Yedek akçe (onarım fonu), bir apartman veya sitenin ilerleyen dönemlerde karşılaşacağı büyük onarım ve bakım giderlerini karşılamak amacıyla her yıl düzenli olarak biriktirilen paradır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde kat malikleri kurulu kararıyla oluşturulan bu fon, ani masrafları tüm maliklere dağıtmadan proaktif bir mali tampon görevi görür.
Yedek Akçe Nedir ve Neden Gereklidir?

Bir apartmanı ya da toplu konut sitesini uzun vadeli düşündüğünüzde, çatı yenileme, asansör revizyonu, ortak alan boya-badana ya da su tesisatının tamamen yenilenmesi gibi büyük masrafların kaçınılmaz olduğunu görürsünüz. Bu tür işlerin bedeli bazen on binlerce, bazen yüz binlerce liraya ulaşır. Böyle bir durumla karşılaşıldığında yapı hazırlıksızsa iki seçenek kalır: ya bütün maliklere ani ve yüksek ek aidat tahakkuk ettirilir, ya da işin yapılması ertelenerek yapıya zarar verilir. Her ikisi de hem hukuki hem de pratik açıdan sorunlu bir yoldur.
İşte yedek akçe fonu tam bu noktada devreye girer. Düzenli ve küçük katkılarla oluşturulan bu fon, büyük onarım gerektiğinde elinizin altında hazır bir kaynak sağlar. Maliklerin ani yük altında ezilmesi engellenir; yöneticinin kişisel borcunu devreye sokması ya da üçüncü kişilerden borç alınması gibi çirkin senaryoların önüne geçilir. Bunun ötesinde düzenli bir fona sahip bir yapı, olası el değiştirme süreçlerinde de daha güvenilir görünür; potansiyel alıcılar, bakımı düzenli yapılan bir yapıya daha yüksek değer biçer.
Ülkemizde yedek akçe konusu hem soyut hem de zaman zaman tartışmalı bir mesele olarak görülse de iyi yönetilen yapılarda bu fonun varlığı, yönetimin kalitesini ve uzun vadeli sürdürülebilirliğini doğrudan yansıtır. Yıllık bütçe planlamasını yaparken yedek akçeyi yok saymak, bir aile bütçesini acil fon ayırmadan kurmaya benzer: ilk büyük kriz geldiğinde her şey çözülür.
Teknik bir kavram olarak yedek akçe, işletme giderleri dışında tutulan ve belirli bir amaç için kullanılmak üzere biriktirilen paradır. İşletme giderleri (temizlik, güvenlik, elektrik, su, asansör bakımı gibi rutin harcamalar) aylık aidatlarla karşılanırken yedek akçe bu döngünün dışında, ayrı bir hesapta muhafaza edilir. Bu ayrım hem muhasebe hem de şeffaflık açısından son derece önemlidir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nda Yasal Dayanak

Yedek akçe konusunun hukuki çerçevesi, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nda düzenlenmiştir. Kanun, kat maliklerinin ortak giderlere katılma yükümlülüğünü genel hatlarıyla ortaya koyarken yönetim planı ve kat malikleri kurulu kararlarıyla bu yükümlülüğün detaylandırılmasına imkan tanır. Yedek akçe toplanması için genel kurulda karar alınması yeterli olup bu karar, çoğunluk ilkesi çerçevesinde bağlayıcılık kazanır.
Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre kat malikleri, ortak giderlere katılmakla yükümlüdür ve bu yükümlülükten kaçınamaz. Yönetim planında ya da genel kurul kararında öngörülen yedek akçe miktarını ödemeyi reddeden malik hakkında yasal yaptırımlar uygulanabilir. Gecikme halinde aylık %5 gecikme tazminatı işler; ödeme gerçekleşmezse icra yoluna başvurulabilir veya dava açılabilir. Bu nedenle yedek akçeyi yalnızca gönüllü bir birikim olarak değil, yasal bir yükümlülük olarak değerlendirmek gerekir.
Yönetim planının yedek akçeyi düzenlemediği durumlarda kat malikleri kurulu, kendi kararıyla bu fonu oluşturabilir ve miktarını belirleyebilir. Kurul kararları, usulüne uygun toplantı ve oylama prosedürleri izlenerek alınmalı; tutanağa bağlanarak saklanmalıdır. Hukuki geçerliliği olan bir kurul kararı olmaksızın yönetici tarafından tek taraflı olarak yedek akçe toplanması mümkün değildir; bu durum yöneticinin hesap verme yükümlülüğü açısından da sorun yaratır.
Önemli bir not olarak belirtmek gerekir: bu yazıdaki bilgiler genel bilgi niteliğinde olup her yapının yönetim planı ve koşulları farklılık gösterebilir. Hukuki bir uyuşmazlık ya da tereddüt durumunda bir avukattan ya da kat mülkiyeti hukuku alanında uzman bir danışmandan görüş alınması önerilir.
Genel Kurulda Yedek Akçe Kararı Nasıl Alınır?

Yedek akçe fonunun oluşturulması için atılacak ilk adım, kat malikleri genel kurulunda resmi bir karar almaktır. Bu karar; fon miktarını, toplama periyodunu, hangi hesapta tutulacağını ve hangi gider kalemlerine kullanılabileceğini net biçimde belirlemelidir. Toplantı gündemine yedek akçe konusunun eklenmesi, davetiyenin usulüne uygun yapılması ve toplantı tutanağının imzalanması hukuki sürecin temel adımlarıdır.
Genel kurulda yedek akçeye ilişkin gündem maddesi ele alınırken önce mevcut yapının teknik durumu değerlendirilmelidir. Eğer yapıda yakın vadede büyük onarım beklentisi varsa (asansör modernizasyonu, çatı yalıtımı, dış cephe yenileme gibi), fon miktarı bu beklentiye göre şekillendirilmelidir. Bina yaşı, mevcut teknik raporlar ve geçmiş yıllarda gerçekleştirilen onarım maliyetleri bu değerlendirmenin temel girdileridir.
Oylamada hangi çoğunluk oranının aranacağı yönetim planında belirtilmişse buna uyulur; belirtilmemişse Kanun'un genel hükümleri çerçevesinde hareket edilir. Alınan karar tutanağa geçirilmeli ve tüm katılımcılar tarafından imzalanmalıdır. Sonraki toplantılarda bu karara atıfta bulunabilmek için tutanakların düzenli arşivlenmesi son derece önemlidir. Genel kurul yazılımı kullanan yönetimlerde bu tutanaklar dijital ortamda saklanarak ileride kolayca erişilebilir hale getirilir.
Karar metninde şu unsurların açıkça yer alması tavsiye edilir: yıllık veya aylık toplanacak fon miktarı ya da oranı, fonun tutulacağı banka hesabı ve hesap türü, fondan harcama yapılabilecek gider kategorileri ile acil durumlar için yöneticiye tanınan yetki sınırı. Bu detayların kararın içinde yer alması, ilerideki olası anlaşmazlıkların önüne geçer.
Yedek Akçe Miktarı Nasıl Belirlenir?

Yedek akçe miktarının belirlenmesi, yönetimin en kritik karar anlarından biridir. Fazla tutulursa maliklerde direnç oluşur; az tutulursa büyük onarım geldiğinde fon yetersiz kalır. Doğru miktarı bulmak için yapının teknik ömrü, mevcut durumu ve beklenen büyük onarım maliyetleri dikkate alınmalıdır.
Yaygın bir yaklaşım, yıllık toplam işletme bütçesinin belirli bir yüzdesini yedek akçe olarak ayırmaktır. Uluslararası uygulamalara bakıldığında bu oranın yıllık bütçenin %10 ila %20'si arasında tutulduğu görülür. Türkiye'deki uygulamada ise çoğunlukla daire başına aylık sabit bir miktar belirlenir. Örneğin 50 daireli bir sitede daire başına aylık 200 TL yedek akçe toplanırsa yılda 120.000 TL birikim oluşur; bu rakam küçük ve orta ölçekli onarımları rahatlıkla karşılayabilir.
Daha sistematik bir yöntem olarak uzman mühendis veya teknik danışmandan yapı değerlendirme raporu alınabilir. Bu rapor; çatının tahmini ömrünü, asansörün yenileme maliyetini, ortak alan elektrik tesisatının ömrünü ve dış cephe durumunu ortaya koyar. Her kalemin tahmini maliyeti, kalan ömrüne bölünerek yıllık birikim hedefi hesaplanır. Örneğin 10 yıl sonra 500.000 TL tutacağı öngörülen bir çatı yenileme için yılda 50.000 TL, yani 50 daireli sitede daire başına aylık yaklaşık 83 TL ayrılması gerekir.
Enflasyon ve inşaat maliyetlerindeki artış da göz ardı edilmemelidir. Bugün 500.000 TL öngörülen bir onarım, 10 yıl içinde çok daha yüksek bir rakama ulaşabilir. Bu nedenle yedek akçe miktarı her yıl genel kurulda güncellenmeli; enflasyon oranı ve yapıdaki yeni gelişmeler dikkate alınarak revize edilmelidir.
Yedek Akçenin Ayrı Hesapta Tutulmasının Önemi

Yedek akçenin en kritik uygulama kurallarından biri, bu paranın işletme hesabından tamamen ayrı bir hesapta tutulmasıdır. İşletme hesabı, aylık rutin giderlerin karşılandığı akışkan bir hesapken yedek akçe hesabı uzun vadeli, dokunulmaz bir birikimdir. İkisinin aynı hesapta tutulması hem muhasebe açısından karışıklık yaratır hem de fona haksız müdahaleye kapı aralar.
Pratikte yedek akçe için ayrı bir banka hesabı açılmalı ve bu hesabın yetkilendirmesi yönetim planı veya genel kurul kararıyla belirlenmelidir. Tek imza ya da çift imza zorunluluğu (yönetici + denetçi) önceden netleştirilmeli; harcamanın hangi koşulda ve hangi belgeler eşliğinde yapılabileceği kararlaştırılmalıdır. Tek imza yetkilendirmesi küçük yapılarda pratiklik sağlarken büyük sitelerde çift imza şeffaflığı artırır.
Hesap ekstrelerinin her dönem kat maliklerine sunulması, şeffaf bir yönetimin olmazsa olmaz koşuludur. Maliklerin "fon nerede, ne kadar birikti, nasıl harcandı?" sorularına her an cevap alabilmesi güven ortamını güçlendirir. Bu şeffaflığı sağlamanın en pratik yolu, apartman muhasebe programı kullanarak yedek akçe işlemlerini ayrı bir hesap kalemi olarak takip etmek ve aylık raporları tüm maliklerin erişimine açmaktır.
Yedek akçenin enflasyona karşı korunması da günümüzde önem kazanan bir konudur. Uzun vadeli birikimlerin düşük faizli vadesiz hesapta tutulması reel değer kaybına yol açar. Genel kurul kararıyla uygun vadeli mevduat veya güvenli yatırım araçlarında değerlendirilebilir; ancak bu konuda maliklerin açık onayı alınmalıdır.
Yedek Akçe Hangi Giderler İçin Kullanılabilir?

Yedek akçenin hangi gider kalemlerine kullanılabileceği, genel kurul kararında ya da yönetim planında önceden belirlenmeli ve bu sınırlar korunmalıdır. Fonun amacı dışında harcanması hem hukuki sorumluluk doğurur hem de maliklerin güvenini sarsar. Yöneticinin kendi inisiyatifiyle büyük harcamalar yapması, özellikle kararlaştırılan sınırın üzerindeki miktarlarda kabul görmez.
Yedek akçenin tipik kullanım alanları şunlardır:
- Çatı onarımı veya yenilenmesi (su yalıtımı, çatı örtüsü değişimi)
- Asansör modernizasyonu, kabin yenileme veya motor değişimi
- Dış cephe boyası, mantolama veya taş temizliği
- Ortak alan elektrik tesisatının yenilenmesi
- Su deposu temizliği ve boru hattı onarımı
- Isıtma sistemi (kalorifer, doğalgaz tesisatı) yenileme
- Bodrum, otopark veya sığınak onarımları
- Ortak alan güvenlik sistemi yenileme (kamera, kapı kontrol sistemleri)
- Yangın söndürme sistemi ve acil aydınlatma yenileme
- Zemin, merdiven, antre kaplama yenileme
Belirtilmesi gereken önemli bir husus: rutin, periyodik bakım giderleri (asansör aylık bakımı, bahçe sulaması, haftalık temizlik gibi) yedek akçeden değil işletme bütçesinden karşılanmalıdır. Yedek akçe, büyük ve olağandışı onarım-yenileme harcamaları için tasarlanmış bir araçtır. Sınırın net çizilmesi, fonun hızla erimesinin önüne geçer.
Acil durumlarda (boru patlaması, çatı çökmesi, asansör arızası gibi) yönetici, genel kurul kararı beklenmeksizin belirli bir limite kadar yedek akçeden harcama yapabilir. Bu limitin önceden belirlenmesi ve tutanağa geçirilmesi, yöneticinin hem hızlı hareket etmesine hem de hesap verebilmesine olanak tanır.
Yedek Akçe Yönetiminde Sık Yapılan Hatalar

Yedek akçe uygulaması teoride basit görünse de pratikte pek çok yönetim ciddi hatalar yapar. Bu hatalar fonun işlevsiz hale gelmesine, hukuki uyuşmazlıklara ve maliklerin güven kaybına yol açar. En yaygın hatalar ve nasıl önleneceği aşağıda ele alınmıştır.
En sık karşılaşılan hata, fonun işletme hesabıyla aynı yerde tutulmasıdır. Bunun sonucunda rutin giderler yüksek geldiğinde yönetici farkında olmadan yedek akçeden harcama yapar; dönem sonunda ise fon hesabı boş görünür. Bu durumun önüne geçmek için fiziksel olarak ayrı bir banka hesabı zorunludur ve tüm maliklere bu hesabın numarası paylaşılmalıdır.
İkinci büyük hata, fon miktarının yıllarca güncellenmemesidir. 2015 yılında daire başına aylık 50 TL olarak belirlenen bir yedek akçe, bugünkü inşaat maliyetleri düşünüldüğünde neredeyse sembolik bir rakam haline gelmiş olabilir. Her yıl genel kurulda yedek akçe gündeme alınmalı ve enflasyon ile beklenen onarım maliyetlerine göre revize edilmelidir.
Üçüncü hata, harcama yetkisinin belirsiz bırakılmasıdır. "Yönetici gerektiğinde fonu kullanabilir" gibi muğlak ifadeler hem yöneticinin elini kolunu bağlar hem de anlaşmazlığa davetiye çıkarır. Harcama yetkisi; miktar sınırları, onay mercii ve belge zorunluluğu ile birlikte net olarak tanımlanmalıdır.
Dördüncü ve son derece yaygın bir hata, fonun varlığından tüm maliklerin haberdar edilmemesidir. Yeni taşınan malik, yıllardır aidat ödediğinin farkında bile olmayabilir ya da yedek akçenin ayrı bir kalem olduğunu bilmeyebilir. Şeffaf, düzenli iletişim ve dönemsel raporlama bu sorunu büyük ölçüde çözer.
Dikkat: Yedek akçeyi ödemeyerek kasıtlı olarak sistemi bozan malik hakkında 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uyarınca aylık %5 gecikme tazminatı uygulanır ve icra yoluna başvurulabilir. Yönetici bu süreçte noter aracılığıyla ihtarname gönderip yasal işlem başlatmak için genel kurul kararı almak zorunda değildir; mevcut kurul kararı yeterlidir.
Ödeme Yapmayan Malikler İçin Yasal Süreç

Genel kurulda alınan yedek akçe kararına rağmen ödeme yapmayan malikler için yöneticinin izleyebileceği belirli bir hukuki yol vardır. Bu yolun doğru ve sıralı biçimde işletilmesi hem hızlı sonuç alınmasını sağlar hem de ileride açılabilecek bir davada yönetimin tutumunun yasal olduğunu kanıtlar.
İlk adım yazılı hatırlatmadır. Yönetici, ödeme yapmayan malike yazılı (tercihen iadeli taahhütlü mektup ya da noter ihtarnamesiyle) ödeme talebini iletir. Bu aşamada gecikme tazminatının işlediğini ve yasal sürecin başlatılacağını belirtmek, çoğu zaman ödemeyi tetiklemek için yeterlidir.
Hatırlatmaya rağmen ödeme yapılmazsa icra yoluna başvurulabilir. 634 sayılı Kanun kapsamında kat maliki aleyhine ilamlı veya ilamsız icra takibi başlatılabilir. Takip süreci boyunca gecikme tazminatı (aylık %5) ve icra masrafları borç miktarına eklenir. Bu durum, dirençli malikler için ciddi bir mali yük oluşturduğundan çoğu zaman takip aşamasında ödeme gerçekleşir.
Son ve en ağır seçenek dava yoludur. Süregelen ödeme sorunlarında veya ihtilaflı durumlarda yönetim kurulu sulh hukuk mahkemesine başvurabilir. Dava maliyetleri ve uzun süren yargılama süreci nedeniyle bu yol genellikle son çare olarak değerlendirilir. Yöneticinin avukat tutması gerekebilir ve bu masraf da yapı tarafından karşılanır. Yasal süreçler hakkında hukuki tavsiyelerin bir uzmandan alınması zorunludur; bu bölüm yalnızca genel bilgi niteliği taşımaktadır.
Tüm bu süreçlerde belgelerin eksiksiz tutulması hayati önem taşır: genel kurul kararı, aidat ve yedek akçe tahakkuk tabloları, gönderilen ihtarnameler ve yapılan yazışmalar saklanmalıdır. Dijital apartman yönetim programı kullanan yönetimlerde bu belgeler otomatik olarak arşivlenir ve gerektiğinde kolayca erişilebilir.
Yedek Akçe Raporlaması ve Şeffaf Yönetim

Yedek akçenin etkili biçimde yönetilmesi yalnızca toplamak ve harcamamakla bitmez; şeffaf ve düzenli raporlama da bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Malikler, katkıda bulundukları fonun nerede durduğunu, nasıl büyüdüğünü ve ne zaman kullanılacağını bilme hakkına sahiptir. Bu bilgiye erişimi kısıtlamak, güvensizlik ve anlaşmazlık ortamı yaratır.
İdeal bir raporlama döngüsünde yönetici, her ay veya en geç her çeyrekte yedek akçe hesabının güncel bakiyesini maliklere iletmelidir. Bu iletişim kapı kapı dolaşarak değil, ortak panolara asılan bildirimler, e-posta grupları ya da dijital yönetim platformları aracılığıyla kolayca yapılabilir. Bakiye bilgisinin yanı sıra dönem içinde gerçekleşen harcamalar varsa fatura ve makbuz bilgileri de paylaşılmalıdır.
Yıllık genel kurulda yedek akçe hesabının tam dökümü sunulmalıdır: yıl başı bakiyesi, yıl içinde toplanan tutarlar, yapılan harcamalar, dönem sonu bakiyesi ve bir sonraki yıl için önerilen miktarlar. Bu sunum, maliklerin sağlıklı karar vermesini sağlar. Denetçi komitesinin ya da denetçi olarak seçilen malik(ler)in hesapları inceleyerek onaylaması da şeffaflığı pekiştirir.
Rapor formatı ne kadar basit ve anlaşılır olursa mali okuryazarlığı yüksek olmayan maliklerin de sürece dahil olması o kadar kolaylaşır. Karmaşık muhasebe terimleri yerine "Yıl başında X TL vardı, Y TL topladık, Z TL harcadık, dönem sonu bakiye W TL" gibi sade bir dil tercih edilmelidir. Bu sadelik, katılım ve güveni artırır.
Yedek Akçe ile Uzun Vadeli Bakım Planlaması

Yedek akçe fonu, salt para biriktirmenin ötesinde proaktif bir bakım planlamasının finansal aracıdır. En başarılı yönetimler, fonu sadece "bir şeyler bozulduğunda kullanılır" anlayışıyla değil, "yapının ömrü boyunca hangi harcamalar ne zaman gerekecek?" sorusuna cevap veren bir sistemle yönetir. Bu yaklaşım, hem mali sürdürülebilirlik hem de yapının fiziksel sağlığı açısından son derece değerlidir.
Uzun vadeli bakım planlaması, genellikle 5-10-20 yıllık perspektifle yapılır. Yapının teknik envanterinin çıkarılması ilk adımdır: her sistemin (çatı, asansör, elektrik, sıhhi tesisat, ısıtma, cephe) yaşı ve tahmini ekonomik ömrü belirlenir. Ardından her sistem için tahmini yenileme maliyeti hesaplanır ve bu maliyet, kalan ömre bölünerek yıllık birikim hedefi belirlenir.
Bu planlamayı yapmak için mutlaka bir mühendis tutmak gerekmez; deneyimli yöneticiler basit bir tabloya bile çok değerli bilgiler girebilir. Asansörünüz 15 yaşındaysa ve benzer asansörlerin ömrü 20-25 yıl olarak biliniyorsa 5-10 yıl içinde büyük revizyonla karşılaşabileceğinizi öngörebilirsiniz. Bu öngörüyü bugünden bütçeye yansıtmak, o gün geldiğinde panik yapmamanızı sağlar.
Aşağıdaki tablo, tipik bir orta ölçekli apartman için uzun vadeli bakım planlaması örneğini göstermektedir:
| Bileşen | Tahmini Yenileme Süresi | Tahmini Maliyet Aralığı | Önerilen Yıllık Birikim |
|---|---|---|---|
| Çatı onarımı / yenileme | 15-25 yıl | 300.000 - 800.000 TL | 20.000 - 40.000 TL |
| Asansör modernizasyonu | 15-20 yıl | 150.000 - 400.000 TL | 10.000 - 25.000 TL |
| Dış cephe / mantolama | 20-30 yıl | 200.000 - 600.000 TL | 10.000 - 25.000 TL |
| Ortak alan elektrik tesisatı | 20-30 yıl | 80.000 - 200.000 TL | 4.000 - 10.000 TL |
| Su tesisatı ve depo | 20-25 yıl | 100.000 - 300.000 TL | 5.000 - 15.000 TL |
Not: Tablodaki rakamlar 2025-2026 inşaat maliyeti ortalamasına dayalı genel tahmin değerleridir; bölge, yapı büyüklüğü ve malzeme seçimine göre önemli ölçüde farklılık gösterebilir. Gerçek planlama için yerel inşaat firmalarından teklif alınması önerilir.
Dijital Araçlarla Yedek Akçe Takibi

Kağıt defterde veya temel bir Excel tablosunda yedek akçe takibi yapmak, küçük yapılar için başlangıçta işe yarayabilir; ancak malik sayısı arttıkça, harcama kalemi çoğaldıkça ve şeffaflık talebi güçlendikçe bu yöntemler yetersiz kalmaya başlar. Dijital yönetim araçları, hem yöneticinin iş yükünü azaltır hem de maliklerin bilgiye anlık erişimini sağlar.
Modern bir apartman veya site yönetim yazılımında yedek akçe takibi için tipik olarak şu özellikler bulunur: ayrı hesap kalemi olarak yedek akçe tanımlama, dönemsel otomatik tahakkuk oluşturma, harcamaların belgeyle sisteme girilmesi, bakiye ve harcama raporlarının anlık görüntülenmesi, maliklere otomatik dönemsel rapor gönderimi. Bu özellikler hem yönetici verimliliğini artırır hem de hesap şeffaflığını kurumsal düzeye taşır.
Dijital sistemlerin bir diğer avantajı, harcama geçmişinin kalıcı olarak arşivlenmesidir. Yönetici değiştiğinde bile tüm geçmiş veriler yeni yöneticinin erişimine hazır olur. "Eski yönetici döneminde ne harcandı?" sorusunun cevabı saniyeler içinde bulunabilir. Bu süreklilik, profesyonel yönetimin temel gerekliliklerinden biridir.
Bazı platformlar, maliklere mobil uygulama veya web portalı aracılığıyla doğrudan erişim imkanı da sunar. Malik, kendi payına düşen yedek akçe tutarını, toplam fon bakiyesini ve geçmiş harcamaları görebilir. Bu şeffaflık, güvensizlik ve dedikodu ortamının oluşmasını engeller. Büyük ölçekli siteler için bu tür araçların değerlendirilmesi önerilir.
Sık Sorulan Sorular

Yedek akçe ödemeyi reddedersem ne olur?
Yedek akçe ne kadar olmalı, standart bir oran var mı?
Yedek akçe işletme hesabından ayrı tutulmak zorunda mı?
Yönetici değişince yedek akçe ne olur?
Apartmanınız veya siteniz için yedek akçe takibini manuel spreadsheet yerine otomatik, şeffaf ve raporlanabilir bir sistemle yönetmek istiyorsanız apartman muhasebe programı çözümlerimizi inceleyin. Fon bakiyesi, harcama geçmişi ve malik bildirimleri tek platformda; tüm malikler için anlık erişilebilir durumda.