Apartmanda alınan her karar aynı kurala tabi değildir. Kat Mülkiyeti Kanunu, bazı kararların yalnızca oy çokluğuyla, bazılarının ise kat maliklerinin tamamının onayıyla — yani oybirliğiyle — alınabileceğini düzenlemiştir. Kısaca söylemek gerekirse; ortak alanları kalıcı biçimde değiştiren, kat maliklerinin mülkiyet hakkını doğrudan daraltan ya da yapının mimari bütünlüğünü etkileyen konularda oybirliği zorunludur. Bu ayrımı bilmek, hem hakkınızı korumanıza hem de gereksiz anlaşmazlıklardan kaçınmanıza yardımcı olur.
Oybirliği ve Oy Çokluğu: Fark Neden Önemli?

Kat malikleri kurulu kararları iki temel kategoriye ayrılır: oy çokluğuyla alınan olağan kararlar ve oybirliği aranan istisnai kararlar. Olağan kararlarda, toplantıya katılan ya da toplantıda temsil edilen kat maliklerinin arsa payı itibarıyla çoğunluğunun oyu yeterlidir. Oybirliği gereken kararlarda ise apartmandaki tüm kat maliklerinin rızası aranır; tek bir itiraz bile o kararı geçersiz kılabilir.
Bu ayrımın pratik önemi son derece büyüktür. Çok çokluğuyla alınmış ama aslında oybirliği gerektiren bir karar, hukuki açıdan geçersizdir ve ileride iptal davasına konu olabilir. Dolayısıyla hem karar alan yönetici hem de etkilenen sakin açısından hangi konunun hangi kategoriye girdiğini bilmek ciddi hak kayıplarını önler. Özellikle kendinizle ilgili bir karar alındıysa ve razı değilseniz, önce o kararın hangi eşikle alındığını sorgulamak en sağlıklı ilk adımdır.
Kat Mülkiyeti Kanunu, oybirliği şartını birkaç farklı biçimde kullanır: kimi zaman "tüm kat maliklerinin oybirliği" aranırken, kimi zaman "beşte dört çoğunluk" gibi nitelikli çoğunluk yeterli görülmüştür. Bu nüans önemlidir; çünkü "oybirliği" ile "nitelikli çoğunluk" aynı anlama gelmez. Bu rehberde her iki eşiği de ayrıca belirteceğiz.
Apartman yaşamında en sık karşılaşılan gerilimlerden biri, bir grubun aldığı kararın diğer sakinlere yüklenmesidir. Özellikle büyük harcamalar veya ortak alan değişiklikleri söz konusu olduğunda bu gerilim tırmanır. Hangi kararın hangi oyla alınabileceğini bilmek, hem kendi iradenizi hem de komşularınızın haklarını korur.
Ortak Alanların Yapısını Değiştiren Kararlar

Apartmanın ortak alanlarında kalıcı nitelik taşıyan yapısal değişiklikler için oybirliği aranır. Buradaki "kalıcı" kelimesine dikkat etmek gerekir: bakım-onarım niteliğindeki zorunlu müdahaleler (asansör tamiri, çatı izolasyonu yenilenmesi gibi) oy çokluğuyla kararlaştırılabilirken, ortak alanın kullanım amacını ya da fiziksel yapısını temelden değiştiren işlemler oybirliği gerektirir.
Örneğin apartmanın bodrum katındaki deposunun kapatılarak ortak spor alanına dönüştürülmesi, bahçenin bir bölümünün otopark olarak tahsis edilmesi veya giriş katındaki ortak alanın ticari kullanıma açılması bu kapsamdadır. Bu tür değişiklikler, paylı mülkiyetin doğası gereği her bir kat malikinin rızasını gerektiren tasarruflardır. Herhangi bir malik "bu değişikliği istemiyorum" diyebilir ve bu itiraz hukuken geçerlidir.
Pratikte en sık tartışma yaratan konu, binanın dış cephesiyle ilgili kararlar olur. Yönetici ya da bir grup malik bina dışına uydu anten takılmasına veya reklam panosu asılmasına karar verebilir; ancak bu tür müdahaleler diğer kat maliklerinin rızası alınmadan hayata geçirilirse, itiraz yoluyla kaldırılabilir. Ortak alanlar üzerindeki haklar bireysel değil, kolektiftir.
Öte yandan, zorunlu onarım niteliği taşıyan ama kapsamı tartışmalı olan işlemlerde ne yapılacağı ayrı bir sorundur. Bu durumlarda yönetici kararını yazılı olarak kat maliklerine bildirmeli, itiraz süreçleri açık bırakılmalıdır. Eğer apartmanınızda bu tür büyük işler yapılıyorsa ve sizi kapsayan resmi bir karar almanızın olmadığını düşünüyorsanız, yöneticiden toplantı tutanaklarını talep etme hakkınız vardır.
Kat Malikinin Bağımsız Bölümünü Etkileyen Kararlar

Bir kat malikinin bağımsız bölümünü — yani kendi dairesini — doğrudan etkileyen kararlar, en sıkı koruma altındaki kararlardır. Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre, bir kat malikinin bağımsız bölümü üzerinde kısıtlama yaratan ya da kullanım hakkını daraltan herhangi bir karar, o malikin rızası olmadan alınamaz. Bu, oybirliği şartının en katı biçimidir: ilgili malikin itirazı, kararı tek başına engeller.
Örneklemek gerekirse: bir dairenin bulunduğu katta asansör yeri için kapı açılması, o daire sahibine ait koridorun küçültülmesi ya da bağımsız bölüme bitişik ortak alanın başka bir kata devredilmesi gibi işlemler, etkilenen kat malikinin açık onayı olmadan gerçekleştirilemez. Benzer şekilde, bir dairenin kullanım amacının değiştirilmesi (konut yerine işyeri gibi) da oybirliği gerektiren konular arasındadır.
Kiracı olarak yaşıyorsanız, bu konulardaki hakkınız malik aracılığıyla kullanılır. Ancak uygulamada, özellikle kiracıların yoğun olduğu binalarda, kat maliki toplantısından haberdar olunmaması ve kararların farkında olmadan geçirilmesi sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Bu nedenle, büyük bir değişiklikten haberdar olduğunuzda malikinizle iletişime geçerek oy kullanıp kullanmadığını öğrenmeniz, çıkarlarınız açısından önem taşır.
Yönetim Planının Değiştirilmesi

Yönetim planı, apartmanın yaşam kurallarını belirleyen temel belgedir. Gürültü saatleri, evcil hayvan politikası, ortak alan kullanım koşulları, asansör saatleri gibi pek çok kural bu belgede yer alır. Bu planın değiştirilmesi için kat maliklerinin beşte dördünün oyu aranır. Bu, oybirliği değil, nitelikli çoğunluktur; ancak sıradan oy çokluğundan belirgin biçimde yüksek bir eşiktir.
Pratikte bu ne anlama gelir? On daireli bir apartmanda yönetim planını değiştirmek için sekiz kat malikinin olumlu oy kullanması gerekir. Yalnızca oy çokluğu yeterli değildir; yani altı kişi istese bile bu, beşte dört eşiği karşılamadığı sürece yönetim planı değiştirilemez. Bu kural, özellikle yönetim planındaki köklü değişikliklere karşı azınlığı koruyan önemli bir güvencedir.
Eğer size dayatılan bir kural (örneğin asansörün belirli saatlerde kullanım yasağı ya da evcil hayvan yasaklaması) yönetim planına sonradan eklendiyse, bu değişikliğin beşte dört eşiğiyle yapılıp yapılmadığını sorgulamak hakkınızdır. Değişiklik toplantı tutanakları ve katılan malikler listesiyle belgelenmemiş ya da sayısal eşik sağlanmamışsa, bu düzenleme hukuken geçersiz sayılabilir.
Yönetim planı değişikliklerinde dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, noter onayı ve tapu müdürlüğüne tescil meselesidir. Bazı değişiklikler resmi kayıta alınmadan bağlayıcı olmaz. Bu teknik süreçleri yöneticiden takip etmesini talep etme hakkınız bulunmakta; değişikliğin geçerliliği konusunda şüpheniz varsa bir hukuki danışmana başvurmanız en sağlıklı yoldur.
Özellikle Tartışmalı: Eklenti ve Dönüşüm Kararları

Apartmanlarda en tartışmalı kararlardan biri, binanın mevcut yapısına ekleme yapılması ya da dönüşüm uygulamaları gerçekleştirilmesidir. Çatıya güneş paneli kurulması, bina dışına asansör eklenmesi, ortak alan kapatılarak ek kat oluşturulması gibi köklü müdahaleler bu kapsamdadır. Bu tür uygulamalar için Kat Mülkiyeti Kanunu nitelikli çoğunluk veya oybirliği arayışına girer; eklentinin niteliğine göre hangi eşiğin uygulandığı değişebilir.
Güneş paneli gibi çevre dostu ya da enerji tasarruflu uygulamalara yönelik son yıllarda yapılan yasal düzenlemeler, bazı işlemler için eşiği nispeten indirmiştir. Ancak bu değişiklikler mevzuat güncellemelerine bağlı olup hukuki durum pratikte sık sık değişmektedir. Yapılacak dönüşümün hangi kurala tabi olduğundan emin olmak için güncel mevzuatı ve varsa belediye yönetmeliklerini kontrol etmek gerekir.
Kiracı ya da malik olarak bu kararlardan haberdar olmak için kat malikleri kurulu toplantılarının düzenli yapılması ve gündemin önceden paylaşılması şarttır. Yöneticinin bu toplantıları usulüne uygun çağırma yükümlülüğü bulunmakta; toplantıya çağrılmadan alınan kararlar itiraz konusu yapılabilmektedir. Yöneticisiz apartmanda kararlar nasıl alınır konusundaki rehberimiz, bu sürecin işleyişini daha ayrıntılı ele almaktadır.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir sorun, yöneticinin büyük işleri "zorunlu onarım" çerçevesinde sunarak oy çokluğuyla geçirmesidir. Eğer yapılan iş salt onarımın ötesine geçip kalıcı değişiklik ya da eklenti niteliği taşıyorsa, bu çerçeveleme tartışmaya açıktır. Şüphe duyduğunuzda muhalefet şerhini toplantı tutanağına yazdırın ve gerekirse itiraz yolunu değerlendirin.
Yönetici Atama ve Görevden Alma

Yönetici atanması ve görevden alınması, apartman yönetim hayatının en kritik kararlarından biridir. Kat Mülkiyeti Kanunu, yöneticinin kat malikleri arasından ya da dışarıdan seçilebileceğini belirtir; seçim oy çokluğuyla yapılır. Ancak bazı koşullar değişir: toplantı çeşidine ve nisaba göre farklı eşikler uygulanabilir. Özellikle ilk toplantıda yeterli katılım sağlanamaz ve ikinci toplantıya gidilirse, nisap şartı önemli ölçüde gevşeyebilir.
Yöneticinin görevden alınması ise kimi durumlarda daha yüksek eşik gerektiren bir karar olarak ortaya çıkabilir. Özellikle yöneticinin ciddi usulsüzlük ya da kötü yönetim gerekçesiyle görevden alınması talep ediliyorsa, bu süreci hem toplantıda hem de gerekirse sulh hukuk mahkemesinde takip etmek gerekebilir. Kanun, belirli koşullar altında mahkeme aracılığıyla da yönetici atanmasına ya da değiştirilmesine olanak tanır.
Kiracı olarak yönetici değişikliğinde doğrudan oy hakkınız yoktur; ancak malikiniz aracılığıyla bu sürece etki edebilirsiniz. Apartmanın yönetimden kaynaklanan sorunlarını — su kesintisi, asansör arızası, ortak alan kirliliği gibi — yazılı olarak hem yöneticiye hem de malikinize bildirmeniz, ileride ihtiyaç duyulabilecek bir kayıt oluşturur. Bu yazılı izin süreci apartman yönetiminin şeffaflığı açısından da kritik öneme sahiptir.
Hukuki Dayanak ve İtiraz Yolları

Oybirliği ya da nitelikli çoğunluk şartı yerine getirilmeden alınan kararlar, kat malikleri kurulu kararının iptali davası yoluyla geçersiz kılınabilir. Bu dava, kararın öğrenilmesinden itibaren kanunda belirtilen süre içinde sulh hukuk mahkemesine taşınır. Süreyi kaçırmamak için karardan haberdar olduğunuzda zaman kaybetmeden bir hukuki danışmana başvurmanız önerilir.
İtiraz sürecinde ilk yapmanız gereken, karar tutanağının bir örneğini almaktır. Yönetici, kat maliklerine toplantı tutanaklarını sunmakla yükümlüdür. Tutanakta katılan malikler, arsa payları, kullanılan oy sayıları ve kararın içeriği yer almalıdır. Bu bilgiler olmadan itirazınızı hukuken desteklemek güçleşir; bu nedenle tutanağı mümkün olan en kısa sürede temin edin.
Kiracı iseniz, kat malikleri kurulu kararlarına doğrudan itiraz hakkınız bulunmaz; dava açma yetkisi kat malikine aittir. Bu durumda malikinizi bilgilendirmeniz ve gerekirse yazılı şikayetinizi iletmeniz dışında yapabileceğiniz sınırlıdır. Bununla birlikte, ortak alanların kullanımına ilişkin haksız uygulamaları şikayet etmek amacıyla belediye ya da ilgili diğer kurumlar nezdinde başvuru yapma hakkınız saklıdır.
Hukuki yola başvurmadan önce pratik bir seçenek olarak yöneticiden ya da yönetim kurulundan yazılı açıklama talep etmek de işe yarayabilir. Yazdığınız dilekçe, şikayet ya da iade talebi; hem olası davada delil işlevi görür hem de zaman zaman sorunun mahkemeye taşınmadan çözülmesini sağlar. Aşağıda örnek bir yazılı itiraz metni bulabilirsiniz:
Örnek yazılı itiraz metni (toplantı kararına itiraz):
Sayın Yönetici,
[Tarih] tarihli kat malikleri kurulu toplantısında alınan [Karar konusu] kararının, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca oybirliği / beşte dört çoğunluk gerektirdiğini değerlendirmekteyim. Söz konusu eşiğin bu kararla sağlanıp sağlanmadığına ilişkin toplantı tutanağını ve katılımcı listesini yazılı olarak tarafıma iletmenizi talep ederim. Kararın usule aykırı olduğu anlaşıldığı takdirde yasal yollara başvurma hakkımı saklı tutarım.
[Ad Soyad] — Daire No:
Site Yönetimi Platformuyla Şeffaf Karar Takibi

Apartman karar süreçlerinde en büyük sorunlardan biri, sakinlerin alınan kararlardan zamanında ve doğru biçimde haberdar edilmemesidir. Toplantı duyurusunun üst kattaki komşudan ağızdan ağıza öğrenilmesi, tutanağın hiç paylaşılmaması ya da büyük bir harcama kararının oldu-bitti şeklinde hayata geçirilmesi; pek çok apartmanda gündelik gerçekliklerdir. Bu tablo, hem sakini hem yöneticiyi zarara uğratan bilgi asimetrisinden kaynaklanır.
Site Yönetimi platformu bu açığı kapatmak için tasarlanmıştır. Sakinler, toplantı gündemlerini ve alınan karar özetlerini uygulama üzerinden takip edebilir. Bir karara itiraz etmek ya da şikayetini iletmek isteyen sakin, uygulamadan yazılı talep oluşturabilir; bu talep otomatik olarak tarih damgası alır ve yönetici tarafından cevaplandırılması gereken kayıt haline gelir. Böylece "ben böyle bir karar bilmiyorum" ile "sizi bilgilendirdik" arasındaki tartışmalı gri alan ortadan kalkar.
Aidat borçları ve ödeme geçmişi sakin hesabından şeffaf biçimde görüntülenebilir. Büyük harcamalar yapılmadan önce sakinlere bildirim gönderilmesi, toplantı çağrısı oluşturulması ve toplantı sonucunun kayıt altına alınması; platformun sunduğu standart akışlardandır. Özellikle oybirliği gerektiren kararlar söz konusu olduğunda, dijital ortamda yapılan bildirim ve onay takibi hem yöneticiyi hem de sakini korur.
Küçük apartmanlar da dahil olmak üzere her ölçekte bina için tasarlanan platform, küçük apartmanlarda onarım fonu oluşturulması gibi pratik yönetim konularında da rehberlik sağlar. Yöneticinin dijital araç kullanması, sakinlerin bilgiye erişimini kolaylaştırır ve karar süreçlerini herkes için daha adil bir zemine taşır.
Sık Yapılan Hatalar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kat malikleri kurulunda en sık yapılan hatalardan biri, oybirliği gerektiren bir konunun oy çokluğuyla geçirilmeye çalışılmasıdır. Bu hata çoğunlukla kasıtsızdır; yönetici ya da kat malikleri hangi konunun hangi eşiğe tabi olduğunu bilmez. Sonuç, hukuken geçersiz bir karar ve olası iptal davasıdır. Bu nedenle büyük kararlarda, öncesinde bir hukukçuya danışmak ya da gündem maddesinin hangi eşiğe girdiğini tartışmak, toplantı sürecinin zorunlu bir parçası olmalıdır.
İkinci yaygın hata, toplantı çağrısının usule uygun yapılmamasıdır. Kat Mülkiyeti Kanunu, toplantı çağrısının belirli bir süre öncesinde ve belirli yollarla (taahhütlü mektup, kapı askısı vb.) yapılmasını şart koşar. Çağrı usulsüzse, o toplantıda alınan kararlar da itiraz konusu yapılabilir. "Sizi WhatsApp'ta yazdım" gibi gayri resmi bildirimler hukuken çağrı yerine geçmez.
Üçüncü hata, toplantı nisabının gözetilmemesidir. İlk toplantı için aranan katılımcı sayısına ulaşılamadan karar alınması, ya da yeterli arsa payını temsil etmeyen bir grupla hareket edilmesi, aldığınız kararı hukuken sakatlar. Bunu önlemek için toplantı başlamadan önce katılan maliklerin arsa payı hesabını yöneticiden talep etmek etkili bir önlemdir.
- Toplantı gündemini önceden yazılı olarak isteyin; kararı dinlemek kadar gündemi önceden bilmek de hakkınızdır.
- Oy kullandıktan sonra tutanakta imzanızın ve oy tercihinizin doğru yazıldığından emin olun.
- Muhalefetinizi sözlü değil, mutlaka tutanağa yazdırtın; sözlü itiraz ileride ispat edilemez.
Sık Sorulan Sorular
Apartmanda bir karar oybirliği yerine oy çokluğuyla alındı; ne yapabilirim?
Oybirliği gerektiren bir kararın oy çokluğuyla alındığını düşünüyorsanız, önce toplantı tutanağını ve katılımcı listesini yöneticiden yazılı olarak talep edin. Tutanakta eşiğin sağlanmadığı anlaşılırsa, kararın öğrenilmesinden itibaren kanunda belirtilen süre içinde sulh hukuk mahkemesinde iptal davası açabilirsiniz. Bu süreyi kaçırmamak için bir avukattan destek almanız önerilir.
Kiracı olarak kat malikleri kurulu kararlarına itiraz edebilir miyim?
Kat malikleri kurulu kararlarına doğrudan itiraz hakkı yalnızca kat maliklerine aittir. Kiracı olarak oy kullanamazsınız ve dava açamazsınız. Ancak sizi etkileyen bir kararı yazılı olarak malikinize bildirmek ve onun harekete geçmesini talep etmek hakkınızdır. Ortak alan kullanımına ilişkin sorunlar için belediye ya da ilgili kurumlara şikayette bulunmak da seçenekler arasındadır.
Yönetim planı değişikliği için kaç kat malikinin oy vermesi gerekir?
Yönetim planının değiştirilmesi için kat maliklerinin beşte dördünün oyu gereklidir. Bu oy çokluğu değil, nitelikli çoğunluktur. Yani on daireli bir apartmanda sekiz kat malikinin olumlu oy kullanması şartı aranır. Bu eşik sağlanmadan yapılan yönetim planı değişiklikleri geçersiz sayılabilir.
Oybirliği gerektiren kararlar için tüm malikler toplantıda bulunmak zorunda mı?
Hayır, malikler toplantıya vekil aracılığıyla katılabilir. Önemli olan, kararın tüm kat maliklerinin onayını yansıtmasıdır — bu onay vekil aracılığıyla da verilebilir. Ancak oybirliği aranan konularda tek bir malikin bile olumsuz oyu ya da çekimserliği kararın alınmasını engeller. Bu nedenle pratikte oybirliği kararları zaman zaman uzun müzakereler gerektirmektedir.
Güneş paneli ya da asansör eklenmesi oybirliği gerektirir mi?
Bu tür eklentiler için aranan eşik, eklentinin niteliğine ve güncel mevzuata göre farklılaşmaktadır. Son yıllarda enerji tasarruflu uygulamalar için bazı kolaylaştırmalar getirilmiş olsa da genel kural, ortak alanı kalıcı biçimde değiştiren her büyük eklentinin nitelikli çoğunluk ya da oybirliği gerektirmesi yönündedir. Bu konudaki kesin bilgi için güncel mevzuatı ve varsa belediyenin ilgili yönetmeliklerini incelemeniz gerekir.
Yönetici büyük bir harcamayı "zorunlu onarım" diye geçirirse ne olur?
Zorunlu onarım niteliği taşıyan işlemler daha düşük eşikle onaylanabilir. Ancak işin gerçekte salt onarımın ötesinde kalıcı bir değişiklik ya da eklenti niteliği taşıdığını düşünüyorsanız bu çerçevelemeye itiraz edebilirsiniz. İtirazınızı toplantı tutanağına yazdırın, ardından gerekirse iptal davası açın. Ayrıca büyük harcamalarda yöneticinin kat maliklerine önceden bilgi verme yükümlülüğü bulunmaktadır; bu yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğini de sorgulayabilirsiniz.