Aidat alacaklarının yaşlandırılması; gecikmiş aidat borçlarını 30, 60 ve 90 günlük zaman dilimlerine ayırarak hangi borcun ne kadar süredir ödenmediğini görünür kılan ve tahsilat önceliklerini belirlemeye yarayan bir muhasebe yöntemidir. Bu yöntem, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde yönetim faaliyeti yürüten her apartman ve site yöneticisi için vazgeçilmez bir finansal kontrol aracıdır.
Alacak Yaşlandırması Kavramı ve Apartman Yönetimindeki Yeri

Ticari muhasebede "accounts receivable aging" olarak bilinen bu yöntem, son yıllarda site ve apartman yönetiminde de yaygınlaşmaya başlamıştır. Temelde yapılan şey son derece basittir: Henüz tahsil edilememiş her aidat alacağı, bugünün tarihinden geriye doğru sayılarak kaç gün gecikmiş olduğuna bakılır ve bu süreye göre bir dilime yerleştirilir.
Apartman yöneticilerinin büyük çoğunluğu aidat borçlularını yalnızca "ödemiş" ya da "ödemememiş" şeklinde iki kategoride düşünür. Oysa bu bakış açısı önemli bir ayrımı gözden kaçırır: 10 gündür ödemeyen bir kat maliki ile 4 aydır ödemeyen bir kat maliki aynı riske sahip değildir. Birincisi büyük olasılıkla bir unutkanlık ya da geçici nakit sıkışıklığı yaşıyordur; ikincisi ise ciddi bir tahsilat sorununun göstergesidir ve farklı bir aksiyon planı gerektirir.
İşte alacak yaşlandırması bu ikisini birbirinden ayırmaya yarar. 30 günlük dilimde görünen bir borç için nazik bir hatırlatma e-postası yeterli olabilirken, 90 günü aşmış bir borç artık resmi ihtar ve icra takibini gündeme getirir. Yönetici, kasanın gerçek durumunu ve yaklaşan nakit akış riskini bu tabloya bakarak saniyeler içinde okuyabilmelidir.
Yöntemin bir diğer kritik faydası da denetim şeffaflığıdır. Kat maliklerine sunulan yıllık faaliyet raporuna bir "alacak yaşlandırma tablosu" eklemek, yöneticinin hesap verebilirliğini somutlaştırır ve olası anlaşmazlıkların önüne geçer. Hangi dairenin kaç aydır borçlu olduğu, gecikme tazminatının ne kadar biriktiği ve hangi aşamaya gelindiği tek bir tabloda net biçimde görünür.
30-60-90 Gün Dilimleri Nasıl Tanımlanır?

Dilimlerin sınırlarını belirleyen temel soru şudur: "Vade tarihi ile bugün arasında kaç gün geçmiştir?" Apartmanlarda aidat vadesi genellikle ayın 5'i ya da 10'u olarak belirlenir; bu tarih geçildikten sonra gecikme sayacı işlemeye başlar. Standart uygulama aşağıdaki gibidir:
- 0-30 Gün (Güncel Gecikmeli): Vade tarihinden bu yana 1 ila 30 gün geçmiştir. Risk düşüktür; çoğunlukla hatırlatma mesajı sorunu çözer. Gecikme tazminatı işlemeye başlamış olsa da tutar henüz küçüktür.
- 31-60 Gün (Orta Riskli): İkinci aya girmiş borçlardır. Kat maliki bir kez daha geçmesine rağmen ödeme yapmamıştır. Bu dilim, yazılı bildirim ve resmi hatırlatma mektubunun gönderilmesi gereken aşamayı temsil eder.
- 61-90 Gün (Yüksek Riskli): Üç aya yaklaşmış ya da girmiş borçlardır. Yasal süreç, yani noter ihtarı ve/veya icra takibi, bu dilim için ciddi biçimde değerlendirilmelidir.
- 90+ Gün (Kritik / Yasal İşlem): Üç ayı aşmış borçlar artık kronik bir ödeme sorununa işaret eder. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde dava veya icra yoluna başvurmak artık hukuki bir zorunluluk haline gelebilir.
Bu dilimlerin kesin sınırları, apartman yönetim planında ya da kat malikleri kurulu kararında farklı belirlenebilir. Örneğin bazı büyük siteler 15/45/75 gün gibi daha sık aralıklar tercih edebilir. Önemli olan, hangi sistem benimsenirse benimsensin tutarlı biçimde uygulanmasıdır.
Dilimler belirlenirken gecikme gün sayısını hangi tarihten itibaren saydığınıza dikkat etmelisiniz. Bazı yöneticiler aidat döneminin başlangıcını (örneğin 1 Ocak), bazıları ise vade tarihini (örneğin 10 Ocak) başlangıç noktası olarak alır. Hesaplama tutarlılığı açısından vade tarihinden itibaren saymak daha doğru bir pratiktir ve yönetim planında açıkça belirtilmelidir.
Dilimlerin pratikte ne anlama geldiğini daha iyi kavramak için şu soruyu sormak yardımcı olur: "Bu borç için son güvenli müdahale penceresi hangisidir?" 0-30 gün dilimi iletişim penceresidir; 31-60 gün dilimi resmi uyarı penceresidir; 61-90 gün hukuki hazırlık penceresidir; 90+ gün ise artık aktif yasal sürecin kaçınılmaz hale geldiği kritik aşamadır.
Gecikme Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, zamanında ödenmeyen aidatlar için aylık yüzde beş gecikme tazminatı uygulanabileceğini öngörmektedir. Bu oran, gecikilen her tam ay için ayrı ayrı hesaplanır. Peki yaşlandırma tablosu ile bu hesap nasıl bütünleşir?
Bir örnek üzerinden gidelim. Dairenin aylık aidatı 800 TL olsun ve kat maliki Şubat, Mart ve Nisan aylarını ödememis olsun. Bugün Mayıs ayının 15'i olduğunu varsayalım. Şubat aidatının vadesi 10 Şubat ise bu borç yaklaşık 95 gün gecikmiştir ve 90+ gün dilimine düşer. Mart aidatı yaklaşık 65 gün gecikmiştir ve 61-90 gün dilimine girer. Nisan aidatı ise yaklaşık 35 gündür gecikmektedir ve 31-60 gün dilimindedir.
Her dilim için gecikme tazminatı ayrı ayrı hesaplanır. Şubat için 3 tam ay gecikme söz konusu olduğundan tazminat 800 TL x %5 x 3 = 120 TL olacaktır. Mart için 2 tam ay dolduğunda tazminat 800 TL x %5 x 2 = 80 TL, Nisan için henüz 1 tam ay dolmuşsa 800 TL x %5 x 1 = 40 TL olacaktır. Toplam alacak: 3 x 800 TL ana para + 240 TL gecikme tazminatı = 2.640 TL.
Bu hesabın doğru yapılabilmesi için her ödemenin, her ayın ve her gecikme gününün titizlikle kayıt altında tutulması gerekir. Manuel Excel takibinde hatalar kaçınılmazdır; özellikle çok sayıda daire olan büyük sitelerde otomatik aidat takip programı kullanmak hem zaman hem de hata riski açısından ciddi avantaj sağlar. Ayrıca aidat hesaplama aracımızı kullanarak gecikme tazminatını hızlıca hesaplayabilirsiniz.
Önemli bir uyarı: Gecikme tazminatı hesaplama yöntemi ve aylık oran konusunda, yönetim planınızda farklı bir düzenleme varsa ya da hukuki bir uyuşmazlık söz konusuysa mutlaka bir hukuk danışmanına başvurun. Yukarıdaki bilgiler genel bilgi niteliğindedir.
Alacak Yaşlandırma Tablosu Nasıl Hazırlanır?

Bir alacak yaşlandırma tablosu özünde basit ama dikkat gerektiren bir belgedir. Her satır bir kat malikini ya da daireyi temsil eder; sütunlar ise gecikme dilimlerini gösterir. Aşağıda örnek bir tablo yapısı verilmiştir:
| Daire No | Kat Maliki | Toplam Borç (TL) | 0-30 Gün | 31-60 Gün | 61-90 Gün | 90+ Gün | Gecikme Tazminatı | Durum |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Daire 3 | A. Yılmaz | 800 | 800 | — | — | — | 40 | Hatırlatma |
| Daire 7 | M. Demir | 1.600 | — | 800 | 800 | — | 120 | Yazılı Bildirim |
| Daire 12 | S. Kaya | 3.200 | — | — | 800 | 2.400 | 400 | İhtar / İcra |
| TOPLAM | 5.600 | 800 | 800 | 1.600 | 2.400 | 560 |
Tabloyu hazırlarken dikkat edilmesi gereken birkaç nokta vardır. Her ayın başında ya da sonunda tabloyu güncellemek, alacakların "yaşlanarak" daha kritik dilimlere kaymasını anında görmenizi sağlar. Bir kat malikinin birden fazla aya ait borcu varsa her ay ayrı bir dilimde değerlendirilmeli, bu ayların toplamı tek bir satırda gösterilmelidir.
Tablonun en alt satırında her dilimin toplamı yer almalıdır. Bu toplamlar, binanın genel finansal sağlığını özetler. Örneğin toplam alacağın yüzde ellisinden fazlası 90+ gün diliminde ise bu, yönetim açısından acil bir tahsilat stratejisi gerektirir. Eğer alacakların büyük bölümü 0-30 gün diliminde yoğunlaşıyorsa, durum yönetilebilir düzeydedir.
Tabloyu her ay oluşturmak ve dijital arşivde saklamak, ileride çıkabilecek hukuki uyuşmazlıklarda güçlü bir belge niteliği taşır. Kat malikleri kurulu toplantılarında bu tabloyu sunmak, şeffaflık açısından iyi bir yönetim pratiğidir. Tablonun en sağ sütununda her kat maliki için hangi aksiyonun alındığı ya da alınması gerektiği kısaca belirtilirse tablo aynı zamanda bir görev listesine dönüşür.
Her Dilim İçin Doğru Aksiyon: Adım Adım Tahsilat Stratejisi

Alacak yaşlandırması yalnızca bir raporlama aracı değildir; aynı zamanda bir aksiyon rehberidir. Her dilim farklı bir müdahale düzeyine karşılık gelmelidir. Yöneticinin dilimden dilime geçerken attığı adımlar tutarlı ve belgelenmiş olmalıdır.
0-30 Gün Dilimi: Nazik Hatırlatma. Bu aşamada kat maliki büyük olasılıkla unutmuştur ya da geçici bir aksaklık yaşamaktadır. Bir SMS, WhatsApp mesajı ya da e-posta genellikle sorunu çözmek için yeterlidir. Tonu kibar tutun; ödeme yapması için makul bir süre belirtin. Bu mesajı dijital olarak kaydedin; tarih ve içerik ileride önem taşıyabilir. Birçok yönetici bu aşamada kısa ve samimi bir dil kullanarak komşuluk ilişkisini korurken tahsilatı da güvence altına alır.
31-60 Gün Dilimi: Yazılı Bildirim. İkinci ay dolmuş ve ödeme hâlâ gelmemişse artık yazılı bir bildirim göndermenin zamanı gelmiştir. Bu bildirim, kâğıt üzerinde imzalı olarak teslim edilebilir ya da iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderilebilir. İçerikte toplam borç tutarı, gecikme tazminatı, ödeme için tanınan son tarih ve bu tarihe kadar ödeme yapılmazsa uygulanacak yasal yollar açıkça belirtilmelidir. Bu belge, ileride açılacak bir icraya ya da davaya güçlü bir zemin hazırlar.
61-90 Gün Dilimi: Resmi İhtar. Bu noktada iletişim kanalları defalarca denenmiş, ödeme gelmemiştir. Artık noter kanalıyla resmi ihtar çekmenin zamanıdır. İhtar, yasal süreçleri başlatmadan önce son bir uyarı niteliği taşır; aynı zamanda tahsilat girişiminin belgelenmiş bir kaydını oluşturur. Bazı kat malikleri noter ihtarı alınca ödeme yapar; bu aşamada dava masrafından kaçınmak için çoğunlukla motive olurlar. İhtar, ileride açılacak davanın ön koşulu niteliğinde de değerlendirilebilir.
90+ Gün Dilimi: İcra Takibi veya Dava. İhtar hâlâ sonuçsuz kaldıysa 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında icra takibi ya da dava yoluna başvurulabilir. Bu aşamada bir hukuk danışmanından destek almak hem sürecin doğru yürütülmesi hem de olası hataların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Birikmiş gecikme tazminatı ve yargılama giderlerinin de talep edilmesi mümkündür. Tüm bu süreçte yöneticinin belgeleri ne kadar eksiksiz tuttuğu, tahsilatın başarısını doğrudan etkiler.
Kat Mülkiyeti Kanunu Çerçevesinde Hukuki Dayanak

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, aidat alacaklarına ilişkin temel hukuki çerçeveyi çizmektedir. Kanun, her kat malikinin ortak gider ve aidat borçlarını zamanında ödemesini bir yükümlülük olarak belirlemektedir. Ödeme yapılmaması durumunda hem gecikme tazminatı hem de yasal takip hakkı doğmaktadır.
Aylık yüzde beş oranındaki gecikme tazminatı bu kanuna dayanmaktadır. Tazminat, gecikilen her ay için anapara üzerinden hesaplanır ve birikerek artar. Yöneticinin bu tazminatı talep edebilmesi için vade tarihini, borcun tutarını ve gecikme süresini açık biçimde belgelemesi gerekir; alacak yaşlandırma tablosu tam da bu noktada belgesel bir işlev görür.
Önemli bir husus şudur: Yönetici, tüm tahsilat girişimlerini kayıt altına almalıdır. Hatırlatma mesajları, yazılı bildirimler, ihtarlar ve ödeme planı teklifleri gibi tüm adımlar tarih ve içerikle birlikte arşivlenmelidir. Bu kayıtlar, ileride hâkim ya da icra müdürü önünde sunulabilecek delil niteliğindedir.
Kanunun getirdiği bir diğer önemli hüküm ise yöneticinin aidat alacaklarını yönetim kuruluna ya da kat malikleri kuruluna düzenli raporlama yükümlülüğüdür. Alacak yaşlandırma tablosunun bu raporlara eklenmesi hem yasal uyumluluk hem de şeffaflık açısından değer taşır. Ancak hukuki konularda kesin yorum için mutlaka uzman bir avukattan görüş almanızı öneririz; bu metin genel bilgi niteliğindedir.
Siteyle ilgili daha fazla bilgi için aidat ödemeyen kat maliki için yasal yollar başlıklı rehberimizi inceleyebilirsiniz. Ayrıca doğru muhasebe kayıtları tutmak isteyenler apartman muhasebe programı çözümlerimize göz atabilir.
Yönetici Perspektifinden Pratik Senaryolar

Teorinin ötesine geçmek için gerçek hayattan senaryolara bakmak faydalı olacaktır. Uygulamada yöneticilerin sık karşılaştığı durumları ve yaşlandırma tablosunun nasıl rehberlik ettiğini ele alalım.
Senaryo 1: Uzun süredir kiracısı değişen daire. Bir dairenin sahibi şehir dışında yaşamaktadır ve kiracılar sık değişmektedir. Her kiracı değişiminde aidat ödemeleri aksayabilmekte, borçlar farkında olmadan birikebilmektedir. Yaşlandırma tablosu bu daireyi 60 günlük dilimde gösterdiğinde yönetici kat malikine ulaşır. Mal sahibi durumun farkında olmadığını söyler ve hemen ödeme yapar. Tablo, erken müdahaleyi mümkün kılmıştır ve ilişki zedelenmeden borç tahsil edilmiştir.
Senaryo 2: Ekonomik sıkıntı geçiren kat maliki. Bir kat maliki 90 gündür ödeme yapamamaktadır. Yönetici icra yoluna başvurmadan önce kat malikini arar ve taksitlendirme teklifinde bulunur. Yönetim planı buna izin veriyorsa ve kat malikleri kurulu onaylarsa, kısmi ödeme anlaşması yapılabilir. Bu yaklaşım hem ilişkiyi korur hem de tahsilatı güvence altına alır. Tablo olmadan bu kat malikinin durumu fark edilmemiş ve borç daha da artmış olabilirdi.
Senaryo 3: Bilerek ödemeyen kat maliki. Bir dairenin sahibi, ortak alanda yapılan bir onarım kararına itiraz ettiği gerekçesiyle kasıtlı olarak aidat ödememeye başlamıştır. 90 günü geçmiştir; yaşlandırma tablosu bu daireyi kritik dilimde göstermektedir. Yönetici belgelenmiş tahsilat girişimlerini ve yaşlandırma kayıtlarını avukata sunar; icra takibi başlatılır. Bu durumda tablo aynı zamanda hukuki sürecin belgesel altyapısını oluşturmuştur.
Her üç senaryoda da ortak olan nokta şudur: Yaşlandırma tablosu olmadan yönetici büyük olasılıkla hangisinin önce müdahale gerektirdiğini bilemez ve ya geç müdahale eder ya da yanlış kişiye yanlış mesajı gönderir. Tablo, karar almayı nesnelleştirir ve kişiselleştirir. Yöneticinin sezgiye ya da hafızaya değil, somut verilere dayanmasını sağlar.
Dijital Araçlarla Yaşlandırma Takibi: Manuel mi, Yazılım mı?

Küçük bir apartmanda, örneğin 10-15 daireli bir binada, Excel ya da benzer bir elektronik tablo programıyla alacak yaşlandırma tablosu tutmak mümkündür. Formüller doğru kurulduğunda tarihler otomatik hesaplanabilir, dilimler renk kodlarıyla ayrılabilir ve aylık güncelleme makul bir süre alır. Ancak bu yöntemin birkaç zayıf noktası vardır.
Öncelikle insan hatasına açıktır. Bir tarihin yanlış girilmesi, bir formülün bozulması ya da bir hücrenin üzerine yanlışlıkla yazılması tüm tablonun güvenilirliğini zedeler. İkincisi, ölçeklenmez: 50 veya 100 daireli bir sitede manuel takip hem zaman hem de hata riski açısından sürdürülemez hale gelir. Üçüncüsü, ödeme geçmişiyle otomatik senkronizasyon sağlanmaz; her ay ödeme kayıtlarını manuel olarak tabloya yansıtmak gerekir.
Buna karşılık, bu iş için geliştirilmiş apartman yönetim programları, alacak yaşlandırmasını otomatik olarak hesaplar. Her ödeme kaydedildiğinde sistem bakiyeleri ve gecikme günlerini anlık olarak günceller; dilim raporu tek tıkla elde edilebilir. Gecikme tazminatı formüle göre otomatik hesaplanır ve kat malikine otomatik hatırlatma mesajı gönderilebilir.
Büyük siteler için bu fark özellikle belirgindir. 80 dairelik bir sitede 15-20 borçlu kat maliki olması olağandır. Her birinin farklı aylara ait borçları, farklı dilimler ve farklı gecikme tazminatı tutarları olduğunda manuel takip pratikte imkânsızlaşır. Yazılım bu yükü yöneticinin omuzlarından alır ve kararları veriyle destekler.
Bir diğer avantaj ise raporların otomatik arşivlenmesidir. Her ay üretilen yaşlandırma tabloları sistem tarafından saklanır; yönetici iki yıl öncesine ait bir tabloya tek tıkla ulaşabilir. Bu özellik özellikle hukuki süreçlerde, ibraname hazırlıklarında ve yönetici değişikliklerinde son derece değerlidir.
Yönetim Kuruluna ve Kat Maliklerine Raporlama

Alacak yaşlandırma tablosunun en önemli kullanım alanlarından biri, yöneticinin kat malikleri kuruluna sunduğu periyodik raporlardır. Bu raporlar hem hesap verebilirlik hem de güven inşası açısından kritik bir işlev görür.
Toplantılarda sunulan yaşlandırma tablosu, tüm kat maliklerinin binanın finansal durumunu net biçimde görmesini sağlar. Hangi dairelerin borçlu olduğunu isim isim paylaşmak etik açıdan hassas bir alan olabilir; bu nedenle bazı yöneticiler isimleri gizleyerek yalnızca "Daire 5", "Daire 12" gibi bir gösterim tercih eder. Öte yandan çok sayıda kat malikinin borçlu olduğu durumlarda zaman zaman isimli paylaşım, toplumsal baskı aracı olarak kullanılabilir; ancak bu yaklaşım tartışmalıdır ve hukuki danışmanlık gerektirmektedir.
Raporun içeriği şu unsurları barındırmalıdır: toplam alacak tutarı, her dilime düşen tutar ve yüzde, mevcut dönemde gerçekleştirilen tahsilat aksiyonlarının özeti ve tahsilat sonucunda kapanan borçların listesi. Bu yapıda bir rapor, yöneticinin ne kadar aktif çalıştığını somut verilerle ortaya koyar.
Yıllık faaliyet raporuna eklenen yaşlandırma özeti, geçmiş dönemlerle karşılaştırma imkânı sunar. "Bir önceki yıla göre 90+ gün dilimindeki alacaklar yüzde otuz azaldı" gibi bir bulgu, yöneticinin tahsilat politikasının etkinliğini kanıtlar. Bu tür veriler, yöneticinin yeniden seçilmesi ya da ibrasının sağlanması açısından da önem taşır. Kat maliklerine bireysel olarak gönderilen hesap özetleri de yaşlandırma verisiyle zenginleştirilebilir; kişiselleştirilmiş bildirimler soyut uyarılardan çok daha etkili sonuçlar verir.
Ortak Hatalar ve Bunlardan Kaçınma Yolları

Uygulamada yöneticilerin yaşlandırma sürecinde tekrarladığı bazı hatalar, alacak tahsilatını önemli ölçüde zorlaştırmaktadır. Bu hataların farkında olmak, daha etkili bir yönetim süreci kurmanın ilk adımıdır.
Hata 1: Tüm borçlulara aynı mesajı göndermek. 5 gündür geciken bir kat malikine icra uyarısı yazmak ilişkiyi gereksiz yere gerer; 120 gündür geciken birine nazik bir hatırlatma mesajı göndermek ise hiçbir etkide bulunmaz. Dilime göre kişiselleştirilmiş iletişim şarttır. Aynı şablon mesajını toplu gönderen yöneticiler genellikle hem gereksiz çatışmaya hem de yetersiz baskıya aynı anda düşerler.
Hata 2: Tabloyu düzensiz güncellemek. Aylarca güncellenmemiş bir tablo, kararları yanlış yönlendirir. Yüzde yirmisi 30 günlük dilimde göründüğü için sorun yok sanılan bir tablo aslında 60+ gün dilimine kaymış borçlarla dolu olabilir. Düzenli güncelleme bir alışkanlık haline getirilmeli, tercihen belirli bir gün ve saate bağlanmalıdır.
Hata 3: Sadece ana parayı takip etmek. Gecikme tazminatını hesaba katmamak, gerçek alacak tutarını hafife almak demektir. Özellikle uzun süreli gecikmelerde tazminat önemli bir tutar oluşturabilir ve bu tutarın doğru bilinmesi hem ödeme planı hem de hukuki süreç açısından kritiktir. Tazminat dahil olmayan bir tabloya bakarak ödeme planı yapan yönetici, aslında alacağın bir bölümünden vazgeçmiş olabilir.
Hata 4: Tahsilat girişimlerini kaydetmemek. "Geçen ay aradım, ödeyeceğini söyledi" şeklindeki sözlü bildirimler hukuki değer taşımaz. Her temas, her bildirim ve her gelişme tarih ve içerikle birlikte yazılı olarak kayıt altına alınmalıdır. Özellikle WhatsApp mesajlarının ekran görüntüsünü alarak arşivlemek, beklenmedik bir davada değerli kanıt oluşturabilir.
Hata 5: Çok geç yasal adım atmak. Yöneticiler zaman zaman komşuluk ilişkilerini bozmamak adına yasal süreçleri sonsuz erteleyebilir. Oysa kanun, bu hakkı yöneticiye değil tüm kat maliklerine tanımaktadır ve erken müdahale hem borçlu hem de alacaklı açısından genellikle daha az maliyetlidir. Aidat hesaplamaları hakkında ek bilgi için apartman aidatı nasıl hesaplanır rehberimize de bakabilirsiniz.
Dikkat: Alacak yaşlandırma tablosunu sadece toplantı öncesinde hazırlamak yeterli değildir. Tahsilat aksiyonlarının zamanında alınabilmesi için tabloyu en az ayda bir güncellemeniz ve her dönemin başında gözden geçirmeniz gerekmektedir. Güncellenmemiş bir tablo, alacakların sessiz sedasız daha kritik dilimlere kaymasını fark edemez ve müdahaleyi geciktirebilir.
Sık Sorulan Sorular

Alacak yaşlandırma tablosunu ne sıklıkla güncellemeliyim?
Kat maliki borcunu kabul etmiyorsa ne yapmalıyım?
Gecikme tazminatı aylık %5 ise yıllık yük nasıl hesaplanır?
Küçük bir apartmanda yaşlandırma tablosu gerçekten gerekli mi?
Aidat alacaklarınızı 30-60-90 gün dilimlerine göre otomatik olarak takip etmek, gecikme tazminatını hatasız hesaplamak ve her kat malikine özelleştirilmiş hatırlatma göndermek ister misiniz? SiteYönetim aidat takip programı, tüm bu süreçleri tek bir panelde yönetmenizi sağlar; raporlarınız her an hazır, tahsilatınız kontrol altında olur. Ücretsiz deneyin ve farkı kendiniz görün.