahatsızlığın kısa tanımını not etmek, sonraki aşamalarda lehinize delil oluşturur. Bu notları bir defterde ya da telefonda biriktirmeniz yeterlidir.
Şikayet Dilekçesi: Nasıl Yazmalısınız?

Yöneticiye veya belediyelere yazılı başvuru yaparken dilekçenizin kısa, net ve olgusal olmasına dikkat edin. Duygusal ifadeler yerine somut gözlemler yazın: tarih, saat, rahatsızlığın türü. Aşağıda bir örnek şablon bulabilirsiniz:
Apartman Yöneticisine / [Belediye Adı] Zabıta Müdürlüğüne
Ben, [adınız soyadınız], [adres] adresinde [daire numarası] numaralı bağımsız bölümde ikamet etmekteyim. [Komşu dairesi] numaralı bağımsız bölümde gece saat 22.00 ile 24.00 arasında yüksek sesle elektrikli süpürge ve benzeri ev aleti kullanımının uyku düzenimi bozduğunu ve günlük yaşamımı olumsuz etkilediğini tespit ettim. Bu rahatsızlığın giderilmesi için gerekli uyarının yapılmasını ve konunun takibini saygılarımla talep ederim. [Tarih – İmza]
Bu şablonu kendi durumunuza göre uyarlayabilirsiniz. Yöneticiye verirken iki nüsha hazırlayın ve bir nüshasının imzalanarak size iade edilmesini isteyin. Bu, başvurunuzun kayıt altına alındığını belgeler.
Sık Yapılan Hatalar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Gürültü şikayetlerinde en sık yapılan hatalardan biri, sorunu büyütmeden önce çözme fırsatını kaçırmaktır. Doğrudan konuşmak yerine hemen zabıtayı aramak, komşuluk ilişkilerini gereksiz yere zedeler ve çoğu zaman geri döndürülemez bir gerilime zemin hazırlar. Oysa nezaket çerçevesinde yapılan tek bir konuşma, aylar sürecek şikayet süreçlerinin önünü kesebilir.
İkinci yaygın hata, "benim hakkım" çerçevesinde yaklaşarak konuyu salt hukuki bir savaşa dönüştürmektir. Evet, gece saatlerinde rahatsız edilmemek meşru bir haktır; ancak apartman hayatı karşılıklı tolerans gerektirir. Hem kendi haklarınızı korumak hem de ilişkiyi makul bir zeminde tutmak mümkündür; biri diğerini dışlamaz.
Üçüncü hata, sosyal medyada şikayet yayımlamaktır. Komşunuzun ismini veya dairesini paylaşmak, kişilik hakkı ihlali ve hakaret gibi hukuki sorunlara kapı açabilir. Sosyal medya şikayetleri pratik bir çözüm üretmez; tersine sorunu çetrefilli bir hal alır. Resmi kanalları kullanmak her zaman daha güvenlidir.
Son olarak, şikayet sürecinde sabırsızlanmak yaygın bir tuzaktır. Yöneticinin veya zabıtanın müdahalesi hemen sonuç vermeyebilir. Bu süreçte tutarlı ve sakin kalmak, kayıtlarınızı titizce tutmak ve her adımı belgelemek, uzun vadede en sağlam zemini oluşturur.
Site Yönetimi Platformu ile Şikayet Sürecini Kayıt Altına Almak

Apartmanınız ya da siteniz dijital bir yönetim platformu kullanıyorsa şikayet süreciniz çok daha kolay ve iz bırakır hale gelir. Site Yönetimi platformu, sakinlere uygulama üzerinden yazılı talep ve şikayet iletme imkanı sunar. Bu kayıtlar otomatik zaman damgası alır ve her iki tarafın da erişebildiği bir izleme panelinde saklanır. "Bugün yönetime söyledim ama kayıt yok" durumu ortadan kalkar.
Platformun sağladığı şeffaflık, sadece şikayet süreçleriyle sınırlı değildir. Aidat ödeme durumunuzu, yönetimin duyurularını ve diğer sakinlerle ilgili genel bilgilendirmeleri de aynı ekran üzerinden takip edebilirsiniz. Yönetim tarafı ise gelen şikayetlere belirli süreler içinde yanıt vermek ve gerektiğinde komşuya yazılı uyarı iletmek için aynı sistemi kullanır; böylece iletişim kopukluğu yaşanmaz.
Şikayet sonrasında yönetimin aldığı aksiyonu da platform üzerinden görebilmek, sakinlerin güvenini artırır ve gereksiz yere şikayetin tekrarlanmasının önüne geçer. Bir gürültü şikayeti kayıt altına alındıktan sonra yöneticinin ne zaman, nasıl yanıt verdiği ve hangi adımları attığı izlenebilir hale gelir. Bu iz, hem olası hukuki süreçlerde delil niteliği taşır hem de ortak yaşamın sağlıklı işlemesine katkı sağlar.
Ortak yaşam alanı olan apartmanda her bireyin kendine özgü ihtiyaçları vardır; kiminin küçük çocuğu uykuya dalmıştır, kiminin sabah erken işi vardır. Bu farklı ritimler arasında köprü kurmak, hem nezaketin hem de iyi işleyen bir yönetim sisteminin işidir.
Sık Sorulan Sorular
Gece 22.00 sonrası süpürge kullanmak ceza gerektiriyor mu?
Doğrudan ve otomatik bir ceza söz konusu değildir. Ancak gürültü kirliliği mevzuatı kapsamında zabıtanın tespiti ve ölçümü sonucunda idari yaptırım uygulanabilir. Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde ise yönetim uyarı yapabilir, kat malikleri kurulu karar alabilir; tekrarlayan durumlarda mahkeme yoluna gidilebilir. Tek seferlik ve mazerete dayalı kullanım ile alışkanlık haline gelen gece kullanımı, hukuki değerlendirmede farklı sonuçlar doğurur.
Komşum gece süpürge kullanıyor, ne yapmalıyım?
İlk adım olarak komşunuzla nazikçe konuşmanızı öneririz; çoğu durumda bu yeterlidir. Sonuç vermezse apartman yönetimine yazılı başvurun. Şikayet tarihini, saatini ve rahatsızlığın kısa tanımını kayıt altına almak, sonraki aşamalar için önemlidir. Sorun devam ederse ilçe belediyesinin zabıta birimine ya da çevre şikayetleri hattına başvurabilirsiniz. Çok ciddi ve süregelen bir mağduriyet söz konusuysa arabuluculuk veya sulh hukuk mahkemesi de seçenek olarak değerlendirilebilir.
Apartman yönetim planında kural yoksa ne olur?
Yönetim planında açık bir düzenleme bulunmasa bile Kat Mülkiyeti Kanunu'nun komşuluk ve ortak yaşama ilişkin genel hükümleri uygulanır. Bu hükümler, sakinlerin birbirinin bağımsız bölüm kullanımını makul ölçüde engelleyecek veya huzurunu bozacak davranışlardan kaçınmasını zorunlu kılar. Gece saatlerinde yüksek sesli elektrikli süpürge kullanımı, somut koşullara göre bu kapsamda değerlendirilebilir.
Kiracı olarak bu konuda haklarım neler?
Kiracılar da komşu gürültüsüne karşı aynı hukuki haklardan yararlanır. Hem Borçlar Kanunu'nun komşuluk ilişkilerine dair hükümleri hem de Kat Mülkiyeti Kanunu'nun sağladığı çerçeve kiracılar için de geçerlidir. Apartman yönetimine başvurabilir, zabıtaya şikayette bulunabilirsiniz. Aynı şekilde bir kiracı olarak sizi ihlal eden gürültü kurallarına karşı mal sahibinize de yazılı başvurup durumu aktarabilirsiniz.
Gündüz vakti yapılan gürültüye de itiraz edebilir miyim?
Evet. Hukuki çerçeve salt gece saatleriyle sınırlı değildir. Gündüz vakti yapılan aşırı ve sürekli gürültü de Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında ihlal oluşturabilir. Sabah veya öğleden sonra devam eden ve sakinlerin rahatını sürekli bozan ses kaynakları için de yöneticiye başvurabilir, gerekirse zabıtaya ya da hukuki yola başvurabilirsiniz.
Apartmanın iç yönetmeliği beni bağlar mı?
Kat maliki iseniz evet; yönetim planı ve kat malikleri kurulunun aldığı kararlar sizi doğrudan bağlar. Kiracı iseniz, kira sözleşmenizde apartman kurallarına uyacağınıza dair hüküm bulunuyorsa (ki büyük çoğunlukla bulunur) iç yönetmelik sizin için de bağlayıcıdır. Bu nedenle yeni bir daireye taşınırken yönetim planını talep edip okumak, ileride sürprizlerle karşılaşmamak açısından tavsiye edilir.