Site Yönetimi

Aidat Makbuzu ve Dekont Kaydı Nasıl Düzenli Tutulur?

Aidat makbuzu ve dekont kaydı yönetimi; apartman yöneticilerinin en çok zorlandığı konuların başında gelir. Doğru arşivleme yöntemi, hukuki güvence ve zaman tasarrufu sağlar.

Aidat Makbuzu ve Dekont Kaydı Nasıl Düzenli Tutulur?

Aidat makbuzu ve dekont kaydı nasıl düzenli tutulur? Kısaca: her ödemeyi tarih ve daire numarasıyla etiketleyerek hem fiziksel hem dijital ortamda çift yönlü arşivlemek, en güvenilir ve yasal açıdan en savunulabilir yöntemdir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında yöneticinin tutması gereken bu belgeler, olası anlaşmazlıklarda temel delil niteliği taşır.

Aidat Makbuzu Nedir ve Yasal Dayanağı Nedir?

Aidat makbuzu yasal dayanağı ve kat mülkiyeti kanunu belgesi görseli

Aidat makbuzu, bir kat malikinin ortak gider payını ödediğini kanıtlayan resmi belgedir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi, kat maliklerinin kapıcı ücreti, temizlik, aydınlatma, ısıtma ve onarım gibi ortak giderlere arsa payları oranında ya da eşit biçimde katılmakla yükümlü olduğunu açıkça düzenler. Bu yükümlülüğün yerine getirildiğini ispat edecek belge ise makbuz ya da banka dekontu olarak karşımıza çıkar.

Uygulamada iki tür ödeme belgesi sıklıkla kullanılır: apartman yöneticisi tarafından imzalanan el yazılı veya basılı makbuz ile bankadan yapılan EFT/havale dekontları. Her ikisi de hukuki açıdan geçerli olmakla birlikte, üzerinde ödeme tarihi, ödenen tutar, hangi döneme ait olduğu ve daire numarası gibi bilgilerin eksiksiz bulunması zorunludur. Aksi hâlde belge, icra veya mahkeme sürecinde delil olarak kabul edilmeyebilir.

Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre yönetici, aylık gelir-gider tablosunu ve buna ilişkin belgeleri beş yıl boyunca saklamak zorundadır. Bu süre, olası bir anlaşmazlıkta tarafların haklarını koruyabilmesi için belirlenen asgari süredir. Bazı uzmanlara göre ticaret hukukunun on yıllık saklama zorunluluğu da bu belgeler için emsal teşkil edebileceğinden, on yıllık arşiv tutmak daha ihtiyatlı bir yaklaşımdır.

Son olarak şunu vurgulamak gerekir: yönetici, her ödeme için kat malikine makbuz vermekle yükümlüdür. Bu görev yerine getirilmezse kat maliki, yöneticiden makbuz talep edebilir; makbuz verilmemesi ilerleyen dönemde yöneticinin güvenilirliğini sorgulayan bir zemin oluşturabilir. Dolayısıyla aidat makbuzu düzenlemek, salt bir formalite değil; tarafları koruyan temel bir pratiktir.

Makbuz Kaydında Bulunması Gereken Zorunlu Bilgiler

Aidat makbuzu zorunlu bilgiler ve doldurulması gereken alanlar görseli

Bir aidat makbuzunun geçerli ve işlevsel sayılabilmesi için üzerinde bulunması gereken bilgilerin eksiksiz olması gerekir. Eksik bir makbuz, ilerleyen dönemde hem kat malikinin hem de yöneticinin aleyhine dönebilir. Bu nedenle her makbuzu düzenlerken şu unsurları kontrol listesi gibi değerlendirmek büyük kolaylık sağlar.

Makbuzda yer alması gereken temel unsurlar şöyle sıralanabilir:

  • Ödeme tarihi: Gün, ay ve yıl olarak tam tarihin yazılması gerekir.
  • Kat maliki adı ve daire numarası: Ödemeyi yapanın kimliği net olmalıdır.
  • Ödeme dönemi: Hangi aya veya döneme ait olduğu açıkça belirtilmelidir.
  • Tutar: Rakam ve yazıyla birlikte; TL cinsinden gösterilmelidir.
  • Ödeme türü: Nakit, EFT, havale veya kredi kartı ayrımı yapılmalıdır.
  • Yönetici imzası veya site mührü: Belgeyi resmiyet kazandıran unsurdur.
  • Sıra numarası veya makbuz numarası: Arşivlemede kilit rol oynar.

Özellikle banka üzerinden yapılan ödemelerde kat malikinin açıklama kısmına "Daire No + Dönem" bilgisini yazması, yöneticinin dekont kaydı tutmasını büyük ölçüde kolaylaştırır. "Aidat - Daire 12 - Temmuz 2026" gibi bir açıklama, hem gönderici hem de alıcı tarafında netlik sağlar ve olası karışıklıkların önüne geçer.

Toplu konutlarda veya büyük sitelerde yöneticinin elle makbuz düzenlemesi yerine, numaralandırılmış koçanlı makbuz defterleri kullanması da yaygın bir uygulamadır. Bu defterlerde asıl ve kopya sayfalar yer alır; asıl kat malikine verilirken kopya yöneticide kalır. Bu yöntem hem pratik hem de arşivleme açısından güçlü bir çözümdür. Koçanlı defterde her sayfaya makbuz numarası sıralı olarak basılıdır; bu da kötü niyetli silme veya değiştirme girişimlerini önler.

Makbuz üzerinde yer alan bilgilerin okunaksız ya da silinebilir mürekkeple yazılmaması da önemlidir. Kurşun kalem veya termal kağıt üzerine yazılan bilgiler zamanla silinebilir. Bu nedenle kalıcı mürekkepli kalem kullanmak ya da bilgisayar çıktısı makbuz tercih etmek, uzun vadeli güvenliği artırır.

Fiziksel Arşivleme: Kağıt Tabanlı Sistemin Doğru Kurulumu

Fiziksel aidat makbuzu arşivleme sistemi klasörlü dosyalama görseli

Dijital çözümler ne kadar yaygınlaşsa da kağıt tabanlı fiziksel arşivleme hâlâ birçok apartman yönetiminin bel kemiğini oluşturur. Özellikle küçük ölçekli binalarda veya teknolojiyle arası iyi olmayan yöneticilerde fiziksel sistem vazgeçilmezdir. Ancak "bir çekmecede birikiyor" mantığıyla değil; sistematik bir düzenle kurulmuş olması şarttır.

En verimli fiziksel arşivleme yöntemi, yıllık klasörler oluşturmak ve her klasörü aylara göre bölmektir. Örneğin "2026 Yılı Aidat Makbuzları" adlı bir klasörün içinde Ocak'tan Aralık'a kadar 12 sekme bulunur. Her sekmenin altında ilgili aya ait makbuzlar daire numarasına göre sıralanır. Bu düzende herhangi bir makbuzu bulmak dakikalar değil, saniyeler sürer.

Fiziksel arşivde dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, makbuzların solmamasıdır. Termal kâğıda yazılı banka dekontları zamanla okunaksız hâle gelebilir. Bu nedenle termal dekontların fotokopisi alınarak asıllarıyla birlikte saklanması ya da taranarak dijital yedek oluşturulması önerilir. Termal baskı üç ila beş yıl içinde tamamen silinebilir; bu durum özellikle uzun vadeli saklama söz konusu olduğunda ciddi bir risk oluşturur.

Fiziksel arşivin tutulduğu ortam da önem taşır. Nem, ısı ve doğrudan güneş ışığından uzak, kilitli bir dolap veya oda tercih edilmelidir. Yangın veya su baskını gibi afetlere karşı kritik belgeler için yangına dayanıklı bir kasa kullanmak, özellikle uzun dönem arşivleri için akıllıca bir yatırımdır. Bazı büyük siteler bu amaçla müstakil bir evrak odası bile tahsis etmektedir; bu yaklaşım hem güvenliği hem de düzeni artırır.

Dijital Arşivleme: Taranan Belgeler ve Elektronik Tablolar

Dijital aidat dekont kaydı elektronik tablo ve tarama arşivleme görseli

Fiziksel arşivin bir adım ötesi olan dijital arşivleme, günümüzde her ölçekteki apartman yöneticisi için erişilebilir hâle gelmiştir. Bir akıllı telefon kamerası veya tarayıcı ile saniyeler içinde oluşturulan PDF belgeler, bulut depolama servislerine yüklenerek hem güvenli hem de her yerden erişilebilir bir arşiv oluşturur.

Dijital arşivlemenin temel adımları şunlardır: Önce her makbuz veya dekont taranır ya da fotoğraflanır. Dosya adı, "2026-07_Daire12_Aidat" gibi tarih-daire-tür formatında standart bir şekilde verilir. Ardından belgeler yıl bazında ayrılmış klasörlere yerleştirilir ve Google Drive, OneDrive veya benzeri bir bulut platformuna yüklenir. Bulut yedeklemesi sayesinde yerel cihaz arızalanmış olsa dahi belgelere erişim sağlanabilir.

Elektronik tablo (Excel veya Google Sheets) kullanımı da dijital arşivlemenin ayrılmaz bir parçasıdır. Her daire için ayrı bir satır oluşturulan, aylara göre sütunlara bölünmüş bir tablo; kimin ne zaman ödeme yaptığını, gecikme olup olmadığını ve bakiye durumunu anlık olarak görmeyi sağlar. Apartman aidatının nasıl hesaplandığını anlatan rehberimizde bu tablonun nasıl kurulacağına dair adım adım örnekler bulunmaktadır.

Öte yandan, dijital kayıtların güvenliği de göz ardı edilmemelidir. Hassas kişisel verileri barındıran bu belgeler için şifre korumalı klasörler oluşturmak ya da erişim izinlerini yalnızca yetkili kişilerle sınırlandırmak, KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) kapsamında da önem taşır. Kat maliklerinin mali bilgilerini içeren belgeler, üçüncü şahıslarla paylaşılmamalıdır. Bulut servisinin iki faktörlü kimlik doğrulama özelliğinin aktif edilmesi ise ekstra bir güvenlik katmanı sağlar.

Banka Dekontlarının Eşleştirilmesi ve Takibi

Banka dekontu eşleştirme ve aidat takip sistemi görseli

Kat malikleri giderek artan oranda aidatlarını banka havalesi veya EFT yoluyla ödemektedir. Bu durum yönetici için pratik olmakla birlikte, banka hesabına gelen her transferin doğru daire ve döneme eşleştirilmesini zorunlu kılar. Eşleştirme yapılmadan biriken dekontlar, zamanla "kim ne ödedi, hangi aya ait?" sorusunun yanıtsız kalmasına yol açar.

Banka ekstresinin düzenli aralıklarla — tercihen her ayın ilk haftasında — indirilmesi ve elektronik tabloya aktarılması, bu riski büyük ölçüde bertaraf eder. Her satır için daire numarası, dönem ve tutar eşleştirmesi yapılır; eşleşme sağlanamayan transferler için ilgili kat malikine ulaşılarak açıklama talep edilir.

Bazı kat malikleri havale yaparken açıklama kısmını boş bırakır ya da yalnızca "aidat" yazar. Bu durumda yöneticinin tutarlı bir eşleştirme yapabilmesi güçleşir. Çözüm olarak yönetici, tüm kat maliklerine yazılı bir bildirim göndererek "havale açıklamasına daire numarası ve dönem yazılması" kuralını hatırlatabilir. Bu tek adım, aylık muhasebe sürecini ciddi ölçüde hızlandırır ve yanlış eşleştirme riskini neredeyse sıfıra indirir.

Aynı döneme ait birden fazla ödeme geldiği durumlar da dikkat gerektirir. Örneğin bir kat maliki bir ayda iki parçalı ödeme yapmışsa, her iki dekontu da aynı daire ve döneme eşleştirip toplamanız gerekir. Gerekirse kat malikine tek seferlik ödeme yapmasını önerebilirsiniz; bu hem takibi kolaylaştırır hem de yanlış eşleştirme riskini azaltır. Kısmi ödemelerin ayrı satırlarda kaydedilmesi, ilerideki mutabakatlarda büyük kolaylık sağlar.

Gecikme ve Borç Takibi: Yasal Süreç Öncesi Kayıt Tutmanın Önemi

Aidat gecikme borç takibi ve yasal süreç öncesi kayıt tutma görseli

Aidat makbuzu ve dekont kaydının en kritik işlevlerinden biri, gecikme ve borç takibini mümkün kılmasıdır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca, aidatını zamanında ödemeyen kat malikine aylık yüzde beş gecikme tazminatı uygulanır. Bu tazminatın doğru hesaplanabilmesi için ödemenin hangi gün yapıldığının kesin olarak bilinmesi gerekir; bu da düzenli kayıt tutmayı zorunlu kılar.

Borcun tespit edildiği anda yöneticinin atacağı ilk adım, yazılı bir ihtar göndermektir. İhtar; borcun miktarını, hangi döneme ait olduğunu, gecikme tazminatı tutarını ve ödeme için tanınan süreyi içermelidir. Bu ihtar, noterde düzenlenmek zorunda değildir; noter kanalıyla gönderilmesi ise kesin tarih ve tebliğ belgesi açısından avantaj sağlar. Aidat ödemeyen kat malikine karşı yasal yollar hakkında hazırladığımız rehber, bu sürecin adımlarını ayrıntılı biçimde ele almaktadır.

İhtar sonucunda borcun ödenmemesi hâlinde yönetici, icra yoluna başvurabilir. İcra sürecinde sunulacak en güçlü delil, düzenli tutulmuş makbuz ve dekont kayıtlarıdır. Hangi ayların ödenmediğini, hangi tutarların gecikme tazminatına tabi olduğunu gösteren eksiksiz bir kayıt sistemi, icra takibini hızlandırır ve olası itirazlara karşı yöneticiyi güçlü bir konuma taşır.

Öte yandan yöneticinin kendi güvenliği açısından da kayıt tutmak elzem bir alışkanlıktır. Kat maliki "ödedim" iddiasında bulunduğunda makbuzu ibraz etmek yöneticinin yükümlülüğüdür; makbuz yoksa ispat yükü belirsizleşir. Bu nedenle hiçbir ödemeyi "hafızaya" bırakmadan anında kaydetmek, yöneticinin en temel güvencesidir. Geçmişte yaşanmış "ödedim, makbuz vermedin" anlaşmazlıkları, sistematik kayıt tutmanın ne denli hayati olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Önemli Uyarı: Aylık yüzde beş gecikme tazminatı, yalnızca aidat borcu için geçerlidir; yöneticinin ayrıca kat malikini mahkemeye verme kararı alması hâlinde mahkeme masrafları, vekâlet ücreti ve avukatlık giderleri eklenebilir. Bu bilgiler genel bilgilendirme niteliğindedir; hukuki süreçler için mutlaka bir avukattan destek alınız.

Aylık Mutabakat: Makbuzları Gelir-Gider Tablosuyla Karşılaştırma

Aylık aidat mutabakatı gelir gider tablosu karşılaştırması görseli

Makbuz ve dekontları kaydetmek tek başına yeterli değildir; bu kayıtların aylık gelir-gider tablosuyla düzenli olarak mutabık kılınması gerekir. Mutabakat, bankada görünen toplam tahsilât ile makbuzlara yansıyan tahsilâtın birbiriyle örtüşüp örtüşmediğini kontrol etme işlemidir. Bu adım, olası hesap hatalarını ya da kasıtsız kayıtları erken aşamada yakalamanın en etkili yoludur.

Aylık mutabakatın adımları sırasıyla şöyle işler: İlk olarak banka ekstresinden o aya ait tüm aidat tahsilâtları toplanır. Ardından aynı döneme ait makbuz ve dekont kayıtlarının toplamı hesaplanır. İki rakam birbirine eşitse sistem sağlıklı çalışıyordur. Eşleşmezse fark tespit edilerek eksik veya hatalı kayıt düzeltilir. Bu işlem ayda bir yapıldığında küçük hatalar büyümeden giderilir; yılsonunda "nerede yanlış gitti?" sorusuyla vakit kaybedilmez.

Mutabakatın yazılı kayıt altına alınması da önemlidir. Her ay için kısa bir "Mutabakat Notu" tutmak — hangi tarihte yapıldığını, toplam tahsilât rakamını ve varsa not edilen farklılıkları içeren bir sayfa — yöneticinin performansını şeffaf biçimde ortaya koyar. Bu notlar, yıllık kat malikleri toplantısında hesap verirken büyük kolaylık sağlar.

Mutabakat sırasında sıkça karşılaşılan durumlardan biri, bir kat malikinin önceki aya ait borcu sonraki ayda ödemesidir. Bu durumu kayıtlarda net biçimde göstermek gerekir: ödeme tarihi, ilgili olduğu dönem ve gecikme tazminatının ayrı satırlarda yer alması, hem şeffaflık hem de izlenebilirlik açısından doğru yaklaşımdır. Aynı şekilde peşin yıllık ödemeler de aylara bölünerek kayıt altına alınmalı; her ay için ayrı satır oluşturulmalıdır.

Dijital Aidat Takip Programları: Neden Gereklidir?

Dijital aidat takip programı dashboard ve ödeme durumu izleme görseli

Makbuz ve dekont kaydını manuel yöntemlerle yönetmek, özellikle 20 daireden büyük sitelerde zaman alıcı ve hata riskini artıran bir yük hâline gelebilir. Bu noktada dijital aidat takip programları devreye girer. Bu programlar; ödeme kaydı, makbuz üretimi, gecikme tazminatı hesabı ve raporlama gibi adımları tek bir platform üzerinde otomatikleştirir.

İyi bir aidat takip programının sunması gereken temel özellikler şöyle özetlenebilir: daire bazında ödeme geçmişi görüntüleme, otomatik makbuz ve dekont üretimi, e-posta veya SMS ile ödeme hatırlatıcısı, gecikme tazminatının otomatik hesaplanması, gelir-gider raporu ve yıllık özet çıktısı. Bu özellikler bir arada kullanıldığında yöneticinin aylık süreci saatlerden dakikalara iner.

Aidat takip programı kullanmak, aynı zamanda kat maliklerine güven verir. Çünkü şeffaf bir sistem, isteyen her kat malikinin kendi ödeme geçmişini görmesine olanak tanır. Bu şeffaflık, yönetici ile kat malikleri arasındaki güveni pekiştirir ve gereksiz tartışmaların önüne geçer.

Bütçe kaygısı taşıyan küçük apartman yönetimleri için de uygun fiyatlı ya da ücretsiz dijital çözümler mevcuttur. Hatta Google Sheets tabanlı basit bir şablon bile, doğru kurulduğunda onlarca daireli bir sitenin aidat takibini karşılayabilir. Önemli olan, hangi aracı seçtiğinizden bağımsız olarak sistemi tutarlı biçimde kullanmaktır. Düzensiz ya da yarım bırakılmış bir dijital sistem, kağıt kaotik sistemden çok daha yanıltıcı olabilir.

Arşivleme Süresi ve Belge Yönetiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Aidat belgesi arşivleme süresi ve belge yönetimi görseli

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, yöneticinin belgeleri beş yıl süreyle saklamasını zorunlu kılmaktadır. Bu süre, çoğu hukuki anlaşmazlığın çözüme kavuştuğu zaman dilimiyle örtüşür. Ancak uygulamada pek çok hukukçu, özellikle büyük tutarları kapsayan belgeler söz konusu olduğunda on yıllık saklama süresini tavsiye etmektedir.

Belge yönetiminde dikkat edilmesi gereken bir diğer konu, yönetici değişikliğidir. Yönetici değiştiğinde tüm makbuz, dekont ve muhasebe kayıtlarının eksiksiz biçimde yeni yöneticiye devredilmesi gerekir. Bu devir işleminin tutanağa bağlanması, hem eski hem de yeni yöneticiyi olası iddialara karşı korur. Tutanakta hangi yılların arşivlerinin teslim edildiği, eksik varsa bunların neden eksik olduğu ve teslim tarihi açıkça yer almalıdır.

Belge imhasında da dikkatli olunmalıdır. Saklama süresi dolan belgeler rastgele çöpe atılmamalı; kişisel veri içerdikleri için kâğıt kırpma makinesiyle imha edilmeli ya da belge imha hizmeti veren firmalara teslim edilmelidir. KVKK kapsamında kişisel verilerin güvenli biçimde imhası yasal bir zorunluluktur.

Arşivleme sürecinde son olarak şunu hatırlatmak gerekir: Apartman muhasebe programı kullanan sitelerde dijital arşiv otomatik olarak oluşturulur ve belge silme işlemleri yetki gerektiren adımlarla korunur. Bu da hem yasal güvence hem de veri güvenliği açısından manuel sisteme kıyasla önemli bir avantajdır. Dijital sistemlerde her işlem tarih damgası ile kaydedildiğinden, "bu belge kim tarafından, ne zaman eklendi?" gibi soruların yanıtı her zaman hazırdır.

Pratik Karşılaştırma: Fiziksel ve Dijital Arşivleme

Fiziksel ve dijital aidat arşivleme yöntemi karşılaştırması görseli

Hangi arşivleme yönteminin daha uygun olduğunu belirlemek, büyük ölçüde sitenizin büyüklüğüne, yöneticinin dijital okuryazarlığına ve mevcut kaynaklara bağlıdır. Aşağıdaki tablo iki yöntemi temel kriterler açısından karşılaştırmaktadır:

Kriter Fiziksel Arşivleme Dijital Arşivleme
Başlangıç maliyeti Düşük (klasör, dosya) Orta (yazılım veya uygulama)
Erişim kolaylığı Fiziksel mekânda sınırlı Her yerden erişilebilir
Arama hızı Manuel, zaman alır Anında, anahtar kelimeyle
Yedekleme güvenliği Tek kopya, risk yüksek Çoklu bulut yedeği
Termal solma riski Yüksek (3-5 yılda silinir) Risk yok (dijital kopya)
Yönetici değişiminde devir Fiziksel teslim gerekir Yetki devriyle anlık
Yasal geçerlilik Tam (imzalı makbuz) Tam (e-imza veya tarama)
İdeal kullanım 10 daire altı siteler Her ölçek, özellikle büyük siteler

Bu tablodan görüleceği üzere, iki yöntemin birbirini tamamlayan biçimde kullanılması en güçlü çözümü sunar. Makbuzları fiziksel olarak dosyalarken tarayarak dijital yedek oluşturmak; hem yasal zorunluluğu karşılar hem de olası kayıplara karşı güvence sağlar.

Büyük ölçekli sitelerde ise dijital çözümler neredeyse zorunlu hâle gelmiştir. Apartman yönetim programı kullanımı, makbuz düzenleme ve arşivlemeyi otomatikleştirerek yöneticinin enerjisini asıl sorunlara yoğunlaştırmasına olanak tanır. Manuel hata oranını sıfıra yaklaştıran bu sistemler, özellikle 50 daire üzeri sitelerde aylık saatlerce tasarruf sağlayabilir.

Sonuç olarak en önemli kural şudur: hangi sistemi seçerseniz seçin, tutarlı ve eksiksiz kullanım her şeyin önüne geçer. Yarım uygulanmış mükemmel bir sistem, tam uygulanmış basit bir sistemden her zaman daha az değerlidir. Aidat makbuzu ve dekont kaydında düzenlilik; zaman, emek ve hukuki güvence açısından kendini her zaman geri öder.

Sık Sorulan Sorular

Aidat makbuzu ve dekont kaydı hakkında sık sorulan sorular görseli
Aidat makbuzunu kaybettim, yöneticiden tekrar alabilir miyim?
Evet, yönetici makbuz defteri veya kayıtlarına dayanarak kopya makbuz düzenleyebilir. Ancak bu kopya üzerine "KOPYA" ibaresi ve düzenleme tarihi yazılmalıdır. Dijital kayıt tutan yöneticiler bu talebi dakikalar içinde karşılayabilir. Koçanlı makbuz defteriyle çalışan yöneticilerde ise defterdeki kopya sayfası zaten bu amaca hizmet eder.
Banka havalesiyle ödeme yaptım, ayrıca makbuz almam gerekiyor mu?
Banka dekontu ödemenizin kanıtıdır; ancak yönetici ayrıca makbuz düzenlemek zorundadır. Pratikte pek çok yönetici banka dekontunu yeterli kabul etse de hukuki açıdan yöneticinin makbuz verme yükümlülüğü devam etmektedir. Dekontu mutlaka saklayın; üzerinde daire numaranız ve ödeme dönemi açıklama kısmında yer alıyorsa delil gücü çok daha yüksektir.
Yönetici makbuz vermiyorsa ne yapmalıyım?
Önce yöneticiye yazılı olarak — WhatsApp veya e-posta gibi kayıt altına alınmış bir kanaldan — makbuz talebi iletin. Yanıt gelmezse apartman veya site yönetim kuruluna bildirin. Sorun çözülmezse kat malikleri genel kurulunda gündeme taşıyabilir, gerekirse sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz. Bu durum yasal bir hak ihlali niteliği taşıdığından tüm yazışmaların belgelenmesi kritiktir. Hukuki adımlar için mutlaka bir avukattan destek alınız.
Aidat kayıtlarını dijital sistemde tutmak yasal mı?
Evet, dijital kayıtlar hukuken geçerlidir. Ancak asıl makbuz veya imzalı belgenin taranmış dijital kopyası ile birlikte, mümkünse fiziksel belgeler de en az beş yıl saklanmalıdır. Tamamen kâğıtsız bir sisteme geçmek mümkün olmakla birlikte, olası uyuşmazlıklarda imzalı fiziksel makbuzun delil gücü daha yüksektir. Dijital sistemlere geçerken bu dengeyi gözetmek önemlidir.

Aidat makbuzu ve dekont kaydını manuel tutmak zaman aldığında, işleri otomatikleştirmenin tam zamanıdır. SiteYönetim aidat takip programı ile her dairenin ödeme durumunu anlık görün, otomatik makbuz üretin ve gecikme tazminatlarını hata yapmadan hesaplayın. Aylık muhasebe sürecinizi saatlerden dakikalara indirin.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

SiteYönetim ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön