Kısa cevap: çoğu durumda hayır, ancak kesin yanıt apartmanınızın yönetim planına ve kat maliklerinin aldığı kararlara göre değişir. Ortak otopark alanları tüm kat maliklerine ve kiracılara ait ortak alandır; bir kişinin iki araç gerekçesiyle birden fazla yeri sürekli işgal etmesi, diğer sakinlerin hakkını doğrudan çiğner. Eğer yönetim planında tahsis yapılmışsa ya da yönetici bir düzenleme yapmışsa bu düzenlemelere uymak herkese düşer; aksi hâlde sorunun yazılı, belgelenmiş bir şekilde gündeme taşınması gerekir.
Park Yeri Ortak Alan mıdır, Bağımsız Bölüm mü?

Türk apartman hukukunda otopark alanları iki farklı statüde karşımıza çıkabilir: ortak alan veya bağımsız bölüm (bağımsız garaj). Bu ayrım, kimin ne kadar kullanabileceğini doğrudan belirler ve pek çok anlaşmazlığın temelini oluşturur. Tapu senedine baktığınızda "garaj" veya "otopark" olarak ayrı bir bağımsız bölüm numarasıyla kaydedilmiş bir alan varsa, o yerin bir maliki vardır ve o malik o yeri dilediği gibi kullanabilir, hatta kiraya verebilir. Bu durumda başka birinin o alana araç park etmesi mülkiyet hakkına müdahaledir.
Ancak apartmanların büyük çoğunluğunda zemin altı veya avlu park alanları bağımsız bölüm olarak tapu'ya işlenmemiştir. Bu alanlar "ortak yer" niteliği taşır ve Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında tüm kat maliklerinin ortaklaşa yararlandığı alanlar sayılır. Ortak alan statüsündeki bir yerde hiç kimse diğer maliklerin rızası olmaksızın kalıcı veya münhasır bir hak iddia edemez; yani "ben iki araç getirdim, ikinci boş yeri de ben kullanıyorum" şeklinde tek taraflı bir tasarruf hukuken geçerli değildir.
Yönetim planı ise bu iki uç arasındaki gri bölgeyi düzenler. Pek çok apartmanda yönetim planı ya da kat malikleri kurulunun aldığı kararlar aracılığıyla her daireye belirli park yerleri tahsis edilmiştir. Bu tahsis kararı toplantıda alınmış ve tutanağa geçmişse bağlayıcıdır. Bir komşunun iki araç gerekçesiyle "tahsis dışı" bir yeri de kullanması bu durumda kurula karşı sorumluluk doğurur.
Özetle: tapu kaydına, yönetim planına ve kurul kararlarına bakmadan "komşu haksız mı, haklı mı?" sorusunu yanıtlamak mümkün değildir. Bu nedenle ilk adımınız bu belgeleri temin etmek olmalıdır.
Yönetim Planında Ne Yazıyor? Önce Buna Bakın

Yönetim planı, apartman yaşamının anayasası gibidir. İçinde otoparklara ilişkin düzenleme varsa bu düzenleme, kat malikleri arasında imzalanmış bir sözleşme hükmündedir ve devralınabilir niteliktedir; yani daireyi satın alan ya da kiralayan kişi de bu kurallara tabi olur. Yönetim planınızı daha önce okumadıysanız, şimdi tam zamanıdır: yöneticiden veya tapuya kayıtlı belge nüshasından talep edebilirsiniz.
Yönetim planında şu üç senaryo sıklıkla karşılaşılan durumlardır. Birincisi "park yerleri tahsis edilmiştir ve her dairenin tahsisi belirtilmiştir" ifadesidir; bu durumda komşunun ikinci yeri kullanması açıkça plan ihlalidir. İkincisi "park yerleri ortak kullanıma açıktır, ilk gelen alır" gibi bir ifade olabilir; bu durumda herkese eşit hak tanınmış demektir ve iki yer işgal etmek yine hakkaniyete aykırıdır, ancak hukuki zemin biraz daha tartışmalı olur. Üçüncüsü ise otopark konusunda hiçbir düzenleme olmamasıdır; bu durumda genel hükümler ve hakkaniyete dayalı kullanım ilkesi devreye girer.
Yönetim planında düzenleme yoksa kat malikleri kurulu bu konuda karar alabilir. Toplantıya katılan maliklerin çoğunluğuyla ortak alanlarda düzenleme yapılması mümkündür. Dolayısıyla "yönetim planı sessiz kalıyor" sonucuna varırsanız çözüm yolunuz kat malikleri kuruluna gitmek olacaktır.
Kiracıysanız yönetim planına doğrudan erişimiz olmayabilir; bu durumda ev sahibinizden bir nüsha talep etme hakkınız vardır. Kiracılar kat maliklerinin tabi olduğu kullanım kurallarına uymakla yükümlüdür, ancak oy hakkı taşımaz ve kurula katılım için malik temsilcisi gerekir.
İki Araç Sahibi Komşunun Öne Sürebileceği Gerekçeler

Pratikte bu tür anlaşmazlıklarda karşı taraf çeşitli gerekçeler öne sürebilir. Bu gerekçeleri bilmek, hem onlara hazırlıklı olmak hem de durumu nesnel değerlendirmek açısından önemlidir. En yaygın gerekçe "yer boştu, kimse kullanmıyordu" şeklindedir. Bu ifade aslında hukuki bir savunma değildir; ortak alanın boş durması, bir kişinin onu sürekli işgal etme hakkını doğurmaz. Ortak alanlar "o an boşsa herkese açık"tır ama "sürekli ve münhasır" kullanıma tahsis edilmiş değildir.
İkinci yaygın gerekçe "yönetim planında bir yasak yok" şeklindedir. Bu gerekçeye verilen yanıt şudur: yasak yazılmamış olması, hakkın var olduğu anlamına gelmez. Yönetim planlarının önemli bir kısmı eksik ya da eski tarihlidir ve tüm durumları öngörmez. Bu boşluklarda Kat Mülkiyeti Kanunu'nun genel hükümleri ve "ortak alandan hakkaniyete uygun yararlanma" ilkesi uygulanır.
Üçüncü gerekçe, özellikle site tipli yapılarda "ikinci park yeri için aidat ödüyorum" şeklinde gelebilir. Eğer ikinci yer için ayrı aidat kararı alınmış ve bu kişi ödemesini yapıyorsa tablo farklılaşır; söz konusu durum fiilen bir kiralama ya da tahsis anlaşmasına dönüşmüş olabilir. Bu iddiayı kontrol etmek için yönetici veya denetçiden yazılı bilgi almanız gerekir.
Dördüncüsü ise "ev sahibim izin verdi" ya da "önceki sakin de kullanıyordu" gibi sözlü geleneklere dayanan gerekçelerdir. Sözlü izinler ortak alan üzerinde kalıcı hak doğurmaz; kat malikleri kurulunun almadığı bir karar, bireysel müzakereyle yasallaştırılamaz.
Sorunu Adım Adım Çözme: Ne Yapmalısınız?

Sorunla karşılaştığınızda ilk refleks komşuyla tartışmak olabilir; ancak bu genellikle çatışmayı derinleştirir ve belgelenebilir bir iz bırakmaz. Daha etkili olan yol, adımları sırayla izlemek ve her aşamayı yazılı kayıt altına almaktır. Yazılı kayıtlar hem yöneticiyi harekete geçirir hem de ileride olası bir hukuki süreçte elinizi güçlendirir.
İlk adım: Yönetim planını ve varsa kurul kararlarını temin edin. Bu belgeler elinizdeyken komşunun kullanımının plan veya karara aykırı olup olmadığını net görebilirsiniz. İkinci adım: Sorunu yöneticiye yazılı olarak bildirin. "Sözlü söyledim" ifadesi ileride tartışmalı hâle gelebilir; e-posta, WhatsApp mesajı ya da kapı zili defteri gibi iz bırakan kanalları tercih edin. Yöneticinin bu konuda yetki ve sorumluluğu vardır; ortak alan kullanımını düzenlemek yöneticinin görevleri arasındadır.
Yönetici harekete geçmiyorsa üçüncü adım olarak kat malikleri kurulunu toplantıya davet edebilirsiniz. Toplantı talebini yazılı yapın ve gündeme "otopark kullanım düzenlemesi" maddesini ekleyin. Toplantıda alınacak kararlar bağlayıcıdır ve tescil/ilan şartına tabi değildir. Dördüncü adım: Kurul kararına rağmen durum çözümlenmiyorsa sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz. Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki anlaşmazlıklar bu mahkemelerde görülür ve yargılama genellikle diğer hukuk davalarına kıyasla daha hızlı sonuçlanır.
- Yönetim planını ve kurul kararlarını yazılı olarak temin edin.
- Yöneticiye sorunu e-posta veya yazılı dilekçe ile bildirin.
- Gerekirse kat malikleri kurulunu gündemle toplantıya çağırın.
- Yönetici veya kurul çözüm üretmezse sulh hukuk mahkemesine başvurun.
Yöneticinin Bu Konudaki Yetki ve Sorumluluğu

Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında yönetici, apartmanın ortak alanlarını yönetmek ve kat malikleri kurulunun aldığı kararları uygulamakla görevlidir. Bu görev, otopark gibi ortak alanların hakkaniyet içinde kullanılmasını sağlamayı da kapsar. Yönetici, bir sakin tarafından yapılan yazılı şikayeti aldıktan sonra konuyu ihmal etmemelidir; edilmezse yöneticinin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Pratikte yöneticilerin bu konuda sıklıkla sergilediği iki hatalı tutum vardır. Birincisi "komşular arası mesele, ben karışamam" tavrıdır; bu tutum hukuken yanlıştır çünkü ortak alan yönetimi doğrudan yöneticinin görev alanındadır. İkincisi "söyledim ama dinlemedi, yapacak bir şeyim yok" tutumudur; yöneticinin izleme ve gerekirse yaptırım uygulama araçları mevcuttur. Bu yaptırımlar arasında ihtar mektubu, kurul kararıyla verilecek uyarı ve nihayetinde hukuki süreç yer alır.
Yöneticinin harekete geçmesi için talep yazılı, somut ve tarih içeren bir şikayet niteliğinde olmalıdır. Sözlü aktarımlar çoğunlukla kayıt altına alınmaz ve yöneticiler üzerinde bağlayıcı bir etki oluşturmaz. Aşağıda kısa bir dilekçe örneği bulabilirsiniz:
Yönetici'ye / Kat Malikleri Kuruluna
Tarih: [tarih]
[Daire numaranız] nolu dairenin sakini sıfatıyla bildirmek isterim ki, [komşunun daire numarası] numaralı daire sakini, apartmanımızın ortak otopark alanında birden fazla park yerini düzenli olarak kullanmaktadır. Bu durum diğer sakinlerin ortak alandan yararlanma hakkını kısıtlamaktadır. Söz konusu kullanımın yönetim planı ve ortak alan kullanım ilkeleri çerçevesinde değerlendirilerek gerekli önlemlerin alınmasını talep ederim.
Saygılarımla,
[Ad Soyad, Daire No, İletişim]
Bu şablonu ihtiyacınıza göre uyarlayabilirsiniz. Dilekçeyi e-posta ile gönderirseniz "okundu" onayı almanız ya da teslim aldığına dair yanıt saklamanız izleme açısından önemlidir.
Kat Malikleri Kurulunun Alacağı Karar Ne Kadar Bağlayıcıdır?

Kat malikleri kurulu, apartmanın en üst karar organıdır. Ortak alanların kullanımına ilişkin kararlar bu kurulda alınır ve toplantıya katılan maliklerin yeterli çoğunluğuyla kabul edilirse tüm sakinler için bağlayıcı olur. Buradaki "bağlayıcılık" hem malikleri hem de kiracıları kapsar; kiracılar da malik adına uymakla yükümlüdür.
Kurul kararının geçerli sayılması için toplantı nisabının sağlanmış olması ve kararın tutanağa geçirilmesi gerekir. Toplantı tutanakları yöneticinin yönetim defterine işlenmeli ve katılan maliklerce imzalanmalıdır. Bu prosedüre uygun biçimde alınan bir otopark düzenleme kararı, aynı kararı mahkemede itiraz etmek isteyecek bir malik için de geçerli hukuki zemin oluşturur.
Kurul kararına uymayı reddeden bir sakine karşı yönetici sulh hukuk mahkemesine başvurabilir. Bu süreçte mahkeme, kararın içeriğini ve usulünü denetler; eğer karar hukuka uygunsa uygulanması için icrai tedbirler alınabilir. Ayrıca kararı ihlal eden malikten uğranılan zararın tazmini de istenebilir.
Kiracıysanız kurul kararlarına itiraz etme yolunuz doğrudan değildir; malik sıfatı taşımadığınız için kurula katılım ve oy hakkınız yoktur. Ancak ev sahibinizden kurulda temsil edilmenizi talep edebilirsiniz. Anlaşmazlık sürdüğünde ev sahibiniz üzerinden ya da kira sözleşmenizden doğan haklar kapsamında talepte bulunabilirsiniz.
Kiracıların Durumu: Malikin İzni Yeterli Midir?
Kiracılar açısından konu iki ayrı boyut taşır: hem iki araçlı kiracının konumu hem de hakkı çiğnenen kiracının başvurabileceği yollar. İki araçlı bir kiracı, ev sahibinin "istediğin yeri kullan" demesiyle ortak alanlar üzerinde ek hak kazanamaz. Ev sahibi kendi bağımsız bölümünü (dairesi ve tahsis edilmiş varsa park yeri) kiraya verebilir; ancak ortak alanlar üzerinde bireysel tasarruf hakkı yoktur. Dolayısıyla bu tür bir kiracı "malik izin verdi" derken aslında malikin tasarruf edemeyeceği bir şeyi izne konu ettiğini bilmeli ya da öğrenmelidir.
Hakkı zedelenen taraf kiracıysa yapabileceğiniz en etkili şey, önce ev sahibinize sorunu bildirmek ve ondan yöneticiye müdahale etmesi için yazılı talepte bulunmasını istemektir. Malik sıfatı taşıyan ev sahibi kurulda temsil hakkına sahiptir; bu kaldıraçtan yararlanmak pratik bir yoldur. Sorunu doğrudan yöneticiye de yazılı iletebilirsiniz; yöneticinin müdahale yükümlülüğü şikayetin malik ya da kiracıdan gelmesinden bağımsızdır.
Eğer yönetici ve ev sahibi birlikte hareketsiz kalıyorsa hukuki yollarınız sınırlıdır; sulh hukuk mahkemesinde kiracı sıfatıyla taraf olmanız güçtür. Bu nedenle kayıt altına alınmış yazılı iletişim ve ev sahibinin müdahalesi kilit önem taşır. Kira sözleşmenizde otopark kullanımına ilişkin özel bir hüküm varsa bu hüküm üzerinden ev sahibinizle talep geliştirmek de bir seçenektir.
Bu Durumda Site Yönetimi Platformu Nasıl Yardımcı Olur?

Park yeri anlaşmazlıklarında en kritik sorun iz bırakmadan geçen süreçlerdir: sözlü konuşmalar, cevapsız kalan kapı zillemeleri, tutanağa geçirilmemiş toplantılar. Apartmanınız veya siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa bu süreçler çok daha düzenli ve belgelenmiş şekilde ilerler.
Sakin olarak şikayetinizi platform üzerinden yazılı ilettiğinizde sisteme otomatik tarih damgası düşer; "ne zaman bildirdim, yönetici gördü mü?" soruları ortadan kalkar. Yönetici bildirimi alır, yanıt verir ve bu yanıt kayıt altında kalır. Anlaşmazlık ilerleyen bir aşamaya taşındığında elinizde tarihli, içerik korumalı bir iletişim geçmişi olur; bu mahkemede ya da kurul toplantısında son derece değerlidir.
Platformun aidat ve borç şeffaflığı da dolaylı olarak bu tür süreçlere katkı sağlar. Özellikle "ikinci park yeri için aidat ödüyorum" gibi iddiaların gündeme geldiği durumlarda ödeme geçmişi ve kurul kararları açık biçimde görüntülenebilir; tahsis yapılmışsa kimin hangi yer için ne ödediği tartışmaya yer bırakmaz. Yöneticinin ise toplantı davetini dijital olarak iletmesi, katılım takibi yapması ve kurul kararlarını kayıt altında tutması mümkündür. Tüm bu araçlar, otopark gibi küçük görünen ama kronikleşebilen anlaşmazlıkların erkenden çözülmesini kolaylaştırır.
Eğer apartmanınızda henüz dijital bir yönetim altyapısı yoksa platform kaydı için herhangi bir ön bilgi gerekmez; kayıt sürecini mevcut yöneticinizle paylaşabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Kaçınma Yolları
Park yeri anlaşmazlıklarında sakinlerin düştüğü en yaygın hatalardan biri sözlü uyarıyla yetinmektir. Komşuyla veya yöneticiyle yapılan sözlü görüşmeler çoğu zaman kısa sürede unutulur ya da içeriği tartışmalı hâle gelir. Yazılı iz bırakmak — en basit hâliyle bir e-posta ya da mesajlaşma ekran görüntüsü — sizi her iki durumda da korur.
İkinci yaygın hata komşuyu fiziksel olarak engellemeye çalışmaktır: araçların önüne koni koymak, barikat çekmek veya aracı engellemek. Bu tür eylemler kendi başlarına hukuki sorun yaratabilir ve asıl anlaşmazlıkta sizin pozisyonunuzu zayıflatır. Hukuki yolları kapatmadan önce "hızlı çözüm" arayışı genellikle süreci uzatır.
Üçüncü hata, kat malikleri kurulunu bypass etmeye çalışmaktır. Bazı sakinler sorunu doğrudan kolluk kuvvetlerine ya da belediyeye taşıyarak hızlı sonuç almayı umar. Ancak ortak alan kullanım anlaşmazlıkları öncelikle özel hukuk kapsamındadır; kolluk veya belediye bu tür meselelerde müdahale yetkisi taşımaz. Eğer araç geçişi fiilen engelleniyorsa veya yolda park gibi kamusal trafik ihlali söz konusuysa bu durum ayrıdır, ancak özel otopark anlaşmazlıklarında değildir.
- Sözlü uyarıyla yetinmeyin; her adımı yazılı belgeleyin.
- Komşuyu fiziksel olarak engellemeye çalışmaktan kaçının.
- Kat malikleri kurulunu ve yöneticiyi devre dışı bırakarak hızlı sonuç aramayın.
Sık Sorulan Sorular
Komşu iki araç için iki park yeri kullanıyorsa yönetici bunu durdurmak zorunda mı?
Evet, yönetici ortak alan yönetiminden sorumludur. Ortak otopark alanının bir sakin tarafından münhasır ve çifte kullanımı diğer sakinlerin haklarını zedeler. Yazılı şikayet aldıktan sonra yöneticinin konuyu değerlendirmesi ve gerekirse uyarıda bulunması görevidir. Yönetici hareketsiz kalırsa kat malikleri kuruluna başvurabilirsiniz.
İkinci park yerini kullanan komşuyu mahkemeye verebilir miyim?
Doğrudan mahkemeye gitmeden önce yöneticiye yazılı bildirim yapmanız ve kat malikleri kuruluna taşımanız gerekir. Bu adımları tükettiğinizde sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz. Mahkeme, yönetim planı ve kurul kararlarını dikkate alarak ortak alan kullanımına dair karar verir. Yazılı belgeleriniz bu süreçte belirleyici rol oynar.
Yönetim planında park yeri düzenlemesi yoksa ne yapılır?
Yönetim planında açık düzenleme yoksa kat malikleri kurulu bu konuda karar alabilir. Toplantı gündemine "otopark kullanım esasları" maddesini ekleyerek çoğunluk kararıyla bağlayıcı bir düzenleme yapılmasını talep edebilirsiniz. Bu aşamaya kadar Kat Mülkiyeti Kanunu'nun genel ortak alan hükümleri ve hakkaniyete uygun kullanım ilkesi esas alınır.
Ev sahibim komşunun iki park yeri kullanmasına izin verdiyse kiracı olarak ne yapabilirim?
Ev sahibi, ortak alanlar üzerinde bireysel izin veremez. Hakkınız çiğneniyorsa önce ev sahibinizi yazılı olarak bilgilendirin ve onu yöneticiye müdahale etmeye davet edin. Ev sahibi hareketsiz kalırsa yöneticiye kendiniz yazılı şikayette bulunabilirsiniz. Yöneticinin müdahale yükümlülüğü şikayetin malik ya da kiracıdan gelmesinden bağımsızdır.
İki araç için ikinci bir park yeri kiralamak ya da satın almak mümkün müdür?
Eğer apartmanda bağımsız bölüm olarak tescil edilmiş boş bir garaj varsa malik, onu başkasına kiralayabilir ya da satabilir. Ortak alan niteliğindeki bir park yeri için ise kat malikleri kurulunun kararıyla ücretli veya ücretsiz tahsis yapılabilir. Bu yol açıktır ve iki araçlı sakinlerin resmi başvurusu anlaşmazlıkların önünde etkili bir çözüm sunar.
Komşunun ikinci aracı park yerimi tamamen tıkıyorsa acil ne yapabilirim?
Aracınız tamamen tıkanmışsa ve acil durum oluşturuyorsa yöneticiye anında ulaşmaya çalışın. Gece saatlerinde veya yöneticiye ulaşamadığınızda durumu fotoğraflayarak belgeleyin. Apartman kapı komşu ya da güvenlik personeli varsa onlar aracılığıyla ulaşmayı deneyin. Fiilen tıkama hâlinde, ortada bir trafik güvenliği meselesi de varsa yetkili mercilere bildirim yapılabilir; ancak bu olağanüstü durum için geçerlidir, düzenli otopark anlaşmazlığı için değil.