Site Yönetimi

AVM'nin Anlaşmalı Tadilat Firmasını Kullanma Zorunluluğu Yasal mı?

AVM veya plaza yönetiminin tadilat için kendi anlaşmalı firmasını dayatması sıkça karşılaşılan bir durumdur. Kira sözleşmesinin içeriği ve sözleşme özgürlüğü ilkeleri çerçevesinde bu zorunluluğun nereye kadar geçerli olduğunu ele alıyoruz.

AVM'nin Anlaşmalı Tadilat Firmasını Kullanma Zorunluluğu Yasal mı?

AVM yönetiminin kendi anlaşmalı tadilat firmasını kullanmanızı zorunlu kılması, çoğu zaman kira sözleşmesine dayanan bir hükümdür ve Türk hukukunda sözleşme özgürlüğü ilkesi kapsamında büyük ölçüde geçerli sayılır. Ancak bu zorunluluk sınırsız değildir: söz konusu hüküm kira sözleşmenizde açıkça yer almıyorsa, keyfi biçimde dayatılıyorsa veya açıkça haksız koşul niteliği taşıyorsa hukuken itiraz zemini doğar. Kısacası cevap "koşula bağlı evet" tir — sözleşmenizi okumadan "zorunluyum" ya da "değilim" diyemezsiniz.

Sözleşme Özgürlüğü ve AVM'nin Dayatma Sınırı

Kira sözleşmesi ve AVM planı — sözleşme özgürlüğü sınırları

Türk Borçlar Kanunu sözleşme özgürlüğünü güvence altına alır: taraflar, kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine ve ahlaka aykırı olmadıkça istedikleri şartları sözleşmeye koyabilir. AVM yönetimleri de bu ilkeye dayanarak kira sözleşmelerine "tadilat ve dekorasyon çalışmaları AVM'nin onaylı/anlaşmalı firmalarınca yapılır" hükmünü ekler. Bu hüküm geçerli bir sözleşmede yer alıyorsa, kiracı imzaladığı an bu koşulu kabul etmiş sayılır.

Ne var ki sözleşme özgürlüğü mutlak değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri, standart sözleşmelerde tek taraflı olarak belirlenen ve karşı tarafın müzakere edemediği hükümlerin bazı durumlarda geçersiz sayılabileceğini öngörür. Eğer AVM yönetimi çok sayıda kiracıya aynı basılı sözleşmeyi imzalatıyor ve tadilat zorunluluğu gerçek anlamda müzakere edilmeden empoze ediliyorsa, bu hüküm genel işlem koşullarından doğan haksız şart tartışmasına açık hale gelebilir.

Bununla birlikte pratikte mahkemeler bu tür ticari kira sözleşmelerini, özellikle de profesyonel ticari aktörler arasında imzalananları, daha az tüketici-dostu bir perspektiften değerlendirir. Tarafların her ikisi de ticaret ehli ise ve sözleşme açıkça imzalanmışsa, sözleşme hükmünün geçerli olduğu kabul görme ihtimali yüksektir. Bu nedenle ilk yapmanız gereken şey sözleşmenizi satır satır okumaktır.

Sözleşmenizde böyle bir hüküm yoksa ya da hüküm muğlaksa — "tadilat AVM yönetiminin iznine tabidir" gibi firmanın anlaşmalı olmasını zorunlu kılmayan ifadeler de sıklıkla görülür — o halde yönetimin kendi firmasını dayatması yalnızca izin mekanizmasının ötesine geçer ve müzakere gerektiren bir taleptir. Bu durumda "izin alırım ama firmayı ben seçerim" pozisyonunuz hukuken daha güçlüdür.

Kira Sözleşmenizi Nasıl Okumalısınız

Kira sözleşmesi incelemesi — tadilat maddesi aranıyor

Bir AVM kira sözleşmesi onlarca sayfa olabilir ve tadilat zorunluluğuna ilişkin hüküm farklı başlıklar altında gizlenmiş olabilir. Genellikle "Kiralananın Kullanımı", "Dekorasyon ve Tadilat", "Teknik Şartname" veya "Özel Koşullar" başlıklı bölümlerde arayın. Bazı sözleşmelerde bu hüküm ana metinden ziyade eklerde ya da kabul ettiğiniz teknik şartnamelerde yer alır.

Dikkat etmeniz gereken ifadeler şunlardır: "AVM'nin onaylı yüklenicileri", "AVM yönetiminin listesindeki firmalar", "yetkili/anlaşmalı taşeron". Bu ifadeler farklı yükümlülükler doğurabilir. "Onaylı yüklenicilerden biriyle çalışılacaktır" ifadesi bir liste sunulacağını ima ederken, "tadilat AVM'nin belirleyeceği firma tarafından yapılacaktır" ifadesi seçim hakkınızı tamamen kaldırıyor olabilir. İki ifade arasındaki fark küçük görünse de hukuki sonuçları farklıdır.

Sözleşmenizde ek belgeler (teknik şartname, kiracı el kitabı vb.) varsa ve bunlar "sözleşmenin ayrılmaz parçasıdır" deniyorsa, o belgelerdeki tadilat kuralları da bağlayıcıdır. AVM'lerin kiracı kılavuzlarında "yalnızca onaylı yükleniciler çalışabilir" şeklinde hükümlere oldukça sık rastlanır ve bunlar da sözleşme anlamında geçerlidir.

Sözleşmenizi okuduğunuzda hükmün tam olarak ne dediğini anlamakta güçlük çekiyorsanız ya da yoruma muhtaç geniş ifadeler içeriyorsa, bir ticaret hukukçusuna kısa bir danışmanlık için başvurmanız en sağlıklı yoldur. Özellikle tadilat bedelinin yüksek olduğu durumlarda hukuki danışmanlık maliyeti çok daha küçük kalır.

Zorunluluğun Geçerli Olduğu Durumlar

AVM tadilat onay süreci — zorunlu firmalar listesi

Kira sözleşmesinde açık ve net bir hüküm varsa, anlaşmalı firma zorunluluğunun geçerli sayılmasının birden fazla meşru gerekçesi vardır. AVM'ler ortak teknik altyapıya (yangın sistemleri, akustik düzenlemeler, elektrik panoları, sprinkler ağları) sahip yapılardır. Bu altyapıyı bilmeyen veya AVM'nin teknik standartlarına uymayan bir firma, hem diğer kiracıları hem de genel güvenliği tehdit edebilecek hatalar yapabilir. Yönetim, bu riski minimize etmek için belirli teknik yeterlilikleri kanıtlamış firmalardan oluşan bir liste tutabilir; bu mantık hukuken savunulabilir bir zemine sahiptir.

Ayrıca AVM'nin estetik tutarlılığı, marka kimliği ve mimari bütünlüğü açısından da standardizasyon talep edebileceği kabul görür. Lüks segment AVM'lerde bu gerekçe daha ağır basar çünkü tek bir mağazanın uyumsuz bir tadilat yapması tüm alışveriş merkezinin algısını olumsuz etkileyebilir. Mahkemeler bu tür meşru ticari gerekçeleri göz önüne alır.

Zorunluluğun geçerli sayılması için pratikte üç koşulun bir arada bulunması gerekir: sözleşme hükmünün açık olması, onaylı firma listesinin makul büyüklükte olması (yani gerçek bir seçenek sunması) ve listede yer alan firmaların piyasa fiyatlarından aşırı sapan fiyatlar talep etmemesi. Bu üç koşul gerçekleştiğinde zorunluluğa uymak hukuki açıdan en güvenli yoldur.

Sözleşme geçerliyse ve itiraz etmeden tadilat yaptırdıysanız, sonrasında "bunu kabul etmek zorunda değildim" iddiası çok daha zayıf bir zemine düşer. Bu nedenle önce hukuki değerlendirmenizi yapın, ardından bir karar verin.

Zorunluluğa İtiraz Edilebilecek Durumlar

Kiracı ve AVM yönetimi arasında hukuki denge tartışması

Her ne kadar sözleşme özgürlüğü geniş bir alan tanısa da bazı durumlarda bu zorunluluğa itiraz edilebilir. En güçlü itiraz zemini, anlaşmalı firmanın piyasa fiyatlarının çok üzerinde fiyat talep etmesi ve alternatif seçenek bulunmamasıdır. Eğer liste tek bir firmadan oluşuyorsa ve bu firma rakiplerinden yüzde otuz, kırk hatta elli üzerinde fiyat biçiyorsa, burada bir haksız rekabet ya da müşteri yönlendirme uygulaması söz konusu olabilir.

Türkiye'de ticari kira ilişkilerinde aşırı fiyat dayatması ve monopolistik yönlendirme Rekabet Kurumu'nun inceleme alanına girebilir. Eğer AVM yönetiminin anlaşmalı firmayla finansal bir ilişkisi (ortak yönetim, referans komisyonu vb.) varsa ve kiracıyı bu firma aracılığıyla ek kazanç sağlamak amacıyla yönlendiriyorsa, bu durum rekabet hukuku açısından da sorunlu olabilir. Kuşkusuz bu iddiayı kanıtlamak kolay değildir, ancak güçlü piyasa delilleri varsa yetkili mercilere başvurmak mümkündür.

Bir diğer itiraz zemini, sözleşmedeki hükmün çok geniş veya muğlak kaleme alınmış olmasıdır. "Tadilat öncesi yönetim onayı alınacaktır" ifadesi, onayın hangi kriterlere göre verileceğini ve yüklenici seçimini içerip içermediğini belirtmiyorsa, yönetimin "anlaşmalı firma" şartını sonradan eklediği iddia edilebilir. Sözleşmede yer almayan bir yükümlülük, sözleşme sonrası tek taraflı dayatılamaz.

Son olarak, sözleşme imzalanırken size liste gösterilmemiş, imzaladıktan sonra oluşturulmuş ya da liste sürekli değişiyorsa, bu da hukuken tartışmalı bir alandır. İtiraz yoluna gitmeden önce noter kanalıyla ya da yazılı iletişimle durumu belgelemeniz önerilir; ileride bir anlaşmazlık yaşanırsa elinizde somut bir iz olur.

Piyasa Fiyatını Nasıl Karşılaştırırsınız

Tadilat fiyatı karşılaştırması — anlaşmalı firma ve piyasa arasındaki fark

Anlaşmalı firmanın fiyatını sorgulamak istiyorsanız, önce somut veriye ihtiyacınız var. Tadilat projenizin kapsamını net biçimde tanımlayın: yüzey metrekareleri, malzeme türleri, elektrik ve tesisat işlerinin dahil olup olmadığı, süre hedefi. Bu teknik detayları bir dosyaya toplayın ve en az iki veya üç farklı bağımsız firmadan teklif isteyin. Bu teklifleri alırken AVM'de değil, benzer yapılarda çalışmış firmaları tercih edin.

Teklifleri karşılaştırırken sadece toplam bedele değil, kalemlere bakın. Anlaşmalı firma "uygulama bedeli"nin içine AVM koordinasyon ücreti, güvenlik refakati ücreti, atık yönetimi bedeli gibi ek kalemler ekleyebilir. Bu kalemler bazen meşrudur (AVM altyapısının kullanımı için gerçekten bir bedel söz konusu olabilir), ancak bazen yapay olarak şişirilmiş olabilir. Bu kalemleri anlaşmalı firmadan tek tek açıklamasını talep edin ve yazılı olarak alın.

Aradaki fiyat farkı yüzde on ile yirmi arasında kaldığında, AVM'nin sunduğu garantiler, koordinasyon kolaylığı ve teknik bilgi göz önüne alındığında bu fark kabul edilebilir sayılabilir. Yüzde otuzun üzerine çıktığında yazılı bir itiraz dilekçesi hazırlamak ve yönetimden fiyat gerekçesi istemek mantıklıdır. Bu hem pratik bir baskı aracı hem de ileride hukuki yola başvurmanız gerekirse elinizde belge oluşturur.

Fiyat karşılaştırmanızı belgelendirirken aldığınız teklifleri AVM yönetimiyle paylaşmaktan çekinmeyin. Bazı durumlarda yönetim anlaşmalı firmayla yeniden müzakere eder ya da farklı seçenekler sunar. Diyalog kurmak, hukuki yola gitmekten çok daha hızlı ve az maliyetli bir çözüm üretebilir.

Adım Adım İtiraz ve Müzakere Süreci

Kiracı ile AVM yönetimi arasında tadilat müzakeresi

Zorunluluğa itiraz etmeye ya da müzakere açmaya karar verdiyseniz, sürecin nasıl yürütüleceği hukuki sonucunuzu doğrudan etkiler. İlk adım her zaman yazılı iletişimdir. Sözlü görüşmelerin hiçbir iz bırakmadığını unutmayın; e-posta veya noter ihtarnamesi kullanın. Talebinizi ya da itirazınızı kısa, net ve diplomatik tutun; agresif bir üslup genellikle karşı tarafı savunmaya geçirir ve müzakereyi zorlaştırır.

İkinci adım, sözleşmenizin ilgili maddelerini hukukçuya inceletmek ve kısa bir görüş almaktır. Bu görüş hem güçlü hem de zayıf taraflarınızı gösterir. Zayıf taraflarınızı bilmeden müzakere masasına oturmak, elinizi açık oynamak demektir. Güçlü taraflarınızı bilmek ise ne zaman diretmeniz gerektiğini anlamanızı sağlar.

Üçüncü adım, somut bir teklif sunmaktır. Sadece "bunu kabul etmiyorum" demek yeterli değildir; yerine ne önerdiğinizi de belirtin. Örneğin: "AVM'nin teknik şartnamesine tam uyum sağlayacak, kendi seçeceğim ve yönetiminizin onaylayacağı bir firma ile çalışmak istiyorum. Teknik denetimi AVM mühendisi yapabilir." Bu tür bir teklif, yönetim için de kabul edilebilir bir orta yol olabilir çünkü asıl kaygıları teknik standart ve koordinasyondur, firma seçimi kendi başına bir amaç olmayabilir.

Müzakere başarısız olursa ve sözleşmede zorunluluk açıkça yer alıyorsa, seçenekleriniz sınırlıdır: ya zorunluluğa uymak ya da hukuki yola başvurmak. Hukuki yol zaman ve maliyet gerektirir; bu nedenle çoğu durumda alternatif öneri sunarak orta bir zeminde anlaşmak daha pragmatiktir.

Örnek yazılı başvuru metni:
"Sayın [AVM Yönetimi], [tarih] tarihinde başlamayı planladığım [kısa tadilat tanımı] için kendi seçeceğim, teknik yeterliliği tarafınızca onaylanmış bir yüklenici ile çalışmak istiyorum. Söz konusu yüklenicinin AVM teknik şartnamesine tam uyumunu taahhüt ediyorum ve çalışma sürecinin AVM mühendislerinizce denetlenmesini kabul ediyorum. Bu konudaki görüşünüzü yazılı olarak bildirmenizi rica ederim."

İlgili Kurumlar ve Başvuru Yolları

Kiracı hakları için başvurulabilecek kurumlar — ticaret mahkemesi ve rekabet kurumu

Kira sözleşmesinden kaynaklanan anlaşmazlıklar öncelikle ticaret mahkemeleri aracılığıyla çözüme kavuşturulur. Arabuluculuk, ticari uyuşmazlıklarda dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulan bir ön aşamadır; bu aşama zaman ve maliyet açısından mahkemeden çok daha verimlidir ve tarafları masaya oturtur. Eğer anlaşmazlık çözülemezse ve uyuşmazlık miktarı önemliyse, ticaret mahkemesinde dava yoluna gidilebilir.

Rekabet Kurumu, AVM yönetiminin anlaşmalı firmaya müşteri yönlendirmesi yoluyla piyasada rekabeti bozucu bir uygulama yapıp yapmadığını inceleme yetkisine sahiptir. Bu başvuru yolu daha uzun soluklu olmakla birlikte, sektör genelinde yaygın bir sorun söz konusuysa toplu bir şikâyetin etkisi daha büyük olabilir. Aynı AVM'deki diğer kiracıların da benzer sorunla karşılaşıp karşılaşmadığını araştırmak faydalıdır.

Ticaret odaları da bu tür anlaşmazlıklarda arabulucu rol üstlenebilir ve bazıları üyelerine hukuki danışmanlık hizmeti sunar. Bulunduğunuz ilin ticaret odasına başvurarak ücretsiz ya da uygun maliyetli ilk danışmanlığa erişebilirsiniz. Anlaşmazlığınızın miktarı ve niteliği göz önüne alındığında hangi yolun daha verimli olduğuna o görüşme sonrasında karar verebilirsiniz.

Unutmayın: kuruma başvurmadan önce tüm yazışmaları, teklifleri, sözleşme eklerini ve itirazlarınızın belgelerini düzenli bir dosyada toplamanız şarttır. Belgesiz bir anlaşmazlık her kurumda zayıf kalır. Sözlü beyan yerine yazılı iz bırakma alışkanlığı edinmek, bu sürecin en önemli ön koşuludur.

Hukuki Dayanak Çerçevesi

Ticari kira hukuku ve sözleşme hükümleri — yasal dayanak çerçevesi

Türk Borçlar Kanunu, sözleşme özgürlüğünü ve sözleşme koşullarına uyma yükümlülüğünü birlikte düzenler. Genel işlem koşullarına ilişkin hükümler, standart sözleşmelerde yer alan dengesiz koşulların sınırlanmasına olanak tanır; ancak bu hükümlerin ticari kiracılar lehine uygulanması, tüketicilere kıyasla daha kısıtlı yorumlanmaktadır. Bu nedenle profesyonel ticari kiracıların kira sözleşmesi müzakeresi sırasında daha dikkatli ve kapsamlı bir hukuki inceleme yaptırması önerilir.

Rekabet hukuku açısından Rekabet Kurumu'nun inceleme yetkisi oldukça geniştir. Pazar gücüne sahip bir yapının bağlayıcı anlaşmalar veya münhasır yönlendirme uygulamaları yoluyla piyasayı kısıtlaması mevzuat kapsamında ele alınabilir. Ancak tek bir AVM'nin ulusal ya da bölgesel ölçekte "hâkim durum" taşıdığını kanıtlamak zorlu bir süreçtir; bu nedenle rekabet hukuku çoğu zaman bireysel değil sektörel anlaşmazlıklarda daha etkin işler.

Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri, apartman ya da site gibi bağımsız bölümlü yapılar için daha uygulanabilirdir; AVM'ler ise genellikle tek bir malik ya da yönetim şirketi tarafından işletildiğinden bu kanunun tadilat kuralları AVM bağlamında doğrudan uygulanmaz. Dolayısıyla AVM kiracıları için birincil hukuki çerçeve, sözleşme hukuku ve borçlar hukukudur.

Ortak alanların kullanımı ve teknik müdahaleler söz konusu olduğunda binanın yapı ruhsatı, yangın güvenliği mevzuatı ve ilgili teknik standartlar da devreye girer. Yönetimin "güvenlik gerekçesiyle" onaylı firma zorunluluğu koyması bu bağlamda yasal bir zemine sahip olabilir; ancak güvenlik gerekçesinin gerçek mi yoksa bahane mi olduğunu anlamak, somut duruma bakılarak değerlendirilmelidir.

Site Yönetimi Platformuyla Yapı Yönetimini Şeffaf Takip Edin

Site Yönetimi platformu — kiracı ve yönetim arasında şeffaf iletişim

Bu makalede ele aldığımız sorunların büyük bölümü, kiracı ile AVM/yapı yönetimi arasındaki bilgi asimetrisinden kaynaklanır. Yönetim hangi firmaların "onaylı" olduğunu, bu onayın hangi kriterlere dayandığını ve bakım-onarım süreçlerini şeffaf biçimde aktarmadığında, kiracı hem hukuki hem de operasyonel açıdan dezavantajlı konuma düşer.

Site Yönetimi platformu, bu şeffaflık açığını kapatan araçlar sunar. Yönetim birimini kullanan yapılarda arıza ve bakım talepleri tarih damgalı olarak sisteme girilir; her talebin kimin tarafından, hangi aşamada ilerlediği kayıt altına alınır. Bu sayede "iş yapıldı, fatura kesildi ama kimse ne yapıldığını bilmiyor" durumunun önüne geçilir. Kiracılar, ortak gider dökümlerini ve ilgili hizmet kalemlerini şeffaf biçimde görebilir; yönetimle duyuru ve raporlar tek merkezi kanaldan paylaşılır.

Apartman, site ve rezidans yöneticileri için tasarlanmış olan platform, benzer şeffaflık ihtiyacını taşıyan tüm çok kiracılı yapılarda kullanılabilir. Bakım taleplerinin kayıt dışı kalmaması, hizmet bedellerinin dökümünün net olması ve iletişimin belgelenmiş olması hem yöneticilerin hem de kiracıların ortak çıkarınadır. Anlaşmazlıklar genellikle kayıt yokluğunda değil, kayıt belirsizliğinde büyür.

Bu tür bir sistematik kayıt düzeni, tadilat süreçlerinde de benzer bir işlev görür: hangi tadilatın ne zaman onaylandığı, hangi firma tarafından yapıldığı ve sürecin nasıl ilerlediği kayıt altında olduğunda, hem yönetici hem de kiracı için dönüp bakılabilecek somut bir belge izi oluşur. Bu da ileride çıkabilecek anlaşmazlıkların çok daha hızlı ve az maliyetle çözülmesini sağlar.

Sık Yapılan Hatalar

AVM tadilat sürecinde kiracıların yaptığı yaygın hatalar

En sık karşılaşılan hata, sözleşmeyi okumadan ya da imzaladıktan uzun süre sonra tadilat aşamasında zorunlulukla karşılaşıp "benden böyle bir şey istenemez" demektir. Sözleşmeyi müzakere sürecinde hukukçuya inceletmemek, ileride elle tutulur bir itiraz zemini bırakmaz. İkinci sık hata, itirazı yalnızca sözlü olarak dile getirmektir. Yazılı belge yoksa ileride "ben itiraz ettim" iddiası kanıtlanamaz.

Bir diğer yaygın hata, zorunluluğu fark ettiğinde doğrudan agresif bir tutum benimsemektir. Yönetimle ilişkiyi gereksiz yere bozmak, kalan kira süresini zorlaştırır. Önce diplomatik ve yazılı bir yaklaşım denemek, hem pratik hem de hukuki açıdan daha sağlıklı bir stratejidir. Tadilat bedeli için önceden bağımsız teklif almadan anlaşmalı firmayı kabul etmek de sık rastlanan bir hatadır; kıyaslama olmadan fiyatın adil olup olmadığını bilemezsiniz.

Son olarak, sorunu bireysel çözmek yerine aynı AVM'deki diğer kiracılarla koordinasyon sağlamak zaman zaman çok daha güçlü bir etki yaratır. Özellikle sistemik bir sorun söz konusuysa (örneğin tüm kiracılar aynı yüksek fiyatlı firmayı kullanmak zorunda bırakılıyorsa), ortak bir yazılı başvuru veya toplu arabuluculuk talebi çok daha ağır bir argüman oluşturur. Bireysel şikâyetlerin sektörel bir sorunla mücadelede yetersiz kaldığı durumlarda bu koordinasyon hayati önem taşır.

Bunların yanı sıra tadilat sürecini izinsiz başlatmak ya da onaylı olmayan firmaya işi yaptırmak ciddi sonuçlar doğurabilir. Sözleşmede açık hüküm varsa, izinsiz tadilat sözleşmenizi fesih gerekçesi haline getirebilir. İtirazınız haklı olsa bile usule aykırı bir adım atmak hukuki pozisyonunuzu zayıflatır. Her zaman önce yazılı onay ya da yazılı ret alın, sonra adım atın.

Sık Sorulan Sorular

Sözleşmede anlaşmalı firma zorunluluğu yazıyor; bu hükmü tamamen geçersiz kılabilir miyim?

Genel işlem koşullarına ilişkin yasal düzenlemeler kapsamında bu hükmün geçersizliğini talep etmek teorik olarak mümkündür; ancak ticari kira ilişkilerinde, özellikle her iki taraf da profesyonel ticari aktörse, mahkemelerin bu tür hükümlere karşı genellikle müdahaleci olmayan bir tutum benimsediği görülmektedir. En güçlü itiraz zemini, hükmün aşırı haksız sonuçlar doğurduğunun ya da piyasada rekabeti bozduğunun somut delillerle kanıtlanmasıdır. Bir hukukçuya danışmadan sözleşme hükmünü yok saymak hukuken risklidir.

Tadilat zorunluluğu sözleşmede yok ama yönetim ısrar ediyor; ne yapmalıyım?

Sözleşmede açıkça yer almayan bir yükümlülük tek taraflı olarak dayatılamaz. Bu durumda öncelikle sözleşmenizin ilgili maddelerini dikkatlice okuyun ve muğlak ifadeler varsa hukukçuya danışın. Yönetiminize yazılı olarak "bu koşulun sözleşmemizde hangi maddede yer aldığını" sorun. Yönetim yazılı bir dayanak gösteremiyorsa, kendi seçtiğiniz firmayı kullanma konusunda hukuki pozisyonunuz daha güçlüdür. Tüm yazışmaları saklayın.

Anlaşmalı firma piyasa fiyatının çok üzerinde teklif verdi; bu durumda ne yapabilirim?

Önce bağımsız firmalardan karşılaştırmalı teklifler alın ve fiyat farkını belgeleyin. Ardından yönetiminize yazılı olarak başvurarak anlaşmalı firmanın fiyat gerekçesini açıklamasını isteyin ve karşılaştırmalı tekliflerinizi ibraz edin. Yönetim makul bir çözüm sunmuyorsa, yüksek fiyat dayatması hukuki itirazınızı güçlendirebilir. Rekabeti bozucu bir uygulama şüphesi varsa Rekabet Kurumu'na başvurmak da seçenekler arasındadır.

Kendi seçtiğim firmayı kullandıysam ne olur?

Sözleşmede anlaşmalı firma zorunluluğu açıkça yer alıyorsa ve bu zorunluluğa uymadan tadilat yaptırdıysanız, yönetim bunu sözleşme ihlali olarak değerlendirebilir. Bu durum, sözleşme koşullarına göre ihtar, ceza veya fesih gibi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle önce itirazınızı yazılı olarak dile getirmeniz, yönetimin yanıtını almanız ve ardından bir adım atmanız kritik önem taşır. İzinsiz hareket etmek hukuki pozisyonunuzu zayıflatır.

AVM yönetiminin anlaşmalı firmadan komisyon aldığını düşünüyorum; bunu nasıl ispat ederim?

Bu tür finansal ilişkileri belgelemek oldukça güçtür çünkü ticari sözleşmeler kamuya açık değildir. Somut ipuçlarına bakabilirsiniz: anlaşmalı firmanın AVM yönetimiyle ortak hissedarı ya da yöneticisi var mı, firma yalnızca bu AVM'ye mi hizmet veriyor, fiyatlar rakiplerden sistematik biçimde yüksek mi? Bu verilerle bir avukat aracılığıyla ticaret sicil kayıtlarına erişip şirket yapılarını incelemek mümkündür. Rekabet Kurumu başvurusunda bu tür şüpheler somut delil talepleriyle desteklenmelidir.

Aynı AVM'deki diğer kiracılarla ortak başvuru yapabilir miyiz?

Evet, ortak bir dilekçe ya da arabuluculuk başvurusu yapmak hem daha güçlü bir argüman oluşturur hem de bireysel riski dağıtır. Özellikle tüm kiracıları etkileyen sistemik bir sorun söz konusuysa ortak hareket sektörel anlaşmazlıklarda daha etkilidir. Ticaret odaları zaman zaman bu tür toplu başvurularda koordinatör rol üstlenir. Diğer kiracılarla yazılı iletişim kurarak önce ortak görüşü netleştirin, ardından birlikte hareket edin.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön