Site Yönetimi

Kiracının Apartman Genel Kurulunda Oy Hakkı Var mı?

Kiracıların apartman genel kurulunda oy hakkı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde sınırlıdır. Hangi durumlarda söz hakkı doğar, hangi kararlarda oy kullanılamaz? Tüm detaylar bu yazıda.

Kiracının Apartman Genel Kurulunda Oy Hakkı Var mı?

Kiracının apartman genel kurulunda oy hakkı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında kural olarak kat maliklerine tanınmıştır; kiracılar bu hakkı yalnızca kat malikinin yazılı yetki vermesi veya istisnai yasal düzenlemeler çerçevesinde kullanabilir. Peki bu yetki nasıl devredilir, hangi konularda geçerlidir ve kiracı olarak toplantıda sesini duyurmanın meşru yolları nelerdir?

Kat Mülkiyeti Kanunu'nda Genel Kurulun Hukuki Dayanağı

Kat Mülkiyeti Kanunu kitabı ve apartman genel kurul hukuki dayanağı illüstrasyonu

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, Türkiye'de bağımsız bölümlerin yönetimini, ortak alanların kullanımını ve kat malikleri arasındaki ilişkileri düzenleyen temel yasal metindir. Kanunun 27. maddesi, kat malikleri kurulunu "en yetkili karar organı" olarak tanımlar ve toplantılara katılma, oy kullanma ile temsil haklarını açıkça kat maliklerine verir. Buradaki "kat maliki" kavramı, tapu sicilinde bağımsız bölümün mülkiyet hakkına sahip olan kişidir; kiracı ise bu tanımın dışında kalır.

Genel kurul toplantısı, yılda en az bir kez olağan biçimde toplanmak zorundadır. Ağırlıklı uygulamada yönetim planı bu toplantının ocak-şubat aylarında yapılmasını öngörür; ancak yönetim planında aksi kararlaştırılabilir. Olağanüstü toplantı ise kat maliklerinin beşte birinin yazılı talebiyle veya yöneticinin çağrısıyla her zaman gerçekleştirilebilir. Toplantının usulüne uygun çağrıyla yapılması, sonradan iptale zemin açmaması bakımından son derece önemlidir.

Kat mülkiyeti kurulunun yetki alanı oldukça geniştir: yönetici seçimi ve azli, ortak giderlerin belirlenmesi, büyük onarımlar için avans toplanması, apartman yönetim planının değiştirilmesi, bağımsız bölümlerin kullanım biçimine yönelik kısıtlamalar ve çok daha fazlası bu organda karara bağlanır. Tüm bu kararların kiracının günlük yaşamını doğrudan etkilediği düşünüldüğünde, kiracının katılım hakkı tartışması daha da anlam kazanır.

Kanunun sistematiğine göre mülkiyet, katılım ve sorumluluk birbiriyle doğrudan bağlantılıdır. Kat maliki, ortak giderlere katılmak zorunda olduğu için karar süreçlerinde belirleyici konumdadır. Kiracı, sözleşme kapsamındaki aidatları ödese bile yasal anlamda bu sorumluluk zincirine dahil değildir; sorumluluk kat malikinin üzerinde kalır. Bu temel ayrım, oy hakkının neden mülk sahibine özgülendiğini açıklar.

Kiracının Oy Hakkı: Temel Kural ve İstisnaları

Kat maliki ve kiracı arasındaki oy hakkı farkını gösteren denge illüstrasyonu

Temel kural açıktır: kiracının apartman genel kurulunda oy hakkı yoktur. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 31. maddesi, oy hakkını kat maliklerine tanımış; kiracıyı ise açıkça bu hakkın dışında bırakmıştır. Yani kiracı, toplantıya çağrılmasa bile bu durum hukuken bir eksiklik sayılmaz; çağrılsa dahi kiracının katılımı oy hakkı doğurmaz.

Bununla birlikte, uygulamada sıkça karşılaşılan bir istisna mevcuttur: kat malikinin kiracıya yazılı vekâlet vermesi. Kanunun 31/2. maddesi, kat malikinin toplantıya bizzat katılamadığı durumlarda başka bir kat malikini veya üçüncü bir kişiyi — kiracı dahil — temsilci olarak görevlendirebileceğini düzenler. Bu durumda kiracı, oy hakkını kendi adına değil, kat malikinin temsilcisi sıfatıyla kullanır. Vekâletin yazılı olması ve açıkça oy kullanma yetkisini içermesi gerekir; sözlü vekâlet toplantı yönetimince kabul edilmeyebilir.

İkinci önemli istisna, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi kapsamındaki "kullanma biçimini ilgilendiren" kararlar bağlamında tartışılan durumlardır. Özellikle kiracının günlük yaşamını doğrudan etkileyen bağımsız bölüm kullanımına ilişkin kararlar, hem kat maliki hem de kiracı için sonuç doğurabilir; ancak Yargıtay içtihatları bu tartışmada yine de oy hakkının kat malikine ait olduğunu teyit eder.

Üçüncü bir senaryo, birden fazla kişiye ait bağımsız bölümde kiracının aynı zamanda paylı mülkiyetin bir paydaşı olması durumudur; bu, oldukça istisnai bir durumdur ve pratikte pek rastlanmaz. Özetle kiracı için genel kurul toplantısına katılmanın tek meşru ve hukuki yolu, kat malikinden alınan yazılı vekâlettir.

Yazılı Vekâlet: Kiracıya Oy Yetkisi Nasıl Devredilir?

Kiracıya vekâlet verme sürecini temsil eden resmi belge ve mühür illüstrasyonu

Kat malikinin kiracıya vekâlet vermesi, apartman genel kuruluna katılım açısından en yaygın ve hukuki açıdan en güvenli yoldur. Bu işlem için noter vekâletnaması şart değildir; adi yazılı vekâlet yeterlidir. Ancak vekâlet belgesinin içeriği son derece önemlidir: kimler arasında vekâlet verildiği, hangi toplantı için geçerli olduğu, oy kullanma yetkisinin açıkça tanınıp tanınmadığı ve kat malikinin imzası mutlaka yer almalıdır.

Pratikte dikkat edilmesi gereken bazı noktalar şunlardır: Vekâlet belgesinin toplantı başlamadan önce toplantı yönetimine ibraz edilmesi gerekir. Bazı yönetim planları, vekâlet kullanımını daha sıkı kurallara bağlamış olabilir; bu nedenle yönetim planının ilgili maddelerinin önceden okunması tavsiye edilir. Toplantı yönetimi, vekâletin gerçekliğini sorgulayabilir; bu nedenle kat malikinin kendi el yazısıyla hazırladığı ve imzaladığı net bir metin hazırlanmalıdır.

Vekâlet, tek bir toplantı için mi yoksa belirli bir dönem için mi geçerlidir sorusu da sıkça gündeme gelir. Hukuki tavsiye olarak, her toplantı için ayrı ve tarih belirtilmiş vekâlet belgesi düzenlenmesi hem kat maliki hem de kiracı açısından en güvenli yoldur. Bu şekilde hem toplantı tutanağına itiraz riski azalır hem de yetkinin kapsamı konusunda belirsizlik ortadan kalkar.

Kiracı, vekâlet yoluyla oy kullanırken kat malikinin çıkarlarını gözetmek zorundadır. Vekâletnamenin aksine hareket etmesi halinde kat maliki, kiracıya karşı tazminat davası açabilir. Bu durum, vekâletin yalnızca bir formalite olmadığını; ciddi hukuki sorumluluklar içerdiğini göstermektedir. Bu nedenle hem kiracının hem de kat malikinin vekâlet ilişkisine gereken özeni göstermesi gerekir.

Kiracının Toplantıya Katılabileceği Durumlar ve Sınırlar

Genel kurul toplantısında katılım düzeylerini gösteren izometrik oda illüstrasyonu

Kiracının oy kullanamadığı bir gerçek olsa da toplantıya gözlemci sıfatıyla katılıp katılamayacağı sorusu pratikte sıkça gündeme gelir. Yasal açıdan bu konuda net bir hüküm bulunmamaktadır. Bazı yönetim planları, kiracıların toplantıya izleyici olarak alınabileceğini düzenlerken bazıları kat maliklerine özgü kapalı toplantı öngörür. Bu nedenle kiracının toplantıya katılmak istemesi halinde öncelikle yönetim planını incelemesi, ardından yöneticiyle iletişime geçmesi tavsiye edilir.

Kiracı, toplantıya alınmış olsa bile söz alma hakkı yönetim planına veya toplantı yönetiminin takdirine bağlıdır. Bazı apartman toplantılarında kiracının görüşlerini paylaşmasına izin verilirken bazılarında bu durum kesinlikle reddedilir. Özellikle kiracıyı doğrudan ilgilendiren konularda — örneğin ortak alanların kullanımı, gürültü saatleri, evcil hayvan politikası gibi konularda — kiracının görüşünü toplantı öncesinde yazılı olarak yöneticiye iletmesi daha etkili bir yol olabilir.

Toplantıda oy kullanamayan kiracının pratik açıdan hâlâ başvurabileceği birkaç önemli seçenek vardır. Bunların başında, kat malikini kendi adına bilgilendirmek ve karar verilmesini istediği konularda vekâlet talep etmek gelir. Öte yandan kiracı, toplantıda alınan kararlara uygun davranmak zorundadır; zira mülkü kullandığı sürece genel kurul kararları kira sözleşmesinin eki niteliğinde kabul edilebilir.

Son olarak şunu belirtmek gerekir: Kiracı, toplantıya katılmak ya da oy kullanmak zorunda değildir; ancak alınan kararlara uymak durumundadır. Bu asimetrik ilişki, özellikle yeni başlayan kiracılar için şaşırtıcı olabilir. Kira sözleşmesi imzalanmadan önce mevcut yönetim planının ve son genel kurul kararlarının incelenmesi, ileride sürprizlerle karşılaşmamak açısından büyük önem taşır.

Kiracı ile Kat Maliki Arasındaki Oy Hakkı Karşılaştırması

Kat maliki ve kiracının genel kuruldaki haklarını karşılaştıran illüstrasyon

Kiracı ile kat maliki arasındaki en temel fark, apartman yönetimine katılım haklarında açıkça görülür. Aşağıdaki tablo bu farkı pratik bir bakış açısıyla ortaya koymaktadır:

Konu Kat Maliki Kiracı
Genel kurula çağrılma Zorunlu (kanun gereği) Hayır (yönetim planına bağlı)
Oy kullanma Evet, doğrudan Yalnızca yazılı vekâletle
Yönetici seçme/azletme Evet Hayır (vekâlet dışında)
Aidat belirleme kararları Oy kullanır Kullanamaz
Ortak alan kararlarını etkileme Oy hakkıyla Yalnızca yazılı bildirimle
Alınan kararlara uyma yükümlülüğü Evet Evet (kullandığı bölüm için)
Toplantı kararlarına itiraz hakkı Dava yoluyla Kısıtlı (kat maliki aracılığıyla)

Tabloda görüldüğü üzere kiracı ve kat maliki, karar alma süreçlerinde birbirinden belirgin biçimde ayrışmaktadır. Kat maliki, tüm kararlara oy hakkıyla katılırken kiracı yalnızca alınan kararların sonucuna muhatap olur. Bu durum, kira sözleşmesi müzakeresi sırasında kiracının mülkü hangi kurallara göre kullanacağını net biçimde anlaması açısından kritik bir bilgi zemini oluşturur.

Kiracı, oy hakkı olmasa da apartmandaki günlük yaşam koşullarını etkileyen pek çok konuda —örneğin asansör kullanım saatleri, çamaşırhane düzenlemeleri, misafir otopark politikası— yöneticiye yazılı şikâyet ve öneri iletme imkânına sahiptir. Bu yol, doğrudan oy kadar etkili olmasa da yönetici üzerinde dolaylı bir baskı unsuru yaratabilir.

Genel Kurul Kararları Kiracıyı Nasıl Etkiler?

Genel kurul kararlarının kiracıyı nasıl etkilediğini temsil eden belge ve dalgalanma illüstrasyonu

Kat malikleri kurulu tarafından alınan kararlar, doğrudan mülkiyet hakkına dayanmakla birlikte kiracının günlük yaşamını son derece yakından etkileyebilir. Örneğin, genel kurulun kapıcı tutulmamasına karar vermesi, güvenlik sistemine geçiş için ek aidat toplaması ya da araç park düzenini köklü biçimde değiştirmesi — tüm bu kararlar, kiracının sözleşme yaparken hiç bilmediği koşulları gündeme getirebilir.

Özellikle dikkat edilmesi gereken karar kategorilerinden biri, ortak alan kullanımına yönelik kısıtlamalar ve yükümlülüklerdir. Genel kurul, evcil hayvan bulundurma politikasını değiştirebilir, misafir kabulüne saat sınırı getirebilir ya da asansör ve yüzme havuzu gibi tesisleri belirli saatlerle sınırlayabilir. Bu tür kararlar, kira sözleşmesinde açıkça düzenlenmemişse kiracı ile kat maliki arasında ihtilaf doğurabilir.

Genel kurul kararı olmaksızın alınan yönetici kararları da kiracıyı etkileyebilir; ancak bu kararlar kat malikleri kurulunun onayından geçmemişse tartışmaya açık kalır. Kiracı, böyle bir durumda yöneticinin yetkisini sorgulamak yerine kat malikini bilgilendirip sonraki genel kurulda konunun gündeme alınmasını talep etmek gibi daha pratik bir yol izlemelidir.

Sonuç olarak kiracının, genel kurul kararlarına uyma yükümlülüğü bulunmakla birlikte bu kararlara şekillendirme açısından katkısı son derece sınırlıdır. İleride doğabilecek anlaşmazlıkları önlemek amacıyla kira sözleşmesine "yönetim planına ve genel kurul kararlarına uyulacağı" maddesi eklenmesi, hem kiracı hem de kat maliki açısından hukuki güvence sağlar.

Kat Maliki Yoksa ya da Ulaşılamıyorsa Ne Olur?

Kat malikinin toplantıya katılamadığı durumda vekâlet sürecini temsil eden boş sandalye illüstrasyonu

Pratikte sıkça karşılaşılan bir senaryo şudur: Kat maliki yurt dışında yaşamakta, uzun süreli seyahatte bulunmakta ya da herhangi bir nedenle toplantıya katılamamaktadır. Bu durumda kiracı, toplantıya katılmak ve apartmanın geleceğini ilgilendiren kararlara dahil olmak isteyebilir. Hukuken bu mümkündür; tek şart, kat malikinden yazılı vekâlet alınmış olmasıdır.

Günümüzde bu süreç oldukça kolaylaşmıştır. E-posta veya WhatsApp üzerinden atılan dijital bir mesajın kiracıya iletilmesi, ardından kiracının bunu çıktı alarak toplantıya götürmesi yaygın bir pratik olarak görülse de hukuki kesinlik açısından tartışmalıdır. Yargıtay'ın güncel yaklaşımı, vekâletin yazılı ve imzalı olmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle kat malikinin e-posta ya da dijital mesajda imzalı PDF eklemesi ya da ıslak imzalı belgeyi kargo ile yollaması en güvenli yoldur.

Kat malikine ulaşılamaması durumunda kiracı, tek taraflı olarak toplantıda oy kullanamaz; bu durum toplantı kararlarını hukuken zedeleyebilir. Yönetici ise böyle bir tabloda, kiracıya toplantıda söz hakkı vermemeli ve oy sayımına dahil etmemelidir. Aksi takdirde alınan kararlar kat malikinin itirazıyla iptal davası konusu haline gelebilir.

Kiracı bu süreçte proaktif bir rol üstlenerek kat malikini toplantıdan en az iki hafta önce bilgilendirip vekâlet işlemlerini başlatabilir. Bu hem kiracının çıkarlarını koruma altına alır hem de kat malikinin toplantı sonuçlarını sorgulamasının önüne geçer. Düzenli iletişim ve şeffaf bir ilişki, her iki taraf için de uzun vadede en büyük güvencedir.

Kiracının Aidat ve Ortak Gider Sorumluluğu ile Oy Hakkı İlişkisi

Aidat ödeme yükümlülüğü ile oy hakkı arasındaki ilişkiyi gösteren terazi illüstrasyonu

Kiracının oy hakkına ilişkin en sık dile getirilen itirazlardan biri şudur: "Aidatı ben ödüyorum, neden oy kullanamıyorum?" Bu soru, hem hukuki hem de felsefi açıdan son derece yerindedir. Türk hukukunda aidatın fiilen kim tarafından ödendiği ile oy hakkı arasında doğrudan bir bağlantı kurulmamıştır; hukuki sorumluluk her durumda kat malikine aittir.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca ortak giderlere katılma yükümlülüğü kat malikine aittir. Kiracının kira sözleşmesi kapsamında aidatları doğrudan yöneticiye ödemesi, bu hukuki sorumluluğu değiştirmez. Kat maliki, kiracıdan aidatları tahsil etmese ya da kiracı ödemelerini aksatsa bile apartman yönetimine karşı sorumlu olmayı sürdürür.

Öte yandan, kiracının ödediği aidatlar doğrultusunda belirlenen gider kalemleri konusunda söz hakkı olmaması, zaman zaman ciddi sürtüşmelere neden olur. Özellikle büyük tadilatlar veya yüklü masraflar gerektiren kararlar oylanırken kiracı, bu masrafları kira artışı şeklinde yansıtılacak biçimde hissedebilir. Bu dengesizlik, kira sözleşmelerinde aidat yönetimine ilişkin özel maddeler eklenmesini neden önemli kıldığını açıklamaktadır.

Geciken aidatlarda uygulanacak gecikme tazminatı oranı da dikkat gerektiren bir konudur. Kat Mülkiyeti Kanunu aylık yüzde beş gecikme tazminatına imkân tanımaktadır; bu yükümlülük kat malikine ait olmakla birlikte kira sözleşmesinde aidat ödemesi kiracıya bırakılmışsa kiracı, bu gecikme bedelinin dolaylı yollarla kendisine yansıtılması riskiyle karşı karşıya kalabilir. Kira sözleşmesi hazırlanırken bu konuya açıkça yer verilmesi, her iki taraf için de önemli bir güvencedir.

Dikkat: Kira sözleşmesinde "aidat kiracıya aittir" hükmü bulunsa bile gecikme halinde apartman yönetiminin muhatap aldığı kişi her zaman kat malikidir. Kiracının aidatı geç ödemesi, kat malikinin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; bu nedenle kat maliki ile kiracı arasındaki sözleşmenin bu konuyu açıkça düzenlemesi büyük önem taşır.

Dijital Genel Kurul Uygulamaları ve Kiracının Konumu

Dijital genel kurul platformunu temsil eden laptop ve sanal toplantı ızgarası illüstrasyonu

Son yıllarda apartman ve site yönetiminde genel kurul yazılımı kullanımı hız kazanmıştır. Bu platformlar, toplantı çağrısının dijital ortamda gönderilmesinden elektronik oy kullanımına, gündem paylaşımından toplantı tutanaklarının dijital imzalanmasına kadar geniş bir işlev yelpazesi sunar. Peki kiracı, dijital genel kurul süreçlerinde nasıl bir konumdadır?

Hukuki çerçeve açısından dijitalleşme, oy hakkına ilişkin temel kuralları değiştirmez. Elektronik ortamda oy kullanma da yalnızca kat maliklerinin hakkıdır; kiracı, sistem üzerinden oy veremez. Ancak dijital platformlar, kat malikinin kiracıya vekâlet vermesini ve kiracının bu vekâletle sistem üzerinden oy kullanmasını çok daha kolay hale getirebilir. Vekâletin sisteme yüklenmesi, oturumun kiracı adına açılması ve oy pusulasının kiracı tarafından kullanılması teknolojik olarak mümkündür; ancak bu sürecin yasal dayanağı hâlâ adi yazılı vekâlet hükmüdür.

Dijital genel kurul yazılımları aynı zamanda şeffaflık açısından da önemli bir işlev görür. Toplantı gündeminin önceden yayımlanması, kiracının hangi konuların tartışılacağını önceden öğrenmesine ve kat malikini bilgilendirerek vekâlet almasına olanak tanır. Alınan kararların dijital tutanakla belgelenmesi, kiracının toplantı kararlarından haberdar olma süresini de önemli ölçüde kısaltır.

Apartman yönetimini modern bir çerçeveye oturtmak isteyen yöneticiler için apartman yönetim programı kullanımı, hem kat malikleriyle hem de kiracıyla iletişimi kolaylaştırır. Böylece toplantı süreci daha şeffaf ve katılımcı bir yapıya kavuşur; kiracının yönetimdeki doğal konumu da daha net biçimde tanımlanmış olur.

Kiracının Haklarını Korumasının Pratik Yolları

Kiracının haklarını korumasını temsil eden kalkan ve belge sembolleri illüstrasyonu

Kiracının genel kurulda doğrudan oy kullanamaması, apartman yönetimine ilişkin haklarının hiç olmadığı anlamına gelmez. Tersine, doğru stratejilerle kiracı kendi çıkarlarını koruyabilir ve yaşam kalitesini etkileyen kararlara dolaylı biçimde katkıda bulunabilir. Bunun için izlenebilecek başlıca pratik yollar şunlardır:

  • Kira sözleşmesini kapsamlı hazırla: Aidat yükümlülükleri, yönetim planı değişikliklerinde bildirim hakkı ve olası masraf artışlarına karşı koruma maddelerini sözleşmeye eklet.
  • Yönetim planını önceden oku: Kira sözleşmesi imzalanmadan önce mevcut yönetim planını ve son genel kurul kararlarını incele; bu belgeler, hangi kurallara uyacağını önceden bilmeni sağlar.
  • Kat malikinle açık iletişim kur: Toplantı öncesinde önemli gördüğün konuları kat malikine ilet ve onun oy kullanırken bu bilgileri değerlendirmesini sağla.
  • Yazılı vekâlet talep et: Kat malikinin toplantıya katılamayacağı dönemlerde vekâlet alarak aktif katılım hakkı edin.
  • Yöneticiye yazılı bildirim yap: Ortak alan sorunlarını, gürültü şikâyetlerini veya altyapı eksikliklerini yazılı olarak yöneticiye ilet; bu bildirimler kayıt altına alınır.
  • Toplantı kararlarını takip et: Alınan kararları mümkünse dijital yollarla veya kat malikinden öğrenerek takip et; bilgi sahibi olmak, haklarını korumanın ilk adımıdır.
  • Hukuki danışmanlık al: Kiracının haklarını ciddi biçimde sınırlayan ya da keyfi uygulanan kararlar söz konusu olduğunda bir avukattan görüş al.

Bu adımlar, kiracının yönetim süreçlerine yabancı bir konumda kalması yerine bilgili ve bilinçli bir taraf olarak yer almasını sağlar. Özellikle uzun süreli kira sözleşmelerinde apartman yönetimiyle ilişkinin nasıl şekilleneceğini önceden planlamak, hem kiracı hem de kat maliki için sağlıklı bir ilişki zemini oluşturur.

Sık Sorulan Sorular

Kiracının genel kurul oy hakkına ilişkin sık sorulan sorular için soru işareti küp illüstrasyonu
Kiracı genel kurul toplantısına fiziken katılabilir mi?
Kiracının toplantıya katılma hakkı, yönetim planında açıkça düzenlenmemişse yönetici veya toplantı başkanlığının takdirine bırakılmıştır. Yasal olarak çağrı yapılması zorunlu değildir; ancak kiracıyı doğrudan etkileyen konuların görüşüldüğü toplantılara gözlemci sıfatıyla kabul edilmesi mümkündür. Önce yöneticiyle iletişime geçip toplantıya alınma talebini yazılı olarak iletmek en doğru yoldur.
Kat maliki toplantıya katılmak istemiyorsa kiracı ne yapabilir?
Kat maliki toplantıya katılmak istemediğinde ya da katılamayacağında kiracıya yazılı vekâlet verebilir. Bu vekâlet sayesinde kiracı, kat malikinin temsilcisi sıfatıyla toplantıya katılır ve oy kullanır. Vekâletin yazılı, tarihli ve imzalı olması gerekmektedir; sözlü vekâlet yeterli kabul edilmez.
Kiracı aidat ödüyorsa oy kullanabilir mi?
Hayır. Aidatın fiilen kiracı tarafından ödenmesi, oy hakkı doğurmaz. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca oy hakkı münhasıran kat maliklerine aittir. Kiracının aidatı ödemesi, kira sözleşmesinden doğan bir yükümlülüktür; bu durum kat malikinin oy hakkını kiracıya devretmez.
Kiracı aleyhine alınan genel kurul kararlarına itiraz edebilir mi?
Kiracı, doğrudan genel kurul kararlarına dava yoluyla itiraz edemez; bu hak kat maliklerine tanınmıştır. Ancak kiracı, söz konusu kararın kira sözleşmesiyle ya da temel yaşam haklarıyla çeliştiğini düşünüyorsa kat malikini itiraz davası açmaya teşvik edebilir ya da konuyu bir avukata danışabilir. Kira sözleşmesine uygun olmayan uygulamalar için ise doğrudan sözleşme hukuku kapsamında dava açma yolu açıktır.

Apartmanınızın veya sitenizin genel kurul süreçlerini dijital ortamda yönetmek, tutanakları güvenle saklamak ve oy kullanımını şeffaflaştırmak istiyorsanız genel kurul yazılımı çözümlerimizi inceleyin. Toplantı çağrısından elektronik oylamaya, tutanak oluşturmadan arşivlemeye kadar tüm süreçleri tek bir platform üzerinden yönetin.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

SiteYönetim ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön