AVM kiracılar derneği, alışveriş merkezinde yer kiralayan mağaza sahiplerinin, marka yetkililerinin ve plaza ofis kiracılarının ortak çıkarlarını korumak amacıyla 5253 sayılı Dernekler Kanunu çerçevesinde kurduğu sivil bir yapıdır. Dernek kurulması için en az yedi kurucu üyeye, bir tüzüğe ve noterce onaylı imza beyannamelerine ihtiyaç vardır. Bu yapı size yönetimle tek tek değil toplu olarak müzakere etme gücü verir; ortak gider itirazları, güvenlik talepleri ve etkinlik katkıları gibi meselelerde çok daha etkili bir ses çıkarmanızı sağlar.
Kiracılar Derneği Nedir, Neden Kurulur?

AVM'de ya da büyük bir ticari binada kira ödüyorsanız, yönetimle ilişkiniz temelden asimetrik bir güç dengesine oturur. Yönetim şirketi tüm binanın kurallarını belirler, ortak gider bedellerini hesaplar, güvenlik ve temizlik hizmetlerini organize eder; siz ise bu kararları büyük ölçüde kabul etmek zorunda kalırsınız. Kiracılar derneği bu dengesizliği bir ölçüde telafi etmeye yarar. Tek başınıza kira sözleşmenizi müzakere ederken çok sınırlı bir pazarlık gücünüz olabilir; ancak aynı binada yer kiralayan on beş ya da elli işletme adına konuşan bir dernek başkanı bambaşka bir ağırlık taşır.
Kiracılar derneği aynı zamanda bilgi paylaşımı için de vazgeçilmez bir platformdur. Komşu mağazanın ortak gider faturasına itiraz ettiğini, güvenlik kamerasının aylardır çalışmadığını ya da market katındaki temizlik şirketinin değiştiğini genellikle tesadüfen öğrenirsiniz. Dernek çatısı altında bu bilgiler sistematik biçimde toplanır, belgeler arşivlenir ve sorunlar koordineli biçimde yönetimle paylaşılır. Bu yapı hem mağaza sahiplerine hem de plaza kiracılarına uygulanabilir; ticari amaç taşıyan her kiracı grubu böyle bir dernek kurabilir.
Avrupa'daki büyük alışveriş merkezlerinde kiracı komiteleri onlarca yıldır aktif şekilde çalışmaktadır. Türkiye'de de özellikle büyük şehirlerde kimi AVM'lerde gayri resmi kiracı komiteleri oluşmuştur. Ancak gayri resmi yapılar yazılı bir tüzükten, seçilmiş yönetim kurulundan ve hukuki tüzel kişilikten yoksundur; yönetimle imzalanacak çerçeve protokollerde, noter onaylı mutabakatlarda ya da gerektiğinde mahkeme süreçlerinde bu yapılar yetersiz kalır. Resmi bir dernek bu boşlukları kapatır.
Derneğin faydası yalnızca şikâyet yönetimiyle sınırlı değildir. Ortak pazarlama kampanyaları, yoğun dönem etkinlik koordinasyonu, yerel belediye ya da esnaf odalarıyla ilişki kurma gibi pozitif iş birliği konularında da dernek etkili bir platform sunar. Bir AVM'nin müşteri trafiğini artıran etkinliklerin maliyeti ve organizasyonu, kiracılar arasında adil ve şeffaf biçimde paylaşılabilir. Bu tür konularda da dernek tüzüğünde yer alan maddeler yol gösterici olur.
Yasal Dayanak: Hangi Kanunlar Geçerli?

Türkiye'de dernek kurma hakkı Anayasa'nın 33. maddesiyle güvence altına alınmıştır. Bu temel hakkın kullanım usulü 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve bu kanuna bağlı yönetmeliklerle düzenlenir. Kiracılar derneği, mesleki ya da sektörel nitelik taşımayan, fakat üyelerinin ortak çıkarlarını gözeten bir sivil toplum kuruluşu olarak bu kanun kapsamında kurulur. Ticaret kanunu ya da kooperatifler mevzuatından farklı olarak dernekler kâr amacı gütmez; üye aidatları ve bağışları yalnızca dernek amaçları için kullanılır.
Kiracılar derneğinin ticari kira sözleşmeleriyle doğrudan bir bağı yoktur; kira ilişkisi Türk Borçlar Kanunu'nun işyeri kirası hükümleri çerçevesinde yürütülmeye devam eder. Dernek, bireysel kira sözleşmelerini iptal etme ya da değiştirme yetkisine sahip değildir. Bununla birlikte dernek, üyeleri adına toplu şikâyet başvurusu yapabilir, bilirkişi isteğinde bulunabilir, idari mercilere dilekçe verebilir ve gerektiğinde ortak hukuki destek alabilir. Bu çerçeve oldukça önemlidir: dernek bir avukat tutarak on beş kiracı adına ortak gider itirazında bulunabilir; bu hem maliyet açısından hem de etkililik bakımından bireysel girişimlere kıyasla çok daha verimlidir.
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri bağımsız bölüm maliklerini kapsasa da AVM'lerde kiracıların bu kanundan doğrudan yararlanma imkânı sınırlıdır. Ancak dernek, maliki olan kiraya verenler üzerinden kat malikleri kuruluna yazılı talep iletebilir ve bu yolla ortak gider kararlarını dolaylı biçimde etkileyebilir. Bu mekanizma özellikle bağımsız bölümlerin birden fazla malike ait olduğu karma mülkiyet yapılarında işlevsel sonuçlar doğurur.
Rekabet hukuku açısından da dikkatli olmak gerekir. Kiracılar derneği fiyat belirleme, reklam koordinasyonu ya da rakip mağazalara yönelik ortak karar alma gibi faaliyetleri tüzüğüne koymamalıdır; bu tür eylemler Rekabet Kurumu'nun denetimine girebilir. Dernek amacı yönetimle ilişki ve ortak hizmet standartlarıyla sınırlı tutulduğunda hukuki risk minimumdur.
Kuruluş Adımları: Nereden Başlanır?

İlk adım, potansiyel kurucu üyeleri belirlemektir. 5253 sayılı kanuna göre dernek kurabilmek için en az yedi kişinin bir araya gelmesi gerekir; bu kişilerin Türk vatandaşı ya da Türkiye'de yasal olarak ikamet eden yabancı uyruklu bireyler olması yeterlidir. AVM bağlamında bu kişiler mağaza sahipleri, markayı temsilen yetkilendirilmiş kişiler ya da ofis kiracıları olabilir. Kurucu üyelerin aynı zamanda fiilî ehliyete sahip olması ve kanunda sayılan kısıtlar kapsamında bulunmaması gerekir.
İkinci adım tüzük hazırlamaktır. Tüzükte derneğin adı, merkezi, amacı, üyelik koşulları, organlara ilişkin hükümler (genel kurul, yönetim kurulu, denetim kurulu), gelir-gider esasları ve derneğin feshi durumunda yapılacak işlemler yer almalıdır. İçişleri Bakanlığı'nın web sitesinde yayımlanan örnek tüzük metni başlangıç noktası olarak kullanılabilir; bu metni AVM kiracılarına özgü maddelerle zenginleştirmek gerekir. Örneğin "Amaçlar" bölümüne "AVM yönetimiyle toplu müzakere kapasitesini güçlendirmek, ortak gider denetimini desteklemek" gibi ifadeler eklenebilir.
Üçüncü adım resmi başvurudur. Kurucu üyeler imza beyannamelerini hazırlar, tüzük metnini son haline getirir ve ikametgâh belgelerini toplar. Dernek merkezi olarak bir kurucu üyenin işyeri ya da kiralık bir büro adresi gösterilebilir. Bu belgeler dernek merkezinin bulunduğu yer kaymakamlığına veya valiliğe teslim edilir. Başvurudan sonra idarenin inceleme süresi içinde herhangi bir itiraz yapılmazsa dernek tüzel kişilik kazanır. Süreç genellikle birkaç haftayı aşmaz; reddedilme ya da ek belge istenme durumlarında idare yazılı bildirim yapar.
Kuruluş sonrasında yapılacak ilk iş genel kuruldur. İlk genel kurulda yönetim kurulu ve denetim kurulu seçilir, dernek faaliyetlerine başlanır. Yönetim kurulu, üye aidatlarını belirleyecek, yıllık bütçeyi hazırlayacak ve AVM yönetimiyle ilişkileri yürütecek kişilerden oluşur. Tüm bu süreçleri bir hukuk danışmanının eşliğinde yürütmek hem zaman kazandırır hem de olası teknik hataları önler.
Tüzükte Olması Gereken Kiracıya Özgü Maddeler

Genel dernekler kanunundaki zorunlu maddeler dışında AVM kiracıları için bazı özel düzenlemeler tüzüğü işlevli kılar. Bunların başında "üyelik kapsamı" gelir. Tüzükte üyeliğin yalnızca ilgili AVM ya da ticari yapıdaki kiracılara açık olduğu, mülk sahibi ya da AVM yönetim şirketinin üye olamayacağı açıkça belirtilmelidir. Bu ayrım, bağımsızlık açısından kritiktir; yönetim şirketinin dernek içinde etki kurmasının önüne geçer.
İkinci önemli madde, "temsil yetkisi"dir. AVM yönetimiyle yapılacak toplantılarda kimin konuşacağı, hangi kararların üye oylamasına sunulacağı ve yönetim kurulunun ne kadarlık bir meblağı bağımsız olarak taahhüt edebileceği netleştirilmelidir. Pratikte görülen bir sorun, dernek başkanının yönetimle müzakere sürecinde üyeler adına söz vererek ardından iç çatışmayla karşılaşmasıdır. Tüzükteki net sınırlar bu riski azaltır.
Üçüncü konu "ortak gider denetim komitesi"dir. Bazı AVM kiracı dernekleri tüzüklerine yıllık ortak gider hesaplarını inceleyecek ve gerektiğinde bağımsız mali müşavirden görüş alacak bir alt komite hükmü ekler. Bu yapı, yönetimin sunduğu rakamları körü körüne kabul etmek yerine sistematik bir denetim mekanizması oluşturur. İşletme giderleri içinde yönetim ücreti, temizlik, güvenlik ve enerji kalemlerinin nasıl bölündüğü zaman zaman tartışma konusu olur; alt komitenin bağımsız incelemesi hem şeffaflığı artırır hem de gereksiz anlaşmazlıkları önler.
Dördüncü nokta "çıkarılma ve itiraz" prosedürüdür. Kira sözleşmesini sona erdiren ya da AVM'den ayrılan kiracının otomatik olarak üyelikten çıkması, buna karşın ödediği aidatların iade edilmemesi gibi konular tüzükte düzenlenmezse ilerleyen dönemde sorun yaratabilir. Ayrıca üyelikten çıkarılmaya itiraz mekanizması hem adil bir süreç sağlar hem de olası davalara karşı derneği korur.
Yönetimle Müzakerede Derneğin Gücü

AVM yöneticileri genellikle binlerce metrekarelik alanı, onlarca kiracıyı ve milyonlarca liralık işletme bütçesini yönetir. Tek bir mağazanın şikâyeti gündem oluşturmak için yeterli olmayabilir; ancak kiracıların yüzde ellisini ya da altmışını temsil eden bir dernek başkanının ilettiği şikâyet çok farklı bir ağırlık taşır. Bu temsil gücü en çok aşağıdaki konularda belirgin biçimde hissedilir.
Ortak gider itirazı bunların başında gelir. AVM ortak giderleri (temizlik, güvenlik, enerji, asansör bakımı, otopark yönetimi vb.) kiracılara belirli bir dağıtım anahtarıyla yansıtılır. Bu anahtarın adil olup olmadığı, yönetim ücretinin makul sınırlar içinde kalıp kalmadığı ve bazı kalemlerin gerçekten yapılan harcamayı yansıtıp yansıtmadığı sorgulanabilir. Dernek bu sorgulamayı sistemli biçimde yapabilir, muhasebe belgelerini talep edebilir ve gerektiğinde bağımsız denetim başlatabilir.
Hizmet kalitesi standartları da önemli bir müzakere alanıdır. Temizlik güzergâhlarının sıklığı, güvenlik kamerasının çalışırlığı, arıza bildirim süreleri, otopark kapasitesi ve reklam alanı paylaşımı gibi konularda dernek, kolektif talepleri yazılı protokole bağlayabilir. Yönetim şirketleri bu tür protokolleri bazen kendi risk yönetimleri açısından da yararlı bulur; çünkü tüm kiracılarla ayrı ayrı yazışmak yerine tek bir muhatap üzerinden iletişim kurmak onlar için de verimlidir.
Kira yenileme dönemlerinde de dernek etkili olabilir. Bireysel olarak sözleşme yenilemek zorunda olan kiracı, yüksek zam talepleri karşısında ya ödemeyi ya da taşınmayı seçmek durumundadır. Aynı anda yenileme yapan çok sayıda kiracının dernek aracılığıyla toplu müzakere masasına oturması, zam oranlarının daha makul seviyelerde kalmasına ya da ek iyileştirmeler (yoğun dönem kampanya katkısından muafiyet, ortak alan iyileştirmesi taahhüdü gibi) elde edilmesine zemin hazırlayabilir. Bununla birlikte her kiracının sözleşmesi bireysel olduğundan, toplu müzakerenin uygulanabilirliği AVM'nin hukuki yapısına ve kira sözleşmelerinin içeriğine göre değişir.
Ortak Gider Şeffaflığı: Nereye İtiraz Edilir, Nasıl İzlenir?

Ortak gider hesaplamaları AVM kiracılarının en sık şikâyet ettiği konuların başındadır. Yönetim şirketi her ay fatura kesen taraftır; kiracı ise bu faturanın dayandığı harcamaları nadiren belgeli biçimde görebilir. Kiracılar derneği bu asimetriyi kırmak için yönetimden düzenli raporlama talep etme hakkına sahiptir. Tüzükte bu talebin prosedürü düzenlenebilir: yıllık bütçe öngörüsü, çeyrek dönem gerçekleşen-bütçe karşılaştırması ve yıl sonu kesin hesap gibi belgeler derneğe sunulur.
Şeffaflık taleplerinin işe yaraması için derneğin bu belgeleri değerlendirecek kapasitesi olması gerekir. Bu nedenle bazı kiracı dernekleri serbest çalışan bir mali müşaviri yılda belirli saat ücreti karşılığında görevlendirir. Üye aidatlarıyla karşılanacak bu küçük harcama, hatalı ya da şişirilmiş gider kalemlerinden kaynaklanan fazla ödemeyi önlediğinde kendini amorti eder. Özellikle büyük AVM'lerde yüzlerce binlerce liraya ulaşabilen yanlış tahsisatlar, dışarıdan bakan bir mali gözün raporuyla ortaya çıkarılabilir.
Kiracının kira sözleşmesine göre itiraz hakkı genellikle belirli bir süreyle sınırlandırılmıştır; fatura tebliğinden itibaren kısa bir pencere içinde yazılı itiraz yapılmadığında fatura kesinleşmiş sayılabilir. Dernek bu süreleri takip etmek, üyelerini zamanında uyarmak ve gerektiğinde toplu itiraz dilekçesi hazırlamak için organize bir kanal işlevi görür. İtiraz süreçlerinin sistematik yürütülmesi, yönetimin ilerleyen dönemlerde daha dikkatli hesap hazırlamasını teşvik eder.
Yönetim şirketi belgeleri paylaşmayı reddederse, öncelikle noter aracılığıyla ihtarname çekilebilir. Ardından ilgili ticaret mahkemesine başvurularak belgelerin ibrazı istenebilir. Bu hukuki sürecin derdest olduğu durumlarda bile ihtarname çekilmesi genellikle yönetimi belgeleri sunmaya yönlendirir; çünkü dava riskini üstlenmek hiçbir tarafın çıkarına değildir. Dernek bu tür adımları koordineli biçimde atabilir ve hukuki masrafı üyeler arasında paylaştırarak tek kiracı üzerindeki yükü azaltabilir.
Kiracılar Derneğinin AVM Yönetim Platformuyla Entegrasyonu

Günümüzde pek çok AVM, yapının teknik ve mali yönetimini dijital platformlar aracılığıyla yürütmektedir. Bu sistemler işe yarar olduğunda kiracılar gerçek zamanlı ortak gider dökümlerine, arıza bildirim geçmişlerine ve duyurulara tek bir ekrandan ulaşabilir. Ancak her platform bu şeffaflığı eşit ölçüde sunmaz; kimi sistemler yalnızca fatura toplamını gösterir, kalemleri ve dayanaklarını paylaşmaz.
Yapı Site Yönetimi platformuyla yönetiliyorsa kiracılar ortak gider dökümleri kalem kalem şeffaf biçimde görebilir; böylece fatura geldiğinde neyin ne kadar tuttuğunu sorgulayan e-postalar ya da telefon aramaları yerine doğrudan platforma bakarak merak edilen bilgiyi bulabilir. Arıza ve talep kayıtları tarih damgalı açılır; hangi bildirimin ne zaman iletildiği, ne zaman yanıt alındığı ve işlemin hangi aşamada olduğu izlenebilir. Duyurular ve periyodik raporlar tek kanaldan takip edildiğinde kiracılar önemli gelişmeleri kaçırma riskini ortadan kaldırır. Kiracılar derneği bu şeffaflıktan doğrudan yararlanır; toplantılara somut veriler ve belgeler hazır gelir, müzakereler daha kısa ve daha verimli olur. Site Yönetimi hakkında daha fazla bilgi almak ya da demo talep etmek için platforma göz atabilirsiniz.
Dernek ile platform işbirliğinin en somut yansıması toplu arıza bildirimlerinde görülür. Aynı koridordaki on mağaza aynı sorunu ayrı ayrı bildirdiğinde sistem kaydı dağılır, önceliklendirme güçleşir. Dernek bu on bildirimi tek bir toplu istek olarak iletir ve platform üzerinde açılan tek bir iş emrinin kapsamına alır. Böylece hem yönetim hem kiracılar zaman kazanır, hem de sorunun çözüme kavuştuğunu tüm ilgili taraflar aynı anda görür.
Bir diğer fayda, etkinlik koordinasyonundadır. AVM'lerin yoğun dönem kampanyalarında kiracıların ortak gider kapsamındaki etkinlik paylarının ne olduğu, hangi alanların kampanyaya dahil edildiği ve maliyetin nasıl bölündüğü platforma kaydedilirse dernek bu verileri bağımsız biçimde inceleyebilir. İlerleyen yıllarda yapılacak bütçe müzakerelerinde geçmiş yıl verileri de tartışmanın bir parçası haline gelir; sözlü aktarımların yerini belgeli raporlar alır.
Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Nasıl Kaçınılır?

Kiracılar derneği kurma sürecindeki en yaygın hata, tüzüğü çok dar ya da çok geniş kaleme almaktır. Dar tutulan bir tüzük ("yalnızca temizlik şikâyetleri için") derneği başka meşru konularda hareketsiz bırakır. Geniş tutulan bir tüzük ise faaliyetlerin rekabet hukukuna temas edip etmediği konusunda belirsizlik yaratır. Orta yol; "AVM'nin işletiminden ve hizmet kalitesinden kaynaklanan ortak çıkarları yönetimle koordineli biçimde çözmeye çalışmak" gibi işlevsel ama sınırlı bir amaç tanımıdır.
İkinci yaygın hata, kuruluş sonrasında aktif olmaya devam etmemektir. Bazı dernekler bir sorun çıktığında toparlanır, sorun çözülünce ya da sürüncemede kalınca dağılır. Bu döngü derneği güvenilmez bir yapıya dönüştürür; üyeler aidatlarını ödemez, yönetim de muhatap almaya değer bulmaz. Derneği canlı tutmanın yolu düzenli genel kurul ve yönetim kurulu toplantıları, güncellenen üye listesi ve en az yılda bir olmak üzere yönetimle resmi görüşmedir. Bu faaliyetler takvime bağlanır ve yönetim kurulunun sorumluluğuna girer.
Üçüncü hata, kiracılar arasındaki çatışmaları dernek üzerinden çözmeye çalışmaktır. İki mağazanın müşteri kuyruğu ya da reklam alanı paylaşımı gibi birbirleriyle olan sorunları derneğin gündemine girdiğinde dernek büyük ihtimalle iç çatışmaya sahne olur ve asıl işlevi sekteye uğrar. Dernek sadece yönetimle ilişkide ortak çıkarları temsil eder; kiracılar arası anlaşmazlıklar kendi aralarında ya da gerekirse arabulucu aracılığıyla çözülmelidir.
Dördüncü hata, kiracının oy ve temsil haklarına ilişkin farkındalıktan yoksun olmaktır. Özellikle karma mülkiyet yapılarında kiracının hangi kararlarda temsil hakkı olduğunu bilmeden dernek aracılığıyla hak iddia etmek, gereksiz sürtüşmeler yaratabilir. Başlangıçta bir hukuk danışmanından bu hakların kapsamını öğrenmek uzun vadede hem zaman hem de masraf tasarrufu sağlar. Kiracılar derneği hukuki farkındalıkla donanmış olduğunda yönetimle ilişki çok daha yapıcı bir zemine oturur.
Plaza ve Karma Ticari Yapılarda Farklı Dinamikler

AVM kiracı derneği modeli mağazalara özgü bir yapıdır; ancak benzer ilkeler plaza ve ofis binası kiracıları için de geçerlidir. Büyük şehirlerdeki iş merkezlerinde bir katta onlarca firma çalışır; ortak toplantı alanlarının rezervasyonu, bina güvenliği, kafe ve yemekhane hizmetleri ve ortak teknik altyapı (internet, jeneratör, ısıtma-soğutma) gibi konular kiracıları doğrudan etkiler. Plaza kiracıları derneği bu konularda yönetim şirketiyle kolektif bir sesle konuşabilir.
Karma ticari yapılarda (alt katlarda AVM, üst katlarda ofis ya da rezidans) birden fazla kiracı grubunun varlığı dinamiği karmaşıklaştırır. Mağaza kiracılarının önceliği müşteri trafiği, temizlik ve görünürlükken ofis kiracıları gürültü, otopark yönetimi ve güvenlik üzerinde yoğunlaşabilir. Bu iki grubun tek bir çatı altında bir araya gelmesi zaman zaman çıkar çatışmalarına yol açar. Bu nedenle karma yapılarda ya ayrı kiracı dernekleri kurulur ya da tüzükte her grubun öncelikli konuları açıkça ayrıştırılır.
AVM ile konut bloklarının bir arada bulunduğu karma yapılarda ise sorun daha da katmanlaşır. AVM doluluk oranı ve kiracı devir hızı gibi göstergeler tüm binanın değerini etkilediğinden ticari kiracıların bu verilere erişimi de önem kazanır. Dernek bu verileri yönetimden talep edebilir ve üyeleriyle paylaşabilir; ancak verinin yorumlanması ve buna dayalı kararlar için uzman desteği almanız önerilir.
Bazı karma yapılarda konut sakinleri de yönetimden benzer şikâyetlere sahiptir. Ortak koridorların temizliği, güvenlik protokolleri ve bakım süreçleri her iki grubun da gündemine girebilir. Bu durumda kiracılar derneği ile konut sakinleri temsilcisi zaman zaman ortak hareket edebilir; ancak hukuki yapıları ayrı kaldığından ayrı tüzel kişilikleri korunmalıdır. Koordinasyon gayri resmi düzeyde, belirli konularla sınırlı tutulabilir.
Sık Sorulan Sorular
AVM kiracılar derneğine katılmak zorunlu mu?
Hayır, zorunlu değildir. Dernek üyeliği tamamen gönüllülük esasına dayanır. Bununla birlikte üye olmayan kiracılar, derneğin yönetimle müzakere ettiği ortak standartlardan ya da elde ettiği iyileştirmelerden kısmen yararlanabilir; ancak oy hakkı ve temsil kapsamı dışında kalır. Üye olmak, hem yönetim kuruluna seçilme hem de aidatları kullanarak toplu hukuki destek gibi haklardan yararlanma imkânı sunar.
Dernek kurmanın maliyeti nedir?
5253 sayılı Dernekler Kanunu kapsamında dernek kurmak için devlete ödenen herhangi bir harç yoktur. Asıl maliyetler noterde imza beyannamesi düzenlenmesi, tüzüğün hazırlanmasında hukuki danışmanlık alınması ve dernek merkezinin kira bedeli gibi kalemlerden oluşur. Bu maliyetler dernek büyüklüğüne ve tercih edilen hizmet kalitesine göre değişir; kurucu üyeler arasında paylaştırıldığında kişi başı yük oldukça sınırlı kalır. Sonraki yıllarda yıllık üye aidatları derneğin tek gelir kaynağı olur.
Dernek kaç kişiyle kurulabilir ve işletilir?
5253 sayılı kanuna göre en az yedi kişiyle dernek kurulabilir. İşletilmesi için herhangi bir üst sınır yoktur; ne kadar fazla kiracı üye olursa temsil gücü o kadar artar. Yönetim kurulunun en az üç, denetim kurulunun da en az üç kişiden oluşması yaygın bir uygulamadır; tüzükte bu sayı artırılabilir. Küçük yapılı bir AVM'de on beş, büyük bir merkezde yüzün üzerinde üyeye ulaşmak mümkündür; her iki ölçekte de dernek işletilebilir.
Yönetim şirketi dernek kurmamızı engelleyebilir mi?
Hayır, engelleyemez. Dernek kurma hakkı anayasal bir haktır ve yönetim şirketi bu hakkın kullanılmasını yasal olarak durduramaz. Yönetim, kira sözleşmelerindeki bazı klozlara dayanarak kiracıların ortak örgütlenmesini kısıtlamaya çalışırsa bu klozların Türk hukukundaki geçerliliği sorgulanabilir. Dernek kurulduktan sonra yönetimin kiracıyı "dernek üyesi olduğu için" zor durumda bırakmaya çalışması ise sözleşmeye aykırı davranış olarak nitelendirilebilir ve hukuki yollara başvurulabilir.
Dernek, bireysel kira sözleşmemi değiştirebilir mi?
Hayır. Dernek, imzalanmış kira sözleşmelerini tek taraflı olarak değiştirme yetkisine sahip değildir. Dernek, yeni dönem sözleşme müzakerelerinde toplu bir ses çıkarabilir, tavsiye kararları alabilir ve üyelerini bilgilendirebilir; ancak nihai kira kararı her kiracı ile kiraya veren arasında bireysel sözleşmeyle şekillenir. Derneğin asıl gücü sözleşme sonrası işletim sürecinde, ortak gider denetiminde ve hizmet standartlarının takibinde ortaya çıkar.
Plaza kiracıları da bu dernek modelini kullanabilir mi?
Evet, kesinlikle kullanabilir. AVM'ye özgü bir yasal kısıt yoktur; dernek modeli AVM mağazaları, ofis plaza kiracıları, lojistik park kiracıları ya da organize sanayi bölgelerindeki kiracılar gibi herhangi bir ticari yapıda yer kiralayan gruplar tarafından kurulabilir. Tüzükte amaç ve üyelik kapsamı o yapıya özgü biçimde tanımlanır; geri kalan hukuki çerçeve aynı kalır.