Site Yönetimi

Apartmanda Huzuru Bozan Davranışların Hukuki Sınırı Nedir?

Komşunuzun geç saate kadar süren gürültüsü, ortak alanı kapatan eşyaları ya da aidat borçları yüzünden ne yapabileceğinizi merak ediyorsanız, hukuki çerçeveyi anlamak en sağlıklı başlangıç noktasıdır. Bu yazıda sakin gözünden, adım adım anlatıyoruz.

Apartmanda Huzuru Bozan Davranışların Hukuki Sınırı Nedir?

Apartmanda huzuru bozan davranışların hukuki sınırı, Türk Medeni Kanunu'nun komşuluk hükümleri ile Kat Mülkiyeti Kanunu tarafından çizilir. Bu sınır, "katlanılabilir ölçüyü aşan" her türlü rahatsızlık için uygulanır ve yaptırımı uyarıdan tazminata, hatta daireden çıkarmaya kadar uzanabilir. Hem malik hem kiracı bu haklardan yararlanabilir; önemli olan doğru mercie doğru zamanda başvurmaktır. Aşağıda bu çerçeveyi pratik adımlarla açıklıyoruz.

Hukuki Çerçeve: Hangi Kanunlar Devreye Girer?

Hukuki kitaplar ve tokmak; arka planda apartman silueti

Apartman yaşamında karşılaştığınız huzursuzluklar boşlukta kalmaz. Türk hukuku bu konuda üç temel kaynaktan beslenir. Birincisi Türk Medeni Kanunu'dur; özellikle komşuluk hakkını düzenleyen hükümleri, taşınmaz maliklerinin birbirine "katlanılabilir ölçüyü aşan" zarar ve rahatsızlık vermesini açıkça yasaklar. İkincisi 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'dur; bu kanun kat maliklerinin ve kiracıların ortak yerleri kullanma biçimini, aidat yükümlülüklerini ve birbirlerine karşı sorumluluklarını belirler. Üçüncüsü ise Türk Borçlar Kanunu'dur; özellikle kiracı-ev sahibi ilişkisinde kiralananın amacına uygun kullanılması yükümlülüğünü düzenler.

Bu üç kanunun birlikte oluşturduğu tablo şudur: apartmanda yaşayan herkes, başkasına "normal komşuluk ilişkisinin getirdiği ölçüyü aşan" bir rahatsızlık vermekten kaçınmak zorundadır. "Ölçü" ifadesi soyut görünse de mahkemeler bunu somutlaştırır; ne kadar süre, ne sıklıkta, ne yoğunlukta rahatsızlık verildiği değerlendirilir. Yani bir kez kapı çarpılması ile her gece üç saat süren müzik arasındaki fark hukuki açıdan kritiktir.

Kiracıysanız durumunuz farklı değildir. Kiracı, kiralananı özenle kullanma ve komşulara saygı gösterme yükümlülüğü altındadır. Kiracının bu yükümlülüğü ihlal etmesi halinde hem kat maliki hem de diğer sakinler ilgili mercilere başvurabilir. Dahası, Kat Mülkiyeti Kanunu, ağır ihlallerde kiraya verene kiracıyı tahliye ettirme yükümlülüğü yükler. Dolayısıyla "ben kiraya verenden talepte bulunurum, o da komşusunu tahliye ettirir" şeklindeki yol hukuki olarak açıktır.

Komşuluk hakkı ve taşınmaz malikinin sınırları konusunda daha kapsamlı bir hukuki analiz için komşuluk hukuku ve taşınmaz malikinin sınırları başlıklı yazımıza da göz atabilirsiniz.

Gürültü: En Sık Şikayet Kaynağı ve Sınırı

Ses dalgaları apartman katları arasında yayılıyor; gece saatlerini simgeleyen saat görseli

Gürültü şikayeti, apartman yaşamının tartışmasız en yaygın sorunudur. Hukuki sınırı belirlerken temel kriter "katlanılabilir ölçü"dür. Bu ölçü; gürültünün türüne (müzik, kavga, yapı işi, evcil hayvan), saatine (gece ile gündüz farklı değerlendirilir), sıklığına ve devam süresine göre şekillenir. Türkiye'de belediyeler genellikle çevre ve gürültü kontrolüne ilişkin yönetmelikler çıkarmış olup bu yönetmelikler gece saatleri için daha katı sınırlar koyar. Somut bir şikayet yaparken bu yönetmeliklere atıfta bulunmak başvurunuzu güçlendirir.

Gece 22.00-07.00 saatleri arasında müzik, toplantı gürültüsü ya da sürekli evcil hayvan sesi, neredeyse her belediye yönetmeliğinde "rahatsız edici gürültü" kapsamına girer. Gündüz saatlerinde yapılan tadilatlar ise biraz daha geniş bir tolerans alanına sahiptir; ancak bu toleransın da sınırları vardır. Haftanın her günü sabahtan akşama kadar süren inşaat işi, saatine bakılmaksızın "katlanılabilir ölçüyü aşan" bir durum olarak değerlendirilebilir.

Şikayetinizi güçlendirmek için tarih, saat ve gürültünün niteliğini kayıt altına alın. Eğer apartman yönetimi varsa önce oraya yazılı başvurmanız önerilir. Yönetim çözüm üretemezse sırasıyla zabıta (belediye), cumhuriyet savcılığı ve sulh hukuk mahkemesi devreye girebilir. Zabıta, tutanak tutma ve para cezası uygulama yetkisine sahip en hızlı idari mercilerden biridir; ancak bu cezalar gürültünün tekrarını her zaman önlemez, bu nedenle hukuki yol da açık tutulmalıdır.

Önemli bir nokta: tek seferlik bir gürültü olayı için mahkemeye gitmek gerçekçi değildir. Mahkemeler, tekrarlayan ve belgelenmiş ihlalleri dikkate alır. Bu nedenle "gürültü günlüğü" tutmak — tarih, saat, süre, tanıklar — ileride açacağınız bir davada en güçlü deliliniz olacaktır.

Ortak Alan İhlalleri: Koridor, Merdiven ve Bahçede Ne Bırakılabilir?

Apartman koridoru ve merdiveninde geçişi engelleyen nesneler; zemine çizilmiş hukuki sınır çizgileri

Kat Mülkiyeti Kanunu, ortak yerlerin tüm kat maliklerine ait olduğunu açıkça belirtir. Koridor, merdiven, asansör, çatı, bodrum, bahçe, otopark gibi alanlar belirli bir kişinin özel kullanımına tahsis edilemez. Komşunuzun koridora bıraktığı bisiklet, dolap, ayakkabı rafı veya herhangi bir eşya, hukuken ortak alanı işgal etmektedir. Bu hem yangın ve deprem tahliyesini tehlikeye atar hem de diğer sakinlerin ortak alandan yararlanma hakkını kısıtlar.

Bu tür bir ihlalle karşılaştığınızda yapılacak ilk şey yöneticiye yazılı olarak bildirmektir. Yönetici, ortak yerlerdeki bu tür işgalleri giderme yetkisine ve sorumluluğuna sahiptir. Yönetici harekete geçmezse kat malikleri kuruluna başvurabilirsiniz. Eğer yönetim yoksa ya da pasif kalıyorsa, sulh hukuk mahkemesine müdahale davası açmak mümkündür. Mahkeme, eşyanın kaldırılmasına ve oluşan zararın tazminatına hükmedebilir.

Balkon kullanımı da sıkça tartışma konusu olur. Balkon, teknik olarak "bağımsız bölüme özgülenmiş ortak yer" sayılabilir; bu nedenle balkona camlama yapılması, üstünün kapatılması gibi inşai değişiklikler genellikle diğer kat maliklerinin iznini gerektirir. Balkona çamaşır asmak ya da klimayı dışarıya monte etmek gibi görünür estetik değişiklikler de apartman yönetim planında veya kat malikleri kurulu kararında yasaklanmış olabilir. Bunların ihlali durumunda yaptırım uygulanabilir.

Bahçe kullanımı ise özellikle zemin katta oturanlar arasında tartışma yaratır. Zemin kat maliki bahçeye bitişik olmakla birlikte bahçe ortak alandır; diğer maliklerin izni olmadan bahçeye yapı, sera, çit gibi kalıcı eklentiler yapmak hukuken sorunludur. Bunu yönetim planından kontrol etmek ve herhangi bir eklenti için kat malikleri kurulundan karar almak en sağlıklı yoldur.

Aidat Borcu: Hem Hukuki Sınır Hem Yaptırım Aracı

Borç belgeleri ve hukuki terazi; apartman finansal yükümlülüklerini simgeliyor

Aidat ödememek huzur bozan bir davranış gibi görünmese de toplum yaşamını derinden etkiler. Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre her kat maliki, ortak giderlere katılmakla yükümlüdür. Aidatını ödemeyen malik, diğerlerinin hem ortak gider yükünü artırır hem de yapılmak istenen bakım, onarım ve yatırımları bloke eder. Hem çevre sakinleri hem de yönetim bu konuda hukuki adım atabilir.

Aidat borcunun tahsili için yönetici icra yoluna başvurabilir. Borçlu malik aleyhine icra takibi başlatılması ve borcun yasal faiziyle birlikte tahsil edilmesi mümkündür. Bunun yanı sıra ciddi ve tekrarlayan aidat ihlalleri, Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde daha ağır yaptırımların kapısını aralayabilir. Uygulamada yaygın olan ilk adım noter ihtarı veya yazılı uyarıdır; bu adım hem ispat açısından hem de karşı tarafın durumunu netleştirmesi açısından değerlidir.

Kiracıysanız ve aidat yükümlülüğünüz yoksa (bu sözleşmeye bağlıdır), ev sahibinizin aidatını ödeyip ödemediğini takip etmek sizin yararınızadır. Zira birikmiş ortak gider borçları, zamanla asansör bakımı yapılmaması, bina temizliğinin aksaması gibi somut sonuçlar doğurabilir ve bu durum doğrudan yaşam kalitenizi düşürür.

Apartmanınızda aidat şeffaflığı sorunuysa, aidatların nereye harcandığını sormak ve hesap istmek hem hakkınız hem de sağlıklı site yönetiminin gereğidir. Yönetici, hesapları her talep eden kat malikine sunmak zorundadır. Bu bilgiyi alamıyorsanız yöneticinin görevden alınması için kat malikleri kuruluna başvurabilirsiniz.

Koku, Duman ve Evcil Hayvan Kaynaklı Sorunlar

Apartman katları arasında koku ve duman sembolik biçimde yayılıyor

Koku ve duman şikayetleri, gürültüden sonra en sık karşılaşılan komşuluk sorunları arasındadır. Sigara dumanının ortak alanlara sızması, mutfak kokularının sürekli rahatsız edici düzeyde olması veya evcil hayvan kaynaklı kokuların bina içinde yayılması, "katlanılabilir ölçüyü aşan rahatsızlık" kapsamında değerlendirilebilir. Bu değerlendirme somut koşullara göre yapılır; komşunuzun arada bir pişirdiği yemek kokusu bu kapsamda değil iken her gün katlara yayılan yoğun bozulmuş gıda kokusu bu sınırı aşabilir.

Evcil hayvan konusunda özellikle dikkatli olmak gerekir. Kat Mülkiyeti Kanunu evcil hayvan beslemeyi doğrudan yasaklamaz; ancak yönetim planında veya kat malikleri kurulu kararında böyle bir kısıtlama varsa buna uyulması zorunludur. Evcil hayvanın diğer sakinlere zarar vermesi, aşırı gürültü yapması ya da ortak alanlara kirletici etki yapması durumunda hukuki yol açılabilir. Belediye veterinerlik mevzuatı da bu gibi durumlarda devreye girebilir.

Sigara dumanı açısından iç hukuk gelişmektedir. Kapalı ortak alanlarda sigara içmek zaten yasal olarak yasaktır. Kendi dairesinde sigara içen birinin dumanının komşu daireye geçmesi ise daha gri bir alandır; bu konuda farklı mahkeme kararları mevcuttur. Genel eğilim, dumanın "olağanüstü rahatsız edici" boyuta ulaşması halinde komşuluk hakkı ihlali sayılabileceği yönündedir.

Bu tür davalarda en kritik konu ispattır. Koku ve duman elle tutulur belgelerle kanıtlamak güçtür. Tanık beyanları, aynı sorunu yaşayan komşuların ortak imzalı dilekçeleri, yetkililere verilen şikayet kayıtları — bunların hepsi bir arada kullanıldığında davanızı destekler. Tek başınıza başvurmak yerine aynı şikayeti paylaşan komşularla birlikte hareket etmek çoğu zaman daha etkilidir.

Adım Adım Başvuru Yolları: Ne Zaman Nereye Gidilir?

Apartmandan idari makamlara ve mahkemeye giden yolu gösteren akış şeması görünümü

Hukuki sınırların aşıldığını düşündüğünüzde başvuru sırası önemlidir. Hem hız hem de sonuç açısından doğru merciyi seçmek, enerjinizi ve zamanınızı doğru yere harcamanızı sağlar. Hızlı çözüm istiyorsanız idari yol; kalıcı çözüm istiyorsanız hukuki yol daha isabetlidir; ikisini paralel yürütmek de mümkündür.

Öncelikle apartman yöneticisine yazılı başvuruda bulunun. Bu adım hem nezaket gereği hem de hukuki bir ispat aracıdır. Yönetici, olayı kayıt altına alarak karşı tarafa uyarı iletebilir. Yazılı başvurunuza yanıt verilmezse ya da sorun devam ederse sıradaki adıma geçin. Yönetici yoksa veya yetersiz kalıyorsa kat malikleri kurulunu toplantıya çağırmayı talep edin; dört maliki toplantıya çağırma hakkı her malikikte mevcuttur.

  • Zabıta/Belediye: Gürültü, çevre kirliliği, imar ihlalleri için hızlı idari önlem alma yetkisine sahiptir. Tutanak tutar, ceza uygulayabilir.
  • Cumhuriyet Savcılığı: Tehdit, hakaret, fiziksel saldırı gibi suç boyutu olan durumlarda şikayet başvurusu yapılır.
  • Sulh Hukuk Mahkemesi: Kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklar için özel yetkili mahkemedir. Müdahale davası, el atmanın önlenmesi, tazminat gibi talepler buraya taşınır.

Apartman davalarında sulh hukuk mahkemesinin nasıl işlediğini merak ediyorsanız sulh hukuk mahkemesinde apartman davaları nasıl açılır yazımız size yol haritası sunacaktır.

En Ağır Yaptırım: Daireden Çıkarma Mümkün mü?

Apartmanda tahliye kararını simgeleyen belge şekli ve hukuki terazi

Evet, Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde bir kat malikinin bağımsız bölümünü satmaya zorlanması ve hatta kiracının tahliyesinin istenmesi mümkündür; ancak bu yol son derece ağır ihlaller için öngörülmüştür ve uygulanması uzun bir süreç gerektirir. Hukuk bu yolu kolayca açık tutmaz; birbiri ardına gelen ağır ihlaller, ihtarlar ve mahkeme süreçleri gerekir.

Kanuna göre, sürekli olarak diğer kat maliklerini rahatsız eden, onlara zarar veren ya da ortak kurallara ısrarla uymayan bir kat malikine karşı diğer malikler, gerekli şartlar oluştuğunda bağımsız bölümün devri için dava açabilir. Bu dava yoğun delil ve ciddi gerekçe ister; mahkemeler bu yola son çare olarak başvurur. Kiracılar söz konusu olduğunda ise süreç daha hızlıdır; ağır ihlaller karşısında ev sahibi, kiracıyı tahliye etmek zorundadır. Ev sahibi bu yükümlülüğünü yerine getirmezse diğer kat malikleri ev sahibine ihtar gönderebilir, ardından dava açabilir.

Bu yolun pratikte uzun ve yorucu olduğunu vurgulamak gerekir. Birkaç şikayet üzerine kimse dairesini kaybetmez. Ancak tekrarlayan, belgelenmiş, ağır ihlaller söz konusu olduğunda kanunun bu yaptırımı somut biçimde işler. Süreci hızlandırmak için tüm şikayetleri yazılı hale getirmek, tanık delili oluşturmak ve yönetim aracılığıyla tutanak altına almak kritiktir.

Pratik tavsiye: Bu düzeye gelinmeden önce arabuluculuk ya da komşuluk diyaloğu deneyin. Mahkeme süreci hem pahalıdır hem de bina içi ilişkileri kalıcı biçimde zehirleyebilir. Sorunun büyümeden çözülmesi hem sakin hem de site yönetimi açısından her zaman daha sağlıklıdır.

Site Yönetimi Platformu Bu Süreci Nasıl Kolaylaştırır?

Dijital platform ekranları apartman binasına bağlı görünüyor; şikayet formları ve bildirimler sembolik olarak gösteriliyor

Hukuki süreçlerin işlemesi için en kritik unsur belgedir. Tarih damgalı, yazılı, izlenebilir kayıt olmadan şikayet güçsüz kalır. İşte tam bu noktada apartmanın ya da sitenin dijital bir yönetim platformu kullanması büyük fark yaratır. Site Yönetimi, apartman ve site sakinlerinin şikayet ve taleplerini platform üzerinden yazılı olarak iletmesine olanak tanır; her başvuru otomatik olarak zaman damgasıyla kaydedilir.

Gürültü şikayetinizi ya da ortak alan ihlalinizi yöneticiye sözlü iletmek yerine platform üzerinden yazılı bildirdiğinizde, o kayıt hem sizin hem de yöneticinin erişebildiği kalıcı bir belgedir. Yönetimin yanıtı da aynı sistemde izlenir. Bu, ileride hukuki adım atmanız gerektiğinde elinizde gerçek bir kayıt zinciri olması anlamına gelir.

Bunun yanı sıra platform, aidat ve borç durumunun şeffaf biçimde görülmesini sağlar. Kimin ödeme yaptığı, kimin borçlu olduğu, hangi giderlerin gerçekleştiği — bunlar artık karanlıkta kalmaz. Bu şeffaflık hem sakinlerin meşru denetim hakkını kullanmasını kolaylaştırır hem de olası anlaşmazlıklarda tarafların elinde net veriler olmasını sağlar.

Şikayet takibi, arıza bildirimi, toplantı duyuruları ve oy kullanım süreçlerinin tek bir platformda toplanması, yönetimi daha hesap verebilir kılar. Yöneticinin "haber olmadım" ya da sakinlerin "yanıt verilmedi" diyemeyeceği bir ortam, anlaşmazlıkları büyümeden çözmenin en sağlam zeminini oluşturur.

Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınılması Gerekenler

Apartman koridorunda yanlış yön işaretleri ve uyarı sembolleri; hatalardan kaçınmayı simgeliyor

Hukuki süreçlerde yapılan hatalar zaman ve enerji kaybına yol açar, bazen de davanızı zayıflatır. En yaygın hata, sözlü şikayet yapıp belge üretmemektir. Telefonda ya da kapıda konuştuğunuz şeyler hukuken ispat değeri taşımaz. Her başvuruyu yazılı yapın; e-posta, kısa mesaj ya da platform kaydı bile sözlü şikayetten çok daha güçlüdür. Gönderdiğiniz her yazının bir kopyasını saklayın.

İkinci yaygın hata, birden fazla kuruma aynı anda ve dağınık biçimde başvurmaktır. Hangisinin yetkili olduğunu bilmeden her yere koşmak hem sizi yıpratır hem de süreci karmaşıklaştırır. Önce apartman yönetimi, ardından idari merciler, gerekirse mahkeme — bu sıralamayı korumak hem pratik hem de hukuken daha yerindedir.

  • Şikayetinizi sosyal medyada kamuoyuyla paylaşmak hukuki süreci hızlandırmaz; aksine hakaret veya iftira iddiasına konu olabilir.
  • Karşı tarafla tartışmalı ortamda konuşmayı kayıt altına alırken kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümleri göz ardı etmeyin.
  • Tanık beyanı alırken komşularınızı zorlamamak, gönüllü ifadelerin daha güvenilir olduğunu hatırlamak gerekir.

Bir diğer kritik hata, geç kalmaktır. Sorun küçükken çözülmesi hem daha kolay hem de daha az maliyetlidir. Uzayan anlaşmazlıklar birikir, taraflar sertleşir ve olası bir çözüm imkanı zaman içinde kapanabilir. Şikayetinizin ciddiyetini küçümsemeden, erken aşamada adım atmak her zaman daha isabetlidir.

Son olarak, bazı şikayetlerin hukuki değil psikolojik boyutunun ağır bastığını kabul etmek gerekir. Komşuyla yaşanan her gerginlik mahkemeye taşınacak bir ihlal değildir. "Katlanılabilir ölçü" ölçütünü gerçekçi biçimde değerlendirmek, hangi durumların hukuki işlem gerektirdiğini ve hangilerinde uzlaşı aranması gerektiğini ayırt etmek hem sizi hem de apartmanı daha sağlıklı bir zemine taşır.

Örnek yazılı şikayet dilekçesi:

Yönetici Sayın ____________,

[Tarih] tarihinden bu yana [Kat/Daire No]'nda ikamet eden komşum tarafından [gürültü / ortak alan kullanımı / koku] kaynaklı rahatsızlık yaşamaktayım. Söz konusu durum [tarihler] dahil birçok kez tekrar etmiş ve günlük yaşamımı olumsuz etkilemiştir. Yasal haklarım çerçevesinde gerekli uyarının yapılmasını ve alınan önlemler hakkında tarafıma yazılı bilgi verilmesini talep ederim. Saygılarımla, [Ad Soyad – Daire No – Tarih]

Sık Sorulan Sorular

Komşum her gece gürültü yapıyor ama yönetici bir şey yapmıyor, ne yapabilirim?

Yöneticiye yazılı başvurmanıza rağmen çözüm üretilemiyorsa iki paralel yol açıktır. Birincisi, belediye zabıtasına şikayette bulunabilirsiniz; zabıta gece saatlerindeki gürültü ihlallerinde tutanak tutma ve idari yaptırım uygulama yetkisine sahiptir. İkincisi, kat malikleri kurulunu toplantıya çağırma talebinde bulunabilirsiniz; yeterli çoğunlukla yöneticinin görevine son verilebilir veya somut bir karar alınabilir. Sorun devam ederse sulh hukuk mahkemesine başvurarak müdahale davası açma hakkınız da mevcuttur. Tüm bu süreçlerde tarih ve saatiyle tutulan gürültü kayıtları ile varsa tanık beyanları en önemli delillerinizdir.

Kiracıyım, komşumla sorun yaşıyorum. Ev sahibim mi yoksa ben mi şikayet etmeliyim?

Kiracı olarak siz de doğrudan yöneticiye ve zabıtaya şikayette bulunabilirsiniz; ev sahibinizin aracılık etmesi zorunlu değildir. Öte yandan, şikayetinizi ev sahibinize de bildirmeniz yararlıdır; zira karşı taraftaki kiracının ihlali ciddi boyuta ulaşırsa ev sahibi, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında o kiracının tahliyesini sağlamakla yükümlü hale gelebilir. Ev sahibi bu yükümlülüğü yerine getirmezse diğer kat malikleri ev sahibine yazılı ihtar gönderebilir. Kısacası kiracı olmanız hukuki başvuru hakkınızı ortadan kaldırmaz.

Komşum koridora eşya bırakmaya devam ediyor, yönetici "yapacak bir şeyim yok" dedi. Bu doğru mu?

Hayır, bu doğru değildir. Yönetici, ortak yerleri koruma ve düzeni sağlama yetkisine ve yükümlülüğüne sahiptir. Koridordaki eşyanın kaldırılması için komşuya yazılı uyarı göndermek yöneticinin görevidir. Yönetici bu görevi yerine getirmekten kaçınıyorsa kat malikleri kuruluna başvurabilirsiniz. Gerekirse sulh hukuk mahkemesinde hem ortak alanın temizlenmesi hem de pasif kalan yöneticinin sorumluluğunun tespiti için dava açılabilir. Yöneticinin "yapacak bir şeyim yok" demesi hukuken geçerli bir yanıt değildir.

Komşumun aidat borcu var ve bu yüzden asansör bakımı yapılamıyor. Bu konuda ne yapabilirim?

Aidat borcunu tahsil etmek ve ortak giderleri yönetmek yöneticinin görevidir. Yönetici, borcunu ödemeyen kat malikine karşı icra takibi başlatabilir. Siz sakin olarak bu süreci kat malikleri kurulunda gündeme taşıyabilir, yöneticinin harekete geçmesini talep edebilirsiniz. Eğer yönetici görevini aksatıyorsa kurulda hesap isteme ve gerekirse yöneticiyi görevden alma yoluna gidebilirsiniz. Ortak alanların kullanılamaz hale gelmesi de bağımsız bir şikayet konusudur ve bu durum sulh hukuk mahkemesine taşınabilir.

Komşumun sigara dumanı dairemi etkiliyor. Hukuki olarak bir şey yapabilir miyim?

Kapalı ortak alanlarda sigara içmek yasal olarak yasaktır ve bu konuda zabıtaya şikayet doğrudan yapılabilir. Komşunun kendi dairesinde içtiği sigaranın dumanının sizin dairenize geçmesi daha karmaşık bir konudur; mahkemeler bu durumun "katlanılabilir ölçüyü aşıp aşmadığını" somut koşullara göre değerlendirir. Sürekli ve yoğun biçimde etkileyen duman, komşuluk hakkı ihlali kapsamında sulh hukuk mahkemesinde değerlendirilebilir. Şikayetinizi güçlendirmek için rahatsızlığın sıklığını ve yoğunluğunu belgelemek, aynı sorunu yaşayan varsa diğer komşularla birlikte hareket etmek önerilir.

Yönetici yoksa ya da apartmanda kat malikleri kurulu toplanamıyorsa ne yapabilirim?

Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre, yeterli sayıda kat maliki (genel kural olarak üçte bir) toplantı çağrısında bulunabilir. Yönetici yoksa ya da görevini yapmıyorsa sulh hukuk mahkemesinden geçici yönetici atanmasını talep etmek mümkündür. Bu hak, sorunların birikip bina yönetiminin çökme noktasına gelmesini önlemek için vardır. Mahkeme, gerçekten atalet içinde olan bir binada geçici yönetici atayarak durumu normalleştirebilir. Bu süreçte de tüm başvurularınızı yazılı tutmak ve tarihlerini kaydetmek kritiktir.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön