Site Yönetimi

AVM Kira Sözleşmesindeki Ceza Şartı Ne Kadar Bağlayıcı?

AVM kira sözleşmelerindeki ceza şartları prensipte bağlayıcıdır; ancak orantısız ceza tutarları Türk Borçlar Kanunu'nun indirim hükmü kapsamında yargısal denetime tabidir.

AVM Kira Sözleşmesindeki Ceza Şartı Ne Kadar Bağlayıcı?

AVM kira sözleşmelerindeki ceza şartı, Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde kural olarak bağlayıcıdır ve kiracı sözleşmeyi imzalamakla bu yükümlülüğü peşinen kabul etmiş sayılır. Ancak "bağlayıcı" ifadesi mutlak bir anlam taşımaz: ceza miktarının ifa edilen edimle açık biçimde orantısız olduğu durumlarda hâkim, taraflardan birinin talebi üzerine cezayı indirebilir. Dolayısıyla ceza şartıyla karşı karşıya kalan bir kiracı için "sözleşme bitti, ödeyeceğim" sonucuna atlamak yerine önce şartın hukuki geçerliliğini ve orantılılığını sorgulamak doğru başlangıç noktasıdır.

Ceza Şartı Nedir, AVM Sözleşmelerinde Neden Bu Kadar Yaygın?

AVM kira sözleşmesinde ceza şartı maddesi vurgulu sözleşme ve anahtar illüstrasyonu

Ceza şartı (cezai şart), bir sözleşmede taraflardan birinin borcunu hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi hâlinde ödemeyi önceden taahhüt ettiği bir tazminat biçimidir. Ticaret hukukunda yaygın kullanım alanı bulan bu araç, AVM kiralarında özellikle son yirmi yılda standart sözleşme maddesi hâline gelmiştir. AVM yönetimleri, yüksek yatırım maliyetleri ve trafik dengesine verdikleri önemi gerekçe göstererek erken tahliye, kira gecikmesi, marka değişikliği veya faaliyet kesintisi gibi durumlara karşı ceza şartını bir güvence mekanizması olarak kullanmaktadır.

AVM sözleşmelerinde karşılaşılan ceza şartları genellikle şu biçimlerde formüle edilir: kalan kira süresinin tamamına eşdeğer bir bedel, belirli aylık kira katları (örneğin altı ila on iki aylık kira), ciro payı hesabına dayalı tazminat veya kalan sürenin net bugünkü değeri. Bu formüller, müzakere yapılmadan imzalanan sözleşmelerde kiracı aleyhine son derece ağır sonuçlar doğurabilir. Üstelik AVM'ler çoğu zaman tek taraflı hazırladıkları standart sözleşme metinlerini sunarlar; kiracı tarafının hukuki danışmanlık almadan bu metni imzalaması, ileride büyük sürprizlere zemin hazırlar.

Mağaza sahibi veya ofis kiracısı açısından ceza şartının önemli bir özelliği daha vardır: alacaklının zararını ayrıca ispat etmesi gerekmez. Yani sözleşmede belirlenen ceza tutarı, AVM'nin gerçekte ne kadar zarara uğradığından bağımsız olarak talep edilebilir. Bu durum, görünürde basit bir erken çıkış kararını ciddi bir mali yüke dönüştürebilmektedir. O nedenle sözleşmeyi imzalamadan önce ceza şartı maddelerini tek tek okumak, anlamadığınız her ifadeyi bir avukata danışarak netleştirmek kritik önem taşır.

Türk Borçlar Kanunu'na Göre Hâkimin İndirim Yetkisi

Mahkeme salonunda terazi ve tokmak, ceza indirimi kararını simgeleyen illüstrasyon

Türk Borçlar Kanunu'nun ceza şartını düzenleyen hükümleri, tarafların iradeleri kadar hâkimin takdir yetkisini de ön plana taşımaktadır. Kanuna göre hâkim, ceza miktarının ifa edilen edimle açıkça orantısız olduğunu tespit ederse taleple bağlı olmaksızın bu miktarı indirebilir. Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: bu indirim hakkının kullanılabilmesi için tarafın açıkça talepte bulunması şart değildir; hâkim re'sen bu yetkiyi kullanabilir. Ancak uygulamada kiracı tarafının bu yönde açık bir savunma ya da talep yöneltmesi, mahkemenin konuyu değerlendirmesini kolaylaştırır.

Orantısızlık değerlendirmesi yapılırken birkaç kıstas devreye girer: sözleşmenin toplam değeri, kiracının kusur ağırlığı, AVM'nin uğradığı gerçek zarar veya mahrum kaldığı kazanç, kalan kira süresi ve ceza miktarının bu süreyle ilişkisi bunların başında gelir. Mahkemeler özellikle son yıllarda AVM kiralarına ilişkin davalarda, kalan sürenin tüm bedelini ceza olarak belirleyen klozların "açıkça orantısız" sayılabileceğine yönelik kararlar vermiştir. Bu kararların büyük çoğunluğu, ceza miktarını makul bir tutara çekerek kiracının aleyhine sonuçlanacak davayı daha hafif bir mali yükle kapatmıştır.

Bir diğer önemli nokta, ceza şartının geçerliliği için borcun hiç ifa edilmemesinden söz ediliyor olmasına gerek yoktur; kısmi veya gecikmeli ifa durumlarında da ceza şartı işleyebilir. Sözleşme metninde gecikme cezası ile tam temerrüt cezasının ayrı ayrı düzenlenmesi bu nedenle yaygındır. Kiracının, hangi ihlal durumunun hangi ceza miktarını tetiklediğini sözleşmeyi okurken net biçimde anlaması gerekir. Ceza şartı maddesinde belirsizlik varsa, bu belirsizlik genellikle borçlu (kiracı) lehine yorumlanır.

Ceza Şartının Geçersiz Sayılabileceği Haller

Geçersizlik mühürü vurulan kira sözleşmesi belgesi illüstrasyonu

Her ceza şartı otomatik olarak geçerli değildir. Hukuki geçerlilik için ceza şartının sözleşmede açık, belirli ve anlaşılır biçimde kaleme alınmış olması gerekir. Belirsiz ifadeler, sözleşmenin hangi ihlal türü için hangi miktarı öngördüğünü anlaşılmaz kılan formülasyonlar veya referans verilen ancak sözleşmeye eklenmeyen belgelerle belirlenen tutarlar, geçersizlik ya da yorumsal tartışma zemini oluşturabilir. Bir avukatın bu maddeleri "ihlal halinde ne kadar öderim?" sorusunu net biçimde cevaplayamaması, genellikle geçersizlik veya indirim argümanı için ipucu sayılır.

Standart sözleşme niteliği taşıyan AVM kira metinleri söz konusu olduğunda genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemeler gündeme gelebilir. Kiracının müzakere imkânı bulunmaksızın sunulan ve özellikle güçlü bir dengesizlik yaratan maddeler, bu çerçevede değerlendirmeye alınabilir. Uygulamada bu savunma her zaman sonuç vermez; mahkemeler ticari kiralar söz konusu olduğunda tarafların iş insanı sıfatıyla sözleşmeyi inceleyebildiğini varsayma eğilimindedir. Yine de kaba biçimde tek taraflı, müzakereye kapalı ve orantısız ceza şartları bu kapsamda sorgulanabilir.

Ayrıca ceza şartının konusu olan ihlalin AVM'nin kendisinden kaynaklandığı durumlara dikkat etmek gerekir. Yönetimin yeterli ortak alan bakımını yapmaması, vaat edilen ziyaretçi trafiğini sağlayamaması ya da kendi taahhütlerini yerine getirmemesi sonucunda kiracının erken tahliye etmesi gerektiği durumlarda, kiracı karşı tarafın temerrüdünü ya da edimin imkânsızlaşmasını savunma olarak ileri sürebilir. Bu durumlar, ceza şartının işletilemeyeceği ya da en azından karşılıklı mahsuplaşma yoluyla azaltılması gereken haller arasında değerlendirilebilir.

Erken Tahliye Kararı Vermeden Önce Yapmanız Gerekenler

Mağaza tahliyesi öncesi yapılacaklar listesi ve takvim illüstrasyonu

Erken tahliye kararı, ceza şartının en sık tetiklendiği durumdur. Kira bedellerinin artışı, ciro düşüşü, marka stratejisindeki değişim veya daha uygun koşullara sahip alternatif bir mekân bulunması kiracıları bu yola itebilmektedir. Ancak erken tahliye kararını uygulamaya geçirmeden önce atılması gereken bazı adımlar, hem hukuki riski azaltır hem de AVM yönetimiyle müzakere pozisyonunu güçlendirir.

İlk adım, sözleşmenin fesih ve bildirim maddelerini dikkatlice okumaktır. Birçok AVM sözleşmesi belirli bir süre önceden yazılı bildirim yapılması koşuluyla tarafların sözleşmeyi sonlandırabileceğini ya da ceza miktarını azaltabileceğini öngörür. Bu bildirim süresine uyulmak suretiyle tahliye yapılırsa ceza şartı hiç işlemeyebilir ya da azaltılmış tutarda uygulanabilir. Sözleşmede bu tür bir çıkış mekanizması varsa ve fark edilmeden geçilmişse kiracı gereksiz yere tam ceza yüküyle karşılaşabilir.

İkinci adım, AVM yönetimiyle müzakere masasına oturmaktır. Yönetimler, boş kalan mağazanın yarattığı maliyet ve prestij kaybını göz önünde bulundurarak zaman zaman ceza şartından kısmen vazgeçmeye ya da kiracıyı devretme olanağı tanımaya açık olabilmektedir. Bu müzakereyi yazılı olarak yürütmek ve varılan mutabakatlara imzalı bir ek protokol eklemek, ileride anlaşmazlık çıkmasını önler. Sözlü uzlaşmalar yeterli olmaz; her anlaşma yazıya dökülmelidir.

  • Sözleşmedeki fesih ve bildirim maddelerini detaylı inceleyin; kısmen de olsa bir çıkış yolu içerip içermediğini kontrol edin.
  • Hukuki danışmanınızla birlikte ceza şartının orantılılığını ve geçerliliğini değerlendirin.
  • AVM yönetimiyle yürütülecek müzakereleri yazılı kanaldan sürdürün ve her mutabakatı imzalı protokole bağlayın.

AVM Yönetiminin Ceza Şartını Haksız Uyguladığını Düşünüyorsanız

Şikayet mektubu adliyeye uçarken belgeleri gösteren illüstrasyon

Ceza şartının haksız ya da orantısız biçimde uygulandığını düşünen kiracı için birkaç yol açıktır. Bunların ilki ve en pratik olanı, AVM yönetimine yazılı itiraz göndererek ihtilafı kayıt altına almaktır. Bu itiraz, ileride dava açılması durumunda tarafın tutumunun belgelendiği önemli bir delil işlevi görür. İtirazda ceza şartının hangi maddesine, hangi gerekçeyle itiraz edildiği açıkça belirtilmelidir.

Bir diğer seçenek arabuluculuktur. Ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin zorunlu olduğu hâller mevzuatla belirlenmiştir; bu nedenle hukuki danışmanınız arabuluculuk yolunun uygulanıp uygulanamayacağını değerlendirmelidir. Arabuluculuk, yargı sürecine kıyasla çok daha hızlı ve düşük maliyetli bir çözüm sunabilir; üstelik tarafların müzakere odasında yüz yüze geldiği bu ortamda uzlaşı şansı yargıya kıyasla daha yüksektir.

Uzlaşı sağlanamadığında dava yolu gündeme gelir. Kiracı, AVM yönetiminin ceza şartını dayanaksız biçimde işletmesine karşı itiraz davası açabilir; ya da önce cezayı ödemek zorunda kaldığında ödenen miktarın iadesi için dava açabilir. Her iki durumda da ceza miktarının orantısız olduğuna ilişkin somut deliller (kira bedeli, kalan süre, AVM'nin gerçek zararı ile ceza tutarı arasındaki fark) mahkemeye sunulmalıdır. Bu nedenle tüm ödeme belgelerini, sözleşme eklerini ve yazışmaları eksiksiz saklamak kritiktir.

Örnek itiraz yazısı başlığı:
"... tarihli kira sözleşmesinin ... maddesinde düzenlenen ceza şartının, Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümlerine aykırı biçimde ve ifa edilen edimle açıkça orantısız bir tutarda uygulandığı kanaatindeyiz. Bu çerçevede söz konusu ceza talebini kabul etmemekteyiz ve ihtilafın çözümü için yazılı müzakere sürecinin başlatılmasını talep ediyoruz."

Kira Artış Oranı ve Ceza Şartı: Çakışma Riski

Yükselen kira grafiği ve ceza şartı uyarısı olan sözleşme illüstrasyonu

AVM kiralarında sıkça gözden kaçan bir dinamik, kira artış oranlarıyla ceza şartının birbirini nasıl beslediğidir. Yüksek enflasyon dönemlerinde kiracılar, belirlenen artış oranının fahiş olduğunu, dolayısıyla kira bedelini ödeyemez hâle geldiğini öne sürerek sözleşmeden çıkmak isteyebilirler. Bu durumda erken tahliyeye yol açan neden, ekonomik bir imkânsızlıktır; ancak hukuki açıdan bu durum çoğunlukla otomatik bir ceza muafiyeti sağlamaz.

Buna karşın aşırı ifa güçlüğü (sözleşme hukukundaki uyum davaları) istisnai durumlarda gündeme gelebilmektedir. Koşulların sözleşmenin kurulduğu andaki duruma kıyasla olağanüstü değiştiği ve bu değişikliğin öngörülemez nitelikte olduğu hâllerde, mahkeme sözleşme koşullarını taraflara uyarlatabilir ya da feshe karar verebilir. Bu yol uygulamada dar bir istisna olarak kabul edilmekte ve her durumda geçerli olmamaktadır. Ekonomik dalgalanmaların normal seyri bu kapsamın dışında tutulmaktadır.

Kira artış oranıyla ilgili bir diğer pratik konu, bazı AVM sözleşmelerinin yenileme dönemlerinde yeni kira bedelinin belirlenmesinde farklı endeksler kullanmasıdır. Bu endeksin ne olduğu, nasıl hesaplandığı ve artış tavanının bulunup bulunmadığı, hem günlük mali planlamayı hem de erken çıkış kararını doğrudan etkiler. Sözleşmeyi imzalarken bu maddeleri göz ardı eden kiracılar, yıllar sonra fatura kesildiğinde şaşkınlık yaşamaktadır. Aidat ve ortak gider maddelerinin kira artış klozlarıyla nasıl ilişkilendirildiğine dair ayrıntılı bir değerlendirme için kira sözleşmesinde aidat maddesinin nasıl yazılması gerektiğine dair bu yazıyı inceleyebilirsiniz.

Ortak Gider ve Hizmet Bedeli Cezaları: Kira Cezasından Farkı

AVM ortak alan bakım araçları ve gider dökümü tablosu illüstrasyonu

AVM kira sözleşmelerinde kira bedelinin gecikmesine bağlı ceza şartının yanı sıra ortak gider (aidat) ve hizmet bedelinin gecikmesine bağlı ayrı bir ceza mekanizması da yer alabilmektedir. Bu iki mekanizma birbirinden bağımsız işleyebilir; yani kira ödemesini zamanında yapıp ortak gideri geciktiren bir kiracı, her iki kalem için de ayrı ayrı ceza yaptırımıyla karşılaşabilir.

Ortak gider kalemleri genellikle güvenlik, temizlik, ısıtma-soğutma, asansör bakımı, ortak alan enerji tüketimi ve pazarlama katkı payı gibi başlıkları kapsar. Bu kalemlerin sözleşmede tek tek sayılmış mı olduğu, yoksa genel bir ifadeyle "AVM yönetiminin belirleyeceği giderler" biçiminde mi tanımlandığı kritik bir fark yaratır. İkinci durumda kiracı, sözleşmeyi imzaladığı anda öngöremediği kalemlerle karşılaşabilir ve bu da anlaşmazlık doğurabilir.

Kira yenileme ve revizyon süreçlerinin nasıl yönetildiği de ortak gider hesabıyla doğrudan bağlantılıdır. Bu ilişkiyi daha iyi anlamak için kira sözleşmesi yönetimi ve yenileme takibi üzerine hazırladığımız yazıya başvurabilirsiniz. Yenileme dönemlerinde ortak gider kalemlerinin yeniden müzakere edilip edilemeyeceği, AVM yönetiminin tek taraflı değişiklik yapıp yapamayacağı ve bu değişikliklerin kiracıya bildirim yükümlülüğü gibi konular sözleşmede açıkça düzenlenmiş olmalıdır.

Sözleşme İmzalamadan Önce: Kiracının Pazarlık Gücünü Artıran Adımlar

Müzakere masasında sözleşme imzalama sürecini gösteren illüstrasyon

Ceza şartına ilişkin en etkili strateji, sorun ortaya çıktıktan sonra değil sözleşme imzalanmadan önce uygulanandır. AVM yönetimleri standart metin sunsa da bu metnin müzakereye kapalı olduğu anlamına gelmez. Küçük ve bağımsız mağazaların müzakere gücü sınırlı olabilir; ancak zincir marka veya çok şubeli işletmeler çok daha fazla kaldıraç sahibidir.

Müzakerede öncelikle hedeflenmesi gereken noktalar şunlardır: ceza miktarının kalan sürenin tamamı yerine belirli bir katsayısıyla sınırlanması, kısmi tazminata yol açan "çıkış penceresi" maddelerinin eklenmesi ve AVM'nin kendi taahhütlerini (ziyaretçi trafiği, pazarlama desteği, ortak alan standardı) yerine getirmediği durumlarda kiracıya cezasız fesih hakkı tanınması. Bu talepler sözleşmeye eklendiğinde, kiracının ilerideki riski önemli ölçüde azalır.

Sözleşme metnini hukuki danışmanlık almadan imzalamak, ceza şartı söz konusu olduğunda özellikle risklidir. Bir ticari avukat tarafından yapılacak birkaç saatlik sözleşme incelemesi, ilerleyen dönemde ödenebilecek büyük ceza miktarlarının çok altında bir maliyete sahip olacaktır. Sözleşmede anlamadığınız her madde için "bu maddede ihlal hâlinde ne olur?" sorusunu sormaktan çekinmeyin; yanıt belirsizse bu belirsizliği giderin ya da maddeyi müzakereye açın.

Site Yönetimi ile AVM ve Ticari Kira Yönetimini Kolaylaştırmak

Ceza şartı anlaşmazlıklarının büyük bölümü, aslında yönetim süreçlerindeki şeffaflık eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Ortak gider dökümleri kiracıya zamanında ve anlaşılır biçimde iletilmediğinde gecikme kaçınılmaz hâle gelir; gecikme arttıkça ceza şartı devreye girer. Arıza bildirimleri yazılı kayıt olmadan ağızdan ağıza taşındığında yönetim ihmali belgelenemez; dolayısıyla kiracı tazminat talebini destekleyecek delilden yoksun kalır.

Site Yönetimi platformu, tam da bu sürtüşme noktalarını azaltmak için tasarlanmıştır. Kiracı, tüm ortak gider kalemlerini ayrıntılı döküm hâlinde sisteme giriş yaparak görebilir; neyin ne zaman, ne gerekçeyle faturalandırıldığı şeffaf biçimde kayıt altındadır. Arıza ve bakım talepleri tarih damgalı olarak sisteme girildikten sonra hem kiracı hem yönetim tarafından takip edilebilir; bu taleplerin çözüme kavuşturulup kavuşturulmadığı ve hangi sürede yanıt alındığı kayıt dışı kalmaz. AVM yöneticisi ise tüm kiracılara yönelik duyurularını, ödeme hatırlatmalarını ve raporlarını tek ekrandan iletebilir.

Bu şeffaflık katmanı, hem kiracı hem de yönetim açısından anlaşmazlık riskini ciddi ölçüde düşürür. Gecikme gerçekleştiğinde bile tarafların elinde belgelenmiş bir süreç zinciri bulunur; bu zincir, müzakere masasında ve gerekirse mahkeme sürecinde tarafın lehine delil işlevi görür. Ceza şartının haksız biçimde uygulandığını ileri sürebilmek için önce "hangi tarihte ne talep ettim, ne yanıt aldım?" sorularına somut yanıt vermeniz gerekir; platform bu yanıtların altyapısını oluşturur.

Ortak gider kalemlerini takip etmek, bakım taleplerini kayıt altına almak ve bildirimleri belgelemek, sadece bir konfor meselesi değil aynı zamanda bir hukuki güvencedir. Bu sistematiği kuran kiracılar, ileride yaşanabilecek ceza şartı ihtilaflarında çok daha güçlü bir konuma sahip olur.

Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınma Yolları

Kira sürecinde sık yapılan hatalar ve uyarı işaretleri illüstrasyonu

AVM kiracılarının ceza şartı konusunda en sık düştüğü hata, sözleşmeyi okumadan ya da okuyup anlamadan imzalamaktır. Büyük baskı ve zaman kısıtlaması altında gerçekleşen yer teslim süreçlerinde kiracılar bazen sözleşmeyi imzalamayı "formalite" olarak görür. Oysa ceza şartı maddesi tam da bu dikkatsizliği beklemektedir. Sonradan "bilmiyordum" demek hukuki bir savunma oluşturmaz; imza, bilginin kanıtı sayılır.

İkinci sık hata, sözlü olarak varılan uzlaşmalara güvenmektir. "AVM yöneticisi bize çıkış için sorun olmaz dedi" türündeki ifadeler, hukuki anlamda hiçbir bağlayıcılık taşımaz. Yönetim kadrosundaki değişim, şirket devirleri veya basit bir hafıza yanılgısı, bu uzlaşıyı fiilen geçersiz kılabilir. Tüm mutabakatlar yazılı olmak zorundadır.

  • Ceza şartını "standart madde" diyerek atlamak; her maddeyi tek tek anlayarak okuyun.
  • Sözlü anlaşmalara dayanmak; tüm taahhütleri imzalı belgeye taşıyın.
  • Erken tahliye kararı vermeden önce bildirim sürelerini kontrol etmemek; sözleşmede tanımlı çıkış mekanizmalarını araştırın.

Üçüncü yaygın hata, ceza şartıyla karşılaştığında hemen ödemeyi kabul etmektir. Baskı altında hızlıca ödeme yapan kiracı, iade davası açsa bile mahkemede zaman zaman "borcunuzu peşinen tanıdınız" argümanıyla karşılaşabilir. Ödeme yapmak zorunda kaldığınızda bile itiraz hakkınızı yazılı olarak saklı tuttuğunuzu açıkça belirtin.

Sık Sorulan Sorular

AVM sözleşmesindeki ceza şartını hiçbir koşulda ödememek mümkün mü?

Geçerli bir ceza şartını tamamen ödemekten kaçınmak hukuki açıdan zordur; ancak orantısız ceza tutarlarında mahkeme indirimi talep edilebilir, karşı tarafın sözleşme ihlali öne sürülerek mahsuplaşma yapılabilir veya uzlaşı müzakeresiyle daha düşük bir bedel üzerinde anlaşılabilir. Hiç ödememek ancak ceza şartının geçersizliği ispat edilirse ya da tarafların karşılıklı anlaşmasıyla mümkündür.

Ceza şartı miktarı sözleşmede yazılı tutarın üzerinde talep edilebilir mi?

Hayır. Ceza şartı sözleşmede belirlenen miktarla sınırlıdır; AVM yönetimi bu tutarın üzerinde ek tazminat talep edemez. Ancak sözleşmede açıkça aksi düzenlenmişse (örneğin ceza şartına ek olarak gerçek zarar ispat edilerek talep edileceğine dair bir hüküm yer alıyorsa) bu kural değişebilir. Standart düzenlemede ise ceza, tavanı belirleyen bir rakam olarak işler.

Kira bedelini hiç geciktirmediğimde ama erken tahliye ettiğimde ceza şartı işler mi?

Evet, işler. Ceza şartı yalnızca kira gecikmesine değil; sözleşmede tanımlanan her türlü ihlale, özellikle de erken tahliyeye bağlanabilir. Kira ödemelerini zamanında yapmış olmak, erken tahliyeden doğan ceza şartını ortadan kaldırmaz. Bu nedenle sözleşmede erken tahliyeye özgü ceza maddesinin ayrıca incelenmesi gerekir.

AVM'de yangın veya ağır hasar gibi zorunlu durumlarda erken çıkış ceza şartını ortadan kaldırır mı?

Zorunlu ve öngörülemeyen haller (mücbir sebep) prensipte borcun ifasını imkânsız kıldığında tarafları sorumluluktan kurtarabilir. Yangın, deprem gibi AVM binasını kullanılamaz hâle getiren olaylar bu kapsamda değerlendirilebilir; ancak mücbir sebebin kapsamı sözleşmede ayrıca tanımlanmış olabilir. Her olayın koşullarına göre değerlendirme yapılması gerekir; genel bir güvencenin var olduğunu varsaymak doğru değildir.

Ceza şartına itiraz için dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk zorunluluğu belirli tutarların üzerindeki alacaklar için geçerlidir ve mevzuat bu tutarı zaman zaman güncellemektedir. Güncel eşiği ve uygulanacak usulü doğrulamak için bir ticaret avukatına danışmanız gerekir. Arabuluculuk zorunlu olsa da bu süreç uyuşmazlığı hızla çözmeye elverişlidir ve mahkeme sürecine kıyasla çok daha az masraflıdır.

AVM yönetiminin ortak gider hesaplamasına itiraz edebilir miyim?

Evet. Sözleşmede ortak gider kalemlerinin nasıl belirleneceği açıkça düzenlenmiş olmalıdır. Yönetim bu düzenlemeye aykırı kalemler ekliyorsa ya da hesaplama yöntemi şeffaf değilse kiracı dökümü yazılı olarak talep etme ve itiraz etme hakkına sahiptir. Bu itirazlar yazılı kanaldan kayıt altına alınmalı; itiraz edilen tutar ödenmek zorunda kalındığında bile ihtirazi kayıt belirtilmelidir.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön