Üst kattan su aktığında ilk aklınıza gelen soru haklı: "Kiracı olarak ben mi muhatap olacağım, yoksa ev sahibim mi?" Kısa cevap şu: tavanınızdan damlayan su için hasarın giderilmesi konusunda birincil muhatap, zararı yaratan üst komşunun kendisidir; ancak kiralayanınız (ev sahibiniz) da binada ortaklaşa kullanılan tesisatla ilgili sorumluluk taşır. Siz kiracı olarak tabloya taraf olmak zorunda değilsinizdir — ama hareketsiz kalmak hakkınızı korumaz. Durumu yazılı belgeleyip doğru kişilere zamanında iletmek, hem maddi kayıplarınızı karşılamanızın hem de kiradan kesinti hakkınızı kullanmanızın temelidir.
Su Hasarında "Sorumluluk" Ne Anlama Gelir?

Hukuki açıdan "sorumluluk" burada iki farklı soruyu kapsar: Zararı kim tazmin edecek? Ve onarımı kim yaptıracak? Bu iki sorunun cevabı her zaman aynı kişiyi göstermez; dolayısıyla durumu tek bir cümleyle "kim suçlu" diye indirgemek pratik hataya yol açar. Sorumluluk zinciri birbiriyle bağlantılı üç aktörü içerir: üst kattaki kat maliki ya da kiracı, sizin ev sahibiniz ve apartmanın yönetimi veya kat malikleri kurulu.
Zararın kaynağı belirleyicidir. Üst komşunun kendi bağımsız bölümünden — yani kendi mutfak borusundan, banyosundan veya ihmalinden — kaynaklanan sızıntılarda, o komşu (veya o daireyi kullanan kiracı) tazminat yükümlüsü olur. Ortak tesisat — binada tüm daireleri besleyen ana kolon, çatı su yalıtımı, ortak garaj tavanı gibi unsurlar — söz konusu olduğunda ise sorumluluk kat maliklerinin ortaklaşa üstlendiği yönetim giderlerine girer. Yani apartman yönetimi devreye girmek zorundadır.
Siz kiracı olarak bu zincirin neresinde duruyorsunuz? Doğrudan bir taraf değil, zarar gören tarafsınız. Hukuki açıdan kira sözleşmeniz size "kiralananın kullanımına uygun hâlde tutulmasını talep etme" hakkı tanır. Eğer tavanınız akmaya devam ederse, yaşadığınız dairenin "kullanıma uygun" olmadığını öne sürerek ev sahibinizden onarım talep edebilir, hatta koşullar sağlandığında kira bedelini tenzil edebilirsiniz. Ama bu hakkı kullanabilmek için hasar anından itibaren sistematik bir belgeleme yapmanız şarttır.
Özetle: suyu akıtan taraf veya taraflarla doğrudan tartışmak zorunda değilsiniz. Ev sahibinizi yazılı olarak bilgilendirin, o da gerektiğinde kat malikleri kuruluna ve üst komşuya başvurmakla yükümlüdür. Sizin göreviniz kanıtları korumak ve yazılı kayıt oluşturmaktır.
Kiracı ile Ev Sahibi Arasındaki Sorumluluk Çizgisi
Kira sözleşmesi temelde iki taraflı bir kullanım ve bakım düzenlemesidir. Ev sahibi kiralananı size kullanıma hazır ve sözleşmeye uygun biçimde teslim etmek ve bu durumu kira süresi boyunca sürdürmek zorundadır. Bu yükümlülük, kiralananın çatısının, duvarlarının veya tesisatının bakımını da kapsar; kiracının ihmalinden kaynaklanmayan hasarlar için onarım masrafı kiracıya yükletilemez.
Kiracı ise kiralananı özenli kullanmak ve meydana gelen hasarları gecikmeksizin ev sahibine bildirmekle yükümlüdür. Üst kattan su geldiğinde bu bildirim yükümlülüğü kritik önem taşır. Hasarı görüp birkaç gün beklerseniz ya da sözlü olarak "söyledim" derseniz, ilerideki bir anlaşmazlıkta hasar miktarının arttığı iddiasıyla karşılaşabilirsiniz. Bu nedenle bildirim yazılı ve belgelenmiş olmalıdır; e-posta, kısa mesaj veya imzalı dilekçe bunların en geçerli biçimleridir.
Ev sahibiniz bildirimi almasına rağmen onarımı makul sürede yaptırmazsa, Borçlar Kanunu'nun kiracıya tanıdığı haklar devreye girer. Bu haklar arasında onarımın kiracı tarafından yaptırılıp masrafın kiradan mahsup edilmesi veya kira bedelinin, kiralananın bu eksik hâliyle kullanım değerine düşürülmesi yer alır. Ancak bu adımları atmadan önce ihtarname göndermek ve makul bir süre tanımak gerekir; aksi hâlde siz yasal zemine oturmamış olursunuz.
Bir de özel durum var: Siz kiracısınız, üst komşu da kiracı. Bu durumda üst komşunun kiralayanı (yani onun ev sahibi) de tabloya girer. Lakin pratikte sizin muhatap olmanız gereken kişi kendi ev sahibinizdir; üst kattaki kiracıyla birebir hukuki tartışmaya girmeniz gerekmez. Ev sahibiniz, gerekirse üst dairenin malikine rücu edebilir.
Üst Komşu Ne Zaman Doğrudan Sorumludur?
Üst komşu, zararın kaynağı kendi bağımsız bölümünden ya da kendi ihmalinden kaynaklandığında doğrudan sorumludur. Mutfak tezgâhının altındaki boru bağlantısının gevşemesi, çamaşır makinesinin hortumunun kopması, banyonun taşması veya kendi terasında önlemi alınmamış yağmur birikintisi — bunların tümü üst komşunun sorumluluk alanındadır. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri, kat maliklerinin kendi bağımsız bölümlerini, diğer kat maliklerini zarara uğratmayacak biçimde kullanmalarını zorunlu kılar.
Üst komşu aynı zamanda bağımsız bölümünde yapılan değişikliklerden de sorumludur. Ruhsatsız tadilat sırasında bir su borusunun delinmesi veya zemin kaplamasının kaldırılmasıyla ısı-su yalıtımının tahrip edilmesi bu kapsamdadır. Bu tür durumlarda zarar gören taraf olarak ya üst komşuyla doğrudan uzlaşı yolunu deneyebilir ya da sulh hukuku mahkemesine başvurabilirsiniz. Ama kiracı olarak bu yola gitmeden önce mutlaka ev sahibinize durum hakkında bilgi verin; çünkü sözleşmenizde ev sahibi de sürecin tarafı olabilir.
Zarar delilini zamanında toplamak, üst komşunun sorumluluğunu ispat etmek açısından belirleyicidir. Su aktığında fotoğraf ve video çekin; tarihi, saati ve hangi eşyaların ne ölçüde zarar gördüğünü not alın. Mümkünse apartman yöneticisini veya kapıcıyı çağırarak bir tutanak imzalatın. Bu tutanak ileride sigorta talebi, uzlaşı görüşmesi veya dava sürecinde elinizin en güçlü kartı olacaktır. Tek bir fotoğraf bile çekmeyen kiracıların sonradan hasar miktarını ispat etmekte ciddi güçlük çektiği görülmektedir.
Adım Adım: Su Aktığında İlk 24 Saatte Ne Yapmalısınız?
İlk yapmanız gereken güvenliği sağlamaktır. Su elektrikli aletlere ya da prizlere yaklaşıyorsa sigortaları indirin ve uzman gelene kadar o alanı kullanmayın. Eşyalarınızı mümkünse uzaklaştırın veya üzerlerini kapatın; hasarın büyümesini önlemek sizin yükümlülüğünüzdür ve bu konuda pasif kaldığınızda zarar miktarının arttığı gerekçesiyle tazminat talebiniz kesilebilir.
İkinci adım belgeleme: Hasarı fotoğraflayın ve video çekin. Tarihi ve saati kayıt altına alın. Eğer üst komşunuzun paspasını veya mutfağını görebiliyorsanız ve açıkça bir ihmal varsa bunu da görüntüleyin. Apartman yöneticisi veya kapıcı varsa derhal arayın; bir tutanak tutulmasını isteyin. Bu tutanakta şunlar yer almalıdır: tarih ve saat, etkilenen alanlar, görünür hasar tespiti, tanık imzaları.
Üçüncü adım bildirim: Ev sahibinizi o gün içinde yazılı olarak bilgilendirin. Telefon görüşmesiyle başlayabilirsiniz, ama arkasından mutlaka mesaj veya e-posta gönderin. "Saat 14:30'da tavanımdan su akışı başladı, fotoğrafları ektedir, en kısa sürede müdahale bekliyorum" gibi net bir mesaj, sözlü bildirimin çok üzerinde hukuki ağırlık taşır. Ev sahibi ulaşılamıyorsa sittenin yöneticisine veya kat malikleri kuruluna da aynı bildirimi yapın.
Dördüncü adım: Eğer hasar önemli boyutlara ulaştıysa — mobilya, elektronik eşya, giysi gibi eşyalar mahvolduysa — bir eksper veya bağımsız hasar tespit firması çağırmayı düşünün. Bu tespit raporu, ilerideki tazminat görüşmelerinde rakamsal temel oluşturur ve "ne kadar hasar gördüğünüzü ispat edin" sorusuna en sağlam yanıttır.
Apartman Yönetimi Devreye Girmeli mi?

Evet, hasar ortak alanlarla veya ortak tesisatla ilgiliyse apartman yönetimi devreye girmekle yükümlüdür. Çatıdan sızan su, ortak kolonun patlaması, bodrum kattaki depoda biriken su — bunlar yönetimin çözüm üretmesi gereken sorunlardır. Yönetici, kat malikleri kurulu adına hareket eder ve ortak gider fonundan onarım yaptırabilir.
Peki ya hasar üst komşunun bağımsız bölümünden kaynaklanıyorsa? Bu durumda yöneticinin doğrudan onarım yetkisi yoktur; ama aracı sıfatıyla üst komşuyla iletişime geçebilir, bildirim tutanaklarını onaylayabilir ve gerekirse kat malikleri kurulunu olağanüstü toplantıya çağırabilir. Yönetici bu koordinatör rolünü üstlenmezse, ev sahibiniz ya da bizzat siz kat malikleri kuruluna yazılı başvuru yapabilirsiniz.
Önemli bir nokta: Yönetici onarım yapılması için baskı uygulasa bile üst komşu kapısını açmayı reddedebilir. Bu gibi durumlarda sulh hukuku mahkemesinden "komşuluk hukukuna aykırı kullanımın engellenmesi" amacıyla tedbir kararı talep etmek mümkündür. Ancak bu yol uzun ve maliyetli olabilir; çoğu vakada yöneticinin arabuluculuğu ve sigorta şirketlerinin devreye girmesi meseleyi mahkeme öncesinde çözer.
Aidat ödeme durumunuz da bu süreçle dolaylı bağlantılıdır. Kiracı olarak aidatı kendi ödüyor olsanız bile yönetim fonuna katkı ile onarım hizmetinden yararlanma hakkınız birbirinden bağımsızdır. Aidatınızın güncel olması, yöneticiden hızlı ve olumlu dönüş almanızı kolaylaştıran pratik bir faktördür. Kiracı olarak aidatı kimin ödediğine dair daha fazla bilgi için kiracının bıraktığı aidat borcunda malik sorumluluğu yazımıza bakabilirsiniz.
Sigorta ve Tazminat: Hangi Poliçe Devreye Girer?

Konut sigortası, su hasarı tazminatının en hızlı çözüm yollarından biridir. Ancak hangi poliçenin devreye gireceği, hasarın kaynağına ve tarafların sigorta durumuna göre değişir. Eğer ev sahibinizin konut sigortası varsa ve poliçe "üçüncü şahıs mali sorumluluk" teminatı içeriyorsa, üst komşunun bağımsız bölümünden kaynaklanan hasarı bu poliçe karşılayabilir. Aynı şekilde üst kattaki kat malikinin "komşu hasarı" teminatlı bir poliçesi varsa doğrudan o poliçeden talepte bulunulabilir.
Siz kiracı olarak da kiracı sigortası (eşya sigortası veya kiracı mal sigortası) yaptırmış olabilirsiniz; bu poliçe su hasarı nedeniyle kaybettiğiniz eşyaları — mobilya, elektronik, giyim — teminat altına alabilir. Poliçeniz yoksa ya da teminat kapsamı dışındaysa tazminat talebini doğrudan zarara yol açan taraftan (üst komşu veya yönetim) talep etmeniz gerekir.
Sigorta şirketine başvururken hasar belgeleri kritik önem taşır. Tutanak, fotoğraflar, hasar tespit raporu ve eşya satın alma faturalarından oluşan bir dosya hazırlayın. Sigortacı eksper gönderecektir; eksperin tespitleri öncesinde hasarlı eşyaları atmayın ve hasarlı alanı tamir ettirmeyin. Tamir zorunluysa (örneğin su durmaya devam ediyorsa) önce fotoğraflayın, ardından zorunlu onarımı yaptırın ve faturayı saklayın.
Taraflar arasında sigorta devreye girmiyorsa veya tazminat miktarı konusunda anlaşmazlık varsa, notere başvurarak ihtarname çekebilir ve ardından arabuluculuk sürecini başlatabilirsiniz. Türkiye'de kira uyuşmazlıkları dahil mülkiyet davaları sulh hukuku mahkemelerinde görülmektedir; ancak mahkeme öncesi arabuluculuk zorunlu değilse de zaman ve maliyet açısından çoğunlukla daha pratik bir yoldur.
Onarım Yapılmazsa Kiracının Kullanabileceği Hukuki Araçlar

Ev sahibinize yazılı bildirimde bulundunuz, makul süre verdiniz, ancak hasar hâlâ giderilmedi. Bu noktada Borçlar Kanunu'nun size tanıdığı çeşitli imkânlar devreye girer. Bunların başında kiralananın yetersiz hâliyle kira bedelini tenzil (indirme) hakkı gelir. Kiralanan, sözleşmede öngörülen amaca uygun biçimde kullanılamıyorsa — tavanınız akıyorsa bu koşul açıkça gerçekleşmiştir — kullanamadığınız dönem için orantılı kira indirimi talep edebilirsiniz.
İkinci seçenek, kiracının küçük onarımları bizzat yaptırıp masrafı kiradan mahsup etmesidir. Ancak bunun için belirli koşullar gerekir: onarım acil nitelikte olmalı, ev sahibine bildirim yapılmış ve makul süre tanınmış olmalı, yaptırılan onarım gerçekten gerekli ve makul bedelli olmalıdır. Bu yolu seçiyorsanız faturalar ve belgeler son derece önemlidir; keyfi bir harcamayı kiradan düşemezsiniz.
Ağır durumlarda — yaşanmaz hâle gelen daire — kira sözleşmesini feshedip tazminat talep etmek de mümkündür. Bu yol son çaredir ve hukuki sürecin daha karmaşık yürümesine yol açar; ancak hasar oturulmaz boyuta ulaşmışsa ve ev sahibi müdahalede bulunmayı sürekli erteliyorsa geçerli bir seçenektir. Bu adımı atmadan önce bir hukuki danışmana başvurmanızı öneririz.
Bildirimin yazılı ve belgelenmiş olması bu süreçlerin tamamında ortak gerekliliktir. Sözlü "söyledim ama yapmadı" ifadesi, karşı tarafın itirazıyla çürütülebilir. İhtarname ise noter onaylı veya iadeli taahhütlü posta ile gönderildiğinde kesin kanıt değeri taşır; e-posta ve kısa mesaj da çoğu durumda geçerli kabul edilmekle birlikte inkar riski taşır.
Bildirim Nasıl Yapılmalı: Şablon Dilekçe

Yazılı bildirim hem hukuki süreçlerde temel delil işlevi görür hem de ev sahibini yasal olarak harekete geçme yükümlülüğüne sokar. Bildirimin içeriği net, tarihli ve somut olmalıdır. Aşağıdaki örnek şablonu kendi bilgilerinizle doldurarak kullanabilirsiniz:
Konu: Su Hasarı Bildirimi ve Acil Onarım Talebi
Sayın [Ev Sahibinin Adı Soyadı],
[Adres]'de ikamet etmekte olduğum kiralık dairede [Tarih, Saat] itibarıyla üst kattan (komşu daire veya ortak tesisat kaynaklı) su sızıntısı meydana gelmiştir. Sızıntı [etkilenen alan: tavan, mutfak, banyo vb.]de görülmekte olup [etkilenen eşyalar/hasar boyutu] maddi zarara yol açmıştır. Hasara ilişkin fotoğraf ve video kayıtları bu bildirime eklenmiştir.
Yaşanmaz hâle gelmekte olan kiralananda onarımın ivedilikle gerçekleştirilmesini talep ediyorum. [Makul süre] içinde gerekli müdahalenin sağlanmaması hâlinde yasal haklarımı kullanmak zorunda kalacağımı bilgilerinize sunarım.
Tarih: [Tarih]
İmza: [Adınız Soyadınız]
Bu şablonu e-posta ile gönderirken "okundu bilgisi" açın ve mesajı aynı anda kendinize de kopyalayın. Kısa mesajla gönderiyorsanız ekran görüntüsünü alın ve tarihi içeren ayrıntıların göründüğünden emin olun. Eğer durumun ciddi olduğunu düşünüyorsanız noter kanalıyla ihtarname göndermek, en güçlü hukuki delili oluşturmanın yoludur.
Apartmanınız Site Yönetimi Platformunu Kullanıyorsa
Yaşadığınız apartman veya sitenin yönetimi Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa, su hasarı gibi sorunları bildirmek ve takip etmek çok daha kolay ve kayıtlı bir süreç hâline gelir. Platform üzerinden sakin olarak şikayet veya bakım talebi oluşturduğunuzda sistem otomatik olarak tarih ve saat damgası basar; böylece "bildirdim ama yapmadılar" tartışmasının önüne geçilir. Yöneticinin talebi alıp almadığı, işleme koyup koymadığı ve ne zaman yanıt verdiği kayıt altındadır.
Bu yazılı iz, hem ev sahibinizle hem de apartman yöneticisiyle ileride yaşanabilecek anlaşmazlıklarda size somut bir avantaj sağlar. Platform üzerinden gönderilen bildirimler, aynı zamanda ilgili tüm tarafların (yönetici, kat malikleri) haberdar olmasını da sağlar; ayrıca siz birden fazla kanalda aynı bildirimi tekrar tekrar yapma zahmetinden kurtulursunuz.
Kiracılar için bir diğer önemli özellik aidat şeffaflığıdır. Aidatı siz ödüyorsanız veya ev sahibinizin hangi aidatı ödemesi gerektiğini merak ediyorsanız, platform üzerinden aidat ve borç durumunu görüntüleyebilirsiniz. Bu şeffaflık, yönetimle ilişkiyi daha güveni temel alan bir zemine taşır. Ev sahiplerinin ödeme takibi hakkında daha fazla bilgi için mülk sahibinin kiracısının aidat durumunu takip edip edemeyeceği yazımıza da göz atabilirsiniz.
Sistemin sunduğu bir diğer pratik fayda da onarım ve bakım taleplerinin tarihsel kaydıdır. Aynı bölgede tekrar eden su sızıntılarında bu geçmiş kayıtlar, sorunun kronik hâle geldiğini ve kalıcı çözüm gerektirdiğini belgeleyen önemli bir kanıt oluşturur. Yöneticinin "ilk kez duyuyorum" demesinin önüne geçer.
Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınılması Gerekenler

En yaygın ve en masraflı hata, hasarın "küçük" görünmesiyle belgeleme yapmadan beklemeye geçmektir. Su hasarı görünenden çok daha derin etki yaratabilir: duvar içindeki ahşap taşıyıcı elemanlar çürüyebilir, nem küfe dönüşebilir, elektrik tesisatı zarar görebilir. İlk gün küçük görünen bir leke, birkaç hafta sonra büyük bir restorasyona dönüşebilir. Hasar küçük de olsa belgeleyin ve bildirin.
İkinci yaygın hata, üst komşuyla ya da ev sahibiyle yaşanan telefon görüşmelerine güvenerek yazılı kayıt oluşturmamaktır. "Beni aradı, söz verdi" bir anlaşmazlıkta hiçbir hukuki değer taşımaz. Her önemli adımı — bildirim, süre verme, uzlaşma teklifi, ret — yazılı biçimde izleyin.
Üçüncü hata, hasarlı eşyaları hemen atıp hasarlı alanları derhal onartmaktır. Sigorta eksperi veya mahkeme bilirkişisi gelmeden önce hasarı ortadan kaldırırsanız tazminat tutarını ispat etmeniz güçleşir. Zorunlu müdahale dışında hasar alanını koruyun ve mutlaka fotoğraf çekin.
Dördüncü hata ise makul süre beklemeden yasal adım atmak ya da kira kesmektir. Türk hukuku kiracıya bu hakları tanısa da usul önemlidir. Bildirimi yapın, makul bir süre (aciliyete göre birkaç gün ile birkaç hafta arasında) verin, ardından hareketsizlik karşısında yasal adımlarınızı atın. Usul hatası, haklı olduğunuz bir davada bile aleyhinize sonuç doğurabilir.
Sık Sorulan Sorular
Su hasarı ev sahibimin sigortasından mı, benim sigortamdan mı karşılanır?
Bu, hasarın kaynağına ve her iki tarafın poliçe koşullarına bağlıdır. Eğer hasar üst komşunun bağımsız bölümünden kaynaklanıyorsa ve onun "komşu hasarı" teminatlı konut sigortası varsa o poliçe devreye girer. Ev sahibinizin yapı sigortası, binanın ortak alanlarından kaynaklanan hasarları karşılayabilir. Kişisel eşyalarınız (mobilya, elektronik vb.) için ise kiracı eşya sigortanız varsa ona başvurmanız gerekir. Sigorta şirketinizi hasarın hemen ardından arayın ve süreci başlatın; gecikme tazminat hakkınızı daraltabilir.
Ev sahibim onarımı yapmıyorsa kirayı kesebilir miyim?
Borçlar Kanunu kapsamında kiralanan sözleşmeye uygun biçimde kullanılamıyorsa kira bedelinin tenzilini talep etme hakkınız vardır. Ancak bunu yapmadan önce ev sahibine yazılı bildirim yapılmış ve makul süre tanınmış olmalıdır. Tek taraflı olarak kirayı kesmek, sözleşmenize göre temerrüt hükmüne yol açabilir. Bu adımı atmadan önce bir avukattan veya tüketici danışmanlık merkezinden görüş almanızı öneririz.
Üst komşu kiracıysa kime başvuracağım?
Üst komşu kiracı olsa bile onarım sorumluluğu, hasarın kaynağına göre belirlenir. Eğer hasar o kiracının ihmalinden kaynaklandıysa (örneğin musluk açık bırakma, hortum patlaması) kiracı doğrudan sorumludur; ama onun ev sahibi de dolaylı olarak hesap verebilir durumdadır. Pratik açıdan siz kendi ev sahibinize bildirin; o da gerekirse üst dairenin malikine rücu eder. Apartman yöneticisi aracı sıfatıyla süreci koordine edebilir.
Tavanımdan su aktı, ben de yanlışlıkla hasara katkıda bulundum olabilir miyim?
Kiracının kendi ihmali hasarın büyümesine katkıda bulunmuşsa (örneğin bildirimi geciktirdi, musluk açık unutuldu, zemin kaplaması zarar gördü) bu katkı payı tazminattan düşülebilir. Önemli olan, hasarın başlangıç kaynağının tespiti ve her tarafın ne ölçüde sorumluluk taşıdığıdır. Kendi ihmalinizin olmadığına inandığınız durumlarda bunu belgelerle destekleyin; fotoğraf tarihleri ve bildirim kayıtları bu noktada belirleyicidir.
Apartman yönetimi yoksa ne yapabilirim?
Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre sekiz veya daha fazla bağımsız bölüm bulunan yapılarda yönetici atanması zorunludur; daha küçük yapılarda bu zorunluluk aranmaz. Yönetici yoksa kat malikleri kurulu toplanarak ortak kararla hareket edilmesi gerekir. Ortak alandan kaynaklanan hasarlar için tüm kat maliklerinin müşterek sorumluluğu söz konusudur. Kurulu toplantıya çağırmak için herhangi bir kat malikinin yazılı talepte bulunması yeterlidir; talep karşılıksız kalırsa sulh hukuku mahkemesine başvurulabilir.
Su hasarını bildirdim ama yönetici "üst komşu açmıyor" diyor. Ne olacak?
Üst komşunun kapıyı açmaması durumunda yöneticinin doğrudan müdahale yetkisi yoktur; ancak durumu tutanakla belgeleyip kat malikleri kuruluna bildirmesi gerekir. Bu noktada sulh hukuku mahkemesinden "acil tedbir" kararı talep edilebilir; mahkeme, komşunun kapısının açılarak müdahale yapılmasına izin verebilir. Bu yol zaman alabilir; bu süre zarfında süregelen hasarınızın her gün belgelenmesi ve ev sahibinizin yazılı olarak bilgilendirilmesi kritik önem taşır.