Site Yönetimi

Komşu Çocuğu Ortak Alanlara Zarar Veriyor: Zararı Kim Öder?

Ortak alanlarda çocukların verdiği hasarın sorumluluğu önce çocuğun velisine, gerekirse yönetim aracılığıyla tüm kat maliklerine düşer. Adım adım ne yapmanız gerektiğini açıklıyoruz.

Komşu Çocuğu Ortak Alanlara Zarar Veriyor: Zararı Kim Öder?

Komşunun çocuğu asansör düğmelerine zarar verdiyse, koridordaki duvara çizik attıysa ya da otoparkta arabanıza çarptıysa bu hasarın bedelini kim öder? Kısa cevap: öncelikle çocuğun velisi, yani ebeveyn ya da yasal vasi sorumludur. Ancak velinin tazminatı ödemek istememesi ya da durumun belirsiz kalması halinde süreç yönetim kurulu üzerinden yürür ve kat malikleri masrafı paylaşmak zorunda kalabilir. Bu makalede hukuki dayanakları, izlemeniz gereken adımları ve kendinizi nasıl koruyacağınızı açıklıyoruz.

Hukuki Sorumluluk Kime Ait?

Apartmanda çocuk hasarında hukuki sorumluluk dengesi

Türk hukukunda bir çocuğun verdiği zararın kime yükleneceği Türk Medeni Kanunu'nun velayet ve velayet yükümlülüklerine ilişkin hükümleriyle, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil ve gözetim yükümlülüğü düzenlemeleriyle çerçevelenmiştir. Buna göre küçüklerin (18 yaşından küçüklerin) verdiği zararlardan, onları denetlemekle yükümlü kişi — genellikle anne-baba veya yasal vasi — sorumlu tutulabilir.

Çocuğun yaşı ve ayırt etme gücü de belirleyici bir etkendir. Erken yaşlarda ayırt etme gücünden yoksun kabul edilen bir çocuğun eylemi tamamen veliye yüklenir. Belirli bir olgunluk yaşına ulaşmış, hareketinin sonuçlarını anlayabilecek durumda olan bir çocuk ise kusurlu bulunabilir; ancak tazminat yükümlülüğü yine büyük ölçüde veliye düşer çünkü pratik olarak çocuğun mal varlığından tahsilat yapılması mümkün değildir.

Ortak alanlar söz konusu olduğunda ise tablo biraz daha karmaşıklaşır. Apartman koridoru, asansör, otopark, bahçe, çatı katı, spor alanı gibi ortak kullanım alanlarının mülkiyeti tüm kat maliklerine aittir. Bu yüzden verilen hasar hem veliye hem de yönetim kurulu aracılığıyla kat malikleri topluluğuna yönelik bir sorumluluk doğurur. Onarım masrafını kim üstleneceği konusundaki gerçek tartışma çoğunlukla bu iki taraf arasında yaşanır.

Velinin sorumluluğu kabul etmesi durumunda iş görece kolaydır: hasar tespit edilir, onarım bedeli belirlenir ve veli bu bedeli öder ya da kat malikleri kurulunun hesabına aktarır. Sorun, velinin sorumluluğu reddetmesi, "benim çocuğum yapmadı" demesi ya da sessiz kalması durumunda ortaya çıkar. O noktada sizi koruyacak en büyük güvence daha baştan yapılmış yazılı bildirimler ve belgelenmiş kanıtlardır.

Ortak Alan Hasarını Nasıl Belgelersiniz?

Ortak alan hasarını belgeleme süreci illüstrasyonu

Bir hasarı fark ettiğiniz anda yapmanız gereken ilk şey belgelemedir. Hasarlı yerin fotoğraflarını çekin; varsa video kaydedin. Tarih ve saat bilgisinin görünür olmasına özen gösterin — çoğu akıllı telefon fotoğraf meta verisine bu bilgiyi otomatik olarak yazar. Hasarın büyüklüğünü anlamak için yanına bilinen bir nesne (madeni para, cetvel) koyarak fotoğraflamak hem mahkemede hem de sigorta sürecinde işe yarar.

Güvenlik kamerası kaydı en güçlü kanıttır. Apartmanınızda kamera sistemi varsa yöneticiden veya güvenlik görevlisinden ilgili tarih ve saatteki kaydın muhafaza edilmesini talep edin. Dijital kayıtlar genellikle 7-14 gün sonra silindiğinden bu talebi gecikmeden, tercihen yazılı olarak yapın. Kameralar bulunan ortak alanlarda yaşanan hasarlarda kimin fail olduğunu ispat etmek bu yolla çok daha kolaylaşır.

Olayı bizzat gördüyseniz ya da gören komşularınız varsa tanıklık talep edebilirsiniz. Komşunun adını, iletişim bilgilerini ve gördükleriyle ilgili kısa bir yazılı ifadeyi alabilirseniz bu belgeler ileride hakeme veya mahkemeye taşınan süreçlerde önemli bir destekleyici unsur olur. Tanığın sonradan "hatırlamıyorum" demesi ihtimaline karşı kısa bir tarihi-olaylı mesaj yazışması bile delil niteliği kazanabilir.

Bütün bu belgeleri dijital ortamda yedekleyin ve e-posta ya da bulut depolama ile tarihlendirin. Bir dava açılması gerekirse ya da sigorta şirketine başvurursanız belgelerin bütünlüğü ve güvenilirliği kritik önem taşır. "Vardı ama kaybettim" ya da "telefonu değiştirdim" gibi durumlar maalesef davanızı zayıflatır.

Yönetime Nasıl ve Ne Zaman Başvurmalısınız?

Apartman yönetimine yazılı şikayet bildirimi

Hasarı tespit ettiğinizde doğrudan komşuyla karşı karşıya gelmek yerine önce yönetime yazılı başvuru yapmanız hem daha etkili hem de hukuken daha güçlü bir tutum oluşturur. Yönetici ya da yönetim kurulu, Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde ortak alanları yönetmekle ve hasarları gidermekle yükümlüdür. Bu yüzden sizi kendi başınıza "suçluyu" bulmaya değil, yönetimi harekete geçirmeye davet ediyoruz.

Başvurunuzu mutlaka yazılı yapın. Sözlü şikayetler çoğunlukla "dedim ki, dedi ki" döngüsüne girerek bir sonuca ulaşamaz. Yazılı başvurunuzda hasarın tarihini, yerini, tahmini büyüklüğünü, varsa faili ya da şüphelileri belirtin ve fotoğraf eklerin olduğunu vurgulayın. E-posta yeterli olabilir; ancak imzalı bir dilekçe daha resmi bir iz bırakır.

Yönetici, bildirim aldıktan sonra makul bir süre içinde (genellikle birkaç gün ila iki hafta arasında) somut bir adım atmak zorundadır. Bu adım; veliye resmi yazı yazmak, tamir için teklife çıkmak ya da konuyu kat malikleri genel kuruluna taşımak şeklinde olabilir. Hiçbir şey yapılmıyor gibi görünüyorsa takip yazınızı gönderin ve yöneticiye "bu konuda ne zaman adım atacaksınız?" diye sorun. Pasif durmak haklarınızı zayıflatabilir.

Örnek Dilekçe Metni:
Sayın Apartman Yöneticisi,
[Tarih] tarihinde, apartmanımızın [lokasyon] bölümünde [hasar türü] gerçekleşmiştir. Söz konusu hasar ekte sunduğum fotoğraflarla belgelenmiştir. Zararın tahmini büyüklüğü [belirtebilirseniz tutarı yazın] TL olup bu tutarın [sorumlu kişi/veli varsa adı] tarafından karşılanmasını talep ediyorum. Konu hakkında yönetim kurulunun en kısa sürede gerekli adımları atmasını saygılarımla arz ederim.
Ad Soyad / Daire No / Tarih

Veli Sorumluluğu Kabul Etmezse Ne Olur?

Apartman anlaşmazlığında iki farklı çözüm yolu

Velinin sorumluluğu kabul etmediği durumlarda yolunuz ikiye ayrılır: iç çözüm ya da hukuki yol. İç çözümde yönetim, hasar bedelini önce apartman ortak gider fonundan karşılar; ardından veliye rücu davası açabilir ya da velinin yaptığı aidat ödemelerinden mahsup için gerekli kararı kat malikleri kurulundan alır. Bu, apartmana oturmanın kaçınılmaz bir bedeli gibi görünse de uzun vadede masrafın asıl sorumluya yüklendiği anlamına gelir.

Hukuki yolda ise iki farklı seçenek öne çıkar. Birincisi, sigorta yoluyla çözüm: Apartmanınızın zorunlu ya da ihtiyari dask/konut sigortası varsa ve poliçe ortak alan hasarlarını kapsıyorsa, sigorta şirketi hasarı tazmin edebilir ve ardından kendi kanalıyla veliye rücu eder. Bu yol sizin açınızdan en hızlı ve en az stresli çözümdür. İkincisi, Sulh Hukuk Mahkemesi'ne bireysel dava açmaktır. Kanıtlarınız yeterliyse veliye karşı tazminat davası açabilirsiniz; ancak dava masrafları, zaman ve enerji gerektirdiğinden küçük hasarlar için bu yol genellikle tercih edilmez.

Orta ölçekli hasarlarda (birkaç bin TL düzeyinde) alternatif uyuşmazlık çözümü olan arabuluculuk giderek daha yaygın kullanılmaktadır. Arabuluculuk süreci mahkemeye kıyasla hem daha hızlı hem de daha az masraflıdır ve taraflar arasında anlaşma sağlanması durumunda kesin hüküm niteliği taşıyan bir tutanak düzenlenir. Yönetim kurulu da bu sürece dahil edilebilir.

Velinin mali açıdan güçsüz olduğu ya da bulunamadığı durumlarda (kiracı çocuklar söz konusu olduğunda zaman zaman böyle vakalar yaşanır) bütün çabalar sonuçsuz kalabilir. Bu tür durumlarda hasar, apartmanın ortak gider bütçesine yansır ve bütün kat maliklerine hisseleri oranında dağıtılır. Bundan kaçınmanın en iyi yolu ileride anlatacağımız önleyici tedbirlerdir.

Kiracının Çocuğu Zarar Verdiyse Durum Farklı mı?

Kiracı ve malik sorumluluk dengesi illüstrasyonu

Kiracının çocuğunun verdiği ortak alan hasarı, çoğunlukla hem ev sahibini hem de yönetimi kapsayan çok katmanlı bir sorumluluk meselesi doğurur. Öncelikle kiracı veli olarak sorumludur; bu durum malik çocuğundan farklı değildir. Ancak kiracı tazminatı ödeyemez ya da taşınırsa mal sahibi de arada kalabilir. Bu nedenle kiracılı dairelerde depozito uygulaması ve kira sözleşmesine ortak alanlara zarar verilmemesi yükümlülüğünü açıkça yazan bir madde konulması hem kiracıyı hem mal sahibini korur.

Mal sahibi, kiracısının davranışlarından dolayı diğer kat maliklerine veya apartman yönetimine karşı doğrudan sorumlu tutulamaz; ancak kiracıyı kontrol etme, sorunu çözme konusunda yönetimle iş birliği yapma yükümlülüğü vardır. Yönetim yazılı bildirim yaptığında mal sahibinin bunu görmezden gelmesi, olası bir uyuşmazlıkta aleyhine değerlendirilebilir. Bu yüzden mal sahiplerinin de yönetimle iletişimi açık tutması kendi yararınadır.

Kiracı açısından bakıldığında ise kira sözleşmesindeki "ortak alanların korunması" maddesi son derece önemlidir. Bu maddeye aykırı davranış, kira sözleşmesinin feshine ya da depozitodan kesinti yapılmasına zemin hazırlayabilir. Dolayısıyla kiracı olarak siz de komşunun çocuğunun verdiği hasarı belgeleyip yönetime bildirmek istersiniz; zira siz aktif şikayetçi konumundasınız, sorumlu değil.

Bir de ortak kullanım alanlarında koşan, oynayan ya da diğer çocuklarla etkileşimde olan çocukların neden olduğu küçük hasarlar söz konusu olabilir. Birden fazla çocuk varsa ve fail kesin olarak belli değilse yönetim, hasarı genel gidere yansıtma kararı alabilir. Bu durumda itiraz etme hakkınız olsa da ispat yükü size düşer.

Sigorta ve Tazminat Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Apartman hasarı sigorta ve tazminat süreci

Apartmanınızın konut ya da bina sigortası varsa ilk yapmanız gereken poliçeyi incelemek ya da yöneticiden incelemesini istemektir. Standart DASK depremi kapsar; ortak alan hasarını karşılayan ihtiyari bina sigortası ise yapıdan yapıya farklılık gösterir. Poliçe kapsamı içindeyse hasarı belgeleyip bağlı sigorta şirketine veya acenteye bildirin; sigorta uzmanı hasar tespiti yapacak ve kapsam dahilindeyse ödeme sürecini başlatacaktır.

Sigorta sürecinde hasar tespiti için uzman ekibin gelmesini beklemeniz gerekebilir; bu süreçte onarım yaptırmamaya özen gösterin, çünkü sigorta şirketi hasarı bizzat görmek ister. Zorunlu ya da acil bir onarım yapmak durumundaysanız (örneğin güvenliği tehdit eden bir durum varsa) fotoğrafları çekip sigorta şirketini önceden bilgilendirin; aksi takdirde tazminat hakkınızı kaybedebilirsiniz.

Veliye yönelik bireysel tazminat talebinizde ise yazışmalarınızı saklayın. Veliyle yaptığınız her iletişimi (mesaj, e-posta, kapı önü konuşması için notunuzu) tarih sırasıyla dosyalayın. Veliye gönderdiğiniz noter kanalıyla çektiğiniz ihtarname, hukuki süreçte önemli bir dönüm noktası oluşturur ve çoğunlukla karşı tarafı masaya oturmaya ikna eder. İhtar masrafları sonunda tazminata dahil edilebilir.

Uzlaşma yolunu daima açık tutun. Dava süreçlerinin uzun ve masraflı olduğunu bilen pek çok veli, ihtarname aşamasında uzlaşmayı tercih eder. Zararın bedeli üzerinde makul bir pazarlık yapmak ve yazılı bir anlaşma metni hazırlamak, mahkeme sürecine kıyasla çok daha hızlı ve taraflar açısından daha az yıpratıcıdır.

Apartmanda Çocuk Hasarını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

Apartman ortak alanlarında çocuk hasarı önleme tedbirleri

Hasarın yaşanmasını beklemek yerine önleyici bir yapı oluşturmak hem maddi hem de ilişkisel açıdan çok daha verimlidir. İlk adım olarak apartman yönetmeliğine ortak alanların kullanım kurallarını açıkça yazan maddeler ekleyin ya da ekletmeyi yöneticiden talep edin. "Ortak alanlarda top oynamak yasaktır", "asansör düğmelerine zarar vermek yasaktır", "bodrum/spor alanı dışında koşmak yasaktır" gibi net ifadeler, hem uygulamayı kolaylaştırır hem de olası uyuşmazlıklarda ölçüt oluşturur.

Güvenlik kamerası sistemi yatırımı, hasar anlaşmazlıklarını hızla çözmenin en etkili aracıdır. Kameralı ortamda insanlar davranışlarını daha dikkatli düzenler; üstelik hasar anında kimin sorumlu olduğu kolayca tespit edilir. Bu yatırımın maliyeti, uzun vadede oluşacak anlaşmazlık ve onarım masraflarından genellikle çok daha düşük kalır. Kat malikleri kurulunda bu öneriyi gündeme getirmekten çekinmeyin.

Periyodik kat malikleri toplantılarında "ortak alan kuralları" başlığını düzenli olarak açmak da farkındalığı canlı tutar. Özellikle yeni taşınan ailelere apartman yönetmeliğinin ve ortak alan kurallarının yazılı olarak iletilmesi, olası sorunları baştan önler. Bu iletişimi yöneticinin üstlenmesi hem sizi hem de diğer sakinleri korur.

Fiziksel önlemler de göz ardı edilmemelidir. Koridorlara darbeye dayanıklı boya sürmek, asansör iç kaplamalarını yenilemek, bodrum katları veya çatı aralarına kilit takmak, spor alanı ve oyun bahçesi gibi çocukların yoğunlaştığı alanları belirginleştirip enerjiyi oraya yönlendirmek hem hasarı hem de gereksiz sürtüşmeleri azaltır. Bu tür iyileştirmeler aynı zamanda apartmanın değerini artırır.

Site Yönetimi Platformu Bu Süreci Nasıl Kolaylaştırır?

Apartman yönetim platformu şikayet ve bildirim takibi

Ortak alan hasarı gibi anlaşmazlıklarda en büyük sorunlardan biri izin olmaksızın ilerleyen süreçleri takip etmek ve yazılı kayıt tutmaktır. Sözlü şikayetler unutulur; WhatsApp yazışmaları kaybolur; yönetici değiştiğinde geçmiş tamamen silinir. Site Yönetimi platformu tam da bu noktada devreye girer: sakin olarak şikayetinizi veya hasar bildiriminizi uygulamanın "Talepler" modülüne yazılı olarak iletebilirsiniz ve bu bildirimin üzerinde otomatik tarih damgası oluşur.

Bildirimi takip etmek de oldukça kolaydır. Yönetimin talebinizi aldığı, değerlendirdiği veya yanıt verdiği her aşamada bildirim alırsınız. Bu şeffaflık, hem sizi "yönetici görmezden geldi" durumundan korur hem de yöneticiye süreçleri zamanında takip etme kolaylığı sunar. Hasar tespiti için teklifler toplandığında, onarım başladığında ya da masraf kat maliklerine dağıtıldığında tüm taraflar platformdan aynı anda haberdar olur.

Aidat ve ortak gider ödemelerinin şeffaf görünmesi de çakışan iddiaları önler. "Ben ödedim, neden benden kesiyorsunuz?" ya da "Ben neden aidat borçluyum, hasarı benim çocuğum yapmadı" gibi karışıklıklar, platformdaki aidat ve gider geçmişine bakılarak anında çözülür. Kiracı-malik ayrımı da kayıtlara işlendiğinden yönetim hangi konuyu kime iletmesi gerektiğini kolayca ayırt edebilir.

Sonuç olarak şikayet ve hasar bildirimlerinin tarihli, yazılı ve izlenebilir biçimde yönetildiği bir ortamda hem sakin hem de yönetici çok daha güçlü bir hukuki zemine sahip olur. Apartmanınız böyle bir sistem kullanmıyorsa bunu yönetime önermek, kendinize yapabileceğiniz en pratik yatırımlardan biridir.

Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınma Yolları

Apartman hasarı sürecinde sık yapılan hatalar

En yaygın hata, hasarı görmezden gelmek ya da "komşuyu kızdırmayayım" diye bir şey yapmamaktır. Hasarı erken bildirmemek hem onarım maliyetini artırır (örneğin küçük bir su sızıntısı zamanla büyük bir duvar hasarına dönüşebilir) hem de delilin bozulmasına yol açar. Görmezden gelmek sorunu çözmez; sadece hasarın hesabını öderken daha az söz hakkınız olmasına neden olur.

İkinci yaygın hata, sözlü şikayetle yetinmektir. "Yöneticiye söyledim" demek hukuki olarak neredeyse anlamsızdır. Yazılı iletişim, tarihi ve içeriği kesin olarak kayıt altına alır. Elektronik posta, elden teslim dilekçe, noter ihtarnamesi — hangisi durumunuza uygunsa onu kullanın, ama her durumda yazılı gidin.

Üçüncü hata, hasarı hemen onartıp faturayı veliye ya da apartmana ödetmeye çalışmaktır. Bu yaklaşım sigorta talebini ve hukuki talepte kullanabileceğiniz delili yok eder. Acil değilse sigorta ya da hukuki süreç sonuçlanana kadar onarımı erteleyin; acilse önce kaydedin, sonra onartın.

Dördüncü ve belki de en ilişkisel açıdan tehlikeli hata, veliye doğrudan ve duygusal bir yüzleşme yaşatmaktır. Kapıya gidip "Senin çocuğun yaptı, tazminat öde" demek çoğunlukla savunmacı bir tepkiye yol açar. Bunun yerine süreci resmi kanaldan yürütmek, hem sonucu daha öngörülebilir kılar hem de apartmanda yaşam kalitenizi korumanıza yardımcı olur. Yönetim bu tür anlaşmazlıklarda arabulucu olabilir ve bu fonksiyon çok değerlidir.

Ayrıca, bazı sakinlerin yaptığı gibi, ortak alanı kendi imkânlarıyla onarıp sonra bu masrafı apartmana yüklemek de sorunludur. Kat malikleri kurulunun kararı olmadan yapılan bireysel harcamalar kolayca reddedilebilir. Masraf üstlenmeden önce yönetimden yazılı onay alın ya da konuyu kurula taşıtın. Özellikle yüksek tutarlı onarımlar için bu süreç zorunludur.

Son olarak, komşuyla ilgili benzer sorunlarda su hasarı ve tazminat hakkında ayrıntılı bilgi almak isteyenler su basması ve komşuya verilen zararda tazminat içeriğimize, ortak alanların kullanım ilkeleri için ise ortak alanların ticari amaçla kiralanması başlıklı makalemize başvurabilir.

Sık Sorulan Sorular

Komşunun çocuğu asansöre zarar verdi, yönetim benden aidat kesecek, bu doğru mu?

Yönetim, hasarın bedelini öncelikle sorumlu veliden talep etmek zorundadır. Velinin ödemediği durumlarda masraf tüm kat maliklerine hisseleri oranında yansıtılabilir; ancak bu karar kat malikleri kurulunun onayından geçmelidir. Eğer kurul kararı olmadan aidat bordronuza kesinti yansıtıldıysa itiraz etme hakkınız vardır. Yazılı itirazınızı yöneticiye iletin ve gerekirse konuyu kurul gündemine taşıyın.

Hasarı yapan çocuğun kim olduğunu bilmiyorum, nasıl ispat ederim?

İspat yükü size değil, tazminat talep eden tarafa düşer. Şikâyetçi siz iseniz, kameralı görüntü veya güvenilir tanık ifadesi en güçlü kanıttır. Kamera yoksa ve tanık da yoksa yönetim genellikle hasarı genel gidere yansıtmak durumunda kalır. Bu nedenle apartmanlarda güvenlik kamerası kurulmasını desteklemek uzun vadede tüm sakinlerin yararınadır.

Çocuk küçük olduğu için ebeveyn "sorumluluk almıyoruz" diyebilir mi?

Hukuki olarak hayır. Türk Borçlar Kanunu, küçükleri gözetim yükümlülüğü altındaki kişileri, yani ebeveynleri veya yasal vasileri, bu kişilerin verdiği zararlardan sorumlu tutar. Ebeveynin "çocuk küçük, bizden bir şey istenemez" demesi geçerli bir hukuki savunma değildir. Aksine küçüklüğün varlığı, gözetim yükümlülüğünü artırır. Ancak bunun mahkemede kabul görmesi için hasarı belgelemek ve velinin bunu yaptığını kanıtlamak gerekir.

Bu tür davalarda mahkemeye gitmek ne kadar sürer ve değer mi?

Küçük hasarlar için (birkaç yüz TL düzeyinde) mahkeme süreci genellikle zaman ve para açısından hasar bedelinden daha maliyetli olur. Bu durumda arabuluculuk veya yönetim üzerinden uzlaşma daha akılcıdır. Orta veya büyük hasarlarda (bin TL ve üzeri) Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılacak tazminat davası anlamlı olabilir. Arabuluculuk önceden denenmeden dava açılması durumunda mahkeme süreci 6-18 ay sürebilir; arabuluculukla bu süre çoğunlukla birkaç haftaya iner.

Hasarı yöneticiye bildirdim ama hiçbir şey olmadı, ne yapmalıyım?

Önce ikinci bir yazılı bildirim yapın ve yanıt için makul bir süre belirleyin (örneğin 10 iş günü). Bu süre içinde de yanıt gelmezse durumu kat malikleri genel kuruluna taşıyın; apartman yöneticisi kurula karşı hesap vermekle yükümlüdür. Yöneticinin görevini yerine getirmemesi söz konusuysa Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde yönetici değişikliği talep edebilir ya da sulh hakimliğine başvurabilirsiniz.

Apartmanın sigortası varsa hasarı sigorta öder mi?

Apartmanın ihtiyari bina sigortası poliçesi ortak alan hasarlarını kapsıyorsa evet, sigorta onarımı karşılayabilir. Ancak DASK yalnızca depreme karşı güvence verir, üçüncü kişilerin verdiği hasarı kapsamaz. Poliçe kapsamını yöneticiden öğrenin; hasarı bildirmeden önce sigorta şirketine danışın. Sigorta tazminat öderse şirket, kendi yasal hakları çerçevesinde veliye rücu davası açabilir; bu süreç sizin dışınızda yürür.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön