Apartman koridorunu, merdiven boşluğunu veya giriş holünü eşya, bisiklet, mobilya ya da kutularla kapatan komşuya karşı yapılacakların başında yazılı uyarı ve yönetici müdahalesi gelir. Sorun çözülmezse kat mülkiyeti mevzuatı, yangın güvenliği mevzuatı ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde idari şikayet ile sulh hukuk mahkemesine başvurma hakkınız bulunmaktadır. Bu makalede hem sakin hem de malik perspektifinden adım adım ne yapmanız gerektiğini, hangi aşamada hangi mercie gitmeniz gerektiğini ve süreci nasıl hızlandırabileceğinizi açıklıyoruz.
Neden Bu Kadar Ciddi Bir Sorun?

Apartman ortak alanları — giriş holü, koridor, merdiven sahanlıkları ve yangın merdiveni — yalnızca günlük geçiş için değil, olası bir yangın ya da afet anında tahliye yolları olarak da kritik işlev görür. Türkiye'de yangın güvenliği mevzuatı binalarda kaçış yollarının her zaman açık ve engelsiz tutulmasını şart koşar; bu yolların eşya, araç veya herhangi bir engelle kapatılması doğrudan can güvenliğini tehdit eder. Bu nedenle söz konusu davranış yalnızca komşuluk nezaketi meselesi değil, aynı zamanda yasal bir yükümlülüğün ihlalidir.
Kat mülkiyeti hukukunda ortak alanlar tüm bağımsız bölüm maliklerinin ve sakinlerinin ortaklaşa kullandığı, kimsenin tek başına tasarruf yetkisi bulunmayan alanlardır. Bir komşunuzun koridora bisiklet bırakması, merdiven sahanlığına kanepe sürmesi ya da kapı önüne koli istiflemesi bu hukuki çerçeveyi doğrudan ihlal eder. Sorunun hafife alınması başkalarının katlanmak zorunda kaldığı süregelen bir rahatsızlık yaratmanın yanı sıra, tahliye kanalını tıkayarak olası bir afette çok daha ağır sonuçlara yol açabilir.
Pratik hayatta bu sorunun çözüme kavuşturulmaması genellikle kişiden kişiye değişen hoşgörü eşikleri ve "nasılsa yönetici halleder" beklentisinden kaynaklanır. Oysa ortak alan ihlalleri için bekleme süresi uzadıkça komşunun davranışı alışkanlığa dönüşür ve müdahale giderek zorlaşır. Sorunu erken, doğru kanaldan ve belgeli biçimde ele almak hem sizin hem de diğer sakinlerin yararınadır.
Yaşadığınız rahatsızlığın meşru bir şikayet hakkına dayandığını bilmek, süreci çok daha sağlıklı yürütmenizi sağlar. Duygusal baskı ya da kapı önü tartışması yerine hukuki çerçeve içinde hareket etmek hem daha etkili hem de uzun vadede ilişkileri daha az tahrip eder. Şimdi bu çerçeveyi adım adım inceleyelim.
Hangi Alanlar "Ortak Alan" Sayılır?

Ortak alan kavramının sınırlarını netleştirmek, şikayetinizin hukuki zeminini doğru kurmanız açısından önemlidir. Kat Mülkiyeti Kanunu'nda bağımsız bölüm olmayan her şey ortak yer sayılır. Bu kapsamda giriş holleri, asansörler, merdiven boşlukları ve sahanlıklar, bodrum katı, çatı, bahçe, otopark alanları, yangın merdiveni, teknik hacimler ve su deposu gibi bölümler yer alır.
Öte yandan "bağımsız bölümün önündeki" alan meselesi zaman zaman kafa karıştırabilir. Dairenizin kapısından çıktığınızda ayağınızın altındaki sahanlık, ortak alana dahildir. Bu sahanlıkta bırakılan bir ayakkabılık ya da bisiklet, teknik olarak ortak alana el atmak anlamına gelir; yöneticinin müdahale yetkisi bu noktadan itibaren başlar. Dairenizin içi ise elbette yalnızca size ait özel alandır.
Bazı apartmanlarda kat planına göre belirli bir kat sakininin münhasıran kullandığı bir koridor ya da bölme bulunabilir. Bu tür özel kullanım alanları yönetim planında açıkça tanımlanmış olsa bile eşya depolama amacıyla kullanılması, diğer sakinlerin erişimini engelliyorsa ya da yangın tahliyesini güçleştiriyorsa yine şikayet konusu olabilir. Yönetim planı hükümleri belirleyici olmakla birlikte hiçbir koşulda yangın güvenliği kurallarının önüne geçemez.
Koridora, sahanlığa veya giriş holüne bırakılan her türlü eşya — bisiklet, çocuk arabası, koli, raf, mobilya, çöp torbası, ayakkabılık — ortak alan ihlali kapsamında değerlendirilebilir. Eşyanın büyüklüğü ya da ne kadar süredir orada durduğu, şikayetin hukuki ağırlığını değil bağlamını etkiler; ihlal birinci günden itibarıdır. Bu netlik, hakkınızı savunurken tereddüt etmemenizi sağlar.
İlk Adım: Sakin Olarak Nasıl Yaklaşmalısınız?

Hukuki haklarınızı bilmek ile bunları ilk adımda kullanmak farklı şeylerdir. Çoğu komşuluk sorunu, resmi bir şikayete gerek kalmaksızın nazik bir yüz yüze konuşmayla çözülebilir. Komşunuzun eşyayı bilerek ve kötü niyetle bırakmış olmayabileceğini; "birkaç günlük geçici" saydığı şeyin haftalara uzadığını fark etmemiş olabileceğini aklınızda bulundurun. Bu bakış açısıyla yapılan ilk görüşme çoğu zaman sorunun en kolay ve en kalıcı çözümünü getirir.
Yüz yüze konuşmak istemiyorsanız ya da daha önce deneyip sonuç almadıysanız ikinci seçenek yazılı bir nota veya kısa mesajdır. Mesajınızın tonu suçlayıcı değil bilgilendirici olmalı; eşyanın ortak alanda olduğunu, yangın güvenliği açısından sorun çıkarabileceğini ve kaldırılmasını beklediğinizi belirtmeniz yeterlidir. Bu yazışmayı saklayın; ileride yöneticiye ya da daha üst bir mercie başvurmanız gerekirse belgesel iz olarak işe yarar.
Komşuyla doğrudan iletişim kurmak istemiyorsanız veya sorunun tekrar ettiğini düşünüyorsanız doğrudan yöneticiye başvurabilirsiniz. Bu aşamada "şikayetçi olmak" yerine "bilgi vermek" çerçevesinde yaklaşmak, yöneticinin konuya daha çabuk sahip çıkmasını sağlar. Yöneticiye de yazılı — kısa bir mesaj ya da e-posta — bildirmek, sözlü aktarımdan daha etkili ve daha izlenebilirdir.
Özetle, yaklaşım sıralaması şöyle olmalıdır: önce nazik bireysel iletişim, ardından yazılı uyarı, ardından yönetici müdahalesi. Bu üç basamağı atlamak ve doğrudan şikayete geçmek hem gereksiz bir tırmanmaya yol açar hem de mahkeme sürecinde "uzlaşma yolunu denediniz mi?" sorusuna cevap vermenizi zorlaştırır. Belgeleyerek ve katmanlı ilerleyerek hem zaman kazanırsınız hem de hukuki zemininizi sağlamlaştırırsınız.
Yönetici Ne Yapabilir ve Ne Yapmalıdır?

Apartman yöneticisinin yetkisi kanundan kaynaklanır ve ortak alanların düzenli, güvenli ve işlevsel tutulması yöneticinin birincil sorumluluğu arasındadır. Ortak alanda eşya bırakma ihlaline karşı yöneticinin atacağı ilk adım, ilgili sakinle doğrudan iletişim kurmak ve durumu belgelemektir. Fotoğraf çekmek, tarih ve saati not etmek ile sakinle görüşmenin kayıt altına alınması bu belgelemenin temel unsurlarıdır.
Sözlü uyarıya rağmen eşya kaldırılmazsa yönetici yazılı ihtarname göndermekle yetkili ve yükümlüdür. Bu ihtarname tebliğ yoluyla ya da posta üzerinden elden verilebilir; mümkünse noter kanalını tercih etmek belgenin hukuki ağırlığını artırır. İhtarnamede eşyanın kaç gün içinde kaldırılması gerektiği net olarak belirtilmelidir. Süre verilmeden yapılan uyarılar pratikte daha az bağlayıcı olur.
Yazılı ihtara da uyulmazsa yöneticinin birkaç seçeneği vardır. Birincisi: kat maliklerini olağanüstü genel kurula çağırmak ve konuyu gündemin ilk maddesi olarak ele almak. Genel kurulun çoğunlukla aldığı karar, eşyanın belirli bir süre sonra yönetim tarafından kaldırılmasına zemin hazırlar. İkincisi: sulh hukuk mahkemesine başvurarak ortak alanın tahliyesini ve gerekirse tazminat talep etmek. Üçüncüsü: yangın güvenliği ihlali varsa ilgili itfaiye müdürlüğüne ya da belediye zabıtasına bildirimde bulunmak. Bu üç yol birbirini dışlamaz; eş zamanlı veya sırayla kullanılabilir.
Yönetici bu adımları atmaktan kaçınıyorsa ya da konuya yeterince önem vermiyorsa, sakin olarak kat malikleri kurulunu toplanmaya davet etme hakkınız bulunmaktadır. Genel kurulun toplantıya çağrılması için belirli bir oran üzerinde malik desteği aranır; yönetim planınız veya apartmanınızın kurulları bu konuda yol gösterici olacaktır. Bu mekanizmayı bilmek, yöneticinin pasif kalması durumunda çaresiz olmadığınızı gösterir. Aktif bir sakin ya da malik olarak süreci kendiniz de yönetebilirsiniz.
Dilekçe Şablonu: Yöneticiye Yazılı Başvuru

Yöneticiye yapılacak yazılı başvurunun uzun ve karmaşık olması gerekmez. Tarih, taraflar, sorunun açıklaması ve talep — bu dört unsuru içeren kısa bir metin yeterlidir. Aşağıdaki şablon hem sakin hem de malik için kullanılabilir; kendi durumunuza göre özelleştirin.
Tarih: [Tarih]
Konu: Ortak Alanda Eşya Bırakılması HakkındaSayın Apartman Yöneticisi,
[Adres] adresinde bulunan [Daire No] numaralı dairede ikamet etmekteyim. [Tarih/Tarih aralığı] itibarıyla binamızın [konum: koridor / merdiven sahanlığı / giriş holu] bölümünde [eşya türü: bisiklet / mobilya / koli / vb.] bulunmakta; bu durum diğer sakinlerin ve ziyaretçilerin geçişini engellemekte, yangın tahliyesi açısından risk oluşturmaktadır.
Söz konusu eşyanın en geç [süre] içinde ilgili daireden kaldırılması için gerekli uyarının yapılmasını ve konunun takip edilmesini talep etmekteyim. Sonuç hakkında bilgilendirilmek istiyorum.
Saygılarımla,
[Ad Soyad] — [Daire No]
[Telefon / E-posta]
Bu dilekçeyi yöneticiye e-posta ile iletirseniz gönderim tarih ve saati otomatik olarak kayıt altına alınır. Elden teslim edecekseniz yöneticiden tarih ve imzalı bir kopya almanızı öneririz. WhatsApp gibi anlık mesajlaşma uygulamaları da "bildirim kanıtı" işlevi görebilir; ancak resmi belge niteliği taşımaz.
Dilekçenizin etkili olması için somut ayrıntılar ekleyin: eşyanın tam konumu, ne zamandan beri orada durduğu ve günlük yaşamı nasıl etkilediği. Fotoğraf eklentisi dilekçeyi önemli ölçüde güçlendirir. Yöneticinin ilgisini çekecek bir ifade olarak yangın güvenliği boyutunu özellikle vurgulamanız, konunun salt estetik bir şikayet olmadığını netleştirir. Acil çıkış yollarının tıkalı olduğunu belirtmek, yöneticinin konuya öncelik vermesini sağlar.
Hukuki Dayanak: Hangi Kanunlara Dayanabilirsiniz?

Ortak alan ihlallerine ilişkin temel yasal çerçeve birkaç farklı kaynaktan beslenir. Kat Mülkiyeti Kanunu ortak yerlerin tüm paydaşlarca ortak kullanımını güvence altına alır; bir paydaşın diğerlerinin kullanımını kısıtlayan ya da ortak alanı münhasıran kullanan davranışı bu kanun kapsamında yasaktır. Kanun ayrıca kat maliklerine ve sakinlere binanın bakımına zarar verecek, tehlike doğuracak ya da diğerlerini rahatsız edecek her türlü eylemden kaçınma yükümlülüğü getirir.
Yangın güvenliği mevzuatı açısından değerlendirildiğinde, binaların tahliye yollarının her koşulda açık ve engelsiz tutulması yasal bir zorunluluktur. İtfaiye müdürlükleri bu konuda yerinde denetim yapma yetkisine sahip olup ihlal tespit edilmesi halinde idari işlem başlatabilirler. Yangın çıkışını ya da kaçış koridorunu kapatan eşya, olası bir acil durumda sakinin ya da tahliye görevlisinin can güvenliğini doğrudan tehdit ettiğinden bu mevzuat hükümleri özellikle ağır sonuçlar doğurabilir.
Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde ise komşuluk ilişkisinden doğan hak ve yükümlülükler incelenebilir. Bir kişinin haksız eylemi nedeniyle zarar gören diğer sakinler, bu kanundaki genel haksız fiil hükümleri çerçevesinde tazminat talep etme hakkına sahip olabilir; bu durum özellikle engellenen alanın bir iş yerine, sürekli kullanılan ortak bir mekana ya da yangın durumunda hayati önem taşıyan bir noktaya erişimi kesmesi halinde gündeme gelebilir. Hukuki yol açmadan önce yazılı uyarı ve yönetici müdahalesi gibi dostane çözüm yollarını denemiş olmanız, mahkemede iyi niyetinizi kanıtlamanıza yardımcı olur.
Hukuki süreç başlatmadan önce ortak alanı kapatan komşuya karşı hukuki süreç konusunda daha ayrıntılı bilgi edinmenizi öneririz. Avukatsız ilerlemek zaman kazandırabilir, ancak sulh hukuk mahkemesine başvurulacak ciddi durumlarda hukuki danışmanlık almak hem süreç kalitesini yükseltir hem de gereksiz masraftan korur.
Özel Durumlar: Kiracı mı, Malik mi?

Şikayet eden siz kiracıysanız yöneticiye doğrudan başvurma hakkınız bulunmaktadır. Kiracı sıfatıyla ortak alandan yararlanma hakkı kira sözleşmenizin kapsamına girer ve bu hakkı engelleyen her türlü davranışa karşı itiraz edebilirsiniz. Yönetici müdahalede bulunmazsa ev sahibinizi (malikini) durumdan haberdar etmenizi ve gerekirse yazılı olarak talep etmenizi öneririz; malik hem hukuki hem de mali sorumluluğa daha yakın konumdadır.
Şikayet eden siz malikseniz, olaya doğrudan müdahale etme ve dava açma gibi daha geniş bir hukuki araç setiniz bulunmaktadır. Öte yandan şikayeti yapan malik ve ihlalin kaynağı da bir malikse, kat mülkiyeti kanunundaki kat maliklerinin birbirlerine karşı yükümlülükleri çerçevesinde hem sulh hem de dava yoluna gidilebilir. Ortak alanda eşya bırakan kişi kiracıysa onun maliki de sorumlu tutulabilir; bu nedenle kiracının malikiyle iletişim kurmak süreci hızlandırabilir.
Eşyayı bırakan kişi bağımsız bölüm sakini değil bir ziyaretçi, taşeron ya da hizmet sağlayıcıysa durum biraz farklılaşır. Bu hâlde o kişiyi apartmana davet eden ya da hizmet aldığı bölümün sakini sorumlu tutulur. Tablo net olmadığında yöneticinin tespiti ve gerekirse güvenlik kamerası kayıtları belirleyici olabilir. Kameraya erişim yöneticinin sorumluluğunda olduğundan, yöneticiden bu konuda destek talep etmeniz yerinde olur.
Kiracının maliki veya yönetici harekete geçmiyorsa ve sorun ciddi boyuttaysa, kiracı olarak "yaşama hakkı" kapsamında kira bedeli indirimi ya da sözleşmeyi fesih talebiyle kiracı avukatına danışabilirsiniz. Bu yol nadir başvurulan ve son çare niteliğindeki bir seçenektir; fakat hakkın varlığını bilmek müzakere sürecinde güçlü bir kart olarak işlev görebilir. Sözleşme feshi için önce usule uygun ihtarname zorunludur; avukat desteği bu noktada çok değerli olur.
Site Yönetimi Platformu Bu Süreci Nasıl Kolaylaştırır?

Apartmanınız veya siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa ortak alan ihlallerine ilişkin şikayet ve talepleri doğrudan uygulama üzerinden iletebilirsiniz. Sistemin sağladığı en somut avantaj şikayetin tarih damgasıyla kayıt altına alınmasıdır; böylece "bize bildirilmedi" ya da "ne zaman söylediniz" tartışmaları ortadan kalkar. Yönetici şikayeti aldığında uygulama üzerinden bildirim gönderir; süreç tarafların hafızasına değil yazılı kayda dayanır.
Platform üzerinden yapılan şikayet bildirimleri yöneticinin takip listesine otomatik olarak düşer. Yönetici konuya ilişkin güncelleme eklediğinde sakin anında haberdar olur; telefon aramalarına, kapı önü konuşmalarına ve grup mesajlarına gerek kalmaz. Bu şeffaf iletişim yapısı hem şikayetin çözüme kavuşturulma hızını artırır hem de taraflar arasında gereksiz sürtüşmeleri azaltır. Yöneticiye sorun sahibini değil sorunu hatırlatmak, çok daha verimli bir etkileşim ortamı doğurur.
Yöneticiler açısından Platform, birden fazla aktif şikayeti öncelik sırasına göre yönetmeye ve geçmiş kayıtlara kolayca erişmeye imkan tanır. Ortak alan ihlali gibi süregelen bir sorun için yöneticinin oluşturduğu kayıt, ileriki dönemde yasal süreç başlatılması gerektiğinde mahkemeye sunulabilecek belgesel alt yapıyı da oluşturur. Dijital ortamda saklanan bu geçmişe ulaşmak, fiziksel dosyaları aramaktan çok daha hızlıdır.
Aidat ve borç takibi de aynı platform üzerinden yürütülür; sakinler finansal durumlarını şeffaf biçimde görebilir. Yönetim kurulunun aldığı kararlar sisteme işlendiğinde tüm sakinler bildirim alır. Apartman yönetiminde muhasebe kayıplarının önüne geçmek için de sistematik kayıt tutmak kritik önem taşır. Dijital bir yönetim altyapısı, hem gündelik sorunları hem de finansal süreçleri çok daha az enerjiyle ve çok daha az çatışmayla çözmenize olanak sağlar.
Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınılması Gerekenler

Ortak alan sorunlarında sakinlerin en sık düştüğü tuzak, eşyayı komşu yokken kendi başlarına kaldırmaktır. Bu eylem mülke el koymak anlamına gelebilir ve sizi hukuki açıdan zor bir konuma sokar; üstelik komşunuzla kalıcı bir düşmanlık yaratır. Eşyayı fiziksel olarak kaldırmak yerine belgeleyin ve yetkili tarafa — yönetici ya da ilgili merci — bırakın. Asla eşyaya zarar vermeye, üzerine not bırakmaya ya da onu başka bir yere taşımaya yeltenmek sizi asıl ihlalci konumuna getirebilir.
İkinci yaygın hata, sözlü uyarıyla yetinip yazılı kayıt tutmamaktır. "Söyledim ama yapmadı" iddiası belge olmaksızın ispat edilemez. Hangi kanaldan olursa olsun her iletişimi tarihlendirin ve saklayın. WhatsApp ekran görüntüsü bile sözlüye göre çok daha güçlü bir kanıttır. Fotoğraflar, e-postalar ve mesajlar ilerleyen aşamalarda altın değer taşır.
Üçüncü hata, yöneticinin pasif tutumuna rağmen beklemeye devam etmektir. Yönetici harekete geçmiyorsa kat malikleri kurulunu toplamak, ilgili belediye birimine ya da itfaiyeye başvurmak veya sulh hukuk yolunu araştırmak için beklemenize gerek yoktur. Siz aktif bir paydaşsınız ve hukuk size bu araçları sağlamıştır. Pasif kalmak sorunu çözmez; sadece ertelenmiş bir hayal kırıklığına dönüşür.
- Komşunun eşyasına dokunmayın; fotoğraflayın ve belgeleyin.
- Sözlü uyarıyı yazılı teyitle destekleyin.
- Yönetici pasif kalıyorsa kat malikleri kurulunu devreye sokun.
- Yangın güvenliği boyutu varsa belediye zabıtası veya itfaiyeye bildirin.
- Sosyal medya veya grup mesajlaşmasını resmi kanalın yerine koymayın.
Dördüncü hata ise sürecin duygusal boyutunu abartmaktır. Komşu şikayetleri doğası gereği gerilim yükler; ancak dilekçenizde ya da yöneticiyle görüşmenizde kişisel eleştiri ve duygusal ifade yerine nesnel gözlem ve somut talep üzerine kurulu bir dil kullanmak, muhatabın konuya daha yapıcı yaklaşmasını sağlar. Sonuç olarak hedefiniz tartışmayı kazanmak değil, ortak alanın güvenli ve erişilebilir hale getirilmesidir. Bu hedefi aklınızda tuttukça hem daha etkili hem de daha az yıpranan bir taraf olursunuz.
Sık Sorulan Sorular
Komşumun eşyasını ben kaldırabilir miyim?
Hayır. Rızası olmaksızın başkasının eşyasına el koymak ya da onu kaldırmak hukuki sorun yaratabilir ve karşı tarafın size dava açmasına zemin hazırlayabilir. Eşyayı kendiniz kaldırmak yerine fotoğraflayın, tarihi not edin ve yöneticiye bildirin. Yönetici de harekete geçmezse sulh hukuk mahkemesine başvurun; mahkeme kararıyla eşyanın kaldırılması sağlanabilir.
Yönetici şikayetime rağmen hiçbir şey yapmıyorsa ne yapabilirim?
Kat malikleri kurulunu olağanüstü toplantıya çağırabilirsiniz; bu toplantıda yöneticinin tutumu gündeme taşınabilir ve gerekli kararlar alınabilir. Aynı zamanda yangın güvenliği ihlali söz konusuysa belediye zabıtasına veya itfaiye müdürlüğüne yazılı başvuruda bulunabilirsiniz. Son aşamada sulh hukuk mahkemesine başvurarak ortak alanın tahliyesini talep etme hakkınız bulunmaktadır.
Kiracı olarak şikayet hakkım var mı?
Evet. Kiracı sıfatıyla ortak alandan yararlanma hakkınız kira sözleşmenizin kapsamındadır. Yöneticiye doğrudan başvurabilir, şikayetinizi yazılı olarak iletebilirsiniz. Yönetici müdahale etmezse ev sahibinizi (malikini) de durumdan haberdar edin; malik hem yapılan sözleşme hem de kat mülkiyeti kanunu çerçevesinde sorumludur.
Kaçış yolunu kapatan eşya için itfaiyeye başvurabilir miyim?
Evet. Türkiye'de yangın güvenliği mevzuatı kapsamında kaçış yolları ve tahliye koridorlarının engelsiz tutulması yasal bir zorunluluktur. İtfaiye müdürlükleri bu tür ihlalleri denetleme yetkisine sahiptir ve ihbar üzerine yerinde inceleme yapabilirler. Başvurunuzda tam adresi, ihlali ve fotoğraf belgelerinizi sunmanız süreci hızlandırır.
Sulh hukuk mahkemesine gitmeden önce ne yapmalıyım?
Mahkeme öncesinde uzlaşı yollarını denediğinize dair belge bulundurmanız hem sürecin hızlanmasına hem de daha güçlü bir dava dosyası oluşturmanıza katkı sağlar. Yöneticiye yazılı başvurunun bir kopyası, fotoğraf belgeleri, gönderim tarihlerini gösteren mesaj ekran görüntüleri ve varsa yönetimin yanıtları bu dosyanın temel unsurlarıdır. Sulh hukuk mahkemesi basit usulde yargılama yaptığından avukatsız da başvurulabilir; ancak hukuki danışmanlık almak süreci önemli ölçüde kolaylaştırır.
Apartman yönetim planında bu konu düzenlenmemişse ne olur?
Yönetim planında özel bir düzenleme bulunmasa bile Kat Mülkiyeti Kanunu'nun genel hükümleri geçerliliğini korur. Kanun, ortak alanların tüm paydaşlarca ortak kullanımını ve binanın güvenli işletilmesini güvence altına alır. Yönetim planı bu kanunun üzerinde olamaz; ortak alanı kısıtlayan ya da diğer sakinlerin güvenliğini tehdit eden davranışlar plan boşluğundan bağımsız olarak itiraz konusu yapılabilir.