Kiracı tahliyesinde yönetimin rolü, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde belirlenmiş olup yönetici ya da yönetim kurulu, bazı koşullarda kiracıya doğrudan müdahale edebilirken çoğu durumda asıl yetkinin kat malikine ya da mahkemeye ait olduğunu bilmek zorundadır.
Kiracı Tahliyesi Nedir ve Neden Yönetimi İlgilendirir?

Tahliye, bir kiracının yasal ya da anlaşmazlık kaynaklı nedenlerle kullandığı taşınmazı boşaltması sürecidir. Konut projelerinde bu süreç yalnızca kiracı ile mal sahibi arasında değil, binayı yöneten yapıyla da doğrudan temas halindedir. Yönetim; ortak alanların kullanımını, aidat borçlarını, bina güvenliğini ve diğer kat maliklerinin huzurunu koruma sorumluluğunu taşır. Dolayısıyla bir kiracı bu yükümlülükleri ihlal ettiğinde yönetim pasif kalamaz.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK), bağımsız bölüm maliklerinin kiracılarından sorumlu olduğunu açıkça ortaya koyar. Kanunun 18. maddesi gereğince kat maliki, bağımsız bölümünü kime devrederse devretsin yönetim planı ve karar defterindeki kurallara uymakla yükümlüdür; bu yükümlülük kiracıya da yansır. Malik bu yükümlülüğün kiracı tarafından ihlali halinde yönetim karşısında sorumlu tutulabilir.
Yönetimin konuya dahil olmasının başlıca nedenleri şunlardır: ortak gider aidat borçları, ortak alan kullanım ihlalleri, bina güvenliğini tehdit eden davranışlar ve diğer sakinlerin yaşam kalitesini bozan eylemler. Bu gerekçelerin tamamı yönetimi harekete geçmeye zorlar; ancak yönetimin yetkisi sınırsız değildir ve hukuki çerçeve iyi bilinmelidir.
Pek çok yönetici, tahliye yetkisinin kendisinde olduğunu düşünerek doğrudan kiracıya ihtarname gönderir ya da kapıyı kilitler. Bu yaklaşım hukuki açıdan hatalıdır ve yönetim için ciddi sorumluluk doğurabilir. Sürecin doğru yönetilmesi için önce yetki sınırlarının net biçimde ortaya konması gerekir.
Yöneticinin Hukuki Yetki Çerçevesi: KMK'nın Çizdiği Sınırlar

634 sayılı KMK'nın 35. maddesi yöneticinin görev ve yetkilerini kapsamlı biçimde düzenler. Yönetici; anataşınmazı yönetmek, ortak yerleri korumak, aidat ve avans toplamak, sigorta yaptırmak ve gerektiğinde yasal yollara başvurmakla görevlidir. Ancak kanun, yöneticiye doğrudan kiracıyı tahliye etme yetkisi vermez. Bu yetki esas olarak kat malikine ve mahkemeye aittir.
Yönetici, kiracıyla ilgili sorunlarda iki temel rolle hareket eder. Birinci rol, kat malikini bilgilendirme ve harekete geçmeye davet etme rolüdür. İkinci rol ise kat malikinin harekete geçmediği durumlarda, özellikle aidat alacakları söz konusu olduğunda, icra yoluna başvurma rolüdür. Bu ayrımı kaçırmak, yöneticilerin en sık yaptığı hatanın kaynağıdır.
KMK'nın 22. maddesi özellikle dikkat gerektirir: Ortak gider borcunu ödemeyen kat malikinin bağımsız bölümü üzerinde, diğer kat malikleri lehine kanuni ipotek hakkı doğar. Kiracı ortak gider borcunu ödemediğinde alacak, hukuken kiracıya değil kat malikine yöneltilir; yönetim ise kat malikine icra yoluyla başvurabilir. Kiracıya doğrudan icra açmak mümkün olsa da bu durum yönetim planındaki özel düzenlemelere ve kiracının borcu üstlenip üstlenmediğine bağlıdır.
Özetle yöneticinin yetkisi şu tabloya göre şekillenir:
| Durum | Yöneticinin Yetkisi | Asıl Yetkili |
|---|---|---|
| Ortak alan kullanım ihlali | Uyarı, ihtarname, kat malikine bildirim | Kat maliki / mahkeme |
| Aidat borcu (kiracı ödemiyorsa) | Kat malikine ihtar, icra takibi (malике karşı) | Kat maliki / icra mahkemesi |
| Bina güvenliğini tehdit eden eylem | Zabıta/polis çağırma, kat maliki bildirimi | Kolluk, mahkeme |
| Kira sözleşmesi ihlali | Doğrudan yetkisi yok, bildirim yapar | Kat maliki / sulh hukuk mahkemesi |
| Kat maliki kiracıyı tahliye etmiyorsa | Kat malikleri kuruluna başvuru, dava açılması talebi | Kat malikleri kurulu / mahkeme |
Kiracı Aidat Ödemezse Yönetim Ne Yapabilir?

Sitemizdeki en sık sorulan sorulardan biri şudur: Kiracı aidat ödemiyorsa yönetim doğrudan kiracıyı tahliye edebilir mi? Yanıt, kısa ve net biçimde, hayır. Aidat borcu nedeniyle tahliye kararı verecek olan yalnızca mahkemedir ve davayı açacak taraf kat malikinin kendisidir ya da kat malikleri kurulunun aldığı kararla yönetim olabilir.
Aidat borcunda süreç şöyle işler: Yönetim önce kiracının bağlı olduğu kat malikine yazılı bildirim yapar ve aidatın ödenmesini talep eder. KMK'ya göre ortak gider borçları için aylık yüzde beş (%) gecikme tazminatı işlemeye başlar. Kat maliki borcunu ödemediği takdirde yönetim, noter kanalıyla ihtarname göndererek ödeme için makul bir süre tanır. Bu sürenin dolmasıyla birlikte icra takibi başlatılabilir.
Yönetim, apartman ya da sitenin aidat takip programı üzerinden borçlu kat maliklerini ve kiracıların hangi dairelerle ilişkili olduğunu kolaylıkla takip edebilir. Dijital kayıt tutmak, ihtarname süreçlerini yıllarca sorunsuz belgeler ve icra aşamasında kritik kanıt işlevi görür. Borç kaydı olmadan icra dosyası açmak zordur; bu nedenle yönetim muhasebesinin titizlikle tutulması bir zorunluluktur.
Kiracı ile kat malikinin özel sözleşmesinde kiracının ortak giderleri doğrudan yöneticiye ödeyeceği kararlaştırılmışsa, yönetim bu sözleşmeye dayanarak kiracıya başvurabilir. Ancak bu hak sözleşmeden doğan bir hak olup kanunun yöneticiye verdiği özgün bir yetki değildir. Bu nüansı atlamak yöneticiyi hukuki sorunla karşı karşıya bırakabilir.
Ortak Alan İhlalleri ve Bina Huzurunu Bozan Davranışlar

Kiracının ortak alanlara zarar vermesi, gürültü kirliliği yaratması, parka yasak bölgeye araç bırakması veya yangın tahliye yollarını kapatması gibi durumlarda yönetim daha aktif bir rol üstlenir. KMK'nın 18. maddesi kat maliklerine ve bağımsız bölüm kullanıcılarına (kiracılar dahil) diğer kat maliklerini rahatsız etmeme yükümlülüğü getirir.
Bu tür ihlallerde yöneticinin atması gereken adımlar bellidir: İlk olarak kiracıya sözlü ya da yazılı uyarı yapılır ve uyarı kayıt altına alınır. Ardından durumun tekrar etmesi halinde kat malikine yazılı bildirim gönderilir ve malik, kiracısını denetleme yükümlülüğü konusunda uyarılır. Yönetim planında buna ilişkin yaptırımlar öngörülmüşse bu yaptırımlar devreye girer.
Ciddi ihlallerde kat malikleri kurulu toplanarak kiracının yarattığı sorunu görüşür ve yöneticiye hukuki yollara başvurma yetkisi verir. Bu karar, yönetim planına göre çeşitli hukuki adımların önünü açar. Özellikle sulh hukuk mahkemesine başvuru, hem kat maliki hem de yönetim tarafından yapılabilir.
Günlük pratikte yöneticiler zaman zaman kiracıyı doğrudan baskıyla tahliyeye zorlamaya çalışır; örneğin su veya elektriği keser, kapıyı kilitler ya da tehditkâr bir tutum sergiler. Bu eylemler hem cezai hem de hukuki sorumluluk doğurur. Kira ilişkisine müdahale suç olarak değerlendirilebilir; yönetici bu davranışlardan kaçınmalı ve her adımını hukuki danışmanlıkla atmalıdır.
Kat Malikleri Kurulunun Tahliye Kararındaki Rolü

Kiracının eylemlerinin ağır sonuçlar doğurduğu durumlarda yönetici tek başına karar alamaz; meseleyi kat malikleri kuruluna taşımak zorundadır. Kat malikleri kurulu, anataşınmazın en yüksek karar organıdır ve yöneticiyi denetler, yöneticiye yetki verir ya da yetkisini kısıtlar. Tahliye gibi ciddi bir konuda kurulun devreye girmesi hem hukuki hem de idari açıdan zorunludur.
Kurulun bu süreçteki birincil rolü, yöneticiye dava açma ya da yasal girişimde bulunma yetkisi vermektir. KMK'nın 33. maddesi, yöneticinin veya kat maliklerinin 1/5'inin talebiyle olağanüstü toplantı çağrısı yapılabileceğini belirtir. Acil bir kiracı sorunu böyle bir toplantının gerekçesi olabilir.
Toplantıda yönetici, kiracının hangi ihlalleri gerçekleştirdiğini, bugüne kadar hangi adımların atıldığını ve sonuç alınamadığını belgeler eşliğinde sunar. Kurul, oy çokluğuyla yasal yollara başvurma kararı alırsa yönetici artık bu kararı uygulama yetkisine sahip olur. Genel kurul toplantı tutanaklarının eksiksiz tutulması, ileride çıkabilecek itirazlara karşı en güvenilir belgedir.
Genel kurul süreçlerini dijital ortamda yönetmek, katılımcıları takip etmek ve alınan kararları anında kayıt altına almak için genel kurul yazılımı kullanan yönetimler, hem zaman kazanır hem de belge bütünlüğünü korur. Özellikle tahliye gibi dava sürecine taşınabilecek konularda toplantı belgelerinin eksik kalması ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Tahliye Sürecinde Yönetimin Adım Adım Yapması Gerekenler

Yönetimin rolünü anlamanın en iyi yolu süreci adım adım izlemektir. Aşağıdaki liste, standart bir tahliye sürecinde yönetimin üstlendiği görevleri özetlemektedir:
- Sorunu tespit ve kayıt altına alma: Kiracının ihlali (aidat borcu, ortak alan zararı, huzur bozma) fark edilir edilmez yazılı kayıt tutulur. Tarih, olay detayı ve varsa fotoğraf eklenir.
- Kat malikini yazılı olarak bilgilendirme: Yönetici, kiracının davranışından sorumlu olan kat malikine en kısa sürede yazılı bildirim yapar. Bu bildirimin taahhütlü posta veya noter kanalıyla yapılması önerilir.
- Makul süre tanıma: Kat malikine sorunu çözmesi için yeterli süre verilir. Bu süre genellikle 7-15 gün olup yazılı bildirimde açıkça belirtilir.
- Sonuç alınamazsa kat malikleri kuruluna başvurma: Kat maliki harekete geçmezse yönetici olağanüstü toplantı çağrısı yapar ve konuyu kurula taşır.
- Kurul kararıyla hukuki yola başvurma: Kurul kararı alındıktan sonra avukat vasıtasıyla sulh hukuk mahkemesine başvurulur. Bu aşamada yönetici belge düzenleyici ve takipçi konumundadır.
- İcra takibi (aidat borcu varsa): Aidat alacakları için ayrıca icra takibi başlatılabilir. Hem kat malikine hem de koşullara göre kiracıya yönelik icra dosyası açılabilir.
- Tahliye kararının infazında pasif kalma: Mahkeme tahliye kararı verdiğinde ve icra dairesi infaz aşamasına geçtiğinde yöneticinin görevi kolaylaştırıcıdır; zorla tahliye doğrudan icra organlarınca gerçekleştirilir.
Bu adımların tamamında belgeler hayati önem taşır. Yazılı bildirimler, toplantı tutanakları, aidat borç dökümleri ve yazışma kayıtları olmadan hukuki süreçleri başarıyla yürütmek çok güçleşir. Yönetim, bu belgeleri düzenli aralıklarla yedeklemeli ve erişilebilir tutmalıdır.
Kiracıyı Tahliye Etmek İsteyen Kat Malikine Yönetimin Desteği

Bir kat maliki kiracısını tahliye etmek istediğinde yönetim doğrudan taraf olmasa da süreçte önemli bir destek işlevi görür. Yönetim; kat malikinin talep ettiği belgeleri (aidat borç dökümü, ihtar tarihleri, ihlal tutanakları) eksiksiz hazırlar ve ibraz eder. Bu belgeler, sulh hukuk mahkemesindeki tahliye davasının temel kanıtlarını oluşturabilir.
Kat malikleri zaman zaman kiracının kirasını ödememesine rağmen hareketsiz kalır; diğer kat maliklerini rahatsız eden sorunlar ise kronikleşir. Bu durumda yönetim, kat malikleri kurulunun aldığı kararla kat malikini resmi olarak uyarır ve sorumluluğunu yerine getirmesini ister. KMK'nın 33. maddesi, yöneticiye ve kat maliklerine bu konuda mahkemeye başvurma imkânı tanır.
Pratikte bazı yöneticiler, süreçleri kolaylaştırmak için kiracıyla arabuluculuk rolünü de üstlenir. Yönetici, kiracıyla görüşerek durumun ciddiyetini anlatır ve kendi kendine çıkması halinde hukuki süreçten kaçınılabileceğini iletebilir. Bu gayri resmi arabuluculuk bazen tahliye sürecini önemli ölçüde kısaltır ve mahkeme masraflarından tasarruf sağlar; ancak yönetici bu süreçte baskı uygulamaktan kesinlikle kaçınmalıdır.
Kat malikinin avukatının sürecin herhangi bir aşamasında iletişime geçmesi ve yönetimden bilgi ya da belge talep etmesi halinde yönetici bu taleplere olabildiğince hızlı ve eksiksiz yanıt vermelidir. Yönetimle avukat arasındaki koordinasyon, davanın seyrini belirleyen kritik faktörlerden biridir.
Yönetim Planının Tahliye Sürecine Etkisi

Her apartman veya sitenin bir yönetim planı bulunur ve bu plan, KMK çerçevesinde bağlayıcı bir hukuki belgedir. Yönetim planı; kiracıların uymakla yükümlü olduğu kuralları, ortak alan kullanım koşullarını, aidat ödeme esaslarını ve ihlal halinde uygulanacak yaptırımları ayrıntılı biçimde düzenleyebilir.
İyi hazırlanmış bir yönetim planı, tahliye sürecinde yöneticinin elini güçlendirir. Plan; kiracının hangi durumlarda uyarı alacağını, kaç ihlal sonrasında kat malikinin devreye çağırılacağını ve kurulun hangi hallerde dava açma kararı alabileceğini netleştirirse yönetici keyfi davranma iddialarına karşı korunaklı olur. Yönetim planında bu ayrıntılar yoksa karar mekanizması belirsizleşir ve süreçler uzar.
Bazı yönetim planları kiracıların sözleşme imzalamadan önce yönetime başvurmasını ve yönetimin onayının alınmasını şart koşar. Bu düzenleme, kiracı profilini baştan denetleme imkânı tanır. Yönetim planında bu tür bir madde varsa ve kiracı onay almadan yerleşmişse bu durum da bir ihlal gerekçesi oluşturabilir.
Yönetim planının güncellenmesi gerektiğinde kat malikleri kurulunun bu konuyu gündeme alması ve değişiklik kararını oybirliğiyle (bazı hükümlerde nitelikli çoğunlukla) alması gerekir. Güncelleme sonrasında yönetim planının tapu müdürlüğüne tescil ettirilmesi üçüncü kişilere (kiracılar dahil) karşı bağlayıcılık sağlar.
Yöneticinin Yapmaması Gereken Hatalar

Kiracı tahliyesi sürecinde yöneticilerin sıkça düştüğü hatalar hem hukuki hem de mali açıdan ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu hataların başında, yetkisi olmadığı halde kiracıya doğrudan tahliye ihtarnamesi göndermek gelir. Yöneticinin kiracıyla doğrudan kira ilişkisi bulunmadığından bu tür bir ihtarname hukuken geçersiz kalır ve tarafları gereksiz yere karşı karşıya getirir.
Bir diğer yaygın hata, kiracının eşyalarına ya da dairesine izinsiz müdahale etmektir. Kilit değiştirmek, suyu kesmek ya da daire kapısını mühürlemek gibi eylemler konut dokunulmazlığı hakkını ihlal eder ve yönetici hakkında suç duyurusuna yol açabilir. Bu tür önlemler yalnızca icra dairesinin yetkisindedir.
Üçüncü hata, belgesiz hareket etmektir. Sözlü uyarı yaptım demek hukuki olarak ispat değeri taşımaz. Her adımın yazılı, tarihli ve imzalı olması zorunludur. Bu belgelerin düzenli tutulması için profesyonel bir apartman yönetim programı kullanmak süreci hem kolaylaştırır hem de hukuki riskleri azaltır.
Son olarak, kat malikleri kurulunu devre dışı bırakarak tek başına dava açmak veya avukata yetki vermek de kritik bir hatadır. Yönetici bu tür girişimlerde bulunduğunda hem kurulun denetim işlevini atlamış olur hem de dava masraflarından kat malikleri kurulunu sorumlu tutamaz. Her hukuki adım önce kurulun onayından geçmelidir.
Dikkat: Yöneticinin kiracıyı kendi inisiyatifiyle zorla tahliye etmeye çalışması, su-elektrik kesmesi veya kapı kilidini değiştirmesi; konut dokunulmazlığını ihlal ettiğinden cezai ve hukuki sorumluluk doğurur. Tahliye kararı yalnızca sulh hukuk mahkemesi tarafından verilir ve infaz icra dairesi aracılığıyla yapılır. Yönetici bu süreci kolaylaştırır; bizzat icra organı gibi davranan yönetici yasayı çiğnemiş olur.
Dijital Yönetimle Tahliye Sürecini Kolaylaştırmak

Modern site ve apartman yönetimleri, kiracı sorunlarıyla başa çıkmayı ciddi ölçüde zorlaştıran kâğıt tabanlı süreçlerden uzaklaşmaktadır. Dijital yönetim araçları, tahliye sürecinin en kritik bileşeni olan belge bütünlüğünü otomatik olarak sağlar. Aidat borçları anlık olarak izlenir, gecikme tarihleri ve tutarlar otomatik hesaplanır, bildirimler kayıt altına alınır.
Yönetici bir gün mahkemede kiracının borç geçmişini sunmak zorunda kalırsa aylarca geriye giden detaylı dökümlere birkaç tıklamayla ulaşabilmek dava sürecini ciddi biçimde hızlandırır. Kâğıt defterden elde bu bilgileri derlemeye çalışmak ise hem zaman alır hem de eksik kayıt riski taşır. Site yönetim yazılımı kullanan yapılar bu süreçte belirgin bir avantaj elde eder.
Kat malikleri kurulu toplantılarının dijital ortamda yönetilmesi de tahliye sürecine katkı sağlar. Toplantı duyuruları, katılım kayıtları, oylama sonuçları ve alınan kararlar sistem üzerinde arşivlendiğinde, ileride bir itiraz ya da iptal davası gündeme geldiğinde kurulun usule uygun davrandığını ispat etmek kolaylaşır.
Kiracı bildirimleri, uyarı mektupları ve resmi yazışmalar da yazılım üzerinden hazırlanıp tarih damgalı biçimde saklanabilir. Bu kayıtlar hem iç denetim açısından hem de olası hukuki süreçlerde değerli kanıt işlevi görür. Dijitalleşme, yöneticinin iş yükünü azaltırken hukuki dayanağını güçlendirir.
Sık Sorulan Sorular

Yönetici, kiracıyı doğrudan tahliye edebilir mi?
Kiracı ortak gider aidatını ödemezse ne olur?
Kat maliki kiracısını tahliye etmek istemiyor ama diğer sakinler şikâyetçiyse yönetim ne yapabilir?
Yönetim planında kiracılara ilişkin özel hükümler olabilir mi?
Kiracı tahliyesi sürecinde belge düzenini, aidat takibini ve kat malikleri kurulu kararlarını eksiksiz yönetmek istiyorsanız apartman yönetim programımızı inceleyin. Tüm yazışmalarınızı, borç döküm raporlarınızı ve toplantı tutanaklarınızı tek platformda saklayarak hukuki süreçlere çok daha güçlü hazırlanın. Bu makaledeki bilgiler genel bilgi amaçlıdır; somut hukuki adımlar için mutlaka bir avukata danışın.