Site Yönetimi

Aidat Gecikme Faizi Nasıl Hesaplanır? Yasal Aylık %5 Oranı

Aidat gecikme tazminatı aylık %5 yasal oranla hesaplanır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre hesaplama formülü, örnekler ve ihtar/icra sürecini bu yazıda bulabilirsiniz.

Aidat Gecikme Faizi Nasıl Hesaplanır? Yasal Aylık %5 Oranı

Aidat gecikme tazminatı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu gereğince ödeme tarihini geçiren her ay için aylık %5 oranında işlenir; yani 1.000 TL geciken aidat için her ay 50 TL ek yük birikir. Bu oran yasal bir tavan değil, kanunun doğrudan belirlediği zorunlu bir alt sınırdır ve yönetim planında daha yüksek bir oran kararlaştırılmadıkça uygulanır.

Aidat Gecikme Tazminatının Yasal Dayanağı

Kat Mülkiyeti Kanunu yasal dayanak - aidat gecikme tazminatı mevzuatı

Ülkemizde apartman ve site yönetimi ilişkileri 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde düzenlenmektedir. Aidat gecikme tazminatını doğrudan düzenleyen hüküm, kanunun 20. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Bu fıkraya göre kat malikinin ödeme tarihinde borcunu ödememesi halinde, yönetim o kat malikine karşı hem asıl borç için hem de gecikmeden kaynaklanan tazminat için icra takibi veya dava açabilir.

Kanunun söz konusu hükmü, gecikme tazminatının aylık %5 oranında uygulanacağını açıkça belirtmektedir. Bu oran, günlük hesaplanan Merkez Bankası referans faiziyle karıştırılmamalıdır; aylık bileşik değil, basit artırım olarak işler. Bunun pratikte anlamı şudur: geç ödeme ne kadar uzarsa, birikim de o oranda artar, ancak her ay önceki ayın faiziyle birleşerek üst üste katlanmaz — ana para üzerinden her ay sabit %5 ek yük doğar.

Kanunun bu hükmü emredici niteliktedir. Taraflar bireysel anlaşmayla bu oranı düşüremez; ancak yönetim planında daha yüksek bir oran belirlemek mümkündür. Eğer yönetim planınızda "gecikmede aylık %8 uygulanır" gibi bir hüküm varsa, o hüküm yasal %5'in önüne geçer. Planınızda böyle bir düzenleme yoksa kanundaki %5 oranı kendiliğinden uygulanır; ayrıca mahkeme kararına gerek yoktur.

Bu yasal çerçeveyi iyi anlamak, hem site yöneticisinin hakkını zamanında aramasını hem de kat malikinin gereksiz birikimlerden kaçınmasını sağlar. Hukuki süreç başlamadan önce hangi rakamların masaya yatırıldığını bilmek, müzakere süreçlerini de kolaylaştırır. Bu yazıdaki bilgilerin genel nitelikte olduğunu, somut hukuki durumunuz için bir avukattan görüş almanızı öneririz.

Aylık %5 Oranı Ne Anlama Gelir?

Aylık yüzde beş gecikme faizi oranının görsel temsili - aidat gecikme hesabı

Aylık %5 oranı, ilk bakışta küçük görünebilir; oysa yıllık birikim hesabı yapıldığında tablonun ne denli ağırlaşabileceği ortaya çıkar. Bir kat malikinin 12 ay boyunca 1.000 TL'lik aylık aidatını hiç ödemediğini düşünelim: 12. ayın sonunda yalnızca ilk ay borcuna ait birikmiş tazminat 1.000 × %5 × 12 = 600 TL'ye ulaşmış olur; üstelik bu hesap yalnızca ilk ay borcunu kapsar, sonraki aylarda biriken borçların her biri ayrı ayrı işlemeye başlar.

Dikkat edilmesi gereken kritik bir nokta, bu oranın gecikme başlangıcından itibaren işlemeye başlamasıdır. Kanun, "ödeme günü geçtikten sonra" ifadesini kullanır. Yani yönetim planınızda aidatın her ayın 15'inde ödeneceği yazıyorsa, 16'sından itibaren tazminat hakkı doğmuş sayılır; ihtar, bildirim veya herhangi bir ilave işlem şartı aranmaz. Bu, uygulamada pek çok kat malikinin farkında olmadığı kritik bir ayrıntıdır.

Öte yandan %5 oranı basit (mürekkep olmayan) bir hesap üzerinden çalışır. Yani aylar geçtikçe bir önceki ayın tazminatı bir sonraki ayın ana parasına eklenerek yeniden tazminata tabi tutulmaz. Her ayın tazminatı, asıl geciken aidat tutarının %5'i kadar bağımsız olarak hesaplanır. Bu, borçlu açısından görece daha öngörülebilir bir yapı sunar; fakat yine de uzun gecikmelerde ciddi rakamlara ulaşılabilir.

Pek çok site yöneticisi, %5'i küçük görüp tahsilat sürecini ertelemektedir. Oysa bir yapıda 20-30 kat mülkü varsa ve birkaç malik düzenli ödeme yapmıyorsa, birikim hızla sitenin yıllık bütçesini etkileyecek boyutlara çıkabilir. Bu nedenle hakkın zamanında kullanılması, yönetim açısından hem mali hem de caydırıcı işlev taşır. Gecikmelerin kayıt altına alınması ve periyodik raporlarla takip edilmesi yönetimin en temel sorumluluklarından biridir.

Gecikme Tazminatı Hesaplama Formülü ve Pratik Örnekler

Aidat gecikme tazminatı hesaplama formülü ve örnek hesap görseli

Gecikme tazminatını hesaplamak için kullanılan temel formül oldukça sade görünse de pratik uygulamada birkaç kritik değişkeni doğru belirlemek gerekir. Formül şu şekilde kurulur:

Gecikme Tazminatı = Geciken Aidat Tutarı × Aylık Oran × Gecikilen Ay Sayısı

Birinci örnek: Aylık 750 TL aidat ödemesi gereken bir kat maliki, ödemeyi 4 ay geciktirmiştir. Hesap şöyle yapılır: 750 × 0,05 × 4 = 150 TL tazminat. Yani kat maliki 750 TL asıl borç + 150 TL tazminat = toplam 900 TL ödemek zorundadır. Ancak bu hesap yalnızca ilk ay için geçerlidir; sonraki aylara ait borçlar ayrı ayrı hesaplanır.

İkinci örnek, çok aylı gecikmeleri içerir ve çoğu yönetim planlamasının bu noktada takılıp kaldığını görürüz. Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarının her birinde 750 TL aidat ödenmesi gerekirken hiçbiri ödenmemişse, Eylül ayı başında hesap şöyle yapılır:

  • Mayıs borcu: 4 aylık gecikme → 750 × %5 × 4 = 150 TL tazminat
  • Haziran borcu: 3 aylık gecikme → 750 × %5 × 3 = 112,50 TL tazminat
  • Temmuz borcu: 2 aylık gecikme → 750 × %5 × 2 = 75 TL tazminat
  • Ağustos borcu: 1 aylık gecikme → 750 × %5 × 1 = 37,50 TL tazminat
  • Toplam asıl borç: 4 × 750 = 3.000 TL
  • Toplam tazminat: 150 + 112,50 + 75 + 37,50 = 375 TL
  • Genel toplam: 3.375 TL

Bu hesabı elle yapmak, özellikle çok sayıda borcun söz konusu olduğu durumlarda oldukça zaman alıcıdır ve hata riskini artırır. Site Yönetimi aidat hesaplama aracı, farklı aylara ait gecikmeleri ve tazminat tutarlarını otomatik olarak hesaplayarak sizi bu yükten kurtarır. Özellikle 10'dan fazla kat malikinin bulunduğu yapılarda dijital destek neredeyse zorunlu hale gelmektedir.

Farklı Aidat Tutarları İçin Tazminat Karşılaştırma Tablosu

Aidat gecikme tazminatı karşılaştırma tablosu - farklı tutarlar için aylık hesap

Aşağıdaki tablo, yaygın aidat tutarları için 1, 3, 6 ve 12 aylık gecikme tazminatlarını bir arada göstermektedir. Bu rakamlar, yöneticilerin borçlu maliklere talepname hazırlarken hızlı başvuru kaynağı olarak kullanabileceği biçimde düzenlenmiştir. Dikkat: tablo, her satırda yalnızca o ayın borcuna ait tazminatı göstermekte; birden fazla ay ödenmediyse tüm aylara ait hesaplar ayrıca yapılmalıdır.

Aylık Aidat (TL) 1 Ay Gecikme Tazminatı 3 Ay Gecikme Tazminatı 6 Ay Gecikme Tazminatı 12 Ay Gecikme Tazminatı
500 TL 25 TL 75 TL 150 TL 300 TL
750 TL 37,50 TL 112,50 TL 225 TL 450 TL
1.000 TL 50 TL 150 TL 300 TL 600 TL
1.500 TL 75 TL 225 TL 450 TL 900 TL
2.000 TL 100 TL 300 TL 600 TL 1.200 TL

Tablodaki değerler, gecikilen tek bir aylık aidat için hesaplanmıştır. Birden fazla ödeme dönemi atlanmışsa her dönem kendi başına değerlendirilerek hesaplar toplanmalıdır. Bu işlemi dijital ortamda hatasız yapmak için Site Yönetimi aidat takip programı, her kat malikinin gecikme geçmişini kaydeder ve toplam borcu anlık olarak raporlar.

Tabloya bakıldığında özellikle yüksek aidatlı sitelerde 6-12 aylık gecikmelerin nasıl ciddi rakamlara dönüştüğü anlaşılır. 2.000 TL aylık aidat ödeyen ve 12 ay hiç ödeme yapmayan bir kat malikin yalnızca tazminat yükümlülüğü 1.200 TL'ye ulaşmaktadır; bu rakam asıl borçla birleştiğinde 25.200 TL'lik bir talep anlamına gelmektedir. Yöneticiler için bu tablo, tahsilat politikasını erken oluşturmanın ne denli önemli olduğunu somut biçimde ortaya koyar.

Yönetim Planında Farklı Oran Belirlenmişse Ne Olur?

Yönetim planı ve özel gecikme faizi oranı düzenlemesi görseli

Kat Mülkiyeti Kanunu'ndaki %5 oranı, yönetim planında daha yüksek bir oran kararlaştırılmamışsa uygulanan yasal minimumu temsil eder. Kat malikleri kurulu, yönetim planını oybirliğiyle değiştirerek ya da kararlaştırarak daha yüksek bir gecikme tazminatı oranı belirleyebilir. Bu, özellikle büyük sitelerde borçlu malikler karşısında daha güçlü bir caydırıcı etki yaratmak amacıyla tercih edilmektedir.

Uygulamada bazı sitelerin yönetim planlarında aylık %7 veya %10 gibi oranlar görmek mümkündür. Böyle bir durumda yönetim, kanundaki %5'i değil, plandaki daha yüksek oranı uygulamak zorundadır; daha düşük oranla tahsilat yapılamaz çünkü bu, kat maliklerinin hakkını kısıtlar. Öte yandan planında oran belirtilmeyen siteler için %5, hem hukuki hem de icra/dava süreçlerinde geçerli olan referans rakamdır.

Yönetim planında oran değişikliği yapabilmek için olağanüstü kat malikleri kurulu toplantısı düzenlemek ve oybirliğiyle karar almak gerekir. Bu eşik oldukça yüksek olduğundan pratikte planı değiştirmek zordur; ancak özellikle tekrar eden gecikme sorunlarıyla karşılaşan siteler için bu yola başvurmak uzun vadede yönetim açısından avantaj sağlayabilir. Oybirliği sağlanamıyorsa mevcut %5 oranıyla çalışmak ve tahsilat süreçlerini daha sistematik biçimde yürütmek daha pragmatik bir yaklaşım olacaktır.

Eğer mevcut yönetim planınızda gecikme tazminatı oranı konusunda herhangi bir hüküm yoksa ya da o hükmün geçerliliğinden emin değilseniz, bir hukuk danışmanından görüş almanızı öneririz. Planın tapu sicilinde tescil edilmiş hükümleri ile daha sonra yapılan kurul kararları arasındaki hiyerarşiyi anlamak, uygulamada doğru adımı atmanızı sağlar.

İhtar Göndermek Zorunlu mu? Süreç Nasıl İşler?

Aidat gecikme ihtar süreci - noter ihtarı ve tebligat görseli

Aidat gecikme tazminatı için kanun, ihtar gönderilmesini zorunlu tutmamaktadır. Ödeme günü geçtiği andan itibaren tazminat hakkı kendiliğinden doğar. Ancak pratikte ihtar göndermek birkaç açıdan son derece önemlidir: birincisi, borçluya resmi biçimde bildirim yapılmış olur ve "haberim yoktu" savunmasının önüne geçilir; ikincisi, ihtar tarihi borcun tartışmasız başlangıç noktası olarak belgelenir; üçüncüsü, ileride icra takibi açılırsa ihtarname avukat masraflarını minimize ederek sürecin daha temiz yürümesini sağlar.

İhtar, noter aracılığıyla ya da iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderilebilir. Noter ihtarnamesi, ispat gücü bakımından çok daha güçlüdür ve icra süreçlerinde karşı tarafın itirazını zorlaştırır. İhtarnamenin içeriğinde geciken aylara ait aidat tutarları, hesaplanan tazminat miktarı ve ödeme için verilen süre açıkça belirtilmelidir. Ödeme süresi genellikle 7 ile 15 gün arasında belirlenir; bu süre hem makul hem de kat malikini gereksiz yere baskı altına almayan bir çerçeve sunar.

Yönetim kurulunun ihtar gönderme yetkisi bulunduğu gibi, herhangi bir kat maliki de bu sürecin başlatılmasını talep edebilir. Eğer yönetim harekete geçmez ve kat malikleri zarar görüyorsa, bireysel olarak sulh hukuk mahkemesine başvurma yolu açıktır. Aidat ödemeyen kat malikine karşı yasal yollar başlıklı yazımızda bu süreci adım adım ele almaktayız.

İhtar aşamasında dikkat edilmesi gereken bir nokta: ihtarnamede hesaplanan tazminat tutarının hatalı olması, ileride itiraz zeminini güçlendirebilir. Bu nedenle ihtarnameyi hazırlamadan önce aidat borçlarını ve tazminatları doğru biçimde hesaplamanız, hatta mümkünse bu hesabı bir avukata ya da deneyimli bir yönetim danışmanına doğrulatmanız önerilir.

İcra Takibi Süreci: Tazminatı Nasıl Tahsil Edersiniz?

Aidat tahsilatı için icra takibi ve hukuki süreç görseli

İhtar sürecinin sonuçsuz kalması halinde yönetim, ilamsız icra takibi başlatabilir. Bu yol, mahkeme kararı beklemeksizin icra dairesine başvurarak borçlunun malvarlığı üzerinde işlem yapılmasını mümkün kılar. İcra takibinde hem asıl aidat borcu hem de hesaplanan gecikme tazminatı talep edilir; ayrıca icra masrafları ve vekâlet ücreti de karşı tarafa yüklenebilir.

Borçlu kat maliki, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz hakkına sahiptir. İtiraz edilmesi halinde dosya itirazın iptali davası için mahkemeye taşınır. Bu noktada dava süreci başlar ve tazminat hesabının doğruluğu mahkemece denetlenir; eksik veya hatalı hesaplamalar hem davayı uzatır hem de alınabilecek miktarı etkiler. Hesaplamalarınızı başından itibaren doğru tutmak bu yüzden son derece kritiktir.

Kat Mülkiyeti Kanunu, aidat alacaklarını hizmet alacağı olarak nitelendirmekte ve yöneticiye bu alandaki aktif takip yetkisini vermektedir. Yöneticinin bu yetkiyi kullanmaması, kat malikleri kurulunun yöneticiye sorumluluk yüklemesine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle gecikmeleri kayıt altına almak, ihtar ve takip süreçlerini düzenli yürütmek yönetim açısından hem hukuki hem de etik bir zorunluluktur.

İcra takibi masraf ve zaman gerektiren bir süreçtir. Özellikle küçük tutarlarda, uzlaşma yolunu önce denemek her iki taraf için de daha verimli olabilir. Bununla birlikte uzlaşmayı mümkün kılan zemin, tarafların rakamlar üzerinde anlaşmasıdır; ve bunun için hesabın doğru yapılmış olması şarttır. Hukuki sürecin tüm adımlarını öğrenerek hem ihtar hem de icra aşamasında daha hazırlıklı olabilirsiniz.

Dikkat: Gecikme tazminatı hesabında ay sayısını hesaplarken, ödeme günü dahil mi yoksa hariç mi tutulduğuna dikkat edin. Genel uygulama, vade tarihinin ertesi gününden ödeme tarihine kadar geçen tam ay sayısının esas alınmasıdır. Kısmi aylar için uygulamanın nasıl yapılacağı yönetim planında veya yönetim kurulu kararında açıkça belirtilmemişse, konuyu bir hukuk danışmanıyla netleştirmenizi öneririz. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

Gecikme Tazminatı ile Gecikme Faizi Arasındaki Fark

Aidat gecikme tazminatı ve gecikme faizi arasındaki fark - karşılaştırma görseli

Aidat gecikme tazminatı ile gecikme faizi kavramları zaman zaman birbiriyle karıştırılmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen gecikme faizi (temerrüt faizi), genel borç ilişkilerinde uygulanır ve Merkez Bankası tarafından dönemsel olarak belirlenen referans faiz oranlarına bağlıdır. Kat mülkiyeti ilişkilerinde ise özel bir kanun olan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uygulanır ve bu kanun gecikme için kendine özgü "gecikme tazminatı" kavramını getirmiştir.

Aylık %5 oranı sabit ve önceden bilinendir; enflasyon, Merkez Bankası kararları veya diğer ekonomik gelişmelerle değişmez. Bu durum, hesap yapılabilirlik açısından avantaj sağlar: hem yönetici hem de kat maliki borcun nasıl büyüdüğünü önceden öngörebilir. Genel gecikme faizinde ise oran değişkendir ve belirli dönemlerde %5'in çok üstüne çıkabilir ya da çok altında kalabilir.

Bu ayrım, pratik açıdan önemlidir çünkü icra takibinde hangi yasal dayanağa göre talepte bulunduğunuzu ve hangi oranı uyguladığınızı doğru belirtmeniz gerekir. Yanlış yasal dayanak veya yanlış oran, icra sürecinde itirazın önünü açar ve alacağınızın azalmasına ya da sürecin uzamasına yol açabilir. Hukuki belgeleri hazırlarken bu ayrımı titizlikle gözetmeniz önerilir.

Özetle: Kat mülkiyeti ilişkisinde aidat gecikmesi için Kat Mülkiyeti Kanunu'nun özel düzenlemesi geçerlidir. Genel temerrüt faizine değil, kanunun öngördüğü aylık %5 gecikme tazminatına dayanılmalıdır. Bu iki kavramı karıştırmak, hem hesap hatalarına hem de hukuki açmazlara zemin hazırlayabilir. İcra dilekçesi veya dava arzuhali hazırlarken bu nitelendirmeyi doğru yapmak, sürecin başından itibaren sağlam bir zemin üzerinde yürümesini sağlar.

Yöneticinin Sorumluluğu: Takip Etmezse Ne Olur?

Apartman yöneticisinin aidat takip sorumluluğu ve ihmal riski görseli

Kat Mülkiyeti Kanunu, yöneticiye geniş yetkiler tanırken aynı zamanda ciddi sorumluluklar da yükler. Yönetici, geciken aidatları takip etmek, ihtar göndermek ve gerektiğinde icra yoluna başvurmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen yönetici, kat malikleri kurulunda hesap vermek zorunda kalabilir; hatta ağır ihmal durumunda tazminat talepleriyle karşılaşabilir.

Uygulamada yöneticilerin bu konuda iki yanlış eğilim sergilediği görülmektedir. Bir kısmı gecikmeleri kayıt altına almakta ancak "ilişkiyi bozmamak" gerekçesiyle hukuki yola başvurmaktan kaçınmaktadır. Diğer bir kısmı ise takibi yetersiz belgelemekte, ilerleyen süreçte hangi aylara ait kaç TL gecikme tazminatının hak edildiğini ispat edememektedir. Her iki durum da yönetimin zararına sonuçlanır; üstelik diğer kat maliklerinin haklarına da dolaylı zarar verir.

Bu noktada dijital bir aidat takip sistemi kullanmanın pratik değeri ortaya çıkar. Her kat malikinin ödeme tarihlerini, gecikme gün sayılarını ve hesaplanan tazminat tutarlarını merkezi ve tarihli biçimde kaydeden bir yazılım, hem yöneticinin savunmasını güçlendirir hem de olası hukuki süreçlerde doğrudan delil niteliği taşıyabilecek belgeler üretir. Apartman yönetim programı hakkındaki içeriğimizde bu konuyu daha ayrıntılı ele almaktayız.

Yöneticinin bireysel performansı değerlendirilirken, yıllık olağan kat malikleri kurulu toplantısında hesap ve belge sunumu kritik bir andır. Gecikmiş aidatları, yapılan tahsilat girişimlerini ve sonuçlarını raporlanamayan yönetici, kurulun güvenini kaybetme riskiyle yüz yüze gelir. Düzenli raporlama ve şeffaf kayıt tutma, yöneticinin hem güvenilirliğini korur hem de olası itirazlara karşı sağlam bir zemin oluşturur.

Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınma Yolları

Aidat gecikme tazminatı hesabında yapılan hatalar ve doğru yöntemler görseli

Yöneticilerin ve kat maliklerinin aidat gecikme tazminatı süreçlerinde en sık düştüğü hatalar belirli kalıplar etrafında toplanmaktadır. Bu hataları önceden bilmek, hem zaman kaybını hem de hukuki riskleri azaltır.

Birinci yaygın hata, gecikme süresinin yanlış hesaplanmasıdır. Bazı yöneticiler gecikme başlangıcını vade tarihinin bir veya iki hafta sonrası olarak almaktadır; oysa kanun açıkça "ödeme günü geçtikten sonra" der. Vade tarihi 15 Mayıs ise 16 Mayıs'tan itibaren tazminat işlemeye başlar. Bu hatayı yapmak, tahsil edilebilecek tazminatın eksik hesaplanmasına yol açar ve yönetim aleyhine bir hak kaybı doğurur.

İkinci hata, kısmi ödemelerin tazminata yansıtılmamasıdır. Kat maliki toplam borcun bir kısmını ödüyorsa, önce tazminata mı yoksa asıl borca mı mahsup edileceği konusunda belirsizlik yaşanabilir. Genel uygulama, ödemenin önce tazminata, ardından asıl borca sayılması yönündedir; ancak bu konuyu yönetim planında açıkça belirtmek yöneticiyi daha güvenli bir konuma taşır.

Üçüncü hata, ihtar tarihinin esas alınmasıdır. Bazı yöneticiler ihtar gönderilmeden önce tazminat hakkının doğmadığını düşünmektedir. Bu yanlış bir algıdır; tazminat, ihtardan bağımsız olarak vade tarihinin geçmesiyle kendiliğinden başlar. İhtar, hakkın doğumu için değil, ispat ve bildirim için önem taşır.

Son olarak, hesapların düzensiz tutulması ciddi sonuçlar doğurabilir. İcra takibinde yıllara yayılan gecikme hesaplarını tek tek sunmak zorunda kalan bir yönetici, belgesi olmayan aylara ait tazminat taleplerini ispat edemeyebilir. Düzenli kayıt ve periyodik hesap özetleri oluşturmak bu riski ortadan kaldırır. Aidat hesaplama yöntemleri hakkındaki yazımız, temel kavramları pekiştirmenize yardımcı olacaktır.

Sık Sorulan Sorular

Aidat gecikme faizi ve tazminatı hakkında sık sorulan sorular görseli
Aidat gecikme tazminatı hangi tarihten itibaren işlemeye başlar?
Gecikme tazminatı, yönetim planında belirtilen vade tarihinin ertesi gününden itibaren kendiliğinden işlemeye başlar. Önceden ihtar, bildirim veya başka bir işlem yapılması gerekmez. Vade tarihi yönetim planında belirlenmemişse, kat malikleri kurulunun belirlediği tarih esas alınır. Hem yöneticiler hem de kat malikleri bu başlangıç noktasına dikkat etmelidir; zira gecikme süresi uzadıkça tazminat birikimi de orantılı olarak artar.
Aylık %5 oranı değişebilir mi? Kimler farklı oran uygulayabilir?
Aylık %5, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun belirlediği yasal minimumu temsil eder. Kat malikleri kurulu, oybirliğiyle aldığı kararla yönetim planını değiştirerek daha yüksek bir oran belirleyebilir. Kanundaki oranın altına inmek mümkün değildir; böyle bir yönetim planı hükmü geçersiz sayılır. Merkez Bankası faiz kararları bu oranı etkilemez; oran kanunla sabitlenmiştir ve ekonomik koşullara göre otomatik olarak güncellenmez.
Borçlu kat maliki kısmi ödeme yaparsa tazminat nasıl hesaplanır?
Kısmi ödemelerde genel uygulama, ödemenin önce gecikme tazminatına, ardından asıl aidat borcuna sayılması yönündedir. Bu yaklaşım, alacaklı (site yönetimi) açısından daha koruyucudur. Yönetim planınızda bu konuda açık bir hüküm varsa o hüküm uygulanır; yoksa yönetim kurulunun bir kararla benimsediği sıralama geçerli olur. Kısmi ödemelerde kayıt düzeni özellikle kritik hale gelir; hangi tutarın neye sayıldığı açıkça belgelenmelidir.
İcra takibinde gecikme tazminatını ispat etmek için hangi belgeler gerekli?
İcra takibinde tazminat talebini desteklemek için vade tarihlerini gösteren yönetim planı, ödeme takvimi, tahsilat kayıtları ve varsa ihtar tebligatı gereklidir. Dijital aidat takip sistemlerinin ürettiği tarih damgalı raporlar, ispat değeri yüksek belgeler arasında yer alır. Eksik kayıt, karşı tarafın itirazına kapı aralamaktadır. Bu nedenle yöneticilerin her ödeme ve gecikmeyi sistematik biçimde kaydetmesi ve dönemsel özetler oluşturması büyük önem taşır.

Aidat gecikme tazminatını doğru hesaplamak, kayıt altında tutmak ve zamanında takip etmek site yönetiminin en kritik görevlerinden biridir. Site Yönetimi aidat takip programı ile kat maliklerinin ödeme durumunu anlık izleyebilir, gecikme tazminatlarını otomatik hesaplayabilir ve hukuki süreci destekleyen belgeleri kolayca oluşturabilirsiniz. Deneme için kayıt gerekmez.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön

Warning: PHP Request Shutdown: Write failed: Disk quota exceeded (122) in Unknown on line 0

Warning: PHP Request Shutdown: Failed to write session data (files). Please verify that the current setting of session.save_path is correct (/home/siteyonetimi/public_html/storage/sessions) in Unknown on line 0