Perakende Kanunu (6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun) ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelikler, alışveriş merkezlerinde kiracıdan alınabilecek bedelleri net biçimde sınıflandırmış ve kira artış oranlarına tavan getirmiştir. Kısaca yanıtlamak gerekirse: yasal kira artışı oranı Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) on iki aylık ortalamasını geçemez; bunun üzerindeki her artış talebi hukuka aykırıdır. Ayrıca kiracıya yansıtılabilecek gider kalemleri sözleşmede açıkça sayılmak zorundadır; keyfi ek ücretler, sözleşmede yer almayan zorunluluk bedelleri ve orantısız ciro katkıları talep edilemez.
Perakende Kanunu Kiracıyı Nasıl Korur?

6585 sayılı Perakende Kanunu, Türkiye'de modern perakende sektörünü düzene koymak amacıyla 2015 yılında yürürlüğe girmiştir. Kanunun önemli bir bölümü, AVM'ler ile kiracılar arasındaki güç dengesizliğini gidermek için tasarlanmıştır; zira taraflar arasında büyük ölçek farkı bulunmakta, kiracılar genellikle standart sözleşmeleri müzakere imkânı bulamadan kabul etmek zorunda kalmaktadır.
Kanun, bu dengesizliği fark ederek önce kira artışına tavan getirmiştir: sözleşmede başka bir oran belirlenmemiş olsa dahi, yıllık artış Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı TÜFE on iki aylık ortalama değişim oranını aşamaz. Sözleşmede daha düşük bir oran yazılıysa o oran geçerlidir; yani kanun kiracının aleyhine değil, lehine tavan koymuştur.
Öte yandan kanun, kiracının mağazasını açmasını, iş planını hayata geçirmesini ve makul bir süre içinde kârlılığa ulaşmasını engelleyen koşulları da kısıtlamaktadır. AVM yönetiminin belirli markaları veya tedarikçileri zorunlu kılması, belirli hizmet sağlayıcılarıyla sözleşme yapılmasını dayatması ya da keyfi ceza bedelleri öngörmesi Perakende Kanunu ruhuyla çelişmekte, bazı durumlarda Ticaret Bakanlığı denetimlerine konu olmaktadır.
Kanunun uygulanmasını izlemek ve ihlalleri denetlemek görevi Ticaret Bakanlığı ile il ticaret müdürlüklerine verilmiştir. Şikayet mekanizması göreceli olarak açık tutulmuştur; kiracılar, sözleşme hükümlerine aykırı ya da kanunla çelişen uygulamaları bildirme hakkına sahiptir.
Kira Artışında Yasal Tavan: TÜFE Kuralı

Perakende Kanunu'nun getirdiği en somut ve uygulamada en sık gündeme gelen kural, kira artış tavanıdır. Kanuna göre bir takvim yılı içinde uygulanacak kira artışı, bir önceki yılın aynı dönemine göre TÜFE on iki aylık ortalama değişim oranını geçemez. Bu oran her ay TÜİK tarafından açıklanmaktadır; dolayısıyla hangi ayda kira yenilemesi yapılıyorsa o aya ait açıklanan TÜFE ortalaması referans alınmaktadır.
Uygulamada bazı AVM yönetimleri sözleşmeye "döviz bazlı kira" veya "sabit döviz artışı" gibi hükümler eklemektedir. Bu noktada dikkatli olmak gerekmektedir: Perakende Kanunu döviz cinsinden kira sözleşmesi yapılmasını yasaklamamaktadır; ancak Türk Lirası bazlı sözleşmelerde TÜFE tavanı kesinlikle uygulanır. Döviz bazlı sözleşmelerde ise konunun döviz kısıtlamalarına ilişkin ayrı mevzuatla birlikte değerlendirilmesi gerekmekte, iş bunun dışına çıktığında Ticaret Bakanlığı'nın değerlendirmesi belirleyici olmaktadır.
Sözleşme yenileme müzakerelerinde AVM yönetimi TÜFE'nin çok üzerinde bir artış talep ederse öncelikle talebin yazılı kayıt altına alınmasını sağlayın. Sözlü baskı ya da e-posta yoluyla iletilen hukuka aykırı artış talepleri, ileride itiraz veya şikayet süreçlerinde kullanılabilecek önemli belgelerdir.
Pratikte bir hesap örneği üzerinden düşünelim: kira güncelleme ayında TÜİK tarafından açıklanan TÜFE on iki aylık ortalaması yüzde kırk beş olarak gerçekleşmişse, AVM'nin talep edebileceği maksimum artış da yüzde kırk beştir. Bu oranın üzerinde herhangi bir artış tek taraflı dayatılamaz; kiracı yasal dayanağını belirterek itiraz edebilir.
Ortak Alan Giderleri: Neleri Ödemek Zorunda Mısınız?

AVM kiralarında saf kira bedelinin yanı sıra en tartışmalı alan, ortak gider (servis gideri, ortak alan yönetim bedeli ya da CAM — Common Area Maintenance) kalemlerinin içeriği ve tutarıdır. Perakende Kanunu ve ilgili yönetmelik çerçevesinde kiracıya yansıtılabilecek ortak gider kalemlerinin sözleşmede açıkça tanımlanmış olması zorunludur; belirsiz veya kapsamı genişletilebilir ifadelerle sözleşmeye eklenen gider kalemleri tartışmalı hale gelir.
Genel kabul gören uygulamaya göre ortak alanlara ilişkin temizlik, güvenlik, ortak alan aydınlatması, klima ve ısıtma sistemi işletim giderleri, asansör bakımı ve yangın sistemleri bakımı gibi kalemler kiracıya yansıtılabilmektedir. Ancak bu kalemlerin her biri sözleşmede ya da ek protokolde ayrı ayrı sayılmış ve paylaştırma yöntemine dair açık bir kural konulmuş olmalıdır. Örneğin paylaştırmada kiralanabilir alan oranı mı, ciro bazlı oran mı, yoksa sabit oran mı kullanılacağı sözleşmede yer almalıdır.
Kiracılar açısından sıklıkla sorun çıkaran başlıca durum, sözleşmede sayılmayan ya da sözleşme imzalandıktan sonra tek taraflı eklenen gider kalemlerinin fatura edilmesidir. Örneğin bina genelinde yapılan büyük onarımlar veya yenileme projeleri, kiracıya doğrudan yansıtılamaz; bu tür yatırım niteliğindeki giderler AVM yöneticisinin ya da mal sahibinin sorumluluğundadır. Bu konuyu derinlemesine ele alan demirbaş ve büyük onarım bedelini kiracının ödemesi gerekip gerekmediğine ilişkin ayrıntılı yazımızı incelemenizi öneririz.
Ortak gider faturalarına itiraz hakkınızı kullanmak istediğinizde öncelikle ayrıntılı döküm talep edin. Sözleşmede sayılmayan bir kalem fatura edilmişse bunu yazılı olarak bildirin ve ödemeyi ihtirazi kayıtla yapın; sessiz kalmak sözleşmenin zımni kabulü olarak yorumlanabilir.
Ciro Kirası ve Asgari Kira Dengesi

Birçok AVM sözleşmesi karma kira modelini benimsemektedir: belirlenen asgari kira (base rent) her koşulda ödenir; aylık ciro belirli bir eşiği aştığında ise eşiği aşan kısım üzerinden ek ciro payı alınmaktadır. Bu yapı kendi başına yasal bir sorun oluşturmamaktadır; ancak bazı uygulamalarda sorun çıkmaktadır.
İlk sorun, asgari kira ile ciro payının birlikte uygulandığı modelde kira artışının her iki kaleme birden TÜFE sınırı aşılarak yansıtılmaya çalışılmasıdır. Asgari kira kısmı açıkça TÜFE tavanına tabidir; ciro yüzdesi ise sözleşmede sabit bırakılmış ya da değiştirilmesine ilişkin özel hüküm konulmuşsa ona göre değerlendirilir.
İkinci sorun, AVM yönetiminin ciroyu doğrulama amacıyla kiracıdan mali kayıt erişimi ya da yazarkasa verisi talep etmesidir. Burada meşru denetim hakkı ile orantısız veri talebi arasındaki çizgiyi dikkatle çizmek gerekir. Sözleşmede öngörülen periyodik ciro bildirimleri yasal olup kabul edilebilirdir; ancak anlık bağlantı veya tüm muhasebe kayıtlarına erişim gibi aşırı talepler müzakere edilebilir ya da itiraz konusu yapılabilir.
Bir diğer pratik risk, ciro hedefine ulaşılamaması halinde sözleşmeye eklenen "ceza bedeli" ya da "performans tazminatı" adı altındaki kalemlere ilişkindir. Perakende Kanunu ruhu gereği kiracıyı iş riski nedeniyle ek bedel ödemeye zorlayan orantısız koşullar tartışmaya açıktır; bu tür hükümlerin kabulü öncesinde hukuki danışmanlık almak yerindedir.
Kiracıdan Alınamayacak veya Kısıtlanan Bedeller

Perakende mevzuatı ve genel borçlar hukuku ilkeleri birlikte değerlendirildiğinde, AVM yönetiminin kiracıdan talep edemeyeceği ya da tek taraflı dayatamayacağı çeşitli kalemler ortaya çıkmaktadır. Bu kalemlerin başında, sözleşmede yer almayan ücretler gelmektedir: örneğin mağaza kampanya veya dekorasyon çalışmaları nedeniyle AVM genelinde yapılan reklamlara katılım zorunluluğu ya da bu amaçla alınan bir "pazarlama fonu katkısı" belirli koşullarda tartışmalı hale gelebilir.
Bunun yanı sıra, kiracının normal faaliyetleri kapsamında kullandığı alanları kapsayan altyapı yatırımları (elektrik pano yenileme, boru hattı değişimi, çatı onarımı gibi) kiracıya yansıtılamaz. Bu tür giderler bina sahibi ya da AVM yöneticisinin yükümlülüğündedir. Kiracı, kendi kiraladığı alanın bakımından sorumludur; ortak alanların ya da binanın yapısal unsurlarının bakım maliyetinden değil.
Belirli tedarikçilerden zorunlu alım dayatması da kısıtlanan uygulamalar arasındadır. AVM yönetiminin temizlik firması, güvenlik şirketi veya teknik servis sağlayıcısı seçiminde kiracıya fiilen seçim hakkı tanımadan standart paket dayatması Perakende Kanunu çerçevesinde sorunlu bir uygulama olarak nitelendirilmektedir. Uygulamada bu durum çoğunlukla "AVM ortak hizmetleri" adı altında fatura edilmekte ve kiracının alternatif sağlayıcı seçme imkânı fiilen engellenmektedir.
Son olarak, sözleşme yenileme süreçlerinde baskı aracı olarak kullanılan "ön kira" ya da "yer ayırma bedeli" adı altındaki ücretlerin yasal dayanağı kuvvetli değildir. Bu tür ödemelerin iade koşulları ve hukuki niteliği sözleşmede çok açık biçimde düzenlenmemişse ileride ciddi ihtilaf doğurabilmektedir.
Sözleşme İmzalamadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Maddeler

Perakende Kanunu güvenceleri büyük ölçüde sözleşmeye bağlıdır: kanun bazı konularda emredici hüküm getirmiş olsa da birçok ayrıntı sözleşme hükümlerine göre şekillenmektedir. Dolayısıyla en etkili koruma, sözleşmeyi imzalamadan önce belirli maddeleri özenle incelemek ve gerektiğinde müzakere etmekten geçmektedir.
Kontrol listesi olarak şu maddelere odaklanın: kira artış mekanizması (oranı, referans endeksi, güncelleme zamanlaması), ortak gider kalemlerinin tek tek sayıldığı hüküm, paylaştırma yöntemi, sözleşme süresinin sona ermesinden önce uygulanacak erken çıkış koşulları ve bunların bedeli, kiracının onayı alınmadan AVM içinde yapılabilecek yapısal değişikliklere ilişkin hüküm. Bu maddeler belirsiz ya da tek taraflı düzenlenmişse müzakere talep etmek hem yasal hakkınız hem de ilerleyen süreçte çıkabilecek anlaşmazlıkları önlemenin en pratik yoludur.
Sözleşmede "ek protokol" veya "AVM İşletim Yönetmeliği'ne uyma" gibi gönderme ifadelerine dikkat edin. Sözleşme imzalanmadan önce bu yönetmeliklerin son sürümünü talep edin ve kira bedelini etkileyen her türlü hükmü inceleyin. AVM yönetiminin ileride yönetmeliği değiştirerek yeni yükümlülükler getirip getiremeyeceğini ve bu değişikliklerin kiracıya nasıl bildirileceğini sözleşmede açık tutun.
Örnek itiraz ifadesi (yazılı talep için): "Tarafımıza [tarih] itibarıyla bildirilen [X TL / %Y oranında] kira artışı, Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında belirlenen azami artış oranını aştığından, tarafımızca yasal sınır dahilindeki artış oranı kabul edilmekte; aşan kısım kabul edilmemektedir. Bu konudaki görüşlerinizi yazılı olarak iletmenizi talep ederiz."
Şikayet ve Başvuru Kanalları

Perakende Kanunu'nun uygulanmasını denetleme yetkisi Ticaret Bakanlığı'na aittir; il düzeyinde ise il ticaret müdürlükleri şikayetleri kabul etmektedir. Şikayet başvurusu için sözleşmenin hukuka aykırı olduğu iddia edilen hükmünü ve ilgili yazışmaları belgeli biçimde sunmak önem taşımaktadır.
Şikayet mekanizmasının yanı sıra hukuki yollara da başvurulabilmektedir. Özellikle sözleşme yokluğuna rağmen uygulanan ücretlerin iadesi, haksız artışların düzeltilmesi ya da sözleşmenin hukuka aykırı hükmünün iptali gibi talepler genel mahkemeler önünde dava konusu yapılabilmektedir. Uygulamada, dava açılmadan önce avukat aracılığıyla gönderilen ihtarname, birçok AVM yönetimini uzlaşmaya yöneltmektedir.
Sektör temelli bir diğer başvuru yolu, AVM'nin üyesi olduğu ticaret odası ya da ilgili sektör dernekleri aracılığıyla arabuluculuk talep etmektir. Bu yol daha hızlı ve daha az maliyetlidir; dava sürecine gerek kalmadan taraflar arasında uzlaşı sağlandığı örnekler görülmektedir. Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF) da kiracı şikayetleri konusunda bilgi sağlayan bir kuruluş olarak öne çıkmaktadır.
Şikayette zaman aşımı süreleri de göz ardı edilmemelidir. Hukuka aykırı bir uygulamanın fark edildiği andan itibaren makul bir süre içinde itiraz ve başvuru adımı atılması, hem yasal sürelere uyum açısından hem de AVM yönetimiyle ilişkilerin yönetimi açısından kritik önem taşımaktadır.
Site Yönetimi Platformu: Ortak Giderleri Şeffaf Takip Edin
Tartışılan konuların büyük bölümü, ortak gider kalemlerinin şeffaf biçimde görülmemesinden, belgelerin zamanında paylaşılmamasından ya da iletişim kopukluğundan kaynaklanmaktadır. Bu sorunlar yalnızca AVM'lere özgü değildir; plazalarda ofis kiralayan firmaları, rezidans topluluklarını ve apartman yönetimlerini de aynı şekilde etkileyen gerçek bir ihtiyaçtır.
Site Yönetimi platformu, yönetimle kiracı ya da sakin arasındaki bu bilgi asimetrisini gidermek için tasarlanmıştır. Platform aracılığıyla kiracılar veya sakinler, ortak gider dökümleri, aidat faturaları ve servis ücretleri kalemlerini kendi panellerinden ayrıntılı biçimde görebilmektedir. Her kalem için dönem bazlı açıklama sunulduğundan, "bu bedel ne için?" sorusu mail trafiğine gerek kalmadan yanıtlanabilmektedir.
Arıza ve bakım talepleri de tarih damgalı biçimde sisteme kayıt edilmektedir. Bu sayede hem yönetim hem de kiracı/sakin, talebin ne zaman açıldığını, ne zaman yanıtlandığını ve nasıl sonuçlandığını anlaşmazlık anında kolayca belgeleyebilmektedir. Sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirildiğini ispat etmek ya da aksini kanıtlamak için tutarlı bir kayıt izinin varlığı büyük kolaylık sağlamaktadır.
Duyurular ve raporlar da tek bir platformdan iletilmekte ve okunduğuna dair iz bırakmaktadır. Artık "bildirimde bulunmadınız" ya da "bize ulaşmadı" tarzındaki tartışmalar kayıt altındaki iletişim geçmişiyle hızla çözülebilmektedir. Ölçek fark etmeksizin, birkaç birimlik küçük bir konut sitesinden yüzlerce birimlik geniş bir yapıya kadar, Site Yönetimi platformu bu şeffaflık ihtiyacını karşılamak üzere yapılandırılmıştır.
Sık Yapılan Hatalar ve Nasıl Kaçınılır?

Pratikte en çok karşılaşılan hata, sözleşme imzalanmadan önce "bu standart sözleşme, değiştiremeyiz" mesajının kabul edilmesidir. Perakende sektöründe büyük ölçekli AVM'lerin standart sözleşmeleri olsa da bu sözleşmelerdeki birçok hüküm müzakereye açıktır. Özellikle kira artış oranı, ortak gider tavanı, erken çıkış koşulları ve ceza bedeli miktarları görüşmeye konu yapılabilmektedir. Sözleşmeyi olduğu gibi imzalamak, ilerideki itiraz hakkını daraltan bir zemin yaratmaktadır.
İkinci yaygın hata, belgeleme ihmaline düşmektir. Özellikle sözleşme süreci boyunca ve ortak gider itirazlarında tüm yazışmaların yazılı olarak yapılması ve saklanması kritik önem taşımaktadır. Telefon görüşmesinde söylenenlerin, toplantıda dile getirilen vaatlerin ya da e-posta dışı kanallardan iletilen bildirimlerin ileride kanıtlanması son derece güçtür.
Üçüncü hata, itiraz sürecinde aceleci davranmak ya da tam tersine çok geç kalmaktır. Hukuka aykırı olduğunu düşündüğünüz bir artış bildirimini alır almaz yazılı itirazınızı iletin; ödemeyi de ihtirazi kayıtla yapın ve bu kaydı belgeleyin. Sessiz kalmak ya da ödemeyi herhangi bir çekince belirtmeksizin yapmak, uygulamayı zımni kabul olarak değerlendirilebilecek bir zemin yaratmaktadır.
Son olarak, bazı kiracıların bireysel itirazı düşük profil nedeniyle tercih etmediği görülmektedir. AVM içinde aynı sorunla karşılaşan diğer kiracılarla koordineli hareket etmek, hem müzakerede güç dengesi sağlamakta hem de Ticaret Bakanlığı şikayetlerine daha fazla ağırlık kazandırmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Perakende Kanunu her AVM kiracısını kapsar mı?
Evet, 6585 sayılı Perakende Kanunu'nun AVM'lere ilişkin hükümleri, alışveriş merkezlerindeki tüm perakende kiracılarını kapsamaktadır. Mağazanın büyüklüğü ya da kiracının kurumsal ölçeği bu kapsamı daraltmamaktadır; bireysel esnaf da büyük zincir marka da aynı yasal güvencelerden yararlanmaktadır.
Kira artışı TÜFE'yi aşıyorsa ne yapmalıyım?
Önce artış bildirimini yazılı olarak kayıt altına alın. Ardından yasal sınırı aşan artışa itiraz ettiğinizi ve yalnızca yasal sınıra karşılık gelen miktarı ödeyeceğinizi yazılı olarak AVM yönetimine bildirin. Ödemenizi yaparken "ihtirazi kayıtla yapılmıştır" notunu ekleyin. Sorun çözülmezse il ticaret müdürlüğüne ya da avukat aracılığıyla ilgili mahkemeye başvurabilirsiniz.
Ortak gider faturasında sözleşmede olmayan bir kalem varsa?
Sözleşmenizde sayılmayan bir kalem fatura edilmişse, önce AVM yönetiminden bu kalemin dayandığı sözleşme hükmünü ya da yasal düzenlemeyi yazılı olarak belirtmesini isteyin. Yeterli açıklama yapılmazsa söz konusu kalemi ihtirazi kayıtla ödeyebilir ya da yasal danışmanlık alarak iade talep edebilirsiniz. Belgeleri düzenli sakladığınızdan emin olun.
AVM yönetimi belirli tedarikçilerle çalışmamı zorunlu kılabilir mi?
Zorunlu tedarikçi dayatması Perakende Kanunu ruhuyla çelişen bir uygulamadır. Sözleşmenizde açıkça belirlenmemiş bir hizmet için belirli bir firmayı kullanmak zorunda bırakılıyorsanız bu durumu yazılı olarak belgeleyin ve il ticaret müdürlüğüne bildirebilirsiniz. Bazı durumlarda bu taleplerin müzakereyle geri çekildiği görülmektedir.
Erken kira sözleşmesi feshi için AVM tazminat talep edebilir mi?
Sözleşmede erken çıkış koşulları açıkça belirlenmişse ve tazminata ilişkin hüküm orantılı ise bu talep yasal olabilmektedir. Ancak sözleşmede yer almayan ya da orantısız biçimde yüksek belirlenen tazminat hükümleri hukuken tartışmaya açıktır. Fesih sürecine girmeden önce sözleşme metnini bir avukatla birlikte incelemeniz önerilir.
Plazada ofis kiralayan firmalar da bu haklardan yararlanabilir mi?
6585 sayılı Perakende Kanunu öncelikle perakende ticaret amaçlı kullanımları düzenlemektedir; salt ofis kiralamaları farklı mevzuat çerçevesinde değerlendirilebilir. Ancak Borçlar Kanunu'nun kira sözleşmelerine ilişkin genel hükümleri, sözleşmede açıkça belirlenmemiş gider dayatmalarına karşı ofis kiracılarına da belirli bir koruma sunmaktadır. Bu nedenle ofis kira sözleşmelerinde de aynı titizlikle hareket etmek yerinde olacaktır.