Koridora taşan ofis eşyaları ve arşiv kutularını kaldırtmak için önce yapı yönetimine yazılı bildirim yapmanız, makul süre tanımanız, sonuç alınamazsa kat mülkiyeti hükümleri çerçevesinde yasal yola başvurmanız gerekir. Sorunun sahibi komşu kiracı ya da başka bir firma olsa da asıl muhatap yönetim olduğundan tüm sürecin yönetim üzerinden yürütülmesi hem hukuki hem pratik açıdan en doğru yoldur. Çoğu durumda tek bir resmi yazı meselesi çözer; uzayan vakalarda ise elinizde somut bir yazışma kaydı bulunduğu için yaptırım yolu kolaylaşır.
Sorun Neden Ciddiye Alınmalı?

Ortak kullanım alanları — koridorlar, merdiven boşlukları, asansör önleri — binadaki tüm kiracıların ve ziyaretçilerin serbestçe kullanabileceği, herhangi bir kişi ya da firmanın işgal edemeyeceği alanlardır. Bu alanlar aynı zamanda acil tahliye yolları üzerinde yer aldığından eşya yığını oluşturmak yalnızca pratik bir rahatsızlık değil, doğrudan bir güvenlik açığı yaratır. İtfaiye, sivil savunma veya iş güvenliği denetimleri sırasında koridorlarda tespit edilen engeller yapı yönetimine ciddi yaptırımlar doğurabilir; ancak bu durumda bina sahibi ya da yönetim, sorumluluğu ilgili kiracıya rücu etme hakkını saklı tutar.
Arşiv kutuları özellikle tehlikelidir çünkü zamanla ağırlaşır, belirli bir köşeye "geçici" bırakıldığı söylenir ama aylar boyu yerinden kımıldamaz. Yanıcı kağıt materyali içerdiklerinden yangın riskini artırır; devrilmeleri halinde hem fiziksel yaralanmaya hem de içerdikleri belgelerin zarar görmesine yol açar. Bu nedenle konuyu "komşunun problemi" olarak görmek yerine yapı güvenliğini etkileyen ortak bir mesele olarak ele almak, sürecin de çok daha hızlı ilerlemesini sağlar.
Kiracı olarak siz de bu durumdan doğrudan etkileniyorsanız — ekibiniz koridoru rahatça kullanamıyor, ofis girişi ziyaretçilere kapalı hissettiriyor ya da acil çıkış yolu daralmış durumda ise — harekete geçmek hem hakkınız hem de sorumluluğunuzdur. Yönetimi bilgilendirmemek, ileride bir kaza ya da denetim sorununda sizi de bina yönetimiyle aynı çerçevede değerlendirtilebilir.
Bir diğer kritik boyut da imgedir: Müşteri kabul eden firmalar, AVM mağazaları ya da ofis ziyaretçisi olan her türlü işletme için dağınık ve eşya yüklü bir koridor, kurumsal imaja verilen somut bir zararı temsil eder. Müşterinin ilk gördüğü şey koridordaki karton kutular olmamalıdır.
Kim Sorumlu: Komşu Kiracı mı, Yönetim mi?

Hukuki açıdan koridoru işgal eden kiracı birincil sorumludur. Kiracı, kira sözleşmesinde yalnızca kiraladığı bağımsız bölümü kullanma hakkı elde etmiştir; ortak alanlar bu hakkın kapsamı dışındadır. Ancak siz doğrudan komşu kiracıyla muhatap olmak yerine önce yönetimi devreye almanız gerekir. Bunun birkaç pratik gerekçesi vardır: Yönetim, ortak alanları düzenleme yetkisine sahip olan taraptır; yönetim müdahalesi yazılı bir kanal oluşturur; ayrıca ilerleyen süreçte yasal adım atmak durumunda kalırsanız "yönetime bildirdim, sonuç alamadım" belgesi kritik önem taşır.
Bina yönetimi ise Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde ortak alanların düzgün kullanımını sağlamak ve ihlalleri gidermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük pasif bir tutuma izin vermez; yönetimin "ben bilmiyordum" ya da "siz çözün" demesi hukuken korunaklı bir pozisyon değildir. Eğer yönetim eylemsiz kalırsa kat malikleri kurulu kararı veya sulh hukuk mahkemesi yolu devreye girebilir.
AVM'lerde tablo biraz farklıdır: AVM yönetimi genellikle kendi operasyonel kurallarını kira sözleşmesine yansıtmış olur. Bu kurallarda çoğunlukla "depo/stok malı ortak alanlara bırakılamaz, belirlenmiş saatler dışında yükleme-boşaltma yapılamaz" gibi maddeler bulunur. Bu durumda AVM mağaza koordinatörüne ya da site müdürüne bildirim yapmak yeterli olabilir ve süreç çok daha hızlı sonuçlanır.
Plaza veya iş hanı söz konusu olduğunda ise tablo daha karmaşıklaşabilir; çünkü bazı yapılarda profesyonel bir yönetim şirketi yoktur, kat malikleri kurulu bu işlevi üstlenmiştir. Bu durumda hem ihlal eden kiracıya hem de kat maliklerine yazılı bildirim yapmanız ve toplantıya davet etmeniz gerekebilir.
İlk Adım: Durumu Belgeleme ve Yönetime Bildirme

Harekete geçmeden önce durumu net biçimde belgelemeniz sürecin tüm aşamalarında size destek olacaktır. Telefonunuzla tarih ve saat bilgisi görünecek şekilde birkaç fotoğraf çekin. Mümkünse eşyaların hangi ofisin önüne ya da hangi koridora bırakıldığını not alın; bağımsız bölüm numarasını öğrenmek için yönetimden yardım isteyebilirsiniz. Fotoğrafları bulut ortamında yedekleyin; ileride ihtiyaç duymanız halinde erişime kapalı olmalarını istemezsiniz.
Belgeleme tamamlandıktan sonra yönetim ofisine bizzat uğrayarak durumu sözlü bildirin. Bu adım çoğu zaman yeterli olur — yönetici meseleyi bilmiyordur ve aynı gün ya da ertesi gün ihlal eden kiracıya uyarı yapar. Ancak sözlü bildirimi her zaman yazılı olarak da teyit edin. "Bugün size uğrayarak koridordaki eşya sorununu bildirdim, bu e-posta teyit niteliğindedir" şeklinde kısa bir e-posta atmak yeterlidir. Bu e-posta, ileride "ben bildirmedim" türü tartışmaların önünü kapar.
Yönetimin e-posta adresi yoksa, dilekçeyi elden verin ve "alındı" kaşesi/imzası isteyin. Dijital iletişim kanalı bulunan yapılarda (mobil uygulama, online portal, yönetim platformu) sisteme kayıt oluşturmanız hem hızlı hem de izlenebilir bir yol sağlar; tarih damgalı kayıt otomatik oluşur ve sonradan silinmesi güçleşir.
Bildiriminizde somut ve teknik bir dil kullanın: "Kat 3, Blok A koridorunda yaklaşık [X] adet arşiv kutusu ile ofis mobilyası bulunmaktadır. Bu durum ortak alanı işgal etmekte, acil tahliye yolunu daraltmakta ve bina güvenliğini tehdit etmektedir. [Tarih] itibarıyla kaldırılmasını talep ederim." Genel, duygusal veya suçlayıcı bir dil kullanmaktan kaçının; konuyu yönetim açısından çözülmesi gereken teknik bir sorun olarak çerçevelemek daha hızlı sonuç verir.
Makul Süre Tanıma ve Takip

Bildirim yaptıktan sonra yönetime makul bir süre tanımanız gerekir. "Makul süre" hukuki değerlendirmelerde önemlidir ve somut koşullara göre değişse de genel olarak 3 ile 7 iş günü arasında bir sürenin bildiriminizde yer alması yerinde olur. Bu süreyi bildiriminize şu şekilde ekleyebilirsiniz: "[Tarihten itibaren] 5 iş günü içinde söz konusu eşyaların kaldırılmasını talep ederim; aksi hâlde konuyu yasal yollarla takip etmek zorunda kalacağım."
Süre dolduğunda eşyalar kaldırılmadıysa bir hatırlatma yazısı daha gönderin. Bu ikinci yazıda ilk bildiriminizin tarihini, verdiğiniz süreyi ve hâlâ sorunun devam ettiğini belgeleyin. Yönetim bu aşamada da hareketsiz kalıyorsa sorumlu olduğunu bilen bir yönetimin kasten eylemsiz kaldığı anlamına gelir ki bu da hukuki süreç açısından güçlü bir zemin oluşturur.
Bazı durumlarda yönetim iyi niyetlidir ancak ihlal eden kiracı direnç gösterir. Bu hâlde yönetimden yazılı olarak "ne yaptıklarını ve sonucunu" talep edin. "X kiracısına yazılı uyarı yaptık, Y tarihine kadar süre verdik" gibi bir yanıt alırsanız süreç doğru ilerliyor demektir. Yanıt gelmiyorsa veya muğlak kalıyorsa yönetimin de sorunu çözmekte yeterince kararlı olmadığını anlarsınız ve bir sonraki adıma geçmeniz gerekebilir.
Takip sürecinde sabırsızlanıp komşu firma ile doğrudan çatışmaya girmeyin. Sözlü tartışmalar yazılı kaydın güvenilirliğini zayıflatabilir ve sizi savunmacı bir konuma sokar. Tüm iletişimi yönetim kanalı üzerinden yürütmek, tarafsız bir aracının süreci yönetmesini sağlar.
Dilekçe Nasıl Yazılır?

Dilekçe kısa, net ve belgeleyici olmalıdır. Uzun paragraflar yazmak ya da duygusal ifadeler kullanmak sizi zayıflatır. Yönetimin okuyacağı bir metin şu unsurları içermelidir: kimsiniz (firma adı, ofis/dükkan numarası), neyi bildiriyorsunuz (somut sorun, konum, tarih), ne talep ediyorsunuz (eşyaların kaldırılması, süre), sonuç alınamazsa ne yapacaksınız (yasal yol, kat malikleri kurulu, yetkili mercilere şikâyet). Aşağıdaki şablon bir başlangıç noktası olarak kullanılabilir:
Konu: Ortak Alan İşgali Bildirimi ve Tahliye Talebi
Sayın Yönetim,
[Bina adı / adresi], [kat/blok] koridorunda, [ilgili ofisin/dükkanın konumu] önünde bulunan arşiv kutuları ve ofis eşyalarının ortak kullanım alanını işgal ettiğini, acil tahliye yolunu daralttığını ve bina güvenliğini tehdit ettiğini tespit ettik. Söz konusu eşyaların bu yazının tarafınıza tebliğinden itibaren 5 (beş) iş günü içinde kaldırılmasını talep ederiz. Belirtilen süre içinde sonuç alınamazsa konuyu ilgili yasal mercilere taşımak zorunda kalacağımızı saygıyla bildiririz.
Tarih: [tarih]
Firma / Ad Soyad: [bilgi]
Ofis / Dükkan No: [bilgi]
İletişim: [bilgi]
Bu dilekçeyi iki nüsha hazırlayın, birini yönetime teslim edip imzalattırın, diğerini saklayın. E-posta ile gönderiyorsanız okundu bildirimi ya da yanıt beklemeniz yeterlidir. Dilekçenin içeriğini üçüncü kişilerle paylaşmaktan kaçının; süreç henüz yönetim aşamasındadır ve şikâyeti kamuya açmak gereksiz gerilime yol açar.
Yönetim Hareketsiz Kalırsa: Yasal ve İdari Seçenekler

Yönetim yazılı bildiriminize rağmen 7-10 iş günü içinde somut bir adım atmadıysa yasal ve idari seçeneklerinizi değerlendirmeye başlamanın zamanıdır. Bu aşamada aceleci davranmak yerine seçeneklerinizi sırasıyla değerlendirmeniz daha verimli sonuç verir; çünkü her seçenek bir sonrakinden daha az maliyetlidir.
İlk seçenek kat malikleri kurulunu harekete geçirmektir. Bağımsız bölümünüzün maliki ya da malikin vekili sıfatıyla (veya kiracı olarak malik aracılığıyla) kat malikleri kuruluna yazılı başvuru yapabilir, gündem maddesi olarak konunun gündeme alınmasını talep edebilirsiniz. Kat malikleri çoğunluğunun aldığı karar yönetimi bağlar.
İkinci seçenek belediye ya da ilçe yapı denetim birimlerine yangın ve güvenlik açısından şikâyette bulunmaktır. Özellikle koridorun acil çıkış yolunu tıkadığına dair fotoğraflarınız varsa bu şikâyet hızlı sonuç verebilir; denetmenler yerinde inceleme yaparak ihlal eden tarafa tutanak tutabilir.
Üçüncü ve genellikle son seçenek sulh hukuk mahkemesine başvurmaktır. Kat mülkiyetine ilişkin uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme genellikle sulh hukuk mahkemesidir. Bu yol hem zaman hem de maliyet gerektirdiğinden ancak diğer yollar tüketildiğinde tercih edilmeli; ancak bildirimlerinizin yazılı kaydını tuttuysanız mahkeme sürecinde güçlü bir konumda olursunuz.
Bir avukattan görüş almak bu aşamada gereksiz değildir. Kat mülkiyeti hukukuna hâkim bir avukat, yazışmalarınızı inceleyerek hangi yolun en hızlı ve en az maliyetli sonucu vereceğini size somut olarak değerlendirebilir. Hukuki danışma maliyeti, muhtemelen uzayan bir süreçte kaybedeceğiniz iş gücü ve zaman kaybından çok daha düşüktür.
AVM'ye Özgü Durumlar ve İncelikler

AVM'lerde durum plaza veya iş hanından belirgin biçimde farklılaşır. AVM yönetimi, genellikle kira sözleşmesine ek olarak "Kiracı El Kitabı" ya da "Mağaza Yönetmeliği" adı verilen bir belge hazırlar ve bu belgede koridorların nasıl kullanılacağı, stok depolama kuralları ve sergi düzeni sınırları ayrıntılı biçimde yer alır. Sözleşmenizin eklerini ve bu el kitabını mutlaka inceleyin; büyük olasılıkla ortak alanlara eşya bırakmanın açıkça yasaklandığını göreceksiniz.
AVM yönetimine başvururken mağaza koordinatörünüze değil mümkünse operasyon müdürüne veya kira yönetim birimine ulaşmaya çalışın. AVM'lerde zincir komuta bellidir; doğru birime ulaştığınızda kural ihlalinin ciddiye alındığını hızla göreceksiniz. AVM'ler kiracı ilişkilerini ve mağaza standartlarını çok daha sistematik biçimde yönettiğinden sözlü ya da e-posta bildirimi çoğu zaman 24-48 saat içinde sonuç verir.
Koridora taşma sorunu AVM'lerde sıklıkla "teslim ve yükleme saatleri" kuralının ihlaliyle birlikte ortaya çıkar. Bazı firmalar iş saatlerinde teslim almak zorunda kaldıklarında malları geçici olarak koridora bırakır; bu "geçicilik" günlere, bazen haftalara uzar. Bu durumda yönetim şikâyetinizde ihlali hem ortak alan işgali hem de yönetmelik ihlali olarak çift başlıklı sunmanız yaptırım sürecini hızlandırır.
Kendi mağazanızın koridora taştığı izlenimi verilmemesi için şikâyet yaparken fotoğraflarınızda hangi mağazanın önünde eşyaların bulunduğunu net biçimde göstermeniz gerekir; bulanık ya da bağlam dışı fotoğraflar kimi zaman yönetimi yanlış yönlendirebilir. Gerekirse yerinde birlikte bakabilmek için AVM operasyon sorumlusunu davet edin.
Özel Durumlar: Tahliye Öncesi ve Taşınma Süreçleri

Zaman zaman koridor işgali, bir firmanın taşınma sürecinin bir parçası olarak ortaya çıkar. "Birkaç gün sonra taşınacağız, geçici bıraktık" savunması hukuki açıdan işgali meşrulaştırmaz; ancak bu durumda yönetimin değerlendirme biçimi de değişir. Yönetim, taşınma sürecinin gerçekten sınırlı bir süreyi kapsayıp kapsamadığını ve ortak alanın fiilen geçişe engel olup olmadığını dikkate alarak değerlendirme yapabilir.
Sizin taşınma ya da tahliye süreciniz söz konusu ise koridoru işgal etmemek için önceden yönetimle koordinasyon kurmanız ve taşınma zamanını mümkünse mesai saatleri dışına almanız gerekir. Büyük eşyaların kısa süreli koridora alınması zorunlu ise yönetimden yazılı izin alın ve maksimum süreyi netleştirin. Bu şeffaf iletişim hem sizi şikâyetten korur hem de taşınma sürecinizin sorunsuz geçmesini sağlar.
Başka bir firmanın taşınma bahanesiyle koridoru uzun süreli işgal ettiğini düşünüyorsanız yönetimden o firmanın gerçekten aktif bir taşınma sürecinde olup olmadığını teyit etmesini isteyin. Eğer taşınma süreci tamamlanmış ama eşyalar hâlâ koridorda duruyorsa işgal niteliği değişmez ve tahliye talebi tam geçerliliğini korur.
Site Yönetimi Platformuyla Sürecin Şeffaf Yönetimi

Bu tür ortak alan anlaşmazlıkları, yapı yönetimi profesyonel bir dijital platform üzerinden yönetildiğinde çok daha hızlı ve izlenebilir biçimde sonuçlanır. Site Yönetimi platformu, kiracıların arıza ve talep bildirimlerini tarih damgalı olarak sisteme girmesine olanak tanır; bu sayede bildirimin ne zaman yapıldığı, kimin tarafından onaylandığı ve ne zaman kapatıldığı şeffaf biçimde kayıt altına alınır. "Ben söyledim, duymadılar" ya da "biz bilmiyorduk" türü tartışmalar sistem kaydı sayesinde ortadan kalkar.
Platform üzerinden yapılan duyuru ve bildirimler tüm ilgili taraflara anında ulaşır; yöneticiler hem kiracı bildirimleri hem de ortak gider dökümlerini tek ekrandan takip eder. Bu şeffaflık, koridor işgali gibi görece küçük sorunların büyümeden çözülmesini kolaylaştırır çünkü hem kiracı hem yönetim hem de ilgili taraf aynı platformdaki kaydı görür ve sorumluluklarını bilir.
Kiracı olarak sizi doğrudan etkileyen bir başka boyut da ortak gider ve aidat yönetimidir. Profesyonel yönetim platformlarında ortak gider kalemleri şeffaf biçimde raporlanır; hangi hizmetin ne kadar maliyeti olduğunu görebilirsiniz. Bu şeffaflık, yönetimle kurulan güven ilişkisini güçlendirir ve ortak alan sorunlarında da iletişimi kolaylaştırır.
AVM ve plaza gibi çok kiracılı yapılarda yönetimin dijital platformlara geçişi kiracılar için de büyük bir kolaylık sağlar. Sözlü şikâyet yerine sistem üzerinden açılan bir talep kaydı, hem yönetim hem kiracı açısından netlik ve hesap verebilirlik yaratır. Eğer bulunduğunuz yapı bu tür bir sistemi henüz kullanmıyorsa yönetim kurulu ya da site müdürüne bu konuyu gündeme getirmeniz uzun vadede tüm kiracıların yararına olur.
Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınılması Gerekenler

En sık yapılan hata, sorunu "yönetim halleder" düşüncesiyle yalnızca sözlü olarak bildirmek ve takip etmemektir. Sözlü bildirim yasal açıdan kayıt değeri taşımaz; yönetim personeli değiştiğinde veya sorumlu "hatırlamadığında" elinizde hiçbir dayanak kalmaz. Her bildirimi e-posta, uygulama kaydı ya da imzalı belge ile destekleyin.
İkinci yaygın hata, koridordaki eşyaları kendiniz kaldırmaya ya da taşımaya çalışmaktır. Bu hem hukuken sorunlu hem de pratik açıdan risklidir. Eşyayı taşıdığınızda zarar görürse sorumluluğu üstlenmiş olursunuz; dahası bu davranış karşı tarafın sizi taciz ya da zarar verme kastı taşımakla suçlamasına zemin hazırlayabilir. Eşyalara dokunmayın, sorunun çözümünü yönetim kanalıyla takip edin.
Üçüncü hata, doğrudan komşu firma çalışanlarıyla ya da yöneticisiyle çatışmaya girmektir. Tanık olmayan sözlü tartışmalar yazılı sürece zarar verir; duygu yüklü bir dil kullandığınızda taraflar arasındaki anlaşmazlık kişisel bir boyut kazanır ve yönetim arabuluculuk yerine tarafları uzlaşmaya zorlamakla vakit kaybeder. Soğukkanlı ve teknik bir dil her zaman daha hızlı çözüm getirir.
Son olarak, sürecin başında yasal tehditte bulunmak ya da avukat mektupları göndermek genellikle geri teper. Karşı taraf savunmacı bir tutuma geçer, yönetim süreci daha da formalleştirir ve en basit çözüm bile hukuki bir kanalda çözülmek zorunda kalır. Adım adım ilerleyin: sözlü bildirim, yazılı bildirim, kat malikleri kurulu, idari şikâyet, hukuki yol. Her adımı tam tüketmeden bir sonrakine geçmek hem maliyetli hem zaman kaybettiricidir.
Sık Sorulan Sorular
Komşu firmayı yönetimi devre dışı bırakarak doğrudan şikâyet edebilir miyim?
Hukuki açıdan doğrudan muhatap olma hakkınız bulunur; ancak pratik açıdan yönetim üzerinden gitmeniz daha hızlı ve daha az çatışmalı sonuç verir. Yönetimi devre dışı bırakarak komşuya yazılı ihtar göndermek yasal bir seçenek olsa da ilişkileri kalıcı biçimde zedeleyebilir ve yönetimi durumdan haberdar etmediğiniz için ileride "neden daha önce söylemediniz" sorgusuyla karşılaşabilirsiniz. Önce yönetimi bilgilendirin; yönetim eylemsiz kalırsa doğrudan adım atmayı düşünebilirsiniz.
Eşyalar kaldırılmadığı sürece kirayı askıya alabilir miyim?
Hayır. Kira ödeme yükümlülüğü ortak alan sorunlarından bağımsızdır ve kira bedelini tek taraflı askıya almak veya kesmek sizi kiracı sıfatıyla hukuki riске sokar; kiralayana temerrüt gerekçesiyle sözleşme feshi ve tahliye davası açma hakkı doğurabilir. Ortak alan sorununu kira bedeliyle ilişkilendirmek yerine sorunu kendi kanalında, yasal yollarla çözün.
Arşiv kutularının ne kadar süre koridorda durması "işgal" sayılır?
Kesin bir süre sınırı olmamakla birlikte ortak alan geçici taşınma veya yükleme amacıyla kısa süreli kullanımlar için tolerans gösterilebilir; ancak bu "kısa süre" saatler ya da en fazla bir iş günü ölçeğindedir. Birkaç günü aşan ve düzenli kullanıma engel oluşturan her bırakma işgal niteliği taşır. Yönetmelik ve kira sözleşmesi bunu genellikle daha net biçimde tanımlar; sözleşmenizi ve bina yönetmeliğini kontrol edin.
Yönetim "ben yapamam, kat malikleriyle konuşun" derse ne yapmalıyım?
Bu yanıt teknik olarak doğru olabilir; bazı yapılarda yönetici yalnızca idari işleri yürütür, ortak alan kararları kat malikleri kuruluna aittir. Bu durumda kat malikleri kuruluna yazılı başvurun ve bir sonraki toplantıda gündem maddesi olarak ele alınmasını talep edin. Toplantı çok uzun süre sonraya tarihleniyorsa aciliyeti belirterek olağanüstü toplantı talep edebileceğinizi de kat mülkiyeti mevzuatı çerçevesinde değerlendirin.
Belediyeye ya da itfaiyeye şikâyet etmek sorun yaratır mı?
Yangın güvenliği açısından acil çıkış yolunun tıkandığına dair somut bir durumunuz varsa ilgili mercilere şikâyet etmek hakkınızdır. Ancak bu adımı atmadan önce yönetim kanalını tüketmiş olmanız hem hukuki hem etik açıdan daha sağlam bir zemin oluşturur. Resmi şikâyetin ardından başlayan denetim tüm yapıyı etkiler; bu nedenle yönetim genellikle resmi şikâyet gelmeden sorunu çözmeyi tercih eder — bu bilgiyi makul bir hatırlatma olarak kullanabilirsiniz.
Kira sözleşmemde bu tür durumlar için özel bir madde var mı?
Pek çok kira sözleşmesi ve bina yönetmeliği ortak alanların kullanımını ve yasak eylemleri düzenleyen maddeler içerir. Sözleşmenizin "ortak alanlar", "kiracının yükümlülükleri" veya "yasaklanan faaliyetler" başlıklarını içeren bölümlerini inceleyin. AVM kiralamalarında ek olarak sunulan Kiracı El Kitabı da bu konuda çok daha ayrıntılı hükümler içerebilir. Bu maddelere dayanarak yönetime yapacağınız başvuru hem daha güçlü hem de daha hızlı sonuç veren bir çerçeve oluşturur.