Site Yönetimi

Mağazamın Vitrini Üstündeki Reklam Alanını AVM Başkasına Kiralayabilir mi?

AVM yönetimi, kira sözleşmenizdeki hükümlere ve kat mülkiyeti hukukuna göre vitrininizin üstündeki alanı başkasına kiralayabilir; ancak bu alanın sizin bağımsız bölümünüze dahil olup olmadığı ve sözleşmenizin ne söylediği her şeyi değiştirir.

Mağazamın Vitrini Üstündeki Reklam Alanını AVM Başkasına Kiralayabilir mi?

AVM yönetimi, mağazanızın vitrini üstündeki reklam alanını teknik olarak başkasına kiralayabilir; ancak bunu yapabilmesi için kira sözleşmenizde bu alana dair açık bir hüküm bulunması ya da söz konusu alanın ortak alan kapsamında sayılması gerekir. Eğer sözleşmeniz o alanı size tahsis etmişse veya kullanımınızı açıkça güvence altına almışsa, yönetim ek rızanız olmadan üçüncü kişilere devredemez. Hukuki durumu belirleyen üç temel unsur vardır: kira sözleşmesinin lafzı, binanın kat mülkiyeti statüsü ve taraflar arasındaki fiili uygulama öncülleri.

Vitrin Üstü Alan: Ortak Alan mı, Kiralık Alan mı?

AVM ortak alan ile kiralık alan ayrımı temsili illüstrasyon

Vitrininizin tam üzerindeki duvar veya yüzey, bağımsız bölümünüzün fiziksel sınırına bitişik olsa da her zaman sizin kiralık alanınıza dahil değildir. Bu meselenin çözümü önce mülkün kat mülkiyetine tabi olup olmadığına, ardından kira sözleşmenizin neyi kapsadığına bakar. Bir AVM'de zemin katta veya orta katlarda yer alan mağazaların çoğu, bağımsız bölüm olarak tapuya kayıtlı ya da kiracıya özgülenmiş alanlardan oluşur; bu alanların dışındaki yüzeyler ise büyük olasılıkla ortak alan sayılır.

Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında ortak alanlar, bina sahibinin ya da yönetiminin tasarruf yetkisinde kalır. Vitrin üstündeki yüzey, bağımsız bölümünüzün cephesi değil de binanın ortak dış kabuğuna aitsa, yönetim bu alanı üçüncü kişilere kiralayabilir. Ne var ki bu, sınırsız bir yetki anlamına gelmez; yapılacak kullanımın bağımsız bölüm sahibi veya kiracısının haklarını zedelememesi, özellikle erişimi kısıtlamaması, mağazaya zarar vermemesi gerekir.

Kira sözleşmesinde "mağaza yüzeyi", "fasad alanı" veya "cephe hakkı" gibi bir ifade varsa ve bu alan size bırakılmışsa, yönetimin tek taraflı devri mümkün değildir. Sözleşmenizde bu yönde bir düzenleme göremiyorsanız, boşluğun sizin lehinize mi yoksa aleyhinize mi yorumlanacağı pratikte sözleşme müzakere sürecine ve emsal uygulamalara göre belirlenir. Bu yüzden önce sözleşmeyi elden geçirmek, durumu netleştirmenin en hızlı ve en güvenilir yoludur.

Uygulamada pek çok büyük AVM, kiracılarla yaptığı sözleşmelere "fasad ve reklam yönetimi" maddesi ekler. Bu madde çoğunlukla yönetimin reklam alanlarını koordineli biçimde düzenleme, kiralama ve gelir elde etme hakkını saklı tutar. Sözleşmenizde böyle bir madde varsa ve siz imzaladıysanız, hukuki itiraz yolunuz daralmış demektir; ancak tamamen kapanmış değildir çünkü bu hakkın nasıl kullanıldığı da denetlenebilir bir unsurdur.

Kira Sözleşmesinde Neye Bakmalısınız?

Kira sözleşmesi inceleme ve reklam alanı maddesi temsili illüstrasyon

Elinizdeki kira sözleşmesini açtığınızda önce "kiralanana dahil alanlar" başlığını arayın. Genellikle sözleşmenin ilk birkaç maddesinde veya eki olan teknik belgede mağazanızın tam metrekaresi ve sınırları tanımlanır. Bu tanım "kaba alan", "net alan" veya "brüt kiralanabilir alan" şeklinde olabilir. Eğer vitrin üstü yüzey bu tanımın dışındaysa, yönetim o alanı kendi tasarrufunda tutma hakkına sahiptir ve bu durumda siz alanı talep edemezsiniz.

Reklam ve tanıtım maddelerini ayrıca tarayın. Pek çok büyük AVM sözleşmesinde "kiracı, mağaza cephesinde kullanacağı tabela ve görsel materyalleri yönetimin onayına sunmak zorundadır" veya "dış cephe reklam alanları yönetim tarafından merkezi olarak yönetilir" şeklinde hükümler yer alır. Bu tür bir madde, yönetimin söz konusu alanlar üzerinde sizden bağımsız hareket edebildiğini açıkça ortaya koyar.

Sözleşmenizde "münhasır kullanım hakkı" veya "exclusive signage rights" gibi bir koruma kalemi varsa, bu size güçlü bir zemin sağlar. Bu ifade; ilgili alanı yalnızca sizin kullanabileceğinizi, yönetimin de dahil olmak üzere üçüncü kişilerin o alana reklam yerleştiremeyeceğini hukuki olarak güvence altına alır. Ne var ki bu tür korumalar standart AVM sözleşmelerinde otomatik gelmez; çoğunlukla müzakere sürecinde, özellikle uzun dönemli veya büyük ölçekli kiralama işlemlerinde talep edilerek elde edilir.

Sözleşmenizin sonuna bakın; genellikle "genel hükümler" veya "ekler" bölümünde AVM kuralları ve yönetim yönetmelikleri atıfla dahil edilir. Bu yönetmelikler çoğunlukla sözleşme gövdesinden daha ayrıntılı düzenlemeler içerir. Reklam, fasad ve dış cephe yönetimine ilişkin maddeler burada da yer alabilir. Dolayısıyla yalnızca ana sözleşme metnini okumak yetmez; eklerin tamamına ve imzaladığınız her türlü ek protokole bakmanız gerekir.

AVM'nin Bu Alanı Kiralaması Sizin İşinizi Nasıl Etkiler?

Vitrin üstüne başkasına ait reklam asılmasının mağaza görünürlüğüne etkisi temsili illüstrasyon

Pratik zarar boyutu, teorik hukuki tartışmadan çok daha somuttur. Mağazanızın tam üzerine ya da yan cephesine yerleştirilen bir reklam panosu, müşterilerin bakışını vitrinizden başka yöne çekebilir. Özellikle giriş kotuna yakın veya müşteri trafiğinin yoğun olduğu lokasyonlarda bu durum, markanızın görünürlüğünü doğrudan aşındırır. Gündüzleri mağaza tabelanızı kapatan, geceleri ise vitrin ışıklarınızın önünde parlayan bir reklam, müşteri deneyimini bozar ve satışları olumsuz etkiler.

Rakip bir markanın ya da sizinle dolaylı rekabet içindeki bir işletmenin reklamı vitrininizin hemen üstüne asılırsa, durum çok daha hassas bir hal alır. Bu noktada yalnızca görünürlük kaybı değil, marka konumlandırması da zarar görür. Müşteri gözünde markanızın başka bir reklamla "çerçevelenmesi" veya karışık bir algı yaratması, ticari itibar bakımından da sorun oluşturabilir.

Fiziksel erişim de göz ardı edilemez. Reklam panosunun kurulumu veya bakımı sırasında mağazanıza erişim kısıtlanabilir, vitrin camı veya cephe materyalleri zarar görebilir. Bu hallerde sizi doğrudan etkileyen somut bir zarar unsuru ortaya çıkar ve bu durum, sözleşmeden bağımsız olarak hukuki bir talep zemini oluşturabilir. Türk Borçlar Kanunu'nun kiracıya tanıdığı kullanım güvencesi bu bağlamda gündeme gelir.

Son olarak, reklam gelirinin kime gittiği sorusu da pratikte önemlidir. Yönetim, binanın ortak alanlarından elde ettiği reklam gelirini nasıl yönettiğini şeffaf biçimde paylaşmak zorunda olmayabilir; ancak bu gelirin ortak gider havuzunu etkileyip etkilemediği, sizi de etkileyen bir konudur. Özellikle ortak gider katkılarınızın yüksek olduğu dönemlerde, reklam gelirlerinin nasıl hesaba katıldığını sorgulamak hakkınızdadır.

İtiraz Yolları ve Atmanız Gereken Adımlar

Hukuki itiraz adımları ve çözüm süreci temsili illüstrasyon

İlk adım her zaman yazılı iletişimdir. Durumu sözlü olarak dile getirmek yerine, yönetime e-posta veya noter kanalıyla yazılı bildirimde bulunun. Bildiriminizde hangi alanın söz konusu olduğunu, kira sözleşmenizin ilgili maddelerini ve bu durumdan nasıl etkilendiğinizi açıkça ortaya koyun. Yazılı bildirim, hem hukuki süreç açısından tarih oluşturur hem de yönetimi durumu ciddiye almaya iter.

Sözleşmenizde tahkim veya arabuluculuk şartı varsa, bu yolu öncelikle denemeniz beklenir. Arabuluculuk süreci daha hızlı ve daha az maliyetlidir; pek çok ticari uyuşmazlıkta tarafların uzlaşmasına zemin hazırlar. Bununla birlikte, arabuluculuktan sonuç çıkmazsa sulh hukuk mahkemesine veya asliye ticaret mahkemesine başvurabilirsiniz; hangi mahkemenin yetkili olduğu uyuşmazlığın niteliğine ve değerine göre belirlenir.

Aynı AVM'de başka kiracılar da benzer sorunla karşılaşıyorsa, ortak bir tutum sergilemek müzakerede lehinize çalışır. Kiracı dernekleri veya esnaf odaları aracılığıyla kolektif bir dilekçe yönetimi masaya oturtabilir. AVM yönetimleri, birden fazla kiracının aynı şikayeti yazılı olarak ilettiği durumlarda daha çabuk harekete geçer çünkü bu durum hem kurumsal itibarı hem de olası toplu davayı akla getirir.

Ayrıca, söz konusu reklam uygulamasının yerel mevzuata uygun olup olmadığını da sorgulamanızda fayda vardır. Büyükşehir belediyelerinin ve ilçe belediyelerinin reklam panosu ve tabela yönetmeliği olduğunu unutmayın. Asılan reklam, boyut, aydınlatma veya görsel içerik bakımından bu yönetmelikleri ihlal ediyorsa, ilgili belediye birimine başvurarak denetim talep edebilirsiniz. Bu yol, mülkiyet hukuku tartışmasını by-pass ederek somut bir idari yaptırım zemini oluşturabilir.

Yönetimle Müzakere: Ne Talep Edebilirsiniz?

AVM yönetimiyle kira müzakeresi ve reklam alanı talep süreci temsili illüstrasyon

İtiraz etmekle birlikte ilişkiyi sürdürmek istiyorsanız, müzakere masasında belirli somut talepleri gündeme getirebilirsiniz. Bunların başında reklam alanının boyutunun sınırlandırılması veya mağazanızın tabelasını kapatmayacak biçimde konumlandırılması gelir. Yönetim, alanın tamamını üçüncü tarafa kiralamak yerine bir bölümünü sizin reklam kullanımınıza tahsis etmeyi de kabul edebilir; bu sefer ücret konusu devreye girer.

Ücret paylaşımı ya da kira indirimi talebi de masaya taşınabilir. Eğer yönetim vitrininiz üstünü reklam geliri elde etmek için kullanıyorsa ve bu durum sizin işinizi olumsuz etkiliyorsa, kira bedelinde indirim ya da ortak gider katkısında ayarlama talep etmek hukuken makul bir yaklaşımdır. Bu talebin kabul görmesi sözleşme hükümleri ve tarafların müzakere gücüne bağlıdır; ancak reddedilmesi halinde bile yazılı talebin kayıt altında olması ileriki süreçte işe yarar.

Mevcut sözleşme yenileme aşamasındaysa bu meseleyi sözleşmeye açık bir madde olarak eklemenizi kesinlikle öneririm. "Mağaza cephesi üzerindeki reklam alanları kiracının münhasır kontrolündedir" veya "yönetim, kiracıdan yazılı onay almadan mağazanın dış cephesine üçüncü kişi reklamı yerleştiremez" gibi bir hüküm, gelecekteki uyuşmazlıkların önüne geçer. Bu tür koruyucu maddeleri sözleşme imzalanmadan önce talep etmek, imzalandıktan sonra talep etmekten çok daha kolay ve etkilidir.

Müzakere sürecini belgeleyin. Her görüşme, her e-posta ve her yanıt tarihli kayıt altında olsun. Yönetim sözlü olarak bir şey kabul edip yazıya dökmüyorsa, o kabul hukuken güvenceli değildir. Müzakere sürecinde yapılan her taahhüdü yazılı olarak teyit ettirin; gerekirse kendiniz bir "görüşme tutanağı" e-postası atın ve karşı tarafın sessiz kalmasını zımni onay gibi değerlendirebileceğinizi not edin.

Hukuki Dayanak: Hangi Kanunlar Devreye Girer?

Kira hukuku ve kat mülkiyeti kanunu temsili illüstrasyon

Türk hukukunda ticari kira sözleşmeleri öncelikle Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde değerlendirilir. Kanun, kira sözleşmesinin taraflara yüklediği yükümlülükleri, kiracının kullanım hakkını ve mal sahibinin müdahale sınırlarını genel olarak düzenler. Kiralanana dahil alan, kiracıya tahsis edilen ve sözleşme süresince kullanım güvencesi verilen yerdir; bu güvenceye yönetimin rızası olmadan müdahale edilmesi sözleşmeye aykırılık teşkil eder.

Kat mülkiyeti boyutunda ise ilgili kanun, ortak alanların hangi kurallara tabi olduğunu ve kat maliklerinin ya da kiracıların bu alanlar üzerindeki haklarını düzenler. Bir AVM'de bağımsız bölümlerin dışındaki tüm alanlar — koridorlar, asansörler, dış cepheler, çatı, ortak teknik hacimler — kat mülkiyeti rejiminde ortak alan sayılır ve yönetim kurulunun tasarrufundadır. Ancak bu tasarruf, bağımsız bölüm maliklerinin ya da kiracıların haklarını zedeler nitelikte kullanılamaz.

Haksız rekabet hükümleri de gündeme gelebilir. Eğer yönetim, vitrininizin üstüne rakibinizin reklamını yerleştiriyorsa ve bu durum piyasada size karşı haksız bir dezavantaj yaratıyorsa, Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümleri kapsamında bir değerlendirme yapılabilir. Bu yol daha teknik ve ispat yükü daha ağır bir yoldur; ancak özellikle hedefli ve kasıtlı bir konumlandırma söz konusuysa göz ardı edilmemelidir.

Son olarak, belediye mevzuatını hatırlatmak gerekir. Büyükşehir belediyeleri ve ilçe belediyeleri çoğunlukla tabela ve reklam panosu yönetmeliği yayımlar. Bu yönetmelikler reklam panolarının boyutu, aydınlatma şiddeti, içerik kısıtlamaları ve onay süreçleri bakımından bağlayıcı kurallar içerir. Asılan reklam bu kurallara uymuyorsa, belediyeye şikayetle idari yaptırım uygulanması sağlanabilir; bu adım zaman zaman en hızlı ve en pratik çözüm yolu olabilir.

Özel Durumlar: Plaza, Rezidans ve Karma Yapılar

Plaza ve karma yapılarda ofis ve mağaza katları reklam alanı temsili illüstrasyon

AVM'ler dışında, plazalarda ofis kiralayan firmalar benzer bir sorunla farklı bir bağlamda karşılaşabilir. Plaza dış cephelerindeki reklam alanları genellikle yönetim şirketi tarafından ihale ya da sözleşme yoluyla kiraya verilir. Ofis kiracısı olarak sizin bağımsız bölümünüzün dışında kalan her yüzey, en azından hukuki çerçevede, yönetimin tasarrufundadır. Bununla birlikte, ofisinizin bulunduğu katın dış cephesine veya pencerenizin hemen önüne asılan büyük bir pano, doğal ışık girişini engelliyor ya da erişimi kısıtlıyorsa bu durum kullanım hakkınızı zedeler ve itiraz zemini doğurur.

Rezidans olarak kullanılan karma yapılarda ise tablo biraz daha karmaşıklaşır. Alt katlarda ticari birimler, üst katlarda konut birimleri bulunan bu yapılarda yönetim kurulu, hem ticari hem de konut sakinlerinin ihtiyaçlarını dengelemek zorundadır. Reklam geliri elde etme amacıyla dış cepheye pano yerleştirilmesi, konut sakinlerinin estetik kaygılarını da kapsar; bu nedenle bu tür kararlarda kat malikleri kurulunun onayı aranabilir. Kiracı olarak siz doğrudan oy hakkına sahip olmayabilirsiniz; ancak kat maliki olan kiralayanınız aracılığıyla bu süreci etkileyebilirsiniz.

Büyük alışveriş merkezi zincirlerinde, özellikle uluslararası işletmelerde, reklam alanı yönetimi ayrı bir bölüm tarafından yürütülür ve kiracılardan bağımsız bir gelir kalemi olarak planlanır. Bu yapılarda kira sözleşmesi baştan bu yetkiyi yönetime açıkça devretmiş olabilir. Büyük zincirlerde kiracı olarak daha az pazarlık gücüne sahip olduğunuzu kabul etmek gerekir; ancak bu, haklarınızı tamamen yitirdiğiniz anlamına gelmez. Özellikle doğrudan işinizi etkileyen uygulamalara karşı yasal çerçevede itiraz etme hakkınız her zaman devam eder.

Site Yönetimi Platformu ile Yapı Yönetiminde Şeffaflık

Dijital yapı yönetimi platformu ve kiracı bildirim ekranı temsili illüstrasyon

AVM veya karma yapı gibi çok kiracılı binalarda yaşanan reklam alanı uyuşmazlıklarının büyük bölümü, şeffaflık eksikliğinden beslenir. Yönetim neyi ne zaman kiraladığını açıkça paylaşmadığında, kiracılar fiilen etkilenene kadar farkına varmaz. Bu noktada dijital bir yapı yönetimi platformunun farkı net biçimde ortaya çıkar.

Site Yönetimi platformunda kiracılar, ortak gider dökümleri ve yönetim kararlarını gerçek zamanlı olarak takip edebilir. Arıza ve bakım talepleri tarih damgasıyla kayıt altına alınır; böylece "bize bildirilmedi" veya "kimin sorumluluğunda" tartışmalarının önüne geçilir. Duyurular ve yönetim kararları tek bir merkezi kanaldan iletilir; e-posta trafiğine gömülüp kaybolmaz.

Reklam alanı kiralamaları gibi konularda yönetim, platformdaki duyuru modülünü kullanarak tüm kiracıları önceden bilgilendirebilir, görüş toplayabilir ve kararı şeffaf biçimde paylaşabilir. Bu yaklaşım hem yönetimin kurumsal itibarını güçlendirir hem de kiracıların "haberi olmadan gerçekleşen" değişikliklerden şikayetçi olmasının önüne geçer. Uyuşmazlıklar başlamadan yönetilebilir hale gelir.

Kiracı tarafından bakıldığında ise platform; talep açma, belge paylaşma ve iletişim geçmişini kayıt altında tutma işlevleriyle hukuki süreçlerde de işe yarar bir zemin oluşturur. Bir anlaşmazlık çıktığında "ne zaman, kime, ne söylediğini" belgelemek, sözlü hatırlara dayanmaktan çok daha güvenilirdir.

Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Kaçınma Yolları

Kira ve reklam alanı uyuşmazlıklarında sık yapılan hatalar temsili illüstrasyon

En yaygın hata, sözleşmeyi imzalamadan önce bu alanın durumunu sormamaktır. Kiracılar çoğunlukla mağazanın metrekaresine, kirasına ve teslim koşullarına odaklanır; reklam alanı, tabela hakkı veya fasad kullanımı gibi konular ikinci plana atılır. Oysa bu detaylar, yıllarca süren kira döneminin her gün doğrudan hissedilen unsurlarıdır. Sözleşme imzalanmadan önce bu maddeyi açıkça müzakere etmek ve yazıya dökmek, en kolay ve en etkili önlemdir.

İkinci yaygın hata, sorunu sözlü olarak iletip bırakmaktır. "Yöneticiye söyledim, anlattım" cümlesi hukuki süreçte işe yaramaz. Yönetimi haberdar ettiğinizi ispatlayan yazılı bir belge yoksa, haber verdiğinizi kanıtlamanız güçleşir. E-posta yeterlidir; ancak okundu bildirimi alın ya da WhatsApp veya benzer kanallardan yazılı yanıt aldıysanız bu yazışmaları arşivleyin.

Üçüncü hata, uzun süre bekleyip "alışmaktır". Vitrin üstüne asılan bir reklam aylar boyunca kalırsa ve siz itiraz etmemişseniz, bu fiili durum zımni kabul olarak yorumlanabilir. Hukuki süreçlerde "neden daha önce itiraz etmedi" sorusu gündeme gelir. Sorunu fark ettiğiniz anda, en geç birkaç hafta içinde yazılı itirazınızı iletmek önem taşır.

Örnek İtiraz Yazısı:
"Sayın Yönetim, [tarih] itibarıyla mağazamın ([kat/no/konum]) vitrini üstüne [X] boyutunda ve [Y markalı/adsız] reklam panosu yerleştirildiğini fark ettim. [Tarih]'te imzalanan kira sözleşmemizin [ilgili madde numarası veya "ilgili hükümleri"] uyarınca bu alanın kullanımına ilişkin tarafıma önceden bilgi verilmediğini ve rızamın alınmadığını belirtir; söz konusu uygulamanın kira sözleşmesi kapsamındaki haklarımı etkilediği kanaatiyle, konunun 7 gün içinde yazılı olarak yanıtlanmasını talep ederim."

Son bir hata da yalnızca tek bir yola odaklanmaktır. Bazı kiracılar ya hukuki yola başvurmayı, ya da yöneticilerle müzakere etmeyi düşünür; ikisini eş zamanlı yürütmek yerine birini seçer. Oysa yazılı bildirim, müzakere girişimi ve gerekirse belediye başvurusu aynı anda yürütülebilir. Bu çoklu yaklaşım, hem çözüme ulaşma ihtimalini artırır hem de tek bir yolun tıkandığı durumda alternatif açık kalır.

Sık Sorulan Sorular

AVM yönetimi sözleşmemde yazılmayan konularda reklam alanı kiralayabilir mi?

Kira sözleşmenizdeki alan tanımının dışında kalan ve ortak alan kapsamına giren yüzeyler için yönetim genel olarak tasarruf hakkına sahiptir. Ancak bu alanın kullanımı, sizin kiralık alanınıza erişimi engelliyor veya kullanım hakkınızı fiilen zedeliyorsa, sözleşme sessiz kalsa bile Türk Borçlar Kanunu'nun kiracıya tanıdığı kullanım güvencesi çerçevesinde itiraz zemini bulunabilir. Her durumda sözleşmenizin ek ve yönetmeliklerine de bakmanız gerekir.

Vitrinin üstüne asılan reklam mağazamın ışığını engelliyorsa ne yapabilirim?

Bu durum, doğrudan fiziksel bir kullanım hakkı ihlali niteliği taşıyabilir. Önce yönetime yazılı bildirimde bulunun; reklamın konumunu veya boyutunu düzeltemezse giderleri yönetime ait olmak üzere fiziksel düzenleme talep edebilirsiniz. Çözüm sağlanmazsa sözleşmenizdeki uyuşmazlık çözüm mekanizmasını işletebilir ya da gerekirse yargıya başvurabilirsiniz. Ayrıca belediyenin reklam yönetmeliğine aykırılık söz konusuysa idari şikayet yolunu da eş zamanlı kullanabilirsiniz.

Rakibimin reklamı tam vitrinin üstüne asıldı; bu haksız rekabet sayılır mı?

Bu durum haksız rekabet kapsamında değerlendirilebilir; ancak ispat yükü ağırdır. Yönetimin kasıtlı olarak sizi dezavantajlı kılmak amacıyla rakibinizin reklamını tam o konuma yerleştirdiğinin gösterilmesi gerekir. Tesadüfi konumlandırma iddianızı zayıflatır. Bununla birlikte, bu alanın başka konumlarda mevcut olmasına karşın yönetimin özellikle vitrininizin üstünü seçtiğine dair belgeniz varsa hukuki danışman almanızı öneririm.

Sözleşmem bitmeden bu konuyu düzeltme hakkım var mı?

Evet; sözleşmenin devam etmesi, hak ihlaline boyun eğmeniz gerektiği anlamına gelmez. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde kiracı, kira dönemi boyunca kullanım hakkının korunmasını talep edebilir. Yazılı itiraz ve müzakere süreci sözleşme dönemi içinde yürütülebilir. Kira süresinin sona ermesini beklemeye gerek yoktur; aksine beklemek, zımni kabul riski taşıyabilir.

Kira sözleşmemi imzalamadan önce bu konuyu nasıl güvence altına alabilirim?

Sözleşmeye "mağazanın dış cephesi üzerindeki reklam ve tabela haklarının münhasıran kiracıya ait olduğu" veya "kiracının yazılı onayı olmadan üçüncü kişi reklamı yerleştirilemeyeceği" hükmünü eklemenizi talep edin. Büyük zincirlerin standart sözleşmeleri bu hükmü içermeyebilir; müzakere ederek ekletmek gerekir. Ayrıca sözleşmenin mağazanızı çevreleyen ortak alanların nasıl kullanılacağını düzenleyen ek yönetmeliklere atıf yapıp yapmadığını kontrol edin ve bu yönetmelikleri imzadan önce okuyun.

Bu sorun plazadaki ofisim için de geçerli mi?

Evet, benzer kurallar plazada ofis kiralayan firmalar için de geçerlidir. Bağımsız bölümünüzün dışındaki yüzeyler, özellikle dış cephe ve koridor yüzeyleri, yönetimin tasarrufundadır. Ofisinizin penceresi veya kapısı önüne büyük bir reklam konumlandırılması doğal ışık ya da erişim açısından kullanım hakkınızı zedeleyebilir. Bu durumda da yazılı itiraz ve sözleşme incelemesi ilk adım olarak önceliklidir.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön