Site Yönetimi

Küçük Apartmanda Aidat Anlaşmazlıkları: Hukuki Çözüm Rehberi

Az daireli apartmanlarda aidat anlaşmazlıkları farklı bir boyut kazanır: komşuluk ilişkileri, resmi kurallar ve kişisel sınırlar iç içe geçer. Bu rehber, yasal çerçeveyi ve adım adım çözüm yollarını açıklıyor.

Küçük Apartmanda Aidat Anlaşmazlıkları: Hukuki Çözüm Rehberi

Küçük apartmanda aidat anlaşmazlıkları, az sayıda dairenin birbirine yakın komşuluk ilişkisiyle yönetildiği yapılarda ortaya çıkan en sık ve en çetin çatışma türüdür. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu her apartmanı eşit biçimde bağlar; ancak 4-8 dairelik küçük yapılarda resmi yönetim eksikliği, yazılı kararların yokluğu ve kişisel ilişkilerin işe karışması anlaşmazlıkları kişisel çatışmaya dönüştürebilir. Bu rehber, hukuki dayanaklarınızı, pratik adımları ve kalıcı çözüm yollarını açıklamaktadır.

Küçük Apartman Nedir ve Neden Farklı Bir Kategori?

Küçük apartman yapısı ve az daireli bina yönetimi görseli

Uygulamada "küçük apartman" terimi genellikle 8 veya daha az bağımsız bölümden oluşan yapıları tanımlamak için kullanılır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu böyle bir sayısal sınır getirmemekle birlikte, az daireli yapılar yönetim açısından kendine özgü koşullar barındırır. Büyük sitelerde profesyonel bir yönetici veya yönetim şirketi iş başındayken, küçük apartmanlarda bu görev çoğunlukla kat maliklerinden biri tarafından gönüllülük esasıyla üstlenilir ya da hiç üstlenilmez.

Bu yapısal boşluk, aidat toplamanın kayıt dışı kaldığı, kararların sözlü alındığı ve harcamaların belgesiz yapıldığı bir ortam yaratır. Komşuluk ilişkileri resmi prosedürlerin önüne geçer; "zaten birbirimizi tanıyoruz" duygusu yazılı protokol ihtiyacını bastırır. Oysa 634 sayılı Kanun'un 34. maddesi, sekiz veya daha fazla bağımsız bölümün bulunduğu yapılarda yönetici atanmasını zorunlu kılarken, daha az daireli yapılarda bu yükümlülük birer seçenek olarak kalır. Bu seçimlik alan, anlaşmazlık tohumlarının ekildiği zemindir.

Küçük apartmanı özgün kılan bir diğer unsur, maliyetlerin paylaşım oranlarının daha belirgin hissedilmesidir. 20 daireli bir apartmanda çatı tamiri kişi başına daha küçük bir rakama yayılırken, 5 daireli yapıda aynı harcama her malik için ciddi bir kalem oluşturur. Bu durum, "neden ben ödeyeyim?" tartışmalarını kaçınılmaz kılmaktadır.

Küçük apartmanlarda anlaşmazlıkların diğer bir kaynağı da kullanım oranı ile ödeme yükümlülüğü arasındaki algı farkıdır. Zemin kattaki malik asansörü kullanmadığını öne sürerek asansör bakım aidatından muaf olmak isteyebilir; üst kattaki malik çatı tamirinin kendisini daha çok ilgilendirdiğini düşünebilir. Kanun bu konuda net bir çerçeve çiziyor olsa da bu tartışmalar küçük yapılarda çok daha sık yaşanmaktadır.

634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu: Temel Yükümlülükler

Kat Mülkiyeti Kanunu ve apartman aidat yükümlülükleri görseli

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, kat maliklerinin ortak giderlere katılım yükümlülüğünü açık biçimde düzenler. Kanun'a göre her kat maliki, ana taşınmazın bakımı, korunması ve işletilmesi için zorunlu olan ortak giderlere arsa payı oranında katılmak zorundadır. Bu yükümlülük, maliklerin bireysel görüşlerinden bağımsız olarak hukuken bağlayıcıdır; yani bir malik "bu harcamayı onaylamıyorum" dese bile ortak giderlere katkı sağlamakla yükümlü olmaya devam eder.

Kanun'un öngördüğü ortak gider kalemleri arasında binanın dış cephesi, çatı, bodrum, merdiven, asansör, kapıcı dairesi, ortak elektrik-su-doğalgaz tesisatı ve bunların bakım onarım maliyetleri yer alır. Bunların yanı sıra apartman sigortası, temizlik hizmetleri ve varsa güvenlik sistemleri de ortak gider kapsamında değerlendirilebilir. Küçük bir apartmanda bu kalemlerin hangisinin zorunlu sayılıp hangisinin sayılmayacağı, malikler arasında ilk çatışma noktasını oluşturur.

Kat mülkiyetine geçiş yapılmamış, yani tapuda hâlâ "kat irtifakı" veya "arsa payı" olarak görünen yapılarda bile, fiilen kullanıma açık ortak alanlar için gider yükümlülüğü doğar. Kanun bu konuda tapu kaydının yapısına değil, binanın fiili kullanım biçimine bakar. Bu durum, bazı küçük apartmanlarda "kat mülkiyeti kurulmamış, dolayısıyla aidat vermem gerekmez" şeklindeki yanlış kabulü geçersiz kılmaktadır.

Apartman yönetim planı veya kat malikleri kurulunun aldığı kararlar, Kanun'a aykırı olmamak kaydıyla ayrıca bağlayıcı kaynak oluşturur. Küçük apartmanlarda bu kararların ya hiç yazıya dökülmediği ya da yıllar önce alınıp güncelliğini yitirdiği sık görülen bir durumdur. Güncel ve yazılı bir karar tabanı oluşturmak, her türlü anlaşmazlığın çözümünde birincil adım olmaktadır.

Küçük Apartmanlarda En Sık Görülen Aidat Anlaşmazlığı Türleri

Küçük apartmanda yaygın aidat anlaşmazlığı türleri görseli

Küçük apartmanlarda aidat anlaşmazlıkları birkaç farklı biçimde karşımıza çıkar. Bunların başında miktara itiraz gelir: Bir malik, belirlenen aylık aidatın harcamalarla orantısız olduğunu, fazla toplandığını ya da hesabının şeffaf tutulmadığını öne sürerek ödeme yapmayı reddedebilir. Bu tür anlaşmazlıklarda genellikle geçmiş dönem gelir-gider tablosunun hiç tutulmadığı ya da belgelerin tek bir kişide bulunduğu ortaya çıkar.

İkinci yaygın tür, borcun birikimi ve gecikmeye itiraz durumlarıdır. Bir malik uzun süre aidat ödememiş, birikim ciddi boyutlara ulaşmış olabilir. Diğer malikler ise bu borcu nasıl tahsil edeceklerini bilmeyebilir. Kiracıların apartmanda oturduğu ve malik ile kiracı arasındaki iç anlaşmanın bilinmediği durumlarda "kimin ödeyeceği" sorusu ayrı bir karmaşaya yol açar.

Üçüncü tür, harcamanın meşruiyetine yönelik itirazlardır. Yönetici sıfatıyla hareket eden malik, diğerlerinin onayını almaksızın bir tamirat ya da yenileme yaptırmış, bu harcamayı sonradan aidattan mahsup etmek istemiş olabilir. Diğer malikler işin gerekliliğini ya da seçilen firmayı sorgulayarak ödemeyi reddedebilir. Bu noktada karar alma sürecinin nasıl işlediği ve hangi kararlar için kat malikleri kurulunun toplanması gerektiği belirleyici olur.

Dördüncü tür ise arsa payı hesabına dayalı eşitsizlik algısıdır. Kanun arsa payı oranında katılımı esas alır, ancak küçük apartmanlarda farklı büyüklükteki daireler bulunuyorsa ve arsa payları eşit dağıtılmışsa bazı malikler haksız muamele gördüklerini düşünebilir. Bu algı, tartışmaları daha da derinleştirir.

Hangi Durumda Aidat Ödemekten Kaçınamazsınız?

Apartman ortak gider yükümlülükleri ve aidat ödeme zorunluluğu görseli

Kat mülkiyeti hukuku, aidat ödeme yükümlülüğünü oldukça geniş tutmaktadır ve malikler bu yükümlülükten kaçınmak için öne sürdükleri çoğu gerekçe hukuken kabul görmez. Öncelikle dairenin boş olması, kiraya verilmemiş ya da tadilat nedeniyle fiilen kullanılmıyor olması bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. Kat mülkiyeti, bağımsız bölümün kullanım durumundan değil, malikiyet ilişkisinden kaynaklanır.

Asansörün kullanılmadığına dair itiraz da geçerli kabul edilmez. Kat Mülkiyeti Kanunu, asansörü olmayan bağımsız bölümler için farklı bir düzenleme öngörmemektedir; asansör ortak alan kapsamında değerlendirilir ve tüm kat malikleri bu ortak alanın giderine katılmak zorundadır. Yargıtay'ın bu yöndeki içtihatları istikrarlı bir çizgi izlemektedir.

Öte yandan bazı durumlar gerçekten muafiyet veya indirim hakkı doğurabilir. Yönetim planında özel düzenleme yapılmışsa ya da kat malikleri kurulunda oybirliğiyle farklı bir paylaşım modeli benimsenmişse bu kararlar bağlayıcı olabilir. Ancak bu kararların yazılı ve imzalı olması, tutanağa geçirilmiş bulunması gerekir. Sözlü mutabakata dayanılarak ödeme yapılmaması ciddi hukuki risk taşır.

Kiracı-malik ilişkisinde ise temel kural şudur: Kiracı, kanun karşısında aidat yükümlüsü değildir; asıl yükümlü maliktir. Mal sahibi kiracıyla kendi aralarında aidat ödemesini kiracıya yüklemiş olsa bile apartman yönetimi bu iç anlaşmaya dayanarak kiracıyı muhatap alamaz. Tahsilat süreci her zaman malik üzerinden yürütülür.

Anlaşmazlık Çıktığında Adım Adım Yapılması Gerekenler

Apartman aidat anlaşmazlığında çözüm adımları ve hukuki süreç görseli

Bir anlaşmazlık yaşandığında ilk ve en önemli adım, durumu sözlü tartışmadan çıkararak yazılı zemine taşımaktır. Tebligat niteliği taşıyan ihtarname veya e-posta, ilerleyen aşamalarda delil işlevi görür. Resmi bir yazı gönderme imkânı yoksa en azından WhatsApp veya SMS yoluyla yazılı iletişim sağlanmalı ve bu yazışmalar muhafaza edilmelidir.

İkinci adım, kat malikleri kurulunu toplantıya çağırmaktır. 634 sayılı Kanun'a göre yönetici veya herhangi bir kat maliki bu toplantıyı talep edebilir. Toplantı, anlaşmazlığın konusunu, tarihini ve gündemini içeren yazılı bir davetiyeyle yapılmalıdır. Toplantıda alınan kararlar, tüm maliklerin imzaladığı tutanağa geçirilmelidir. Bu toplantı sonucunda uzlaşma sağlanması, yargı sürecini tamamen ortadan kaldırabilir.

Üçüncü adım, arabuluculuk seçeneğini değerlendirmektir. 2018 yılından itibaren bazı ticari uyuşmazlıklarda zorunlu hale gelen arabuluculuk, kat mülkiyeti uyuşmazlıklarında da ihtiyari olarak başvurulabilecek hızlı ve masrafsız bir çözüm yoludur. Arabulucu, tarafları bir araya getirerek anlaşmayı kolaylaştırır ve varılan mutabakat icra edilebilir nitelik taşır.

Dördüncü adım, yukarıdakiler sonuç vermezse Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurmaktır. Aidat alacaklarına ilişkin davalar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görev alanındadır. Mahkeme, birikmiş aidatın ödenmesine hükmedebilir; karara uyulmadığı takdirde icra yoluna başvurulabilir. Bu aşamada belgelerin eksiksiz olması — gelir-gider tabloları, toplantı tutanakları, ödeme bildirimlerinin kopyaları — davanın seyrini belirler.

  • İhtarname veya yazılı bildirim gönderin; tarihi ve içeriği kaydedin.
  • Kat malikleri kurulunu gündemli biçimde toplantıya çağırın.
  • Toplantı kararlarını imzalı tutanağa geçirin.
  • Arabuluculuk seçeneğini değerlendirin; hızlı ve düşük maliyetlidir.
  • Sulh Hukuk Mahkemesi'ne dava açmadan önce tüm belgeleri eksiksiz hazırlayın.
  • Hukuki süreçte bir avukattan destek alın; kat mülkiyeti hukuku teknik ayrıntılar içerir.

Yöneticinin Olmadığı Küçük Apartmanda Aidat Nasıl Yönetilir?

Yöneticisiz küçük apartmanda aidat yönetimi ve ortak sorumluluk görseli

Sekizden az bağımsız bölümü olan yapılarda yönetici atanması zorunlu değildir; bu durum küçük apartmanların büyük çoğunluğunda geçerlidir. Ancak yöneticinin yokluğu, aidat toplamanın ve harcama kararlarının tamamen belirsiz bir alana düştüğü anlamına gelmez. Kat malikleri, aralarından birini gönüllü yönetici sıfatıyla seçebilir; bu seçim yazılı tutanağa geçirilmelidir.

Gönüllü yönetici seçilmediği durumlarda tüm malikler ortak giderleri paylaşmak için bir sistem kurmak zorundadır. En basit yöntem, her ay belirli bir tarihe kadar katkıların ortak bir banka hesabına yatırılmasıdır. Bu hesabın tüm maliklerin erişebildiği, internet bankacılığı ekstrelerinin paylaşıldığı bir yapıda tutulması şeffaflık sağlar. Ortak hesap, harcamaların belgelendiği ve malike özgü sorumluluğun net biçimde görülebildiği bir platform işlevi görür.

Küçük apartmanlar için tasarlanmış dijital aidat takip programları, bu süreci önemli ölçüde kolaylaştırır. Böyle bir program, ödeme tarihlerini, kimin ne kadar ödediğini ve hangi harcamaların yapıldığını kayıt altına alarak olası anlaşmazlıklarda nesnel bir referans noktası oluşturur. El yazısıyla tutulan defterlerin aksine dijital kayıtlar kolayca paylaşılabilir ve üzerinde oynandığında iz bırakır.

Yöneticisiz yapılarda özellikle dikkat edilmesi gereken nokta, büyük harcamalar için karar alma sürecidir. Rutin giderler (temizlik, elektrik faturası) için önceden belirlenmiş bir yetki sınırı tanımlanabilir; bu sınırın üzerindeki harcamalar için ise tüm maliklerin yazılı onayı aranmalıdır. Bu basit kuralın varlığı, en yaygın anlaşmazlık türlerinin önüne geçer.

Aidat Miktarı ve Bütçe: Anlaşmazlıkları Önleyen Şeffaf Planlama

Apartman aidat miktarı ve bütçe şeffaflığı ile anlaşmazlıkları önleme görseli

Aidat miktarına yönelik anlaşmazlıkların büyük çoğunluğunun temelinde şeffaf bir bütçe planlamasının yokluğu yatar. Yönetici ya da gönüllü bir malik sezgisel olarak bir aidat rakamı belirler, diğerleri bu rakamı ya kabul eder ya da sorgulamaya başlar. Bütçe kalemlerini tek tek gösteren, her harcamanın gerekçesini ve tahmini maliyetini ortaya koyan yazılı bir yıllık plan bu tartışmayı başlamadan bitirir.

Yıllık bütçe planı hazırlanırken şu kalemlerin ayrı ayrı listelenmesi önerilir: elektrik, su, doğalgaz (ortak sayaçlar), temizlik hizmeti, asansör bakım sözleşmesi, sigorta, olağan tamir-bakım yedek fonu ve planlanan büyük onarımlar. Her kalem için bir önceki yılın gerçekleşen harcaması referans alınır; enflasyon ve olası maliyet artışları da bütçeye yansıtılır.

Bu bütçenin toplam tutarı, dairelerin arsa payına bölünerek aylık aidat rakamı hesaplanır. Hesaplama sürecinin tüm maliklerle paylaşılması, rakamın "keyfi" görünmesinin önüne geçer. Ayrıca aidat hesaplama aracı gibi bağımsız bir referans noktası, tartışmalı durumlarda ortak bir zemin sağlar.

Yedek fon oluşturulması da küçük apartmanlarda sıkça ihmal edilen ancak kritik öneme sahip bir uygulamadır. Çatı tamiri, asansör değişimi veya dış cephe boyası gibi ani büyük giderler, yedek fon olmaksızın ani aidat artışlarına ya da malikler arasında ciddi gerilimlere yol açar. Aylık aidatın makul bir kısmının yedek fon hesabında birikmesi, bu sürpriz yükleri dağıtır ve olası anlaşmazlıkları engeller.

Kiracılar, Devirler ve Borç Geçişi: Gözden Kaçan Hukuki Riskler

Apartman daire devri ve aidat borcu geçişi hukuki riskleri görseli

Küçük apartmanlarda en can sıkıcı anlaşmazlıklardan biri, bir dairenin el değiştirmesinin ardından gün yüzüne çıkan birikmiş aidat borçlarından kaynaklanır. Yeni malik, eski malikten devraldığı dairenin önceki borçlarından haberdar olmayabilir; ancak 634 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri, alıcıyı bu borçlardan korumak için belirli mekanizmalar öngörür.

Kanun'a göre, kat mülkiyeti satışlarında tapu devri öncesinde yöneticiden "borcu yoktur" yazısı alınması bir güvence mekanizmasıdır. Bu yazının alınmaması halinde yeni malik, eski malike ait birikmiş aidat borçlarından sorumlu tutulabilir. Bu durum, küçük apartmanlarda sözlü mutabakata dayalı satışlarda ciddi bir hukuki riske dönüşmektedir.

Kiracıyla ilgili anlaşmazlıklarda ise temel mesele, maliklerin daire sahiplerini muhatap alması gerekirken kiracıya yönelmesidir. Kiracı, mal sahibiyle yaptığı sözleşme gereği aidatı ödüyor olsa bile bu ödeme hukuki açıdan malik adına yapılmaktadır. Kiracının aidatı ödememesi halinde apartman yönetimi kiracıyı değil, maliki muhatap alır; malik de kiracısından bu alacağı kira sözleşmesi çerçevesinde talep etmek durumundadır.

Miras yoluyla intikal eden daireler de benzer bir risk alanı oluşturur. Miras ortaklığının devam ettiği, tapunun henüz intikal ettirilmediği durumlarda tüm mirasçılar birlikte sorumludur; ancak kimin adına ödeme yapacağı belirsiz kalabilir. Bu belirsizlik, küçük apartmanlarda aylarca ödeme yapılmamasına zemin hazırlar. Mirasçılara en kısa sürede yazılı bildirim yapılması, doğacak anlaşmazlıkları baştan önler.

Kat Malikleri Kurulu Kararları: Hukuki Geçerlilik ve İtiraz Yolları

Kat malikleri kurulu kararları ve aidat anlaşmazlığında itiraz yolları görseli

Kat malikleri kurulu, apartmanın en üst karar organıdır ve aidat miktarı da dahil olmak üzere ortak yönetimle ilgili pek çok kararı alma yetkisine sahiptir. Ancak bu kararların hukuki geçerlilik kazanabilmesi için belirli usul koşullarına uyulması gerekir. Küçük apartmanlarda en yaygın hata, kararların sözlü alınması ya da eksik sayıda katılımcıyla toplantı yapılmasıdır.

634 sayılı Kanun'a göre kat malikleri kurulunun olağan toplantısı yılda en az bir kez yapılmalıdır. Olağanüstü toplantı ise yöneticinin gerekli görmesi veya herhangi bir kat malikinin yazılı talebi üzerine toplanır. Toplantı, tüm maliklere yazılı olarak bildirilerek yapılmış ise ve gündemdeki konular oy çokluğuyla kabul edilmişse alınan kararlar diğer malikler için de bağlayıcıdır.

Oy çokluğu hesaplanırken dikkat edilmesi gereken nokta, 634 sayılı Kanun'un bazı kararlar için arsa payı çokluğunu, bazıları içinse oybirliğini gerektirdiğidir. Rutin yönetim kararları (bütçe, aidat miktarı) için arsa payı çokluğu yeterlidir; ancak yönetim planının değiştirilmesi veya ortak alanların elden çıkarılması gibi önemli kararlar oybirliği ister. Küçük apartmanlarda tüm maliklerin katıldığı toplantılarda bu ayrımın gözetilmesi gerekir.

Bir kat maliki, alınan kararın kanuna veya yönetim planına aykırı olduğuna inanıyorsa Sulh Hukuk Mahkemesi'ne iptal davası açabilir. Bu dava, kararın tebliğinden itibaren belirli bir süre içinde açılmalıdır; süre geçirilirse dava hakkı düşer. Bu nedenle toplantı tarihinin ve karar tebliğ tarihinin belgelenmesi büyük önem taşımaktadır.

Dikkat: Küçük apartmanlarda sözlü olarak alındığı öne sürülen kararlar, Sulh Hukuk Mahkemesi'nde geçerli delil sayılmayabilir. Tüm kararları yazılı tutanağa geçirin ve tüm maliklere imzalatın. Bu basit adım, sonradan doğabilecek hukuki anlaşmazlıkların önündeki en güçlü engeldir.

Aidat Anlaşmazlıklarının Uzun Vadeli Sonuçları ve Önleyici Tedbirler

Apartman aidat anlaşmazlıklarının uzun vadeli sonuçları ve önleyici tedbirler görseli

Aidat anlaşmazlıkları çözüme kavuşturulmadan uzadıkça sonuçları salt mali boyutu aşar. Birkaç aylık ödenmeyen aidat, küçük bir apartmanda temizlik hizmetinin durdurulmasına, asansör bakım sözleşmesinin yenilenmemesine ve ortak alan elektrik faturasının ödenmemesine yol açabilir. Bu süreç, tüm kat maliklerinin yaşam kalitesini doğrudan etkiler ve ilişkileri onarılması güç biçimde bozar.

Uzun vadede çözümsüz kalan anlaşmazlıklar aynı zamanda taşınmazın değerini olumsuz etkiler. Bakımsız ortak alanlar, birikmiş borç tablosu ve süregelen hukuki ihtilaflar, daire satışı söz konusu olduğunda değer düşüşüne neden olur. Potansiyel alıcılar, hukuki sorunları olan apartmanlardan uzak durur ya da ciddi fiyat indirimi talep eder.

Önleyici tedbirlerin başında, yılda en az bir kez yapılan ve tüm maliklerin katıldığı resmi bütçe toplantısı gelmektedir. Bu toplantıda bir sonraki yılın tahmini harcamaları belirlenmeli, aidat miktarı oylanmalı ve karar tutanağa geçirilmelidir. Ayrıca harcama belgelerinin tüm maliklerle paylaşılacağı dönemsel bir hesap özeti sunumu — en basit haliyle üç aylık bir e-posta bildirimi — şeffaflık sağlar ve güveni pekiştirir.

Teknoloji bu süreçte güçlü bir yardımcıdır. Apartman yönetim programları, ödeme takibini, belge arşivlemeyi ve gider raporlamasını otomatize ederek insan hatalarını ve kişisel yoruma dayalı uyuşmazlıkları en aza indirir. Hangi maliklerin ödeme yaptığı, hangi tarihlerde harcama yapıldığı ve toplam bakiyenin ne olduğu, bu sistemlerde şeffaf biçimde görülebilir.

Çözüm Yolları Karşılaştırması

Çözüm Yolu Tahmini Süre Maliyet Bağlayıcılık İlişkiye Etkisi
Yazılı müzakere / Kat malikleri kurulu 1-4 hafta Yok Yüksek (tutanakla) Olumlu
Arabuluculuk 2-8 hafta Düşük Yüksek (anlaşma belgesiyle) Nötr / Olumlu
Sulh Hukuk Mahkemesi 6-18 ay Orta-Yüksek Tam (mahkeme kararı) Olumsuz
İcra takibi Mahkeme + 3-6 ay Yüksek Tam (icra yoluyla) Ciddi hasar

Sık Sorulan Sorular

Küçük apartmanda aidat anlaşmazlıkları hakkında sık sorulan sorular görseli
Kat malikleri kurulu kararı olmadan yönetici aidat artırabilir mi?
Hayır. Aidat miktarının belirlenmesi veya değiştirilmesi kat malikleri kurulunun yetkisindedir. Yönetici tek başına aidat miktarını artıramaz; bu kararın kurulda alınması ve tutanağa geçirilmesi gerekir. Kurulun onaylamadığı bir aidat artışına malikler uymak zorunda değildir; ancak bu durumun yazılı olarak kayıt altına alınması tavsiye edilir.
Kiracım aidatı ödememesi nedeniyle ben sorumlu tutulabilir miyim?
Evet. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu açısından aidat yükümlüsü her zaman kat malikidir. Kiracınızla yaptığınız kira sözleşmesi iç ilişkinizle ilgilidir ve apartman yönetimini bağlamaz. Kiracınız aidatı ödememişse apartman yönetimi sizi muhatap alır; siz de kiracınızdan bu alacağı kira sözleşmesi çerçevesinde talep edebilirsiniz.
Dairem boş olduğu dönemde aidat ödemek zorunda mıyım?
Evet, ödeme yükümlülüğünüz devam eder. Kat mülkiyeti hukukunda aidat, dairenin kullanım durumuna değil, malikiyet ilişkisine bağlıdır. Daireniz boş, kiraya verilmemiş ya da tadilat halinde olsa bile ortak gider payınızı ödemekle yükümlüsünüz. Bu konudaki Yargıtay içtihatları uzun süredir istikrarlı biçimde aynı yönde karar vermektedir.
Yönetici yokken birikmiş borçlar için dava açabilir miyim?
Evet. Küçük apartmanlarda yönetici seçilmemiş olsa bile herhangi bir kat maliki, diğer maliklere karşı Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açabilir. Davanın güçlü temellere dayanması için ödeme bildirimlerinin yazılı yapılmış olması, harcama belgelerinin mevcut bulunması ve en az bir kez uzlaşma girişiminde bulunulduğunun ispat edilmesi önemlidir. Bu süreçte hukuki danışmanlık almak süreyi ve maliyeti önemli ölçüde kısaltır.

Küçük apartmanlarda aidat anlaşmazlıklarını tekrar yaşamamak için dijital bir aidat takip programı kullanmaya başlayın. Ödeme geçmişi, harcama belgeleri ve otomatik bildirimler sayesinde her kat maliki hesabın şeffafını görebilir; anlaşmazlıklar başlamadan önlenebilir. Küçük yapılar için özelleştirilmiş çözümler, yönetici olmaksızın da düzenli ve belgelenmiş bir yönetim sağlar.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

SiteYönetim ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön