Site Yönetimi

AVM Değer Kaybediyor ve Boşalıyor: Kiracı Sözleşmeyi Erken Feshedebilir mi?

AVM doluluk oranı düştüğünde veya yönetim hizmetleri bozulduğunda kiracının erken fesih hakkı doğabilir. Bu rehber, hangi koşulların hukuki gerekçe oluşturduğunu ve nasıl ilerlemeniz gerektiğini adım adım açıklıyor.

AVM Değer Kaybediyor ve Boşalıyor: Kiracı Sözleşmeyi Erken Feshedebilir mi?

AVM'de mağaza veya ofis kiralayan bir kiracı olarak boşalan katları, düşen ziyaretçi trafiğini ve bozulan ortak alan hizmetlerini yaşıyorsanız aklınıza gelen ilk soru muhtemelen şu: "Sözleşmem bitmeden çıkabilir miyim?" Kısa cevap: evet, belirli koşullar altında erken fesih hakkınız doğabilir. Ancak bu hak kendiliğinden işlemez; doğru gerekçeyi, doğru zamanda, doğru biçimde ileri sürmeniz gerekir. Bu rehber size o yolu adım adım gösteriyor.

Ticari Kira Sözleşmesinde Erken Fesih Nedir, Nasıl Çalışır?

Ticari kira sözleşmesi erken fesih maddelerini gösteren soyut illüstrasyon

Ticari kira sözleşmeleri, taraflara genellikle belirli bir süre için bağlayıcı yükümlülükler yükler. Sözleşme süresinden önce ayrılmak isteyen kiracı, sözleşmede açıkça düzenlenmemiş bir fesih hakkını kullanmak istiyorsa bunun için kanunda veya mahkeme içtihatlarında tanınan gerekçelerden birine dayanmak zorundadır. Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu'nun genel hükümleri, borcun ifasını olanaksız kılan ya da sözleşmenin temelini çökerten değişikliklere bağlı fesih imkânları sunar. AVM ortamındaki değer kaybı ve boşalma, tam da bu hükümlerin uygulanma alanına girebilecek somut bir bozulma senaryosudur.

Uygulamada iki temel yol vardır. Birincisi, kiracının kendi sözleşmesine bakarak "erken çıkış" veya "fesih ihbarı" maddesi olup olmadığını tespit etmesidir; büyük zincir markaların imzaladığı sözleşmelerde bu maddeler çoğunlukla mevcuttur ve belirli bir ihbar süresi karşılığında çıkış imkânı tanır. İkincisi ise sözleşmede böyle bir madde olmasa dahi Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde, özellikle "işlem temelinin çökmesi" ile "ayıptan doğan" ve "olağanüstü fesih" haklarına dayanmak; bunu yaparken titiz bir hukuki süreç yürütmektir. Bu iki yolun hangisinin daha hızlı ve daha az riskli olduğu, büyük ölçüde sözleşmenin metnine ve AVM'nin somut durumuna bağlıdır.

Bir de pratik ayrım yapmak gerekir: "çıkmak istiyorum" ile "çıkmaya hakkım var" aynı şey değildir. Yalnızca çıkmak istemek, kira bedelini ödeme yükümlülüğünü sona erdirmez; gerekçeniz hukuken sağlam değilse AVM yönetimi kalan dönemin kirasını dava yoluyla talep edebilir. Bu nedenle hareket etmeden önce durumunuzu bir avukata değerlendirttirmeniz kritik önem taşır.

Boşalan AVM: Hangi Koşullar Erken Feshe Gerekçe Olabilir?

Boşalan AVM ve azalan müşteri trafiğini gösteren soyut illüstrasyon

AVM'nin boşalması veya değer kaybetmesi, tek başına otomatik bir fesih gerekçesi değildir; ancak belirli somut bozulmalar fesih hakkını destekleyen güçlü olgular haline gelir. Hukuki açıdan en sık başvurulan gerekçeler şunlardır: kiralanan yerin kararlaştırılan amaca uygun biçimde kullanımını engelleyen ayıplar, AVM yönetiminin taahhüt ettiği hizmetleri (güvenlik, temizlik, otopark, müşteri yönlendirme, ortak alan ısıtması) yerine getirmemesi ve sözleşme temelini oluşturan şartların köklü biçimde değişmesi.

Somut örnekler verecek olursak: Kiracıya sözleşme imzalatılırken AVM'nin belirli bir anchor kiracıyı (büyük market zinciri, sinema kompleksi veya hipermarket gibi) barındırdığı vaat edilmişse ve bu anchor kiracı çekip gitmişse; kiracı trafiğinin bu ayrılıştan doğrudan etkilendiğini kanıtlayabiliyorsa, bu durum sözleşme temelinin çökmesi argümanına zemin hazırlar. Benzer şekilde, AVM'nin belirli bir doluluk oranını koruyacağına dair sözleşmede ya da müzakere yazışmalarında açık taahhütler yer alıyorsa ve doluluk oran dramatik biçimde altına düşmüşse, bu da güçlü bir gerekçe olabilir.

Ortak alanların kullanılamaz hale gelmesi de ayrı bir zemin oluşturur. Asansörler çalışmıyor, otoparkın büyük bölümü kapalı, klimalar sezon boyunca devre dışı ya da çatıdan su akıyorsa bunlar kiralanan yerin kullanımını doğrudan etkileyen ayıplardır. Kiracı bu durumları usulüne uygun biçimde bildirmiş, makul süre tanımış ve sorun giderilmemişse, bu bildirimler daha sonra hukuki süreçte kritik delil işlevi görür.

Öte yandan dikkatli olunması gereken bir nokta şudur: "Müşteri azaldı, ciro düştü" ifadesi tek başına yasal gerekçe değildir. Ticari risk prensipte kiracıya aittir. Hukuki gerekçenin ayakta durabilmesi için bozulmanın kiracının kira sözleşmesiyle elde ettiği hakkı (taşınmazı sözleşmedeki amaçla kullanabilme hakkını) doğrudan zedelemesi gerekir.

Sözleşmenizi İncelemeniz Gereken Kritik Maddeler

Ticari kira sözleşmesinin kritik maddelerini inceleyen soyut illüstrasyon

Herhangi bir adım atmadan önce elinizde varsa sözleşmenin orijinal metnini, yoksa imzalı kopyasını bulun ve şu maddeleri tek tek kontrol edin. Öncelikle "erken çıkış" veya "fesih ihbarı" başlıklı özel bir madde olup olmadığına bakın. Büyük perakende zincirlerinin imzaladığı sözleşmelerde genellikle 3-6 ay önceden ihbar etmek ve bazen bir "çıkış bedeli" ödemek koşuluyla erken çıkış hakkı düzenlenir. Bu madde varsa sürecin geri kalanı çok daha basittir; avukata gitmenize bile gerek kalmayabilir.

İkinci olarak "kiralananın kullanım amacı" ve "AVM yönetiminin yükümlülükleri" maddelerine bakın. Yönetimin taahhüt ettiği hizmetler liste halinde sözleşmede yer alıyorsa, bunların yerine getirilip getirilmediğini belgeleyin. Bu taahhütlerin ihlali, sözleşmenin ifa edilmemesi argümanının temelini oluşturur. Üçüncü olarak, "ortak gider" veya "servis bedeli" maddelerini inceleyin. Ödediğiniz ortak gider kalemlerinde ciddi sapmalar varsa, bunların faturası size kesilmeye devam ediyorsa fakat karşılığı sunulmuyorsa, bu da ayrı bir uyuşmazlık konusu olabilir.

Sözleşmede "mücbir sebep" tanımına da bakın; bazı sözleşmeler bu tanımı geniş tutarak ekonomik kriz veya pandemi gibi durumları da kapsar. Eğer AVM'nin boşalması kısmen böyle bir olaydan kaynaklandıysa ve bu olay sözleşmedeki mücbir sebep tanımı içine giriyorsa, bu bir çıkış yolu sağlayabilir. Son olarak, varsa "tahkim" veya "uyuşmazlık çözümü" maddesini not alın; anlaşmazlık durumunda mahkeme mi yoksa hakem heyeti mi devreye girecek, bu bilgi sizi doğrudan etkiler.

Erken Fesih Sürecinde Adım Adım Ne Yapmalısınız?

Erken fesih sürecinin aşamalarını gösteren soyut illüstrasyon

Sürecin en kritik kuralı şudur: her şeyi yazılı yapın, her yazılıyı saklayın. Sözlü konuşmalar, telefon görüşmeleri ve WhatsApp mesajları hukuki süreçte zayıf delil kalır. Resmi yazışmalar, noter kanalı veya iadeli taahhütlü posta ile gönderilmiş ihtar ve bildirimler ise güçlü delil oluşturur.

Birinci adım, mevcut durumu belgelemenizdir. AVM'nin boşluğunu, kapalı mağazaları, çalışmayan hizmetleri fotoğraf ve video ile kayıt altına alın; tarih ve saat bilgilerinin görünür olduğundan emin olun. Varsa güvenlik veya AVM personelinden yazılı teslim tutanağı alın. Ortak gider faturalarını ve hangi hizmetlerin karşılığında ödendiğine dair belgeleri bir araya getirin. Varsa ciro verilerinizdeki düşüşü gösteren muhasebe kayıtlarını hazırlayın; bu veriler sözleşme temelinin çökmesi argümanını destekler.

İkinci adım, AVM yönetimine yazılı bildirim göndermektir. Bu bildirimde yaşadığınız sorunları tek tek açıklayın, giderilmesi için makul bir süre belirtin (somut sorunlara göre genellikle 15-30 gün yeterli sayılır) ve sorunların bu sürede giderilmemesi halinde sözleşmeyi feshetme hakkınızı saklı tuttuğunuzu açıkça ifade edin. Bu bildirim, ileride açılacak herhangi bir davada "kiraya verene usulüne uygun ihtarda bulunuldu" argümanının kanıtıdır. Bildirimi noter kanalıyla veya iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderin.

Üçüncü adım, bir avukattan hukuki görüş almanızdır. Ticari kira uyuşmazlıklarında uzmanlaşmış bir avukat, durumunuzu sözleşme metni ve mevcut içtihatlar çerçevesinde değerlendirerek size en güvenli yolu gösterecektir. Bu aşamayı atlamak, ileride çok daha büyük bir maliyet yaratabilir. Dördüncü adım, avukatınızın onayladığı fesih bildiriminin gönderilmesidir. Beşinci adım ise kiralananı teslim ederek teslim tutanağı hazırlamak; böylece "ne zaman çıktım" konusundaki olası uyuşmazlıkların önüne geçmektir.

AVM Yönetimiyle Müzakere: Dava Öncesi Seçenekler

AVM kiracısı ve yönetim arasındaki müzakere sürecini gösteren soyut illüstrasyon

Türkiye'de ticari kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu bir aşama olarak uygulanmaktadır. Bu nedenle pratik açıdan bakıldığında, dava yoluna gitmek hem zaman hem de masraf gerektirdiğinden, AVM yönetimiyle müzakere ederek uzlaşma sağlamak çoğu zaman daha hızlı bir çözüm sunar. Yönetim de uzun süreli bir dava sürecinden kaçınmak isteyebilir; özellikle boşalan bir AVM'de itibar riski de söz konusudur.

Müzakerede masaya koyabileceğiniz seçenekler şunlardır: kira bedelinin indirilmesi, kira dondurulması, ortak gider ücretlerinde yapılacak düzenlemeler, mağaza yerinin değiştirilmesi (doluluk daha yüksek bir katta yer almak), veya belirli bir çıkış bedeli karşılığında anlaşmalı erken fesih. Son seçenek özellikle pratikte sık rastlanan bir çözümdür; her iki taraf da belirsizliği sonlandırmak için belirli bir ödemeyi ya da ödemeyi düşürmeyi tercih eder. Müzakereler boyunca yaptığınız teklifler ve karşı tarafın yanıtları yazılı kalsın; e-posta bile yeterlidir.

Müzakere sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli bir husus şudur: kira bedelini ödemeyi bırakmak veya mağazayı boşaltmak, anlaşma sağlanmadan yapılırsa sizi hukuki açıdan güç duruma düşürür. Hukuki süreciniz devam ederken yükümlülüklerinizi yerine getirmeye devam edin; aksi takdirde gerekçeniz hukuken sağlam olsa bile "temerrüde düştünüz" savunması karşınıza çıkabilir. Bu nedenle avukatınızın onayı olmadan tek taraflı adım atmaktan kaçının.

Hukuki Dayanaklar: Hangi Kanun Hükümleri Geçerli?

Ticari kira erken fesih hukuki dayanaklarını gösteren soyut illüstrasyon

Türk hukukunda ticari kira sözleşmelerinin feshi esas olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde değerlendirilir. Kiralananın ayıplı olmasına ilişkin hükümler, kiralayan tarafın sözleşmeden doğan borçlarını ifa etmemesi hâlinde kiracıya tanınan seçimlik haklar ve olağanüstü koşullarda borcun ifasının talep edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olacağı haller bu kanunun ilgili bölümlerinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin temelini oluşturan koşulların değişmesi meselesinde ise Türk hukuku öğretisi ve yargı içtihatları, işlem temelinin çökmesi teorisini uygulamaktadır; bu yaklaşım, sözleşme kurulurken taraflarca öngörülemeyen köklü değişiklikler karşısında sözleşmeye bağlılık ilkesinin sınırlandırılmasına olanak tanır.

Öte yandan, ticari taşınmaz kiraları ile konut kiralarına uygulanan kurallar arasında önemli farklılıklar vardır. Konut kiralarına sıkı koruyucu hükümler uygulanırken, ticari kiralarda tarafların serbest iradeleriyle belirlediği sözleşme şartlarına ağırlık verilir; bu nedenle ticari kiracılar için koruma daha az mutlak, daha çok koşullara bağlıdır. Bu ayrım, ticari kiracının sözleşme metnine ve müzakere kayıtlarına neden bu kadar önem vermesi gerektiğini açıklar.

Ayıptan doğan haklar bağlamında belirtmek gerekir ki kiralananın ayıptan arındırılması, kira bedelinde indirim ya da sözleşmeden dönme talep edilebilir; ancak bu hakların kullanımında usul koşullarına uyulması şarttır. Özellikle "bildirme yükümlülüğü" kritik önem taşır: kiracı ayıpları öğrenir öğrenmez kiraya verene bildirmezse haklarını zayıflatabileceği gibi bazı haklarını tamamen yitirebilir. Bu nedenle sorunları ne zaman öğrendiğiniz ve ne zaman bildirdiğiniz tarihsel kayıt olarak tutulmalıdır.

Uygulama açısından şunu da vurgulamak gerekir: hâkimler ve hakemler, sözleşme metnini, tarafların tutumunu ve somut delilleri bir arada değerlendirir. "AVM boşaldı dolayısıyla fesih hakkım var" demek yetmez; bu boşalmanın sözleşmeden doğan hakkınızı nasıl ve ne ölçüde zedelediğini göstermek gerekir. İşte bu yüzden belgeler her şeydir.

Ortak Gider Anlaşmazlıkları ve AVM Yönetiminin Sorumluluğu

AVM ortak gider ve yönetim sorumluluğunu gösteren soyut illüstrasyon

AVM'nin değer kaybettiği dönemlerde kiracıların en sık şikâyet ettiği konulardan biri, ortak gider faturalarının yüksek kalmaya devam etmesi ya da yeni kalemler eklenmesidir. Bu durum özellikle doluluk düştüğünde ortaya çıkar: boşalan mağazaların ortak gider payı kalan kiracılara dağıtılırsa kiracı başına düşen yük artar. Bu tür bir artışın sözleşmede öngörülmüş olup olmadığı, sözleşmedeki ortak gider hesaplama formülünün incelenmesiyle anlaşılabilir.

Uygulamada AVM yönetimleri ortak gider hesabını şeffaf tutmak yerine genel bir kalem üzerinden fatura keser. Kiracının bu tutanın neye karşılık geldiğini sorgulamaya hakkı vardır. Eğer ödediğiniz ortak gidere rağmen karşılığı olan hizmet sunulmuyorsa (güvenlik vardiyaları eksiltildi, temizlik ekibi azaltıldı, arıza müdahale süreleri uzadı) bu durum sözleşmeden doğan yükümlülüğün ihlali kapsamına girer. Kötü yönetim firması nedeniyle sözleşme feshedebilir mi sorusunu inceleyen yazımızda bu hukuki mekanizmanın nasıl işlediği ayrıntılı ele alınmaktadır.

Ortak gider uyuşmazlıklarında da belgeleme kritiktir. Faturanın dökümlü halini isteyin; hangi kalem ne kadar tuttuğunu öğrenin. Hizmet sunulmadığının kanıtı olarak arıza bildirimlerinizi, yanıt sürelerini ve sonuçlarını kayıt altına alın. Ortak gideri ödemekten vazgeçmek yerine "ihtirazi kayıt" ile ödeme yapın (ödemenin tamamını kabul etmeksizin yapıldığına dair yazılı beyan) ve fark tutarını ayrı bir hesapta tutun; bu yaklaşım hakkınızı korurken temerrüde düşmenizi engeller.

Site Yönetimi Platformuyla AVM Süreçlerini Nasıl Yönetirsiniz?

AVM yönetim platformu kontrol panelini gösteren soyut illüstrasyon

AVM kiracısı olarak yaşadığınız sorunların büyük bölümü, yönetim süreçlerindeki şeffaflık eksikliğinden kaynaklanır. Ortak giderin ne kadar olduğunu, hangi arıza bildiriminizin ne zaman açıldığını, hangi duyurunun yönetimden ne zaman geldiğini izleyemezseniz hukuki süreçte delil toplamak da güçleşir. SiteYönetimi.org platformu tam da bu boşluğu kapatmak için tasarlanmıştır.

Platform üzerinden kiracılar ortak gider dökümlünü kalem kalem görebilir; sürpriz fatura ya da "geçen ay daha fazla ne ödemişim" sorusu ortadan kalkar. Arıza ve talep bildirimleri tarih damgalı olarak sisteme girer, yönetimin yanıt süresi ve işlemin sonucu kayıt altına alınır; bu kayıtlar ileride bir uyuşmazlıkta elle tutulur delil haline gelir. Yönetim tarafından yapılan duyurular, raporlar ve toplantı kararları tek yerden izlenebilir; "bize bildirilmedi" ya da "haberdar olmadık" durumları önlenir.

Bina yöneticisi tarafında da süreç şeffaflaşır: hangi kiracı hangi arızayı ne zaman bildirdi, bakım ekibi ne zaman müdahale etti, masraf belgesi sisteme yüklendi mi; bunların tümü izlenebilir ve raporlanabilir duruma gelir. Kiracı ile yönetim arasındaki iletişim tek bir platformda biriktiğinde hem anlaşmazlıklar azalır hem de anlaşmazlık çıktığında çözüm çok daha hızlı olur. Apartman, rezidans, site ve AVM yönetimini kapsayan bu dijital yönetim altyapısı hakkında daha fazla bilgi almak için platforma göz atabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınmanız Gerekenler

Uygulamada kiracıların en sık düştüğü hatalardan ilki, kira ödemeyi kesmek ya da anahtarı bırakmaktır. "Ben zaten haklıyım, çıkarım" düşüncesiyle yapılan tek taraflı eylemler, hukuki süreçte kiracının aleyhine döner. Hukuki fesih prosedürü tamamlanmadan kiralananı boşaltmak, kalan dönem kira bedeli için karşınıza icraya ilişkin talepler getirebilir. Haklı bile olsanız prosedür şarttır.

İkinci hata, bildirimleri sözlü yapmaktır. AVM müdürüyle konuşmak, telefonda "biz de biliyoruz düzelteceğiz" duymak hukuki anlamda hiçbir şey kanıtlamaz. Her bildirim yazılı olsun; e-posta yeterlidir, WhatsApp mesajları bile bir miktar delil sağlar, ancak noter ihtarnamesi en güçlüsüdür. Özellikle fesih öncesi son ihtar her zaman resmî kanaldan gönderilmelidir.

Üçüncü hata, avukata gitmeden sözleşme imzalamaktır. Birçok kiracı, AVM açılışında heyecanla sözleşmeye imza atar ve sonradan fark eder ki sözleşmedeki bazı maddeler yönetimin lehine son derece güçlüdür. Herhangi bir ticari kira sözleşmesi imzalamadan önce veya mevcut sözleşmede değişiklik önerildiğinde, ticaret hukuku alanında uzman bir avukata danışmak uzun vadede çok daha az maliyet demektir. AVM doluluk oranı ve kiracı devir hızı gibi konuların kira sözleşmesi müzakerelerine nasıl yansıdığını merak ediyorsanız AVM doluluk oranı ve kiracı devir turnover başlıklı yazımız bu ilişkiyi ayrıntıyla ele almaktadır.

Dördüncü hata, makul süre vermeden hemen fesih bildirimi göndermektir. Mahkemeler genellikle kiraya verene sorunu düzeltmesi için makul bir süre verilip verilmediğini inceler; makul süre verilmeden yapılan fesihlerde haklılık argümanı zayıflayabilir. Son olarak, beşinci hata, delilleri sistematik biriktirmemektir. Arıza bildiriminizi e-posta ile gönderdiniz, yanıt aldınız, fotoğraf çektiniz ama bunları tek bir klasörde toplamadınız; aylarca sonra hangi e-postanın hangisi olduğunu bulamıyorsunuz. Hukuki sürecin başından itibaren tarih sıralı, etiketlenmiş bir delil dosyası tutun.

Sık Sorulan Sorular

AVM boşaldı ama sözleşmemde erken çıkış maddesi yok; ne yapabilirim?

Sözleşmede erken çıkış maddesi olmasa da Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde, kiralananın ayıbı, kiraya verenin yükümlülüklerini ifa etmemesi veya işlem temelinin çökmesi gibi gerekçelerle fesih talep edebilirsiniz. Bu yol daha karmaşık ve uzun olduğundan, ticari kira uyuşmazlıklarında uzmanlaşmış bir avukatla çalışmanız ve belgeleme sürecinizi titizlikle yürütmeniz kritik önem taşır.

Kira ödemeyi kessem ne olur?

Hukuki fesih prosedürü tamamlanmadan kira ödemeyi kesmek sizi temerrüde düşürür. Bu durumda AVM yönetimi, fesih gerekçeniz hukuken sağlam olsa bile kalan dönem kira bedelini icra yoluyla talep edebilir veya borcun tahsili için dava açabilir. Ayrıca temerrüt, ileride sizi haklı gösterebilecek diğer argümanları da zayıflatır. Hukuki süreciniz devam ettiği sürece yükümlülüklerinizi yerine getirmeye devam edin.

AVM yönetimi ortak gider faturasını açıklamıyorsa ne yapabilirim?

Kiraya verenden veya yönetim şirketinden yazılı olarak ayrıntılı ortak gider dökümü talep edin. Bu talep sözlü değil yazılı (e-posta veya noter kanalıyla) yapılmalıdır. Sözleşmenizde ortak giderin hesaplama yöntemini düzenleyen bir madde varsa, faturanın bu yönteme uyup uymadığını kontrol edin. Hizmet karşılığı sunulmadan fatura kesilmesi durumunda, ödemeyi ihtirazi kayıt koyarak yapabilir ve fark tutarı için uyuşmazlık başlatabilirsiniz.

İhtar ne kadar süre sonra fesih bildirimini haber verebilir?

Somut sorunun niteliğine bağlı olarak ihtarda genellikle 15-30 günlük makul bir süre verilir. Acil güvenlik riski veya fiziksel kullanım engelleyen ciddi ayıplar gibi durumlarda bu süre daha kısa tutulabilir; buna karşın rutin hizmet eksikliklerinde daha uzun bir süre daha makul karşılanabilir. Bu sürenin ne kadar olması gerektiği, somut durumunuza göre avukatınız tarafından değerlendirilmelidir.

Müzakere ile anlaşmalı çıkış sağlarsam ne kadar ödeyebilirim?

Anlaşmalı erken çıkışta ödenen tutarlar piyasada çok geniş bir aralıkta değişmektedir ve tamamen tarafların müzakere gücüne, kalan kira süresine ve AVM'nin yeni kiracı bulma kapasitesine bağlıdır. Yaygın uygulama, kalan kira süresinin bir kısmına karşılık gelen sembolik bir ödeme ya da depozitonun iade edilmemesi üzerine uzlaşmak şeklindedir. Çeşitli seçenekleri değerlendirirken avukatınızı masaya getirmeniz, sizi beklenmedik ek talepler karşısında korur.

Arabuluculuk zorunlu mu, ne zaman başvurulmalı?

Ticari kira uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk aşamasından geçmek gerekmektedir. Bu nedenle pratik açıdan arabuluculuğu hem yasal bir zorunluluk hem de gerçek bir uzlaşma fırsatı olarak değerlendirmek gerekir. AVM yönetimiyle müzakere süreci çıkmaza girdiğinde ve sözleşmeden kaynaklanan bir uyuşmazlık netleştiğinde, avukatınız aracılığıyla arabuluculuk sürecini başlatmak zamanın verimli kullanılması açısından isabetli bir adımdır.

Örnek İhtar Metni (Basitleştirilmiş):
"... tarihli kira sözleşmemiz kapsamında kiralanan [adres/mağaza no] için aylık [tutar] TL kira ve ortak gider ödeme yükümlülüğümü yerine getirmekteyim. Ancak [tarihten itibaren] ortak alanlarda şu eksiklikler yaşanmaktadır: [güvenlik ekibi azaltıldı / asansör çalışmıyor / temizlik hizmetleri yapılmıyor gibi somut listeler]. Bu eksiklikler sözleşmemizin [ilgili madde] kapsamındaki yükümlülüklerinizin ihlalini oluşturmaktadır. İşbu ihtarın tebliğinden itibaren 15 (on beş) iş günü içinde belirtilen eksikliklerin giderilmesini talep etmekte; bu sürede giderilmemesi hâlinde yasal haklarımı kullanmayı saklı tutmaktayım."

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön