Site Yönetimi

AVM'ler Hangi Kanuna Tabi? Perakende Ticaret Kanunu Kiracıya Ne Sağlar?

AVM'lerdeki mağaza ve ofis kiracıları ağırlıklı olarak 6585 sayılı Perakende Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu'nun koruması altındadır. Bu iki çerçeve; kira artışından ortak giderlere, sözleşme feshine kadar pek çok kritik konuyu düzenler.

AVM'ler Hangi Kanuna Tabi? Perakende Ticaret Kanunu Kiracıya Ne Sağlar?

AVM'lerde kiracı olarak faaliyet gösteriyorsanız ya da bir alışveriş merkezinde mağaza açmayı planlıyorsanız, hukuki çerçeveyi bilmek en temel silahınızdır. AVM'ler, 6585 sayılı Perakende Ticaret Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu'nun ticari kira hükümlerine tabi olup bu iki çerçeve; kira bedelinin nasıl artacağından, ortak gider yükümlülüklerine, sözleşmenin hangi koşullarda feshedilebileceğine dek hayati meseleleri düzenler. Doğru okursanız bu kanunlar size gerçek bir güvence sağlar; okumadan imza atarsanız yüklü maliyetlere katlanmak zorunda kalabilirsiniz.

AVM'ler Hangi Kanun Kapsamında Değerlendirilir?

AVM'lerin tabi olduğu hukuki çerçeve ve kanun kitapları

Türkiye'de alışveriş merkezleri birden fazla hukuki düzenlemenin kesişim noktasında yer alır. Birincisi ve en özgün olanı 6585 sayılı Perakende Ticaret Kanunu'dur; bu kanun 2015 yılında yürürlüğe girmiş ve perakende sektörünü, büyük ölçekli mağazaları ve AVM'leri özel bir denetim mekanizmasına bağlamıştır. İkincisi Türk Borçlar Kanunu'nun ticari kira sözleşmelerine ilişkin hükümleridir; kira ilişkisinin temel kurallarını, fesih bildirimlerini ve kira bedelini belirler. Üçüncüsü ise Kat Mülkiyeti Kanunu'dur; AVM'nin bağımsız bölümlerden oluşması durumunda ortak alan kullanımı, yönetim planı ve aidat yükümlülükleri bu kanuna göre şekillenir.

6585 sayılı Kanun özellikle dikkat çekicidir çünkü yalnızca ticareti değil, AVM'lerin açılma koşullarını, büyüme izinlerini ve kiracılarla kurulan sözleşme ilişkisini de doğrudan etkiler. Kanun, Ticaret Bakanlığı'na denetim yetkisi vermiş; belirli büyüklüğün üzerindeki alışveriş merkezlerini "büyük mağaza" ya da "alışveriş merkezi" olarak sınıflandırarak ek yükümlülüklere tabi kılmıştır. Bu sınıflandırma sizi doğrudan ilgilendirir çünkü kiracı olarak yer aldığınız yapının mevzuat karşısındaki statüsü, haklarınızın kapsamını da belirler.

Bunların yanı sıra Rekabet Kanunu, büyük zincir perakendecilerin AVM içindeki uygulamalarını denetlerken Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, mağazanızın müşterileriyle kurduğu ilişkiyi çerçeveler. Özetle: AVM kiracısı olmak, tek bir kanuna değil, birbirine bağlı bir mevzuat ağına tabi olmak demektir.

Son olarak, yerel belediyelerin çıkardığı imar yönetmelikleri ve çalışma saatlerine ilişkin kararnameler de AVM yönetimini dolaylı olarak kısıtlar. Kiraya verenin size dayatmaya çalıştığı bir çalışma saati uzatımı ya da zorunlu katılım kuralı, bu yerel düzenlemelerle çelişiyorsa hukuken geçersiz sayılabilir.

6585 Sayılı Perakende Ticaret Kanunu Kiracıya Neler Sağlar?

Perakende Ticaret Kanunu'nun AVM kiracısını koruyan hukuki kalkanı

6585 sayılı Perakende Ticaret Kanunu, kiracılar açısından en önemli güvenceyi kira sözleşmesinin içeriğine ilişkin düzenlemeler ve AVM yönetiminin tek taraflı uygulama alanını daraltma yükümlülükleri aracılığıyla sağlar. Kanun ve buna dayanılarak çıkarılan yönetmelikler, alışveriş merkezlerinin kiracılara yönelik haksız sözleşme koşulları dayatmasını kısıtlamaktadır. Özellikle zorla katılım zorunlulukları, keyfi ortak gider kalemleri ve açıklanamayan kesintiler bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Kanun, Ticaret Bakanlığı'nın denetim kapsamına giren AVM'lerin yıllık bazda finansal bilgilerini kiracılarla paylaşmasını kolaylaştıran bir şeffaflık ortamı oluşturmaktadır. Pratikte bu şu anlama gelir: Yönetimden ortak gider döküm belgesi talep etme hakkınız mevcuttur; bu belge yalnızca toplam rakamı değil, hangi kalemlerden oluştuğunu da açıklamalıdır. Temizlik, güvenlik, elektrik, reklam katkısı, pazarlama fonu gibi kalemlerin her biri ayrı ayrı belgelenebilir olmalıdır.

Öte yandan kanun, AVM yönetimlerinin kiracılar üzerinde belirli ürün veya tedarikçi kullanımı konusunda baskı kurmasını yasaklayan hükümler içermekte ya da Rekabet Kanunu'nun bu alandaki uygulamasıyla desteklenmektedir. Eğer yönetim sizi belirli bir malzeme satıcısı ya da hizmet şirketiyle zorunlu çalışmaya yönlendiriyorsa, bu uygulamanın mevzuata uygunluğunu bir hukuk danışmanıyla değerlendirmeniz kritik önem taşır.

Kanunun öngördüğü denetim mekanizması da kiracı lehine bir işlev görür: Bakanlık denetçileri AVM'lere incelemede bulunabilir, kiracı şikâyetlerini kayıt altına alabilir ve ihlal tespit edilmesi durumunda yönetim aleyhine idari işlem başlatabilir. Bu, yönetimle yaşadığınız sorunlarda şikâyet merci olarak Ticaret Bakanlığı'na başvurma kapısının açık olduğu anlamına gelir.

Türk Borçlar Kanunu ve Ticari Kira Sözleşmesi İlişkisi

Ticari kira sözleşmesi imzalama süreci ve Türk Borçlar Kanunu ilişkisi

AVM'deki mağaza ya da ofis kira sözleşmeniz, Türk Borçlar Kanunu'nun kira sözleşmelerine ilişkin hükümlerine tabidir. Bu kanun; kira bedelinin belirlenmesinden feshe kadar pek çok kritik düzenleme içermektedir. Ticari kira sözleşmeleri, konut kirası sözleşmelerinden farklı olarak daha serbest bir müzakere alanı sunar; ancak bu serbestlik, kiracının aleyhine sözleşme koşulları dayatılmasına zemin hazırlayabilir.

Kira bedelinin yıllık artışı konusunda Türk Borçlar Kanunu'nun öngördüğü çerçeve, tarafların önceden mutabık kaldığı artış oranını ya da TÜFE gibi referans endeksleri esas alır. Sözleşmenizde kira artışına ilişkin açık bir hüküm yoksa ya da sözleşme süresi dolup yeniden müzakereye oturuyorsanız, piyasa koşulları belirleyici olabilir. Ancak bu süreçte hukuki danışman desteği almak, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde ciddi mali tasarruf sağlayabilir.

Sözleşmenin feshi konusunda Türk Borçlar Kanunu, kiraya verene belirli koşullar altında sözleşmeyi sona erdirme hakkı tanır; aynı zamanda kiracıya da karşı tarafın sözleşmeye aykırı davranışları halinde fesih yolunu açık tutar. AVM yönetiminin sizi önceden belirtilmemiş bir masrafa zorlaması, kira bedelini sözleşme dışı biçimde artırması ya da mağazanızın kullanımını kısıtlayan fiziksel müdahalelerde bulunması; sözleşmeye aykırılık teşkil edebilir ve tarafınıza hukuki başvuru hakkı doğurabilir.

Sözleşme süresi ve yenileme koşulları da özellikle dikkat edilmesi gereken alanlardır. Uzun dönemli sözleşmeler (5-10 yıl) AVM'de mağaza açan işletmeler için tercih edilebilir görünse de piyasa koşullarının aleyhte gelişmesi halinde sizi kıstırabilir. Kısa süreli sözleşmeler esneklik sağlar ancak yenileme hakkını zayıflatabilir. Her iki durumda da sözleşme müzakerelerinde "kiracı tercih hakkı" ve "uzatma opsiyonu" gibi maddeleri önceden müzakere etmeniz avantajlıdır.

Ortak Giderler: Kiracının Hakkı ve Yükümlülüğü

AVM ortak gider kalemleri ve kiracı yükümlülükleri görsel temsili

AVM kiracılarının en sık şikâyet ettiği konu ortak giderlerdir. Yönetim tarafından aylık ya da üç aylık dönemlerde tahsil edilen bu ödemeler; temizlik, güvenlik, ısıtma-soğutma, ortak alan elektriği, asansör bakımı, otopark işletmesi, pazarlama fonu ve yönetim ücreti gibi kalemleri kapsayabilmektedir. Sorun, bu kalemlerin her zaman şeffaf biçimde belgelenmemesinden kaynaklanır.

Hukuki çerçeve açısından değerlendirildiğinde, kira sözleşmenizde hangi kalemlerin "ortak gider" kapsamında değerlendirileceği açıkça belirtilmemişse, yönetim sonradan yeni kalemler ekleyemez ya da mevcut kalemlerin içeriğini keyfi biçimde genişletemez. Sözleşmenizde "yönetim giderleri" gibi geniş bir ifade kullanılmışsa, bu ibarenin kapsamını sözleşme imzalanmadan önce yazılı olarak netleştirmeniz kritik önem taşır. İmzaladıktan sonra itiraz etmek çok daha güçtür.

Ortak gider döküm raporu talep etme hakkınız, mevcut mevzuat çerçevesinde güçlü bir zemine dayanmaktadır. Yazılı olarak talep etmeniz ve yönetimin bu talebi makul sürede karşılaması beklenir. Raporda her kalem için harcama tutarı, nasıl hesaplandığı (örneğin brüt kiralanabilir alana göre oransal pay) ve hangi dönemi kapsadığı yer almalıdır. Bu bilgilere erişim sağlayamazsanız ya da verilen bilgiler tutarsızsa, Ticaret Bakanlığı'na şikâyette bulunabilir ya da hukuki yola başvurabilirsiniz.

Pazarlama fonu konusu özellikle tartışmalıdır. Bazı AVM'ler, kiracılardan kendi cirolarının belirli bir yüzdesi kadar "reklam ve pazarlama katkısı" talep etmektedir. Bu uygulama yaygın olmakla birlikte, katkının nasıl kullanıldığı, hangi kampanyalara harcandığı ve etkisinin nasıl ölçüleceği çoğu zaman belirsiz kalır. Sözleşmenizde bu kalemi kabul etmeden önce yıllık harcama raporunu ve karar mekanizmasını sorgulamanız yerinde olur.

Kira Artışı: Kiracıyı Koruyan Sınırlar Nelerdir?

AVM kira artış oranları ve kiracı koruma mekanizmaları

AVM kira artışları, kamuoyunda tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir. Sözleşmenizde artış oranı belirlenmiş olsa bile uygulamada yönetimler zaman zaman çeşitli bahanelerle (ek hizmet ekleme, yenileme masrafı yansıtma vb.) fiili yükü artırmaya çalışabilmektedir. Bu nedenle artış hükümlerinin kesin ve ölçülebilir olması, kiracı açısından en temel güvencedir.

Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri, sözleşmede belirlenen artış oranının üzerinde tek taraflı artış yapılmasını kısıtlamaktadır. Eğer sözleşmenizde TÜFE oranında artış öngörülmüşse, yönetim bu oranı aşan bir fatura kesiyor ya da yeni kalemler ekleyerek aynı etkiyi yaratmaya çalışıyorsa, bu uygulama sözleşmeye aykırı sayılabilir ve iptali talep edilebilir.

Sözleşme yenileme aşamasında kira artışı için müzakere tamamen serbesttir. Ancak bu dönemde kiracının elindeki en güçlü koz, o konumda ne kadar değer yarattığını somut verilerle ortaya koyabilmektir: ziyaretçi trafiğine katkı, çekici marka etkisi, kira geçmişi. Eğer AVM'nin doluluk oranı ve kiracı devir hızı yüksekse, yönetim yeni kiracı bulma maliyetini göz önünde bulundurarak mevcut kiracıyı elinde tutmak isteyebilir; bu da size müzakere gücü sağlar.

Uygulamada pek çok kiracı, kira artış müzakerelerinde yönetimle doğrudan karşı karşıya gelmekten kaçınır. Oysa hak ettiğiniz koşulları net bir gerekçeyle, yazılı olarak talep etmek; hem hukuki süreçlerde kanıt oluşturur hem de yönetimin sizi ciddiye almasını sağlar. Sözlü görüşmeleri mutlaka yazıya döküp karşı tarafa e-posta ya da noter kanalıyla iletişim kurun.

Sözleşmenin Feshi ve Tahliye: Haklarınız Nelerdir?

AVM kira sözleşmesi feshi ve tahliye süreci hukuki çerçeve

Kira sözleşmesinin sona erdirilmesi, gerek kiracı gerekse kiraya veren açısından belirli koşullara ve bildirimlere tabidir. AVM'lerde bu süreç, ticari beklentilerle hukuki yükümlülükler arasındaki dengeyi iyi yönetmeyi gerektirmektedir. Kiracı olarak tahliye süreci başladığında panik yapmak yerine hukuki haklarınızı net biçimde bilmeniz hem maddi kaybınızı sınırlar hem de müzakere gücünüzü artırır.

Belirli süreli kira sözleşmelerinde, sözleşme süresi dolmadan önce kiraya verenin yeni koşullar dayatması ya da tahliye talep etmesi kural olarak mümkün değildir; ancak sözleşmede feshe olanak tanıyan hükümler varsa durum değişebilir. Bu nedenle imzaladığınız sözleşmedeki erken fesih maddelerini (örneğin yenileme projesi, mülk satışı gibi öngörülen durumlar) dikkatle okumanız ve söz konusu koşullara itiraz etme hakkınızı değerlendirmeniz gerekir.

Belirsiz süreli sözleşmelerde ise Türk Borçlar Kanunu'nun belirlediği bildirim sürelerine uyulması zorunludur. Kiraya verenin sizi makul bir bildirim süresi vermeden tahliye etmeye kalkışması hukuken geçersizdir. Eğer süre tanınmaksızın ya da sözleşmede öngörülmeyen bir gerekçeyle tahliye baskısıyla karşılaşıyorsanız, yönetimle yazışmanızı kayıt altına alın ve bir kira hukukçusuna danışın.

Yenileme aşamasında ise yönetimin size koşul dayatmak yerine müzakereye açık olmasını talep edebilirsiniz. Özellikle lokasyonun sizin için stratejik önem taşıması durumunda, tahliye tehdidini gerçekten uygulamaya koyup koyamayacağını değerlendirmek, kararınızı şekillendirmenize yardımcı olur. Bazı durumlarda iyi niyetle yapılan bir müzakere girişimi, hem kira koşullarını iyileştirir hem de iş ilişkisini korur.

Kiracının Denetim Merciine Başvuru Hakkı

AVM kiracısının Ticaret Bakanlığı ve denetim mercilerine başvuru süreci

AVM yönetimiyle yaşadığınız uyuşmazlıklarda başvurabileceğiniz birden fazla resmi kanal bulunmaktadır. Ticaret Bakanlığı, 6585 sayılı Kanun kapsamında AVM'lere yönelik denetim yetkisine sahiptir ve kiracı şikâyetlerini inceler. Bakanlığın elektronik başvuru sistemi üzerinden ya da İl Ticaret Müdürlükleri aracılığıyla şikâyetinizi iletebilirsiniz.

Rekabet Kurumu, AVM yönetiminin kiracılar üzerinde uyguladığı bağlayıcı ya da dışlayıcı ticari koşulların rekabet hukukuyla çelişip çelişmediğini değerlendirir. Zorunlu tedarikçi kullanımı, rakip markaların girişini engelleyen maddeler ya da aşırı ciro payı talepleri bu kapsamda incelenebilir. Şikâyet süreci belge temelli işlemektedir; bu nedenle yönetimden aldığınız yazışmaları, faturaları ve sözleşme maddelerini saklamanız kritik önem taşır.

Ticaret mahkemeleri ise sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların çözüm merciidir. Arabuluculuk aşaması ticari uyuşmazlıklarda zorunlu ön koşul haline getirildiğinden, dava açmadan önce arabulucuya başvurmanız gerekmektedir. Arabuluculuk süreci, hem masraf hem de zaman açısından dava yoluna kıyasla daha hızlı sonuç verebilir ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin sürdürülmesine de olanak tanır.

Esnaf ve Sanatkârlar Odaları ile ilgili sektör meslek kuruluşları da kiracı haklarına ilişkin bilgi ve yönlendirme sunmaktadır. Özellikle bir mağaza sahipleri derneği ya da AVM kiracılar platformu varsa, ortak sorunların toplu şikâyet mekanizması aracılığıyla ele alınması bireysel başvurudan çok daha etkili olabilir.

Sözleşme İmzalamadan Önce Mutlaka Sormanız Gereken 5 Soru

AVM kira sözleşmesi imzalamadan önce kiracının kontrol etmesi gereken sorular

Bir AVM'de mağaza ya da ofis kiralamadan önce yapılan hazırlık, ilerleyen dönemdeki sorunların büyük bölümünü önler. Pek çok kiracı sözleşmeyi okumadan ya da eksik anlayarak imzaladığı için sonradan sürpriz maliyetlerle, kısıtlayıcı maddelerle ya da haksız uygulamalarla karşılaşmaktadır. Aşağıdaki sorular, sözleşme görüşmelerinde başlangıç noktanız olabilir.

Birinci soru: Ortak giderler kira bedeline dahil mi, ayrı mı? Ve hangi kalemlerden oluşuyor? Bu soruyu yazılı yanıt olarak isteyin; sözlü güvence yeterli değildir. İkinci soru: Kira artış oranı nasıl belirleniyor ve sözleşme yenilemesinde üst sınır var mı? Belirsiz "piyasa koşulları" gibi ifadelere dikkat edin; mümkünse artışı somut bir endekse bağlayın. Üçüncü soru: Pazarlama fonu zorunlu mu, nasıl hesaplanıyor ve harcamaları nasıl raporlanıyor? Bu konuyu sözleşmeye açık hüküm olarak ekletmeye çalışın.

Dördüncü soru: Erken çıkış hakkım var mı ve maliyeti nedir? Beklenmedik bir gelişme (kriz, kötü dönem, strateji değişikliği) nedeniyle ayrılmak zorunda kaldığınızda ne kadar tazminat ödeyeceğinizi önceden bilin. Beşinci soru: Yenileme hakkım sözleşmede güvence altında mı? Yönetimin sizi sürpriz biçimde tahliye edip rakibinizi aynı konuma yerleştirme riskine karşı "kiracı tercih hakkı" ya da "uzatma opsiyonu" maddesini müzakere edin.

Bir hukuk danışmanının sözleşmeyi incelemesi, ödediğiniz ücretin kat kat üzerinde kazanım sağlayabilir. Özellikle uzun dönemli ya da yüksek kira bedelli sözleşmelerde bu inceleme bir lüks değil, zorunluluktur. Sözleşmedeki bir maddenin "standart" ya da "herkes böyle imzalıyor" ifadesiyle sunulması, o maddenin sizin çıkarınıza olduğu anlamına gelmez.

Site Yönetimi Platformuyla AVM Kiracıları İçin Yönetim Şeffaflığı

AVM yönetim yazılımı ile kiracı şeffaflığı ve ortak gider takibi

AVM ve ticari gayrimenkul yönetiminin karmaşıklığı, tek taraflı yürütülen geleneksel yönetim anlayışıyla giderek artmaktadır. Kiracıların ortak gider dökümleri üzerinde şeffaflık talep etmesi, arıza bildirimlerini takip etmek istemesi ve iletişimi belgeli kanallar üzerinden yürütmek istemesi; hem yasal düzenlemelerin zorunlu kıldığı hem de iyi yönetim pratiğinin gereği olan bir süreçtir.

Site Yönetimi platformu, AVM ve karma kullanımlı yapıların yönetiminde kiracı katılımını ve şeffaflığını merkeze alarak tasarlanmıştır. Ortak gider kalemleri kalem kalem tanımlanabilmekte; her kiracı kendi dönemine ait gider dökümünü platform üzerinden görüntüleyebilmektedir. Bu yapı, yönetim ile kiracı arasındaki "neden bu kadar?" tartışmalarını başlamadan önce çözer.

Arıza ve bakım talepleri, platform üzerinden tarih damgasıyla kayıt altına alınmaktadır. Kiracı tarafından iletilen bir tesisat sorunu, asansör arızası ya da güvenlik bildirimi; yönetimin ilgili ekibe yönlendirip çözüme kavuşturduğu ana kadar izlenebilir. Bu süreç hem kiracının rahat etmesini hem de yönetimin sorumluluğunu yerine getirdiğini belgelemesini sağlar.

Duyurular, dönemsel raporlar ve mevzuat bildirimleri tek bir kanaldan iletildiğinde kiracılar bilgiye zamanında erişir; yönetim ise "haberdar olmamışlardı" riskinden korunur. Platformun mobil erişim desteği sayesinde mağazanızda ya da sahadayken bile anlık bildirimleri takip edebilirsiniz. AVM yönetiminde şeffaflık bir imtiyaz değil; kiracı memnuniyetini ve doluluk oranını doğrudan etkileyen ticari bir zorunluluktur.

Sık Yapılan Hatalar ve Kiracıya Pahalıya Mal Olan Tuzaklar

AVM kira sözleşmesinde kiracının düştüğü yaygın hatalar ve tuzaklar

AVM kiracısı olarak yapılan en yaygın hatalardan biri, sözleşmeyi okumadan ya da yeterince anlamadan imzalamaktır. Uzun ve teknik sözleşme metinleri caydırıcı görünse de içerdiği her madde sizi bağlar. Özellikle "gizli masraf" kalıpları olan yönetim ücretleri, ortak alan fonları ve zorunlu reklam katkıları ilk görüşmede net değilse, sonradan sürprizle karşılaşırsınız.

İkinci yaygın hata, yönetimle yapılan sözlü anlaşmalara güvenmektir. "Müzakere ederiz", "bunu size uygulamamayız" ya da "endişelenmeyin" gibi taahhütlerin sözleşmede yazılı karşılığı yoksa hukuki geçerliliği de yoktur. Her uzlaşı yazıya dökülmeli, her mutabakat ya sözleşme maddesi ya da imzalı ek sözleşme olarak belgelenmelidir.

Üçüncü hata ise şikâyet hakkını zamanında kullanmamaktır. Haksız gördüğünüz bir ortak gider faturasına itiraz etmek için belirlenmiş bir süre varsa, bu süreyi geçirmeniz hakkınızı zayıflatabilir. Yazışmalarınızı arşivleyin, faturaları saklayın ve sözleşmeye aykırı gördüğünüz uygulamaları derhal yazılı olarak yönetime bildirin. Sessiz kalmak onay olarak yorumlanabilir.

Örnek şikâyet dilekçesi (yöneticiye e-posta ya da noter ihtarnamesi):
"[Tarih] tarihli [dönem] ait ortak gider faturasında yer alan [kalem adı] kalemi, kira sözleşmemizin [X.] maddesinde sayılan giderler arasında yer almamaktadır. Söz konusu kalemin hukuki dayanağını ve sözleşmeye bağlı hesaplama yöntemini yazılı olarak [7/14] gün içinde iletmenizi, aksi halde hukuki başvuru haklarımı kullanacağımı saygılarımla bildiririm."

Dördüncü ve belki en maliyetli hata, erken fesih maliyetini peşinen hesaplamadan sözleşme imzalamaktır. Uzun dönemli sözleşmelerde işlerin yolunda gitmemesi halinde kaçış maliyeti bazen kalan kira toplamının tamamına yakın olabilir. Sözleşmede erken fesih tazminatını kira bedeline ve kalan süreye göre ayrıntılı biçimde müzakere edin.

Sık Sorulan Sorular

AVM yönetimi kira sözleşmesinde olmayan bir gider kalemi ekleyebilir mi?

Hayır, kira sözleşmesinde açıkça belirtilmemiş bir gider kalemini yönetim tek taraflı olarak kiracıya yansıtamaz. Sözleşmede yer almayan bir ücret talep ediliyorsa, bu uygulamaya yazılı olarak itiraz etme ve gerekirse ticaret mahkemesine başvurma hakkınız bulunmaktadır. İtirazınızı derhal ve yazılı biçimde yönetime iletin; sessiz kalmak zımni kabul olarak yorumlanabilir.

Ortak gider dökümünü yönetimden talep edebilir miyim?

Evet, ortak gider dökümü talep etme hakkınız mevcuttur. 6585 sayılı Perakende Ticaret Kanunu'nun öngördüğü şeffaflık ortamı ve Türk Borçlar Kanunu'nun sözleşme hükümleri çerçevesinde, yönetimin her kalem için harcama tutarını, hesaplama yöntemini ve ilgili dönemi açıklayan bir döküm sunması beklenmektedir. Talebinizi yazılı olarak yöneltin ve makul süre içinde yanıt alamazsanız Ticaret Bakanlığı'na başvurabilirsiniz.

Kira artışına tek taraflı olarak itiraz edebilir miyim?

Sözleşmenizde belirtilen artış oranını aşan bir kira artışına itiraz etme hakkınız bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu, sözleşmede belirlenen koşulların üzerinde tek taraflı artış yapılmasını kısıtlamaktadır. İtirazınızı yazılı olarak bildirin; anlaşmazlık devam ederse önce arabuluculuk, ardından ticaret mahkemesi yoluna başvurabilirsiniz. Uygulamada arabuluculuk, taraflar arasındaki ilişkiyi korurken uyuşmazlığı çözmenin en pratik yoludur.

AVM yönetimi hakkında nereye şikâyette bulunabilirim?

Ticaret Bakanlığı, 6585 sayılı Kanun kapsamında AVM'lere yönelik denetim yetkisine sahiptir; İl Ticaret Müdürlükleri aracılığıyla ya da Bakanlık elektronik başvuru sistemi üzerinden şikâyetinizi iletebilirsiniz. Rekabet hukukunu ilgilendiren uygulamalar (zorunlu tedarikçi, dışlayıcı kısıtlamalar) için Rekabet Kurumu'na başvurabilirsiniz. Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar ise önce arabuluculuk, ardından ticaret mahkemesi süreciyle çözülür.

Kira sözleşmesinde "pazarlama fonu" zorunlu mudur?

Pazarlama fonu katılımı yasal olarak zorunlu değildir; ancak çoğu AVM kira sözleşmesi bu kalemi standart madde olarak içermektedir. Sözleşmeyi imzalamadan önce bu kalemin nasıl hesaplandığını, hangi kampanyalara harcandığını ve yıllık raporlamasının nasıl yapıldığını sorgulamanız önerilir. Eğer mevcut sözleşmenizde zaten varsa, harcamaların şeffaf raporlanmasını yazılı olarak talep edebilirsiniz.

Sözleşme süresi dolmadan yönetim beni tahliye edebilir mi?

Belirli süreli kira sözleşmelerinde, sözleşmede açıkça belirtilen fesih koşulları gerçekleşmediği sürece yönetim sizi erken tahliye edemez. Bildirim süresine uymadan ya da sözleşme dışı gerekçelerle tahliye baskısı uygulanması hukuken geçersizdir. Bu durumla karşılaşırsanız tüm yazışmaları kayıt altına alın ve bir kira hukukçusuna danışarak haklarınızı değerlendirin; erken tahliyede tazminat talep hakkınız doğabilir.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön